aksi ve nalet
umarım iyisinizdir. lütfen en kısa sürede bisey yazın daha bugün konuştuk acıyı yasatmayin bize.
devamını gör...
süveyda
şahsiyet dizisiyle anlamını öğrendiğimiz isim.
-kız arkadaşının ismi ne?
+süveyda
-ne demek süveyda?
+bilmiyorum
-her insanın kalbinin ortasında siyah bir nokta bulunur, insanın gizli günahı o noktadadır. işte o noktaya süveyda denir. insan önce sevdiğinin isminin anlamını öğrenmekle işe başlamalı.
gibi bir diyalog hatırlıyorum. herkes böyle olsa dediğim sahnelerdendir.
-kız arkadaşının ismi ne?
+süveyda
-ne demek süveyda?
+bilmiyorum
-her insanın kalbinin ortasında siyah bir nokta bulunur, insanın gizli günahı o noktadadır. işte o noktaya süveyda denir. insan önce sevdiğinin isminin anlamını öğrenmekle işe başlamalı.
gibi bir diyalog hatırlıyorum. herkes böyle olsa dediğim sahnelerdendir.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
bilirsin
sen elini bulutların içinde gezdirirsin
bence malumdur, attila ilhan.
devamını gör...
antologia de la literatura fantastica
arjantinli 3 yazar ve şair; silvina ocampo, jorge luis borges ve adolfo bioy casares tarafından pek çok farklı ülkeden yazarların farklı kültürlerinin ürünü olan 81 öyküsünün -ki alıntılara ve şiirlere de yer verilmiştir- derlendiği büyük koleksiyon. fantastik kurguların edebiyatın inceliği ile buluştuğu bu geniş koleksiyon; rus edebiyatında ekspresyonizmin babası olarak kabul gören leonid andreyev'in ben-tobith'inden, james joyce'un ulysses'inde geçen what is a ghost'a; oscar wilde'ın lord arthur savile’s crime'ından, elena garro'nun a secure home'una kadar oldukça geniş bir edebi yelpazeye sahip. bu eserde yer alanlardan en etkileyicisi şüphesiz filozof zhuang zhou'nun the butterfly dream'idir. özellikle eserlerinde metamorfoz ve benliğin parçalanması gibi dönüşümlere odaklanan silvina ocampo'ya epey yakın bir seçimdir the butterfly dream. borges, spekülatif kurgu ürünü olan tlön uqbar orbis tertius öyküsüne de koleksiyonda yer verir. psikolojik korku'nun usta ismi ingiliz öykü yazarı walter de la mare'in kolay bulunamayan kısa öyküsü the riddle'da koleksiyonda yer almakta.
the riddle:
and in the dead of night she arose out of bed in dream, and with eyes wide open yet seeing nothing of reality, moved silently through the vacant house. past the room where her grandmother was snoring in brief, heavy slumber, she stepped light and surely, and down the wide staircase. and vega the far-shining stood over against the window above the slate roof. ann walked in the strange room as if she were being guided by the hand towards the oak chest. there, just as if she was dreaming it was her bed, she laid herself down in the old rose silk, in the fragrant place. but it was so dark in the room that the movement of the lid was indistinguishable.
through the long day, the grandmother sat in her bow-window. her lips were pursed, and she looked with dim, inquisitive scrutiny upon the street where people passed to and fro, and vehicles rolled by. at evening she climbed the stair and stood in the doorway of the large spare bedroom. the ascent had shortened her breath. her magnifying spectacles rested upon her nose. leaning her hand on the doorpost she peered in towards the glimmering square of window in the quiet gloom. but she could not see far, because her sight was dim and the light of day feeble. nor could she detect the faint fragrance, as of autumnal leaves. but in her mind was a tangled skein of memories--laughter and tears, and little children now old-fashioned, and the advent of friends, and long farewells. and gossiping fitfully, inarticulately, with herself, the old lady went down again to her window-seat.
the riddle:
and in the dead of night she arose out of bed in dream, and with eyes wide open yet seeing nothing of reality, moved silently through the vacant house. past the room where her grandmother was snoring in brief, heavy slumber, she stepped light and surely, and down the wide staircase. and vega the far-shining stood over against the window above the slate roof. ann walked in the strange room as if she were being guided by the hand towards the oak chest. there, just as if she was dreaming it was her bed, she laid herself down in the old rose silk, in the fragrant place. but it was so dark in the room that the movement of the lid was indistinguishable.
through the long day, the grandmother sat in her bow-window. her lips were pursed, and she looked with dim, inquisitive scrutiny upon the street where people passed to and fro, and vehicles rolled by. at evening she climbed the stair and stood in the doorway of the large spare bedroom. the ascent had shortened her breath. her magnifying spectacles rested upon her nose. leaning her hand on the doorpost she peered in towards the glimmering square of window in the quiet gloom. but she could not see far, because her sight was dim and the light of day feeble. nor could she detect the faint fragrance, as of autumnal leaves. but in her mind was a tangled skein of memories--laughter and tears, and little children now old-fashioned, and the advent of friends, and long farewells. and gossiping fitfully, inarticulately, with herself, the old lady went down again to her window-seat.
devamını gör...
ders çalışırken ayıklanmış nar getiren koca
iyiliğe bak iyiliğe bir tane değil bin tane cevabı verilecek kocadır.
devamını gör...
aile baskısı
ebeveynlerin çocuklar üzerinde kurmak istedikleri hakimiyet anlamına gelmektedir. ebeveynlerin çocuklar üzerinde oluşan baskılarına karşılık çocuklarının hata yapmalarına, daha çok asi olmasına sebep olabiliyorlar. aile evinden kaçmak için erken evlenen kızlarımız, erkek çocuklarına verilen gereksiz ağır sorumluluklar ve belirli kalıplara sokma durumu hiç iç açıcı değil.
bu tarz anne babalar çocuklara oluşturduğu baskı yüzünden yaşadıkları travmaları gelecek hayat tarzlarına düşüncelerine etki etmektedir. çocuklarımıza her alanda her anlamda saygı göstermek ve bazı şeyleri denemelerine izin vermemiz gerekmektedir. bırakalım istedikleri şeylerin yanlışlığını doğruluğunu kendileri anlayabilsin.
bu tarz anne babalar çocuklara oluşturduğu baskı yüzünden yaşadıkları travmaları gelecek hayat tarzlarına düşüncelerine etki etmektedir. çocuklarımıza her alanda her anlamda saygı göstermek ve bazı şeyleri denemelerine izin vermemiz gerekmektedir. bırakalım istedikleri şeylerin yanlışlığını doğruluğunu kendileri anlayabilsin.
devamını gör...
powerbank'e türkçe isim önerileri
15 temmuz şehitler şarj bankası.
devamını gör...
dünyanın en mutlu ülkeleri listesi'nde türkiye'nin gerilemesi
ama haksızlık yapiyorsunuz !!
adamlar dünyanın demişler, bizim ülke yöneticileri ,halkının bu dünya için değil, ahiretimiz için çalışıyor , biz ahirette en mutlu halk olarak seçileceğiz, açlıkla terbiye ediyorlar, yoklukla terbiye ediyorlar, içki ve sigara kullanmayalım diye vergi üstüne vergi koyup günaha girmemizi engeliyorlar, imam-hatip okullarına mecburi kayıt yaptırıp, ahirette doğrudan gecmemizi sağlıyorlar, kısaca ne yapıyorlarsa bu fani dünya için değil ahiretimiz için yapıyorlar, öbür dünyada lideriz üzmeyin kendinizi.
adamlar dünyanın demişler, bizim ülke yöneticileri ,halkının bu dünya için değil, ahiretimiz için çalışıyor , biz ahirette en mutlu halk olarak seçileceğiz, açlıkla terbiye ediyorlar, yoklukla terbiye ediyorlar, içki ve sigara kullanmayalım diye vergi üstüne vergi koyup günaha girmemizi engeliyorlar, imam-hatip okullarına mecburi kayıt yaptırıp, ahirette doğrudan gecmemizi sağlıyorlar, kısaca ne yapıyorlarsa bu fani dünya için değil ahiretimiz için yapıyorlar, öbür dünyada lideriz üzmeyin kendinizi.
devamını gör...
üniversitenin girişine asmak istenen cümle önerisi
zümer suresi, 9: “de ki: hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”
devamını gör...
normal sözlük’teki bilgilendirici tanım fetişizmi
(bkz: yine birileri dolmuş)
(bkz: bardağı taşıran son damla olmak)
(bkz: canı sıkılmak)
hoşunuza gitmeyen her şeyi bu şekilde başlıklar açarak dillendirecekseniz, işimiz iş demektir.
(bkz: bardağı taşıran son damla olmak)
(bkz: canı sıkılmak)
hoşunuza gitmeyen her şeyi bu şekilde başlıklar açarak dillendirecekseniz, işimiz iş demektir.
devamını gör...
hassas türk aile yapısı (yazar)
dünyanın en güzel kadınına... ilk ve tek aşkıma... sonduza dek... klişelerle anlatamam, gelin ben size başka şeylerden bahsedeyim.
"gözlerin var ya insan insan gülen" diyor ya, işte bu kadın benim için insanın tanımı, nasıl bir insan olmalıyızın... çünkü bu kadın ona verilen bu kısa sürede yüreğine tüm güzellikleri sığdırmayı başarmış.
gözlerin, tenin, güzelliğin... gibi klişelere de girmeyeceğim, gel canım benim ben sana başka şeyler söyleyeyim:
bu geçen sürede bir anlığına bile yanıldığımı düşünmedim; sen çocuksuz anne ve eskimeyen yüreğin... iyi ki varsın gönlümün gördüğü en güzel kadın.
"gözlerin var ya insan insan gülen" diyor ya, işte bu kadın benim için insanın tanımı, nasıl bir insan olmalıyızın... çünkü bu kadın ona verilen bu kısa sürede yüreğine tüm güzellikleri sığdırmayı başarmış.
gözlerin, tenin, güzelliğin... gibi klişelere de girmeyeceğim, gel canım benim ben sana başka şeyler söyleyeyim:
bu geçen sürede bir anlığına bile yanıldığımı düşünmedim; sen çocuksuz anne ve eskimeyen yüreğin... iyi ki varsın gönlümün gördüğü en güzel kadın.
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
devamını gör...
kamuran akkor
zamansız sesi epeydir kulaklarımda. mutlaka dinlemek gerekiyor böyle büyük sanatçıları. yaşarken yazmak gerekiyor onları. yaşarken anlamak.
kâmuran akkor 1947 yılında istanbul doğumlu. arabesk müziğin yaşayan efsanelerinden. yüzlerce şarkı, onlarca albüm, plak ve filmde imzası var.
1966 yılından beri sahnelerde olan akkor
sev yeter'
'anadan ayrı
'bir ateşe attın beni
'bir teselli ver
'üstüme düşme benim gibi unutulmaz şarkılara imza atmıştır. yaşamına devam etmektedir.


albümleri
fecri ebcioğlu sunar: kamuran akkor (sahibinin sesi - 1971)
kamuran akkor (kervan - 1973)
kamuran akkor (istanbul plak - 1974)
kamuran akkor (1 numara - 1976)
diyemedim (elenor - 1981)
sev yeter (elenor - 1983)
boşver üzülme (elenor - 1984)
kraliçe ve müzik (elenor - 1986)
sevdiğimi biliyorsun (elenor - 1986)
gülsün gözlerin (elenor - 1987)
kuşlar getirir sesini (elenor - 1988)
mutluluk istiyorum (elenor - 1989)
günah (elenor - 1989)
gurbet yolcusu (çakır - 1990)
üzülmedim ki - şikayetim var (elenor - 1990)
iki gözüm iki çeşme / unutmak istiyorum (çakır - 1991)
nasıl gidersin (elenor - 1991)
tatlıdır tatlı (yaşar - 1992)
yüzde yüz (de-ka - 2004)
arabeske devam (elenor - 2010)
unutamadım (tekli) (dmc - 2017)
kelebekler özgürdür (tekli) (elenor 2019)
arabeske devam 2 (elenor - 2020)
bazı 45'lik plakları
sana gelen yollar / ayrılık (star - 1966)
son sözümü söyledim / kimsesiz avareyim (star - 1966)
aşk eski bir yalan / kokladığım ilk ve son çiçeksin (sahibinin sesi - 1968)
bal arısı / kime niyet kime kısmet (sahibinin sesi - 1968)
seviyor sevmiyor / selam sizlere
aşıklar (sahibinin sesi - 1968)
gönül ferman dinlemez / sevgi nedir
hiç bilmedim (sahibinin sesi - 1968)
artık çocuk degilim ben / belki bir gün döneceksin (sahibinin sesi - 1969)
seni beklerim öptüğüm yerde / kim inanır aşka (sahibinin sesi - 1969)
reyhan / laleler (sahibinin sesi - 1969)
filmografisi
kolejli kızın aşkı (1966)
sevgili babam (1969)
tatlı günler (1969)
red kit (1970)
alçaklar cehenneme gider (1972)
düşmanlarım çatlasın (1974)
silemezler gönlümden (1974)
anadan ayrı (1985)
gidecek bir gün (1985)
günah olmasa (1987)
sevdiğimi biliyorsun (1987)
kâmuran akkor 1947 yılında istanbul doğumlu. arabesk müziğin yaşayan efsanelerinden. yüzlerce şarkı, onlarca albüm, plak ve filmde imzası var.
1966 yılından beri sahnelerde olan akkor
sev yeter'
'anadan ayrı
'bir ateşe attın beni
'bir teselli ver
'üstüme düşme benim gibi unutulmaz şarkılara imza atmıştır. yaşamına devam etmektedir.


albümleri
fecri ebcioğlu sunar: kamuran akkor (sahibinin sesi - 1971)
kamuran akkor (kervan - 1973)
kamuran akkor (istanbul plak - 1974)
kamuran akkor (1 numara - 1976)
diyemedim (elenor - 1981)
sev yeter (elenor - 1983)
boşver üzülme (elenor - 1984)
kraliçe ve müzik (elenor - 1986)
sevdiğimi biliyorsun (elenor - 1986)
gülsün gözlerin (elenor - 1987)
kuşlar getirir sesini (elenor - 1988)
mutluluk istiyorum (elenor - 1989)
günah (elenor - 1989)
gurbet yolcusu (çakır - 1990)
üzülmedim ki - şikayetim var (elenor - 1990)
iki gözüm iki çeşme / unutmak istiyorum (çakır - 1991)
nasıl gidersin (elenor - 1991)
tatlıdır tatlı (yaşar - 1992)
yüzde yüz (de-ka - 2004)
arabeske devam (elenor - 2010)
unutamadım (tekli) (dmc - 2017)
kelebekler özgürdür (tekli) (elenor 2019)
arabeske devam 2 (elenor - 2020)
bazı 45'lik plakları
sana gelen yollar / ayrılık (star - 1966)
son sözümü söyledim / kimsesiz avareyim (star - 1966)
aşk eski bir yalan / kokladığım ilk ve son çiçeksin (sahibinin sesi - 1968)
bal arısı / kime niyet kime kısmet (sahibinin sesi - 1968)
seviyor sevmiyor / selam sizlere
aşıklar (sahibinin sesi - 1968)
gönül ferman dinlemez / sevgi nedir
hiç bilmedim (sahibinin sesi - 1968)
artık çocuk degilim ben / belki bir gün döneceksin (sahibinin sesi - 1969)
seni beklerim öptüğüm yerde / kim inanır aşka (sahibinin sesi - 1969)
reyhan / laleler (sahibinin sesi - 1969)
filmografisi
kolejli kızın aşkı (1966)
sevgili babam (1969)
tatlı günler (1969)
red kit (1970)
alçaklar cehenneme gider (1972)
düşmanlarım çatlasın (1974)
silemezler gönlümden (1974)
anadan ayrı (1985)
gidecek bir gün (1985)
günah olmasa (1987)
sevdiğimi biliyorsun (1987)
devamını gör...
doğan cüceloğlu
bilmek erdemdir, bildiğini aktarabilmek ise bambaşka bir erdemdir. sahip olduğu tüm bildiklerini toplumun her tabakasına eşit derecede faydalanabilsin diye oldukça sade ama detaylı anlatımlarıyla hemen hemen birçok insanı kendine gönülden bağlayan değerli bir insandı. hayatı bu denli verimli ve dinamik bir şekilde yaşadığını görüyorken içim cız etti ölüm haberini öğrendiğimde. mekanı cennet olsun.
devamını gör...
6 yaşında evlendirilen kız çocuğunun gelinlikli fotoğrafı
gerçek islam bu değil...
bal gibi de gerçek islam bu. tatlısu müslimleri, bunu iyi okuyun ve duyun.
küçüğün rızası değil büyüğün sapıklığı...
bütün tarikatlar ve cemaatler derhal kapatılmalıdır... hepsinin köküne kibrit suyu.
bal gibi de gerçek islam bu. tatlısu müslimleri, bunu iyi okuyun ve duyun.
küçüğün rızası değil büyüğün sapıklığı...
bütün tarikatlar ve cemaatler derhal kapatılmalıdır... hepsinin köküne kibrit suyu.
devamını gör...
gece gece cinli hikayeler anlatan arkadaş
pansiyonlu okulda çalıştığım yıllarda beni çok güldüren üç genç arkadaştır.
pansiyonlu okullar zor olduğu kadar eğlenceli okullardır. yine bir gün pansiyon nöbeti tuttuğum biz gece çok saçma bir olayla karşılaştım. okulların açıldığı ilk hafta henüz hazırlık sınıfı öğrencileri okula yeni gelmişken bana bir nöbet düşmüştü.
normal ayarında seyreden nöbetimde öğrenciler etütleri bittikten sonra televizyon izleyip sohbet ettiler. bir kısmı da odalarında dinlendi. sonra da yat yoklamasını aldım ve sessiz ve olaysız bir şekilde dağıldık.
beni gece uyku tutmadığı için gece ikiye doğru koridorlarda dolaşmaya çıktığımda tuvalet ve banyoların olduğu tarafından şırıl şırıl su sesi geldiğini duydum. önce erkek pansiyonu olduğu için bir kaza sonucu banyoya girmiş olabilecek bir öğrenci olduğunu düşündüm ama sonra seslerin lavabolardan geldiğini fark ettim.
birine bir şey olmuş mu korkusuyla lavabolara koştuğumda üç öğrencimin abdest aldığını gördüm. “ allah kabul etsin” deyip çıktım ama sonra yatsının çoktan geçtiğini ve sabaha daha çok zaman olduğunu anladım. geri dönüp ne yaptıklarını sordum.
bu öğrencilerimin namaz kılması için zaten iki seçenek vardı: ya sura üflenmiş olması ya da ceza gerektiren bir şey yapmış olmaları.
abdestlerini alıp çıkan öğrencilerime bu namazın nerden çıktığını sorduğumda şöyle bir olay anlattılar:
yeni gelen hazırlık sınıfı öğrencilerine abi olarak bir şaka yapmak için onlara cin hikayeleri anlatmışlar. ancak yeni gelenler korkmayıp uyumaya başlamış ve bu aklı evveller kendileri korktuğu için namazla bu belayı def etmeye karar vermişler.
sorumlu bir öğretmen olarak öğrencilerimin bu korkusunu alt etmem gerektiğini bildiğim için onları alıp koridordaki oturma salonuna geçtim ve bilgisayarımdan a nigthmare on elm street açarak onları cinlerden kurtarıp freddy krueger’ın şefkatli kollarına bıraktım.
pansiyonlu okullar zor olduğu kadar eğlenceli okullardır. yine bir gün pansiyon nöbeti tuttuğum biz gece çok saçma bir olayla karşılaştım. okulların açıldığı ilk hafta henüz hazırlık sınıfı öğrencileri okula yeni gelmişken bana bir nöbet düşmüştü.
normal ayarında seyreden nöbetimde öğrenciler etütleri bittikten sonra televizyon izleyip sohbet ettiler. bir kısmı da odalarında dinlendi. sonra da yat yoklamasını aldım ve sessiz ve olaysız bir şekilde dağıldık.
beni gece uyku tutmadığı için gece ikiye doğru koridorlarda dolaşmaya çıktığımda tuvalet ve banyoların olduğu tarafından şırıl şırıl su sesi geldiğini duydum. önce erkek pansiyonu olduğu için bir kaza sonucu banyoya girmiş olabilecek bir öğrenci olduğunu düşündüm ama sonra seslerin lavabolardan geldiğini fark ettim.
birine bir şey olmuş mu korkusuyla lavabolara koştuğumda üç öğrencimin abdest aldığını gördüm. “ allah kabul etsin” deyip çıktım ama sonra yatsının çoktan geçtiğini ve sabaha daha çok zaman olduğunu anladım. geri dönüp ne yaptıklarını sordum.
bu öğrencilerimin namaz kılması için zaten iki seçenek vardı: ya sura üflenmiş olması ya da ceza gerektiren bir şey yapmış olmaları.
abdestlerini alıp çıkan öğrencilerime bu namazın nerden çıktığını sorduğumda şöyle bir olay anlattılar:
yeni gelen hazırlık sınıfı öğrencilerine abi olarak bir şaka yapmak için onlara cin hikayeleri anlatmışlar. ancak yeni gelenler korkmayıp uyumaya başlamış ve bu aklı evveller kendileri korktuğu için namazla bu belayı def etmeye karar vermişler.
sorumlu bir öğretmen olarak öğrencilerimin bu korkusunu alt etmem gerektiğini bildiğim için onları alıp koridordaki oturma salonuna geçtim ve bilgisayarımdan a nigthmare on elm street açarak onları cinlerden kurtarıp freddy krueger’ın şefkatli kollarına bıraktım.
devamını gör...




