sigmund freud alıntıları
kişiliğin 5 farklı dönemden geçerek geliştiğini öne süren psikoanalitik kuram'ın kurucusu olan sigmund freud’un kitaplarından alıntılar…
kavga etmek yerine küfretmeyi seçen ilk insan uygarlığın kurucusuydu.
henüz yanıtlanamamış ve kadın ruhuyla ilgili otuz yıl süren araştırmalarıma karşın benim de yanıtlamayı başaramadığım çok önemli bir soru var: kadın ne ister?
erkek çocuklarda saçma veya aptalca şeyler yapma eğilimi doğrudan doğruya anlamsızlıktan alınan hazdan kaynaklanmaktadır.
bilgi hazinelerine ulaşabilen insanların sayısı ne kadar artarsa, dini inançlardan kopuş da o kadar yaygınlaşır.
mutluluk, pantolona işemek gibidir. ıslaklığı herkes görür ama sıcaklığı yalnız sen hissedersin.
bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun.
eğer öpecek bir şeyiniz yoksa, sigara içmeniz kaçınılmazdır.
tabu polenezya dilinde bir kelimedir. bizim için tercüme edilmesinin zorluğu, bu konseptin bizi artık etkileyemediğinden kaynaklanmaktadır.
hiçbir erkek birlikte olmak istemeyeceği bir kızla yakın arkadaş olmak istemez.
insanlar sizi eskisi gibi kullanamadığında, değiştiğinizi söylerler.
mutsuzluğu tatmadan, hep mutlu olmak istersin. oysa nelerin seni mutsuz ettiğini bilmeden, nelerle mutlu olacağını bilemezsin.
insanların çoğu özgürlüğü gerçekten istemezler; çünkü özgürlük sorumluluk gerektirir ve insanların çoğu da bundan korkar.
sinir hastalığı belirsizliğe tolerans gösterememektir.
bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğinizde ilk vazgeçeceği kişi siz olursunuz.
elde ettiğimiz başarıların peygamber veya tanrıların başarılarıyla boy ölçüşebileceğini zannetmiyorum. nitekim meryem ana'nın mucizelerine inanan insan sayısı, bilinçdışının varlığına inanan insan sayısından çok çok daha fazla.
yetişkin bir kadının cinsel hayatı, psikoloji bilimi için “karanlık bir kıta”dır.
insan mutlu olmak ister; bu yüzden berbat haldedir.
birine duyduğunuz sevgi ve sinir doğru orantılıdır. en çok sevdiğiniz insana herkesten çok sinirlenirsiniz.
aşk yoktur libido vardır.
din, toplumsal obsesyonlarımız; obsesyonlarımız ise bireysel dinimizdir.
erkek sevdiği zaman arzu yoktur; arzuladığı zaman ise, aşk yoktur.
kendini öldürme arzusu, daha derinde; başkalarını öldürme arzusunun projeksiyonudur.
dinler, kendilerini sevgi ve merhamet dini olarak tanımlasalar dahi, onlara inanmayan insanlara karşı sert ve acımasızdırlar.
sanat, çocukluk tecrübelerinin büyüklüğe aktarılmasıdır.
ismini unuttuğunuz kişi hakkında muhakkak olumsuz bir düşünceniz vardır.
eğer bir adam herhangi bir dini öğretinin öne sürdüğü tüm saçmalıkları sorgulamaksızın kabul ediyor ve hatta bunlar arasındaki çelişkileri görmezden geliyorsa, o zaman bu adamın zekasından şüphe edebiliriz.
her insan gördüğü rüyanın tabiridir.
hem psikolojik hem de biyolojik anlamda, insanlarda ne saf bir erkeksilik ne de saf bir kadınsılık vardır.
özgürlük medeniyetin insana bir armağanı değildir. hiç medeniyet yokken insanoğlu çok daha özgürdü.
dinlerin son zemini, insanın çocuksu çaresizliğidir.
kadınları çözmeye çalışmak, bir labirenti düz yola çevirmek gibidir.
zayıf noktalarınızdan güçlü taraflarınız doğacaktır.
bir puro, bazen sadece bir purodur. (gay olmakla alakası yoktur).
istediğin şeyi elde edemiyorsan, elde ettiğin şeyi isteyeceksin.
siz cevaplar bulmaya çalışıyorsunuz, biz ise daha çok soru sormak niyetindeyiz.
tüm kalbimle şuna inanmaktan kendimi alamıyorum: birkaç istisna dışında, sevgili insan kardeşlerim beş para etmez, değersiz varlıklardır.
insanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve kronik şüpheci olmayı öğrenir. bu gerçekleştiğinde artık ne yazık ki çok geçtir. insanların “tecrübe” dediği şey budur. kalbiyle bağlantısını kesmiş bir insana “tecrübeli” denir.
evrendeki en büyük gösteri, sen aklını keşfettiğin an başlar.
köpekler arkadaşlarını sever, düşmanlarını ısırırlar. insanlar ise tamamen farklıdır: saf ve karşılıksız sevgiyi beceremezler. kişisel ilişkilerindeyse sevgi ve nefreti karıştırıp dururlar.
mutluluk dediğimiz şey, yoğun bir şekilde bastırılmış ve engellenmiş olan ihtiyaçların kısa süreliğine tatmin edilmesinden başka bir şey değildir.
ruhunun derinliklerine in ve ilk önce kendini tanımayı öğren. bunu yaptıktan sonra, bu hastalığa neden yakalandığını anlayacak ve belki de bir daha hastalanmayacaksın.
bir insan bir yere bakıyorsa orada ilgilendiği bir şey vardır. bir insan bir yere hiç bakmıyorsa orada ilgilendiği bir şey kesinlikle vardır.
vicdan dediğimiz şey, içimizde alevlenen belli bir arzunun, dış dünya tarafından reddedildiğinin iç dünyamız tarafından algılanmasıdır.
“söz” ile “sihir” başlangıçta aynı şeylerdi. kelimelerin sihirli güçleri vardı.
beklemesini bilen bir insanın hiç bir şeyden taviz vermesine gerek yoktur.
sevildiğinden emin olunca, insan ne kadar da cüretkar oluyor.
özür dilemek, sizin haksız olduğunuz manasına gelmez. karşınızdaki insana verdiğiniz değerin, egonuzdan yüksek olduğunu gösterir.
kavga etmek yerine küfretmeyi seçen ilk insan uygarlığın kurucusuydu.
henüz yanıtlanamamış ve kadın ruhuyla ilgili otuz yıl süren araştırmalarıma karşın benim de yanıtlamayı başaramadığım çok önemli bir soru var: kadın ne ister?
erkek çocuklarda saçma veya aptalca şeyler yapma eğilimi doğrudan doğruya anlamsızlıktan alınan hazdan kaynaklanmaktadır.
bilgi hazinelerine ulaşabilen insanların sayısı ne kadar artarsa, dini inançlardan kopuş da o kadar yaygınlaşır.
mutluluk, pantolona işemek gibidir. ıslaklığı herkes görür ama sıcaklığı yalnız sen hissedersin.
bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun.
eğer öpecek bir şeyiniz yoksa, sigara içmeniz kaçınılmazdır.
tabu polenezya dilinde bir kelimedir. bizim için tercüme edilmesinin zorluğu, bu konseptin bizi artık etkileyemediğinden kaynaklanmaktadır.
hiçbir erkek birlikte olmak istemeyeceği bir kızla yakın arkadaş olmak istemez.
insanlar sizi eskisi gibi kullanamadığında, değiştiğinizi söylerler.
mutsuzluğu tatmadan, hep mutlu olmak istersin. oysa nelerin seni mutsuz ettiğini bilmeden, nelerle mutlu olacağını bilemezsin.
insanların çoğu özgürlüğü gerçekten istemezler; çünkü özgürlük sorumluluk gerektirir ve insanların çoğu da bundan korkar.
sinir hastalığı belirsizliğe tolerans gösterememektir.
bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğinizde ilk vazgeçeceği kişi siz olursunuz.
elde ettiğimiz başarıların peygamber veya tanrıların başarılarıyla boy ölçüşebileceğini zannetmiyorum. nitekim meryem ana'nın mucizelerine inanan insan sayısı, bilinçdışının varlığına inanan insan sayısından çok çok daha fazla.
yetişkin bir kadının cinsel hayatı, psikoloji bilimi için “karanlık bir kıta”dır.
insan mutlu olmak ister; bu yüzden berbat haldedir.
birine duyduğunuz sevgi ve sinir doğru orantılıdır. en çok sevdiğiniz insana herkesten çok sinirlenirsiniz.
aşk yoktur libido vardır.
din, toplumsal obsesyonlarımız; obsesyonlarımız ise bireysel dinimizdir.
erkek sevdiği zaman arzu yoktur; arzuladığı zaman ise, aşk yoktur.
kendini öldürme arzusu, daha derinde; başkalarını öldürme arzusunun projeksiyonudur.
dinler, kendilerini sevgi ve merhamet dini olarak tanımlasalar dahi, onlara inanmayan insanlara karşı sert ve acımasızdırlar.
sanat, çocukluk tecrübelerinin büyüklüğe aktarılmasıdır.
ismini unuttuğunuz kişi hakkında muhakkak olumsuz bir düşünceniz vardır.
eğer bir adam herhangi bir dini öğretinin öne sürdüğü tüm saçmalıkları sorgulamaksızın kabul ediyor ve hatta bunlar arasındaki çelişkileri görmezden geliyorsa, o zaman bu adamın zekasından şüphe edebiliriz.
her insan gördüğü rüyanın tabiridir.
hem psikolojik hem de biyolojik anlamda, insanlarda ne saf bir erkeksilik ne de saf bir kadınsılık vardır.
özgürlük medeniyetin insana bir armağanı değildir. hiç medeniyet yokken insanoğlu çok daha özgürdü.
dinlerin son zemini, insanın çocuksu çaresizliğidir.
kadınları çözmeye çalışmak, bir labirenti düz yola çevirmek gibidir.
zayıf noktalarınızdan güçlü taraflarınız doğacaktır.
bir puro, bazen sadece bir purodur. (gay olmakla alakası yoktur).
istediğin şeyi elde edemiyorsan, elde ettiğin şeyi isteyeceksin.
siz cevaplar bulmaya çalışıyorsunuz, biz ise daha çok soru sormak niyetindeyiz.
tüm kalbimle şuna inanmaktan kendimi alamıyorum: birkaç istisna dışında, sevgili insan kardeşlerim beş para etmez, değersiz varlıklardır.
insanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve kronik şüpheci olmayı öğrenir. bu gerçekleştiğinde artık ne yazık ki çok geçtir. insanların “tecrübe” dediği şey budur. kalbiyle bağlantısını kesmiş bir insana “tecrübeli” denir.
evrendeki en büyük gösteri, sen aklını keşfettiğin an başlar.
köpekler arkadaşlarını sever, düşmanlarını ısırırlar. insanlar ise tamamen farklıdır: saf ve karşılıksız sevgiyi beceremezler. kişisel ilişkilerindeyse sevgi ve nefreti karıştırıp dururlar.
mutluluk dediğimiz şey, yoğun bir şekilde bastırılmış ve engellenmiş olan ihtiyaçların kısa süreliğine tatmin edilmesinden başka bir şey değildir.
ruhunun derinliklerine in ve ilk önce kendini tanımayı öğren. bunu yaptıktan sonra, bu hastalığa neden yakalandığını anlayacak ve belki de bir daha hastalanmayacaksın.
bir insan bir yere bakıyorsa orada ilgilendiği bir şey vardır. bir insan bir yere hiç bakmıyorsa orada ilgilendiği bir şey kesinlikle vardır.
vicdan dediğimiz şey, içimizde alevlenen belli bir arzunun, dış dünya tarafından reddedildiğinin iç dünyamız tarafından algılanmasıdır.
“söz” ile “sihir” başlangıçta aynı şeylerdi. kelimelerin sihirli güçleri vardı.
beklemesini bilen bir insanın hiç bir şeyden taviz vermesine gerek yoktur.
sevildiğinden emin olunca, insan ne kadar da cüretkar oluyor.
özür dilemek, sizin haksız olduğunuz manasına gelmez. karşınızdaki insana verdiğiniz değerin, egonuzdan yüksek olduğunu gösterir.
devamını gör...
sabetay sevi
museviler 17. yüzyılda doğu avrupa'da büyük baskı görmüşler ve sıkıntıya düşmüşlerdir. museviler, kendi mesihlerini beklemekteydiler. iyi bir hatip ve musevi teolojisine hakim biri olan sabetay sevi, bu durumu kendi lehine kullandı ve peygamberliğini ilan etti. onları sıkıntılarından kurtaracağına ilişkin sözler verdi. tutuklanıp istanbul'a getirildiğinde istanbul'a büyük bir yahudi göçü oldu. onu ziyaret etmek isteyen ardı ardına arttı.
rivayet odur ki şeyülislam yahya efendi'nin karşısına çıkarken koltuğunun altına bir güvercin sıkıştırmıştır. mesih olduğunu ispatlayamayınca korkudan "bu can kuşu bu kafeste durduğu sürece müslüman olacağım" demiş ve aziz mehmed ismini almıştır. şeyülislamın yanından ayrıldıktan sonra koltuğunun altındaki kuşu salıvermiştir. bunu gören sabetay sevi'nin taraftarları onu yalancılıkla suçlamışlardır. küçük bir zümre sabetay sevi'ye inanarak müslüman olmuştur. sabetay sevi'den nefret eden diğer yahudi hahamları bu durumu sevinçle karşılamışlardır. ne de olsa dinden çıkmıştır. sabetay sevi, kendisine inananan bu küçük zümreye de müslüman olduklarını öğütlemiştir. bu kesim de müslüman olmuştur. fakat gizli yaptıkları ayinlerde halen tevrat okunduğu ve musevi ibadet biçimlerinin gizliden gizliye yerine getirildiği bilinmektedir. bu yüzden bu küçük zümre zamanla bir cemaat yapısına kavuşmuş ve selanik'te örgütlenmiştir. kendilerine "dönme" denmiştir. dikkat edilmelidir ki bu dönme müslümanlıktan değil, bilakis yahudilikten dönmedir.
not: museviler, halen mesih beklemeye devam ederler. hz. isa ve hz. muhammed'i peygamber olarak kabul etmezler. sabetay sevinin ölümünden sonra cemaatin bir kısmı museviliğe geri dönmüştür.
rivayet odur ki şeyülislam yahya efendi'nin karşısına çıkarken koltuğunun altına bir güvercin sıkıştırmıştır. mesih olduğunu ispatlayamayınca korkudan "bu can kuşu bu kafeste durduğu sürece müslüman olacağım" demiş ve aziz mehmed ismini almıştır. şeyülislamın yanından ayrıldıktan sonra koltuğunun altındaki kuşu salıvermiştir. bunu gören sabetay sevi'nin taraftarları onu yalancılıkla suçlamışlardır. küçük bir zümre sabetay sevi'ye inanarak müslüman olmuştur. sabetay sevi'den nefret eden diğer yahudi hahamları bu durumu sevinçle karşılamışlardır. ne de olsa dinden çıkmıştır. sabetay sevi, kendisine inananan bu küçük zümreye de müslüman olduklarını öğütlemiştir. bu kesim de müslüman olmuştur. fakat gizli yaptıkları ayinlerde halen tevrat okunduğu ve musevi ibadet biçimlerinin gizliden gizliye yerine getirildiği bilinmektedir. bu yüzden bu küçük zümre zamanla bir cemaat yapısına kavuşmuş ve selanik'te örgütlenmiştir. kendilerine "dönme" denmiştir. dikkat edilmelidir ki bu dönme müslümanlıktan değil, bilakis yahudilikten dönmedir.
not: museviler, halen mesih beklemeye devam ederler. hz. isa ve hz. muhammed'i peygamber olarak kabul etmezler. sabetay sevinin ölümünden sonra cemaatin bir kısmı museviliğe geri dönmüştür.
devamını gör...
1000kitap
kullanım kolaylığını ve işlevselliğini çok sevdiğim, ancak ortamından tiksindiğim uygulamadır. derdi kitap olmayan kim varsa bu uygulamada toplanmış sanki; gereksiz, boş tip kaynıyor ve kaliteli paylaşım yapanlara göre sayıca çok fazlalar maalesef. bu nedenle ben de uzun süredir mesaj alımlarını kapattım ve keşfet kısmına da girmiyorum. uygulamayı sadece okuduğum kitapları kaydetmek ve hoşuma giden alıntıları paylaşmak amacıyla kullanıyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlık rütbeleri
ellere var da bize yok mi?
devamını gör...
karısı dururken ev işi yapan erkeğe söylenebilecek şeyler
kolay gelsin denir yardım edilir birlikte iş çabuk bitirilir sonuçta o evde sadece kadın değil erkekte yaşıyor değil mi. şu algıdan kurtulun artık kadın,ev işi yapar diye bir mantık yok dinde bile yok
devamını gör...
spatula
italyanca spatola.
ev işleri, duvarcılık, boyacılık gibi alanlarda kullanılan, bir maddeyi kazımaya, yaymaya yarayan, küçük bir kürek veya ucu keskin olmayan, bükülebilen bir bıçak biçiminde metal, ağaç, kemik vb. maddelerden yapılmış araç.
ev işleri, duvarcılık, boyacılık gibi alanlarda kullanılan, bir maddeyi kazımaya, yaymaya yarayan, küçük bir kürek veya ucu keskin olmayan, bükülebilen bir bıçak biçiminde metal, ağaç, kemik vb. maddelerden yapılmış araç.
devamını gör...
sadece en yakın arkadaşlar arasında olan şeyler
kalp kalbe karşı'lık durumu. senin zihninden geçen şeyin onun dudaklarında can bulmasının verdiği dehşet, aynı anda aynı cümleleri kurma problemi ve bir yerden sonra gelen kendi kendinle konuşuyormuşsun hissi
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından tavsiyeler
kendinize ve cocuklariniza vicdan azabi cekmeden hayir demeyi ogrenirken ve ogretirken, size hayir denmesini kabullenmeyi de ogrenin ve ogretin.
devamını gör...
normal sözlük'ün artık çok bozması
eskisi gibi yazasım gelmiyor, sevdiğim yazarlar gidiyor. kalite gittikçe düşüyor. hepsinin toplamı; sözlük istediğim gibi bir yer olmaktan uzaklaşıyor.
evet burayı güzelleştirmek bizim elimizde fakat artık ben yoruldum müsait olanlara el veriyorum.
saniyesinde bir sürü beğeni aldığına göre böyle düşünen insanlar var. ciddiye alır mısınız bilmem.
evet burayı güzelleştirmek bizim elimizde fakat artık ben yoruldum müsait olanlara el veriyorum.
saniyesinde bir sürü beğeni aldığına göre böyle düşünen insanlar var. ciddiye alır mısınız bilmem.
devamını gör...
kadın olmanın zorlukları
kadınlar acıya dayanamıyor diyen şuursuzları gördüğümüz başlık.
solunumunu kadın düşmanlığıyla yapan ayrımcı orklara katlanıyorlar lan; daha ne olsun.
şaka bir yana boşanan çiftlerde erkeklerin ömrünün kısaldığını gösteren çalışmalar bile vardı gidin bakın çok merak ediyorsanız. dünyayı cehenneme çeviren bu mantık zaten. e bunu taşıyan insanların da kimseyi güçsüzlükle itham etmeye hakkı yok.
aklıma gelmişken, ağlamayı zayıflık olarak görmek de ayrı bir kepazelik. güç algınızı yesinler sizin.
solunumunu kadın düşmanlığıyla yapan ayrımcı orklara katlanıyorlar lan; daha ne olsun.
şaka bir yana boşanan çiftlerde erkeklerin ömrünün kısaldığını gösteren çalışmalar bile vardı gidin bakın çok merak ediyorsanız. dünyayı cehenneme çeviren bu mantık zaten. e bunu taşıyan insanların da kimseyi güçsüzlükle itham etmeye hakkı yok.
aklıma gelmişken, ağlamayı zayıflık olarak görmek de ayrı bir kepazelik. güç algınızı yesinler sizin.
devamını gör...
reyting hamdi
"ne diyon layn sen sibooooop" repliği ve akabinde hamdi alkandan dayak yiyen cengiz küçükayvaz akılda kalanlar.. birde büyük usta münir özkul'u en son ekranda gördüğümüz programdır.
devamını gör...
insana mutluluk veren kokular
taptaze demini yeni almış çay kokusu.
devamını gör...
reservoir dogs
tarantino'nun bir süre görünüp sonrasında öldüğü filmlerden'dir.
devamını gör...
son feci mars
aaa, daha sabah buradaydı.
çok üzüldüm gitmesine umarım kısa zamanda geri döner.
çok üzüldüm gitmesine umarım kısa zamanda geri döner.
devamını gör...
sözlükte namaz kılan kadının olmaması
azimli normal sözlük yazarı beyanı.
" her yolu deniyorlardı. bir bu kalmıştı dediğimiz her şeyi denediler. düşman çok güçlüydü.."
" her yolu deniyorlardı. bir bu kalmıştı dediğimiz her şeyi denediler. düşman çok güçlüydü.."
devamını gör...
bedava olmalı dediğimiz şeyler
sütten tutun kitaba kadar zaruru şeylerin para karşılığı satılması bir tek benim zoruma gidiyor olamaz.
devamını gör...
madrabaz
madrabaz kelimesi, dilimizde oldukça kullanılan kelimelerden birisidir. madrabaz, farsça dilinden türkçe'mize geçmiştir. tdk'ye göre madrabaz kelimesi anlamı: hayvan, balık, sebze, meyve vb. yiyecekleri yerinden getirerek toptan satan kimse ve aynı zamanda hile yapan kimse anlamında da kullanılır.
devamını gör...
reddedilen erkeğin yapması gerekenler
reddedilince, beynimiz fiziksel bir acı yaşamış gibi harekete geçer.
yani reddedilme acısı çok gerçek bir acıdır.
reddedilmeyi fiziksel bir yaralanmaya benzetiyorsak, bunun bir ilacı, bir tedavisi olmalı.
yaralanan kişi, tek çözümü kendini kabul ettirmek olarak düşünebilir.
tek tedavi yönteminin, "duygularına karşılık alması" olduğunu düşünebilir ve bu yüzden de ısrar eder.
fakat bu ısrar sonucu değiştirmeyeceği gibi tekrar tekrar reddedilme, mevcut yaranın daha da büyümesi durumunu ortaya çıkaracaktır.
nazlanma veya kendini ağırdan satmayı istemek gibi bir durum söz konusu değilse, bir kadın hayır diyorsa orada bırakın.
bitmiştir ya.
siz ısrar ettikçe kendini geri çekecektir.
ısrara devam ettiniz diyelim, sizi asla kabul etmeyeceği gibi son noktaya geldiğinizde yani pes ettiğinizde, kendisine olan saygısını yitirmiş bir insan olacaksınız ki bu, reddedilme acısından daha büyük bir acıdır.
yani reddedilme acısı çok gerçek bir acıdır.
reddedilmeyi fiziksel bir yaralanmaya benzetiyorsak, bunun bir ilacı, bir tedavisi olmalı.
yaralanan kişi, tek çözümü kendini kabul ettirmek olarak düşünebilir.
tek tedavi yönteminin, "duygularına karşılık alması" olduğunu düşünebilir ve bu yüzden de ısrar eder.
fakat bu ısrar sonucu değiştirmeyeceği gibi tekrar tekrar reddedilme, mevcut yaranın daha da büyümesi durumunu ortaya çıkaracaktır.
nazlanma veya kendini ağırdan satmayı istemek gibi bir durum söz konusu değilse, bir kadın hayır diyorsa orada bırakın.
bitmiştir ya.
siz ısrar ettikçe kendini geri çekecektir.
ısrara devam ettiniz diyelim, sizi asla kabul etmeyeceği gibi son noktaya geldiğinizde yani pes ettiğinizde, kendisine olan saygısını yitirmiş bir insan olacaksınız ki bu, reddedilme acısından daha büyük bir acıdır.
devamını gör...
elektra kompleksi
zamanın behrinde agamemnon kızlarından birini kurban eder. buna sinirlenen eşi (bkz: klytaimestra) (aslında bunu bahane etmiştir) aşığı ile birlikte agamemnon'u öldürür. babasının ölümüne dayanamayan (bkz: elektra) yıkılır çünkü elektra babasına çok düşkündür. erkek kardeşi (bkz: orestes)'e babasının intikamını alması için adeta vesvese verir. orestes annesini ve aşığını öldürür, intikam alınmış olur.
freud her ne kadar kabul etmese de (bkz: carl gustav jung), (bkz: oedipus kompleksi)'nin kız çocuğu versiyonuna bu adı vermiştir.
freud her ne kadar kabul etmese de (bkz: carl gustav jung), (bkz: oedipus kompleksi)'nin kız çocuğu versiyonuna bu adı vermiştir.
devamını gör...
