kadın sanılan erkek yazar
@pastirmalicorek senden bahsediyorlar çöreğim.
devamını gör...
gündoğmuş belediye başkanı'nın yaptığı açıklamalar
francis bacon “bir kişinin budalalığı, başka birinin işine yarar” der.
bu zihniyete destek veren güzel kardeşim; ne zaman “yeter” diyeceksin? bak senin budalalığın, birilerinin bu cümleleri kurmasına neden oluyor. insan beyninde milyarlarca nöron var ama inan bu kadarına ihtiyacın yok. iki nöronu çarpıştır yeter. artık uyan be güzel kardeşim. bak! birlikte yanıyoruz. tükeniyoruz.
artık uyan be güzel kardeşim.
bu zihniyete destek veren güzel kardeşim; ne zaman “yeter” diyeceksin? bak senin budalalığın, birilerinin bu cümleleri kurmasına neden oluyor. insan beyninde milyarlarca nöron var ama inan bu kadarına ihtiyacın yok. iki nöronu çarpıştır yeter. artık uyan be güzel kardeşim. bak! birlikte yanıyoruz. tükeniyoruz.
artık uyan be güzel kardeşim.
devamını gör...
uzaktan seviyorum seni
uzaktan sevmenin nasıl olduğunu anlatan, her yerde yazarı cemal süreya olarak bilinen ancak cemal süreya’ nın “sevda sözleri, günler, güvercin curnatası, onüç günün mektupları, şapkam dolu çiçekle, 99 yüz, günübirlikler” kitaplarında rastlanmayan şiir.
uzaktan seviyorum seni
kokunu alamadan,
boynuna sarılamadan
yüzüne dokunamadan
sadece seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni
elini tutmadan
yüreğine dokunmadan
gözlerinde dalıp dalıp gitmeden
şu üç günlük sevdalara inat
serserice değil adam gibi seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni
yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden
en çılgın kahkahalarına ortak olmadan
en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan
öyle uzaktan seviyorum seni
kırmadan
dökmeden
parçalamadan
üzmeden
ağlatmadan uzaktan seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni;
sana söylemek istediğim her kelimeyi
dilimde parçalayarak seviyorum
damla damla dökülürken kelimelerim
masum beyaz bir kağıtta seviyorum
uzaktan seviyorum seni
kokunu alamadan,
boynuna sarılamadan
yüzüne dokunamadan
sadece seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni
elini tutmadan
yüreğine dokunmadan
gözlerinde dalıp dalıp gitmeden
şu üç günlük sevdalara inat
serserice değil adam gibi seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni
yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden
en çılgın kahkahalarına ortak olmadan
en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan
öyle uzaktan seviyorum seni
kırmadan
dökmeden
parçalamadan
üzmeden
ağlatmadan uzaktan seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni;
sana söylemek istediğim her kelimeyi
dilimde parçalayarak seviyorum
damla damla dökülürken kelimelerim
masum beyaz bir kağıtta seviyorum
devamını gör...
sevilmeyen hitap kelimeleri
"aşko". bir de ağzını yaya yaya söylüyorsa bu kişi, döve döve komaya sokmak isterim. o kadar nefret ediyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının başına gelmiş trajikomik olaylar
kalabalık otobüste g*tüm kızın birinin g*tüne değdi diye napıyosun falan demisti. ulan mal ne yapayım nefes alacak yer yok yanlış anlaşılmasın diye arkamı dönmüşüm hala laf yapıyor. neyse çok utanmıştım o zaman. özür dileyip kotu bi niyetim olmadığını söyledim. indim sonra da.
devamını gör...
ilginç etimolojik bağlantılar
ingilizcede "tuz" anlamına gelen "salt"ın salary yani maaş kelimesi ile derin bir ilişkisi var. şöyle ki; roma imparatorluğu askerlere maaş olarak tuz dağıtıyormuş zamanında. bununla birlikte askere tuz dağıtımı sadece romalılarla da sınırlı değil. bir makalede eski türk devletlerinde askere tuz ve ekmek dağıtıldığını okumuştum efendim. öğrendiğimde çok ilginç gelmişti.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
ben yine bu adama takıldım ya, ne oluyor bana? aşk maşk da yok... hayrolsun... en son on birinci sınıfta falan dinlemiştim herhalde. neyse. istediğim bölüme yerleşmenin mutluluğu başımı döndürdü herhal.
"bu fırtına dinmek bilmez mi, bir öpüşsek her şey geçmez mi?"
devamını gör...
aldatmayan erkeğin olmaması
eee yani? o kadar anlamsız bir başlık ki!
"ona göre kimseye güvenmeyin, kimseyi sevmeyin, kimseyle sağlıklı bir ilişki yaşadığınızı düşünmeyin"
ne kadar yorucu! insanın kendine verdiği zarar bu kafayla yaşamak.
olacağı varsa olduğu zaman düşünür, aldatana selamet eder, kendi yolunuza bakarsınız. aldatanın kendiyle sıkıntısı vardır, sizinle ilgili değildir. kendi içiyle barışık olan dürüst olur, kimseyi kandırmaya çalışmaz.
hayat kuruntularla, şüphelerle, kişiye özgü bir eylemi herkese mâl ederek yaşanmaz.
"ona göre kimseye güvenmeyin, kimseyi sevmeyin, kimseyle sağlıklı bir ilişki yaşadığınızı düşünmeyin"
ne kadar yorucu! insanın kendine verdiği zarar bu kafayla yaşamak.
olacağı varsa olduğu zaman düşünür, aldatana selamet eder, kendi yolunuza bakarsınız. aldatanın kendiyle sıkıntısı vardır, sizinle ilgili değildir. kendi içiyle barışık olan dürüst olur, kimseyi kandırmaya çalışmaz.
hayat kuruntularla, şüphelerle, kişiye özgü bir eylemi herkese mâl ederek yaşanmaz.
devamını gör...
cryin'
devamını gör...
20 mart 2021 türkiye'nin istanbul sözleşmesi'nden ayrılması
son birkaç yıldır bizi hissizleştirip tepkisizleştirmeye çalışan hükümetin; pedofililerin, tecavüzcülerin, ensestçilerin ve şiddete eğilimli kişilerin başını okşadığı hamlesi.
bu şartlar altında bizlere düşen, twitter gibi platformlarda ses çıkarmaktır. sessiz kaldığımız sürece hiçbirimizin bu ülkede can güvenliği olmayacaktır.
bu şartlar altında bizlere düşen, twitter gibi platformlarda ses çıkarmaktır. sessiz kaldığımız sürece hiçbirimizin bu ülkede can güvenliği olmayacaktır.
devamını gör...
doğal sakinleştiriciler
kedi mırmırı. mis mis...
devamını gör...
kürtçe konuşan birini görünce allah'a bağlılığım artıyor
cem yılmaz mesleği bıraksın artık bu tipler yeterince komikler zaten.
devamını gör...
liseden beri dinlenen şarkı
arap şükrü- götür beni gittiğin yere.
lise 1. sınıftayım o zamanlar. ders yine bölüm derslerinden biri.
ders sonuna gelinmiş,dersin hocası da bölümdeki sert imajli, yüzünde zerre mimik oynamayan erkek bir hoca. elinden geldiğince sacma sapan muhabbetler açıyor. amaç ders bitsin de gidelim bir an önce diyor yane. neyse "en sevdiğiniz sanatçı kim" ? diye sordu.
ben de boşluğuma geldi "arap şükrüüüü" diye bağırdım. sinifa hüseyin kağıt gelmiş gibi şaşırdı millet. kimse benden böyle bir cevap beklemiyor çünkü. hoca desen sert mizaçlı halinden eser kalmamış, 32 diş saba tümer gibi kahkaha atıyor. arap şükrü kim? ne diyon sen whis? der gibi bakıyor.
" götür beni gittiğin yere " diyorum ben de hocaya doğru.
yüzü ağır çekimde birden düşüyor, kaşlarını çatıyor. "ne diyorsun sen whis,ne biçim konuşuyorsun?" diyor.
"götür beni gittiğin yere hocam " diyorum. sınıf daha da gülüyor. "sacma sapan konuşma whissss "diye bağırıyor bana.
hocam yanlış anladınız diyorum. yok dinlemiyor bile. sinirli sinirli çıkıyor sınıftan. tabi tüm sınıf dalga geçiyor benle o sıra.
teneffüste yanına koşuyorum hemen hocanin. samsung 3410 kizakli telefonumun müzik listesinden arap şükrü- götür beni gittiğin yere şarkısını açıyorum. zaten okula giderken en son kulaklıkla dinlenen şarkı da o. *
dinletiyorum şarkıyı hocama. şarkının ismi bu hocam diyorum. sonra çakıyor mevzuyu. lise bitene kadar her göz göze geldiğimiz de aklımıza bu olay geliyor, hocamla gülüyoruz birbirimize.
hala da dinlerim bu şarkıyı. sayemde şarkının dinlenmesi her geçen gün artıyor. bagimlilik gibi bir şey bu. bir düşen çıkamıyor bu arap şükrü batağından.
götür beni gittiğin yere sözlük
lise 1. sınıftayım o zamanlar. ders yine bölüm derslerinden biri.
ders sonuna gelinmiş,dersin hocası da bölümdeki sert imajli, yüzünde zerre mimik oynamayan erkek bir hoca. elinden geldiğince sacma sapan muhabbetler açıyor. amaç ders bitsin de gidelim bir an önce diyor yane. neyse "en sevdiğiniz sanatçı kim" ? diye sordu.
ben de boşluğuma geldi "arap şükrüüüü" diye bağırdım. sinifa hüseyin kağıt gelmiş gibi şaşırdı millet. kimse benden böyle bir cevap beklemiyor çünkü. hoca desen sert mizaçlı halinden eser kalmamış, 32 diş saba tümer gibi kahkaha atıyor. arap şükrü kim? ne diyon sen whis? der gibi bakıyor.
" götür beni gittiğin yere " diyorum ben de hocaya doğru.
yüzü ağır çekimde birden düşüyor, kaşlarını çatıyor. "ne diyorsun sen whis,ne biçim konuşuyorsun?" diyor.
"götür beni gittiğin yere hocam " diyorum. sınıf daha da gülüyor. "sacma sapan konuşma whissss "diye bağırıyor bana.
hocam yanlış anladınız diyorum. yok dinlemiyor bile. sinirli sinirli çıkıyor sınıftan. tabi tüm sınıf dalga geçiyor benle o sıra.
teneffüste yanına koşuyorum hemen hocanin. samsung 3410 kizakli telefonumun müzik listesinden arap şükrü- götür beni gittiğin yere şarkısını açıyorum. zaten okula giderken en son kulaklıkla dinlenen şarkı da o. *
dinletiyorum şarkıyı hocama. şarkının ismi bu hocam diyorum. sonra çakıyor mevzuyu. lise bitene kadar her göz göze geldiğimiz de aklımıza bu olay geliyor, hocamla gülüyoruz birbirimize.
hala da dinlerim bu şarkıyı. sayemde şarkının dinlenmesi her geçen gün artıyor. bagimlilik gibi bir şey bu. bir düşen çıkamıyor bu arap şükrü batağından.
götür beni gittiğin yere sözlük
devamını gör...
flawsome
kusurlarını sahiplenip yine de müthiş olduğunu bilen kimse.
devamını gör...
aniden gelen şimdi ne bok yiyeceğim hissi
tüm duygu ve hislerin üstünde fantastik bir boyut. o an geldiğinde tek gerçek o bok hissi oluyor ve tüm bedeni , ruhu ele geçiriyor.
devamını gör...
ayın en çalışkan 10 yazarı hakkında ne dediler
bir kez bile giremediğim yazar listesi.
devamını gör...





