aziz varvara alekseyevna
herkesin sabırsızlıkla beklediği, ''ne zaman açıklanacak bu eş başkan?'' sorularının havada uçuştuğu kitap/edebiyat kulübünün değerli eş başkanı. sevgili alekseyevna, tekrardan tebrik ederim.
umarım hoş ve keyifli vakit geçiririz azizim.
umarım hoş ve keyifli vakit geçiririz azizim.
devamını gör...
halam geldi
niye sifreleme ihtiyacı duyarlar ki? her zaman saçma gelmiştir. elinde pedle gezemez de bu insanlar.dillendirmeyince bilinmiyordu zaten kadınların regl olduğu. saçmalık...
devamını gör...
vladimir lenin
rusya'daki sankt-peterburg şehrine, anısı yaşasın diye ölümünden 3 gün sonra ismi verilen lider. 1924-1991 yılları arasında sankt-peterburg, leningrad olarak anılmıştır. 1991'de sovyetler'in dağılması esnasında şehrin ismi (bkz: boris yeltsin) tarafından yine sankt-peterburg'a döndürülmüştür.
tanım 2: (bkz: leningrad)
tanım 3: (bkz: world of warships)'te 1936 yılındaki proje 21'e göre tasarlanmış ama hayata geçirilmemiş nelson sınıfı savaş gemisine ismi verilen lider. proje hayata geçseydi ortaya şöyle bir gemi çıkacaktı:
tanım 2: (bkz: leningrad)
tanım 3: (bkz: world of warships)'te 1936 yılındaki proje 21'e göre tasarlanmış ama hayata geçirilmemiş nelson sınıfı savaş gemisine ismi verilen lider. proje hayata geçseydi ortaya şöyle bir gemi çıkacaktı:
devamını gör...
ruanda soykırımı
fransa'nın silah ve istihbarat yardımıyla parmağının bulunduğu soykırımdır.
devamını gör...
koku
kimi zaman üzen, mutlu eden, hiçbir kaygı gütmediğiniz saf çocukluğunuza götüren, tanımlayamadığınız hisler uyandıran, anılara götürüp bırakan muazzam bir duyumuz.
devamını gör...
büyük iskender'in anadolu'yu iskender yemek için fethettiği iddiası
var olan iddiadır. istanbul üniversitesi dr. öğretim üyesi nafiz polat girgin bir makalesinde bu durumdan bahsetmiş.
"bir gün iskender komentonunda otururken generallerinden birisi "haşmetmeapları isterseniz sefere iznik tarafından başlayalım. sonra bursa eskişehir, ankara diye gireriz" iskender sakalını sıvazlayarak "neden bursa efendi?" der. adamcağız iskender'e "iskender diye bir yemek icat etmişler efendim. bir yiyen bir daha yiyormuş" der. genç alexandros "heyhat! bu ne cüret! bu ne densizlik rhenus! benden isim hakkı almadan benim ismimle yemek çıkarmışlar. nasıl bir yemek acaba? benim adımı vermeyi uygun görmüşer. yerinde tadım istiyorum atımı hazırlayın gidiyoruz"
bu hadiseden sonra iskender, bursa'yı alır ve bu yemeği merak ederek yer ve artık alışır ve her hafta gidip bursa'lı ustalardan
iskender yer. "
istanbul üniversitesi 1998 dr. girgin.
"bir gün iskender komentonunda otururken generallerinden birisi "haşmetmeapları isterseniz sefere iznik tarafından başlayalım. sonra bursa eskişehir, ankara diye gireriz" iskender sakalını sıvazlayarak "neden bursa efendi?" der. adamcağız iskender'e "iskender diye bir yemek icat etmişler efendim. bir yiyen bir daha yiyormuş" der. genç alexandros "heyhat! bu ne cüret! bu ne densizlik rhenus! benden isim hakkı almadan benim ismimle yemek çıkarmışlar. nasıl bir yemek acaba? benim adımı vermeyi uygun görmüşer. yerinde tadım istiyorum atımı hazırlayın gidiyoruz"
bu hadiseden sonra iskender, bursa'yı alır ve bu yemeği merak ederek yer ve artık alışır ve her hafta gidip bursa'lı ustalardan
iskender yer. "
istanbul üniversitesi 1998 dr. girgin.
devamını gör...
davacı
''geç gelen adalet, adalet değildir'' sözüne vurgu yapan, kemal sunal ve savaş yurttaş'ın başrollerini paylaştığı 1987 yılında yayınlanan filmdir.
kemal sunal'ın birçok filmi güldürürken düşündürüp sistem eleştirisini içerisinde bulundurduğu için izlerken büyük keyif duydum fakat bundan 34-35 yıl öncesi ile şu anki yargı sisteminin trajikomik hali tüylerimi ürpertti doğrusu. o günden bu güne nasıl olur da yargı sisteminde neredeyse hiçbir şey değişmez? nasıl olur da hukuk sistemi yaşamı bu kadar zorlaştıran bir halde ilerlemeye devam eder? düşünmesi izleyiciye kalmış. düşünelim bakalım.
edit: filmi izlerken sinirlerinize hakim olamıyorsunuz onun da uyarısını yapayım. küçük bir olay için aylarca hatta yıllarca insanların nasıl yıprandığına şahitlik ediyorsunuz çünkü. bu ülkede adaleti aramak bile hem masraf, hem israf. zaman israfı. ah bir de bulunsa keşke.
dava aç ve sonra avukat tut, masraf. şahitleri getir- götür masraf. dava temyize gitsin sonrasında hakim değişsin, döngüyü tekrarla, masraf. hakim köye incelemeye gelsin, masraf. hadi parayı da geçtim, insanların bir umut içerisinde günlerinin, aylarının, yıllarının geçmesine ne demeli?
avukat: ''kolayı olur mu? hukuk işi kardeşim bu, her şeyin bir usulü var.''
kemal sunal'ın birçok filmi güldürürken düşündürüp sistem eleştirisini içerisinde bulundurduğu için izlerken büyük keyif duydum fakat bundan 34-35 yıl öncesi ile şu anki yargı sisteminin trajikomik hali tüylerimi ürpertti doğrusu. o günden bu güne nasıl olur da yargı sisteminde neredeyse hiçbir şey değişmez? nasıl olur da hukuk sistemi yaşamı bu kadar zorlaştıran bir halde ilerlemeye devam eder? düşünmesi izleyiciye kalmış. düşünelim bakalım.
edit: filmi izlerken sinirlerinize hakim olamıyorsunuz onun da uyarısını yapayım. küçük bir olay için aylarca hatta yıllarca insanların nasıl yıprandığına şahitlik ediyorsunuz çünkü. bu ülkede adaleti aramak bile hem masraf, hem israf. zaman israfı. ah bir de bulunsa keşke.
dava aç ve sonra avukat tut, masraf. şahitleri getir- götür masraf. dava temyize gitsin sonrasında hakim değişsin, döngüyü tekrarla, masraf. hakim köye incelemeye gelsin, masraf. hadi parayı da geçtim, insanların bir umut içerisinde günlerinin, aylarının, yıllarının geçmesine ne demeli?
avukat: ''kolayı olur mu? hukuk işi kardeşim bu, her şeyin bir usulü var.''
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının sevmediği özellikleri
çevremdeki olay ve insanları uzun zamandır gözlemlediğim için oluşan öngörülerim. oysa cehalet mutluluktur. farkettiğimde insanları bir daha aynı gözle göremiyorum.
devamını gör...
bilgi verici başlıklar açalım kampanyası
(bkz: durumumuz yok yazamıyoruz)
devamını gör...
başıboşlar
tek eksiği akış sekmesinde tek tıklamayla açılmıyor oluşu, akış ile gündemin yanına iliştirmek gerekli. onun dışında tam istediğim gibi olmuş.
şimdi sıra kendini fularlı, entel dantel görenlerin girmiş oldukları tanımların vs birbir başıboşlara düşmesini izleyip, kahkaha atmak olacak.
çok yaşa yönetim. içten içe çok matah şeyler yazdığını düşünen x yazarının başıboş hüznüne ortak olmak paha biçilemez. sısısı
şimdi sıra kendini fularlı, entel dantel görenlerin girmiş oldukları tanımların vs birbir başıboşlara düşmesini izleyip, kahkaha atmak olacak.
çok yaşa yönetim. içten içe çok matah şeyler yazdığını düşünen x yazarının başıboş hüznüne ortak olmak paha biçilemez. sısısı
devamını gör...
(tematik)
coup de grace
fransızcada can çekişen bir canlının acısını sonlandırmak için uygulanan öldürücü vuruş, bir şeyi bitirmek için vurulan son darbe demektir. “merhamet vuruşu” olarak bilinir. ayağı sakatlanan atın vurulması örnek olarak gösterilebilir.
devamını gör...
kartopu örneklemesi
ing: snowball sampling, ya da chain-referral sampling.
bilimsel araştırma yönteminde kullanılan örnekleme yöntemlerinden biridir. genelde katılımcıların zor bulunduğu yerlerde kullanılır ve yöntem şu şekildedir: konuyla ilgili rastgele bir kişi seçilir ve diğer kişilere bu araştırma yöntemi ya da deneyle ilgili bilgi vermesi ve katılımcı toplaması istenir. yani seçilen mevcut kişi, araştırmacı için referans olur.
örneğin: bir araştırmacısınız ve anksiyeteye sahip 50 ergen katılımcıya ihtiyacınız var. bir hastanedeki psikologla görüşüp araştırmanızı anlatıyorsunuz ve sizin için anksiyeteye sahip hastalarını bu araştırma hakkında bilgilendirmesini istiyorsunuz. aynı şekilde, anksiyeteye sahip olmayan 50 ergen katılımcıya ihtiyacınız var. bunun için de bir okula gidip müdürle konuşuyorsunuz ve onun da öğretmenleri bilgilendirip öğretmenlerin de öğrencileri bilgilendirmesini istiyorsunuz. yani kartopu gibi büyüdükçe büyüyor. siz bir kişi buluyorsunuz, o da başka bir katılımcı, onun bulduğu da başka bir katılımcı buluyor.
kartopu örneklemesi türleri:
- linear snowball sampling (doğrusal kartopu örneklemesi)
- exponential non-discriminative snowball sampling (üstel ayrımcı olmayan kartopu örneklemesi)
- exponential discriminative snowball sampling (üstel ayrımcı kartopu örneklemesi).
bilimsel araştırma yönteminde kullanılan örnekleme yöntemlerinden biridir. genelde katılımcıların zor bulunduğu yerlerde kullanılır ve yöntem şu şekildedir: konuyla ilgili rastgele bir kişi seçilir ve diğer kişilere bu araştırma yöntemi ya da deneyle ilgili bilgi vermesi ve katılımcı toplaması istenir. yani seçilen mevcut kişi, araştırmacı için referans olur.
örneğin: bir araştırmacısınız ve anksiyeteye sahip 50 ergen katılımcıya ihtiyacınız var. bir hastanedeki psikologla görüşüp araştırmanızı anlatıyorsunuz ve sizin için anksiyeteye sahip hastalarını bu araştırma hakkında bilgilendirmesini istiyorsunuz. aynı şekilde, anksiyeteye sahip olmayan 50 ergen katılımcıya ihtiyacınız var. bunun için de bir okula gidip müdürle konuşuyorsunuz ve onun da öğretmenleri bilgilendirip öğretmenlerin de öğrencileri bilgilendirmesini istiyorsunuz. yani kartopu gibi büyüdükçe büyüyor. siz bir kişi buluyorsunuz, o da başka bir katılımcı, onun bulduğu da başka bir katılımcı buluyor.
kartopu örneklemesi türleri:
- linear snowball sampling (doğrusal kartopu örneklemesi)
- exponential non-discriminative snowball sampling (üstel ayrımcı olmayan kartopu örneklemesi)
- exponential discriminative snowball sampling (üstel ayrımcı kartopu örneklemesi).
devamını gör...
dünyanın en mutlu ülkeleri listesi'nde türkiye'nin gerilemesi
malûm kişiler gitmediği sürece bu böyle gerilemeye devam eder zaten.
devamını gör...
bilgi sistemi
bilgi toplama işleme saklama amaçlarına göre sunma karar verme ve iletme işlerini desteklemek ve yürütmek için tasarlanmış bulunan ve insanı bilgisayarı ve iletişim araçlarını içeren yapıdır.
devamını gör...
supercalifragilisticexpialidocious
super-cali-fragilistic-expiali-docious; gerçekten varolan bir kelime olmayıp ünlü dadı mary poppins tarafından bizlere kazandırılan bir ifadedir. aynı zamanda julie andrews tarafından yorumlanan neşeli çocuk şarkısının da ismidir. bu kelimenin tam bir anlamı yoktur. zaten eğlencesi de buradan kaynaklanmaktadır.
bu arada bu kelimeyi hızlı hızlı söylemek için bir süre pratik yapmak lazımdır, başlangıçta diliniz dönmeyebilir, hiçbir sorun yoktur bunda. ama birinci defada ve tek nefeste söyleyebilirseniz o zaman bir tuhaflık mevcut olabileceği için uzmanlar tarafından incelenebilmek adına yarın sabah ilk iş trt radyosuna başvurun derim*.
mirusia'dan bir dinleyelim bakalım(ayrıca kendisini tebrik etmek de lazımdır, pek herkesin harcı değildir o denli yükseklikte sakin kalıp şarkı söyleyebilmek. kendimi orada düşününce pek iyi hissetmedim açıkçası);
(hannibal beyefendi de oradaymış bu arada-1.42-. roma'dan sonra maastricht'e de bir uğramış demek ki)
sözleri şöyledir;
um diddle diddle diddle um diddle ay
um diddle diddle diddle um diddle ay
supercalifragilisticexpialidocious!
even though the sound of it
is something quite atrocious
if you say it loud enough
you'll always sound precocious
supercalifragilisticexpialidocious!
um diddle diddle diddle um diddle ay
um diddle diddle diddle um diddle ay
because i was afraid to speak
when i was just a lad
my father gave me nose a tweak
and told me i was bad
but then one day i learned a word
that saved me aching nose
the biggest word i ever heard
and this is how it goes:
oh, supercalifragilisticexpialidocious!
even though the sound of it
is something quite atrocious
if you say it loud enough
you'll always sound precocious
supercalifragilisticexpialidocious!
um diddle diddle diddle um diddle ay
um diddle diddle diddle um diddle ay
so when the cat has got your tongue
there's no need for dismay
just summon up this word
and then you've got a lot to say
but better use it carefully
or it may change your life
one night i said it to me girl
and now me girl's my wife!
she's supercalifragilisticexpialidocious!
supercalifragilisticexpialidocious
supercalifragilisticexpialidocious
supercalifragilisticexpialidocious!
bu arada bu kelimeyi hızlı hızlı söylemek için bir süre pratik yapmak lazımdır, başlangıçta diliniz dönmeyebilir, hiçbir sorun yoktur bunda. ama birinci defada ve tek nefeste söyleyebilirseniz o zaman bir tuhaflık mevcut olabileceği için uzmanlar tarafından incelenebilmek adına yarın sabah ilk iş trt radyosuna başvurun derim*.
mirusia'dan bir dinleyelim bakalım(ayrıca kendisini tebrik etmek de lazımdır, pek herkesin harcı değildir o denli yükseklikte sakin kalıp şarkı söyleyebilmek. kendimi orada düşününce pek iyi hissetmedim açıkçası);
(hannibal beyefendi de oradaymış bu arada-1.42-. roma'dan sonra maastricht'e de bir uğramış demek ki)
sözleri şöyledir;
um diddle diddle diddle um diddle ay
um diddle diddle diddle um diddle ay
supercalifragilisticexpialidocious!
even though the sound of it
is something quite atrocious
if you say it loud enough
you'll always sound precocious
supercalifragilisticexpialidocious!
um diddle diddle diddle um diddle ay
um diddle diddle diddle um diddle ay
because i was afraid to speak
when i was just a lad
my father gave me nose a tweak
and told me i was bad
but then one day i learned a word
that saved me aching nose
the biggest word i ever heard
and this is how it goes:
oh, supercalifragilisticexpialidocious!
even though the sound of it
is something quite atrocious
if you say it loud enough
you'll always sound precocious
supercalifragilisticexpialidocious!
um diddle diddle diddle um diddle ay
um diddle diddle diddle um diddle ay
so when the cat has got your tongue
there's no need for dismay
just summon up this word
and then you've got a lot to say
but better use it carefully
or it may change your life
one night i said it to me girl
and now me girl's my wife!
she's supercalifragilisticexpialidocious!
supercalifragilisticexpialidocious
supercalifragilisticexpialidocious
supercalifragilisticexpialidocious!
devamını gör...
#biziboylebilin
kadınlara yönelik algılara farklı bakan nike reklamındaki hashtag.
güzeliz,
ellerimiz ince narindir,
altını çok severiz vb.
güzeliz,
ellerimiz ince narindir,
altını çok severiz vb.
devamını gör...
amin maalouf
25 şubat 1944 beyrut doğumlu lübnan'lı yazar. annesi türk kökenli mısır'lıdır aynı zamanda. yapıtlarında sıklıkla asya ve akdeniz çevresini dekor olarak kullanır. yazarın ikinci romanı semerkant dünya çapında bilinirliğini oldukça arttırmış ve pek çok dile çevrilmiştir. tarihteki yaşamış(çoğunlukla tanınmış) kişileri ve başından geçen olayları hayal gücünün katkısıyla oldukça etkili bir üslup ve kurgu kullanarak okuyucuya aktarır ki kendisinin zaman içerisinde bu kadar popüler olması tesadüf değildir.
yazarın eserleri;
afrikalı leo (1986)
semerkant (1988)
ışık bahçeleri (1991)
beatrice'den sonra birinci yüzyıl (1992)
tanios kayası (1993)
doğunun limanları (1996)
yüzüncü ad (2000)
yolların başlangıcı (2004)
doğu'dan uzakta (2012)
yazarın eserleri;
afrikalı leo (1986)
semerkant (1988)
ışık bahçeleri (1991)
beatrice'den sonra birinci yüzyıl (1992)
tanios kayası (1993)
doğunun limanları (1996)
yüzüncü ad (2000)
yolların başlangıcı (2004)
doğu'dan uzakta (2012)
devamını gör...
kahve ikramı
bizde kahve, yalnızca kahve demek değildir. incelikli bir ikram da esastır. bu sebeple kahvenin yanında fazla soğuk olmayacak şekilde bir bardak su, eğer ki bayram günü misafir geldiyse dantelli bir altlık ve yanında çikolata veya lokum gibi zarif bir tatlı ile ikram yapılır. mesela güllü kuş lokumu kahvenin yanında en güzel tercihtir. anneler günü hediyesi için nasıl çiçek olarak gül yakışıyorsa, kahve ikramı yanına da hakiki gülden yapılan lokum çok iyi yakışır.
devamını gör...
kadını döven erkek
ağzı burnu bir edilesi erkektir, akabinde bu dövme yetisini kaybedecektir.
devamını gör...