sosyal zekalarının da yüksek olması...
karşıdaki insanların gerek jest gerek mimik hareketlerini kısaca beden dillerini doğru duygularla eşleştirecek şekilde analiz edebilmeleri.

insanları yadırgamamaları,
yargılamamaları,
herkesi kendi şartları altında değerlendirebilmeleri...

duygusallık değişkendir. hepsinde görülmesi mümkün olmayabilir. ama duyguludurlar. yani duyguların farkında. kişiyi anlar, şartlarına göre duyarlı davranır.
devamını gör...

"işte ben seni o ilk mısra gibi özledim." s. a.
devamını gör...

belirli bir yükseklikten bir ilk hıza sahip olmaksızın bırakılan cismin, kütle çekim kuvveti dışında herhangi bir etkiye maruz kalmadan yaptığı hareket.
devamını gör...

çocuk yaşta evliliklere toplum ezbere karşı çıkmalıdır. neden mi?
çünkü 24 yaşında hede hödö olmuş, 16 yaşında evlendirilmiş, karşılıklı rıza gösterilmiş sözlerinin karşılığı, kimse boşuna zırvalamasın, tam olarak şudur;
16 yaşındaki çocukların çocuklukları ellerinden alınmış, beden dokunulmazlıkları hiçe sayılmış, en yerinde tabirle istismar edilmişler demektir. köşe yazısında ayrıntıyla yazıldığı gibi 14 yaşında! ya da birilerinin iddia ettiği gibi 16 yaşında olan çocuklara do-kun-ma-yacaksınız! bütün o pedofili hislerinizi de bir yerinize monte edeceksiniz ve bu kız çocuklarını rahat bırakacaksınız! bu suça karışmış herkesin, çocuklarının evlenmesine göz yuman, ses çıkarmayan, uygun gören aile fertleri ile birlikte o en ağır cezalara çarptırılmaları gereklidir, net! çünkü diğer türlüsü pedofilidir!
bu çocukların çocukları olmuşu, olmamışı vs gözetmeksizin kanunu uygulamak şarttır. neden mi? reşit olduğu halde çocukları olan, şiddet gören, tacize ve tecavüze uğrayan ama evliliğini devam ettirmek zorunda olan kadınlar yok mu?
reşit oldukları halde seslerini yeterince duyurabiliyorlar mı bize? tüm kadınların ayağındaki prangaları atabilmeleri için önce çocuk yaşta evliliklerin önlenmesi şarttır!
medeni kanunumuzu, yasalarımızı yok sayarak bu zihniyeti normalleştiren, görmezden gelen kişilere de suçu ve suçluyu övmek fiilini işlediklerini buradan ilan ediyorum.
benim içinse pedofili eğilimlerinizi bu kadar alenen savunabilmeniz midemi bulandırmakla kalmıyor, size bu yanlış eyleminizde ses etmeyen, sizin gibileri görmezden bu türlü yönetimleri de kınıyorum ve kimse kusura bakmasın ama böyle bir konuda böylesine tepkisiz tavır sergileyen bir yerde yazmaktan da artık imtina ederim.


muharrem sarıkaya tam olarak ne anlatmış okuyun;


çocuk gelin” yine sahnede
mevsimi gelmiş meyve gibi, her yıl bu dönem çiçek açtırılıp gündeme sokuluyor.

geçen yıl da yine bu dönemde gündeme gelince kadın örgütleri ayağa kalkmış, muhalefet liderleri de tepki gösterince çağla olmadan gündemden düşmüştü.

bu dönem tekrarı gelmez sanıyordum, ancak dün anladım ki ısrardan vazgeçmemişler.

sözünü ettiğim “çocuk gelinler” adı verilen, 14 yaşından küçük kızla evlenmiş olanlara verilen ceza…

talepleri bu durumda olanlara af getirilmesi…

ilginç olan da bunun için bütün partilerde yoğun çaba gösteren milletvekili bulunması.

bu dönem de çabalar yeniden baş göstermiş…

ilk haberi bu konuda türk ceza kanunu’na 2005’te çok önemli değişikliklerin gerçekleşmesine imza atan prof. dr. adem sözüer verdi.

“tbmm’de bu konuda yeniden yoğun çaba gösterenler var” dedi.

ne amaçlanıyor?

tck, 14 yaşından küçük çocukların, yaşıtları dışında, erginlik yaşını aşmış kişilerle cinsel ilişkiye girmesine ceza getiriyor.

ceza öyle hafif de değil, zorla ırza geçme veya alıkoyma biçiminde olursa artıyor…

küçük yaşta zorla evlendirilen veya hamile bırakılma durumuna göre de ceza çok yükseğe çıkıyor…
ortalaması 20 yıl…

getirmek istedikleri düzenleme ise zorla ırza geçme, cebir, tehdit, hile olmadan, küçük yaşta evlenmiş, evlilikleri devam eden ya da arada 15 yıldan fazla fark bulunmayan faillerin, mahkemeleri sonlandırılmak kaydıyla bir defaya mahsus olmak üzere cezalarında indirime gidilmesi.

evliliğin 5 yıl devam etme şartına bağlanması, bundan önce bozulması durumunda failin yeniden cezaevine girmesi…

geçen yıl da benzer düzenleme getirilmiş, başta ak parti’ye yakınlığı ile bilinen kadın dernekleri, kadın milletvekilleri ve muhalefet liderleri olmak üzere sert tepkiyle karşılanmıştı.

hatta iyi parti lideri meral akşener, partisinin grup yönetimine bir daha bu yönde kendileri ile görüşmeye gelmek isteyen olursa kapıdan geri çevirmelerini istemiş, bu düzenlemenin tbmm’den geçmemesi için elinden gelen çabayı göstereceğini beyan etmişti.

chp’den de benzer yönde tepki yükselince vazgeçilmişti.

tbmm’de zemin hazırlığı

ancak önceki hafta tbmm’ye gelen bir heyet bazı partilerin yine kapısını çalmış; milletvekillerinden destek bulmuş.

ak parti grup başkanvekili mahir ünal ile görüşmüş.

ünal da chp grup başkanvekili engin altay’ı arayıp, bu konuda ne düşündüklerini sormuş.

her iki grup başkanvekili ile de konuştum.

altay, “mahir ünal bey beni aradı, bu konudaki görüşümüzü sordu; ‘olumsuz’ dedim” açıklaması yaptı.

mahir ünal ise “tbmm’ye bir grup gelmişti; bu konuda destek arıyordu. chp’nin görüşünü sordum. bir girişim değil” dedi.
bu konuda herhangi bir çalışmalarının söz konusu olmadığını da kayda geçirdi.

pembe odada devam

ancak prof. dr. sözüer ve kadın derneklerinin düşüncesi farklı.

çünkü tbmm’de benim de sohbet ettiğim, ancak adının yazılmasını ısrarıma rağmen istemeyen etkin bazı isimler bu düzenlemenin çıkması gerektiği görüşünde.

daha önce benzer cümlelerine tanıklık etmiştim, bakışları değişmemişti.

anadolu’da küçük yaşta evliliklerin çok kalmadığı görüşünü yinelerken, yargıtay’ın bu konuda aldığı kararlara dikkat çekti.

bu konuda aktardıkları bir öykü de aslında durumun vahametini özetlemeye yeter:

“vali, kaymakam, emniyet müdürü, jandarma komutanı, hepsi düğüne gitmiş. üstelik takı da takmış. ne zaman ki çocuk dünyaya gelmiş, küçük yaşta evlilik nedeniyle dava açılmış, aradan geçen sürede kız reşit olmuş; erkek hapse atılmış. şimdi kocası hapiste, kendisi çocuk ile dışarda. bu arada bir çocuklarını da kocası hapiste iken pembe odadaki buluşmalarında yaptılar. deniliyor ki ırza geçme; zaten pembe odada onlara yasal hak verilmiş ne ırza geçilmesi… amacımız bu durumda olanlara bir defa ceza indirimi getirmek.”
geçen yıl 8 bin 154 çocuk gelin oldu

bu sözler mantıklı gelebilir, ancak bir kez önünü açtığınız zaman, kurtulabildiğini gören diğer çocuk gelinler döngüsünü çevirmeye devam ediyor.

aşağıdaki tablo bu durumu çok net ortaya koyuyor.

küçük yaşta anne olan kadın sayısı 2005’teki tck düzenlemesinden bu yana ciddi düşüş gösterse de istenilen seviyeye gelmiş değil.
geçen yıl 15 yaşından küçük 117 çocuk anne olmuş; 15-17 yaş arasında anne olan çocuk sayısı ise 8 bin 154…

bu toplumda hala çocuk gelinler devri sürüyor.

bunu da devletin resmi kurumu vatandaşlık ve nüfus işleri genel müdürlüğü verileri ortaya koyuyor.

hala diyorlar ki ne var bunda bir kez af olsun.

iyi de geçen yıl kendisi çocukken çocuk sahibi olan 8 bin 154 çocuk gelini bu durumda bırakanlar ne olacak?


kimse kalkıp demesin ki bir kereden ne olacak, vs. biz bunları çok duyduk, çook. dönün ensar'ı hatırlayın! hayaldi gerçek oldu. hakikaten, ne olmuştu ona?
burda bahsedilen yaş 14 ya, 14!
14 yaşında kimseyle evlenmek falan is-te-ye-mez-si-niz! nokta.

peşin not: istediğiniz kadar silin entry'lerimi pedofiliye, pedofili derim ben.
devamını gör...

genellikle birbirlerini motive ederek sınava hazırlanan kişilerin kurduğu ilişkiye verilen isim.
bunun içinde çalışılan net süre ölçümü de genellikle yapılıyor.
bunun için yaygın kullanılan konsapp uygulamasını kullanabilirsiniz.
devamını gör...

saçlarını peaky blinders style yapmaları. olmuyor ağalar kardeşler, biz birer cillian murphy değiliz maalesef.*
devamını gör...

25 nisan 1923'te mississipi, abd'de dünyaya gelen blues müzik türünün üç king'inden biri olan müzisyen. bugün kendisinin 98. doğum günü.

kendisi solaktır ve zamanında solak bir gitar bulamadığı için sağlak gitarı ters çevirip gitar çalmayı öğrenmiştir. tellerin de yerini değiştirmemiş. en çok kullandığı gitar ise "gibson flying v". gitarının adı da lucy.

albert king'in en ünlü şarkısı ise born under a bad sign. şarkının hikayesi biraz garip. şarkının söz yazarlarından olan william bell, astroloji üzerine bir blues şarkısı yazmak istemiş. şarkının anlamı ise yıldızların doğumdan beri sana karşı olmasıymış. o zamanlar da (bkz: eric clapton) cream grubunda kariyerini sürdürüyordu ve bu şarkıdan çok etkilenmişti. cream bu şarkıyı 1968'de çıkardıkları wheels of fire albümünde çaldı. (bkz: jimi hendrix) de bu şarkıyı enstrümantel olarak albümünde çalıyor. ayrıca the paul butterfield blues band bu şarkıyı woodstock konserinde çalmıştır.

cream'ın disreali gears albümünde yer alan strange brew şarkısında clapton, albert king'in crosscut saw'da çaldığı solonun aynısını çalmıştır.

1983 yılında albert king (bkz: stevie ray vaughan) ile birlikte stüdyoda kayıt almışlardır. bu kayıt 1999 yılında piyasaya sürülmüştür. albümde call it stormy monday, old times, pride and joy, ask me no questions, dont lie to me gibi şarkılar vardır.

2011'de rolling stones dergisi tarafından yapılan en iyi 100 gitarist sıralamasında 13. sırada yer aldı.

2013'te rock and roll hall of fame'e kabul edildi. gary clark jr. ve (bkz: john mayer) born under a bad sign çaldılar.

21 aralık 1992'de hayatını kaybetti ve mississippi'de çocukluk evinin yakınlarında bir yere gömüldü.
devamını gör...

ilk duyduğum şarkıya günlerce yaptığım.
d vitamini gibi depoluyorum.
son favorim olan emir can iğrek'in son şarkısını, en az iki hafta non stop dinlerim
devamını gör...

o yazar ki üzer, kırar, derbeder eder.
aman yok be pişman olmuş demek napsın vazgeçsin. ömrünün sonuna kadar beni mi takip edecek garip. *
devamını gör...

uçağın kalkmasını beklerken birden bir anons geçti. “uçakta sahipsiz bir çanta bulundu. lütfen herkes sadece kendi eşyalarını alıp sakince uçağı terk etsin. ” böyle bir anonstan sonra ne kadar sakin olunabilirse herkes o sakinlikte uçaktan indi. dışarı adımımı attığım an kelimenin tam anlamıyla şok geçirdim. en az üçer beşer ambulans, itfaiye, bomba imha ekipleri, güvenlik güçleri allah ne verdiyse doluşmuş tetikte bekliyordu. araçlara binip hızlıca olay yerinden uzaklaştırdılar. tabii meraktan ölüyoruz acaba bomba mıydı gerçekten diye. birkaç saat sonra sıkıntı yok diye tekrar uçağa aldılar. hiçbir şey yokmuş gibi yolculuğumuza devam ettik.*
devamını gör...

"deli dolu biriydim, şu an yalnızca doluyum."
(bkz: sagopa kajmer)
devamını gör...

ilgi alanına göre başlık açan erkeklerdir.
kimin neye ilgisi varsa o başlığı açıyor ya da ilgisi olduğu düşündüğü başlığa tanım giriyor.
sonuç olarak uç noktalardaki başlıklar hariç yadırgamadığım erkeklerdir.
ancak kadınların atlet giymemesi, kadınların biraz şey olması, kadınların 25 yaşından sonra çökmeye başlaması gibi harika tespitlerin yapıldığı başlıklar için ilgi alanının söz konusu olup olmadığını bilemiyorum.*

ps: örnek gösterilen başlıklar bakınız verirken tamamen tesadüfen seçilen başlıklardır. bunlara benzer ne başlıklar var.*
devamını gör...

bosna hersek
devamını gör...

bir adet gri pasaport ile alınması daha mantıklı olacak olan bilettir.
one way ticket to the grays....
devamını gör...

doğrusu "şecaat arz ederken merd-i kıptî sirkatin söyler" şeklinde olan, sadrazam koca mehmet ragıp paşa'ya ait söz. "merd-i kıptî" de "çingenenin merdi" değil "çingenenin erkeği" demektir, farsça erkek anlamındaki "merd" kelimesidir kullanılan. sözün geçtiği gazeldeki kısım ise şöyledir:
"meyan-ı güft ü gûda bed-meniş îhâm eder kubhun

şecaat arzederken merd-i kıptî sirkatin söyler"
devamını gör...

güçlü olmak çok yüceltilen bir kavram. bazen insan sadece hissettiği gibi davransa daha iyi olmaz mı diyorum.? sonra kendine gelip, çözmen gereken bir sürü sorunu görünce zorunlu olarak ayağa kalkıyorsun.

hayatta eyvallahı olmayan kadındır. çoğundan, toplumsal cinsiyet rollerine aykırı davrandiğı için korkulur.
devamını gör...

öğrencilik hayatım boyunca çalışmak istediğim ikinci kazı alanıdır.
konuyla alakalı michael balter tarafından yazılan tanrıça ve boğa kitabını okunabilir.
devamını gör...

arz-talep meselesi gibidir. insanların ihtiyaçları ve merakları doğrultusunda hareket edildiği için hepsi birbirine benzemektedir. son zamanlarda biraz reklam kokan hareketlerle ayakta durmaya çalışan dergileri severek de okusak, edebi içerikleri * açısından gerçek değerlendirme yapılması gerekmektedir. bir ara "evdeki malzemelerle kolay ve pratik edebiyat dergisi hazırlama rehberi" * şeklinde bir zaytung haberine bile konu olmuştur bu durum. bazen kızıyorum bazen de diyorum ki; hiç yoktan iyidir, insanlara okuma alışkanlığı ve farkındalık sağlıyor.
devamını gör...

(bkz: gelsin komplo teorileri).
bu başlık sanki daha önce de açılmıştı.
devamını gör...

niyet ettim tanım yazmaya, hatun kişi niyetine.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim