the talos principle
first person bulmaca oyunları sevenlere rahatlıkla tavsiye edebileceğim atmosferi ve heyecanıyla beni büyüleyen pc oyunu.
devamını gör...
en sevdiğiniz düetler
shakira ft. alejandro sanz - la tortura. şöyle bırakalım canlı performans görsün gözler.
devamını gör...
genç atletlerde görülen ani ölümler
birçoğumuzun videolarla gördüğü ve korkuttuğu duruma neden olabilecek bir nedeni genel kültür olsun diye aydınlatmak istiyorum.
ani bir şekilde olan bu durumun yüksek ihtimallerinden birisi hipertrofik kardiyomyopati ile açıklanabilir.basitçe kalp kasının çok kalın olmasından dolayı ventrikül boşluğu(kalbin toplandığı boşluk ) çok küçük kalıyor ve yoğun aktivite sonrası kalp atımının hızlanmasıyla beraber yeterli kanın vücuda pompalanamamasıyla gerçekleşir.
ayrıntı olarak;
genetik geçiş paterni yüksektir,patogenezde beta-miyozin ağır zincirinde nokta mutasyonu vardır.
asimetrik septal hipertrofi(muz şeklinde sol ventrikül) tipiktir.
ara ara senkoplara neden olur bu da çok üzerine gidilmese de önlenmesi açısından önem arz edebilir.
ani bir şekilde olan bu durumun yüksek ihtimallerinden birisi hipertrofik kardiyomyopati ile açıklanabilir.basitçe kalp kasının çok kalın olmasından dolayı ventrikül boşluğu(kalbin toplandığı boşluk ) çok küçük kalıyor ve yoğun aktivite sonrası kalp atımının hızlanmasıyla beraber yeterli kanın vücuda pompalanamamasıyla gerçekleşir.
ayrıntı olarak;
genetik geçiş paterni yüksektir,patogenezde beta-miyozin ağır zincirinde nokta mutasyonu vardır.
asimetrik septal hipertrofi(muz şeklinde sol ventrikül) tipiktir.
ara ara senkoplara neden olur bu da çok üzerine gidilmese de önlenmesi açısından önem arz edebilir.
devamını gör...
evlenmek
hiçbir zaman gelinlik hayali kuran, düğün yapmak için can atan bir insan olmadım. küçüklüğümden beri ne hikmetse evlenmek korkunç gelmiştir bana. son zamanlarda bir tık daha belki o kadar korkunç değildir diye düşünmeye başlasam da "evlilik" kavramına alışmam bir süre daha mümkün görünmüyor. ülkemiz gelenek ve göreneklerinden akrabalarla tanıştırma, çeyiz, kına gecesi, altın takma bilmem ne .. bunlar da sanırım hepten evlenmenin gözümde korkunç bir hâl almasına katkıda bulunuyor.
devamını gör...
gaziantep üniversitesi rektörünün kendini dekan olarak ataması
haftalık dekan programım;
pazartesi: güzel sanatlar
salı: fen fakültesi
çarşamba: edebiyat fakültesi
perşembe: mühendislik fakültesi
cuma: iktisadi ve idari bilimler fakültesi
hepsinden de birer maaş çakarım diyen multirektör.
pazartesi: güzel sanatlar
salı: fen fakültesi
çarşamba: edebiyat fakültesi
perşembe: mühendislik fakültesi
cuma: iktisadi ve idari bilimler fakültesi
hepsinden de birer maaş çakarım diyen multirektör.
devamını gör...
ömer hayyam
en bi sevdiğim:
tanrım; bu güzel yüze vermişsin emek,
o sümbülü koklamak, saçın' ellemek.
sonra da ona bakma, dersen, anlamı:
dolu kadehi ters tut, hiç dökme demek!
tanrım; bu güzel yüze vermişsin emek,
o sümbülü koklamak, saçın' ellemek.
sonra da ona bakma, dersen, anlamı:
dolu kadehi ters tut, hiç dökme demek!
devamını gör...
hare psikopati değerlendirme ölçeği
bir çok defa revize edilmiş, psikopatları belirlemede kullanılan bir kontrol listesidir. bu değerlendirmeyi ilk oluşturan psikiyatrist robert hare olduğundan, hare psikopati değerlendirme ölçeği ismi ile anılmaktadır.
aslında ilk ortaya çıkış hikayesi suçluları belirlemek üzere hazırlanmıştır.
20 maddelik bu liste, insanların kişilik özelliklerini ölçmektedir. bu testi ilk olarak cezaevindeki mahkumlar üzerinde denemiştir.
aslında bu cezaevindeki uygulamaları sayesinde suç ve suç eğilimleri arasında ilişkide kurmaya başlamıştır. misal psikopatlar, sosyopatların aksine, sonradan sosyopat olmamışlardır. doğdukları andan itibaren psikopattırlar. hare psikopatlığın, beyinsel ya da beyin işlevindeki kalıtsal bir eksiklikten oluştuğuna inanıyordu. halen bir iddia olup, tartışmaları sürmektedir.
her katil psikopat değildir. denek, listede belirlenmiş özellikler için bir puan alır. testi belli bir puanın üzerinde çıkarsa psikopatik eğilimler gösterebilir anlamına gelmektedir bu.
bu özelliklerden başlıcaları; pişmanlık eksikliği, empati eksikliği, konuşkanlık,, ben merkezcilik, eylemlerin sorumluluğunu kabul etmeme, yalanın patolajikleşmesi vss..
1970 yılında oluşturulan hare psikolojik değerlendirme testi, 1995 yılında revize edilerek psikopati kontrol listesi pcl-r adını almıştır.
hare psikopati kontrol listesi özellikle hapishaneler veya yüksek güvenlikli psikiyatri birimleri gibi adli ortamlarda standart bir prosedür olarak kullanılmaktadır.
aslında ilk ortaya çıkış hikayesi suçluları belirlemek üzere hazırlanmıştır.
20 maddelik bu liste, insanların kişilik özelliklerini ölçmektedir. bu testi ilk olarak cezaevindeki mahkumlar üzerinde denemiştir.
aslında bu cezaevindeki uygulamaları sayesinde suç ve suç eğilimleri arasında ilişkide kurmaya başlamıştır. misal psikopatlar, sosyopatların aksine, sonradan sosyopat olmamışlardır. doğdukları andan itibaren psikopattırlar. hare psikopatlığın, beyinsel ya da beyin işlevindeki kalıtsal bir eksiklikten oluştuğuna inanıyordu. halen bir iddia olup, tartışmaları sürmektedir.
her katil psikopat değildir. denek, listede belirlenmiş özellikler için bir puan alır. testi belli bir puanın üzerinde çıkarsa psikopatik eğilimler gösterebilir anlamına gelmektedir bu.
bu özelliklerden başlıcaları; pişmanlık eksikliği, empati eksikliği, konuşkanlık,, ben merkezcilik, eylemlerin sorumluluğunu kabul etmeme, yalanın patolajikleşmesi vss..
1970 yılında oluşturulan hare psikolojik değerlendirme testi, 1995 yılında revize edilerek psikopati kontrol listesi pcl-r adını almıştır.
hare psikopati kontrol listesi özellikle hapishaneler veya yüksek güvenlikli psikiyatri birimleri gibi adli ortamlarda standart bir prosedür olarak kullanılmaktadır.
devamını gör...
dizilerde unutulmayan ölüm sahneleri
43.bölümde vurulup 45.bölümde ölen süleyman çakır...
devamını gör...
yükseliş krizdeki uluslar için dönüm noktaları
jared diamond'ın 2019 yılında yayımlanan son kitabı. tam adı şöyledir efenim - "upheaval: how nations cope with crisis and change"
adından da anlaşılacağı üzere milletlerin büyük değişimler veya krizlerle nasıl başa çıktığını açıklayan, başarıyla üstünden gelip gelemeyeceğini belirleyen 12 boyutlu bir çerçeve ile açıklar - aslında bu çerçeve de bir insanın bireysel yaşamındaki krizlerle başa çıkma başarısını belirleyen 12 boyutun milletlere uyarlanmasıdır. bu açıklamaları yaparken de tarihten 7 ülkeden örnekler verir: finlandinya, japonya, şili, endonezya, almanya, avustralya, abd.
kitap birçok bilim insanı tarafından tarihsel hatalar barındırdığı ve istatistiksel bilgileri yok sayması nedeniyle eleştirilmiş
benim şahsi fikrime gelince, ben de yazarın ulaştığı bazı sonuçlara giderken biraz "leap of faith" gerektiği konusuna katılıyorum. (ingilizce terim için kusura bakmayın, daha iyi ifade eden bir şey bulamadım. tureng inanç sıçraması diye çevirmiş) bu 12 boyutlu çerçevenin de oluştrulabilecek en iyi çerçeve olduğunu hiç sanmıyorum. ama tarihi hakkında hiçbir fikrim olmayan birçok ülkeyle ilgili perspektif kazandığım için benim için her türlü çok aydınlatıcı bir kitap oldu. ayrıca jared diamond'ın kendine has olaylara bakış açısı, basit anlatımı, okumayı çok keyifli hale getiriyor.
kitap hakkında benim düşüncelerimi benim ifade edebileceğimden çok çok iyi ifade eden bir alıntı bırakıyorum:
--- alıntı ---
ın the same way that his previous and far more rigorous work, guns, germs, and steel, suffered from an excessive reliance on geography to explain complex, multidimensional events, “upheaval” suffers from an overreliance on psychology. but in some ways, it doesn’t matter. though the analysis stumbles, the virtues of diamond’s storytelling shine through. ıgnore his attempts to force the therapeutic 12-step onto history. ıgnore also his correct but unsurprising musings about the dangerous threats facing humanity (nuclear weapons, climate change, resource depletion and inequality). ınstead, let this experienced observer with an uncanny eye for the small details that reveal larger truths take you on an expedition around the world and through fascinating pivotal moments in seven countries. upheaval works much better as a travelogue than as a contribution to our understanding of national crises.
--- alıntı ---
(moises naim, washington post)
adından da anlaşılacağı üzere milletlerin büyük değişimler veya krizlerle nasıl başa çıktığını açıklayan, başarıyla üstünden gelip gelemeyeceğini belirleyen 12 boyutlu bir çerçeve ile açıklar - aslında bu çerçeve de bir insanın bireysel yaşamındaki krizlerle başa çıkma başarısını belirleyen 12 boyutun milletlere uyarlanmasıdır. bu açıklamaları yaparken de tarihten 7 ülkeden örnekler verir: finlandinya, japonya, şili, endonezya, almanya, avustralya, abd.
kitap birçok bilim insanı tarafından tarihsel hatalar barındırdığı ve istatistiksel bilgileri yok sayması nedeniyle eleştirilmiş
benim şahsi fikrime gelince, ben de yazarın ulaştığı bazı sonuçlara giderken biraz "leap of faith" gerektiği konusuna katılıyorum. (ingilizce terim için kusura bakmayın, daha iyi ifade eden bir şey bulamadım. tureng inanç sıçraması diye çevirmiş) bu 12 boyutlu çerçevenin de oluştrulabilecek en iyi çerçeve olduğunu hiç sanmıyorum. ama tarihi hakkında hiçbir fikrim olmayan birçok ülkeyle ilgili perspektif kazandığım için benim için her türlü çok aydınlatıcı bir kitap oldu. ayrıca jared diamond'ın kendine has olaylara bakış açısı, basit anlatımı, okumayı çok keyifli hale getiriyor.
kitap hakkında benim düşüncelerimi benim ifade edebileceğimden çok çok iyi ifade eden bir alıntı bırakıyorum:
--- alıntı ---
ın the same way that his previous and far more rigorous work, guns, germs, and steel, suffered from an excessive reliance on geography to explain complex, multidimensional events, “upheaval” suffers from an overreliance on psychology. but in some ways, it doesn’t matter. though the analysis stumbles, the virtues of diamond’s storytelling shine through. ıgnore his attempts to force the therapeutic 12-step onto history. ıgnore also his correct but unsurprising musings about the dangerous threats facing humanity (nuclear weapons, climate change, resource depletion and inequality). ınstead, let this experienced observer with an uncanny eye for the small details that reveal larger truths take you on an expedition around the world and through fascinating pivotal moments in seven countries. upheaval works much better as a travelogue than as a contribution to our understanding of national crises.
--- alıntı ---
(moises naim, washington post)
devamını gör...
canlı yayın açılış programı
arada anons girilen sekanslar trt radyoda birden fazla lig maçının yayınlandığı yıllara götürdü beni. aniden ankaraya bağlanıp gençlerbirliği'nin gol haberini verip oradan sivas-konya maçına geçiş yapıyormuş gibi girişler oluyor.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
çıkan haberleri gördükçe kafamın içinde çalan şarkı aynı zamanda.
deniz tekin- ben bugün ülkemden gitmek istedim
deniz tekin- ben bugün ülkemden gitmek istedim
devamını gör...
sigara içmeyen insan
mantıklı karar verendir
devamını gör...
aile ile dizi izlerken normal sözlük’ü televizyona aktarmak
... ve utanmamak...
yani onca sözlükte yazdım bir o kadar yerde görev aldım bu kadar kural ihlali, daha doğrusu ısrarlı kural ihlalini görmedim.
bakınız bu gerçekten mühim. ben ailem ile dizi izlerken veyahut herhangi bir zamanda sözlüğün anasayfasını duvara yansıtsam, utanmam arkadaş. neden mi? küfür yok. mümkün mertebe emmeli gömmeli oturtmalı kaldırmalı evirmeli çevirmeli bağlamalı düğümlemeli başlıklara müsaade edilmiyor. fakat bir ekşiyi, bir uludağı... zaten inciyi söylemiyorum ben bakarken bazen utanıyorum... bunları açamam abi ailemin yanında. yani bu kadar zor mu ya? adamlar küfür yok demiş. küfür yoksa hakarette yoktur. cinsellik de argo ifadelerle yoktur demek ki. kimse sana bir kadının boynunun güzelliğinden bahsetme demiyor ki. ama eve atılan manitanın boynuna yumulma teknikleri diye başlık açarsan olmaz. 2+2 daha 4 bu kadar. hani her şey format da demek değildir bu arada. ar sahibi edep sahibi olursun kişi olarak kendinden bilirsin işi ve ona uygun, kendi ahlakına edebine ters düşmeyecek biçimde yazarsın. eee bana ne yeaağğ ihihihi ohh bana ne yazıcam tarzı çoluk çocuk gibi inatlaşmanın kavganın hakaretin ne gereği var? gerçekten bunu mu istiyoruz? kaldı ki siz aile büyüklerinizin veyahut patronunuzun ya da varsa eşinizin, sevgilinizin ailesinin yanında gayet rahat küfür edebiliyor musunuz? ya da ederseniz size bakış açıları ne olur? bir miktar düşünsek keşke.
yani onca sözlükte yazdım bir o kadar yerde görev aldım bu kadar kural ihlali, daha doğrusu ısrarlı kural ihlalini görmedim.
bakınız bu gerçekten mühim. ben ailem ile dizi izlerken veyahut herhangi bir zamanda sözlüğün anasayfasını duvara yansıtsam, utanmam arkadaş. neden mi? küfür yok. mümkün mertebe emmeli gömmeli oturtmalı kaldırmalı evirmeli çevirmeli bağlamalı düğümlemeli başlıklara müsaade edilmiyor. fakat bir ekşiyi, bir uludağı... zaten inciyi söylemiyorum ben bakarken bazen utanıyorum... bunları açamam abi ailemin yanında. yani bu kadar zor mu ya? adamlar küfür yok demiş. küfür yoksa hakarette yoktur. cinsellik de argo ifadelerle yoktur demek ki. kimse sana bir kadının boynunun güzelliğinden bahsetme demiyor ki. ama eve atılan manitanın boynuna yumulma teknikleri diye başlık açarsan olmaz. 2+2 daha 4 bu kadar. hani her şey format da demek değildir bu arada. ar sahibi edep sahibi olursun kişi olarak kendinden bilirsin işi ve ona uygun, kendi ahlakına edebine ters düşmeyecek biçimde yazarsın. eee bana ne yeaağğ ihihihi ohh bana ne yazıcam tarzı çoluk çocuk gibi inatlaşmanın kavganın hakaretin ne gereği var? gerçekten bunu mu istiyoruz? kaldı ki siz aile büyüklerinizin veyahut patronunuzun ya da varsa eşinizin, sevgilinizin ailesinin yanında gayet rahat küfür edebiliyor musunuz? ya da ederseniz size bakış açıları ne olur? bir miktar düşünsek keşke.
devamını gör...
minik serçe
sezen aksu'nun takma adı ve aynı isimle sinemaya aktarılmış olan film.
film 1978 yılında çekilmiş, yönetmenliğini atıf yılmaz üstlenmiş. senaryosu da yine atıf yılmaz ile birlikte deniz türkali tarafından yazılmış. başrollerde sezen aksu ve bulut aras var. oldukça hüzünlü bir hikâye...
film 1978 yılında çekilmiş, yönetmenliğini atıf yılmaz üstlenmiş. senaryosu da yine atıf yılmaz ile birlikte deniz türkali tarafından yazılmış. başrollerde sezen aksu ve bulut aras var. oldukça hüzünlü bir hikâye...
devamını gör...
kolay gibi görünen ama çok zor olan şeyler
800 tanım girmek.
devamını gör...
gerdek gecesi öncesi namaz kılmak
o namaz kılınmalı şüphesiz ama o sana yoldaş olmaya, yar olmaya, yaren olmaya gelen hanıma karı diyecek kadar hayasızsan muhtemelen kıldığın namazında sana ve kurduğun yuvaya hiç bir getirisi olmayacaktır.
devamını gör...
seks
yasaklandığı yerlerde tecavüzler almış yürümüştür. kadınların mumya gibi kapatıldığı, evli olmayan kadın ve erkeğin sokakta konuşmasına bile izin verilmeyen şeriat ülkeleri, tecavüz suçlarında dünya lideridir.
devamını gör...


