bet sesli (ama çok güzel söylüyorlar bakmayın siz. betliği olgunluklarından), dünya tatlısı olgun ama yere düşmediklerinden kendilerini çocuk diye lanse eden portakalalrdan oluşan koro. içlerinde de hep sevdiğim isimler var. valla öyle sükseli bir çıkış yaptılar ki programı dinleyemenler pişman dinleyenler hayran. benden herkese ayran.
devamını gör...

python programı için tasarlanmış geliştirme ortamı. kolay bir kullanımı var.
devamını gör...

bir daha geri dönemeyeceğimiz için bu yaşlara sadece eğlenin en önemlisi de yaşayın. kendiniz için sevdikleriniz için yaşayın.çünkü ben inanıyorum ki küçük bir kıvılcımla başlayan mutluluk siz yaydıkça yangınlara dönüşecek.elimizden hiçbir şeyin gelmediği şu günlerde geride kalanlar için yapın bunu .
devamını gör...

doku mühendisliğinin gelişmesiyle beraber gelecek yıllarda karşımıza çıkması muhtemel olan kavram.

günümüzde, bir canlının hücrelerinden dokular geliştirmek mümkün. bu durum, özellikle organ nakli ihtiyacıyla sırada bekleyen insanlar için son derece olumlu bir gelişme olabilir. bunun sonucunda ortaya şöyle bir sonuç çıkabilir; hasta insanların, insan bedeninin belirli parçalarını satın alabileceği bir piyasa.

bilim dünyası vücuttaki tüm dokuları oluşturabilmiş değil henüz. deri, kemik ve kıkırdak gibi dokular üretilebiliyor. daha kompleks organlarla ilgili bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda başarılı sayılabilecek çalışma da mevcut. ancak şu an için canlı dokuları seri şekilde üretebilecek bir sistem yok. eğer bu aşamaya geçilebilirse, organ bağışı bekleyen insanlar, beklerken ölmeye mahkûm edilmekten kurtulmuş olacak. üstelik nakledilen dokuları vücudun reddetmesi riski de bu çalışmalar sonucunda önlenebilir. zira insan bedeni mağazası, doğrudan kendi vücudunuzdan alınacak hücrelerden oluşan dokuları da bulabileceğiniz bir havuz olabilir.

bu konudaki gelişmenin ilk koşulu, özellikle kan damarlarını gerçekçi şekilde üretebilmek. "organların ölümü" çoğunlukla kan damarlarıyla taşınan oksijenin yetersizliği nedeniyle ortaya çıkıyor. bu nedenle her organı besleyen ve bir örümcek ağı gibi saran damar yapısını üretebilmek oldukça önemli.

bir başka önemli konu da hücrelerde ortaya çıkabilecek kontrolsüz büyüme, yani tümörleşme ihtimali. böyle bir durumun önüne nasıl geçileceği henüz bilinmiyor. bu da bir kişiye nakledilecek organda gerçeleşebilecek kanserleşmenin, hastayı öncekinden daha kötü duruma getirme ihtimalini doğuruyor ki çözülmesi elzem olan bir problem bu.

son olarak amerika birleşik devletleri ordusunun bu konuya yakın ilgi gösterdiğini de söyleyeyim. savaş alanlarındaki yüksek ölüm oranlarının bu yolla düşürülebileceği olasılığını düşündüğümüzde, bu yakın ilgi çok da şaşırtıcı değil diyebiliriz. hele ki savaşlarda insanların bazı uzuvlarının kopması durumu bu yolla çözüme ulaşabilir diye düşündüğümüzde, bu potansiyel sektör üzerindeki çalışmalar gelecekte hız kazanacak gibi görünüyor.
devamını gör...

ankara'nın doğusunda kalan samsun yolu kenarında kalan ilçe. türközü, akdere, misket, natoyolu, tuzluçayır, abidinpaşa gibi semtleri vardır. eskiden gecekondu ilçesi iken şu anda hızlı bir yükseliş içindedir. özellikle doğukent tarafları gelişim açısından baya iyi durumda.
devamını gör...

aşık olacak gibisin, gözlerinde atıyor kalbin.

pilli bebek-eylül akşamı

bu güzel önerisi için kıvırcık ateş topu’na çok teşekkür ederiim*.
devamını gör...

ailen fakirse hayata 1-0 yenik başlarsın. çekici bir güzelliğin veya yakışıklılığın yoksa, skor 2-0 olur. fakir olduğun için kimse senin eğitiminle ilgilenmez, öyle pahalı okulları, pahalı eğitimleri, son teknoloji cihazları, bilgisayarları rüyanda görürsün, zaten üniversite falan da kazanamazsın, 3-0'a düşersin.

ardından iş bulma zamanı gelir, eğitimin iyi olmadığı için iyi işlere giremezsin, 4-0. kendini yırtıp eğitmiş, geliştirmiş olabilirsin ama fark etmez. dünyanın kaymak tabakası elitler, kendilerinden olmayanları kolay kolay kalkındırmazlar, en fazla yüksek maaşlı bir ayakçı olursun. çalış çalış çalış çalış eline geçen ancak borç taksitleri olur. dünyanın sahipleri sana kolay kolay toprak vermez, mal mülk vermez, sadece borçlanırsın. yani, 5-0.

tabi bu şartlar altında, gönül işlerin, evlilik, aile, çoluk çocuk falan bir mutluluk kaynağı değil ıstırap haline dönüşür, oldu mu sana 6-0. biraz kendini toparlayacak gibi olursun ama bir bakmışsın yaş 40'ı da geçmiş artık. isyan edip ortalığı yakıp yıkmayasın diye medya ile beynine "hayat 40'ından sonra başlar!" diye yalanlar pompalarlar. ama mesela kadınsan 40'tan sonra yaşlı sayılırsın, erkeksen işin bitmiş diye bakarlar, hayat sana kafadan bir gol daha atar. skor: 7-0.

kalan hayatında da sağlık problemleri, emeklilik, suratına bakmayan çocukların, bir an önce geberip ekonomik hayata yük olmayasın diye seni öldürmenin hesabını yapan sağlık sistemi/sigorta düzeni derken, son sayı üçlük olarak gelir. finalde skor tablosu: 10-0
devamını gör...

kendi yazdığı entryi bu başlık altında paylaşanları da gördük. bir insan kendini bu kadar çok sevmemeli
devamını gör...

athena'nın keyifli, kıpır kıpır sen de yap isimli şarkısında geçen söz öbeğidir.
devamını gör...

henüz birinden iltifat almadığımı farkettim.
devamını gör...

pazartesi sabah içtimalarında konuşmasını bilmeyen tabur komutanı binbaşıdır.
bir konu daha var diyerek lafı uzatınca off diyen askerlere derhal "tabur çök,kalk" cezasını vermiştir.
devamını gör...

sözlük yazarı olarak mı merak ettiğim başlıktır.
devamını gör...

tam 8 ay önce sigarayı bıraktım ve bugün tekrar içtim. ne canım istiyordu ne yoksunluğa girmiştim. sadece metabolizmam hızlansın diye.
tam 20 kilo aldım üç kilosunu verdim ama yavaş veriyorum. herkes ama herkes müdürümden ablama ablamdan anneme annemden sevgilime kadar çevremde herkes kilo almısssin kilo ver dediği için yeter be yeter dedim ve içtim.

ne biçim bir sry bu yahu size ne benim kilomdan ben zaten yolumda gidiyorum. aldıysam aldım diyemedim. tabi ya biz kadınlar hep fit olmalıyiz. en fazla bir beş kilo fazlamız olmalı... bu nasıl bir faşizim ya...

44 yaşımdayım sıkıldım artık herkesin hwr şeye burnunu sokmasından.

bir de üstüne sevdiğim adam sen beni artik bwğenmiyorsun beni arzulamiyorsun diyince -çünkü sigarayı bırakınca çok tatlı yediğim gibi çok uyumaya başlaladım- sinirim iyice bozuldu. şu an 42 bedenim 38 bedenden çıktım. ılk defa obezlerin yaşadığı baskıyi hissediyorum. ne iğrenç bir şey bu.


neyse yarın tekrar içmeyeceğim ama istediğim herkesin ağzını kapatıp hayatını yaşaması. kaçıp gitmek isterdim sessiz bir yerlere. belki ta içlerime.
devamını gör...

çıktığı ilk seferinde bir buz dağına çarparak 2 saat 40 dakika içerisinde batan transatlantik.

geminin orijinal adı rms titanic'ti. irlanda'da üretilmişti ve birleşik krallık'taki white star line adlı şirkete aitti. cunard line adlı şirketin gemileriyle rekabet etmek maksadıyla üretilmişti. yolcuların yanı sıra posta da taşıyordu ve zamanının en lüks gemisiydi.

tık

***

geminin ilk seferi ingiltere'den new york'aydı. kaptan smith komutasında çıktığı bu ilk yolculuğunda, bütün gün aldığı buz dağı uyarılarına pek de kulak asmadığı için, gece saatlerinde son pişmanlığın fayda etmediği o hatayı yaptı. son ana dek hız kesmedi ve buz dağını fark ettiğinde hız kesmeyi denediğindeyse artık çok geçti. gemi, 1514 kişinin ölümüne neden olacak şekilde buz gibi sularda yok olup gitti. bunca insanın ölmesinin en büyük nedeni ise, gemiye "geminin görünüşünü bozacağı" gerekçesiyle yeterince filika yüklenmemiş olmasıydı. yani aslında bunca insan (ve hatta evcil hayvanları) pisi pisine ölmüştü.

aslında gemi ilk birkaç bölmenin su alması durumunda bile batmayacak şekilde tasarlanmıştı. ancak bölmelerden bir tanesi hatalı yapılmıştı ve diğerlerinden küçüktü. eğer bu bölme buz dağı tarafından çizilmeseydi, gemi yine de batmayacaktı. ancak çizildiğinde sular diğer bölmelere bu bölme üzerinden geçiş yapmıştı. anlaşılan o ki o gemidekiler o gece her türlü şanssızlığı yaşamışlar. belki de "tanrı'nın bile batıramayacağı gemi" olarak anılmaması gerekirdi, kim bilir...

***

meraklıları için bir video linki bırakacağım. videoda geminin batışı gerçek zamanlı olarak modellendiğinden, 2 saat 41 dakika boyunca neler olduğunu, sanki oradaymış gibi izleyebilirsiniz. tabi ki tek tek tüm insanları falan modellemekle uğraşmamışlar, sadece geminin nasıl battığı konusunu işlemişler. ancak tam da batmadan önceki kısma ekledikleri çığlık sesleri nedeniyle tüylerim diken diken olmuştu izlerken.

video linki
devamını gör...

duyunca ters tepkiler vermeme neden olan, kocaeli’nin merkez ilçesidir.*
(bkz: sakaryalılık)
devamını gör...

insan hem birini dövmek istiyor hemde kimseyi dövmediği için mutlu oluyor. ne kadar garip!
devamını gör...

muhtelif tipler var burada. ben bazılarını yazayım gerisini de siz doldurun.
-düz yazarlar: sözlüğün çoğunluğunu oluşturan yazarlardır. okur ve kimselere bulaşmadan yazarlar. (bkz: sözlüğün düz yazarları)
-troller ya da troll görünümlü yazarlar: sözlükte nesilleri tükenmekte olan yazarlardır. neredesiniz?
-popüler yazarlar: takipçisi ve karması bol yazarlardır.
-kankacı ve sosyal yazarlar: nickaltları kalabalık, kulüp sahibi, doğum günleri kutlanan yazarlardır.
-işçi ya da emekçi yazarlar: sözlüğün en eski zamanlarından beri yazan vefalı yazarlardır.
-asi ve uçarı yazarlar: çoğu zaman isyan edip bazen de uçurulan yazarlardır.
-tematik ve madalyon sahibi yazarlar: akademik tiplemeli yazarlardır.
-goygoycu ve kurgucu yazarlar: sözlüğün eğlence tarafını oluşturan yazarlardır.
-lordlar kamarasına dahil olan yazarlar: sözlüğün kurumlarında makam sahibi olan yazarlardır. çakarlı tanım sahibidirler.
-yalnız yazarlar: kendi halinde mücadele veren tiplemelerdir.
-yanlış yazarlar: yanlışlıkla yazar olmuş ama bundan haberi olmayan yazarlardır.

eminim çok daha fazlası var. her halinizle sizi, sözlüğü seviyorum.
devamını gör...

lanet, biraz müzik zevkimden dem vurayım. 465 izlenmeyle sabit kalsın. oradan buradan gelmesin kimse. sevmesin sevilmesin. uğramasın.
beğenin de arada hatırlayıp dinleyim diyen embesillere de kalmasın.

lanet.
iğrenç müzik zevkim bana kalsın. bir bana kalsın.
karalayım, ordan buradan.
yazayım, çizeyim.
dinleyim ordan buradan.

tek bir hobim olmasın. yazmakla çizmekle kalmasın. söz açayım oradan buradan, ciğerlerime yol. söylev geliştireyim,
ciğergah.
lakin nutuk çekmeyim sen gibi. ofsayt osman filminde kalsın bossa novalarımız. masaları çıkarıp sallayalım. ve diyelim deli gibi can evimden vurdun ve can evimden vurdun... çıkarıp sallayalım masaları ve hatta en bi en ön sıraları.

can evimden vurdun.

can evimden vurdun.

can evimden vurdun.



bu kez demli çek kaptan
devamını gör...

ekside uzun zamandir yazarim. ancak protesto halinde olduğum icin uzun zamandir siteye girmiyorum bile. yeni bir platformda caylak olarak baslamak inanin bana hic koymuyor. ben dusunduklerimi ozgurce ifade edebildigim surece nickimin onune gelecek yazar veya caylak etiketi umrumda degil. yazdıklarımın okunmasını da cok umursamiyorum acikcasi. eger birileri tarafindan ilginc ve faydali entryler girdigim dusunulur ve takibe alinirsam bu yazar unvanı almaktan daha kiymetlidir benim icin. eksideki caylak zamanlarimi hatirlayarak benim gibi caylak statusundeki arkadaslara diyecegim sudur ki derdiniz unvan olmasin. sizi kucuk gorerek ego masturbasyonu yapanlar olacaktir. bu her zaman olur. derdiniz farkinizi ortaya koymak, kimliğinizi yansitmak, düşüncelerinizi ifade etmek ama bunlari yaparken hiç kimseyi hor gormeden, asagilamadan yapmak olmali.
bu arada söylemeden gecemeyecegim sanirim. caylak olmayi da özlemişim (bkz: swh)

edit: bunu yazdığım esnada yazar oldugumu öğrendim. ne diyeyim hayat sürprizlerle dolu :)
devamını gör...

erkeklerin asla anlayamayacagi avantajimiz. evlen maksimum 1 sene sabret, bosa uc bes de olsa nafaka al. calismiyorsan gecinir gidersin calisan kadinsan da icki paran cikar oh mis.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim