pencere (yazar)
şahane bir yazardır. kıymeti bilinmemiş değil, henüz keşfedilmemiş bir incidir. var olsun, hep yazmaya devam etsin.
tatlı insan kendini hemen belli ediyor. *
tatlı insan kendini hemen belli ediyor. *
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
daha önceden sadece 8-10 kelime muhabbetim olduğu bir yazar arkadaş "günaydın" diye mesaj attı, şimdi beraber karşılıklı göbek atıyoruz, muhabbet 5 daklkada buraya nasıl geldi bir fikrimiz yok, o "ben senin için oynarım, erkeğe yakışmıyor kıvırmak" dedi, huyuna gidiyorum, hafif deli olabilir.
buraya "cevriye" yazarsam anlayın ki durumum kötü, polis çağırın, bişi yaptın.*
edit : kadına "bacanak" dedim konuşurken, durum gittikçe tuhaf bir hal alıyor.. o da "kdkkdkdkd" diye gülüyor..
155 di mi polis imdat?
buraya "cevriye" yazarsam anlayın ki durumum kötü, polis çağırın, bişi yaptın.*
edit : kadına "bacanak" dedim konuşurken, durum gittikçe tuhaf bir hal alıyor.. o da "kdkkdkdkd" diye gülüyor..
155 di mi polis imdat?
devamını gör...
cengiz atay
(bkz: hadi bee)
ezel dizisinde en sevdiğim karakter.
(bkz: kadınların efendi erkek yerine p. tercihi)
onu diğerlerinden ayıran özelliği; diğerleri saman altından su yürütürken, o, neyse odur. yaptığı hiçbir şey şaşırtmaz.
o güne kadar hiçbir şey anlamamış olması, ömer'in saflığı.
ezel dizisinde en sevdiğim karakter.
(bkz: kadınların efendi erkek yerine p. tercihi)
onu diğerlerinden ayıran özelliği; diğerleri saman altından su yürütürken, o, neyse odur. yaptığı hiçbir şey şaşırtmaz.
o güne kadar hiçbir şey anlamamış olması, ömer'in saflığı.
devamını gör...
hayao miyazaki
kendi elleriyle çizdiği (ki ne kadar zor olduğunu tahmin edersiniz) bu muhteşem yapıtları bize, çocukluğumuza armağan ettiği için ne kadar teşekkür etsek azdır. ölmeden, görmeyi en çok istediğim kişilerden biri. büyüleyici ölçüde bir hayal gücüne sahiptir.yetenek ve istenilen mesleği yapmanın sonucunun en canlı örneklerinden biridir. düşünsenize bu işi yapmamış olsaydı (zorla memur falan olsaydı) bu yapıtları hiç görmeyecektik.
devamını gör...
puss in boots- the three diablos
2011 yılında çıkan animasyon filmi.
yapmadığı şeyler yüzünden suçlanan ve kanun kaçağı ilan edilen kedinin hikayesi.
yapmadığı şeyler yüzünden suçlanan ve kanun kaçağı ilan edilen kedinin hikayesi.
devamını gör...
güne bir şiir bırak
sevgilim
sevgilim,
yetimim benim,
aylar nasıl geçiyor zaman hiç geçmezken
kapılar kapalı, dünya buzlu cam
uyuşmuş gözlerimin önünde
hayat akıp gidiyor hiç kımıldamadan
ikimizin yerine dinliyorum
sevdiğin şarkıları
siyah tişörtünü giyiyorum yatarken
gömleklerini, kazaklarını, kokunu
senin rüyalarını görüyorum ölür gibi uyurken
gün boyu elimde kahve fincanı
kapıyı açmıyorum
telefonlara çıkmıyorum
başını bekliyorum geleceği olmayan hatıralarının
sevgilim,
yetimim benim,
nasıl da kayıtsız gülüyorsun hayata
öldüğünden haberi yok fotoğraflarının
murathan mungan - timsah sokak şiirleri
metis yayınları, sayfa 7.
devamını gör...
sözlüğü günlük gibi kullanmak
kimin okuduğunu bilmediğin bir günlük.
devamını gör...
sözlük radyosunun yayına başlaması
radyoyu açtım, kafa sözlük'te geziyorum, güzel aktivite.
devamını gör...
mardin
konaklı ağalı paşalı dizilerin tanıtımını yaptığını zannettiği şehir.
tarihi dokusunun korunması için yürütülen restorasyon projeleri ile tarihi yapısı git gide daha iyi hale geliyor. yazın aşırı kalabalık ve sıcaklardan dolayı gezmesi zordur. ilkabahar ve sonbahar mevsimleri gezmek için daha uygun hem havalardan ötürü hem de otellerde yer bulmak daha kolay.
mardine gideceklerin mutlaka görmesi gereken yerler listesi:
mardin müzesi
sabancı müzesi
kasımıye medresesi
zinciriye medresesi
kırklar kilisesi
deyrulzafaran manastırı
dara antik kenti
kafro pizza köyü
yardere köyü
midyat ve savur ilçeleri ayrı gezi programlarına dahil edilmeli bunlar mardin merkez için söylediğim yerler.
dağ kiliselerini görmek isteyenler veya kamp kurmak isteyenler için mardin dağcılık derneği düzenli etkinlikler yapıyor.
buradan ulaşabilirsiniz. aklıma bir şeyler geldikçe editlerim.
mardin'deki bazı sosyal etkinlikler ve aşağı yukarı düzenlenme tarihleri:
1. sinemardin film festivali: kasım ayı içerisinde yapılan bu festival tam 15 yıldır düzenleniyor. festivalin internet sitesine buradan ulaşılabilir.
2. mardin uluslararası uçurtma festivali: 2019'da 3. düzenlenen bu festival korona virüsten dolayı son iki yıldır yapılamıyor. nisan ayı içerisinde yapılan bu festivalin duyuruları belediyenin internet sitesinden yapılıyor.
3. mardin bienali: ilki 2010 yılında düzenlenen bienal 2021 yılında mayıs haziran aylarında düzenlendi. bienalin internet sayfasına buradan ulaşılabilir.
sadece düzenli yapılanların bir kaçını yazdım. bunların dışında özellikle fotoğraf sergileri çok fazla yapılıyor.
mardin'de ne yenir ne içilir dize soracak olanların muhakkak uğraması gereken bazı mekanları şöyle sıralayabilirim:
1. marangozlar kahvesi: hem tarihi dokusu hem de manzarası ile içilen çayın kahvenin tadı daha bir güzel oluyor.
2. mezopotamya çay bahçesi: özellikle bir tarafı ovaya bakan diğer tarafı kaleye ve tarihi dokuya bakan manzarası ile muhakkak uğranması gereken bir dinlenme noktasıdır. orada çektiğim bir fotoğraf için #1052140 numaralı girdiye bakabilirsiniz.
3. cercis murat konağı: mardin mutfağını tanıtan yerlerden biri. bu restoranın kurucusu olan kadının restoranın serüvenini anlattığı tedx konuşması buradan izlenebilir.
4. yasemin pide fırını: bu mekanın manzarası yok ancak hem uygun fiyatlı hem de kolay ulaşılabiliyor bir noktada duruyor. lahmacunu güzeldir.
5. leylan kitap cafe: mardin'in en eski cafelerinden birisidir. özellikle içerisinin tarihi dokusu eşliğinde hem kitap okuyabilir hem kahvenizi içebilirsiniz. akşamları içki servisi de var.
6. sinek cafe: hem müzikli hem içkili bir mekan. bahçesi çok güzeldir.
tarihi dokusunun korunması için yürütülen restorasyon projeleri ile tarihi yapısı git gide daha iyi hale geliyor. yazın aşırı kalabalık ve sıcaklardan dolayı gezmesi zordur. ilkabahar ve sonbahar mevsimleri gezmek için daha uygun hem havalardan ötürü hem de otellerde yer bulmak daha kolay.
mardine gideceklerin mutlaka görmesi gereken yerler listesi:
mardin müzesi
sabancı müzesi
kasımıye medresesi
zinciriye medresesi
kırklar kilisesi
deyrulzafaran manastırı
dara antik kenti
kafro pizza köyü
yardere köyü
midyat ve savur ilçeleri ayrı gezi programlarına dahil edilmeli bunlar mardin merkez için söylediğim yerler.
dağ kiliselerini görmek isteyenler veya kamp kurmak isteyenler için mardin dağcılık derneği düzenli etkinlikler yapıyor.
buradan ulaşabilirsiniz. aklıma bir şeyler geldikçe editlerim.
mardin'deki bazı sosyal etkinlikler ve aşağı yukarı düzenlenme tarihleri:
1. sinemardin film festivali: kasım ayı içerisinde yapılan bu festival tam 15 yıldır düzenleniyor. festivalin internet sitesine buradan ulaşılabilir.
2. mardin uluslararası uçurtma festivali: 2019'da 3. düzenlenen bu festival korona virüsten dolayı son iki yıldır yapılamıyor. nisan ayı içerisinde yapılan bu festivalin duyuruları belediyenin internet sitesinden yapılıyor.
3. mardin bienali: ilki 2010 yılında düzenlenen bienal 2021 yılında mayıs haziran aylarında düzenlendi. bienalin internet sayfasına buradan ulaşılabilir.
sadece düzenli yapılanların bir kaçını yazdım. bunların dışında özellikle fotoğraf sergileri çok fazla yapılıyor.
mardin'de ne yenir ne içilir dize soracak olanların muhakkak uğraması gereken bazı mekanları şöyle sıralayabilirim:
1. marangozlar kahvesi: hem tarihi dokusu hem de manzarası ile içilen çayın kahvenin tadı daha bir güzel oluyor.
2. mezopotamya çay bahçesi: özellikle bir tarafı ovaya bakan diğer tarafı kaleye ve tarihi dokuya bakan manzarası ile muhakkak uğranması gereken bir dinlenme noktasıdır. orada çektiğim bir fotoğraf için #1052140 numaralı girdiye bakabilirsiniz.
3. cercis murat konağı: mardin mutfağını tanıtan yerlerden biri. bu restoranın kurucusu olan kadının restoranın serüvenini anlattığı tedx konuşması buradan izlenebilir.
4. yasemin pide fırını: bu mekanın manzarası yok ancak hem uygun fiyatlı hem de kolay ulaşılabiliyor bir noktada duruyor. lahmacunu güzeldir.
5. leylan kitap cafe: mardin'in en eski cafelerinden birisidir. özellikle içerisinin tarihi dokusu eşliğinde hem kitap okuyabilir hem kahvenizi içebilirsiniz. akşamları içki servisi de var.
6. sinek cafe: hem müzikli hem içkili bir mekan. bahçesi çok güzeldir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şu an ihtiyacı olan şey
para.
devamını gör...
kaos
olaylar silsilesinde acı, göz yaşı dökülmediği sürece, atışmalar tatlı ise sevilir kaos. ciddili kaos gerer insanı.
a’nın görüşünü okuyup anlıyorum.
b’ de kendince haklı, dinledim, onu da anlıyorum.
ne ara lanet olası bi empat oldum bak onu hiç anlamıyorum.
a’nın görüşünü okuyup anlıyorum.
b’ de kendince haklı, dinledim, onu da anlıyorum.
ne ara lanet olası bi empat oldum bak onu hiç anlamıyorum.
devamını gör...
küresel ısınma etkisi
işin ciddiyetini hala anlamayan insanoğlu, doğa tarafından zorla terbiye edilecektir diye düşündüğüm ısınma süreci.
konuyla ilgili kızılderili meşhur sözü şuraya bırakayım:
--- alıntı ---
beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu, son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde anlayacak...
--- alıntı ---
konuyla ilgili kızılderili meşhur sözü şuraya bırakayım:
--- alıntı ---
beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu, son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde anlayacak...
--- alıntı ---
devamını gör...
vincent van gogh
vincent van gogh yaşamı boyunca resim, çizim ve eskiz olmak üzere 2000'den fazla yapıt üretti. ancak hayattayken bunlardan sadece biri satıldı. van gogh belki göremedi ancak bugün dünyanın en pahalı 20 resminden 4'ü ona ait. listede 4 tane de picasso eseri bulunuyor.
devamını gör...
öğrenilmiş yalnızlık
yalnızlıktan kurtulamayacağına inanmak.
öğrenilmiş tutsaklıkta, çaresizlikte olduğu gibi, uzun süre esir kalmış bir hayvanın kafesinin kapısını açsanız da dışarı çıkıp kurtulabileceğine nasıl inanamaz ise,
öğrenilmiş yalnızlıkta da bankta otururken iki yanına iki kişi oturup sohbet etsemeye başlasa da, birazdan gideceklerine kesin gözle bakıp asla tekrar görüşemeyeceğini düşünür, ve tekrar görüşmek için en ufak bir girişim de yapmazsın.
bence.
öğrenilmiş tutsaklıkta, çaresizlikte olduğu gibi, uzun süre esir kalmış bir hayvanın kafesinin kapısını açsanız da dışarı çıkıp kurtulabileceğine nasıl inanamaz ise,
öğrenilmiş yalnızlıkta da bankta otururken iki yanına iki kişi oturup sohbet etsemeye başlasa da, birazdan gideceklerine kesin gözle bakıp asla tekrar görüşemeyeceğini düşünür, ve tekrar görüşmek için en ufak bir girişim de yapmazsın.
bence.
devamını gör...
kartaca
günümüzde libya'da bulunan antik kent.
m.ö. 8. yüzyılda fenikelilerce koloni edilmiş. roma akdeniz'de yükselişe geçene kadar akdeniz ticaretini tekelinde bulunduran zengin bir devlettir. bulunduğu konum itibariyle deniz ticaretinde söz sahibi olmuştur. biri ticarî gemilere diğeri savaş gemilerine ait olmak üzere iki ayrı limana sahiplerdi. denizcilikte usta oldukları bilinmektedir. romalıların ilk gemilerini kartaca filosunu örnek alarak inşa ettiği söylenmektedir.
ordularında paralı asker ve filler kullandıkları bilinmekte. dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi kartaca'nın da yönetici sınıfı asil ve zenginlerden oluşmaktaydı. yerli halktan aldıkları acımasız vergiler ve diğer halkları köleleştirmelerinden dolayı "insan avcıları" lakabına mazhar olmuşlardır.
m.ö. 3. yüzyıl ortalarında roma ile çıkarları çatışınca ikili mücadeleler başlamış. bu mücadeleler aralıklı olarak 100 yıl kadar sürmüştür. sonuçta roma bu savaşlardan galip ayrılmış, kartaca'nın görkemli günlerinden geriye yakılmış, yıkılmış evler kalmıştır.
roma m.ö. 146'da burayı eyalet hâline getirince toprakları kutsal ilan etmiş ve işlenmesini, konut yapılmasını yasaklamış, eskinin bu görkemli topraklarını yıllarca çöl gibi kurutarak cezalandırmıştır.
m.ö. 8. yüzyılda fenikelilerce koloni edilmiş. roma akdeniz'de yükselişe geçene kadar akdeniz ticaretini tekelinde bulunduran zengin bir devlettir. bulunduğu konum itibariyle deniz ticaretinde söz sahibi olmuştur. biri ticarî gemilere diğeri savaş gemilerine ait olmak üzere iki ayrı limana sahiplerdi. denizcilikte usta oldukları bilinmektedir. romalıların ilk gemilerini kartaca filosunu örnek alarak inşa ettiği söylenmektedir.
ordularında paralı asker ve filler kullandıkları bilinmekte. dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi kartaca'nın da yönetici sınıfı asil ve zenginlerden oluşmaktaydı. yerli halktan aldıkları acımasız vergiler ve diğer halkları köleleştirmelerinden dolayı "insan avcıları" lakabına mazhar olmuşlardır.
m.ö. 3. yüzyıl ortalarında roma ile çıkarları çatışınca ikili mücadeleler başlamış. bu mücadeleler aralıklı olarak 100 yıl kadar sürmüştür. sonuçta roma bu savaşlardan galip ayrılmış, kartaca'nın görkemli günlerinden geriye yakılmış, yıkılmış evler kalmıştır.
roma m.ö. 146'da burayı eyalet hâline getirince toprakları kutsal ilan etmiş ve işlenmesini, konut yapılmasını yasaklamış, eskinin bu görkemli topraklarını yıllarca çöl gibi kurutarak cezalandırmıştır.
devamını gör...
kısa şiirler
biriyle el ele verince her sıkıntıyı aşamazsınız ama o elin sizi asla bırakmayacağını da bilirsiniz. sevgi; tam olarak budur işte. yangının ortasında serinleten bir damla sudur...
devamını gör...
nergis
ege ve akdeniz bölgesinin gözde çiçeği. ağustos ve eylül aylarında söküm ve dikimi yapılır. o zaman soğanı toprak altında kuru olur. kasım başı gibi topraktan çıkar, aralık ayında da hasadı yapılır.
saksıya dikildiği zaman da ilk yıl verim alınırken, ikinci yıl da mutlaka toprağı değiştirmek gerekiyor. aksi halde çiçek açmıyor. fazla suya ihtiyacı olmadığı için de iki hafta da bir sulamak yeterli. iç mekandan çok kapalı balkonda yetiştirilmesi tavsiye olunur.
saksıya dikildiği zaman da ilk yıl verim alınırken, ikinci yıl da mutlaka toprağı değiştirmek gerekiyor. aksi halde çiçek açmıyor. fazla suya ihtiyacı olmadığı için de iki hafta da bir sulamak yeterli. iç mekandan çok kapalı balkonda yetiştirilmesi tavsiye olunur.
devamını gör...


