ebeveynlerin kabullenemedikleri gerçekler
sorgulayan olmak tabi ki. misafir geliyor konu siyasetten dine doğru kayınca çat bir soru yapıştırıyorum. herkes traktör tekerleği görmüş yılan gibi kaldıktan sonra birbirine bakıp tövbe çekiyor.
devamını gör...
şecaat arz ederken merd-i kıptî sirkatin söyler
"çingenenin merdi kendini överken hırsızlığını söyler" manasında bir deyim. övünülmeyecek şeyler ile övünenlere söylenir genelde.
devamını gör...
kendini garsondan değerli zanneden müşteri
kendisine de karşısındaki insana da saygısı olmayan bomboş bir insandır. muhtemelen (bkz: baba parası yemek) eylemini gerçekleştiren bir (bkz: mirasyedi)dir.
devamını gör...
50 yaşında emekli olan adama 50 yıl maaş ödemek
süleyman demirel'in ülkeye attığı kazıktır.
süleyman demirel'in 1992'de verdiği seçim vaadinin sonucunda getirdiği erken emeklilik yasası ile o dönemde birçok insan 30'lu ve 40'lı yaşlarında emekli oldular. oy uğruna getirilen bu yasa türkiye ekonomisine çok ciddi zararlar verdi ve hala vermeye devam ediyor.
çok basit bir şekilde düşünürsek emeklilerin maaşları çalışanların maaşlarından kesilen vergi ile ödenir. bu yüzden sosyal güvenlik sistemlerinin mali sürdürülebilirliği için aktif/pasif sigortalı oranının 4 olması hedeflenir. yani her 4 çalışanın 1 emeklinin maaşını ödemesi hedeflenir. fakat bildiğim kadarıyla türkiye'de bu oran 4 değil 1,6. yani her 1,6 çalışan 1 emeklinin maaşını ödüyor.
bunu daha iyi anlatabilmek için bir örnek vermek istiyorum.
65 kişilik bir aktif ve pasif sigortalı (yani çalışan ve emekli) nüfusun olduğu bir ülke düşünelim. normalde istenilen 52 çalışanın 13 emeklinin maaşını ödemesidir*. fakat türkiye'de erken emeklilik sistemi yüzünden 40 çalışan 25 emeklinin maaşını ödüyor*.
her çalışana 5000 tl brüt maaş verildiğini varsayalım. eğer erken emeklilik ile aktif/pasif sigortalı oranı bozulmamış* olsaydı her çalışanın maaşından %15 gelir vergisi kesilerek her çalışan 4250 tl, her emekli 3000 tl maaş alabilirdi.
fakat aktif/pasif sigortalı oranı bozulduğu* için şu an çalışanlardan %15 gelir vergisi kesersek her emekli sadece 1200 tl alır. emeklilerin geçinebilmesi için gelir vergisini %30'a çıkarırsak her çalışan 3500 tl, her emekli 2400 tl maaş alabilir.
yani erken emeklilik yüzünden günümüzde hem çalışanlar hem de emeklilikler daha az maaş alıyor.
ayrıca günümüzdeki geç emeklilik de o dönemdeki erken emekliliğin bir sonucu.
aktif/pasif sigortalı oranını tekrar yükseltmek için işe yeni başlayan insanların 65 yaşına kadar çalışması gerekiyor. oysa süleyman demirel oy almak için erken emeklilik yasasını getirmeseydi çalışmaya hayatına yeni başlayan/başlayacak bizler 58-60 yaşlarında emekli olabilir ve hem çalışırken hem de emekli olunca çok daha yüksek maaşlar alabilirdik.
yani erken emeklilik yüzünden bugünün gençleri hem daha fazla çalışmak zorunda kalıyor hem de daha düşük maaş alıyor.
not: o dönemde erken emekli olan insanları suçlamıyorum. oy için erken emeklilik yasasını çıkararak ülkenin geleceğini satan süleyman demirel'i suçluyorum.
süleyman demirel'in 1992'de verdiği seçim vaadinin sonucunda getirdiği erken emeklilik yasası ile o dönemde birçok insan 30'lu ve 40'lı yaşlarında emekli oldular. oy uğruna getirilen bu yasa türkiye ekonomisine çok ciddi zararlar verdi ve hala vermeye devam ediyor.
çok basit bir şekilde düşünürsek emeklilerin maaşları çalışanların maaşlarından kesilen vergi ile ödenir. bu yüzden sosyal güvenlik sistemlerinin mali sürdürülebilirliği için aktif/pasif sigortalı oranının 4 olması hedeflenir. yani her 4 çalışanın 1 emeklinin maaşını ödemesi hedeflenir. fakat bildiğim kadarıyla türkiye'de bu oran 4 değil 1,6. yani her 1,6 çalışan 1 emeklinin maaşını ödüyor.
bunu daha iyi anlatabilmek için bir örnek vermek istiyorum.
65 kişilik bir aktif ve pasif sigortalı (yani çalışan ve emekli) nüfusun olduğu bir ülke düşünelim. normalde istenilen 52 çalışanın 13 emeklinin maaşını ödemesidir*. fakat türkiye'de erken emeklilik sistemi yüzünden 40 çalışan 25 emeklinin maaşını ödüyor*.
her çalışana 5000 tl brüt maaş verildiğini varsayalım. eğer erken emeklilik ile aktif/pasif sigortalı oranı bozulmamış* olsaydı her çalışanın maaşından %15 gelir vergisi kesilerek her çalışan 4250 tl, her emekli 3000 tl maaş alabilirdi.
fakat aktif/pasif sigortalı oranı bozulduğu* için şu an çalışanlardan %15 gelir vergisi kesersek her emekli sadece 1200 tl alır. emeklilerin geçinebilmesi için gelir vergisini %30'a çıkarırsak her çalışan 3500 tl, her emekli 2400 tl maaş alabilir.
yani erken emeklilik yüzünden günümüzde hem çalışanlar hem de emeklilikler daha az maaş alıyor.
ayrıca günümüzdeki geç emeklilik de o dönemdeki erken emekliliğin bir sonucu.
aktif/pasif sigortalı oranını tekrar yükseltmek için işe yeni başlayan insanların 65 yaşına kadar çalışması gerekiyor. oysa süleyman demirel oy almak için erken emeklilik yasasını getirmeseydi çalışmaya hayatına yeni başlayan/başlayacak bizler 58-60 yaşlarında emekli olabilir ve hem çalışırken hem de emekli olunca çok daha yüksek maaşlar alabilirdik.
yani erken emeklilik yüzünden bugünün gençleri hem daha fazla çalışmak zorunda kalıyor hem de daha düşük maaş alıyor.
not: o dönemde erken emekli olan insanları suçlamıyorum. oy için erken emeklilik yasasını çıkararak ülkenin geleceğini satan süleyman demirel'i suçluyorum.
devamını gör...
aldatmanın normalleştirilmesi
sözlüklerde neredeyse sıradanlaşan bir şey bu. o kadar rahat konuşuyorlar ki, sanırsınız türkiye bir swinger cenneti. yok efendim gayet normal bir şeymiş, toplumsal normların baskısı, kaç bin yıllık kültürel baskılar falan fiş mekan. oğlum manyak mısınız siz? ben eşimi paylaşmıyorum diye, aldatmıyorum diye bilmem kaç bin yıllık kültürün esiri mi oluyorum? e seviyorum ulan. sevdiğim için aldatmıyor ve paylaşmıyor olabilir miyim?
hepiniz mi marjinalsiniz arkadaş. hepiniz mi anarşist ruhlusunuz anlamıyorum ki. hiç mi "normaliniz" yok hayatınızda? kucak kucağa mısınız mınaki hep.
edit: evli değilim te allam ya.
hepiniz mi marjinalsiniz arkadaş. hepiniz mi anarşist ruhlusunuz anlamıyorum ki. hiç mi "normaliniz" yok hayatınızda? kucak kucağa mısınız mınaki hep.
edit: evli değilim te allam ya.
devamını gör...
40 yaşında adamsın sözlükte ne işin var sözü
dünyanın en değerli şeyini bedavadan paylaşıyorum daha ne istiyorsunuz? neyi mi?
tecrübelerimi elbette.
tecrübelerimi elbette.
devamını gör...
asla canı sıkılmayan üstün insan
bol vakti ve hobileri olan bilge birey. canı sıkılan insanları anlayamaz ve hayata doyamaz. geç yatar, bir gün 240 saat falan olsun ister. kiskanilasi tek insan tipi.
devamını gör...
yazarların eylül ayı hedefleri
bir tiyatro oyunu yazıyorum. onu toparlama hedefindeyim. ayrıca her üç ayda bir çıkardığımız betik edebiyat dergisinin eylül sayısı için hazırladığım makale ve piyesimi son kez gözden geçireceğim. doktora tezimin elden geçmesi de gerekiyor. fırsat bulursam bir de proje işim var onu tamamlayacağım. ha bir de iki kitabımın ikinci baskıları çıkacak yakında. onların yeni baskı düzenlemelerini yapacağım. bütün bunları tamamlarsam ne mutlu geçmiştir eylül.
devamını gör...
çam kolonyası
öyle bükük bakma bana çam kolonyası getirdim sana, kokla.
onur akın tarafından çok güzel yorumlanmış bir şarkıdır.
onur akın tarafından çok güzel yorumlanmış bir şarkıdır.
devamını gör...
düşeyazmak
az kalsın düşmek, düşecek gibi olmak anlamını içerir. yaklaşma fiili olan -e yazmak; fiile az kalsın, neredeyse anlamı katar.
o kuşku ve kararsızlık anlarında kaç kez umutsuzluğa düşeyazdım! eğer bugün bir ayı bu durumda geçirseydim bu benim sonum olurdu. - jean-jacques rousseau
o kuşku ve kararsızlık anlarında kaç kez umutsuzluğa düşeyazdım! eğer bugün bir ayı bu durumda geçirseydim bu benim sonum olurdu. - jean-jacques rousseau
devamını gör...
ekşi sözlük hakkında soruşturma başlatılması
insanların kendilerini ifade etmek için başvurdukları mecraları kapatmak veyahut sansürlemek, zaten boğazına kadar öfke ve bunalım içerisinde olan insanların gerçek anlamda patlayacak noktaya gelmesine sebep olacaktır.
bu açıdan bakıldığında, sonuçları itibariyle ters tepmesi muhtemel soruşturmadır.
bu açıdan bakıldığında, sonuçları itibariyle ters tepmesi muhtemel soruşturmadır.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
"akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz."
devamını gör...
münir nurettin selçuk
1900 ve 1981 yılları arasında yaşamış, kalamış'ta adına bir cadde bulunan, sanatla yoğrulmuş bir hayatın içinden bize harika eserler bırakıp bu diyarlardan göçüp giden dev sanatçı. şahsi kanaatimce bu topraklardan gelmiş geçmiş en iyi sestir. bu vesile ile üstadı saygıyla anmış olalım;
işin ortası kalamış arasında da bir de gazel düşürebilirsek bakalım..
işin ortası kalamış arasında da bir de gazel düşürebilirsek bakalım..
devamını gör...
bir yere ait olmadığınızı hissettiren detaylar
attığınız her adıma dikkat etmeniz gerekiyorsa oraya ait değilsiniz demektir.
devamını gör...
iyi insan olmak için dine ihtiyaç olmaması
öbür dünya - ceza/mükafat inancına sahip insanların ekseriyetle atladıkları, kabul edemedikleri ve inanmadıkları durum.
nasıl ki namazında niyazında olup gün sonunda işçilerinin maaşlarını düşükten gösteren dindarlar var, *
nasıl ki cuma namazından çıkıp mini etekli kadına yan gözle bakanlar var,
nasıl ki araç kilometresini düşürüp umresini eksik etmeyenler var,
aynı şekilde herhangi bir tanrı kavramına, ölüm sonrası hayata, cezalandırmaya ya da mükafatlandırmaya inanmadan, kendine yapılmasını istemediklerini başkasına yapmayan, adil, cana, canlıya değer veren insanlar da var.
tabii ortadoğu coğrafyasında birilerinin diğerlerini olduğu gibi kabul etmemesi durumu kutuplaşmaya ve birilerinin ceplerini doldurmasına neden olduğu için, "aman saçı uzun, psikopat bu", "aman dövmesi var, kesin zibidi bu", "aman allah'a inanmıyor, rahatlıkla hırsızlık yapabilir bu" gibi zırvalara çok sık rastlayabiliriz.
aile eğitim, okul öğretimden sorumludur, insan "iyi bir insan olmayı" dinden değil, ailesinden öğrenir.
sırf inancınız için sizi yargılamayacak, önyargılardan uzak, düşünen ve yorumlayan insanlarla yaşamak dileğiyle. *
nasıl ki namazında niyazında olup gün sonunda işçilerinin maaşlarını düşükten gösteren dindarlar var, *
nasıl ki cuma namazından çıkıp mini etekli kadına yan gözle bakanlar var,
nasıl ki araç kilometresini düşürüp umresini eksik etmeyenler var,
aynı şekilde herhangi bir tanrı kavramına, ölüm sonrası hayata, cezalandırmaya ya da mükafatlandırmaya inanmadan, kendine yapılmasını istemediklerini başkasına yapmayan, adil, cana, canlıya değer veren insanlar da var.
tabii ortadoğu coğrafyasında birilerinin diğerlerini olduğu gibi kabul etmemesi durumu kutuplaşmaya ve birilerinin ceplerini doldurmasına neden olduğu için, "aman saçı uzun, psikopat bu", "aman dövmesi var, kesin zibidi bu", "aman allah'a inanmıyor, rahatlıkla hırsızlık yapabilir bu" gibi zırvalara çok sık rastlayabiliriz.
aile eğitim, okul öğretimden sorumludur, insan "iyi bir insan olmayı" dinden değil, ailesinden öğrenir.
sırf inancınız için sizi yargılamayacak, önyargılardan uzak, düşünen ve yorumlayan insanlarla yaşamak dileğiyle. *
devamını gör...




