fiziksel güç ve şiddet.

"bana ben sana zarar verebilirim, tekme atabilirim dersen bil ki insana değil, eşek ve ata uygun bir özellikle övünüyorsun. epiktetos
devamını gör...

fakirlerin, açların, kısacası afrika'daki çocukların halini anlayabilmek için allah tarafından farz kılınmış, sabah ezanı ve akşam ezanı arası aç kalma durumu.

tabi sabah ezanına kadar tıka basa yiyip, iftarda tıka basa karnın patlarcasına yemek, açın halinden anlamamıza yardımcı olur mu bilemem.
devamını gör...

sokratesin savunmasından esinlenmiş avukattır.
devamını gör...

öz eleştiriye açığım
devamını gör...

arada bir mental çöküş zamanlarımda yaptığımdır. hamburger çok severim. hiçbir şeye aldırmadan sabah hamburger yemek benim için "3 günlük dünya be kardeşim" demektir.
devamını gör...

dostum, dostum. yasaklar her zaman o maddeyi daha cazip hale getirir. bir şey zararlı ise devlet olarak en fazla onun zararlı olduğuna dair halkı bilinçlendirmeye çalışırsın. bu hayatta her şey tercihdir, ve tercihlere tahdit getirilmemeli.

edit: üstteki yazar benden önce yazmış, görmemiştim. verdim portakalını*
devamını gör...

kadın seslerde en çok sevdiğim minor empire yorumu;

devamını gör...

boş triplere giren insan silsilesi yerine kendi çapımızda sohbet muhabbet.
devamını gör...

son derece ilginç ve tüyler ürpertici bir kitabın konusu olan geminin ismi.

kitabın orijinal adı the wreck of the titan or futility. özelliği ise şu: titanic faciasının yaşanmasından 14 yıl önce yazıldığı halde, kazayı neredeyse tüm detaylarıyla yazmış olması.

kitabın yazarı morgan robertson adlı bir adamdı. pek başarılı bir yazar değilmiş robertson ve yazdığı dönemde bu kitabı da pek tutmamış. titanic kazasından sonra ise meşhur olmuş.

***

- kitabın başrolündeki titan adlı gemi, ilk seferini amerika - ingiltere arasında yapar. tıpkı titanic gibi...
- yolcu kapasitesi titanic'inkiyle aynıdır.
- geminin boyu titanic'in boyundan birkaç metre kısadır ve ağırlıkları da yakındır.
- pervane sayıları titanic'inkiyle aynıdır.
- titan, çıktığı bu ilk seferinde buz dağına çarpar. tıpkı titanic gibi...
- geminin darbe aldığı kısım, battığı yer, yolculuk sırasındaki hızı gibi özellikler hemen hemen titanic'inkiyle aynıdır.
- titan da tıpkı titanic gibi batar ve yine aynı şekilde, gemideki filikaların yetersizliği nedeniyle birçok insan ölür. kitapla gerçek arasındaki ölü sayıları birkaç farkla benzerdir.

hikâyedeki tek farklılık, titan'ın bir başka geminin daha batmasına neden olmasıdır.

titanic kazasından sonra robertson, falcılık, medyumluk gibi bazı sıfatlarla anılmaya başlanmışsa da kendisi bütün bunları reddetmiştir.
devamını gör...

#1657627

görev tamamlandı, next station kuzguncuktaki vişne.*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

rotasız seyyah çok güzel bir çalışma yapmış.
önce gezdiği ülkelerde kadınların fotoğrafını çekmiş sonra da onlara kendi dillerinde ‘çok güzelsin’ dedikten sonra bir kare daha.

gülümseyen dünya kadınlarının hepsi birbirinden güzel :)
şöyle bakın bence
devamını gör...

laf ola beri gele yazmış danışmanlar, şahsım da kağıdı okumuş. maksat gündemi değiştirmek, kurun gazını almak.
yeni anayasa işi öyle kolay değil. 600 sandalyeli meclis’te yeni anayasanın referanduma sunulabilmesi için 360, referandumsuz kabul edilmesi için 400 oy gerekiyor.
referanduma götürebilmek için dahi; chp, iyi parti, hdp üçlüsünden en az birinin desteği gerekiyor. yeni anayasa için her üç partinin de kırmızı çizgisi güçlendirilmiş parlementer sistem.
şahsımın keseri kendine yontma şansı yok.bu aritmetikte.
devamını gör...

14 şubat için seviyeyi arşa çıkartan program.
öncelikle tebrik ediyorum, sonrasında ise pek sitemli olduğumu bilmenizi isterim.
sevdiğimle beraber dinlemekteyiz yayını, az önce bana "millet neler yapıyor sen de tribün amigosu gibi otur anca" dedi.

bana garezin mi var sözlük?
devamını gör...

everybody dies but not everybody lives.
herkes ölür ama herkes yaşamaz.
devamını gör...

yoktur. her insana göre farklılık gösterir. zaten olayın güzelliği de buradadır. dünyanın öteki ucundaki bir insanın sevgi tanımıyla senin sevgi tanımın farklıdır.
ama aynı şeyleri hissedersin aynı mutlulukları aynı hüzünleri yaşarsın.
yazar şöyle diyor.
sevgi tırmananları birbirine bağlayan bir halattı. biri düşerse diğerinin hayatta kalması için halatın kesilmesi gerekiyordu . ancak sevgi, kesilmeyecek kadar kalın bir halattı ve sonunda herkes düşerdi. aptallar sevdikleriyle düşer, kötüler sevdiklerini aşağı çeker.
devamını gör...

sessizlik.
o kadar sessiz ki kendi sesim bile bana bazen gürültü geliyor. telefonda konuşmak bile eziyet oluyor bir saatten sonra.
çünkü ben sessizliğin , yalnızlığın iti olmuşum.
devamını gör...

yoldaşın alkol kullandığını söyleyerek bir şeyler ima edilmeye çalışılan başlıktır.

bir gün donatır masayı gelin arkadaşlar hep bebarer olsun derse koşa koşa gideriz. şimdilik bizi ilgilendiren bir durum yoktur.
bir kadehte bizim için içsin efem, afiyet olsun.
devamını gör...

"yaz dostum!
bir dünya ki haklı haksız karışmış
. "

ülkemizde yetişen en büyük sanatçıların başında gelir. genel kültürü, aldığı müzik eğitimi, sadece ülkemizde değil farklı ülkelerde yer aldığı projeler ve elbette türk müziğine yaptığı katkılar ile yeri eşsizdir.

2 ocak 1943'te doğmuş ve türkiye'de barış ismini alan ilk insan olmuştur; yani bugün doğum günüdür.
iyi ki doğdun barış abi!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benim için cevabı uçak yolculuğu olan kıyaslama.

gideceğim yere hemen gitmeyi, yolda oyalanmaya tercih ederim uzun yolculuklarda. yol uzadıkça bedensel yorgunluk da artıyor çünkü. uçağa binince, yerden havalandıktan sonra çay kahve dağıtırlarken bir bakıyorsunuz gelmişsiniz. ne ara vardığınızı bile anlamıyorsunuz gideceğiniz yere.

yok ille de otobüs yolculuğuna mecbur isem müzik çalarım yanımda olduğu sürece benden mutlusu olmaz. fakat yol uzunsa, uzun süreli sarkıtma durumundan dolayı ayaklarımın şişmesi durumundan da hiç memnun değilim.
devamını gör...

çözemediğim şeyler var.

mesela aklımı kurcalayan en büyük sorum/sorun/sorunumuz;

yalnızlığını örtmek için mi yanımdasın?

biliyorum kolay değil onca sene tek başına olmak. kimseye kalbini açmadan, kimseye dokunmadan, oralarda bi yerlerde atan kalbinin sevebilme potansiyelini ölçemeden. eğer umut ışığımsan, sana güvenebilmek isterim. gözlerim kapalı, kalbim açık, yükseklerden düşerken aşağıda beni bekliyor oluşunu bilmek isterim. ya da elimden tut birlikte atlayalım bilmediğimiz derinliklere?

o aşağısı kenarında örümcek ağları olan turkuaz boyalı bir apartman kapısı da olabilir, bir metaforda. nasıl istersen öyle değerlendir. bir şeyden emin olarak ilerle. mesela en büyük ortak yönümüzün yalnızlığa kazandığımız bağışıklık olduğunu unutmadan.
her an seni bırakabilirim. her an her şeyi mahfedebilirim. aşık olduğumu zannediyor olabilirim, bir kaç duyguya yenik düşebilirim. ben de sadece insanım sonuçta.

neden sana yazmıyorum, neden seninle yüzleşemiyorum bilmiyorum. tıkanıklık var solumda. ya da sen dolduruyorsun orayı.

dedim ya çözemedim, henüz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim