yaptığı hiciv aynı zamanda ölümüne sebep olmuştur. dördüncü murat tarafından hapse atıldığında nef'i'yi seven bir zenci nef'i adına padişaha mektup yazmaya karar verir. mektubu yazarken kağıda bir damla mürekkep damlar. nef'i bunu görünce dayanamaz ve onu ölüme götürecek son sözlerini söyler.

"efendim, mübarek teriniz kağıda damladı."

bunun üzerine kızan zenci, mektubu göndermez. nef'i akşamına kementle boğularak öldürülür.
devamını gör...

sürekli 'ne zaman evleneceksin' sorusuna maruz kalan insandır..
devamını gör...

bonibonlar. kaybı zor, varlığı neşe.
devamını gör...

büyüklerle vakit geçirmeyi ve onlardan öğüt dinlemeyi sevmek.

favori sorum sizin zamanınızda diye başlar. sonra bi muhabbet başlar ki dadından yenmez. hele ki biraz görmüş geçirmiş bir büğümüz ise fevkaladenin fevkinde olur.


bu söylediklerimi z kuşağı pek anlamaz.
devamını gör...

çok sık yaptığım bir eylemmiş. ablamın dediğine göre her seferinde işime gelmeyen soruya ''abla git başımdan'' diye cevap veriyormuşum. canım ben.

ha bir de kendi kahkahama uyandığım olmuştu.
devamını gör...

nedendir bilmiyorum. görmeden yaşayamam diyorum. kendimi bildim bileli denize yakınım hep. yüksek öğretim tercihimi bile deniz kenarı tercih ettim. öyle ki bazı zamanlar deniz kenarına gider tek başıma aval aval bakarım uzaklara.

denize kıyısı olmayan ülke veya şehir benim için yaşanmazdır. insanı ya da sistemi problemli olabilir ancak ülkemiz hem iklim hem de sahip olduğu coğrafi özellikler ile dünyanın en güzel yerlerinden biridir. denizi de harikadır.
devamını gör...

kendisine çok çeşitli alkol teklifleri yapılmış. valla elimde, kendi ayaklarımınan ezdiğim şarabım var sadece. soldaki hayaller, sağdaki gerçekler. hangisini dilerse artık. *

bir de tüm "izm"lere karşı denmiş kendisi için. bu yüzden kendisini alkolizm'e davet etmeyi uygun buldum.

not: biri yüzüme profil fotoğrafımı yapıştırsa keşke. telefondan beceremedim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mualla sanırım senelerce aynı muallaklığa sebebiyet veren bir isim, aramızda mualla varsa kusura bakmasın ama ne bileyim şarkılardaki bir leyla açıklığı yok bu isimde. leylayı görünce duyunca insan anlıyor ki hattın diğer ucunda yanık biri var.

ama bu mualla kim, ne ayak?

dün gece saat 4-5 civarı olmayacak şarkılar dinliyorum, karşıma çıka çıka bu isim çıktı, bir gazapizm şarkısı. şarkı da demek doğru mu bilmiyorum, orhan veli'nin o dalgalı anlatımı yok, gazap eline geçirse dövecek kadını, öyle bir tarz?

"kendine bile katlanamayan bir adamım ben artık mualla!
anlayacağın yürekten yedik yiyeli façayı,
hani o ilk aşk dokunuşundan;
yani geç gelince yeni yetmelik ağıran saçlardan
sen kurtulursun aslında kırklanırsanda.
olsa olsa teneşir paklar beni
sonrasında kırkımdan!

kendine bile inanmayan bir adamım ben artık mualla!
tanrı var mı? yok mu?
nerdedir derdi nedir?
felsefik takılma şimdi ben kendime salıncak yapmışken alkolik efkarlanışlardan,
sallanıyoruz bak fena mı
sen kucağımda,
hayalden falan,
saçlarını da okşarım birazdan
ellerini de tutarım hatta

bozma işte fiyakasını çok durmıcak zaten kanımda
gerçi sen beni kansız da sanırdın gamsız da ama
ben içanaboşu bir türkçeyle anlatmaya çalışırken sana içimin akışını
sen fransız lügatından yan çevirmiştin hatırlarsan.

neyse ne, artık zamanlarındayız değil mi ‘artık mualla’?
bakışın fingirderken gözbebeğimin içine içine
tam belinden yakalarken hadiseyi
zorla güzellik değilse de zorbadır güzellik,
öğrenirken kaçışsız
teslim olmadım da ben esir alındım sayarsın ‘artık!kelepçelendim lan sana
iki gözün bir dizi parmaklık.

ölümüm olacaksın diye fısıldayan o ahmağı
unutmasan ne çıkardı ulan?
bilmem kaç santimden başka ne boşluk kalırdı içinde?
yüreğin çok mu doluydu, yersiz kaçtım bütün vakitlerinde?
unutkan randevulaştığın hani
hep sonradan.
kendine bile eğreti bir adamım ben artık mualla.
ellerim ceplerimde
ne zaman sokaklara serseri dalsam
aklımdasın
en saklımdasın hala
öylece ortada duran
.."

hadi bakalım, buyurun cenaze namazına seneler sonra yeniden ama bambaşka bir kimlikte ve tarzda ortaya çıkan bu mualla kim?





hiç alakasız dipçe : murteke candır ve kibariye onun elçisidir.
devamını gör...

bademciklerdeki deliklerde yemek kalıntıları, mukus, bakteri birikimi sonucu oluşan iğrenç kokulu ve beyazımsı "taşlar". bu taşlar çok sert değildir. ağızda inanılmaz kötü bir kokuya sebep olur ve ara ara bademciklerinizden çıkar, sonra tekrar oluşur. ağız ve diş sağlığınıza ne kadar dikkat ederseniz edin geçmez -taş oluşumunu geciktirir-

çok fazla bademcik iltihabı, bronşit vb. geçiren insanların bademciklerinde delikler oluşur ve bu delikler büyür. ayrıca genetik olarak bademciklerinizin zaten büyük olması da buna zemin hazırlar.

gargara geçici bir çözüm olabilir. bazı kişiler bu taşları çeşitli nesnelerle bademciklere bastırarak çıkarmaya çalışır. bademcikler hassastır, çabuk kanar. zarar vermemek için bu tarz uygulamalar yapmamalısınız. kulak-burun-boğaz doktorları bademcikleri temizleyebiliyor. tabii ki bunların hepsi geçici çözümler.
kalıcı olan tek çözüm bademcikleri aldırmak.

bademcikleri lazerle "tıraşlama" uygulaması varmış, çok bilgim olmadığı için yorum yapamıyorum. tıpkı ameliyatın riskleri olduğı gibi bu işlemin de kendine göre riskleri vardır mutlaka. doktorunuz sizin için en uygun yöntemi size söyleyecektir.

bademcik taşları ağızda kokuya neden olduğu için ağız çalkalama suyu kullanan insanlar olabiliyor. ağız çalkalama suları ağzınızdaki kötü kokuyu yok etmez, kokuya maske takar. özellikle bademciklerle ilgili bir sorunda ağız çalkalama suları tamamen etkisiz bile sayılabilir. üstelik bu suların birçoğu alkol içeriyor, alkol ağızda daha fazla kokuya sebep olabilir.

tuzlu gargara iyi gelebilir ama dediğim gibi bu sadece geçici bir çözüm.

geçmiş olsun.

ek: bende de bademcik taşı olduğundan kbb doktoruna gittim. yaşım gereği ameliyat olamayacağımı, ameliyattan sonra ölüm riski olduğunu söyledi. bademcik taşlarının çıkması için sakız çiğnememi önerdi. fakat sakız çiğnemek de pek yararlı değil bildiğiniz gibi. zaten hiçbir işe yaramıyor. bademcik taşları belli bir boyuta ulaştığında onları çıkarmanın zararsız bir yöntemini buldum ve sizinle paylaşmak istedim. sağa veya sola dönerek yatın, esneyin. eğer taşlar belli bir boyuta ulaştıysa anında çıkıyor.
devamını gör...

ulan ateist adama dua ettirecek kadar şerefsizsiniz! allah kuru ekmeğe muhtaç etsin sizi vitaminsizlikten organlarınız çürüsün.
devamını gör...

aday olarak volkan öge'nin gösterilmesini temenni ettiğim seçimdir
devamını gör...

"sussan olmuyor, susmasan olmaz. dil dursa hakim bey, tende can durmaz."
devamını gör...

üniversite hayaldir. günde sırf 11 saat bölüm dersi gördüğümü bilirim. neymiş meslek liseleri için üniversiteler açılacakmış yav he.
devamını gör...

hiç kimse elindekinin değerini bilmez. sahip olduğu sürece. ama bir gün elineden uçup gittiğinde, tek bir söz kalır; keşke
devamını gör...

bahsi geçen yer izbe ya da şehire uzak bir yer değil. hatta tam tersi, konyadaki en merkezi yer olan zafer meydanı'nın orada. gelişime müsait, şehir için gerekli olan pek çok binanın ve yeşil alanın kurulabileceği bir alan. aynı zamanda konyada bulunan önemli 2 3 tane tarihi alan, müzeler de bu bölgede kalıyor. ama gelin görün ki tamamen malum kesimin kontrolünde. ben bu tarihi yerleri gezmek amacıyla o bölgeye gittiğimde, sokak başında "buraya yanında erkek olmadan giremezsin" dediklerinde öğrendim bu acı gerçekleri. neden? diye sorduğumda da içeriden sağlam çıkmayı bırak sağ çıkamazsın, lafını işitmiştim...
insanlarla, ırklarla, siyasetle; kısacası varlıkları sınıflandıracak herhangi bir düşünce tarzıyla işim olmaz. ama ben vatandaşı olduğum ülkede, sokak başında durdurulup oraya alınmıyorsam bi yerlerde bi şeyler yanlış gidiyor demektir.
söylenecek çok söz var ama işe yaramadıktan sonra o da fuzuli kalıyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir yazar, laik devleti yıkmak için uğraştığını yazmış, laikliğin ilanı 1937.
bir yazar, şapka kanununa karşı isyan çıkaran bir lider olduğunu yazmış, ama isyanın adını yazmadığı için hangi isyanın lideri olduğunu öğrenemedik.
bir yazar, istiklal savaşı sırasında düşmanla işbirligi yaptığını yazmış, yani bu adamın vatan haini olduğu, düşman denize döküldükten 4 yıl sonra akıllarına gelmiş.
1 kasım 1925'te çıkan şapka kanunundan, bir buçuk yıl önce yazdığı "batı taklitçiliği ve şapka" adlı kitabı yüzünden mahkemeye çıkarılmış ve bu kitabı kanun çıkmadan önce yazdığı için bırakılmıştır. ama birileri kafayı taktı demekki, aynı suçlamayla yeniden mahkemeye çağrılmış ve savunma vermediği için suçlu görülüp asılmıştır.
bugün birileri, şapka giymediği için birilerinin asılmasının ne kadar saçma olduğunun farkında oldukları için başka bahaneler bulmaktalar.
devamını gör...

akıllara şunu getirmiş kasabadır.
devamını gör...

tomurcuklu çaydan sonra filiz çaya göre en çok rağbet gören çay aroması. kahvaltıda, 5 çayında veyahut akşam yemeğinden sonra demlik demlik içilir.

ister sıcağını ister soğuğunu tüketiniz.
devamını gör...

krakow. yorgunluktan bi banka oturduğum sırada çektim bu güzellikleri.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim