sayın yazar ve yayıncımız zippodan çıkan çınn sesi'nin hazırladığı yayınlar ve yaptığı canlı yayınlar içinde en garip yayındı bence. sözlük radyo kaçak yayınları'nda beraber yayın basmışlığımız da olan zippo'yu böyle dinlemek garip geldi. bahsettiğiniz boş vermişlik ve sıkılganlık teee buralardan hissedildi. küçük pislik* mi sizi bu hale getirdi sayın yayıncı?

lilium mahlaslı yazarımıza da dinletilerinden dolayı ayrıca teşekkürler.
devamını gör...

ateistler aynı zamanda realisttirler. genelde öyle bir gereksinimleri olmaz. sebep ve sonuçları doğru analiz ederleer.
devamını gör...

istemsizce yapılan hareket, izleniyor hissinden kurtulmak için yapılır.
devamını gör...

sıfır rakibi olan bir tanrının önünde ağzını burnunu yıkayıp beş kere eğiliyorsun ama.
devamını gör...

hayata dayanamadığımız için espri yapıyoruz.

oğuz atay

tutunamayanlar
devamını gör...

ahmet nur çebi ne yapmak, nereye varmak istemektedir? şaka gibi bir transfer dönemi geçiriyoruz. bana göre istikrar abidesi bir adam. lyon yıllarından beri takip ederim. roma'da da inanılmaz işler yaptı. juventus kariyeri ronaldo'nun gelmesinden sonra biraz sıkıntıya girdi zira bu adam bence ronaldo'dan çok daha iyi frikik kullanan bir adam ve en meziyetli olduğu konulardan birinde, sırf ronaldo ismi yüzünden geri adım atmak zorunda kaldı. duran top konusunda beşiktaş'a resmen nefes aldıracaktır. bakın elimizde ghezzal gibi bir kadife ayak var ama bu frikik işi başka bir uzmanlık alanı. bildiğiniz bu işin uzmanı geliyor. hiç yoksa ligde 5-6 frikik golü yazar bu adam. şampiyonlar liginde de sıkıntılı bir maçta araya bir tane frikik sıkıştırsa tadından yenmez. joseph-pjanic-alex üçlüsü ciddi anlamda umut veren bir orta saha görünümü veriyor. türkiye ligi içinse dengeleri bozacak bir orta saha. şampiyonlar liginde ise iş yapar. zaten pjanic, alex ve batman şampiyonlar ligi tecrübesi üst düzey oyuncular ve işin iyi tarafı kafalarında futbolu bitirmemiş adamlar. bunu gerek batman'in gerekse alex'in hırsından ve kendilerini gösterme çabalarından anlıyorsunuz zaten. dinamik, tecrübeli ve kendilerini yeniden ispat etmek isteyen kaliteli ayaklar bunların hepsi. böyle bir kadro mühendisliği sonrasında tek sıkıntı lig için ortaya atılan saçma yabancı kuralı. sergen bey bu işin altından nasıl kalkacak? göreceğiz bakalım.

böyle adamları bizim ligde izlemek büyük keyif olur. o yüzden şunun altını çizeyim zamanında hagi geldi hepimiz keyifle izledik. alex'i herkes keyifle izledi. rakip takım taraftarları adam daha uçaktayken adama nasıl sallarız modundan çıkıp, gerçek bir merkez orta saha oyuncusu izlemenin vereceği keyfe odaklansınlar derim. birde elbarto'nun söylediğine binaen bir şey yazmak istiyorum. necip bu camiada iyisiyle kötüsüyle ciddi emek vermiş bir adam. herhalde bir tek soyunma odasına pas pas atmamıştır. hatta onu bile yapmış olabilir.* o tarz espri kasan gariplere şunu hatırlatmak lazım; mario gomez, adriano, pepe, quaresma, guti, simao falan hep necip'le takım arkadaşlığı yaptı. necip'in alışık olduğu şeyler bunlar. gerçek bir beşiktaş emekçisi ile elbette takım arkadaşı olacaklar aksi bile düşünülemez. necip, beşiktaş'ın hatası ile sevabı ile kırmızı çizgisidir *

son olarak beni şaşırtmış transferdir. beşiktaş'a faydalı olur umarım. ha şu notu da düşmek lazım; beşiktaş şu an kadro kalitesi olarak ciddi anlamda rakiplerinin önünde gözüküyor lakin bu şampiyonluğun cepte olduğu anlamına gelmez. kadro kalitesi sahaya yansırsa ezer geçer lakin dikiş tutmadığında neler olduğunu en iyi beşiktaş taraftarı bilir. o yüzden temkinli olmakta fayda var. yalnız o değil de, pjanic geldi şimdi öyle mi? vallahi enteresan.
devamını gör...

o var olmak istemiyor artık. nefes almak epey zahmetli. göz kapaklarının verdiği ağırlık altında eziliyor. kimi zaman ölmek istiyor kimi zaman yaşamak istiyor. yaşarken ölümü düşlüyor ama zaten yaşarken ölüyor. öldükçe de yaşamak istiyor. yaşamak istiyor çünkü içindekileri yaşatmak istiyor. hep istiyor... ölene kadar da isteyecek.


öldüm bütün ölümlerle ben şimdiye dek,
yeniden isterim ölmek bütün ölümleri,
ağacın ölümünü ölmek tahta tahta,
taş taş dağın ölümünü,
toprak ölümünü kumun.
çıtırdayan yaz otlarının ölümünü yaprak yaprak
ve kanlı ve zavallı ölümünü insanoğlunun.

yeniden doğmak isterim bir çiçek biçiminde,
yeniden ağaç olmak, çayır olmak,
balık ve karaca olmak, kuş ve kelebek.
özlem verir bana bütün biçimler
son acıların özlemini verir,
insan acılarının özlemini verir,

titreyerek gerilmiş yay,
özlemin çılgın yumruğu ey,
ey hayat ey bir gün olur da
birleştirmeye kalkışırsan kutuplarını
yeniden beni uzun uzun
sürersin ölümden doğuma,
acı dolu yollarına yaratmanın,
yaratmanın eşsiz yollarına.

hermann hesse, bütün ölümler (şiir)

çeviri: zeria karadeniz
devamını gör...

hep sonradan gelir aklım başıma
hep sonradan
sonradan
devamını gör...

(bkz: şebnem ferah)
(bkz: evanescence)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

21'
devamını gör...

bebeğini kaybettiğini açıklamış

amasız fakatsız bir yerlerde bir kadın bebeğini kaybettiği için üzülebilir misiniz, ah ya yazık diye düşünebilir misiniz?
gidip ciddi ciddi kadının fotoğraflarının altına üzerinden para kazanacak bir çocuğun daha olmadı oh olsun falan yazan "insanlar" var. çok acayip gerçekten.
devamını gör...

öyle çaylaklara denk geliyorum ki, senden benden iyi yazıyorlar. o yüzden kampanyayı değiştiriyorum :

(bkz: her çaylak bir yazar sahipleniyor)
devamını gör...

efendim kendisi belediyenin 2548 yakalı belediye işçisidir. hasan ile seher'den doğmadır, anasını babasının ikinci karısı zanneder. 1948, yozgat şefaatli doğumlu olup, okuması yazması ilkokulun üçüne kadardır. nişanlısını kaçırma olayını saymazsak sicili son derece temizdir.
devamını gör...

edit: kesinlikle yargılama yok, gerçekten soru sormak ve cevap almak istiyorum.
1-neden tüm peygamberler arap yarımadasına gelmiş? iskandinav peygamber neden yok?
2- bugün anında yazılan gazete haberlerine, köşe yazılarına, hatta bilimsel verilere bile inanamazken dikte edildikten sonra da üzerinden zaman geçip yazılmış bir kaynağa nasıl güvenebiliyorsunuz?
3-tanrının varlığına inanmak deistlerin de özelliği, deist olmak varken mantığa uymayan şeylere inanmak pahasına neden islamiyeti seçiyorsunuz? ya da mantığınıza nasıl uyuyor bu kadar doğaüstü olay?
4-gerçekten de tufan oldu mu? kızıldeniz yarıldı mı? yunan mitolojisine mitoloji derken bu kadar doğaüstü olayı dini bilgiler olarak kabul etmek sizce mantıklı mı?
5- islamiyetle diğer semavi dinler arasındaki benzerliği mitolojiler arasındaki benzerliğe benzetiyor musunuz? mesela yahudiler de namaz türü bir ibadet yapıyor, ezan benzeri bir çağrıyla ibadete koşuyorlar. bu bir kopyalama olabilir mi?
6-isa'nın doğuşuna benzer insanlık tarihinin başından bu yana pek çok mit var. sizce neden?
7- islamiyetin buyruklarına ve kuranda yazanlara baktığınızda belli bir zaman ve coğrafyayı kapsayan, tüm zamanlara ve tüm insanlığa hitap etmeyen bir din olduğunu düşünüyor musunuz?
8-sizce iyiliği ödüllendirilmek için yapmak, tanrıyı cezalandırılmamak için sevmek (illa bilinçli değil, zihne kodlanan imgelerle bilinçsiz olarak da buna yönelmek) etik mi? doğru mu?
9-doğaüstü varlıklar cinler, melekler, şeytan vs gibi bunlar çocukluktan beri zihnimizde kodlandığı için korku ögesi olarak beyinde canlanıyor. bunları gördüğünü iddia edenlerin psikolojik bir çöküntü yaşayıp iddia ettikleri şeylerin korkularının beden bulmuş somut imgeler olduğunu düşünüyor musunuz? örneğin çocukluktan beri van gölü canavarı korkusuyla büyüyen birinin korktuğunda bunu gördüğünü iddia edeceğini düşünüyor musunuz?
10-inançlı olmakla alakalı herhangi bir sorum yok bunun psikolojik boyutundan haberdarım ve yanlış da bulmuyorum. fakat bir dine mensup olmak illa gerekli mi? eğer öyleyse niçin islamiyet?
soruları yanıtlayacak yazarlara çok teşekkür ediyorum şimdiden. daha bir sürü vardı ama aklıma bir çırpıda gelenler bunlar, daha fazla ekleme yaparım belki.
ekleme: milattan önce plato'nun yazdıklarına ve yaşamına dair bile kanıtlar bulabilirken, islamiyete dair bilimsel kaynak eksikliğini nasıl açıklarsanız?
ekleme 2: tanrıdan önce ne vardı?
ekleme 3: sizce tanrının yaratıp sınaması bir oyun gibi değil mi? kendine ibadet edilmesini beklemesi garip geliyor mu? ya da hem sorgulayacak bir zihin verip hem sorgulamadan inanılmasını beklemesi adil mi?
ekleme 4: eğer dünyada sınav için varsak, bu sınav çok adaletsiz değil mi? yüzyıllarca önce bir kabilede dünyaya gelmiş kutsal kitaplardan habersiz ölmüş gitmiş insanlara kafir demek ne kadar doğru? islamiyet kurulmadan önce yaşamış insanlar deist ya da inançsız ya da kendi inanç şekillerine sahip, bu insanlar hangi kategoride bulunuyor? ya da koşulları çok farklı imkanları çok farklı insanların aynı sınava tabi tutulması tuhaf değil mi?
ekleme 5: evrimsel süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? ara formlar işlevini yitirmiş organlar hakkında ne düşünüyorsunuz? bunlar bilimsel verilere de dayanıyor, kanıtlanabiliyor, bu sizi de düşündürüyor mu?
devamını gör...

linç kültürü ve tahammülsüzlük.
devamını gör...

kuzey kutbundaki buz oranı tekrardan 2012 minimum seviyesine gelmiş. çok büyük tehlike, çok.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gerçekten var böyle insanlar. kahkaha atarken yanındakine vurmaya çalışıyor hatta espirinin dozajına göre darbe gücünü yükseltiyor.

adamın yanında makara yapmaya çekiniyorum anasını satayım en sonunda üstün mizah anlayışımdan dolayı hastanelik edecek beni*.
devamını gör...

beyin ameliyatı olmuştum. 10 gün boyunca sadece sırt üstü yattım ve ya bir daha yürüyemezsem diye ağladım. annem elimden tutup götürüyordu tuvalete. su içmek bile canımı yakıyordu. herhalde o 10 gün ve bir aylık iyileşme sürecinde 10 kilo verdim. ama o acıyı asla unutmam.
devamını gör...

sevdiceğimle mutlu huzurlu bir ömür istiyorum gerisi tırı vırı, onunla seyahatlere gidicem, sağda solda fink atıcaz ikimiz kafasındaki bünyelerde hasıl olan istek.
herkes kendince haklı tabii ki. çocuksuzluğu yeğlemiyorum ama ilk bir kaç sene çocuk yapılmaması evliliğin pekişmesi adına daha mantıklı. çünkü evlilik çocuk ile pekişmiyor. zaruri haller pekişiyor sadece.
devamını gör...

küba' da 1960 yıllarında cehalet %60 lardaydı. fidel castro öğrencilerden oluşturduğu ekiple birlikte halkın çoğunluğunu okur yazar hale getirmiş, daha sonra okumayı öğrenen çoğunluğu çiftçilerden oluşan yardım severlerin yaptığı bağışlarla bu öğrencilere burs vermiştir. ayrıca küba' daki genelevleri kapattırıp, yerlerine çocuklar için rehabilitasyon merkezleri açtırmıştır. devrim gibi devrim açıkçası. komünist, sosyalist, sakallı bilmem ne... yaptığı takdire şayan işlerle takdirleri kazanmıştır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim