yaran başlıklar
devamını gör...
kadın olmanın zorlukları
erkeklerin yapmak istemediği her işin sizin göreviniz haline getirilmesi. yemek,temizlik, ütü vs.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
kafam oldukça rahat hissediyorum.
devamını gör...
çok uzun yazan yazarlar
sanırım ateist kaplumbağa, lan bırak, karanlıktaki mum, cenk'in arka bahçesi gibi sözlükte en çok takip ettiğim, vaktim oldukça ve sol frame baydıkça da profillerine girip eski girdilerini okuyup oyladığım yazarların da içinde olduğu grup. hımmm. acaba sorun kısa yazamamaları mı? hepimizin bakınız verme fasilitesini kullanabildiğine yemin edebilirim. demek ki no.
neyse bir yazarın iyi olup olmadığını yazdığı en uzun girdilerini okuyarak anlayabilirsiniz. yani benim için bir nevi turnusol. elbette her uzun yazan iyi demek değil ancak akademisyeninin bile iki cümleyi doğru düzgün bir araya getiremediği canına yandığımın memleketinde bir konuyu temellendirerek, konu akışı içerisinde, esprili ve akıcı biçimde aktaran kaliteli bir kaç yazar her zaman o sözlüğü döndürme ve sözlüğü okutma konusunda lokomotif görevi görmüştür.
ayrıca şok edici bir gerçek olarak: sms'den daha uzun metinleri okuyan bir kitle var evet!
not: bahsettiğim yazarların hiç biri kankim olmamakla birlikte bir kere bile mesajlaşmışlığım yoktur.
neyse biraz uzun gibi oldu.
özet geç diyenler için: ok. kib. bye.
neyse bir yazarın iyi olup olmadığını yazdığı en uzun girdilerini okuyarak anlayabilirsiniz. yani benim için bir nevi turnusol. elbette her uzun yazan iyi demek değil ancak akademisyeninin bile iki cümleyi doğru düzgün bir araya getiremediği canına yandığımın memleketinde bir konuyu temellendirerek, konu akışı içerisinde, esprili ve akıcı biçimde aktaran kaliteli bir kaç yazar her zaman o sözlüğü döndürme ve sözlüğü okutma konusunda lokomotif görevi görmüştür.
ayrıca şok edici bir gerçek olarak: sms'den daha uzun metinleri okuyan bir kitle var evet!
not: bahsettiğim yazarların hiç biri kankim olmamakla birlikte bir kere bile mesajlaşmışlığım yoktur.
neyse biraz uzun gibi oldu.
özet geç diyenler için: ok. kib. bye.
devamını gör...
periost
kemik zarıdır. kemiğin onarılmasında rol oynadığından, operasyonlarda daha dikkatli yaklaşılır bu yapıya.
devamını gör...
üst komşunun oğlunun gece yarısı koşturması
niye oğlu neden kızı değil çünkü kızlar erken uyur demi? diyen feministler görmez umarım bu başlığı.
devamını gör...
büyükada’da cinselliğimizi keşfedelim zirvesi
abazan of the world turkey/büyükada.
tanım: cinselliğini henüz keşfetmemiş, açılışını büyükada'da yapmak isteyen yazar beyanı.*
tanım: cinselliğini henüz keşfetmemiş, açılışını büyükada'da yapmak isteyen yazar beyanı.*
devamını gör...
evlenmeyi kabul etseydi öldürülmezdi
o ne demek awk her teklif eden kabul mü edilecek? sizin yapacağınız işi s.
devamını gör...
sketchtoy'da çizilen normal sözlük nickleri
aşamalı bir çizim oldu.
sketchtoy.com/69880411
sketchtoy.com/69880411
devamını gör...
betimleme
tasarlama, bir şeyi sözle veya yazıyla anlatma göz önünde canlandırmadır.
devamını gör...
gopnik
rus tirreği oluyor sanırım bunlar. acaba bizdekilerin 50 kuruş bir lira istemesi gibi bunlarda, 5 ruble ver lan falan diyorlar mıdır?
devamını gör...
oktay mermer
senaryosu ali atay, feyyaz yiğit, aziz kedi, volkan sümbül ve ali demirel tarafından al gülüm ver gülüm tarzında yazılmış olan ve yönetmenliğini ali atay’ın yaptığı ölümlü dünya filminden serhan mermer, serbest mermer ve zafer mermer’in abisi olan karakterdir.

eşi merhume merve mermer’in anısını ve aşkını kalbinde her daim saklayan oktay, gazanfer mermer’den sonra ekibin başına geçecek kişi olduğu için işleri organize eden konumdadır.
yaptığı her işi ciddiyetle yapan oktay mermer radika ve roka alınması konusunda da hassastır. herkesin derdini ve sorununu çözmek için binbir zahmete katlanan oktay mermer abi olmanı zorluğunu her an yaşamaktadır ki bu benim iki kardeş, üç kuzene abilik yaparken deneyimleyip kendisi ile empati kurabildiğim bir durumdur.
bir abi olarak serhan ve serbest’in tartışmasına hayranlık uyandıran bir çözüm bularak ikiliye ellerini ceplerine sokturduğu sahneden sonra hayranlığımı kazanmıştır.
sürekli bir bunalım halinde olduğu için her göründüğü sahnede bana da bir gerginlik vermiştir. oktay mermer ile karşılaştığım bütün sahnelerde içimden şu cümle geçmiştir:
- atakan, camı sıyır.

eşi merhume merve mermer’in anısını ve aşkını kalbinde her daim saklayan oktay, gazanfer mermer’den sonra ekibin başına geçecek kişi olduğu için işleri organize eden konumdadır.
yaptığı her işi ciddiyetle yapan oktay mermer radika ve roka alınması konusunda da hassastır. herkesin derdini ve sorununu çözmek için binbir zahmete katlanan oktay mermer abi olmanı zorluğunu her an yaşamaktadır ki bu benim iki kardeş, üç kuzene abilik yaparken deneyimleyip kendisi ile empati kurabildiğim bir durumdur.
bir abi olarak serhan ve serbest’in tartışmasına hayranlık uyandıran bir çözüm bularak ikiliye ellerini ceplerine sokturduğu sahneden sonra hayranlığımı kazanmıştır.
sürekli bir bunalım halinde olduğu için her göründüğü sahnede bana da bir gerginlik vermiştir. oktay mermer ile karşılaştığım bütün sahnelerde içimden şu cümle geçmiştir:
- atakan, camı sıyır.
devamını gör...
rudolph carnap
viyana çevresinin babasıdır kendisi. aynı zamanda büyük bi wittgenstein hayranı. gömleğini bile onun gibi iliklermiş.
carnap ve ahalisine göre felsefe yüzyıllardır saçma sapan soruların peşine takılmıştır. sürekli metafizik ile uğraşmışlardır. bu kadar zamandır biriken felsefi sorunların çözülememesinin sebebi de bu sorulan anlamsızlığıdır. burda carnap diğer bazı viyanalılardan farklı olarak anlamlı ve anlamsız önermeleri ayırt etmenin olanağından bahseder. çünkü ona göre asıl olan kriter değildir, yöntemdir. kriter olmadan bilimsel felsefe yapmak mümkündür. modern felsefeni peşinde koştuğu 'sağlam bir zemin' aramanın anlamı yoktur. herkes kendi "varsayımlarıyla" hareket edecektir. madem bu kadar varsayım var, o zaman pozitif bilim anlayışı bu varsayımlar içinde en geçerli olanıdır der kabaca. 'doğru bilgi'den bahsedeceksek yalnızca olgularla, yani ampirik bilimle buna ulaşabiliriz. doğruluk carnap' a göre zaten deneyin koşulunda bulunur. anlamlı bir önermede bulunabilmek için ise yargının doğruluk koşuluna sahip olması gerekir, test edilebilir olması gerektir. dolayısıyla, metafiziğin tüm yargılarını bu doğruluk koşuluna sahip olmadığı için de dışarıda bırakır.
carnap ve ahalisine göre felsefe yüzyıllardır saçma sapan soruların peşine takılmıştır. sürekli metafizik ile uğraşmışlardır. bu kadar zamandır biriken felsefi sorunların çözülememesinin sebebi de bu sorulan anlamsızlığıdır. burda carnap diğer bazı viyanalılardan farklı olarak anlamlı ve anlamsız önermeleri ayırt etmenin olanağından bahseder. çünkü ona göre asıl olan kriter değildir, yöntemdir. kriter olmadan bilimsel felsefe yapmak mümkündür. modern felsefeni peşinde koştuğu 'sağlam bir zemin' aramanın anlamı yoktur. herkes kendi "varsayımlarıyla" hareket edecektir. madem bu kadar varsayım var, o zaman pozitif bilim anlayışı bu varsayımlar içinde en geçerli olanıdır der kabaca. 'doğru bilgi'den bahsedeceksek yalnızca olgularla, yani ampirik bilimle buna ulaşabiliriz. doğruluk carnap' a göre zaten deneyin koşulunda bulunur. anlamlı bir önermede bulunabilmek için ise yargının doğruluk koşuluna sahip olması gerekir, test edilebilir olması gerektir. dolayısıyla, metafiziğin tüm yargılarını bu doğruluk koşuluna sahip olmadığı için de dışarıda bırakır.
devamını gör...
dışlanmanın yazarlara ifade ettiği şeyler
kendi kendimi ittiğim durum. bir yakınım bana bu konuyla ilgili çok doğru bir şey söylemişti: sen tek başına koca bir grubu dışlıyorsun.
insanlarla kolay temas kuramıyorum, kurmak için herhangi bir adım atmıyorum. bu yüzden yeni girdiğim bir ortamda geri planda kalmaya çalışıyorum. daha çok gözlemliyor, soruları yanıtlıyor ve onun dışında kendi hâlimde takılıyorum. genelde insanlar çok burnu havada olduğumu düşünüyor. zaman içinde samimiyet kurabilirsek bana söyledikleri ilk şey bu oluyor.
ne hissettiğime gelecek olursak.. her şey benim elimdeymiş gibi görünse de elbette üzücü. sanırım ben laubali, samimiyetsiz görünmemek adına yeni tanıştığım kişilerin üstüne gitmemeye çalışıyorum. ama bunu yaparken de insanlarla aramdaki sınırı fazla net çiziyorum.
insanlarla kolay temas kuramıyorum, kurmak için herhangi bir adım atmıyorum. bu yüzden yeni girdiğim bir ortamda geri planda kalmaya çalışıyorum. daha çok gözlemliyor, soruları yanıtlıyor ve onun dışında kendi hâlimde takılıyorum. genelde insanlar çok burnu havada olduğumu düşünüyor. zaman içinde samimiyet kurabilirsek bana söyledikleri ilk şey bu oluyor.
ne hissettiğime gelecek olursak.. her şey benim elimdeymiş gibi görünse de elbette üzücü. sanırım ben laubali, samimiyetsiz görünmemek adına yeni tanıştığım kişilerin üstüne gitmemeye çalışıyorum. ama bunu yaparken de insanlarla aramdaki sınırı fazla net çiziyorum.
devamını gör...
hülya avşar
bir medya maymunudur.
zaman neyi gerektirirse onu yapan hülya avşar gündemde kalmak, dikkat çekmek, unutulmamak ve sürekli konuşulmak için her şeyi yapabilir.
çok iyi bir oyuncu olduğu iddia edilir ancak elle tutulur bir oyunculuk sergilediği filmler bir elin parmağını geçmez. benim hatırladığım kadarıyla berlin in berlin ve fazilet filmleri dışında hatırda kalacak oyunculuk sergilediği bir film yoktur.
televizyon programcısı olarak da iyi olarak anılmasına katılmıyorum zira yaptığı tek şey kendince cesur olan ama aslında şımarıklıktan ve gündemde kalma çabasından başka bir numarası olmayan sorular sormasından ileri gelmektedir.
güzelliğin göreceli bir kavram olduğu gerçeğini göz önünde bulundurarak ne gençlik yıllarında ne de şimdiki haliyle güzel bulduğumu söyleyebilirim. arabesk filmlerde oynamak için çok uygun yüz hatları olduğu için ünlü olduğu konusunda ciddi şüphelerim var.
çok zeki bir kadın olduğu savı ise bence mesnetsizdir. sadece tepki çekmek için açıklama yapmaya gayret eder. son çıkışıyla insanları aptal yerine koymak gibi bir gaflete düşmüştür. gerekirse simit yemesi ve yememiz gerektiğini söyleyen hülya avşar bunun kendisi için gerekli olmayacağını bilir ama kendi çıkarları doğrultusunda konuşmaktan geri de durmaz.
unutulacak. kendisi değil. yine avşar kızı olarak anılmaya ve onur ödülleri almaya devam edecek. yaptığı açıklamalar unutulup gidecek. neleri unutmadık ki!
zaman neyi gerektirirse onu yapan hülya avşar gündemde kalmak, dikkat çekmek, unutulmamak ve sürekli konuşulmak için her şeyi yapabilir.
çok iyi bir oyuncu olduğu iddia edilir ancak elle tutulur bir oyunculuk sergilediği filmler bir elin parmağını geçmez. benim hatırladığım kadarıyla berlin in berlin ve fazilet filmleri dışında hatırda kalacak oyunculuk sergilediği bir film yoktur.
televizyon programcısı olarak da iyi olarak anılmasına katılmıyorum zira yaptığı tek şey kendince cesur olan ama aslında şımarıklıktan ve gündemde kalma çabasından başka bir numarası olmayan sorular sormasından ileri gelmektedir.
güzelliğin göreceli bir kavram olduğu gerçeğini göz önünde bulundurarak ne gençlik yıllarında ne de şimdiki haliyle güzel bulduğumu söyleyebilirim. arabesk filmlerde oynamak için çok uygun yüz hatları olduğu için ünlü olduğu konusunda ciddi şüphelerim var.
çok zeki bir kadın olduğu savı ise bence mesnetsizdir. sadece tepki çekmek için açıklama yapmaya gayret eder. son çıkışıyla insanları aptal yerine koymak gibi bir gaflete düşmüştür. gerekirse simit yemesi ve yememiz gerektiğini söyleyen hülya avşar bunun kendisi için gerekli olmayacağını bilir ama kendi çıkarları doğrultusunda konuşmaktan geri de durmaz.
unutulacak. kendisi değil. yine avşar kızı olarak anılmaya ve onur ödülleri almaya devam edecek. yaptığı açıklamalar unutulup gidecek. neleri unutmadık ki!
devamını gör...
her başlığa yazması gerektiğini düşünen yazarlar
keyfim ve kahyasından sana ne. *
devamını gör...
misc radyo yayını
kanıma girip rezil anılarımdan birisini ortaya dökmeme ramak bırakmış program. rezil anı çok da anonimken bile yazılamayacak kadar rezil bunlar da ya.
ama gönlüm razı olmaz, yazanlar tek başına rezil olmasın, bir nebze eli yüzü düzgün anıyla ben de eşlik edeyim size.
gittiğim ortaokul ve sonrasında gittiğim lise arkalı önlü. o yüzden lisede ortaokuldan ekibin çoğu var yine. ortaokuldan bana çıkma teklif etmiş ve sabrına hayran olacağım kadar ısrarlı teklif etmiş bir çocuk var. sonrasında aynı liseye gidiyoruz. ortak arkadaşlarımız var. okulun bahçesinde bu ortak arkadaş grubuyla duruyoruz*. bu çocuk geldi ortama. fırlama diye tabir ettiğimiz arkadaş girdi lafa. yeter artık kaç yıl oldu kabul et artık çocuğu diye. laf dalaşına girdik. çocuk bakıyor. ben kaptırmış hararetli konuşurken, altıma işemedim sjsjjsns. neyse konuşurken tükürüğümü yutamadım ve salya tükürük gibi akışkan sıvılar ağzımdan saçıldı. tutamıyorum da. silmeye çalışıyorum, akanlar gitti yere. lan ne pis bir görüntü. fırlama arkadaş koptu. ağzını topla önce diyor. çocuk bıyık altı gülüyor. ayy rezillik. ne utanmıştım be. bir daha da teklif etmedi çocuk zaten.
ama gönlüm razı olmaz, yazanlar tek başına rezil olmasın, bir nebze eli yüzü düzgün anıyla ben de eşlik edeyim size.
gittiğim ortaokul ve sonrasında gittiğim lise arkalı önlü. o yüzden lisede ortaokuldan ekibin çoğu var yine. ortaokuldan bana çıkma teklif etmiş ve sabrına hayran olacağım kadar ısrarlı teklif etmiş bir çocuk var. sonrasında aynı liseye gidiyoruz. ortak arkadaşlarımız var. okulun bahçesinde bu ortak arkadaş grubuyla duruyoruz*. bu çocuk geldi ortama. fırlama diye tabir ettiğimiz arkadaş girdi lafa. yeter artık kaç yıl oldu kabul et artık çocuğu diye. laf dalaşına girdik. çocuk bakıyor. ben kaptırmış hararetli konuşurken, altıma işemedim sjsjjsns. neyse konuşurken tükürüğümü yutamadım ve salya tükürük gibi akışkan sıvılar ağzımdan saçıldı. tutamıyorum da. silmeye çalışıyorum, akanlar gitti yere. lan ne pis bir görüntü. fırlama arkadaş koptu. ağzını topla önce diyor. çocuk bıyık altı gülüyor. ayy rezillik. ne utanmıştım be. bir daha da teklif etmedi çocuk zaten.
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
devamını gör...
para karşılığı tez yazdırırken dolandırılmak
ülkemin yeni dolandırıcılık yöntemlerinden birisi. iki taraf da kendince dolandırıcı aslında...
her açıdan emek hırsızlığına alıştık zaten bu ülkede, ki kendi emeğiyle bir yerlere gelmek isteyenlere çelme takmaya devam ediyoruz.
insanlar ne kadar ünvan meraklısı oldular? parayla tez yazdırmak nedir? bir yerlere gelebilmek için kendin olman artık işe yaramıyor. illa yalan, illa riyakarlık, sahtekarlık yapmak gerekiyor. bu yüzden de insanlar o ünvanların içini boşaltmak için elinden geleni yapıyor. sosyal medyada örneklerini her gün görüyoruz, daha da artacak sayenizde.
bu parayı veren insan, hocalara da sallıyordur belki. online eğitimde hoca böyle konuştu, şöyle hitap etti vb. diye... sen daha emeğin karşılığı nedir bilememişsin, şimdiden içini boşaltmaya başlamışsın kavramların. sonra bir gün bir şekilde sen de hoca olduğunda senden de aynı davranışlar görürürüz korkarım. çünkü o hitap tarzına kızdığın hoca da senin gibi bir kafayla hocalık yapıyor.
boş insanlar ünvanları çok sever. sırf yüksek lisans yapmış olmak için bu tür yöntemlere başvurulması her geçen gün (olamayan) bilimin içinin boşaltıldığını tekrar tekrar görmemize neden oluyor. bunu yapan bir kimseden de ileride bilim yapmasını ya da öğrendiği bilgileri mesleğinde uygulamaya koymasını da beklemeyelim.
her açıdan emek hırsızlığına alıştık zaten bu ülkede, ki kendi emeğiyle bir yerlere gelmek isteyenlere çelme takmaya devam ediyoruz.
insanlar ne kadar ünvan meraklısı oldular? parayla tez yazdırmak nedir? bir yerlere gelebilmek için kendin olman artık işe yaramıyor. illa yalan, illa riyakarlık, sahtekarlık yapmak gerekiyor. bu yüzden de insanlar o ünvanların içini boşaltmak için elinden geleni yapıyor. sosyal medyada örneklerini her gün görüyoruz, daha da artacak sayenizde.
bu parayı veren insan, hocalara da sallıyordur belki. online eğitimde hoca böyle konuştu, şöyle hitap etti vb. diye... sen daha emeğin karşılığı nedir bilememişsin, şimdiden içini boşaltmaya başlamışsın kavramların. sonra bir gün bir şekilde sen de hoca olduğunda senden de aynı davranışlar görürürüz korkarım. çünkü o hitap tarzına kızdığın hoca da senin gibi bir kafayla hocalık yapıyor.
boş insanlar ünvanları çok sever. sırf yüksek lisans yapmış olmak için bu tür yöntemlere başvurulması her geçen gün (olamayan) bilimin içinin boşaltıldığını tekrar tekrar görmemize neden oluyor. bunu yapan bir kimseden de ileride bilim yapmasını ya da öğrendiği bilgileri mesleğinde uygulamaya koymasını da beklemeyelim.
devamını gör...
