kupa üzerine çizim sayılır mı?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bi video düştü geçenlerde, adamcağız yerde dizlerinin üzerinde, omzundan derisini kopartırcasına biri tutuyo, bi kadın avazı çıktığı kadar tecavüz etmeye çalıştı diyo. bu kadar kolay mı ya iftira atmak, önüne, arkasına bakmadan suçlamak? sonrasında ortaya çıktı ki, yanında çalışan özbek bi kadınla para konusunda anlaşamamışlar ve kadın istediğim parayı vermezsen rezil ederim demiş, tüm olay bundan ibaret. cezasını vermek size mi kaldı diyeceğim ama ne yazık ki geldiğimiz nokta bu, insanların tahammülü de kalmadı, yargısız infaz. şimdi o adam o videodaki herkese ömür boyu ödeyemecekleri kadar büyük bi tazminat davası açarsa haksız mı?
devamını gör...

ılk işim büyük bir kitaplık yaptırmak olurdu. kendi kutuphanemi yapardım. balkonumu da çeşit çeşit kaktuslerle donatırdım. az ve öz eşyalarla döşerdim. evin her bir duvarını farklı renklerde boyardim.

t: var bir hayalimiz diyeceğimiz başlık.
devamını gör...

-çiçek bozuğu yüzler
-cepteki üç beş kopek
....verst uzaklıktaki kaplıcalar
-troyka ve briçkalar
ve olmazsa olmaz, 12. dereceden memur.
devamını gör...

düşünceler göklere yükseliyor, fakat vücut toprağa bağlı. tek tek koparılması kolay olan milyonlarca iplikle bağlı.*

oğuz atay- tutunamayanlar
devamını gör...

üniversite yıllarında uygulamaya başladığım ve hala da zaman zaman yaptığım movie frenzy etkinliği ile eşzamanlı başlattığım etkinliktir.

book frenzy’nin movie frenzy’den daha keyifli olduğunu söyleyebilirim. tek günlük bir etkinlik olan book frenzy’yi gerçekleştirmek için kişinin ihtiyaç duyacağı şeyler bir günlük bir zaman dilimi, yeterli miktarda para ve boş bir sırt çantasıdır.

bu etkinlik için ufak bir ön çalışma olarak şehirdeki kitapevleri ve sahaflar belirlenirse daha az yorulmak mümkün olacaktır.

book frenzy için özellikle sahafları gezmeye başlıyoruz mümkün olan en erken saatte. ve beğendiğimiz kitapları satın alarak sırt çantası dolana kadar bu yolculuğa devam ediyoruz.

her görülen kitabın alınmamasında fayda var elbette çünkü etkinlik sırt çantasının kapasitesi ile sınırlı olacak. gün sonunda yeterince sahaf gezilip sırt çantası tıka basa kitapla dolduktan sonra tercihen sessiz ve tenha bir kafede ganimetler elden geçirilerek book frenzy tamamlanabilir.

insanı yenileyen ve özgür bırakan bir etkinlik olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. kafa sözlük rütbem olan bibliyofil unvanını kazanmayı hak etmemde bu etkinliğin büyük payı olduğunu söyleyebilirim.
devamını gör...

fenerbahçe spor kulübü resmi twitter hesabından 1959 öncesi şampiyonlukların sayılması için resmi girişimde bulunmasını duyurması.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kaynak
devamını gör...

bu aralar cinayet belgesellerine merak salmış bir hukuk fakültesi öğrencisi olarak kanımı donduran vahşi bir cinayetti.

sizlere cinayetten kısaca bahsetmem gerekirse; 20 aralık 1996'da fransız asıllı 39 yaşındaki film yapımcısı sophie toscan du plantier; noel'i geçirmek için gittiği irlanda kırsalındaki evinin gidiş yolunda ölü bulunur. 100 yılı aşkındır cinayet işlenmeyen ve sakin bir kasaba olan schull bir anda tüm dünyanın ilgi odağı olur. yerel bir gazeteci olan ingiliz ıan bailey irlanda polis teşkilatı garda tarafından şüpheli olarak iki kez gözaltına alınsa da yeterli delil bulunamadığı için serbest bırakılır. (ıan bailey'in cinayet saatlerinde nerede olduğunu kanıtlayamaması, yüzündeki ve ellerindeki çizikler, cinayet gününden birkaç gün sonra evinin bahçesinde kendine ait bazı kıyafetleri yakması, sophie'nin yakın arkadaşlarına kasabadaki bir gazetecinin kendisiyle görüşmek için ısrar ettiğini söylemesi... vb. kanıtlar ingiliz hukuk sistemine göre ya ikinci kanıt sayılmıştır ya da hiç kanıtlanamamıştır.) ingiliz hukuk sisteminin annesinin katilini cezalandırmaya elverişli yasalarının olmadığını düşünen sophie'nin oğlu pierre-louis baudey, fransız mahkemelerinde annesinin katili olduğuna inandığı ıan bailey'e karşı dava açar. ıan bailey duruşmalara katılmaz ve mahkeme tarafından gıyabında (in absentia) duruşmalar görülür. 2019 yılında ıan bailey 25 yıl hapis alır ama irlanda yüksek mahkemesi 2020 yılında iade edilemeyeceğine hükmeder.

netflix'te sophie'nin hayatı ve karakteri, cinayetin soruşturma aşamaları, mahkeme kayıtları, olağan şüphelilerin elenmesi gibi birsürü detayın anlatıldığı 3 bölümlük 'sophie toscan du plantier cinayeti' mini belgesel dizisini herkese tavsiye ederim. herkese iyi seyirler dostlarım :(
devamını gör...

üniversitedeyken eğitim derslerinden birinde final notları çekiliyordu. enayinin biri 30 sayfa not tutmuş deyip herkes gülüyordu. para aldılar benden de. neyse notlar geldi bir baktım benim defterim. enayiliğime mi yanayım kendi notlarıma para verdiğime mi yanayım defterimi çaldıklarına mı yanayım bilemedim.
devamını gör...

benim de sahip olduğum birkaç garip fobi:

eisoptrophobia: ayna fobisi
anablephobia: yukarı bakma fobisi
astraphobia: gök gürültüsü ve şimşek fobisi
atychiphobia: başarısız olma fobisi
catagelophobia: küçük düşme fobisi
coulrophobia: palyaço fobisi
phobophobia: fobi sahibi olma fobisi

bunlar daha önce az da olsa başka insanlarda da rastladığım fobilerdi. aşağıdakiler ise başka kimsede rastlamadığım, hiçbir yerde de benzerini göremediğim fobiler:

perde fobisi (beyaz güneşlik perdeye asla uzun süre bakmam)
koltuk fobisi (içinde bir koltuk olan odada yalnız isem asla koltuğa oturmam, ona en uzak yerde dururum. odada birkaç kişi varsa koltuğa oturan tek kişi asla olmam)
tavan fobisi (yukarı bakma fobisinin modifiye hali. kapalı alanlarda tavana mümkün olduğu kadar bakmam, bakacaksam da odanın köşesinde durup bakarım, tüm odayı görüş alanıma alırım)
bir de adını koyamadığım bir fobi var. herhangi bir yerde asla ortada bir yere oturamama fobisi diyebilirim illaki bi isim vermem gerekiyorsa. herhangi bir yerde asla orta bir yere oturmam, zorunda değilsem. zorundaysam da huzursuzluktan içim içimi kemirir. kenarlara ve köşelere oturmayı tercih ederim.
devamını gör...

az önce tolstoy'un anna karanina'sını bitirdikten sonra aklıma gelen düşünce. ağzımdaki cold brew colombia kahvemi püskürttüm bu aydınlanmayı yaşadığımda.

türküyü söyleyen şahıs "drama köprüsü bre hasan dardır geçilmez" diyor. koskoca köprü abi.. nasıl geçilmez, adamlar koskoca köprüyü boydan boya bir kişi geçsin diye yapmış olamaz. böyle saçma sapan bir şey olabilir mi.. muhakkak hgs vardır orada. hasan da hgs taktırmadığı için geçememiştir muhtemelen. aslında türkü baya acıklıymış böyle bakınca.

ne acılar saklı şu canına yandığımın türkülerinde...
devamını gör...

her gün pringles yiyen insanlar zengindir.
devamını gör...

bayram harçlığı etkisi yaratan yayındır. konseptinize sağlık.
devamını gör...

biraz kibirli gelebilir kulağa ama bazen arkadaş hatırına kahveye kağıt oynamaya gidince insanın aklından ulan benim burada ne işim var cümlesi geçiyor.

orijinal tanım: (bkz: odadaki en zeki insansan yanlış odadasın demektir)
devamını gör...

benim kedim eğer kumunu temizlemeyi biraz ihmal edersem halının üzerine kakasını yapacakmış gibi yapıp beni tehdit ederdi. yaptığı en anormal şey buydu. ben nöbetten döndüğüm zamanlarda birkaç saat benimle küs kalması da ikinci sıraya oturur.
devamını gör...

mirasbırakan kişiye ne denir?
devamını gör...

gelmemesi taraftarıydım bugüne kadar.bugun bir başlıkta o kadar alakasız ve yanlış tanımlar gördüm ki gerçekten de olmalıymış diye düşündüm.tabi kullanımının hakkaniyetli olmasını beklemiyorum malum.
devamını gör...

the witcher 3 wild hunt soundtrack’i olan bu şarkıyı dinlerken o han içinde hissederiz kendimizi. şarkı insanı alır uzaklara götürür. priscilla’s song günümüzde hasret çeken aşıkların şarkısı olmuştur.

not: çevirilerde “in context” denilen bir husus vardır. kelimeler bulundukları cümleye göre farklı anlamlar kazanır. kimi yazar google translate ile düz çeviri yapıyor... şarkının hikayesine gelince; normal bir insan olmayan canavar avcısı gerald’ın sevgilisi yennefer’e duygularını gösterme imkanı yoktur. yennefer tribini atınca gerald “eğer sana olan sevdamı görmek istiyorsan sök al kalbimi” der. gerald ile yennefer'in aşk şarkısı olarak yazılır, priscilla da söyler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ural-altay dil ailesinin türk dilleri gibi altay koluna mensup olduğu birçok dil bilimci tarafından kabul edilen, ada ülkesi olan japonya'da konuşulduğu için rafine kalabilmiş, kadim dillerdendir. sondan eklemelidir. bu nedenle anadili türkçe olup öğrenmek isteyenler alfabe engelini aştıktan sonra çatır çatır öğrenir derler.

benzer kelimelerimize örnek de vereyim:

şaşı-şaşi
yaka-yoko
kara-kuro
yukarı-yuka
iyi-ii.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim