hıdırellez
türk kültürü içinde canlılığını koruyan, bahar bayramı niteliğinde kutlanan mevsimlik bayramımızdır. kışın bitişi yazın başlangıcı olarak kabul edilir bir nevi yılbaşıdır.
hıdırellez günü kuzular kesilir, eğlenceler düzenlenir, sağmal hayvanı olmayan evlere süt dağıtılır, sütten börek veya sütlaç yapılır. ip atanır, salıncakta sallanılır hatta salıncakta sallanırken saçını tarayanların saçlarının uzun olacağına inanılır. kazan kurulur toplu yemek yenir.
hıdırellez gecesi bir gül fidanının dibine dilekler adanır. dileklerin gerçekleşmesi için de buna canı gönülden inanılması gerekir.
hıdırellez günlerinde bir sürü adet ve inanma vardır. ne derece inanılır bilemem ama eskiden epey inanılıp gerçekleştirilirmiş.
virüs münasebetiyle birçok kutlama ya da rituel gerçekleştirilemeyecek olsa da üzülmeyin. niyet önemli. iyi bayramlar.
hıdırellez günü kuzular kesilir, eğlenceler düzenlenir, sağmal hayvanı olmayan evlere süt dağıtılır, sütten börek veya sütlaç yapılır. ip atanır, salıncakta sallanılır hatta salıncakta sallanırken saçını tarayanların saçlarının uzun olacağına inanılır. kazan kurulur toplu yemek yenir.
hıdırellez gecesi bir gül fidanının dibine dilekler adanır. dileklerin gerçekleşmesi için de buna canı gönülden inanılması gerekir.
hıdırellez günlerinde bir sürü adet ve inanma vardır. ne derece inanılır bilemem ama eskiden epey inanılıp gerçekleştirilirmiş.
virüs münasebetiyle birçok kutlama ya da rituel gerçekleştirilemeyecek olsa da üzülmeyin. niyet önemli. iyi bayramlar.
devamını gör...
yüksek lisans
doktoradan bir tık daha az hırpalayan akademik eğitim. illa akademisyen olacağım demiyorsanız yapmayın. yok ben akademik kariyer yapacağım diyorsanız hayatta kalma mücadelenizde başarılar dilerim. yükseği bitirip doktoradan da sağ çıkanı hayatta 50 level ileride görüyorum.
devamını gör...
sohbeti bitiren cümleler
iyi bakalım.
devamını gör...
intihar etmek
yatağımın karşısında bir pencere var. odanın duvarları bomboş. nasıl yaşadım on yıl bu evde? bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? ben ne yaptım? kimse de uyarmadı beni. işte sonunda anlamsız biri oldum. işte sonum geldi. kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.
tutunamayanlar- oğuz atay
tutunamayanlar- oğuz atay
devamını gör...
antibiyotik direnci
antibiyotiklerin, mikroorganizmalara karşı faydasız hale gelmesi durumu.
başlık vesilesiyle şöyle de bir haber vereyim:
yakın zamanda nature dergisinde yayımlanan bir makaleye göre, bakterilerin büyük bir kısmında var olan bir enzimi yok etmeyi ve bakterilerin hayatta kalmasını sağlayan moleküllerin üretimine engel olmayı başaran bir bileşik çeşidi bulunmuş. aynı bileşik, insanın vücudundaki bağışıklık seviyesini de artırdığından, bakteri kaynaklı hastalıklara karşı iki farklı koldan etkide bulunuyormuş ve insan vücuduna herhangi bir toksik etkisi de saptanmamış.
yani özetle, bu direnç mevzusu çok yakında tarihe karışabilir. en azından uzunca bir süreliğine... sonra buna karşı da dirençli hale gelebilirler mi, orasını bilemiyorum.
başlık vesilesiyle şöyle de bir haber vereyim:
yakın zamanda nature dergisinde yayımlanan bir makaleye göre, bakterilerin büyük bir kısmında var olan bir enzimi yok etmeyi ve bakterilerin hayatta kalmasını sağlayan moleküllerin üretimine engel olmayı başaran bir bileşik çeşidi bulunmuş. aynı bileşik, insanın vücudundaki bağışıklık seviyesini de artırdığından, bakteri kaynaklı hastalıklara karşı iki farklı koldan etkide bulunuyormuş ve insan vücuduna herhangi bir toksik etkisi de saptanmamış.
yani özetle, bu direnç mevzusu çok yakında tarihe karışabilir. en azından uzunca bir süreliğine... sonra buna karşı da dirençli hale gelebilirler mi, orasını bilemiyorum.
devamını gör...
şahsiyet
o kadar güzel noktalara parmak basmış, unuttuğumuz şeyleri deşerek öyle güzel hatırlatmış ki. izlediğim en iyi türk yapımlardan biridir.
şu replik derinlerde bir yere çok dokundu;
“sırf göğüslerini kimse fark etmesin diye kaç kız çocuğu kambura’da kambur yürüyor, farkında mısınız? o kambur var ya, o çocukların kamburu… o aslında hepimizin sırtında.”
kambura son derece doğru bir anadolu özetidir. bu replikte yazanı hiç yaşamamış bir kadın var mıdır? ben yaşadım, hem de son derece rahat ve çocuk psikolojisinden anlayan bir ailede büyüsem de. kadın kimliğimizi bu ülkede neden bu kadar zor buluyoruz? “kadın” kimliğimizi bulamadan hayatlarımız geçiyor. çok çok acı.
regl olduğunda utanıyor kızlarımız, bu tiksinç bişeymiş gibi. aslında sağlıklı bir kadın olduğuna sevinmesi ve kutlaması gerekmiyor mu? bu ülkede mutlu bir kız evlat büyütmek ne zor... ne kadar modern büyütsen de, ne kadar özgüvenli ve rahat yetiştirsen de bu tabuları çocuk bir yerden alıyor. öğreniyor; utangaç olmayı, başını eğmeyi, ürkek olmayı.
şu replik derinlerde bir yere çok dokundu;
“sırf göğüslerini kimse fark etmesin diye kaç kız çocuğu kambura’da kambur yürüyor, farkında mısınız? o kambur var ya, o çocukların kamburu… o aslında hepimizin sırtında.”
kambura son derece doğru bir anadolu özetidir. bu replikte yazanı hiç yaşamamış bir kadın var mıdır? ben yaşadım, hem de son derece rahat ve çocuk psikolojisinden anlayan bir ailede büyüsem de. kadın kimliğimizi bu ülkede neden bu kadar zor buluyoruz? “kadın” kimliğimizi bulamadan hayatlarımız geçiyor. çok çok acı.
regl olduğunda utanıyor kızlarımız, bu tiksinç bişeymiş gibi. aslında sağlıklı bir kadın olduğuna sevinmesi ve kutlaması gerekmiyor mu? bu ülkede mutlu bir kız evlat büyütmek ne zor... ne kadar modern büyütsen de, ne kadar özgüvenli ve rahat yetiştirsen de bu tabuları çocuk bir yerden alıyor. öğreniyor; utangaç olmayı, başını eğmeyi, ürkek olmayı.
devamını gör...
the devil’s advocate
başrollerinde al pacino ve keanu reeves'in oynadığı 1997 yapımı gerilim/korku filmidir. film muhafazakar kesim tarafından çokca eleştirilmiştir. filmi netfilix üzerinden izleyebilrsiniz.
--! spoiler !--
filmde al pacino şeytan , onun oğlu keanu reeves'tir.
“sana tanrı hakkında bir iki sır vereyim. tanrı seyretmeyi sever. o bir oyunbazdır. bir düşünsene, insana içgüdüler verir sana bu olağanüstü yetiyi verir, sonra ne yapar dersin? sırf kendi eğlencesi için, kendi özel kozmik komedi filmi için tam zıttı kurallar koyar. gelmiş geçmiş en büyük ahmak. bak, ama dokunma. dokun, ama tatma. tat, ama yutma. ve sen sekip dururken, o ne yapar? hasta, kahrolası kıçıyla güler! hasisin tekidir! sadisttir! görevi başında bulunmayan bir derebeyidir! buna tapmak mı? asla! ”
--! spoiler !--
--! spoiler !--
filmde al pacino şeytan , onun oğlu keanu reeves'tir.
“sana tanrı hakkında bir iki sır vereyim. tanrı seyretmeyi sever. o bir oyunbazdır. bir düşünsene, insana içgüdüler verir sana bu olağanüstü yetiyi verir, sonra ne yapar dersin? sırf kendi eğlencesi için, kendi özel kozmik komedi filmi için tam zıttı kurallar koyar. gelmiş geçmiş en büyük ahmak. bak, ama dokunma. dokun, ama tatma. tat, ama yutma. ve sen sekip dururken, o ne yapar? hasta, kahrolası kıçıyla güler! hasisin tekidir! sadisttir! görevi başında bulunmayan bir derebeyidir! buna tapmak mı? asla! ”
--! spoiler !--
devamını gör...
bir zamanlar moda olan şimdi yüzüne bakmadığımız şeyler
moda rağbet edilen, beğenilen ve uygulanan şeyse şayet kibarlık, nezaket bir dönem modaydı. şimdi eziklik olarak görülüyor.
devamını gör...
criminal case
tam yil araligini hatirlamasam da bir zamanlarin unlu facebook oyunu.
olay mahallinde kanit toplamayi ve bu kanitlar isiginda cinayeti cozup, sucluyu yakalamayi amaclayan bir oyundu.
polisiyeye ilgi duyan herkes mutlaka goz atip bagimlisi olmustur, cok keyifliydi.
facebook’a olan ilgi azalinca, oyun da populerligini yitirdi.
ukdeydim, doldum.
olay mahallinde kanit toplamayi ve bu kanitlar isiginda cinayeti cozup, sucluyu yakalamayi amaclayan bir oyundu.
polisiyeye ilgi duyan herkes mutlaka goz atip bagimlisi olmustur, cok keyifliydi.
facebook’a olan ilgi azalinca, oyun da populerligini yitirdi.
ukdeydim, doldum.
devamını gör...
insanı rahatlatan bitki kokuları
parfüm çiçeği (akşam serin olsun bi de amaan nasıl güzel kokar )
fesleğen
portakal çiçeği
lavanta
fesleğen
portakal çiçeği
lavanta
devamını gör...
evanescence
grup hakkında pek bilgim yok. bildiğim az miktarda şeyi sıralarsam;
-amy lee ablayı biliyorum, diğer üyeleri bilmiyorum, hiç merak edip araştırmadımda
-ergo proxy isimli animedeki "re-l mayer" karakterini tasarlayan üstad-ı azam, amy lee kraliçemizden esinlenmiş
-"fallen" diye doğaüstü bişey yapmışlar, izah etmesi oldukça zor
-bir de 13 eylül 2019 tarihinde konserleri vardı. biletler hayvan gibi pahalıydı, gidemedim.
bilgim bu kadarla sınırlı.
bana sorarsanız en iyi parçaları sırasıyla;
1-my immortal
2-hello
2-bring me to life
3-going under
4-lithium
not: my immortal'ın band versionunu tavsiye ederim. zaten aşkın olan bu parça 3. dakikada kendini de aşıyor, müzik endüstrisini de aşıyor, üzerinde yaşadığımız dünyayı da aşıyor, güneş sistemini de aşıyor, gidiyor. nereye kadar gidiyor bilmiyorum
-amy lee ablayı biliyorum, diğer üyeleri bilmiyorum, hiç merak edip araştırmadımda
-ergo proxy isimli animedeki "re-l mayer" karakterini tasarlayan üstad-ı azam, amy lee kraliçemizden esinlenmiş
-"fallen" diye doğaüstü bişey yapmışlar, izah etmesi oldukça zor
-bir de 13 eylül 2019 tarihinde konserleri vardı. biletler hayvan gibi pahalıydı, gidemedim.
bilgim bu kadarla sınırlı.
bana sorarsanız en iyi parçaları sırasıyla;
1-my immortal
2-hello
2-bring me to life
3-going under
4-lithium
not: my immortal'ın band versionunu tavsiye ederim. zaten aşkın olan bu parça 3. dakikada kendini de aşıyor, müzik endüstrisini de aşıyor, üzerinde yaşadığımız dünyayı da aşıyor, güneş sistemini de aşıyor, gidiyor. nereye kadar gidiyor bilmiyorum
devamını gör...
agora meyhanesi radyo yayını
uzun süre sonra sözlüğe girip, ilk defa sözlüğün radyo yayınına katılıyorum, gerçekten çok güzel bir fikir olmuş, yayınlarınızın ve sözlüğün gidişhatı için başarılar dilerim.
yalnızlık hakkında 2 kelam etmek istedim, insanın kendini en özgür ve en ferah hissettiği an yalnız olduğu andır en azından benim için.
zaten milyonlarca zorunlu ya da keyfi ihtiyaçlara muhtacız, insan faktörü aradan çekildiği zaman en azından mecburluğumuz azalır.
zaten yalnızlık denilen kavram, ebedi de değildir kanımca, dünya denilen gezegen büyük, insanlar oldukça fazla.
yalnızlık hakkında 2 kelam etmek istedim, insanın kendini en özgür ve en ferah hissettiği an yalnız olduğu andır en azından benim için.
zaten milyonlarca zorunlu ya da keyfi ihtiyaçlara muhtacız, insan faktörü aradan çekildiği zaman en azından mecburluğumuz azalır.
zaten yalnızlık denilen kavram, ebedi de değildir kanımca, dünya denilen gezegen büyük, insanlar oldukça fazla.
devamını gör...
kolay harcanan şeyler
insan hayatıdır maalesef. bir linç, bir küfür, bir bıçak darbesi, anlık gaflet, anlık sinir, cinnet: netice cinayet.
#falancaiçinadalet
ah ah ne zor.
#falancaiçinadalet
ah ah ne zor.
devamını gör...
pedofili
lütfen hastalık demeyin bu bir hastalık değil sapıklıktır.
devamını gör...
yazarların yaşadığı en utanç verici anı
üniversitedeyiz kadın hastalıkları stajı. spekulum muayenesi yaparken hocam leş gibi kokuyor bu ya dedim. hasta kadın kafasını kaldırıp bana baktı. o an utancımdan yerin dibine girdim nokta net.
devamını gör...
mckybo and me
bir terry loane filmidir.
küçükken hangi çizgi filmi izlesek hemen bir karakter seçerdik ve o olurduk filmin etkisi geçene kadar. ninja kaplumbağalar’da ben raphael’i, transformers’da optimus prime’ı, thunder cats’de tigera’yı seçmiştim mesela. her bölümden sonra sanki macerayı kendim yaşamış gibi hissederdim.

büyüdükçe de aslında bu etki azalmadı sanki. ölü ozanlar derneği ve stand and deliver filmleri mesleğimi olumlu yönde etkileyerek bana model oldular. gerçekten dövüş kulübünü izleyip böyle bir kulüp kurma hevesine kapılmayan var mıdır aramızda?
bu filmde de butch cassidy ve the sundance kid filmini kaçak olarak girip izledikten sonra onların karakterlerine bürünen bir sekiz biri dokuz yaşında iki delikanlı kanun kaçağının hikayesini izliyoruz.

farklı yerlerden gelmelerine rağmen aralarında güçlü bir bağ olan bu iki arkadaş izledikleri filmin de etkisinde kalarak yaşlı bir adamı öldürüldükleri yanılsamasına kapılıp tıpkı hayran oldukları iki kanun kaçağı gibi kaçak hayatı yaşamaya karar verirler.
bu yolculukta başlarına gelmeyen kalmaz ama başlarına gelen her şey her nasılsa izledikleri film ile bir yerde, bir şekilde bağlantılıdır. harika bir macera sizi de kendisiyle birlikte sürükleyecektir bu filmle birlikte.

bu arada tanımı bitirmeden önce iki şey söylemem gerek;
1. bu çocuklardan biri katolik biri protestandır ve olaylar 1970 yılında irlanda’da geçmektedir.
2. mickeybo ve ben’i izlemeden önce butch cassidy and the sundance kid’i mutlaka izleyin.
küçükken hangi çizgi filmi izlesek hemen bir karakter seçerdik ve o olurduk filmin etkisi geçene kadar. ninja kaplumbağalar’da ben raphael’i, transformers’da optimus prime’ı, thunder cats’de tigera’yı seçmiştim mesela. her bölümden sonra sanki macerayı kendim yaşamış gibi hissederdim.

büyüdükçe de aslında bu etki azalmadı sanki. ölü ozanlar derneği ve stand and deliver filmleri mesleğimi olumlu yönde etkileyerek bana model oldular. gerçekten dövüş kulübünü izleyip böyle bir kulüp kurma hevesine kapılmayan var mıdır aramızda?
bu filmde de butch cassidy ve the sundance kid filmini kaçak olarak girip izledikten sonra onların karakterlerine bürünen bir sekiz biri dokuz yaşında iki delikanlı kanun kaçağının hikayesini izliyoruz.

farklı yerlerden gelmelerine rağmen aralarında güçlü bir bağ olan bu iki arkadaş izledikleri filmin de etkisinde kalarak yaşlı bir adamı öldürüldükleri yanılsamasına kapılıp tıpkı hayran oldukları iki kanun kaçağı gibi kaçak hayatı yaşamaya karar verirler.
bu yolculukta başlarına gelmeyen kalmaz ama başlarına gelen her şey her nasılsa izledikleri film ile bir yerde, bir şekilde bağlantılıdır. harika bir macera sizi de kendisiyle birlikte sürükleyecektir bu filmle birlikte.

bu arada tanımı bitirmeden önce iki şey söylemem gerek;
1. bu çocuklardan biri katolik biri protestandır ve olaylar 1970 yılında irlanda’da geçmektedir.
2. mickeybo ve ben’i izlemeden önce butch cassidy and the sundance kid’i mutlaka izleyin.
devamını gör...
sevgililer gününe yalnız girmek
her yıl değişmeyen eylem.
devamını gör...



