tess gerrıtsen
cerrah
devamını gör...

yuğ törenlerinin ayrılmaz bir parçası, ölenin arkasından yapılacak en cesur ve olgunca hareket, ölüm törenine teşrif eden her türk'ün yapması beklenen rituel ve göz altına atılan derince bir kesiğin göz yaşlarının karışmasından doğan acı.

günümüzde bir ise bir deyim.
devamını gör...

fetö'den çok çok daha tehlikelidirler. allahları kitapları gavslarıdır. sadece ona iman eder ona tapınırlar. biraz kıdemli olanları garip garip hareketler yaparlar ve bunun ilahi bir dürtü olduğunu iddia ederler. bu madrabazları şu an mevcut yönetim bütün kritik noktalara kendi eliyle yerleştirmiş durumda.

daha son iki yıl içinde emniyette atamalar yüzünden çok kavga çıktığını okumuştum. yine başrolde menzil cemaatine bağlı olanlar vardı.
devamını gör...

okuma alışkanlığı çoğu kişide olmadığı için bu durum. yazılan başlıklar solda saniyesine aşağıya gidiyor. herkes olabildiğince bir şeyler çıkarma peşinde ne yazdığının hiç bir ehemmiyeti yok. ve sözlük daha ilk allah'tan forum başlıkları ile dolu. delirmiş gibi saçma sapan başlık ve tanım giriliyor. bir sözlüğün var oluş amacı sadece bu olmamalı ama kitle sadece bunu okuyor hatta okumuyor sadece yazıp başka birine atlıyor.
lütfen bu tarz başlıkları solda tutmayın sayın yönetim yahut ayrı bir sekme ayırın.
erkeklerin kadında ne aradığı yahut kadının erkekte neye baktığı kimin umrunda olur..bunun hakkında onlarca tanım girmek nedir.
devamını gör...

nazım'a göre küsmek;
kızdım ama hala buradayımdır, gitmiyorumdur, gidemiyorumdur. demekmiş.
dürüstçe,çocukça,saf ve yalansızmış. durduk yere küsmeyelim tabii ama gerekli olduğunda bizi kimse tutmasın. anlaşılmak değil mi mesele.değer verdiklerimize tepkimiz çocukça olsun yani masumca.
devamını gör...

renkli gözlü insanların dünyayı rengarenk gördüğünü sanmak.
devamını gör...

olanların, olmayanlara genellikle; "çocuğun yok, nereden bileceksin!?" tipi ve tadında tepkiler verdiği ve sanki hiç empati kur(a)muyormuşçasına savunmaya geçebildiği eylem, seçim, durum.

halbuki kendileri de, anne ya da baba oldukları yaştan sonraki özgürlüğü bilmiyor.
devamını gör...

1997 yılında şırnak'ta 3. komando tugayında vatani görevimi yaparken karşılaştığım akıbeti pek de talihli bitmeyen tertiptir.

albay: merhaba asker!
bölük: soğoll!
albay: nasılsın asker!
bölük: soğoll!
albay: sizler de sağ olun

fısıltıyla:

yahya: dostum bu albay mı gerçekten?
ben: evet görmüyor musun apoletlerini?
yahya: teşekkür ederim dostum bilgilendirdiğin için.

"te allam ne insanlar var" dedim kendi kendime. sonra bu bir adım öne çıktı ama tekmil vermedi.

yahya: kelimeler albayım...
albay: ne diyorsun evladım?
yahya: ne anlama geliyorlar?
albay: evladım sen kafayı mı yedin, geç yerine derhal!
yahya: kelimeler albayım... ne anlamda kullanıyoruz onları?

ondan sonra yahya diskoda yediği dayaktan olsa gerek, bir süre gökyüzünde yıldızlar görmeye başlamıştı. her rozetliyi albay sanıyordu.
devamını gör...

sağlığımla yakından ilgilendiği için helios gibi bendeki yeri her zaman farklı olacak.
devamını gör...

papa paul, michelangelo’nun eserlerini hem anlıyor hem de destekliyordu ama papa’nın çevresindeki birçok insan, son yargı tasvirini açıkça eleştiriyordu.
bu tasvirin korkunç olduğunu ve havariler ve meleklerin düzgün anlatılmadığını, zira havarilerin bu dünyaya ait hiçbir zaaflarının görünmediğini ve meleklerin de cennet’in güzelliklerini taşımadıklarını savunuyorlardı. hatta olayı bir boyut ileri taşıdılar. coşkunluk içerisindeki varlıkların cinsel organlarının ve uzuvlarının genelevde bile bu kadar rahatlıkla birbirinin gözlerinin içine bakarak sergilenmeyeceğini söylüyorlardı.
1555’te papalığa geçen ve son yargı tasvirine bakan papa iv.paul, michelangelo ağabeyimizde freski uygun hale getirmesini istemiş. michelangelo ağabeyimiz cevabı da, “papa’ya bunun küçük bir mesele olduğunu ve bu tasvirin kolaylıkla uygun hale getirebileceğini söyleyin; ona dünyayı uygun bir yer haline getirmesini söyleyin, böylece resim sanatı da buna uyacaktır.” olmuş…

yine de michelangelo ağabeyimizin ölümünden kısa bir süre sonra peştamallar ve başka bez parçaları eklenerek, bazı durumlarda da kasıtlı olarak resme kalıcı ararlar verilerek, freski uygun hale getirmiş vatikan.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

michelangelo’nun şeytanları, işkence ettikleri sırada sadece renkleriyle ve pençeleriyle insanlardan farklı görünürler. bu görüntüdeki en mükemmel şey, lanetli kişinin kaderine boyun eğmişi görünmesidir; ilk defa lanetlendiklerinin ve karşı koyamayacaklarının farkına varıyorlar. bu ifade cehenneme doğru çekilirken yüzünü saklayan ve korkudan felç olmuş durumda olan adamda verilen ayrıntıda mükemmel bir biçimde anlatılmıştır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

michelangelo eseri tam olarak bitirmeden insanlara göstermeye niyeti yoktur, ama işler yolunda gitmez ve resmin yapılışı sırasında bir ara yapı iskeleti alçaltıldığında ayin sorumlusu biagio de cesena, göz ucuyla freski görmüş ve korkunç olduğunu düşündüğü çıplak figürleri papa’ya şikayet etmiştir… işler karışır, cesena, papa’ya michelangelo’ya figürleri değiştirtme konusunda baskılar yapar ama papa’dan aldığı cevap cehennemin yetki alanında olmadığı ve bu yüzden bunu istemeyeceği olduğunda, cesena küplere biner, ama onu asıl kızdıran şey bambaşka olacaktır…
michelangelo, cesena’yı daha da beter halde getirmiş için onu cehennem prensi minos olarak tasvir eder son yargı’da, bu da freskin sağ alt köşesinde beline yılan dolanmış bir şekilde gösterilmektedir. aklıma her gelişinde gülüyorum bu olaya ıdsıofjsddoıfjsd

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

mezarlarından kalkıp yargı için çağrılan bu ölü çift, yukarı çekilmek için bir tespihe tutunmaktadırlar. bu resim kiliseyi terk edip tespihi bırakan protestanlık inancının sapkınlığı yerine, kilisenin doğru öğretilerine bağlı kalmayı temsil ediyor olabilir. bu resim hem son yargı anını, hem de kiliseyi ve o dönemde reform sırasında aldığı darbelerle karşılık vermeye çalışan kötü, yozlaşmış yöntemlerini resmeden freskin verdiği mesaj için bir ipucudur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

gelelim dananın kuyruğunun koptuğu yere… michelangelo, kendisini genç isa’nın altında ve orta kısmın sağında bir bulutun üzerinde duran aziz bartholomew olarak resmetmiştir. bütün havariler şehitliklerini simgeleyen bir nesne tutmaktadırlar, michelangelo belki de sanatı uğruna harcadığı çabalar için acı bir şaka olarak kendi yüzülmüş derisini tutmaktadır.


bu güzel eseri üç boyutlu görmek için sizi şuaya alalım:
www.vatican.va/various/capp...
devamını gör...

ciddi mesele konuşsa da ciddiye asla alamıyorum özür dilerim.bir gülmedir
alıp gidiyor,çok tatlı.
devamını gör...

herhangi bir konuda karşı tarafa fikir sorar gibi yapıp işin olumlu yanlarını söyleyerek karşıyı ikna etme çabasıdır.
bu gibi durumlarda "sen bilirsin" demekten başka bir şey demeyin, zira fikirlerinizin zerre önemi yoktur.
devamını gör...

kendisinin nereye gittiğini bilmiyorum ama beğenerek takip ettiğim bir yazardı, umarım ki sadece hesabını sıkıldığı için dondurmuştur ve en yakın zamanda can sıkıntısını giderip yanımıza dönecektir.

özleniyorsunuz.
devamını gör...

modern dünyada uygulanmasının (bkz: insan hakları evrensel beyannamesi) ile kesinlikle yasaklandığı, çok eski çağlara ait olan bu aşağılık sistem, şimdilerde dolaylı yoldan sıklıkla uygulanmaktadır. #240980 numaralı tanımda da anlattığım gibi köle, hiçbir hakkı olmayan, sahibinin emrinde çalışmak zorunda olan, para biriktiremeyen ve kabaca karın tokluğuna çalışmak şeklinde ifade edilen biçimde çalışan kişilere verilen sıfattır. hani o çok büyük gördüğümüz, özendiğimiz, oldukça modern gözüken büyük devletler, bu sistemi yasal olmayan bir şekilde özellikle afrika gibi az gelişmiş ancak yeraltı kaynakları ve özellikle tarımsal açıdan verimli topraklara sahip olan bölgelerde uygulamaktadır.
devamını gör...

pek severim,çok severim bu yazarı.her anlattığında bir mesaj,bir insanlık dersi vardır.sarı kitaplarının hastasıyız.
devamını gör...

adettendir. şuraya ilk ve son defa yazayım. insanın hoşuna gitmediğini engellemesi çok mantıklı bir seçim bu arada.

lakin;

engellediğini belirtme ihtiyacı duyanları, cinsiyetçilik yapıyor diye küfredenleri, kadınlara tutup kız-bayan diye yazanları vs vs gördükçe gülümsüyorum.

sevgiler, saygılar bilinçli dostlar.
devamını gör...

akım haline gelen kedi besleme modası beraberinde de büyük bir sektör oluşturdu. hayvan satan mağaza sayılarında artış var. bir cins kedinin fiyatı bin lira ile 5 bin lira arasında değişiyor. hem satılıyor, satılırken de mama sektörünü besliyor. kilosu 50 tl ile 100 tl arasında değişen farklı çeşitte mamalar, kedi besleyenler tarafından kapışılıyor.

mamalara ilgi ve istek artınca, mama türleri de çeşitlenmiş. öyle türleri var ki isimleri bile şaşırtıyor. hamsili kedi maması, yaban mersinli düşük tahıllı kısırlaştırılmış kedi maması, kuzu etli kedi maması, tavuklu ve balıklı renkli taneli kedi maması, somonlu ve sebzeli kısırlaştırılmış yetişkin kedi maması vs. bunlar gibi yüzlercesi satılıyor.

artık, sokaklarda ve kaldırımlarda, hayvanseverler tarafından serpiştirilmiş kedi mamaları gözümüze çarpıyor. bu tabiki kedilerin aç kalmaması için sevindirici bir durum. ama dikkat edilirse çeşitlenen bu kedi mamaları, kedilerin de genetiğini biraz bozdu. nasıl kedi fareyi kovalıyor ve fare kaçıyorsa, şimdi artık, son dönem videolarda da görüldüğü üzere fare, kediye saldırıyor. eskiden fare ve farklı doğal yiyeceklerle beslenen kediler, şimdi bu tür mamalara alıştıkları için genetik zincirleri kırıldı ve fareden korkar oldular. kediler de mama bekleyip, bu mamalar verilmezse açlıktan ölecek hale geldiler. mamaya alışmış kedi de avlanmayı ve kendi iradesi ile beslenmeyi öğrenemez duruma düşer.
devamını gör...

halkın sokakta sarılan ya da el ele tutuşan genç bir çift görünce cinayetlere bile vermedikleri tepkiyi vermeleri.
devamını gör...

aniden gelen fazla yürüme isteği.

zaman zaman oluyor bana, iki sokak uzatıyorum.
devamını gör...

yüksek sesle müzik dinlemek.
çocuklar odalarında online ders dinliyor, ben açıyorum yeni bulduğum neşeli bir şarkıyı, hem dinliyor hem de söylüyorum.
kulaklık da sevmiyorum. haliyle çocuklara garip geliyor.
90larda evde iş yaparken, teybe en son çıkan kasedi koyar, sesi sonda açardık, mahallenin tüm gençleri. her pencereden bir şarkı sesi gelirdi. ben o zamanlarda kaldım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim