sevgiyi bir cümleyle tanımla
insana rağmen değişmiyorsa o sevgidir.
devamını gör...
13 aralık 2020 süleyman soylu tbmm konuşması
eğlenerek izlediğim konuşma. soylu’nun elini göğsüne götürüp “ohhh” çekmesi pek çok caps’e konu olacak cinsten. bu arada bir kez daha yazalım; evet selahattin demirtaş teröristtir. çizgisini beğenen de. cut! *
devamını gör...
18 yaşına gelen insanların reşit sayılması saçmalığı
18 yaş ibaresini öyle kafalarından "18 olsun ya iyidir 18" diye atmışlar sanan bireylerin önermesi.
isviçre medeni kanununda rüştün ispatı 18 yaştır, biz de onlardan almışız. çünkü 18 yaş ruhsal ve bedensel gelişimin tamamlanmasının erken evresidir (ergenliğin bitişinin başlangıcı). hala tamamlanmış sayılmaz (bu yüzden amerika'da yasal alkol tüketme yaşı 21), ama bir yaş belirlemek lazım dimi?
edit: bu konuda biraz daha araştırma yaptım.
talmud'da (medeni kanun günlük yaşam kuralları vb. bilgileri kapsayan yahudi kutsal kitabı) parasal kararlar verirken sağlam bir yargıya varabilmek için en erken yetişkinlik yaşı 18 olarak belirtilmiş, yani bu 18 yaş bayağı köklü bi şeymiş. talmud aynı zamanda yahudilerin 16. kralı josiah'nın taç giymesinden 18 yaşına gelene kadar verdiği kararları geri aldığını ve yanlışlık yapmış olabileceğini düşünerek bazı yerlere ekstra para ödemeleri yaptığını yazıyormuş. falan filan işte...
isviçre medeni kanununda rüştün ispatı 18 yaştır, biz de onlardan almışız. çünkü 18 yaş ruhsal ve bedensel gelişimin tamamlanmasının erken evresidir (ergenliğin bitişinin başlangıcı). hala tamamlanmış sayılmaz (bu yüzden amerika'da yasal alkol tüketme yaşı 21), ama bir yaş belirlemek lazım dimi?
edit: bu konuda biraz daha araştırma yaptım.
talmud'da (medeni kanun günlük yaşam kuralları vb. bilgileri kapsayan yahudi kutsal kitabı) parasal kararlar verirken sağlam bir yargıya varabilmek için en erken yetişkinlik yaşı 18 olarak belirtilmiş, yani bu 18 yaş bayağı köklü bi şeymiş. talmud aynı zamanda yahudilerin 16. kralı josiah'nın taç giymesinden 18 yaşına gelene kadar verdiği kararları geri aldığını ve yanlışlık yapmış olabileceğini düşünerek bazı yerlere ekstra para ödemeleri yaptığını yazıyormuş. falan filan işte...
devamını gör...
beton
t: thomas bernhard'ın 1982 yılında yayımlanan kitabıdır. orijinal ismi der beton'dur. türkçeye sezer duru tarafından çevrilmiştir. klasik bernhard üslubunda yazılmıştır: tek paragraf, sürekli tekrarlar, arasına birçok cümlecik eklenen cümleler.
romanın derdine gelecek olursak, ana karakterimiz rudolf, felix mendelsshon bartholdy adlı müzisyen hakkında bir kitap yazmak istemesidir. tüm veriler hazırdır fakat 10 yıl boyunca kitabı yazmaya bir türlü başlayamaz. işte bu başlayamama serüveni içinde bernhard romanlarındaki zıtlık konusu işlenir. bu zıtlık rudolf ve ablası arasındadır. bernhard, rudolf'un ablası üzerinden, yüksek zümredeki insanların aslında içi boş insanlar olduklarını ve her şeyi yüzeysel bildiklerini düşünür, eleştirir. romanda rudolf bir "düşün insanı", toplumdan pek hoşnut olmayan biriyken ablası ise aşırı sosyal biridir. yani, biraz önce eleştirdiği yüksek zümre tipidir. bunların dışında rudolf, kilisenin riyakarlığı, devletin politikaları, toplumun boşluğu gibi konuları da eleştirir.
ablasından rudolf'a: "sen yalnız ölülerle uğraşıyorsun, bense yaşayanlarla, fark bu. benim çevremde yaşayan insanlar var, seninkinde yalnız ölüler."
çok eskiden beri hiç ama hiç kimsem olmadı, diğer herkesin bir kimsesi oldu, benim olmadı, hiç değilse ben olmadığını biliyordum, diğerleriyse hep benim de bir kimsem olduğunu öne sürüyorlardı durmadan, senin de bir kimsen var diyorlardı, oysa ben emindim kesinlikle birinin olmadığına, belki de bu düşünceydi egemen olan, mahveden, kimseye gereksinim duymamam yani. ben bir insana gereksinimim olduğunu sanıyordum, bugün bile öyle sanıyorum."
romanın derdine gelecek olursak, ana karakterimiz rudolf, felix mendelsshon bartholdy adlı müzisyen hakkında bir kitap yazmak istemesidir. tüm veriler hazırdır fakat 10 yıl boyunca kitabı yazmaya bir türlü başlayamaz. işte bu başlayamama serüveni içinde bernhard romanlarındaki zıtlık konusu işlenir. bu zıtlık rudolf ve ablası arasındadır. bernhard, rudolf'un ablası üzerinden, yüksek zümredeki insanların aslında içi boş insanlar olduklarını ve her şeyi yüzeysel bildiklerini düşünür, eleştirir. romanda rudolf bir "düşün insanı", toplumdan pek hoşnut olmayan biriyken ablası ise aşırı sosyal biridir. yani, biraz önce eleştirdiği yüksek zümre tipidir. bunların dışında rudolf, kilisenin riyakarlığı, devletin politikaları, toplumun boşluğu gibi konuları da eleştirir.
ablasından rudolf'a: "sen yalnız ölülerle uğraşıyorsun, bense yaşayanlarla, fark bu. benim çevremde yaşayan insanlar var, seninkinde yalnız ölüler."
çok eskiden beri hiç ama hiç kimsem olmadı, diğer herkesin bir kimsesi oldu, benim olmadı, hiç değilse ben olmadığını biliyordum, diğerleriyse hep benim de bir kimsem olduğunu öne sürüyorlardı durmadan, senin de bir kimsen var diyorlardı, oysa ben emindim kesinlikle birinin olmadığına, belki de bu düşünceydi egemen olan, mahveden, kimseye gereksinim duymamam yani. ben bir insana gereksinimim olduğunu sanıyordum, bugün bile öyle sanıyorum."
devamını gör...
mir (yazar)
koca okyanusta nadir bulunan inci tanesi gibi sözlükte de nadir bulunan yazarlardan. boş işlerle uğraşmadan bilgi birikimini aktarmaya çalışıyor, aklı başında yorumlar yapıyor.
devamını gör...
yüzyüzeyken de konuşamadık
mahlasın güzelmiş ama sen yine de konuş istersen.
devamını gör...
kendinden biz diye bahsetmek
özellikle akademik çalışmalarda ve kraliyet yöneten kişilerde rastladığımız bir hitap türü.
genellikle tevazu göstermek adına kullanılan bir yöntemdir. örneğin bir araştırma sonucunu makale şeklinde yayımlarken, bilim insanları "ben şunu hesapladım" gibi "tüm işi ben yaptım, harikayım" minvalinde cümleler kurmak yerine "hesaplarımızda şunu kullandık" gibi cümleleri tercih ederler.
ingiltere'de kraliçe yahut kral, kendisinden söz ederken "biz" kelimesini kullanır. bu duruma "royal we" de denir.
***
bir de kur'an-ı kerim'de benzer bir dil hakimdir. ancak burada anladığım kadarıyla farklı bir durum söz konusu. allah her ayetinde "biz" ifadesini kullanmaz. örneğin "bana dua edin, icabet edeyim." ayetinde "ben" kelimesi geçerken "hiç şüphe yok ki, kur'ân'ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız." ayetinde "biz" kelimesi kullanılmıştır. bunun da bizi şöyle bir sonuca götürdüğünü düşünüyorum; allah bazı durumlarda meleklerin aracılığıyla ya da benzer bazı sebeplerden "biz" şeklinde hitap etmeyi seçmiş olabilir. örneğin yukarıdaki ayette kur'an-ı kerim bir melek aracılığıyla indirildiğinden çoğul bir ifade kullanılırken dua yalnızca allah'a edildiğinden diğer ayette "ben" kullanılmış. daha doğrusunu bilen varsa aydınlatılmaya açığım.
edit: bunun allah'ın büyüklüğü ve azameti ile ilgili olduğu şeklinde bir açıklama da var, ancak tüm kitapta sürekli o şekilde geçmiyor oluşu yukarıdaki durumu getiriyor akla. yine de en doğrusunu allah bilir tabi ki.
***
@nevarbiliyormusun ukdesidir.
genellikle tevazu göstermek adına kullanılan bir yöntemdir. örneğin bir araştırma sonucunu makale şeklinde yayımlarken, bilim insanları "ben şunu hesapladım" gibi "tüm işi ben yaptım, harikayım" minvalinde cümleler kurmak yerine "hesaplarımızda şunu kullandık" gibi cümleleri tercih ederler.
ingiltere'de kraliçe yahut kral, kendisinden söz ederken "biz" kelimesini kullanır. bu duruma "royal we" de denir.
***
bir de kur'an-ı kerim'de benzer bir dil hakimdir. ancak burada anladığım kadarıyla farklı bir durum söz konusu. allah her ayetinde "biz" ifadesini kullanmaz. örneğin "bana dua edin, icabet edeyim." ayetinde "ben" kelimesi geçerken "hiç şüphe yok ki, kur'ân'ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız." ayetinde "biz" kelimesi kullanılmıştır. bunun da bizi şöyle bir sonuca götürdüğünü düşünüyorum; allah bazı durumlarda meleklerin aracılığıyla ya da benzer bazı sebeplerden "biz" şeklinde hitap etmeyi seçmiş olabilir. örneğin yukarıdaki ayette kur'an-ı kerim bir melek aracılığıyla indirildiğinden çoğul bir ifade kullanılırken dua yalnızca allah'a edildiğinden diğer ayette "ben" kullanılmış. daha doğrusunu bilen varsa aydınlatılmaya açığım.
edit: bunun allah'ın büyüklüğü ve azameti ile ilgili olduğu şeklinde bir açıklama da var, ancak tüm kitapta sürekli o şekilde geçmiyor oluşu yukarıdaki durumu getiriyor akla. yine de en doğrusunu allah bilir tabi ki.
***
@nevarbiliyormusun ukdesidir.
devamını gör...
ailenin ne kadar inkar etse de evlat ayrımı yapması
hayatım boyunca akademik anlamda hep başarılıydım, kendimce zor bir insandım ama asla anlayışsız değildim. şimdi ise görüyorum ki gerçek anlamda ayrımcılığa maruz kalıyorum. aslında kimsenin de umrunda değilmişim ve yaptıklarımın hiçbir değeri yokmuş. ne güzel.
devamını gör...
kimliksiz hikayeler
neden uyuyakalmaktan bu kadar korktuğunu ve korkmak için gerekçelerinin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha anlamıştı. uzun ve huzursuz ve sert bir koltukta geçen uykuya, karşısındaki dev kütüphane bile neşe katamamıştı.
aklında hep bir tedirginlik; düşmekte olan bir uçağın pilotunun hissettiği anlık kahramanlık duygusu ve ölüm korkusunun iç içe geçmiş hali gibi büyümekte idi.
inanıyordu hala, hep inanmıştı. her zaman ölüme ve aşka inanmak gibi bir huyu da vardı çocukluktan beri iç cebinde taşıdığı. sabah uyandığında ölüm daha gerçekti aşktan.
kimseyi tedirgin etmeye hakkı yoktu, buna da biliyordu. her şeyi yoluna koymak için bu kadar zorlamasa belki daha iyi olurdu zihnini.
sabah ruta ile karşılaşmak biraz ürkütücü olmuştu halbuki beklediği çekirdekli bir espirinin kötü olduğu kadar komik tınısı idi.
yine de uyanır uyanmaz bir büyük bardak su ve bir acı kahve ile hayatının iyi kötü dengesini sağlayınca aşk ölümden daha somut hale geldi
bir daha uyuyakalmamak için söz verdi kendine. uyku ölümün kardeşi ise bu kadar ölüm çok geliyordu bünyesine.
içinde hala cesetler ve daha ölmemişler ile aşka inanmaya devam etme kararını almasıyla birlikte yağmur bulutları bir bir dağıldı, geride puslu bir karanlık bırakarak.
içindeki kahkaha inancına güç verdi bir süre sonra ve araf’ı birlikte geçtiği arkadaşını unutup beklemeye başladı. yeni mihmandarı ile aydınlık bir güne başlamak için.
aklında hep bir tedirginlik; düşmekte olan bir uçağın pilotunun hissettiği anlık kahramanlık duygusu ve ölüm korkusunun iç içe geçmiş hali gibi büyümekte idi.
inanıyordu hala, hep inanmıştı. her zaman ölüme ve aşka inanmak gibi bir huyu da vardı çocukluktan beri iç cebinde taşıdığı. sabah uyandığında ölüm daha gerçekti aşktan.
kimseyi tedirgin etmeye hakkı yoktu, buna da biliyordu. her şeyi yoluna koymak için bu kadar zorlamasa belki daha iyi olurdu zihnini.
sabah ruta ile karşılaşmak biraz ürkütücü olmuştu halbuki beklediği çekirdekli bir espirinin kötü olduğu kadar komik tınısı idi.
yine de uyanır uyanmaz bir büyük bardak su ve bir acı kahve ile hayatının iyi kötü dengesini sağlayınca aşk ölümden daha somut hale geldi
bir daha uyuyakalmamak için söz verdi kendine. uyku ölümün kardeşi ise bu kadar ölüm çok geliyordu bünyesine.
içinde hala cesetler ve daha ölmemişler ile aşka inanmaya devam etme kararını almasıyla birlikte yağmur bulutları bir bir dağıldı, geride puslu bir karanlık bırakarak.
içindeki kahkaha inancına güç verdi bir süre sonra ve araf’ı birlikte geçtiği arkadaşını unutup beklemeye başladı. yeni mihmandarı ile aydınlık bir güne başlamak için.
devamını gör...
sevilmeyen başlıklar
mahrem, sulu, laubali, vıcık vıcık başlıklar.
(bkz: sevmediğim tanımlar) kadar sevmem onları.
(bkz: sevmediğim tanımlar) kadar sevmem onları.
devamını gör...
elveda rumeli
jarnana diye çok tatlı bir şarkısı olan dizi.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük, sadece 4 saat yataga girebildim. onda da yavru kedi dayağı yedim.
mırlıyor diye seviyor sanıyorum bir bakıyorum ki uykuya dalar dalmaz ısırıp tırmalıyor. şu an bile kapının arkasından aç kapıyı diye ortalığı yıkıyor.
siz siz olun araba motorundan kurtarmadan önce kedi yavrusunun otopark mafyasına bulaşıp bulaşmadığını kontrol edin. *
mırlıyor diye seviyor sanıyorum bir bakıyorum ki uykuya dalar dalmaz ısırıp tırmalıyor. şu an bile kapının arkasından aç kapıyı diye ortalığı yıkıyor.
siz siz olun araba motorundan kurtarmadan önce kedi yavrusunun otopark mafyasına bulaşıp bulaşmadığını kontrol edin. *
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
yaşamımı bu şekilde, döngüler halinde nasıl idame ettireceğimi bilmiyorum.
hayat bir şekilde akıp yolunu buluyor elbet. kimse intihara sürüklenmediği, amansız bir hastalığa yakalanmadığı, pisi pisine bir kazaya, doğal bir afete veya haksız bir cinayete kurban gitmediği sürece öyle ya da böyle hayata tutunup yaşıyor.
nefes almaktan bahsetmiyorum ben, pak bir zihinden bahsediyorum.
bu da ütopik aslında, kim de bulunabilir ki o mükemmel zihin? imkansız. insanız sonuçta.
istediğim şey...
yaşadığımı hatırlamak, yaşadığımı hissetmek, hayata karışmak.
yıllarımın ellerimden kayıp gittiğini izliyorum yalnızca, başka da hiçbir şey yapmıyorum, yapamıyorum.
elimde olup olmadığını bile bilmiyorum.
harekete geçtiğim an çok geç olacak, bunu da diğer bilmediğim her şeyin aksine çok iyi biliyorum.
neyi beklediğimi ben de bilmiyorum. hissetmeyi özledim.
ve yaşamayı.
hayat bir şekilde akıp yolunu buluyor elbet. kimse intihara sürüklenmediği, amansız bir hastalığa yakalanmadığı, pisi pisine bir kazaya, doğal bir afete veya haksız bir cinayete kurban gitmediği sürece öyle ya da böyle hayata tutunup yaşıyor.
nefes almaktan bahsetmiyorum ben, pak bir zihinden bahsediyorum.
bu da ütopik aslında, kim de bulunabilir ki o mükemmel zihin? imkansız. insanız sonuçta.
istediğim şey...
yaşadığımı hatırlamak, yaşadığımı hissetmek, hayata karışmak.
yıllarımın ellerimden kayıp gittiğini izliyorum yalnızca, başka da hiçbir şey yapmıyorum, yapamıyorum.
elimde olup olmadığını bile bilmiyorum.
harekete geçtiğim an çok geç olacak, bunu da diğer bilmediğim her şeyin aksine çok iyi biliyorum.
neyi beklediğimi ben de bilmiyorum. hissetmeyi özledim.
ve yaşamayı.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
//sızmak başka şeydi
dökülmek,
başka...
ve duymak,
her vakit kulaktan geçmezdi.//
d.b
dökülmek,
başka...
ve duymak,
her vakit kulaktan geçmezdi.//
d.b
devamını gör...
donut
homer simpson'un çok sevdiği yiyecek.
aynı zamanda ingilizce öğrenenlere yardımcı olabilecek yapay zeka destekli bir uygulama/web sitesi. şöyle ki, websitesinde yazdığınız ya da konuştuğunuz cümledeki hatayı bulup düzeltiyor. android uygulamasında ise dilbilgisi, kelime bilgisi ve telaffuzla ilgili alıştırmalar, belli konularda kullanabileceğiniz sözcük öbekleri ve cümle kalıpları bulunuyor. uygulamayı konuşarak ya da yazarak da kullanmak mümkün. sınavlara yönelik pratik imkanları gibi farklı özellikleri de var, bir deneyip görülebilir.
donutlanguage.com/
aynı zamanda ingilizce öğrenenlere yardımcı olabilecek yapay zeka destekli bir uygulama/web sitesi. şöyle ki, websitesinde yazdığınız ya da konuştuğunuz cümledeki hatayı bulup düzeltiyor. android uygulamasında ise dilbilgisi, kelime bilgisi ve telaffuzla ilgili alıştırmalar, belli konularda kullanabileceğiniz sözcük öbekleri ve cümle kalıpları bulunuyor. uygulamayı konuşarak ya da yazarak da kullanmak mümkün. sınavlara yönelik pratik imkanları gibi farklı özellikleri de var, bir deneyip görülebilir.
donutlanguage.com/
devamını gör...
gereğinden fazla abartılan kitaplar
(bkz: stefan zweig) kitapları.
devamını gör...
yoldaş sizi takip etmeye başladı
bence hepimizi takip etmeli.. biz büyük bir aileysek şayet ayrı gayrı yapmamak lazım..
devamını gör...
artık açtığımız başlıkları görebilmek
devamını gör...
büyük hadron çarpıştırıcısı
ingilizce ismi olan large hadron collider nedeniyle kısaca lhc olarak da bilinen, halka şeklindeki tüneller içerisinde bulunan süperiletken mıknatıslar aracılığıyla atom altı parçacıkların hızlandırılarak çarpıştırılması prensibine bağlı olarak çalışan deney merkezi. avrupa nükleer araştırma merkezi, ya da kısa adıyla cern'de yer alır. atom altı parçacıkların bir grubu olan hadronlar üzerindeki çalışmalarıyla ünlüdür.
elektrik alanı yardımıyla hızlandırılan parçacıklar, süperiletken mıknatıslar sayesinde tünellerin içinde tutulur. tüneller içerisinde, zıt yönlerden birbirine doğru gelen parçacıklar, ışık hızına yakın hızlarda hareket etmektedir. çarpışmalar neticesinde ortaya çıkan yeni ve farklı parçacıklar dedektörlerle saptanır.
bu deneyler, evrenin nasıl oluştuğu ve büyük patlama'nın nasıl gerçekleştiği gibi sorulara yanıt alınabilmesi bakımından önemlidir.
elektrik alanı yardımıyla hızlandırılan parçacıklar, süperiletken mıknatıslar sayesinde tünellerin içinde tutulur. tüneller içerisinde, zıt yönlerden birbirine doğru gelen parçacıklar, ışık hızına yakın hızlarda hareket etmektedir. çarpışmalar neticesinde ortaya çıkan yeni ve farklı parçacıklar dedektörlerle saptanır.
bu deneyler, evrenin nasıl oluştuğu ve büyük patlama'nın nasıl gerçekleştiği gibi sorulara yanıt alınabilmesi bakımından önemlidir.
devamını gör...
