ikinci tabağı söyleme eşiği. özellikle tatlı ve mantı içeren tabaklarda insanı ikileme sokan durum.
devamını gör...

gün içerisinde gereğinden fazla karbonhidrat tüketmeyip en az 4 saat önceki öğününüzde sadece sebze yediyseniz, süt ve süt ürünlerini kestiyseniz, saati geldiğinde gerçekten acıkmak gibi gerçekten uykunuz geldiğinde uyursanız, tam karanlık odanızda, 5 saatlik derin ve tam kalite bir uykudan sonra kendi kendinize, dinç bir şekilde uyanıyorsunuz, eğer bu beslenme şeklini sürdürebilirseniz, devamında bütün hormonlarınız düzene giriyor, psikoloji filan hepsi düzeliyor, ne takıntı kalıyor, ne eski sevgili, kafanız çalışmaya başlıyor, saçma sapan şeylere takılmıyorsunuz, işler güçler hızlanıyor, ve bu süre zamanla 4 saate iniyor, günün kalanını düşünebiliyor musunuz, üstelik daha enerjik oluyorsunuz... tecrübeyle sabit.
ben yapabiliyormuyum, her zaman değil, bu kafayı yaşadığım halde birde..
devamını gör...

(bkz: sen çaldır funda arar)
devamını gör...

sözlükteki bir garip grup yazarların mottosu olan söylem. buluşma noktaları köşedeki park değil, discord, bildiğin discord hee.

şaşıyorum cidden şaşıyorum. gece 1 sularında başlayıp sabah 9'a kadar acaba ne konuşuluyor oralarda. bunlar android mi nedir?

uyku uyumazlar mı? arkadaşları yok mu? sosyal hayatları elinde laptop yatak odasından mutfağa gitmek mi?

bulunur oldum dün gece, kara zarf içinde gelen bir davetiyeyle. üstünde ya özür dilersin ya hedeftesin yazıyordu. herkesi almıyorlar çünkü. özür dilemek için gruplara giriyorsun misyonun bu, gece gece ne oldum diyorsun.

sonra senin için başlık açıyorlar falan bunlar hedefe koyup duymak istediklerini duyamayınca.. komik cidden. mikrofonu kapatıp, arkada breh öhöm srrreh gibi değişik şekillerde gülesi geliyor insanın, tutamıyorsun.

anlatıyorsun derdini.. saygı duyuyorlar o an. fakat gittiğin gibi arkandan cin ali görseliyle kağıtlara çizilmiş planlar dökülüyor masaya.

o değil uyumuyor bunlar.. demiş miydim? uyumuyorlar ulan, elleri klavyede hak bekliyorlar, özür bekliyorlar.. alana kadar vazgeçmeyecekler. planları ferfena..

değişik kafalar, değişik gurebalar..
devamını gör...

fal bakan sözlük yazarlarından çok fal baktırmak isteyen sözlük yazarlarını bir araya toplayan başlık.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
daire içine aldığım yerde raphael hayatına aşkı ve merhameti yeniden sunmak için adeta diz çökmüş.bu erkek melek omzunda taşıdığın tüm yükleri almak için sabırsızlanıyor.
hayatına çektiğin setler (seni ne kadar kötülüklerden uzak tutmak için çekilmiş görünse de) güzel şeylerin akıp gelmesini engellemiş.şubat ayının son haftasına kadar alman gereken kararları sakin ve inanarak almalısın.acaba mı dediğin şeylere bir şans vermen gerekiyor. (bkz: birazsiyahbeyaz)
devamını gör...

sık sık düştüğüm hatalardandır..her gece kendime olmazlarımı anlatır,yine de hayalini kurarım.kendime çok zarar veriyorum bunu yaparak..iyi hissettiriyor o anlık..kabullenemiyorum sanırım.
devamını gör...

kıskançlık ve bencilliktir. özellikle bu duygulara fazlaca sahip insanlar diğer insanlara zarar vermekten gocunmaz bilhassa kendileri için iyi şeyler olduğu için sevinebilirler.
devamını gör...

gönüle dokunan, duyguları titreten, insanları güzel gören entry'ler yazarsanız okuyacak olan gelir bulur.
siz yeter ki gönülleri kırmayın. fav veya artı için değil, hissiyatı belli etmek için yazın.
yazın ki okuyanlar da sizi siz olduğunuz için beğensin.
güzel yazanlara selam olsun...
devamını gör...

bilimum üniversite, iş yeri, şirket ve staj grubudur.

bu gruplara attığınız mesajlara cevap gelme olasılığı, üzerine post-it yapıştırarak uzaya fırlattığınız roketin uzaylılarca bulunarak size geri dönüş sağlanması* olasılığından daha düşüktür.

(bkz: beklemekten kanser olmak)
devamını gör...

türk'ün trolü bile çekilmiyor yahu. herif aylardır bıkmadı varoş muhabbetinden...
devamını gör...

polis ve asker hakkında eleştiri yapamayacağımızı gösterir.
veya subliminal, kimin tanım girdiği belli.
devamını gör...

an itibariyle kurulmuş olan discord grubumuzdur.

grubumuza katılımınız halinde, saygı çerçevesinde sohbet&muhabbet edebilecek; kaliteli oyun arkadaşlığı yapabilecek; kaynaşabileceksiniz.
we want you for the gamer army
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bağlantı buradan

edit: link güncellendi
devamını gör...

danimarkalı astronom john louis emil dreyer tarafından 1888 yılında düzenlenmiş olan ve içerisinde birçok galaksi, yıldız kümesi, salma bulutsusu gibi cisim bulunduran gök cismi kataloğu. ilerleyen yıllarda bunlara indeks katalogları adı verilen eklemeler yaparak binlerce yeni cismi de ekledi dreyer. bu kataloglarda bazı hatalı bilgiler vardı ancak daha sonra bunlar düzeltildi.

bugün bazı galaksi isimlerinin başında gördüğümüz ngc ya da ic harfleri, bu katalogların ingilizce isimlerinden gelmekte (new general catalogue ve index catalogue).

örneğin bu galaksi, ngc 6753 ismiyle bilinir:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel, media.wired. com'dan alıntıdır.)
devamını gör...

erkeğin cebinde kalmadı kuruş diye terkeden kadın adiliğiyle ölümüne kapışacak olan, erkekliğin yüz karası bahanelerinden biri...
devamını gör...

profiterolün havada karada tokatlayacağı versustur.

yaz kış nefasetle tüketilir. akışkan çikolatası ve enfes kremalı hamuru ağzınızda şölen yaratır.
devamını gör...

ölüm düşünüldüğünde geriye kalan her şey anlamsızlaşır.
gerçekten de din ve ahlak felsefesi okumasını ve araştırmasını seviyorsanız belirli bir süre sonra bütün olayın "ölüm" kavramına tosladığını görürsünüz. her şeyin sonunda ölmek hayattayken yaptığımız hareketlerin ve bağlı olduğumuz yasaların geçerliliğini ortadan kaldırır. kısacası o, eğer teist biri değilseniz bağlı olduğunuz bütün değer yargılarını anlamsız kılar. yaşam dediğimiz şeye anlamı sadece dinler katabilir, sizler dinler olmadan sadece amaçlar edinebilirsiniz fakat anlam arayışınız dinler olmadan sonuçsuz kalır.
ölümün insana bir diğer etkisi de onu çıldırtıyor oluşudur. her insan ölüm üzerine kafa yormuştur, ölümünü hayal etmiştir, sonrasını düşünmüştür, korkmuştur. çünkü bilinmezdir. insanlığın hafızasında tamamen karanlıktır, hatta varsayımlar üzerine kuruludur bile diyebilirim.
ölümden korkmak kısmına gelirsek bu konuda en tatmin edici cevabı gördüğüm kadarıyla epikuros vermiştir.
ölümden korkmamalıyız çünkü ölümü deneyimleyemiyoruz. ben sadece ben olmayı bilirim. ben sadece ben olabilirim. ben asla sen olamam. ben sadece benim bilincimde olabilirim, beni hissedebilirim, beni tanımlayabilirim beni yaşayabilirim. seni de ancak kendi üstümden tanımlarım. sen canım acıyor dersin ben de kendi tecrübelerime dayanarak hissederek acıyı kendi üstümden tanımlar ve seni o şekilde anlayabilirim. sen bana benim bilmediğim bir hisle gelirsen ben onun ne olduğunu bilemem. mesela bana ölümün nasıl hissettirdiğini anlatabilir misiniz? veya ölümün nasıl bir şey olduğunu biliyor musunuz? daha önce hiç yaşamadığınız için bilmiyorsunuz. bana daha önce tatmadığım bir yemeğin tadını nasıl daha önce yediğim yemekler üzerinden anlatmaya ve o tatmadığım yemeğin tadını daha önce yediğim bir yemeği kast ederek "şuna benziyor" gibisinden açıklamaya başlayacaksanız bu, benim dış dünyayı kendi üzerimden ele alışımın bir kanıtıdır.
ölüm gerçekleştiğinde siz orada olmayacaksınız çünkü ölüm hayattaki bir olay değildir. bu da onu deneyimleme olanağını ortadan kaldırır, bilincinde olabileceğiniz bir şekilde "ölümü yaşama"nızı engeller.
ben varsam, ölüm yok; ölüm varsa, ben yokum.

epikuros'un ve müritlerinin yaptığı şey gelecek hakkında hissettiklerimizle geçmiş hakkında hissettiklerimiz arasındaki farka işaret etmekti. biz bu iki zamandan sadece birini önemseriz. doğumumuzdan önceki zamanı düşünün, var olmadığınız dönemi. annenizin karnında geçirdiğiniz haftaları, hatta anne babanız için sadece bir ihtimal olduğunuz gebelik öncesi zamanı değil, dünyaya gelmeden önceki trilyonlarca yılı. doğumunuzdan önceki onca bin yıl oyunca var olmamakla ilgili endişemiz yoktur. niye biri var olmadığı tüm o zamanı önemsesin ki? fakat bu doğruysa, o zaman ölümden sonra var olmayacağımız tüm o sonsuz zamanı neden bu kadar çok düşünüyoruz ki? düşünme şekillerimiz asimetriktir. nedense doğumdan önceki dönemle ilgili değil de, ölümden sonraki dönemle ilgili endişelenmeye yatkınız. epikuros bunun bir hata olduğunu düşünüyordu. bunu gördüğünüzde ise ölümünüzden sonraki zamanı, doğumunuzdan önceki zamanla aynı şekilde düşünmeye başlarsınız. o zaman ölüm de büyük bir endişe olmaktan çıkar.*
epiküros, kendi ölümümüzü hayal ettiğimizde ölü bedende ne olursa olsun hissetmeye devam edecek bir parçamızın geride kaldığını düşünme hatası yaptığımızı söyler. kendi ölümümüzü hayal ettiğimizde ortama kendi bakış açımızdan bakarız, sanki orda bir yükseklikten mesela ağaçtan veya cenazeye katılanların arsından bakarız. o ortamı düşünüp hüzünleniriz; sevdiklerimiz ağlar, yalnızızdır, hayallerimizi gerçekleştirme olanağımız olmaz... oysa ölünce hayattayken hissettiğimiz duyguları hissedebilecek miyiz, hayattayken sahip olduğumuz duygulara sahip olabilecek miyiz, öldükten sonra tıpkı hayal ettiğimiz gibi gömülüşümüzü izleyebilecek miyiz? evet tüm bu soruların cevabı muğlak ve bilinmez. aslında korkumuzun sebebi de bir noktada burada yatar ve yaşama devam etmemizi sağlayan şey de bu bilinmezliktir.
devamını gör...

bir gün bu sanrılarımdan kurtulursam; benliğimi elime alırsam ; anlamsız şiirlerin en olmadık dizelerinde, en ummadık insanları hatırlamayı bırakırsam; kurtulmak istediğim her şeyin aslından beni ben yapan şeyler olduğunu kabul edersem; bir gece, bir sokakta, bir başıma, bir fahişeyi dudaklarından öpüp, doğmamış çocuklarımın babası, tanışmadığım karımın kocası, unuttuğum arkadaşlarımın dostu olarak, vurgun olduğum bütün büyük insanların başında esen kavak yellerinin ince soğuğunda o günü hatırlayacağım ve kimsenin beni ben olarak bilmediği, kimsenin kimseyi kim olarak bilmediği, herkesin herkesi herhangi biri olarak gördüğü, o kimsenin bilmediği uzak ülkenin kapısı önünde olduğumu düşünüp; bu soğuk şehrin, insanın eklemlerine işleyen kış gecesinde bir bardak ılımış kahve içip, neden bu kahve bu kadar soğuk diyip, yaşamıma, beni doğuranlara, tanıdığım herkese, sokaktaki seyyar satıcıya, kantindeki çirkin kadına, minibüsün uzun boylu muavinine, beni bu gayya kuyusuna atıp üzerime toprak atan o tanıdığımı sandığım tanımadığım insanlara, içimden gele gele uzun boylu sır dolu ve umut vaat eden, düşümden taşan cümleler armağan edeceğim.

evet yapacağım.
devamını gör...

kitap film sevenler, bilgi tanımı girenler, görselciler, atarlılar, alkolikler, kankacılar, anti kankacılar, ponçikler, anarşistler, dm'ciler, yoldaş, pavlov, modlar.
devamını gör...

kendi işine balta vurulmuş, eski medya içerik üreticisi beyanıdır. sosyal medya fenomenleri çıktı çıkalı kendi tv programı ve kanalı iş yapamıyor olduğundandır ne yaşlandığını kabul ediyor ne de medyayı takip edemediğini. misal yemek yerken açıp bi youtube videosu izliyorsak ve seni tercih etmiyorsak bu senin eksikliğindir. fenomenlerin çöp'lüğü değil. çağın gerisinde kalma yahut yaşlandığını kabul edip geri çekil. yapamıyorsan bir şekilde medyayı iyi anlamış ve iyi kurgulamış (ki zamanında senin de yaptığın bir şeydi) insanları takdir edip efendi efendi yoluna devam et.

vaktiyle bu medya denilen metafor, seni de eleştiriyordu: her fırsatta italyan lisesinde okuduğunu söyleyen bayülgen, programa konuk aldığı italyanla, neden çevirmen vasıtasıyla konuştu? diye... bunu da aklından çıkarmasan iyi edersin.
devamını gör...

maseru, lesotho'nun başkentidir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim