günaydın.

hani laf olsun diye söylenen günaydın var ya ondan ama.

yine baş ağrısıyla uyandım. mesleğimin başlık parası niyetine verdiği güzide bir hediye var çünkü: migren.

su içmemem, yemek yememem, sürekli bir şeyleri yetiştirmeye çalışmam, stres olduğum şey sayısının her geçen gün artması, gözlerimin artık bilgisayar ekranına bakmaktan çıldırması, hepsi tetiklemiş olabilir.

işi gücü yetiştirdim. ama nasıl yetiştirdim, o konuya hiç girmeyeyim. izne ayrıldım sonra.
tatile yolcu ettim bizimkileri. ben kaldım. neden? çünkü pazartesi günü gitmem gereken bir sınav var. birkaç tane de evden girmem gereken var ama onu geçelim onlar kolay.

zaten 3 hafta önce mis gibi kız kıza bodrum planı yapılmışken annem “bizimle vakit geçirmiyorsun ki doğru dürüst” diye sitem edip durunca o planı iptal etmişken bu manasız güne konulan sınav beni deli etti.

evde yalnızım. köpüşle takılacağız. şeytan diyor ki sal şu köpeği eve, yola çıkmadan da süpürürsün evi, kimse farketmez.

biraz daha uyuyayım en iyisi gözlerim jerry’i gören tom’unkiler gibi zonkluyor.
devamını gör...

metroya binerken akbilim "doğum gününüz kutlu olsun!" diye tüm istasyonun duyabileceği şekilde ötmüştü.
sırt çantamı dedektörle kontrol eden güvenlik görevlileri gülerek doğum günümü kutlamıştı. aşırı mutlu olmuştum. sevdiğim, tanıdığım insanlardan böyle şeyler görmek normal. ama hiç tanımadığım birinin böyle düşünmesi ve hiç tanımadığı birine böyle ince bi hareketi beni aşırı mutlu ediyo. hâlâ iyi ve kalbi güzel insanların varlığına inandırıyo.
sizin de doğum günleriniz kutlu olsun güvenlik görevlilerii. sevmiştim sizi.
devamını gör...

(bkz: kelebekler) filmini izlerken tesadüf denk gelip dinlemiştik onunla. ne zaman şarkıyı duysam, adını görsem içimde yarım kalan hislerim depreşir, bir hüzün belirir gider öyle.

zaten şarkı sözleri anlatır her şeyi siz sadece gözlerinizi kapatır yüreğinizle dinlersiniz.


gidelim buralardan
dayanamıyorum
gidelim buralardan
unutamıyorum


yükleyin ne varsa gönlüme demlensin
ayrılığın üstüne hasretim eklensin
beni geçirmeye yalnızlığım gelsin
ya dönülür ya dönülmez kimse üzülmesin


t: başlığı açan yazarın da dedigi gibi nazan öncel şarkısıdır.
devamını gör...

yaşandı bitti. saygısızca...
devamını gör...

puf puf olanlardan poğaça kokusu beni benden alıyor. taze ekmek de olur.
devamını gör...


türkiye'de genel kitap okur kitlesi için geçerli olan bir nokta var ki o da çocukluk anıları ve nostaljik öğelerin fantastik ya da tamamen kurgu olan kitaplara göre daha çok tercih edilmesi. mahir ünsal eriş'i sosyal medya da takip etmesem ve az buçuk dünya görüşü hakkında bilgi sahibi olmasam bu kitabi da sırf beğenilme arzusu ile yazdığını düşünürdüm. oysa yazarın beğenilmek gibi bir derdi yok kanımca. onun derdi insanların düşünmesi ve hissetmesini sağlamak. kitap öylesine samimi ve naif öğeler ile dolu ki, yazarın bunları gercekten ama gerçekten yaşadığına kalibinizi basmak istiyorsunuz. kitap kısa surede okunabilecek, belki bir kaç zaman sonra aklınızda pek bir şey bırakmayacak ama duygusunu her daim içinizde yaşatacak bir kitap. şahsen ben ne zaman kitabı görsem ya da hatirlasam 87 yazında izmir'de geçirdiğimiz efsanevi yaz tatilini hatırlarım. mahir ünsal eris okumaya başlayacaklar için iyi bir başlangıç olacaktır. dil sade ve akıcı. konular kolay ve anlaşılır. sait faik öykü ödülünü hak ediyor muydu , kitapları edebi midir zaman zaman kafamda soru işaretleri oluşuyor ancak şöyle günümüz türk edebiyatına bakınca ve yazarın derdinin güzelliğini görünce siliveriyorum o soruları.
devamını gör...

kutuplaşma nedeni ile; birbirimizden korkar hale geldiğimiz bu günlerde; insanların hepsinin birbirleri ile selamlaşabileceği günleri görmek dileği ile.


-“aranızda selâmı yayınız.” (müslim)


-resulullah’a islâm’ın hangi ameli daha hayırlı?” diye sorulmuştu.

“yemek yedirmen, tanıdığın ve tanımadığın herkese selâm vermen.” diye cevap verdi.” (ebu dâvud)


-“ben size yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi?

aranızda selâmı yayınız.” buyurmuşlardır. (müslim)

-hz. muhammed (s.a.v.)
devamını gör...

bağımlı olunan her hangi bişeyin olmaması durumunda yaşanan sendrom.
bu bir eylemde olabilir,alkolde
uyuşturucu da olabilir,sevgili de
kimisinde psikolojik ve atlatılması kolay yaşanabilirken kimisinde fiziksel ve yıkıcı bir şekilde yaşanır.
psikolojik ve tıbbi destek alınmalıdır.
devamını gör...

yazmayı öğrettim ellerime
ve kokusundan uzak durmayı aşkın

yürüdüm
karınca boyu
bir avuç gölge
bırakmadı peşimi

yanan bir şehir gibi
büyüdüm
ateşler içinde

ardımda etçil adamlar
sırıtkan
çirkin
yanıltmadılar beni

gül gibi kırmızı güneşlerden geçtim sonra
yeşil bir masalın aynasında
küçüldü tanrılarım
toz yutan ağzı korkunun yansırken sulara
açıldı kapıları zamanın
...
devamını gör...

(bkz: kendini de unutsaydın)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendinden emin olamayanlar başkalarının varlığını tehlikeli bulurlar.*
devamını gör...

aynı zamanda kadınların oy kullanmasına yönelik kanun teklifi sunan ilk milletvekilidir. john stuart mill (1806-1873), kapitalizmin önde gelen savunucularından birisiyken son dönemlerinde fikirleri sosyalist düşünceye kaymıştır.
devamını gör...

niye merak edildiğini merak ettiğim başlıktır.
devamını gör...

günaydınlar.*
dünyaya hoş geldin sevgili yazar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

google'a "en küçük tapınak" diye aratınca varlığından haberdar olduğum antik tapınak. en küçük tapınakla uzaktan-yakından zerre ilgisi olmamasına rağmen nedense bu tapınak karşıma çıktı ama herhalde google amca kafayı yemiş. sonra bi araştırdım, pek ilginç bir şey yoktu. sonra yabancı sitelere baktım, gene ilginç bir şey yoktu. ben de dedim ki tamam umrumda bile değil burası. sonra "ipsambul" denen sözcükle karşılaştım. dedim ki ipsambul ne acaba. acaba zaman, zamanında bükülmüş de ve dünya ikiye mi ayrılmış. yani yeryüzünde eski versiyonlarımız mı varmış. mesela ben kedi yiyen fare, 2000 yıl önce fare yiyen kedi diye birisi mi varmış. ve ipsambul, zamanın diğer yarısında yer alan istanbul mu? ve işte psikopata bağladığımı farkedince ben de ebu simbel'i araştırdım ve ipsambul ile bağlantısını aradım..

ebu simbel deyince aklınıza arabistan gelebilir ama hayır, bu tapınak, antik mısır firavunlarından ıı. ramses'in yapmış olduğu bir tapnak. burası o dönem, "kutsal dağ" olarak anılmış ve surlarla da sağlamlaştırılmış. belli ki önemli bir yermiş. ve buraya yazıtlarda "ramzessopolis kalesi" adı verilmiş. istanbul-ipsambul-ramzessopolis (konstantinopolis).. evet, bu zamanın bükülmüş olması teorisini destekler nitelikteydi. ayrıca burası dünya mirası listesine de alınmış. ve buranın eski adı "ipsambul"muş. ramzessopolis-ipsambul. konstantinopolis-istanbul. nasıl bir bağlantı olabilir acaba?..

ve diğer ilginç bir bilgi, burayı ıı. ramses aşkı için yaptırmış! evet, tabi burasını tanrı amon ve diğer bazılarına da ithaf etmiş ama hem de karısına da ithaf etmiş. ve hatırlayalım, istanbul kim için inşa edilmişti?.. yok burdan bağlayamadım beyler-bayanlar. aslında biraz zorlasam bağlayabilirdim ama bağlamak istemiyorum neyse. bu teori de burda bitmiştir. hadi eyvallah.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir kar tanesi ol kombili mi bu binaa
devamını gör...

benim için ekmek kavgasıdır. okuduğum bölüm ve branşım hakkında neler yazıldığını merak ettiğim için geldim. her yer de olduğu gibi burada da okuyanın işsiz kaldığı fakat gerekli olduğu gibi standart şeyler yazılmış. ben bu bölümü dört yıl boyunca saçlarımı beyazlatarak okudum. karşılığında bir özel okulda çalışıyorum,atanamadım. evet oldukça fazla yoruluyorum ancak şunu söylemem gerekir ki ben 5 yıllık öğretmenlik hayatımda tarih bölümü okuduğum için asla pişman olmadım. insan sevdiği işi yapmalı bence. seversen parada kazandırır,mutlu da eder. şu dünyaya bir daha gelsem yine tarih bölümünü okur, yine öğretmen olurdum.
devamını gör...

eşittir ben olmak. ne param var ne dostum ne sevgilim ne de bir başarım... ot gibi yaşamak böyle bir şey.
3 sene sonra gelen edit: artık param da var dostum da var işim de var ama hala bir sevgilim yok:)
devamını gör...

seslendiğimizde duymayandan, yazdığımızda okuyacağını umut ettiğimiz başlık. pollyannadan daha pollyannayız sanırım.
devamını gör...

(bkz: don't feed the troll)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim