kişinin sağlık durumuna ilişkin pozitif beklentilerinin kişiyi olumlu etkilemesi anlamına gelmektedir. kişiye verilen ilacın etkisiz olduğu bilinmesine rağmen pozitif yönlendirmeye dayalı bir iyileşme ortaya çıkarması halidir. temel prensip kişinin istemesine bağlı olarak kendi kendisini iyileştirebilme gücüne dayalıdır.

bu etki inanmadan başaramazsın, iyi düşün iyi olsun sözlerini aklıma getiriyor.
devamını gör...

kitapta karakter gelişimi oldukça güzel ilerleyen karakter. jaime oldukça yanlış değerlendirilen bir karakter diye düşünüyorum. onu gördüğümüz ilk andan itibaren burnu havada onursuz bir adam izlemini alıyoruz ve seri boyunca bu algıdan kurtulmak mümkün olmuyor. oysa jaime sanılanın aksine oldukça onurlu bir karakter, zaafların en kötüsüne sahip olması dışında; aşk.

ned stark'ın kral eli olmayı reddedip şehirden çıkmaya çalıştığı sürece bir göz atalım. leydi catelyn stark, tyrion lannister'ı yakalamıştı ve bu durumda lannister ve starkların arasındaki ince ip kopma noktasına gelmişti. meydanın orta yerinde ned stark, jaime lannister ve adamları tarafından ablukaya alındı ve kısa bir dövüş sahnesi izledik. jaime, ned ile birebir karşılaşma niyetindeydi ama ned başka bir lannister askeri tarafından arkadan bacağına darbe aldı ve jaime bu durumda onunla dövüşmeyi hatta onu öldürmeyi reddetti çünkü bu onursuzcaydı. kardeşinin hayatı söz konusu olsa bile onurundan vazgeçmedi.

şimdi daha geriye gidelim ve baratheon isyanına göz atalım. onuru ile tanıdığımız ned stark, tower of joy'da kız kardeşi lyanna stark'a ulaşabilmek için kral muhafızları ile çarpışmak zorunda kalmıştı. bu mücadelede ned stark, şafak kılıcı olarak bildiğimiz arthur dayne'i yenebilmek için onursuz olarak tanımladığımız jaime'nin bile yapmayacağı bir şey yaptı; howland reed tarafından sırtından yaralanan arthur dayne'e saldırdı ve onu bu şekilde yenebildi.

kral katili meselesine gelirsek eğer; jaime bu yüzden onursuz olarak adlandırılsa bile komik olan şey, ona onursuz diyenlerin hayatını kurtarmak için yeminini çiğnemiş olmasıdır. deli kral'ın son sözlerini muhakkak hatırlarsınız: "burn them all"

onu daima koruyacağınıza yemin ettiğiniz kral, çılgın ateş ile tüm şehri yakmayı planlıyor, bu durumda hangisi daha onursuzca olurdu; artık yönetebilecek kadar aklî dengesi yerinde olmayan bir kralın emrine uyarak masum insanların ölmesine izin vermek mi yoksa aptalca bir yemini çiğneyip binlerce insanın yaşamı karşılığında bir insanı öldürmek mi?

jaime, aşk uğruna aptalca kararlar veren bir karakter olabilir ama söz konusu onur olduğunda onu bu kadar hor görmek yanlış olacaktır. ne olursa olsun sırtında onlarca yük olan bir karakter ve onu savaşmaktan başka bir şey bilmeyen, derinliğe sahip olmayan ve kız kardeşinin peşinde sürüklenen bir figür olarak görmek karaktere büyük bir haksızlık.
devamını gör...

pek olanaklı görünmese de sinir ve stresi en az düzeye indirmek kesinlikle kişinin kendi elindedir. bazı şeylerin kontrolü bize aittir. bazı şeylerin ise değil. bir gerçek ki yaşanan stres çoğunlukla kontrolümüzün dışındaki olaylardan kaynaklanmaktadır.

irademize bağlı olan şeyleri değiştirebildiğimiz için onlarla huzursuz olmamız bir zayıflıktır. bağlı olmayanlardan dolayı huzursuz olmak ise anlamsızdır. çünkü irademiz dışındadır. şikayet etmeden olgunlukla kabullenmek ise en akıllıcadır.
size hiç görmediğim öğretmenim olan güzel epiktetos'dan güzel bir alıntı bırakıyorum.

dünyada olup biten şeylerin bir kısmı bizim elimizdedir, bir kısmı da elimizde değildir. elimizde olanlar fikirlerimiz, yaşayışımız, arzularımız, eğilimlerimiz, nefretlerimiz bir kelimeyle bütün hareketlerimizdir. elimizde olmayanlar; eşya, mülk, şöhret, mevki gibi şeylerdir. elimizde olanlar tabiatları gereği özgürdürler, hiçbir şey onları durduramadığı gibi onlara engel de olamaz. elimizde olmayanlar ise zayıf, boyunduruk altında, binlerce engel ve terslik içinde olup bütün bütün bize aykırıdırlar. o halde hatırla ki tabiatları icabı esir olanları hür ve sana bağlı zannediyorsan her adımda engellere rastlayacak, kırılacak ve tanrı'dan da, insanlardan da şikayet edeceksin. buna karşılık, sen senin olanı benimser ve başkasının olanı da başkasının iradesinde sayarsan, o zaman kimse sana istemediğini yaptıramadığı gibi, istediğini de yapmana engel olamaz.
kaynak
devamını gör...

türkiye'nin dört bir yanından gelenlerin doluştuğu odalar olduğundan böyle bir gerçekle karşılaşıyoruz.

aynı zamanda bir aydır bulunduğum odada yaptığım genel bir analizin sonucudur. var böyle bir şey. beş kişilik bir odada kalıyorum.

birinci yatakta anadolu'nun doğusundan gelen tam da kendi kültürünü dolu dolu yaşayan tesettürlü, namazında niyazında rabiasu var. sonuna su adını kim eklemiş diye sorduğumda ailem çağa ayak uydurmak adına eklemiş dedi ama özünde yine arapça ismi de ihmal etmemişler. nihayetinde arapça isim çokomelli. kur'anda yazması gerek. onun dışında kendisi odamızın şule yüksel şenler'i olur. tek müslüman kendisi olduğu için tam bir mücahide gibi davranıyor. vaaz falan veriyor. odanın içine şeriat getirme gibi planları mevcut, bu plana karşı kara ayrağımızı diktik bekliyoruz ne yapalım.

ikinci yatakta ise ateist, feminist, üç yavru kedisi olan ve evet evet mor saçlı izmirli pelinsu var. feyza altun kitaplarıyla dolu masası. atatürkçü kolyesi ve dövmesiyle en büyük hayali anıtkabirde sevgili ile el ele çekilmiş bir fotoğrafı instagram story'sine atmak. sokakta yürürken kendisine bağyan diye seslenen dayılara dönüp "bayan değil kadın" diye ders vermek âdeta hobisi olmuş artık. ancak şunu belirtmeliyim ki mervelere gidiyorum falan demiyor direkt berkecanlara gidiyorum daddy diyor ve telefonu kapıyor.

üçüncü yatakta ülkücü bir ablamız var adı asena maşşallah sürekli uluyor. alın, yanak, kol, bel her yerde bozkurt işareti var. hep kırmızı beyaz kombini yapıyor. türkeş'ten nağmeler atsız'dan dizeler, kız orgazmini böyle yaşıyor resmen. biyosunda " kalbi kürşad olanın yari asena olsun," yazıyor hilal bıyıklı aslanlara bir çağrı ki kızın bıyıkları çıkarken bile hilal şeklini alarak çıkıyor. sübhanallah.

dördüncü yatakta ise anadolu'nun ortalarından gelmiş deniz hasretiyle yanan deist bir kız var adı doğa. bağ bahçe orman dolaşıp evrenle alışveriş derdinde. evrene pozitif enerji yayıp pozitif enerji alıyor. yoga yapıyor, vegan aynı zamanda. oda da günde üç kez 'ommm' sesi duymaya alıştık sayılır. burçlara feci ilgisi var gelecekte ünlü bir astrolog olmayı planlıyor.

beşinci yatakta da ben varım. şimdi benim durum daha sıkıntılı. anarşistim ben ne milli ne dini değerlerim yok. bomboş dümdük insanım. hepsi kendi fanatikliğinden ortaya bir şey koyuyorlar bana gelince mal gibi bakışıyorum hepsiyle. 'yani doğduk yaşıyoruz bir gün de ölücez' deyip susmayı tercih ediyorum.

durumlar karışık. çok kozmopolit bir oda. nasıl olacak bilmiyorum ama neyse şu an idare ediyoruz bi şekil.
devamını gör...

patti'nin horses albümüne kadar yaşadıklarının yanı sıra hem bu yolda tanıştığı, ilham aldığı şairler, hem albümün kapağının yaratıcısı ve hem de uzun yıllar yol arkadaşı ve en büyük destekçisi olmuş robert mapplethorpe'dan bahsettiğimiz bu sohbeti umarım beğenirsiniz.saatler 22:00'ı gösterdiğinde kahvenizi, çayınızı alın gelin! tütünü unutmayın.*
devamını gör...

yolumu kestiği yetmiyormuş gibi, üstüme yürüyor bir de.. ancak bu kadar aktarabildim dostlar. idare edin.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

en geç 2,3 senede bir yaşadıģım durumdur. gerek kendimi bir yere ait hissetmememden ötürü gerek zorunlu durumlardan dolayi her sene ya da 2,3 senede bir şehir değiştiriyorum. seviyorum da bu durumu ama sevdiklerinden ayrılmak zor azizim, zor.
devamını gör...

kendisini şu şarkıyla tanıdığım, başlığı görene kadar da unuttuğumu farkettiğim abla. *

ekleme: güzel de bir apla;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aslında kıbrıs rum'u olan ama yunanistan'da ünlenen, bir kere dinledimi bırakılmayan mükemmel bir sese sahip şarkıdır.

devamını gör...

sözlüğün önünü kesen bir isim olmuş. aynı durmuş nakliyat gibi dersem ne dediğimi anlarsınız.
devamını gör...

katılamayacağım başlıktır. uzaktan eğitimi sadece okuldan bağımı koparmayayım, derslere bağlı kalayım diye devam ettiriyorum. zaten internet sıkıntıları, sistemin çökmesi ve derslerin anlaşılmaması çok büyük bir gerçek. şahsen bu süreçte yorulduğum kadar yüz yüze eğitimde yorulmamışımdır. insanı çok yıpratıyor.
(bkz: uzaktan eğitim)
devamını gör...

hep derim, yine diyeceğim. ben 91 doğumlu bir vatandaşım. yazları kuran kursuna giderdim, gecekondu mahallesinde büyüdüm, en çok sevdiğim şey ramazan ayında teravih namazına gitmektir, dini konulara her zaman meraklıyım, severim, açıkçası maneviyatla ilgili ergenlik dışında bir derdim olmadı. ancak bu adamlar beni dinden imandan çıkardı artık. tesettürlü kadın gördüğümde bile hınçla doluyorum. annem hep yazma örterdi, anneannem babaannem falan hep kapalı yani. ama bakın gerçekten ben bile bu hale geldim. dine, inanca en büyük zararı bu herifler verdi ülkede. belki kula bakıp allah'ı suçlamak oluyor bu, yanlış ama hakikaten içimden hiçbir şey gelmiyor. camiye gittiğimde ben bu adamların siyasi propagandasını duymak istemiyorum. bunlar bitmezse müslümanlık bitecek bu ülkede. kendi güruhlarının zaten ne halt olduğu belli, hepsi kürşat gibi. ay çok küfredesim geldi. alüminyum hepsinin.
devamını gör...

sabahın köründe çekmece karıştırmak... ne var yani, ne olabilir orda sabah sabah adam, yat da bi uyu daa.*
devamını gör...

kendimizi saldığımız ve hayatımızı kaydırdığımız dönemlerde giydiğimiz ve evden çıkmayıp pijama üzerine geçirdiğimiz salaş hırka.
devamını gör...

yaptıklarımdan dolayı özür dilerim.
devamını gör...

artık bazı şeylerin değişmesi gerektiğine karar verdim.

insanlar beni juanamaryat olarak çok kötü tanıdı. ben sadece kendi doğrularımı savundum. en sonki yanlış anlamadan sonra bu mahlasla daha fazla duramazdım.

bundan sonra tanımlarıma gerçekten çok dikkat edeceğim. herkese söz veriyorum. yeni bir başlangıç olur benim için.

lütfen beni affedin dostlarım.
devamını gör...

bir yardım çağrısı.

forumsal başlıklar açmazsak güzel olur tabi.

konuya gelirsek... bu kadar uzun süreyi geçirmek için en iyi klasik yöntemler kitap okumak, öğrenciyseniz ders çalışmak, uyumak, bulmaca çözmek, dışarıyı izleyerek müzik dinlemek... hatta bir rubik küp alıp onu çözmeye bile uğraşabilirsiniz. epeyce oyalayacaktır eğer konuyla ilgili tecrübeniz yoksa.
devamını gör...

artık hiçbir şey için heyecanlanmıyorum.
en ilginç, şaşırtıcı olayda bile olur öyle şeyler çok da şey yapmamak lazım kafasındayım.

bir de şey var; film karakterleriyle konuşuyorum +45 teyzeler gibi. gecen gun mesela gangsterlerin cirit attığı bir film izledim. adamlara akıl veriyorum, şöyle yap boyle yap falan diyorum. delirdim sanırım.*
devamını gör...

güneş'e yakınlık bakımından ilk sırada olan ve gözlediğimiz hareketi ile genel görelilik teorisinin kanıtlarından biri sayılan gezegen.

hakkındaki birtakım bilgilere yukarıda değinildiğinden ben sadece genel görelilik olayından bahsedeceğim.

merkür, klasik fizik ya da newton mekaniği ile açıklanamayan bir yörünge hareketine sahiptir. yörüngesinde dolanırken tuhaf bir devinim yapar. uzunca bir süre bunun nedeninin, merkür ile güneş arasında bulunan ve hatta kendisine vulcan diye bir de isim koyulan farazi bir gezegen olduğu sanılmıştı.

ancak genel göreliliğin ortaya çıkması bu sorunu çözdü. merkür'ün yaptığı ve literatürdeki ismi "enberi noktasının presesyonu" olan bu garip "yalpalama"nın nedeni, güneş'in kütlesinin uzayda ortaya çıkardığı bükülmeydi. diğer gezegenler de aslında benzer yalpalamalar yapıyordu ama merkür güneş'e en yakın gezegen olduğundan onun bu hareketi çok daha belirgindi.

***

az daha detay isteyenlere;

normal şartlarda sistemdeki tüm gezegenlerin birbiri üzerinde az da olsa çekim etkileri olur. doğal olarak merkür de bu durumdan muaf değildir.

merkür'ün yörüngesi, oldukça basık bir elips şeklindedir. aşağıdaki görseldeki siyah çizgi, elipsin "yarı büyük eksen" uzunluğudur:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

işte merkür yörüngesine ait olan elipsin bu siyah çizgiyle temsil edilen eksen doğrultusu, güneş etrafında dolanırken sürekli olarak yön değiştirir ve bir ötelenme hareketi yapar. yani yörüngenin zaman içerisindeki doğrultusu, şu temsili resimdeki gibi sürekli olarak değişir:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel, rasyonalist. org'dan alıntıdır.)

yukarıda enberi noktasının presesyonu olarak bahsettiğim hareketin açıklaması budur.

sistemdeki diğer gezegenlerde de bu etki görülür ama çok daha belirsizdir. bu nedenle newton' un hareket yasaları ile açıklanabilirler. ancak merkür'ün yüz yılda 574 yay saniyesi olarak yaptığı bu hareketi newton yasaları ile açıklamaya çalışınca 43 yay saniyelik bir "artık presesyon" çıkar ortaya. vulcan adlı hayali gezegenin varlığına inanılmasının nedeni, bu fazladan kaymanın orada bulunan başka bir cisim nedeniyle ortaya çıktığına inanılmasıydı. o cismin çekim kuvveti nedeniyle merkür bu şekilde fazladan bir yalpalama yapıyor olmalı diye düşünülmüştü.

genel görelilik, bu hareketteki fazladan 43 yay saniyesinin nedenini başarılı şekilde açıkladı. diğer gezegenlerde durumun bu kadar göze batmama nedeni, merkür yörüngesinin eksantriklik değerinin, diğer gezegenlerden farklı olarak yörüngeyi oldukça basık bir elips haline getirmesi ve gezegenin diğer gezegenlere kıyasla, güneş'e olan fazla yakınlığıdır.
devamını gör...

1964 yılında kahramanmaraşın afşin ilçesinde doğmuş ,asıl adı şerif cırık, çok değerli türk halk müziği sanatçılarımızdandır.
aşık mahzuni'nin 453 plağı, 58 kasedi ve yayımlanmış 8 adet kitabı bulunmakla beraber bir çok değerli türk sanatçı ile ortak projeler yürüşmüştür, düetler yapmıştır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim