en ucuz seyahat etme biçimi, hayal gücünü zirvelere taşıyan, imkansızı imkana çeviren, şu nefes alamadığımız dünyada biraz olsun bize nefes veren ve herkesin duygularını içimizde dolu dolu hissettiğimiz bir hazinedir.
devamını gör...

çingene kızı mozaiği ,gaziantep ili nizip ilçesinde , zeugma antik müzesi içinde 1998 yılında yapılan kazı çalışmaları sonucunda çıkarılmış olup, gaziantep'in simgesi haline gelmiş olan bir eser.

mozaikte, özel bir teknik üç çeyrek bakış tekniği( 'üç çeyrek bakışı' hangi yönden bakılırsa bakılsın gözlerini sizden ayırmayan bakış) kullanılmıştır. yüzde sevinç ve hüznü aynı anda yansıtması ile mimiksiz, tepki vermeyen bir bakış...
ünlü ressam leonarda da vinci'nin de mona lisa resmi 'üç çeyrek bakışı ' teknik ile yapılmış örnektir.

buradan


çingene kızı

mainad villası’nın yemek odasının taban mozaiğidir. bu mozaik parçasındaki figür sağına doğru bakmaktadır. kabarık saçları alnının üzerinde ortada ikiye ayrılmış olup arkadan bir eşarpla bağlanmıştır. dar alınlı, elmacık kemikleri hafifçe belirgin ve dolgun yüzlüdür. iri gözlerinde mahzun ve anlamlı ifade vardır. kulaklarında iç içe geçmiş iri halka küpeler görülmektedir. bu sebeple ilk bulunduğunda “çingene kızı” olarak isimlendirilmiştir. başının yanındaki asma yapraklarından dolayı dionysos şenliklerinde yer ala ve bu tanrının müritlerinden olan bir “ mainad” olduğu düşünülmektedir.

devamını gör...

helen'e "medusa gibi oldun kııızzz" derken*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

what can i do sometimes...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

katıldığım bir başlık. yazarın ne demek istediğini anladım. demek istediği şey 'sadece bilgi içerikli tanımlar sosyal medyada olmalıdır diğerleri olmamalıdır' değil aslında. şöyle ki ben de genelde hep bakarım günün ünlülerine ve nedense eksik bulurum. gün içerisinde vaktim olduğunca gezerim başlıkları herkes gibi ama bakıyorum o gün çok daha hak eden tanımlar yerine gerçekten 'şahsıma göre' biraz yetersiz tanımlar var. bu o tanımları giren yazarlar yetersizdir demek değildir. o yazarların zannımca çok daha beğendiğim entryleri mevcut ama genelde daha komik ya da daha bilgili ya da artık size göre kriter neyse, ki bence her türden olması güzel bir şey, ona göre daha uygun entryler yerine daha hafif kalmışlar yer ediyormuş gibi geliyor. kötü olduğunu söylemiyorum ama yazar arkadaşın da dediği gibi sosyal medya kullanımı sözlük için önemli aslında bir yandan. çünkü temsil ediyor. ha belki haddime değil, seçen neye göre seçiyor bilmiyorum ki moderatörler işlerini en iyi şekilde yapıyorlar da sadece burayı sevdiğim için daha iyisi olabilir diye düşünüyorum. bu başlığı da kötü yorum ya da aşağılamak olarak görmek yerine yapıcı bir eleştiri olarak görmek gerekiyor.
devamını gör...

doğaldır yas günü kutlanmamalı ve yas tutulmalıdır.
devamını gör...

akıllara (bkz: işte feraset işte fazilet işte adam gibi adamlık) cümlesini getiren sözlük'ü geliştirecek bir buton.
teşekkür ediyor; klavyesine uzun ömür, parmaklarına sağlık diyoruz.
devamını gör...

bu ben oluyorum. paket halinde gelecek tanışma , sevgili olma gibi şeyleri içinde barındıran bir kadın bekleyip duruyorum.
devamını gör...

gereksiz tartışmalardan uzak dururlar. insanların ne düşündüklerini umursarlar, hiçbirini uygulamazlar.
devamını gör...

kendimi daha rahat hissettiğim durum.

yoksa koyarım profile bir fotoğraf takılırım. ama yapasım yok. çünkü böyle daha rahatım. daha mutluyum. bu durum benim samimiyetsiz olduğumu gösterecekse ve kendim gibi davranmadığımı hissettirecekse size evet her ikisiyim. istediğinizi düşünebilirsiniz , umrumda da değil.

ben dilediğimi yazarım, yazıyorum da. sözlükte anonim olmak/olmamaktan ziyade iyi bir yazar olmak, kurallara uymak daha önemli benim için.
yoksa yemişim resmini, cismini *

herkes nasıl rahat ediyorsa öyle takılsın. ayy anksiyetem tuttu yine.

uslu bir çocuk olursaniz whisper'ı da görebilirsiniz bir gün.
devamını gör...

esg 'nin osmanlı neden geri kaldı videosunda bir sözü vardı . osmanlı geri kalmadı batı çok hızlı gitti diye bir şey söylemişti. osmanlı yi da doğu gibi düşünürsek aslında haklılık payı var . objektif bakmaya çalışıyorum. bir ara her şey doğudan avrupaya gidiyordu . batı da olaylar yaşanırken doğu medeniyetti eski dönemde . fakat her şey bir anda oldu denebilir . rönesans ,reform, fransız ihtilali ,sanayi devri , matbaa gibi çok büyük şeyler oldu . buralara gelmeyi hakediyorkar. çünkü çok
büyük kayıp verdiler. ve arayı açtılar gerçekten . biz yine bu kadar yeniliğe rağmen bi şekilde buralara gelmişiz. çok zor onları yakalamak .belki 1,2 kuşak sonra yakalarız.
devamını gör...

filmin finalinden çıkarılan bir sahne varmış deniyor:

--! spoiler !--


filmin sonunda karlar içindeki jack torrence’ı gördükten sonra, film oteldeki balo fotoğrafını izleyiciye gösterir ve izleyici büyük bir ikilemde bırakarak fim biter. aslında bu iki sahne arasında bizim hiç görmediğimiz bir sahne daha vardır ancak stanley kubrick, bu sahneyi filmden çıkarmaya karar vermiştir.



çıkarılan bu sahne, jack’in aile içinde yarattığı yıkımdan sonra hastaneye kaldırılan wendy ve danny’nin otelin müdürü ullman tarafından ziyaret edilmesiyle gelişen süreci anlatıyor. ullman, yalnızca wendy ve danny’i ziyaret etmekle kalmıyor, onları bir süre kendi evinde misafir etmek istiyor.



kubrick bu sahneyi hikâyenin akışına ters düştüğü ve temposunu yavaşlattığı için çıkarmaya karar veriyor. bizim izlediğimiz şekilde, kar sahnesi ve ardından gelen balo fotoğrafıyla kapanışı yapıyor. bu sahnenin yer aldığı senaryo metni ise şurada:




--! spoiler !--
devamını gör...

1366 tanesi dikey ve 768 tanesi düşey pixeller, sonsuz derecede paralel değildir. paralel gördüğümüz şeyler yanılsamadır. misal, tanrı olgusu gibi.

edit: beyin böyle tatlı şakaları, kandırmaları, pandik atmaları sever ve tanrı olduğuna sizi de ikna eder diyerek kapışmaya hazır olduğum hede.
devamını gör...

incittikleri neydi peki? kediyi bırak incitmedikleri canlı kalmadı da.
devamını gör...

gezegenler arası bir güzergaha sahip iett hattıdır. lise zamanı sadece 2 durak gitmek için binerdim çünkü çok sık gelirdi.
devamını gör...

2007 yılından beri annesizim.
alışılmıyor, kanıksanmıyor, unutulmuyor.

öylece orada duruyor.

canım yansa, başım sıkışsa kullanabileceğim bir kelimem yok, her halimle beni seven tek insan artık yok.
güzel, değişik, hafif deli bir kadındı, çok güçlü, çok inat, çok korumacı.

kardeşler arasından onun o çoğu zaman boğucu korumasından ilk ve tek kurtulan ben oldum, o yüzden bana hem çok kızar hem de alttan alta saygı gibi bişi duyardı, şimdi hayatta olsa "aferin lan hıyar" derdi bak, ondan da eminim..*

özledim kız seni be anne, bu yaşta hem de?

neyse..

sözlükteki tüm annelerin, tüm kadınların anneler gününü kutlarım.

çok yaşayın!
devamını gör...

o kadar güzel olmuş ki gülerken sahne kaçıracağım korkusunda kahkalarımı* biriktirip videonun sonunda patlatıyorum *

devamı kesinlikle gelmesi gereken bir montaj olmuş* kafasına kalp atarım ki ben bunun*
devamını gör...

çocuğa diye alıp gizli gizli yiyen, ağzının tadını bilen yetişkindir. kusura bakma ufaklık ama cicibebe nin tadını senden daha iyi biliyoruz. ikile.
devamını gör...

ben de mahlasa bakmadan beğenenlerdenim. entry'i okurum hoşuma giderse (+) oyumu eksik etmem.

bahsettiğiniz insan tipi de istediği kişininkini beğebilir. adminler ve moderatörler da birer canlı. onların da düşünceleri var. düşünceleri hoşuna gitmişse beğenebilir. ha dediğiniz gibi bir durum varsa bilemem, bu yazarı bağlar.

edit: imla.
devamını gör...

sevgili kardeşlerim!

bunu yazarların itiraf köşesinde itiraf etmek istiyordum lakin; burada başlığı görünce, tutamadım kendimi. artık bu baskıya dayanamadığımı elem duygularla ifade etmek isterim.

muhterem yazarlar!

ben, hiçbirinizin bilmediği üzere, ilişkilerinde sevgililerine bile berberine sadık olduğu kadar sadık olamamış bir herifim...

indirimler yaptılar!
bakım ürünleri hediye ettiler!
'yahu tamam, bize gelmiyorsun anladık. bari şu makineyi al' diyerek makineler verdiler, yine de berberimi bırakmadım.

berberim askere gitti.
aylarca berber dükkanının önünden geçmedim.
saçlarımı uzattım.
tezkere aldığı gün, bir yavuklunun gurbetten dönen yarine koşması gibi koştum berber dükkanına.
o berber önlüğünü bir gelinin duvağını kaldırır gibi geçirdim üstüme...

fakat...

tüm dünyanın içinde olduğu bu virüs belasından sebep;
zorunlu bir mağara adamı konseptine bürünmezden hemen önce;
birkaç sene evvel, bir belediye dairesinde evlilik akdini imzaladığım pek kıymetli eşim; kapanma boyunca her sabah muhteşem fikirlerle gelip; beni hipnoz olmuş tavşan yavrusu gibi peşinden koşturuyordu.
ekmek de yaptık, yağlıboya da yaptık...

kıymetli kardeşlerim...
en son, eşim yine her pandemi sabahında olduğu gibi parlak fikirle uyanacağı bir pandemi sabahına ''neden ben eşimin saçlarını kesmiyorum?'' sorusu ile uyandı...
o uyanış, benim on yıllardır yapmadığım, yapmayı şiddetle, esefle kınayarak reddettiğim bir şeyi maalesef ki yaptırdı...

evet kıymetli kardeşlerim...
bu benim itirafımdır...
ben berberimi nikahlı karımla aldatıyorum...

buradan, ümraniye'de, şirin dükkanında, belki de hala bir umutla beni bekleyen berber yusuf'a sesleniyorum...

yusuf!
çok üzgünüm kardeşim...
biliyorum, özür dilemek için çok geç...
affetmeye de gönül razı değil...
ama bil...
bunu istemeden yaptım...
mecburiyetten yaptım...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim