evdeki saat
en sevdiğim gruplardan biridir. çok güzel şarkıları var. uzunlar dışında kelebek, kötü zamanlar gibi şarkılarına da göz atılmalıdır.
biraz olsun
dibi ne kadar
ekin
deli miyim
biraz olsun
dibi ne kadar
ekin
deli miyim
devamını gör...
clytie (yazar)
kafa izin modunda olan yazar.
bu ara takip ettiğim, sevdiğim bir çok yazar kafa izninde.
işleri, güçleri var biraz ara verdilerse tamam ama uzun soluklu bir gidişse canımız sıkılır.
üç gün mühlet geldin geldin gelmedin biz geliriz. yani haber verin bari biz de gelelim.
iyi hadi çık gel söz bir şey demeyeceğiz.
hadi hoş gel.*
bu ara takip ettiğim, sevdiğim bir çok yazar kafa izninde.
işleri, güçleri var biraz ara verdilerse tamam ama uzun soluklu bir gidişse canımız sıkılır.
üç gün mühlet geldin geldin gelmedin biz geliriz. yani haber verin bari biz de gelelim.
iyi hadi çık gel söz bir şey demeyeceğiz.
hadi hoş gel.*
devamını gör...
araştırma görevlisi tribi
hatırladınız değil mi gereksiz egoyu? kaçtı değil mi tadınız? bunun bir de şeyi var (bkz: öğrenci işleri)
devamını gör...
kadimzamanlar ve diğer vakitler
2018 nobel edebiyat ödüllü olga tokarczuk romanı. çevirisini neşe taluy yüce yapmış. *
hayatıma bir sürprizle giren ve beni oldukça mutlu eden ancak karmakarışık bir zamanda olduğum için de hakkını verebilecek sürede okuyamadığım ama okuduğum her anda oldukça keyif aldığım bir roman.
ilk olarak kafamı kurcalayan taraflarından bahsedeyim *. nereye koyacağımı bilemedim ve üzerine de pek araştırma yapmaya fırsatım olmadı. kadimzamanlar fantastik bir ülke, orada zaman farklı ve tanrı var* kötü adam gibi olağanüstü karakterler de var. sonrasında ise büyülü gerçeklik gibi bir zemine de oturtulmuş, tarihsel bir süreç var. ve sanırım türü böyle almalıyız. *
yazar alt metinde öyle çok noktaya dokunuyor ki: aşık olmak, aldatmak-sadakat, tecavüz, savaş-barış, güven - güvensizlik, sevgi (koşullu - koşulsuz)... yani demem o ki tokarczuk'un çok fazla meselesi var.
yarattığı karakterler de insanda hem tip özelliğini hissettiriyor hem de bir yandan çok şahsına münhasır olduklarını düşündürtüyor.
benim favorilerim ise başak ve ruta. ki zaten böyle değil midir hep, kendimize benzeyenler aşina gelir ve onlara daha çok empati beslediğimizden daha çok severiz.
üslubu ise çok sevdim - ki ilk kez tanıştık yazarla- * hem insanı yormayan hem de etkileyen birçok cümle kaldı zihnimde. ve çok fazla satır çiziktirdim böylelikle. kadimzamanlar ve diğer vakitler de altını çizerek okuduğum ilk kitap oldu. daha öncesinde ise sayfanın arasına bir kağıt hatırlatıcı olsun diye bırakır, kitabin bakirliğine dokunmak istemezdim. fark ettim ki derinlemesine yaşamak için iz bırakmak lazım.
son olarak arka kapak alıntısı bırakayım.
dört melek tarafından korunan kadimzamanlar, evrenin kalbidir. burada zaman farklı akar. bu ne hükümetlerin, ne generallerin ne de başkanların tarihidir. kadimzamanlar’ın her sakini kendi zamanının hikâyesini yazar: inancını yitiren toprak sahibi popielski, geçmişinden kopmak istemeyen michał, kendini ormana hapseden kötü adam, savaşla birlikte vicdanını yitiren ıvan mutka, dünyanın karmaşasını emen kahve öğütücüsü, deliliğin sınırlarında dolaşan ve kabul edilmeyen başak, ölümün yaşamı olan mantar miselleri, ağlamayı unutan paweł, değişimlerle çalkalanan insan karşısında hiç değişmez gözüken meyve bahçeleri… peki kim yazmaktadır zamanın kaderini?
hayatıma bir sürprizle giren ve beni oldukça mutlu eden ancak karmakarışık bir zamanda olduğum için de hakkını verebilecek sürede okuyamadığım ama okuduğum her anda oldukça keyif aldığım bir roman.
ilk olarak kafamı kurcalayan taraflarından bahsedeyim *. nereye koyacağımı bilemedim ve üzerine de pek araştırma yapmaya fırsatım olmadı. kadimzamanlar fantastik bir ülke, orada zaman farklı ve tanrı var* kötü adam gibi olağanüstü karakterler de var. sonrasında ise büyülü gerçeklik gibi bir zemine de oturtulmuş, tarihsel bir süreç var. ve sanırım türü böyle almalıyız. *
yazar alt metinde öyle çok noktaya dokunuyor ki: aşık olmak, aldatmak-sadakat, tecavüz, savaş-barış, güven - güvensizlik, sevgi (koşullu - koşulsuz)... yani demem o ki tokarczuk'un çok fazla meselesi var.
yarattığı karakterler de insanda hem tip özelliğini hissettiriyor hem de bir yandan çok şahsına münhasır olduklarını düşündürtüyor.
benim favorilerim ise başak ve ruta. ki zaten böyle değil midir hep, kendimize benzeyenler aşina gelir ve onlara daha çok empati beslediğimizden daha çok severiz.
üslubu ise çok sevdim - ki ilk kez tanıştık yazarla- * hem insanı yormayan hem de etkileyen birçok cümle kaldı zihnimde. ve çok fazla satır çiziktirdim böylelikle. kadimzamanlar ve diğer vakitler de altını çizerek okuduğum ilk kitap oldu. daha öncesinde ise sayfanın arasına bir kağıt hatırlatıcı olsun diye bırakır, kitabin bakirliğine dokunmak istemezdim. fark ettim ki derinlemesine yaşamak için iz bırakmak lazım.
son olarak arka kapak alıntısı bırakayım.
dört melek tarafından korunan kadimzamanlar, evrenin kalbidir. burada zaman farklı akar. bu ne hükümetlerin, ne generallerin ne de başkanların tarihidir. kadimzamanlar’ın her sakini kendi zamanının hikâyesini yazar: inancını yitiren toprak sahibi popielski, geçmişinden kopmak istemeyen michał, kendini ormana hapseden kötü adam, savaşla birlikte vicdanını yitiren ıvan mutka, dünyanın karmaşasını emen kahve öğütücüsü, deliliğin sınırlarında dolaşan ve kabul edilmeyen başak, ölümün yaşamı olan mantar miselleri, ağlamayı unutan paweł, değişimlerle çalkalanan insan karşısında hiç değişmez gözüken meyve bahçeleri… peki kim yazmaktadır zamanın kaderini?
devamını gör...
tunalı hilmi
ankaralılar sadece tunalı der. tunalı hilmi diyen birini görürseniz o kişi ankaralı değildir.
devamını gör...
new york
uğruna güzel şarkılar yazılan metropol.
(bkz: empire state of mind, pt.2)
(bkz: nyc)
(bkz: new york, new york)
(bkz: englishman in newyork)
(bkz: empire state of mind, pt.2)
(bkz: nyc)
(bkz: new york, new york)
(bkz: englishman in newyork)
devamını gör...
zamanı geriye alabilsen neyi değiştirirdin sorunsalı
vefat eden büyüklerime sürekli seni seviyorum demeyi eksik etmeyip sarılmaktan çekinmezdim.
devamını gör...
galiba ölüyorum hissi
genel olarak panik atağın ortaya çıkartmış olduğu histir. tüm vücutta karıncalanma, hızlı hızlı nefes alıp vermeye çalışma, kendini kaybetme düşüncesi, zaman mekan algısını yitirip bulunduğun ana yabancılaşmayla birlikte gelen o his; 'galiba ölüyorum'.
iç ses 'sakin ol geçecek bunun gerçek olmadığını ve sana bir şey olmayacağını biliyorsun' dese de o an kendini kontrol edememek ve bu hisse engel olamamak çok kötü hissettiriyor.
iç ses 'sakin ol geçecek bunun gerçek olmadığını ve sana bir şey olmayacağını biliyorsun' dese de o an kendini kontrol edememek ve bu hisse engel olamamak çok kötü hissettiriyor.
devamını gör...
yaşlanmayan insan
(bkz: jack davenport)
devamını gör...
dünyaya mutlu olmak için gelmediğimiz gerçeği
mutlu olmaya gelmediğim net belki zaten de, ne için geldiğim sorusu muallak kalan.
devamını gör...
geceye bir hayat dersi bırak
sizi polis, asker veya savcıyım diyerek arayıp, hesap ya da kimlik bilgilerinizi isteyen dolandırıcılara itibar etmeyiniz.
devamını gör...
kadınların çantasının içindekiler
annem başta olmak üzere bazılarında benim dışımda her şey mevcuttur.*
bununla ölümüne kapışabilecek iki şey vardır: narkotik şube ve kedilerin koltukların altına süpürdüğü nesneler.*
bununla ölümüne kapışabilecek iki şey vardır: narkotik şube ve kedilerin koltukların altına süpürdüğü nesneler.*
devamını gör...
zoru başarmak
hicligindansi ukdesidir.
yollar çetrefilli, bizler yorgun olsak dahi sonuç güzelse muhteşem hissettirir. bir üst versiyonu olarak; “zoru başarmak kolay, imkansız zaman alır.”
yollar çetrefilli, bizler yorgun olsak dahi sonuç güzelse muhteşem hissettirir. bir üst versiyonu olarak; “zoru başarmak kolay, imkansız zaman alır.”
devamını gör...
28 ocak 2021 izmir kar yağışı
çok fazla tutmayacak olan yağıştır. mevcut iklimden dolayı 24 saat içinde eriyip gideceğini düşünüyorum.
devamını gör...
her gün içsem bıkmam içecekleri
şalgam ve turşu suyu. bardak bardak içerim.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
ben yalnız kalmayı sorun etmiyorum zannediyordum, nasıl kıyılıyor içimde bağzı şeyler; kıyılmayası bağzı şeyler.
ağzıma çalınan o bir parmak balın sonradan böyle ağırlaşıp ağıya döneceğini nerden bilebilirdim?
insan, insanın ağısını alır diyorlar ya; ben öğrendim ki insan kimi zaman insanın ağısıymış.
ağzıma çalınan o bir parmak balın sonradan böyle ağırlaşıp ağıya döneceğini nerden bilebilirdim?
insan, insanın ağısını alır diyorlar ya; ben öğrendim ki insan kimi zaman insanın ağısıymış.
devamını gör...
mitolojik bir bilgi bırak
hera o kadar kıskanç bir tanrıçadır ki çapkın zeus'u gözetlesin diye karaburun dağlarına gözcüler yerleştirmiştir.
tarihteki ilk stalk. kadınlar, yapiyosunuz bu işi he.
tarihteki ilk stalk. kadınlar, yapiyosunuz bu işi he.
devamını gör...
eş cinselliğe karşı çıkanları aşağılamaya kalkmak
ırkçılık, homofobi , kadın düşmanlığı ve hayvanlara eziyeti hoş görmek demokrasinin kafasına sıkmaktır. nefret suçu diye bir tanım var. bu suçlarda düşünce özgürlüğü olmaz. insan seçmediği yöneliminden ve cinsel kimliğinden dolayı aşağılanamaz.
platon sırf bu yüzden demokrasiye karşıydı. ben bizden cacık olmaz demediğim için karşı değilim.
platon sırf bu yüzden demokrasiye karşıydı. ben bizden cacık olmaz demediğim için karşı değilim.
devamını gör...


