aşı yaptırmam diyenler vatan hainidir
5237 sayılı türk ceza kanunu'nun 122. maddesine göre nefret ve ayrımcılık suçu oluşturan bir cümledir. tck. 122. maddesi;
''(1) dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle;
a) bir kişiye kamuya arz edilmiş olan bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini,
b) bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasını,
c) bir kişinin işe alınmasını,
d) bir kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını,
engelleyen kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.'' şeklindedir. ayrıca, bu suçun takibi şikâyete de bağlı değildir. aşı yaptırmadığı için bir vatandaşa kamu hizmetini sunmayanlar veya kamu hizmeti sunulmasını beyanıyla ya da yetkisiyle engellemeye çalışanlar olursa bu kişiler hakkında soruşturma makamı olan savcılıkların re'sen soruşturma açması beklenir. insanları vatan hâinliğiyle itham etmek bu kadar kolay olmamalı.
insanlara zorla aşı yapılamaz. bu hem insanın temel haklarına açık bir tecavüz teşkil eder hem de mevcut anayasa ve ceza hükümlerimize açık bir aykırılık oluşturur. bu türlü sözler, kimden sâdır olursa olsun cehâlettir. aşının yararını, yan etkilerini insanlara anlatabilirler. isteyen aşı olur, isteyen olmaz. aşı olmak istemeyenler hakkında bu türlü hakaret ve nefret söyleminde bulunanlar, ilaç şirketlerinin paralı mümessilleri gibi hareket ettiklerini, kraldan çok kralcılık yaptıklarını fark etmeleri gerekir.
''(1) dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle;
a) bir kişiye kamuya arz edilmiş olan bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini,
b) bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasını,
c) bir kişinin işe alınmasını,
d) bir kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını,
engelleyen kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.'' şeklindedir. ayrıca, bu suçun takibi şikâyete de bağlı değildir. aşı yaptırmadığı için bir vatandaşa kamu hizmetini sunmayanlar veya kamu hizmeti sunulmasını beyanıyla ya da yetkisiyle engellemeye çalışanlar olursa bu kişiler hakkında soruşturma makamı olan savcılıkların re'sen soruşturma açması beklenir. insanları vatan hâinliğiyle itham etmek bu kadar kolay olmamalı.
insanlara zorla aşı yapılamaz. bu hem insanın temel haklarına açık bir tecavüz teşkil eder hem de mevcut anayasa ve ceza hükümlerimize açık bir aykırılık oluşturur. bu türlü sözler, kimden sâdır olursa olsun cehâlettir. aşının yararını, yan etkilerini insanlara anlatabilirler. isteyen aşı olur, isteyen olmaz. aşı olmak istemeyenler hakkında bu türlü hakaret ve nefret söyleminde bulunanlar, ilaç şirketlerinin paralı mümessilleri gibi hareket ettiklerini, kraldan çok kralcılık yaptıklarını fark etmeleri gerekir.
devamını gör...
senin
bir aşk mektubunun sonuna atılabilecek en sade, en anlamlı, en adanmış imzadır.
franz kafka sevgilisi milena’ya yazdığı ilk mektupları sonuna ismini yazarak bitirirdi ama mektupların içindeki duygular gittikçe yoğunlaşıp artık kafka’nın kaleminin o eşsiz kudretine bile kafa tutar hale geldiğinde bu imza da git gide değişmeye başladı.
biliyorum ben de birine aşık olup isminin bedenine ağır gelmesinin nasıl bir duygu olduğunu. git gide insanın hafızasından silinmeye başlar ismi ve yazdıklarının altında yavaş yavaş ve iz bırakmadan silinir.
öyle bir an gelir ki insan sadece o okusun diye yazmaya başlar, sadece ona anlatmak için izler filmleri, sadece onunla birlikte söyleyebileceği şarkıları ezberler, onunla birlikte gitmek istediği yerleri not eder aklına, sanki her an o izliyormuş gibi yaşar hayatını ve gün içinde kendi içinde onunla konuşur.
bazı şehirler o içinde yaşadığı için güzeldir, bazı kitaplar onun gözleriyle aydınladığı için okumaya değerdir, deniz onu yüzüne sıçrayıp yağmur yanılsaması yarattığı için mutludur. hayat o sarhoş olunca kafası ne kadar güzel olursa o kadar güzeldir.
kafka adını kaybeder git gide ve belli bir noktadan sonra mektuplarını sadece “senin” diye imzalamaya başlar. kafka milena’ya yazdığı mektuplarda kaybeder ismini.

senin!
franz kafka sevgilisi milena’ya yazdığı ilk mektupları sonuna ismini yazarak bitirirdi ama mektupların içindeki duygular gittikçe yoğunlaşıp artık kafka’nın kaleminin o eşsiz kudretine bile kafa tutar hale geldiğinde bu imza da git gide değişmeye başladı.
biliyorum ben de birine aşık olup isminin bedenine ağır gelmesinin nasıl bir duygu olduğunu. git gide insanın hafızasından silinmeye başlar ismi ve yazdıklarının altında yavaş yavaş ve iz bırakmadan silinir.
öyle bir an gelir ki insan sadece o okusun diye yazmaya başlar, sadece ona anlatmak için izler filmleri, sadece onunla birlikte söyleyebileceği şarkıları ezberler, onunla birlikte gitmek istediği yerleri not eder aklına, sanki her an o izliyormuş gibi yaşar hayatını ve gün içinde kendi içinde onunla konuşur.
bazı şehirler o içinde yaşadığı için güzeldir, bazı kitaplar onun gözleriyle aydınladığı için okumaya değerdir, deniz onu yüzüne sıçrayıp yağmur yanılsaması yarattığı için mutludur. hayat o sarhoş olunca kafası ne kadar güzel olursa o kadar güzeldir.
kafka adını kaybeder git gide ve belli bir noktadan sonra mektuplarını sadece “senin” diye imzalamaya başlar. kafka milena’ya yazdığı mektuplarda kaybeder ismini.

senin!
devamını gör...
atatürk'e sallamak için sözlüğe girmek
kaşınıyorlar çünkü. bunu yapan kişi karaktersiz, ahlaksızın önde gidenidir. saygı duymayı öğrenememiştir. paşam istiklal mahkemesinde dedelerini sallandırdı diye mi bu öfke? cumhuriyet düşmanlarına az bile. kökünüz kurusun ortadoğu fareleri. bedevi itleri sizi.
medeniyeti öğretemedik ama saygı duymayı öğreteceğiz. çok yakında lan. bekleyin...
medeniyeti öğretemedik ama saygı duymayı öğreteceğiz. çok yakında lan. bekleyin...
devamını gör...
sadece bir aptal ateist olabilir
bana da hep inançlara saygı duymamak aptallık olarak gelir.
evet ateizm de inançtır. şimdi inanmamak da inançtır diyerek felsefeye de dalabilirim ama mahlasım o kadar felsefe yapmama izin vermiyor.
kimseyi dertlemesin herhangi bir din ya da dinsizlik lütfen.
evet ateizm de inançtır. şimdi inanmamak da inançtır diyerek felsefeye de dalabilirim ama mahlasım o kadar felsefe yapmama izin vermiyor.
kimseyi dertlemesin herhangi bir din ya da dinsizlik lütfen.
devamını gör...
yazarların favori kot markaları
levi's ve mavi.
devamını gör...
sözlüğe kitap almak için üye olmak
insanları garipseyeceğinize tanıtımını piyasaya öyle yapan yöneticileri garipseyin. siz de bir garipsiniz.
devamını gör...
karşılıklı nickaltı giren erkek ve kadın
çok normal olan ve hep yaşanan bir durum. her buluttan bir nem kapmasanız ne güzel olurdu,insanlarda daha rahat hareket edebilirlerdi böylelikle.
devamını gör...
ibrahim tenekeci
1 eylül 1970 yılında kastamonu'da dünyaya gelmiştir. 1998-1999 yılları arasında sağduyu gazetesinde kültür sanat editörü ve köşe yazarı olarak çalışmış, milli gazetede köşe yazarlığı ve düşünce sayfası editörlüğü yapmıştır.
/

"kırgınım ve bunun ne anlama geldiğini henüz ben de bilmiyorum"
/

"kırgınım ve bunun ne anlama geldiğini henüz ben de bilmiyorum"
devamını gör...
türkiye'nin en soğuk şehirleri
türkiye'de ölçülen en düşük sıcaklık, 20 ocak 1972'de ağrı'da gerçekleşmiştir.*
ama ben 2010'da 3000+ rakımda mevzide gece nöbetindeyken -49 dereceyi görmüştüm.
ama ben 2010'da 3000+ rakımda mevzide gece nöbetindeyken -49 dereceyi görmüştüm.
devamını gör...
arkadaşın gay olduğunu öğrenmek
lise de sınıftaki kızlardan biri erkek arkadaşından ayrılınca soluğu benim kollarım da alıp saatlerce ağlamıştı. ertesi gün ayrıldığı sevgilisi yüzünden sigaraya başlamıştı. 2,5 ay sonra başka bir erkekle sevgili olup üniversite sınavına hazırlandığımız sene geceli gündüzlü erkek arkadaşıyla mesajlasir onunla görüşür okula gelmezdi. kız üniversiteyi kazandi, instagramina bir bakayım ne yapıyor diye sayfasına bir girdim lgbt ,gökkuşağı. aman tanrım dedim noluyoo. meğersem bizim bu aşk acısı çeken, omuzumda ağlayan, sigaraya başlayan, gecesini gündüzüne katip sevgilisiyle konuşan kızımız gitmiş, yerine 3e vurulmuş gömleğin düğmeleri açılmış, sadece sarışın kızlar ilgi alanıma giriyor diyen kız gelmiş. seninkiler gibi kafamda deli sorular...
devamını gör...
bluetooth
bir tür kablosuz veri iletimi teknolojisi. bunu sağlamak için radyo dalgalarına ihtiyaç duyar. cep telefonlarında, bilgisayarlarda, müzik çalarlarda, ses sistemlerinde kullanılır.
sağlığa zararlı olup olmadığı konusunda kesin bir bilgimiz yok. radyo dalgalarının dalga boyu oldukça uzun. uzun dalga boylu ışınımların insanlar üzerindeki etkisine ilişkin araştırmalar sürüyor. zavallı fareler üzerinde yapılan deneylerden, bu dalgaların çok da masum olmadığını ve çeşitli sinir sistemi hastalıklarına sebep olabildiğini gördük. bu yüzden, eğer çok önemli bir işiniz yoksa, uzun süreli olarak kullanmamanızı tavsiye ederim.
sağlığa zararlı olup olmadığı konusunda kesin bir bilgimiz yok. radyo dalgalarının dalga boyu oldukça uzun. uzun dalga boylu ışınımların insanlar üzerindeki etkisine ilişkin araştırmalar sürüyor. zavallı fareler üzerinde yapılan deneylerden, bu dalgaların çok da masum olmadığını ve çeşitli sinir sistemi hastalıklarına sebep olabildiğini gördük. bu yüzden, eğer çok önemli bir işiniz yoksa, uzun süreli olarak kullanmamanızı tavsiye ederim.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydınlar olsun sevgili sözlük ahali. efil efil esen bir istanbul sabahından sevgiler saygılar efendim. *
devamını gör...
kronik travmatik ensefalopati
kronik travmatik ensefalopati (kte), birden fazla kafa travması geçirmiş insanlarda görülen nörodejeneratif bir hastalıktır. ilk kez 2002 yılında nijerya asıllı amerikalı nöropatalog bennet omalu tarafından eski bir amerikan ulusal futbol ligi (nfl) oyuncusu olan ve intihar ederek yaşamına son veren pittsburgh steelers amerikan futbol takımı oyuncularından mike webster’a yaptığı otopsi sonrası tanımlanmıştır .omalu, mike webster’a yaptığı otopsi sonrası, webster’ın
beyninde amiloid plakların ve aşırı tau proteinlerinin biriktiğini gözlemlemiştir . tau proteininin tekrar eden kafa travmasına maruz kalan sporcularda kafaya alınan darbe ile oluşan beyin sarsıntısı sonucunda meydana geldiği düşünülmektedir.bu proteinin fazlalığı sonucu beyinde aynı alzheimer hastalarının beyin dokularındakine benzer hasarlar oluşturmaktadır.
bir çoğumuzun pek duymadığı bir hastalık ki duymamamızda normal diye düşünüyorum.amerikan futbolu ülkemizde oynanmıyor ve mevcut spor dallarımızda bu hastalığa yakalanma riski epey düşük.bir nfl oyuncusu kariyeri boyunca kafasına ortalama 75.000 sefer darbe alıyormuş ve 30 lu yaşlarındayken 60 yaşındaki bir insanın beyni kadar beyinleri deforme oluyormuş.tabi bunun neticesinde görülen intiharlar cinayetler sürekli olarak yanlış verilen kararlar vesaire.yukarıda anlatılan mike webster misalen pikap kamyoneti ile sürekli gezen ve arabasında elektro şok cihazı taşıyan eski bir nfl oyuncusu.kendisine elektrik vererek uyuyabiliyormuş sadece. işte bennet omalu tamda webster öldüğünde devreye giriyor ve daha sonrasında ölen nfl oyuncularının beynini de incelemek istiyor. çalıştığı kurum karşı çıkıp masrafları karşılamayacakları söylüyor ama omalu pes etmiyor ve kendi birikimleri ile otopsileri yapıp bu dejeneratif beyin hastalığını buluyor.sonrasında aldığı tehditler göz korkutma çabaları hatta fbı tarafından tehdit edilmek gibi bir sürü talihsiz olay yaşıyor ama pes etmeyip bu hastalığı ülkenin gündemine sokmayı başarıyor. burda şöyle düşünebilirsiniz yahu adam hastalığı bulmuş işte neden kabul etmiyorlar? amerika gibi bir ülkede işler öyle yürümüyor arkadaşlar. hele ki ulusal futbol ligi gibi milyarlarca dolar paranın döndüğü bir rant kapısı söz konusuysa amerikada fbı dahil herkes üç maymunu oynayabiliyor. lafı fazla uzatmayalım işte bu değerli afrikalı doktor sayesinde amerikada ve dünyada insanlar artık beyne alınan darbelerin uzun vadede ne kadar kötü sonuçlara sebep olabileceğini öğrenmiş durumdalar. ve muhtemelen yakın gelecekte amerikan futbolu amerikalı gençler için bir kurtuluş kapısı olmaktan çıkacak gibi duruyor.kimse 50lerinde bir mankafa olarak yaşamak istemez sonuçta.
ilgili birde film var, başrolde will smith oynuyor izlemek isteyenler için; concussion.ülkemizde ise doğruyu söyle adı ile vizyona girdi.
devamını gör...
gta san andreas
nasıl oynandığını öğrenene kadar birçok kişinin yalnızca araba çalıp adam öldürdüğü, şifreleri girerek silahlar aldığı, ilk sürümünün 2004 yılında geldiği pc oyunu.
hatırlıyorum babam bize bilgisayar almış, yıl 2010. kardeşimle kavga dövüş oynuyoruz oyunu... geçenlerde tekrar indirdim, oynanışını bilerek oynadım falan da eski tadı vermedi. sanki iş bilmeden oynamakmış... hüzünlendim...
edit: oynun keyfi 4 yıldızda iken aezakmı şifresini girip polislere bay bay demektir.
hatırlıyorum babam bize bilgisayar almış, yıl 2010. kardeşimle kavga dövüş oynuyoruz oyunu... geçenlerde tekrar indirdim, oynanışını bilerek oynadım falan da eski tadı vermedi. sanki iş bilmeden oynamakmış... hüzünlendim...
edit: oynun keyfi 4 yıldızda iken aezakmı şifresini girip polislere bay bay demektir.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin'i görecek miyiz sorunsalı
merak eden istihare namazı kılıp rüyasında görebilir.
devamını gör...




