1-mutlu eder: seks sırasında yüksek miktarda salgılanan ve mutluluk hormonu olarak adlandırılan endorfin sayesinde libidoda artış olur, yani diğer bir deyişle seks insanı mutlu eder. düzenli seks eşlerin mutlu olmalarını sağlamanın yanı sıra birbirlerine karşı aşk, güven ve bağlılık duygularını da artırır ve böylece ilişkide yaşanabilecek sorunların daha kolay üstesinden gelinebilir.

2- uyku sorunlarını giderir: seksten sonra salgılanan hormonlar rahatlama ve gevşemeyi sağlayarak vücudun uykuya geçişi kolaylaştırır. bu sayede de düzenli seks uyku sorunlarının çözülmesine yardımcı olur.

3- stresi azaltır: modern yaşamın getirdiği streslerden kurtulmanın en iyi ve keyifli yolu sekstir. düzenli seks ile günlük koşturma ve yoğunluğunuzun üzerinizde yarattığı baskı ve stresten kurtulabilirsiniz.

4-bağışıklık sistemini güçlendirir:
iyi bir cinsel hayat, fiziksel olarak da güçlenmek anlamına geliyor. öyle ki, haftada bir ya da iki kez seks yapmak vücutta soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonların ortaya çıkmasına neden olan antikorlarla savaşa yardımcı oluyor.
devamını gör...

yıllar önce bir iddiaya girmiştim. şu kadar içip buradan ayakta çıkarsan şunu yaparım, bunu veririm içerikli bir iddiaya... çocukluk işte, geldik gaza.

başladım koca arjantinleri yuvarlamaya: 1, 2, 3...

söylenen sayıyı içtim ama bir ara tamamen kopmuşum. gözümü açtığımda mekânın tuvaletinde, iddiaya girdiğim kişi parmağını boğazıma sokup midemi boşaltmaya çalışıyordu.

fakat en utanç verici kısmı bu değildi bence. o zamanlardaki aklımla çok çekici bulduğum yabancı bir aktör vardı. mekândaki garsonlardan biri ona benziyordu. çıkarken karşılaştık "yavvvrumm!" dedim adama. * gözleri kocaman oldu, bakakaldı yüzüme adam. tam rezillik...

hayatımda bir daha o kadar içmedim. zaten artık 1 yudum bile içmiyorum. almayayım, alana da engel olmayayım.

iddiaya gelince... ayakta çıkamadım mekândan, onu da kaybettim.
devamını gör...


chp genel merkezi önünde açıklama yapan lgbt'ler, genel başkan kemal kılıçdaroğlu’nu 'lgbt ailesinin fahri üyesi yaptıklarını' duyurdu.

cumhuriyet halk partisi (chp) genel merkez binası önünde açıklama yapan lgbt grubu, önceki gün bir televizyon programında lgbt topluluğunun türk aile yapısını bozduğu iddialarını reddeden kılıçdaroğlu'na teşekkür etti.

13 kişilik grup adına açıklama yapan beray göksu, "sayın kılıçdaroğlu'nu lgbt ailesinin fahri üyesi ilan ettiğimizi duyurmak isteriz" ifadelerini kullandı.

iha'nın haberine göre, göksu ayrıca lgbt’lilerin de her insan gibi vergi ödediklerini belirterek kendilerinin öteki olmadığını, toplumda yerleri olduğuna vurgu yaptı. sözcü göksu, ayrıca istanbul sözleşmesi’nin de önemine değindi.


buradan
devamını gör...

sevdiğini belli etsin. söylesin ya da daha güzeli hissettirsin, şüphe duymaya ya da acaba beni seviyor mu diye düşünmek zorunda bırakmasın.
devamını gör...

onu dünyaya getirmek
devamını gör...

toparladım bütün kırgınlıklarımı
yeniden saydım beni üzdüğün zamanları
yokluğunda çok düşündüm gelirsen ne yaparım diye
o bile beni bu kadar üzmeye yetmedi
devamını gör...

ne desem bilmiyorum. nerden başlasam, nasıl tanımlasam.

dünyanın en güzel şeyi mi sahiden? bir daha düşün, herkes için öyle mi? en masum, en saf, en yalansız, en temiz yıllar... pür neşe, coşku? ya mutluluk? kimimiz sağlıklı, huzurlu, olması gerektiği gibi çocukluklar yaşıyoruz evet. iyi ki de öyle. minnet! ama lanet olsun ki her çocuk bu kadar şanslı olamıyor. sanırım genel geçer bir tanım yapacaksak "yetişkinliğe erişebilenler için hayatlarının en önemli dönemi" diyebiliriz sadece. gerisi tamamen subjektif. iyi, kötü, travmatik, mutlu. dünyada ne kadar insan varsa o kadar çocukluk var. hepsinin ise tek bir ortak noktası : çocukluk hayatın kaynağı. insanlığın tabula rasa'sı.

şimdi gelelim benim bunları neden yazdığıma. dünkü yayının etkisinden çıkamadım hala. şu 2 saate yakın süre favori farelerimizi ve çizgi filmleri konuştukları, bizim de her çaldıkları şarkıyla "hay aklınızla bin yaşayın yaa" dediğimiz yayından bahsediyorum evet.* çok büyük bir keyifle çok da kısa olmayan bir yol giderek çocukluğuma gittim ve yayını dinledim, sonra da biraz daha oyalanıp yatmaya karar verdim. buraya kadar her şey çok süperdi aslında. yatmadan önce "bu gece çok güldüm yeaa" diyerek aynada kaz ayaklarımı kontrol edecek kadar çok eğlendiğim güzel bir gece geçirmiştim, mutlu mesut uyumam gerekiyordu. yattım, çok da uykum var. ama dalamıyorum bir türlü. bilim bakalım neden? bu çok süper gecede gittiğim çocukluğumdan kopup, kazık kadar haliyle yatağında yatmakta olan bana sirayet etmek üzere bir öcü arkadaşımız ziyaretime gelmek istemiş çünkü! allahın belası deprem fobim! 10 yaşımdan beri hayatımda olan, ancak çok sevdiğim ve güvendiğim insanlar tarafından deprem olacak mı bu gece soruma verilen hayır, olmayacak, kesinlikle olmayacak, güven bana vb. bir cevapla güç bela savuşturabildiğim benim sevgili travmam! bana bu cevabı verebilecek çok mükemmel bir insan seviyorum neyse ki. iyi ki. daldım uykuya. sabahsa yerinde yeller esiyordu korkularımın. geriye sadece yayının beni götürdüğü yerlerdeki mutlu anıların pozitifliği kalmış. çok harika! yazmam lazım bunu.

benim çocukluğum türlü zıpırlıklarla dolu. mutlu, pozitif bir çocukluk. dışa dönük, enerjik ve muzip bir çocuktum ben. yaramaz mıydım evet. ama bana anlattıkları hikayelerde de benim hatırladıklarımda da baskın olan hep büyümüş de küçülmüş, yaşına, boyuna bakmadan insanlara laf sokan bir tip. 4. sınıfa giderken 6. sınıfa giden bir çocuğa aşık olan kız arkadaşımın kırılan gururunu yerden toplamak için tenefüste ortaokulların katına çıkıp (sırf o kata çıkmak bile inanılmaz gelirdi bize o dönem) mezkur çocuğun sınıfına dalarak elimdeki meyve suyunu çocuğun üstüne dökmüş hiçbir şey demeye tenezzül etmeden çıkıp gitmiştim sınıftan bir keresinde. hayır cesursun anladık da salaksın be kızım. tek başına o sınıfa çıkıp ilgili eylemi gerçekleştirdiğinde çocuğa aşık olan ve reddedilenin sen olduğun düşünülecek haliyle, hiç bunu hesap etmiyor musun? etmiyorsun, biliyorum. sinirimden ağlamıştım kendimi ifade edeceğim diye. "hayır hayııır tolga'yı seven ben değilim!!!" hoş, bunu hesap edecek kişi olsan, düzenlenen paten yarışmasında en yakın rakibinde aranda en az 200 mt fark varken son 50 mt'de kaymayı bırakıp yeni izlediğin ve aşık olduğun cameron'un rose'lu jack'li sahnesini tek başına performe edeceksin diye ikinciliğe razı gelmek zorunda kalmazdın sen! yahu bu nasıl bir kendini bilmezlik. beylikdüzü'nde titanic vardı da biz mi binmedik?

neyse efendim 7'sinde neyse 70'inde de o insan.*
bu da böyle bir hanımdır.
devamını gör...

belli bir nüfusun doğaya karbondioksit vb. atıkların ne kadar yük oluşturduğunu hesaplamak için kullanılan yöntemdir.
insanların yaşamını sürdürmesi için gereken kaynakların üretilmesi ve atıkların yok edilmesi amacıyla kullandıkları yaşam alanını gösteren bir ölçüdür.
devamını gör...

sigmund freud, ''para mutluluk getiremez, çünkü mutluluk çocukluk arzularının tatmin edilmesidir; para da bu arzuların nesnesi değildir.'' demiştir. farklı bir yaklaşım olsa da doğruluk payının olduğunu düşünüyorum. bana kalırsa para elbet mutluluk getirir fakat asıl istediğimiz mutluluğu getirir mi ondan emin değilim.
devamını gör...

ing. azim. nasa tarafından mars gezegenine gönderilen keşif aracı. 2021 yılında inmesi planlanmaktadır. marsta yaşamın mümkün olup olmadığını enine boyuna araştırmakla görevli elektronik alet.
devamını gör...

genelde enerji bulamamaktan kaynaklanmakla birlikte, bir depresyon halinin yansıması da olabilir.
devamını gör...

2020 yılının çürüttüğü bir iddia.
devamını gör...

ıı. charles’ın ölümünün ardından tahta çıkan ıı. james sınırsız monarşi yönündeki eğilimleri ile birlikte mutlak gücü tekrar elde etmeye yönelik adımlar atmaya başlamıştır. kralın bu tehlikeli yaklaşımı ve katolik olması (protestanlara yönelik yıkıcı tutumları olması hasebiyle katolik olmasının buradaki etkisi) parlamento ile arasındaki gerilimi artırmıştır.

en nihayetinde james tahttan çekilip fransa’dan kaçmıştır, bunun ardından parlamento tacın ıı. james’in kızı mary ile hollanda’nın başında bulunan kocası oranjlı william’a verilmesine karar vermiştir. yine de geçmişteki acılar ve deneyimlerden nasibini almış olan parlamento tedbirli davranmak istemiştir. avam ve lordlar kamarası birlikte kralın hangi şartlar altında iktidarını sürdürebileceğini içeren bill of rights’ı hazırlamıştır. belgedeki esasları kabul eden kral esaslara karşı gelmeyeceğine dair yemin edince 1689’da mary ve oranjlı william kral ve kralice ilan edilmiştir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

16 aralık 1689 tarihli haklar yasası önemli hükümler içermektedir. belgeye göre:” kral parlamentonun onayı olmadan yeni yasalar koyamayacak, mevcut yasaları askıya alamayacak ve yasalarda değişiklik yapamayacaktır. parlamentonun onayı olmadan yeni vergiler toplanamayacaktır. kişilerin krala dilekçe verme hakkı vardır ve bu dilekçelerden dolayı suçlama ve kovuşturmaya uğramayacaktır. barış zamanında ordu kurmak için parlamentonun onayı gereklidir. tutukluların salıverilmesi için aşırı kefalet istenmeyecek, yüksek para cezaları, zalimane ve olağan olmayan cezalar verilmeyecektir. parlamento üyelerinin seçimleri özgür bir biçimde yapılacak, ifade özgürlüğüne sahip olacaklar ve parlamentodaki müzakereler ve işlemler parlamento dışında hiçbir mahkeme önünde ya da başka bir yerde soruşturmaya, suçlanmaya, davaya konu olmayacaktır. parlamento tüm şikâyetlerin görüşülmesi, yasaların değiştirilmesi, güçlendirilmesi ve muhafaza edilmesi için sık aralıklarla toplanacaktır.”

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

belgeden anlaşıldığı üzere; parlamentonun üstünlüğü açıkça kabul edilmekte ve kralın yetkilerine önemli kısıtlamalar getirilmektedir. kral her önemli kararda parlamentonun onayını almak zorunda kalacaktır. parlamento üyelerinin de görevlerini yerine getirirken önemli güvencelere kavuştuğu görülmektedir.
devamını gör...

eksi oy rica ederim.
devamını gör...

trgg - türkiye roket girişimcileri grubu
devamını gör...

kitap okumak
kitap okumak
veeeeee
kitap okumak
devamını gör...

sana bedava vermediği içindir.
en büyük günah, suç vs. aslında ahlaksızlıktır. sizin orospuluk, fahişelik, zina diye küçümsediğiniz, aşağıladığınız şeylerin dik alası, sizin ahlaksızlığınızdır. nasılsa ahlaksızlık gözle görülmüyor diye, hedef saptırarak ahlaksızlığını gizlediğini sanan namus/ahlak simsarları.
devamını gör...

4.murad devri yasaklarından biridir. istanbulda 1555'ten ber kahve ve 1605'ten beri tütün yoğun şekilde kullanılmaktaydı. şehir, mükellef ve çok sayıda kahvehanelerle doluydu. bunların bir kısmı yeniçeriler tarafından işletilmekte ve pek çoğu zorbaların toplantı yeri konumundadır. 4.murad, yangına sebep olduğu gerekçesi ile 1633 yılınd bütün kahvehaneleri kapatır ve evlerde dahi tütün içilmesini yasaklar. bazı şairler bu duruma şu dizeler ile göndermede bulunmuşlardır.

zararsız bir duhan hakkında n'eyler bunca dikkatler
duhan-i ah-ı mazlumanı men'eylen hüner/oldur.

bu tarz birçok şiirle yasaklar protesto edilmesine karşın 4.murad han'ın tavrında katiyetle bir değişiklik olmadı. 4.murad henüz saltanatı'nın başında kin tuttuğu bu zorbaların kökünü kazımak için bu meseleyi bir koz olarak kullandı. yasağı bizzat padişah takip etmiş, her gece kılık değiştirerek celladı ile beraber şehrin en kuytu yerlerini gezmiş, yasağa riayet etmeyen zorbaları ve tabii bu arada birçok günahsız tiryakiyi idam ettirmiş, cesetlerini sabahleyin herkesin görebilmesi için en kalabalık meydan ve caddelere bıraktırmıştır.

not: yılmaz öztuna'nın büyük türkiye tarihi ansiklopedilerinden yardım alınarak yazılmıştır.
devamını gör...

trabzon'da, içinde bölgenin en büyük cezaevinin bulunduğu mahallenin adı.
cezaevi ile ilgili ne fıkrada bulundum paylaşmak isterim.
bir arkadaşın erkek arkadaşı ile tanıştım.
arkadaş beni tanıtıyor
-bak canım bu hanım da trabzonlu
adam
-çok severim ben trabzonlular'ı
ben
-öyle mi?
adam
-6 ay trabzonda kaldım ben
ben
-neresinde?
adam
-cezaevi
ben
-bende o mahallenin biraz yukarısında oturdum, gittiniz mi hiç yukarılara?
adam
-yok ben cezaevinde yattım, orda tanıdım trabzonlu
şaşkın ben
-hadi ya
adamın dünya umurumda değil
-şu an da şartlı tahliye edildim
bir şey diyemedim.
ben cezaevi mahallesi sandım, adam mahkummuş, cezaevinde kalmış. yüzüne karşı gülemedim, allah bilir ne yaptı, başıma bela almak istemedim.
ordan çıkar çıkmaz kızkardeşimi aradım baya baya güldük.
devamını gör...

petrol istasyonuna gidince "depoyu fulleyelim" demek.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim