geceye bir türk sanat müziği şarkısı bırak
devamını gör...
türkiye'de ciddi ciddi rock'un bitmesi
biten r.o.k.'tur, rock olsa bilirdik.
devamını gör...
kanibalizm
aynı türden bireyi yeme eylemidir. hayvanlarda da görülmekle birlikte insanlarda da görülmektedir. hayvanlarınki gıda eksikliği gibi elzem durumlarda görülse de insanlar için bu durum çoğunlukla farklıdır.
amerika’yı işgali sırasında kolomb, orada caribe adını verdiği ( aslında kalinago kabilesi) kabilenin insan eti yediğine dair dedikoduları kraliçe isabela’ya iletmiş. kraliçe’de insanın kutsal bir varlık olmasından ötürü , bu eylemi gerçekleştirenlerin yakalanıp köleleştirilmesini emretti. işgalciler de bunu fırsat bilip, direnen her yerli halkı caribe olarak suçlamış. sonradan ismi değişerek bunun ismi cannibal olmuş( bu arada, kalinago kabilesi gerçekten de insan eti tüketirmiş).
bu eylemi gerçekleştiren katillerin de söylemleri harici, amerikalı gazeteci william seabrook ,cangılın yolları adlı kitabında insan eti ile ilgili ‘tadı öylesine iyi pişirilmiş bir buzağı etine benziyordu ki, sıradan ve normal bir tat hassasiyetine sahip birinin bunu buzağı etinden ayırabileceğini sanmıyorum’ demiştir. kendisi bunun cangıl ziyareti sırasında deneyimlediğini belirtse de bir söylenceye göre fransa’daki bir trafik kazasında ölenlerden birini yiyerek bu deneyimi elde etmiştir.
seri katil ve caniler dışında , bu eylem devam etmektedir. bir belgeselde ağzım açık şekilde şaşırarak hindistan’da aya tapan (ay diye hatırlıyorum, başını kaçırdım) bir kabilenin her ay dolunayda insan eti yemelerinin gelenek olduğunu izlemiştim. bu kabile mensupları, maddi durumları kötü olan ve cenazelerini yakamayıp ganj nehrine bırakılan cesetleri toplayıp yiyorlarmış. ama ondan önce cenaze sahibinden rica ediyorlarmış,’pardon rahatsız ediyorum ama cenazenizi yiyebilir miyiz’ diyorlarmış. red cevabı alınca da ya zorla alıyorlar ya da dediğim gibi ganj nehrinden topluyorlarmış.
kanibalizm yani yamyamlık sigmund freud’un totem ve tabu adlı ilkel kabileleri incelediği kitabında da yer verilmiştir. ilkel kabilelerde süren tiranlığa ve baskıcılığa karşı , toplumdan dışlanan oğulların toplanarak babayı öldürüp onu yemeleri ve bu sayede onlarla özdeşleşmelerinden bahseder. ama sonrasında bu davranış pişmanlığa dönüştü ve baba sağ olduğundan daha güçlü bir konuma geldi. öyle ki babanın yerini totemle doldurmuş, onu kutsal kabul ederek öldürülmesini veya zarar verilmesini yasaklamışlar( nedense bu davranış incelenen bir çok kabilede görülmüş; misal,bazı kabileler yılanı totem kabul ederken, diğeri kurtu totem kabul etmiştir).
kuzuların sessizliği, hannibal gibi yapımlara da konu olmuş kanibalizm , dünya üzerinde hala varlığını sürdürmektedir.
amerika’yı işgali sırasında kolomb, orada caribe adını verdiği ( aslında kalinago kabilesi) kabilenin insan eti yediğine dair dedikoduları kraliçe isabela’ya iletmiş. kraliçe’de insanın kutsal bir varlık olmasından ötürü , bu eylemi gerçekleştirenlerin yakalanıp köleleştirilmesini emretti. işgalciler de bunu fırsat bilip, direnen her yerli halkı caribe olarak suçlamış. sonradan ismi değişerek bunun ismi cannibal olmuş( bu arada, kalinago kabilesi gerçekten de insan eti tüketirmiş).
bu eylemi gerçekleştiren katillerin de söylemleri harici, amerikalı gazeteci william seabrook ,cangılın yolları adlı kitabında insan eti ile ilgili ‘tadı öylesine iyi pişirilmiş bir buzağı etine benziyordu ki, sıradan ve normal bir tat hassasiyetine sahip birinin bunu buzağı etinden ayırabileceğini sanmıyorum’ demiştir. kendisi bunun cangıl ziyareti sırasında deneyimlediğini belirtse de bir söylenceye göre fransa’daki bir trafik kazasında ölenlerden birini yiyerek bu deneyimi elde etmiştir.
seri katil ve caniler dışında , bu eylem devam etmektedir. bir belgeselde ağzım açık şekilde şaşırarak hindistan’da aya tapan (ay diye hatırlıyorum, başını kaçırdım) bir kabilenin her ay dolunayda insan eti yemelerinin gelenek olduğunu izlemiştim. bu kabile mensupları, maddi durumları kötü olan ve cenazelerini yakamayıp ganj nehrine bırakılan cesetleri toplayıp yiyorlarmış. ama ondan önce cenaze sahibinden rica ediyorlarmış,’pardon rahatsız ediyorum ama cenazenizi yiyebilir miyiz’ diyorlarmış. red cevabı alınca da ya zorla alıyorlar ya da dediğim gibi ganj nehrinden topluyorlarmış.
kanibalizm yani yamyamlık sigmund freud’un totem ve tabu adlı ilkel kabileleri incelediği kitabında da yer verilmiştir. ilkel kabilelerde süren tiranlığa ve baskıcılığa karşı , toplumdan dışlanan oğulların toplanarak babayı öldürüp onu yemeleri ve bu sayede onlarla özdeşleşmelerinden bahseder. ama sonrasında bu davranış pişmanlığa dönüştü ve baba sağ olduğundan daha güçlü bir konuma geldi. öyle ki babanın yerini totemle doldurmuş, onu kutsal kabul ederek öldürülmesini veya zarar verilmesini yasaklamışlar( nedense bu davranış incelenen bir çok kabilede görülmüş; misal,bazı kabileler yılanı totem kabul ederken, diğeri kurtu totem kabul etmiştir).
kuzuların sessizliği, hannibal gibi yapımlara da konu olmuş kanibalizm , dünya üzerinde hala varlığını sürdürmektedir.
devamını gör...
kokusu yaşam sevincini artıran şeyler
paketinden yeni çıkmış bilgisayar veya cep telefonunun plastik kokusu.
devamını gör...
az gelişmiş ülkelerde tartışılan konular
gündemi takip etmeniz yeterli olacaktır diye düşünüyorum.
devamını gör...
şehirlerarası otobüs molaları namaz vaktine göre ayarlanmalı
show amaçlıdır.zırhlı mercedesle gezip milyonları götüren güruh gene yolunda. seferi kabul ediliyorsunuz zaten canım neyin peşindesin. bazı insanlar var kimseye göstermeden ibadetini yapıyor ne güzel dimi. bunları toplumsal yaşama norm olarak getirmek saçma üstü saçma. bende tahin helvasına inanıyorum yemeyin ozaman.
devamını gör...
teselli kılığına girmiş boş laflar
hayırlısı kanka
olur kanka
bi gün devran döner kanka
bakarız kanka
aricam kanka
olur kanka
bi gün devran döner kanka
bakarız kanka
aricam kanka
devamını gör...
zenginlik belirtileri
fiyatına bakmadan alışveriş yapmak.
devamını gör...
hayat
seksendört - azap şarkısında der ki;
“hayat o kadar acımasız ki sevgilim, verdiği her şeyi geri alır da sonu gelmez.”
“hayat o kadar acımasız ki sevgilim, verdiği her şeyi geri alır da sonu gelmez.”
devamını gör...
profil fotoğrafı kedi olan yazarlar
ben de koyardım da sığmıyor tosunum.
devamını gör...
kümülonimbus
gök gürültüsü ve şimşeklere sebep olan buluttur. yağmur öncesi ortalığı karıştırır. pilotların charlie brown diye tabir ettiği bulutların kalınlıkları 10 - 12 kilometre kadardır. içinde sürekli bir hava hareketi vardır.
devamını gör...
insanın insanlardan kaçması
insan, insana ilham olmalı. dert değil...
devamını gör...
bu kadar online yazar sadece okuyacaksa neden yazar oldu sorunsalı
böyle, yeni gelişen bir platformda önemli olanın; çok yazılmasından ziyade kaliteli içerik üretilmesi olduğu için, olmayan sorunsaldır.
devamını gör...
ben orhan veli
ben orhan veli, 1914'te doğdum. bir yaşında kurbağadan korktum, iki yaşında gurbete çıktım, yedisinde mektebe başladım; dokuz yaşında okumaya, on yaşında yazmaya merak saldım. on üçte oktay rıfat'ı, on altıda melih cevdet'i tanıdım. şarkı söylemesini çok severim. on dokuzundan sonra âvarelik devrim başlar. yirmi yaşından sonra da para kazanmasını ve sefalet çekmesini öğrendim. yirmi beşte başımdan bir otomobil kazası geçti. çok âşık oldum, hiç evlenmedim.
ben orhan veli
ben orhan veli
devamını gör...
ateizmin havalı görünmek için tercih edildiğinin düşünülmesi
hayatının büyük kısmını ibadet ederek geçiren insanların 'benim inandığım tanrıya onlar nasıl inanmaz?!' diye düşünüp mantıklı bir cevap olarak bulduğu düşüncedir.
burada önemli olan nokta düşündükleriyle kalıp kimseyi taciz etmemeleri.
ateistse ateist. onun dünyasında tanrı yok demek oluyor bu. kabullenmek gerek. sonuç olarak neye inanırsan gerçeğin o olur.
burada önemli olan nokta düşündükleriyle kalıp kimseyi taciz etmemeleri.
ateistse ateist. onun dünyasında tanrı yok demek oluyor bu. kabullenmek gerek. sonuç olarak neye inanırsan gerçeğin o olur.
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
yoldan geçerken insanlara omuz atmamak, sürtünmemek.
devamını gör...
sözlük yazarlarının doğduğu ay
yılın en sevdiğim zamanı ayrıca içinde bulunduğumuz nisan ayı*. doğum günlerini çok sevdiğim için her fırsatta dile getirmiyormuşum gibi bi de buraya yazıyım dedim*.
devamını gör...
yay burcu
mensubu olmaktan bazen gurur duyduğum bazen nefret ettiğim burç. gurur duyma nedenim yeni bir şeyler öğrenme konusunda hevesli yaradılışım. tanıdığım tüm yay burçları da kadın erkek fark etmez gerçekten farklı yapıda insanlardı bu anlamda. nefret ettiğim tarafım politik olmayı beceremeyişim. dilimin kemiği yok. ne hissedersem söylüyorum. bu da başıma iş açıyor. ilişkileri yıpratıyor. öfkem hemen soğusa da olan oluyor işte. defalarca gözlemledim. yengeçler, balıklar, başaklarla falan anlaşamıyorum. hatta anlaşamadığım, sevmediğim insanların burçlarını sorduğumda bunlar çıkıyor genelde. boğalarla, ikizlerle iyi arkadaş oluyorum. kovaların zekalarına hasta, ukalalıklarına ifrit oluyorum. bence bir burç gerçeği var panpalar. bunu inkar eden evde gizemli şekilde kaybolan çorap teklerini de açıklamalı.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
devamını gör...
