sizin bu yapmak istediklerinizi , gerçekleştirecek cin olmak isterdim.
devamını gör...

çocuklarıyla vakit geçirmeyi seven, ideal babadır.
devamını gör...

mevcudu hallettik, sıra kur'an'a geldi.
dine bağlılık, dindarlık ortada,
tutun ki bu şartlarda o denilen oldu,
ınananların kutsal kitabının halini düşünemiyorum bile...

ya mutlaka bir kanuna, yasaya, yazılı kurala neden gerek duyuyorsunuz ?

aklınız fikriniz ne işe yarıyor, neden onu kullanmıyorsunuz?

uygarlıkların önde gelenlerinden ingiltere'de anayasa neden yok acaba, hiç düşündünüz mü,
peki ingilizler bunun eksikliğini neden çekmiyorlar dersiniz , neden çıkıp ortalığa ' bizim yasamız da incil olsun veya yazılı yasamız olsun ' diye acizliklerini dökmüyorlar ortaya ?

biz gibi ortadoğu ülkelerinde ve müslümanlarda var bu, birileri, birşeyler tarafından yönetilme, güdülme güdüsü. böyle olunca da, bir arpa boyu yol alınamıyor maalesef, geriye doğru gitmek normal hale geliyor...

adam çıkmış, 1500 sene öncesinin kitabını ' e biz müslümanız neden olmasın ne var bunda ' diyerek savunuyor.
kafa 1500 sene öncesinin kafası, 2021 de yaşıyor görünse ne olacak ?
anlamsız ve tehlikeli yaklaşımlar bunlar, çağdışı beklentiler...
devamını gör...

cerrahi bir tıp branşıdır.hastanede beyaz scrubs giyen asistanlarıyla da bilinir.operatörleri kuvvetli insanlar olmalıdır çünkü ameliyatları oldukça zorlayıcıdır. bu açıdan sadece erkek doktorların bu alanı seçebileceği veya başarılı olacağı düşünülür fakat cumhuriyetin erken yıllarından beri çok başarılı kadın ortopedistlerimiz de vardır.dr.zahide şefik,ilk türk kadın ortopedistimizdir. kendisinden sonra ise dr. iffet mümin,dr.pakize izzet çalışkan,dr.fethiye ayral gibi daha nice isimler türk ortopedi tarihinde başarılarıyla hatırlanacaktır.
devamını gör...

sen daha iyilerine layıksın.
devamını gör...

en güzel maske gülümsemektir ve insanlar bu maskeyi kullanmayı çok sever. ınstagram üzerinden kendine hayat beğenenler de böyle insanlara özenir işte.
devamını gör...

yönetmenliğini david fincher'ın yaptığı başrolünde micheal douglas'ın olduğu 1997 yapımı filmdir. gerilim/gizem türündeki filmlerin içinde en başarılılarından biri.

kardeşinin aldığı doğum günü hediyesiyle hayatı değişen bir iş adamını anlatıyor. baştan sona nabzınızın hiç azalmadığı sürprizlerle dolu bir film. tavsiye edilir.
devamını gör...

kibarlığı ve samimiyetiyle dikkatleri üzerine çekmiş tatlı mı tatlı moderatör tanesi.. yardımseverdir başım sıkışınca sözlükte sığınacağım kişidir.hey hey..
devamını gör...

yeni tanışmış olmamıza rağmen saygı ve samimiyetiyle mutlu eden, bir kaç güzel cümle ve güzel bir eserle gönlümüze mihman olan yazar kardeşimiz. müzik zevkine hayran oldum; aynı kervanın yolcusu, aynı yola revan olduğumuz belli zaar. *keza en az bizim kadar maneviyatı yüksek, gönlü güzel genç kardeşim. bir gün yaşadığın şehirde olursam eğer mutlaka birlikte dem tutmak dileğiyle.. burada güzel bir türkü armağan edeyim aykut kardeşime. muhabbeti daim, güzel gönlü var olsun. hep yazsın, hep okuyalım.
devamını gör...

hüseyin nihal atsız’ın ince ama dev romanıdır. ideolojik olarak yazara ve dolayısı ile bu esere önyargılı yaklaşanlar olacaktır. önyargılarını yıkıp okuyan türk edebiyat tarihinin en iyi psikolojik romanlarından birini okumuş olmanın hazzını duyacak, belki 2. kez okuyacak yada başucu kitabı yapacaktır. önyargılı olanlar ise okumadığı halde nihal atsız gibi dev bir yazara burun kıvıracaktır.

ayrıca romanda öyle güzel diyaloglar, öyle ince düşünce, fikir ve sözler yer almaktadır ki insan ezberlemek ister, arada aklına geldikçe açar okur.
selim pusat, güntülü, leyla mutlak gibi karakterlerin arasında, çevremde ki okurlardan gözlemlediğim kadarıyla geri planda kalan bir karakter var ki beni esas etkileyen karakter odur. ayşe pusat. yanımda öyle güçlü duracak bir kadın olduğunu düşünürüm de, ah ulan iradesiz selim derim, sen adam mısın diye kızarım.

+ niçin severiz güntülü.
- sevginin niçini olmaz ki efendim... düşünsem makul bir sebep bulabilirim. fakat bu hakiki sebep olmaz. çünkü biz önce severiz. sonra sevdiğimiz şeyin güzel taraflarını bulmaya çalışırız. bu da hodbinliğimizden doğar.




ummadık yerden gelen iyilik ve nezaket insanları daha çok sarar ve sarsar.





insanlar, babalarıyla analarının dağ gibi ümitleriyle dünyaya geldikten sonra denizler gibi ümitsizlikler içinde boğularak kaybolup gidiyorlardı.




-bazen bir sevgili için her şey bırakılır yüzbaşım.
insan bir öfke anında arkadaşını; bir buhran dakikasında kendini öldürebildiği gibi, aşk denen hastalığın şiddetlendiği bir sırada da istikbalini, halini, mazisini, her şeyini feda edebilir.
pusat doktora istihkarla baktı:
+bunları iradesiz, karaktersiz ve zayıf adamlar yapar.
doktor büsbütün hüzünlenen bakışlarını pencereden ta uzaklara çevirerek cevap verdi:
-en kuvvetli insanların da zayıf anları olur





bana insanlardan mı bahsediyorsun? insanlar mazide ve tarihin yaprakları arasında kaldılar. bu gördüklerin birer karikatürden başka bir şey değildir.





tiyatro bitti, beklemeye lüzum görmüyorum.



roman kısmen hüseyin nihal atsız’ın otobiyografisidir. baş kahramanımız yzb.selim pusat en iyi subayların krallık rejimlerinde yetiştiğini savunması nedeniyle kralcılıkla suçlanarak ordudan atılmış bir subaydır.(romanda tarih geçmez ancak anlatılan yıllar tahminimce 1940 lardır.) selim pusat’ın babası ve dedesi de subaydır.
hüseyin nihal atsız tıbbiyeden arap kökenli olduğu için bir teğmene selam vermemesi nedeniyle atılmış bir subay namzetidir. onun da babası ve dedesi subaydır.
devamını gör...

iltifat edeceğim derken kaş göz yaranların sözleridir.
birine hiç sen büyük bir avm'de organik ürünler satan küçük dükkan gibisin denir mi?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
iyi geceler sözlük! bugün iyi miydi kötü müydü hiçbir şekilde anlam veremediğim bir gün geçirdim son tanımımı da burada yazıp gideyim dedim. yine her zamanki gibi moodumu görselde bırakıp gidiyorum. herkese iyi geceler. *
devamını gör...

yazılı bir içeriği, verdiği mesajı bozmadan düzelten kişidir. sıklıkla tashih yani düzelti yapan kişiyle karıştırılır. tashih veya düzelti yapan kişi; bir metnin yazım kurallarına uygun olup olmadığını; sözcükler arasında çift boşluk bırakılıp bırakılmadığını; karıştırılabilen sözcüklerin yanlış yazımlarının metinde mevcut olup olmadığını denetler. mesela mevhum yerine mefhum yazılmış mı buna bakar.

günümüzde bunu word gibi programlara eklenen ‘dil denetimi’ özelliğiyle de kısmen yapabiliyoruz. bir güzel çiziveriyor virgülden sonra boşluk bırakmadığın yerleri. harf hatası yaptıysan onun da altına tırtıklı bir çizgi yerleştirip sokuyor gözüne insanın bu programlar.

yok ben bunu insana yaptıracağım dediğimizde bu yapılan şey düzeltidir. düzelti aşamasında kırk fırın ekmek yemiş olması gerekir ki editörlük aşamasına geçebilsin kişi. elbette kendi yazdıkları da kişinin bu ilk basamağa uygun olup olmadığı konusunda en değerli kanıttır. bir düzelti emekçisi arayışındaki yayınevi, başvurudaki niyet mektubunda aptal saptal virgüller gördüğünde o başvuruyu kahve fincanına altlık yapar. bari değerlendireyim de kağıda yazık olmasın diye.

peki ama editör neme nem bir şeydir o halde? metnin daha çok anlam ve üslubuna kafa yorar dersek çok da yanılmış olmayız. anlam yönünden şunları denetler ve öneriler getirir; metin içerisinde aynı kavram için aynı sözcüğün istikrarlı bir şekilde kullanılıp kullanılmadığı; minicik bir anlam nüansında başka bir sözcüğün başarılı bir şekilde seçilip seçilmediği; zıt anlamlı sözcüklerin yerli yerince kullanılıp kullanılmadığı vb.

üslup yönünden de metnin hedeflenen okur kitlesine başarılı bir şekilde hitap edip etmediğiyle ilgilenir. örnek olarak kadın hakları üzerine yazılmış bir metinde bayan sözcüğünü kullanmışsanız; acımadan çiziverir o cümlenizi editör. ya da çocuklar için yazdığınız bir hikâyede “gölden taşı almak için domalmıştı” yazmanız halinde saçı başı yolarak abv yorumunu ekler bir güzel. akademik bir makalede edilgen çatıyla yazdığınız cümlelerin üstünü çatır çatır çiziverir. aynı makalede “ayrıyeten” gibi akla zarar bir sözcüğü gördüğünde bir daha sittin sene size editörlük yapmamaya yemin edebilir.

sözcük enflasyonu yaptığınız cümlelerin bir editörün hışmından kaçması mümkün değildir. 180 sözcükle allayıp pulladığınız ama pek az şey anlatan o tuhaf cümleyi, anlamını tam olarak koruyarak 50 sözcüğe indiriverir. yayın politikasında asgarî sözcük şartı olan bir derginin editörüyse hele bir de! yemez sizin laf cambazlıklarınızı.

tashih/düzelti ile editörlük arasındaki farkı bilmeyen kişiye bilgisayar programı üzerinde yazım denetimi yaparak bir güzel editörlük ücreti de alabilir kimi zaman. böyle de çakaldır yerine göre.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eğer çok yönlü bir sevgiliniz varsa mükemmel vakit geçirmenizi sağlayacak olaydır.

programlarla sınırlamak yerine, müzelere giderek, arkeolojik alanları gezerek ilişkinizi bir üst noktaya taşıyabilirsiniz.

sevgiliyle yapılan tüm aktivitelerden zevk alınacağı için, algılarınız daha açık olur ve çabuk öğrenirsiniz.
devamını gör...


"duvarı yıkmaya gücüm yetmiyorsa kendimi parçalayacak değilim elbette. ama önümde duvar var diye boyun eğmeyi de kabullenemem"


yer altından notlar kitabında altı çizilecek bir çok cümlesi var dostoveyski'nin buda benim altını çizdiğim cümlelerden birisi.
devamını gör...

daha az bilinen, sözleri olmayan ama hepsinden de derin.
hep böyle sev
devamını gör...

ilk tanımını ve ilk başlığını kendi nickaltına yazarak yapmış alfaoğlualfa yazar.

edit: lan sattı başlığı, entry'sini sildi.
devamını gör...

tüm yazarların beşini beklediğidir. bende bekliyorum beklemedeyim. ibizadaki villanın aidatını ödemem gerek.
devamını gör...

yine cinsiyetçilik nerde bu kadın erkek eşitliği.

zaten bende parasız kadınları sevmiyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim