martılar aslında etçildirler onlara simit yemeyi türkler öğretmiştir.
devamını gör...

1 gecede okuduğum kitap.

üslubu ve konusu ile takdire şayan bir romandır.
nihal atsızın romancılık yeteneğini konuşturduğu, nasıl bir değer olduğunu kanıtladığı kitaptır.
devamını gör...

ne hoş, ey güzel tanrım, ne hoş
mavilerde sefer etmek!
bir sahilden çözülüp gitmek
düşünceler gibi başıboş.
açsam rüzgara yelkenimi;
dolaşsam ben de deniz deniz
ve bir sabah vakti, kimsesiz
bir limanda bulsam kendimi.açsam rüzgara

bekliyorum
öyle bir havada gel ki,
vazgeçmek mümkün olmasın.davet
devamını gör...

malum beğeni atamıyor gariplerim, üzülüyordum, ancak bir de ne göreyim...
adamlar birbirini favoriye boğmuş kâzım.
yaa amorti kâzım, biz de 2 (+) oyun derdindeyiz işte..
devamını gör...

"borussia mönchengladbach" isimli bir futbol takımına sahip olan kent aynı zamanda.
devamını gör...

işin aslında "öğün" kısmı da pek rağbet görmüyor. zira öğün kelimesi, övün kelimesi ile karıştırılsa da, aslında bambaşka bir kelime.

mustafa kemal burada esasen "aklını kullan" diyor. öğ kök olarak akıl/us anlamına geliyor. 'ün eki ile de akıllan, aklını hakim kıl, onu kullan gibi bir anlam sağlıyor.

özetle söz anlam olarak esasen şöyle; "türk aklını kullan, güven, çalış." herşeyin temeline aklını koy demeye getiriyor mustafa kemal.

genel olarak bu üçlü sac ayağı günümüz türkiyesinde tamamen çökmüş durumda.
devamını gör...

okurken ağladığım sayılı kitaplardan olan, john steinbeck eseri.


yazar kitapta siyahilerin yaşadığı sıkıntıları, ırkçılığın nelere yol açtığını sürükleyici bir tarzda anlatıyor ve etkilenmeden edemiyorsunuz. saf, masum olan lennie; yumuşak şeyleri o kadar çok seviyor ki, severken yanlışlıkla öldürüyor. tıpkı köpeğini, faresini ve patronun karısını da öldürdüğü gibi. bu durum onlara zarar verdiğinden kardeşim, dediği arkadaşı george; bir süre sonra, etrafındakilerin de kışkırtmasıyla, kimine göre acımasızlık, kimine göre de doğru olanı yapıyor.


zaten ince sayılabilecek bir şey ve stefan zweig'ten de bilirsiniz ki; az kelimeyle dahi şaheserler meydana gelebilir. okumadıysanız mutlaka okuyun derim.

altı çizilen birkaç cümle;

"insanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur.
zaten bu ikisi pek birlikte olmuyor gibi.
"



"lennie’ye döndüm; “atla suya dedim.” atladı.
hiç yüzme bilmiyordu. biz onu çıkarana dek nerdeyse boğuluyordu. onu çekip sudan çıkardım diye bana öyle minnet duydu ki “atla!” diyenin ben olduğumu hepten unutmuştu. işte… onunla bir daha asla dalga geçmedim.
"
devamını gör...

oğlum zaten helak olduk . ne yapacaklar bundan sonra, gelip g...zu mu s....ler ? git allasen.
devamını gör...

ilk gece hakkı
(bkz: jus primae noctis)
ortaçağ avrupası'nda bir derebeyine, idaresi altında yaşayan kadınlarla özellikle düğünlerinin olduğu gece cinsel ilişkiye girme yetkisi veren aşağılık uygulama.
devamını gör...

1077 yılında süleyman şah tarafından kurulan, bizanslıların zayıf durumundan yararlanarak anadolunun büyük çoğunluğunu egemenliği altına alan, yıkıldığı 1308 tarihine kadar hem bizans hem de haçlılar ile başarılı savaşlar vererek anadolunun türkleşmesini sağlayan devlettir. yıkılışının ardından anadoluda osmanlı hakimiyetine kadar birlik sağlanamamış, küçük beylikler hüküm sürmüştür.

sizi tarihimize nasıl sahip çıktığımızı gösteren ibretlik bir olayı anlatan "selçuklu sultanlarının kemiklerini köpekler yedi" başlıklı murat bardakçı yazısı ile başbaşa bırakıyorum. bu konuda yorum nasıl yapılabilir ki.

--- alıntı ---

türkiye'de bugüne kadar birçok tarihi eser yerle bir edildi, tahribe uğradı, taşınabilenleri yurtdışına kaçırıldı, ama konya'da bundan on yıl önce yaşanan ve ayrıntıları ancak şimdi ortaya çıkan bir rezaletin eşi-benzeri görülmedi.

vakıflar bölge müdürlüğü'nün aláeddin camii'nin türbe kısmında başlattığı bir onarım sırasında türbeleri camide bulunan anadolu selçuklu devleti'nin önde gelen sekiz hükümdarının láhidleri de bakım maksadıyla açıldı ama láhidlerden çıkartılanlar açıkta unutulunca gece türbeye üşüşen köpekler, selçuklu sultanlarının kemiklerini kapıp gittiler. kemiklerden artakalanlar ertesi sabah üzerinde camiin de yeraldığı aláeddin tepesi'nin dört bir yanından toplandı, sekiz láhde gözkararı yerleştirildi.

--- alıntı ---

ilgilenenler için yazının devamı
devamını gör...

hayatımda doğru dürüst kimse olmasa bile benim de yaşadığım durum. zaten işten güçten zaman bulamıyorum, bir de gereken hassasiyeti gösterip başka insanlarla birbirimizin kaynaklarına inmemize hiç gerek yok.

ayrıca yalnızlık "huzur" getirir.
devamını gör...

kaosun bir hafta daha devam edip turistlerin yerli muamelesi görme ihtimali.

şu an birkaç çocuk dışarda oturduğum yerde, ben alışveriş harici çıkmıyorum. internet faturası, kart ödemeleri var. bunları ödemeye gidip gitmediğimi mesela kim nerden bilecek? ya da ödemeye giderken ceza yiyip yemeyeceğimi bile bilmiyorum.

yöneteceğiniz sürecin taa...
devamını gör...

pazardan alınan bir liralık kıyafetler. kapalı pazar sistemine geçilip pazar yeri kiraları deli gibi artmadan önce pazarlarda elli kuruşluk, bir liralık tezgahlar olurdu ve orada normalde belki 250 liraya alacağınız bir şeyi ufak bir defo yüzünden bir liraya alabilirdiniz. hatırladıkça kalbim üzülüyor. gerçek mutluluk sizdiniz pazar kıyafetleri.
devamını gör...

yazıp yazıp rahatlıyorum oh çok iyi oluyor.
felç kalıp mumya gibi olsamda gözlerime bişi takıp bakışlarımla yazabilsem yine mutlu olurum.
tw gibi karakter sınırlaması da yok.
orda kırpmaktan bi hal oluyordum. burada yaz manas destasını ne sınırlama var ne bir şey.

ınstagrama gelirsek şöyle bir düşününce saçmalığın daniskası. kendimizi çekip yüklüyoruz ve aa serap bu aa ali bu hiç insan görmemiştim zaten diye kalpliyoruz.
fotoğraflarına aldığı likelardan orgazm olan çok kişi var.
hikayelerinden new post diye bir stickerla zaten görmekten aşina olduğumuz çişli sıfatlarını kapatıp postu açıp kalplememiz için adeta yalvarıyorlar.

bir kalp gelecekse şayet seçemediğim değil seçtiğim özelliklerim üzerinden gelsin pls **
devamını gör...

sabah vakti yola çıkacaksınız. cümle alem uykudayken, gün ağarır ağarmaz elinizde tekerlekli bavulunuzu çekiştire çekiştire yürüyorsunuz. fakat o bavulun tekerlerinin sesi o bomboş sokakta öyle bir yankılanıyor ki, sanki cümle alem uykusunda değil veya uyanmışlar da perdenin ardından sizi gözetliyorlar.
devamını gör...

okumadın bu haberi, delete sil sil sil c:\delete the last memory enter dediğim haberdir. uçurumlardan düş de tüm kemiklerin tuz buz olsun ama ölme bedduamı da edeyim gideyim.
devamını gör...

aşırı modifiye,yere yakınlık,gürültülü egzoz.
devamını gör...

kelime içindeki sessiz harflerden ikisinin yerlerinin değişmesiyle ortaya çıkan ses hatası olayı.
örnek olarak, yalnız-yanlız, kibrit-kirbit, risk-riks vb...
devamını gör...

akbil dolum fişi. hep de 5 liralık doldurmuşum, çoğunu öğrenciyken aldık kitaplığın neylersin.

birine, sahip olunan kitaplardan armağan etmek isterken hep aynı gerilim, "ulan yine beş liralık akbil fişi çıkmasa bari."

- bi dk bi bakayım da içinde bişi kalmış olmasın.
+ hıhı tabi. sorun yok.

hıhı tabi tabi. kafanızdan "tabii yani kişisel bir şey, eski sevgiliden bir kağıt ya da kendi özelinde aldığı bir not bir şey çıkabilir, olabilir benim de vardır kişisel alana saygı duyan olgun düzgün bir bireyim ben" geçiyor. oysa beş liralık akbil dolum fişi arıyorum ben o kitapların arasında.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim