mersin idman yurdu
türk futbol tarihinde tarihi, taraftarları ve kültürüyle efsaneler arasında yer almış futbol takımı. 1925 yılında kurulmuş olan ve diğer anadolu takımlarına nazaran en eski takım kimliği taşıyan kırmızı - lacivert renkli takım 2019'da resmen feshedilerek kapısına kilit vuruldu.
devamını gör...
içsel çatışma
içsel çatışma ya da iç çatışma da denilebilinir; id, ego, süperego arasındaki uyuşmazlıktır. bir nevi benlik kavgası. yaşamımızın sonuna kadar edeceğimiz benim kavgam diyebileceğimiz bir sorunsal.
ne istiyorum?
ne söylüyorum?
ne yapıyorum?
eğer bu soruların cevapları birbirine uymuyor ve tutarsızlık yaşanıyorsa içsel çatışmanın kapısına dayandınız demektir. her zaman o kapının önündeyiz gerçi o da ayrı bir konu.
şöyle örneklendirelim;
patronunuza kızdınız. istifa edip üzerinede ağzınıza geleni söyleyeceksiniz. ama paraya ihtiyacınız var, çalışmanız gerekiyor. hadi o gün patlamadınız ama bir gün bunu yapacağınıza eminsiniz. ego'nuz başka bir iş bul sonra istediğini yap der. ama öfke nöbetleri buna engel olur. çok tanıdık geldi bu hikaye değil mi? söylediniz gitti. e ne oldu içinizle yaptınız hesap çarşıya uymadı. işsiz kalıp zor durumda kaldınız. o zaman şöyle yapalım. bir yandan iş arayıp bir yandan patronu idare edelim off böyle uzayıp gidiyor işte bu düşüncelerin hepsi bir iç çatışma örneği oldu bize. bir olay karşısında ne istiyorumu iyi analiz etmek ve doğru hareket etmek. verilen ani kararı kestirememek bazen ahlaki normları yıkar vicdan azabı çektirir. evett bende az sövmedim o patrona ne fena adam.
id sol taraftaki melek, süperego sağ taraftaki ikiside omuzunda fısır fısır konuşuyor seslerini duyuyorsunuz değil mi?
ilk akla gelen dürtü'nün ağır sonuçları göz önüne alınarak, bilinçdışına bastırılarak gönderilmesi gerekliliğinin altı çizilir. bastırılma iyi yapıldığında dürtü ortadan kaybolur. tabii bu her zaman iyi sonuç vermez. içine ata ata ne hâle geldin öyle denilir sonra. offf burada da ben çatışmaya girdim iyi mi?
ne istiyorum?
ne söylüyorum?
ne yapıyorum?
eğer bu soruların cevapları birbirine uymuyor ve tutarsızlık yaşanıyorsa içsel çatışmanın kapısına dayandınız demektir. her zaman o kapının önündeyiz gerçi o da ayrı bir konu.
şöyle örneklendirelim;
patronunuza kızdınız. istifa edip üzerinede ağzınıza geleni söyleyeceksiniz. ama paraya ihtiyacınız var, çalışmanız gerekiyor. hadi o gün patlamadınız ama bir gün bunu yapacağınıza eminsiniz. ego'nuz başka bir iş bul sonra istediğini yap der. ama öfke nöbetleri buna engel olur. çok tanıdık geldi bu hikaye değil mi? söylediniz gitti. e ne oldu içinizle yaptınız hesap çarşıya uymadı. işsiz kalıp zor durumda kaldınız. o zaman şöyle yapalım. bir yandan iş arayıp bir yandan patronu idare edelim off böyle uzayıp gidiyor işte bu düşüncelerin hepsi bir iç çatışma örneği oldu bize. bir olay karşısında ne istiyorumu iyi analiz etmek ve doğru hareket etmek. verilen ani kararı kestirememek bazen ahlaki normları yıkar vicdan azabı çektirir. evett bende az sövmedim o patrona ne fena adam.
id sol taraftaki melek, süperego sağ taraftaki ikiside omuzunda fısır fısır konuşuyor seslerini duyuyorsunuz değil mi?
ilk akla gelen dürtü'nün ağır sonuçları göz önüne alınarak, bilinçdışına bastırılarak gönderilmesi gerekliliğinin altı çizilir. bastırılma iyi yapıldığında dürtü ortadan kaybolur. tabii bu her zaman iyi sonuç vermez. içine ata ata ne hâle geldin öyle denilir sonra. offf burada da ben çatışmaya girdim iyi mi?
devamını gör...
3 7 ve 9 yaşındaki çocuklarını bıçaklayarak öldüren anne
milletçe psikolojimiz bozuldu. kolay zamanlar değil hem ekonomik olarak hem sosyolojik olarak sıkıntılı ve neredeyse umudumuzun kalmadığını zamanlardan geçiyoruz. belirsizlik, güvensizlik ve her anlamda yoksulluk içindeyiz ama hiçbirimiz çocuğumuzu doğramıyoruz. içimizdeki caniyi beslemiyoruz.
evet kadın cani bir anne. hiçbir durum birden bire çocuğunu doğrayacak duruma getirmez insanı. bu bir süreç, işte bu noktada akıl devreye girmeli. kontrolsüz üretmek yerine, ben bu çocuklara ne verebilirim, mutlu bireyler yetiştirebilir miyim, güvenli ortam sağlayabilir miyim diye düşünmeli dünyaya gelen büyür demek yerine. kaldı ki büyümesine bile izin vermeyen de dünyaya getiren anne. hiç olmayan hayatlarını elinden alan anne.
çocuklar için kahroluyorum. çocukların ayrıştırıldığı dünyaya lanet ediyorum. hiç yaşanmayan hayatları sonlanan çocukların haberlerini almak yüreğimi sıkıyor ve biliyorum ki bu çocukların günahları hepimizin boynuna, sadece üzülüp geçtiğimiz, bu konuya hiç eğilmediğimiz, çözüm için sokaklara düşüp ebeveynliğe uygun olmayan insanların yanında güvensiz bıraktığımız için.
evet kadın cani bir anne. hiçbir durum birden bire çocuğunu doğrayacak duruma getirmez insanı. bu bir süreç, işte bu noktada akıl devreye girmeli. kontrolsüz üretmek yerine, ben bu çocuklara ne verebilirim, mutlu bireyler yetiştirebilir miyim, güvenli ortam sağlayabilir miyim diye düşünmeli dünyaya gelen büyür demek yerine. kaldı ki büyümesine bile izin vermeyen de dünyaya getiren anne. hiç olmayan hayatlarını elinden alan anne.
çocuklar için kahroluyorum. çocukların ayrıştırıldığı dünyaya lanet ediyorum. hiç yaşanmayan hayatları sonlanan çocukların haberlerini almak yüreğimi sıkıyor ve biliyorum ki bu çocukların günahları hepimizin boynuna, sadece üzülüp geçtiğimiz, bu konuya hiç eğilmediğimiz, çözüm için sokaklara düşüp ebeveynliğe uygun olmayan insanların yanında güvensiz bıraktığımız için.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
çünkü zamandan alıntıdır,
bilmenin rengi.
tütsülü portakalların kokusunda dururken
saçların,
yönü bendir uzar sadece..
bir deyişle başlar
avuntunda lal kalmış dudaklar bu ezgi' de..
ellerin ıslak,
ellerin terli,
ellerin bir bahçedir dünya gözüne.
bu gözün kirpik aralığına kurdu gece saatleri..
bir söz var ucu uçlu düğümlerime latife,
bir söz var,
cebinde güneşler taşıyan telaşının içinde..
tuvallerce resim yapasım var rengine...kadrim'e..
bilmenin rengi.
tütsülü portakalların kokusunda dururken
saçların,
yönü bendir uzar sadece..
bir deyişle başlar
avuntunda lal kalmış dudaklar bu ezgi' de..
ellerin ıslak,
ellerin terli,
ellerin bir bahçedir dünya gözüne.
bu gözün kirpik aralığına kurdu gece saatleri..
bir söz var ucu uçlu düğümlerime latife,
bir söz var,
cebinde güneşler taşıyan telaşının içinde..
tuvallerce resim yapasım var rengine...kadrim'e..
devamını gör...
haklıyken özür dilemek
karşısındakinin iflah olmaz bir cahil olduğunu, laftan anlamayacağını farketmiş mantıklı insan davranışıdır.
devamını gör...
eski bir başlığa yazıp yazmadığını hatırlamamak
başlığın adının tam üstünde olan paylaş ve bilgi butonunun yanında yer alan arama butonundan (büyüteç sembolü yani) kendi nickinizi @ simgesi ile başlayarak yazıp arattığınızda daha önceden o başlığa tanım yazmışsanız eğer karşınıza çıkacaktır. bu şekilde bakıp bu dertten bi an önce kurtabilirsiniz. *
ben tanımımı yazarken elbarto benden önce söylemiş sanırım kendisine teşekkür ederim yine de*.
ben tanımımı yazarken elbarto benden önce söylemiş sanırım kendisine teşekkür ederim yine de*.
devamını gör...
birmorvampirr
"içimiz damar damar parçalansa da, dışımız lal gibi sessiz."
-ismet özel
t: şiir seven yazarlarımızdan biri.
edit: başlık bana kaldı bea.
-ismet özel
t: şiir seven yazarlarımızdan biri.
edit: başlık bana kaldı bea.
devamını gör...
kürtajın yasaklanması gerekliliği
'hoşt!' denilesi başlık. kadının bedeni kadının kararı.
devamını gör...
gün geçtikçe azalan şeyler
siyah saç taneciklerim. yavaş yavaş aklar düşüyor.
devamını gör...
günümüzü güzelleştiren incelikler
sabah erken kalkan kocam ben kalkmadan çayı demlemiş, kahvaltıyı hazırlamış oluyor bazen. işte o sabahın enerjisi gün boyu iyi geliyor.
devamını gör...
rahatsızım diyen burayı terk edebilir
arkadaşlar ayıp oluyor ama.
t: üstüme alındığım beyan.
t: üstüme alındığım beyan.
devamını gör...
11 temmuz 1995 srebrenitsa soykırımı
ikinci dünya savaşı'ndan sonra avrupa da yapılan en büyük vahşetlerden 26 yıl önce bugün srebrenitsa'da bm'nin oluşturduğu güvenli bölgede 8372 müslüman boşnak, sırplar tarafından katledildi. hollanda'nın sırplara teslim ettiği boşnakların silahları yoktu savunmasızlardı sırplar bu insanları acımasızca öldürdüler. hamile kadınlara işkence ettiler ,tecavüz ettiler, çocuklar bebekleri katlettiler. avrupa yı tertemiz bir medeniyet beşiği görürken karanlık yanlarını hiç dile getirmeyenler görüyoruz bu iki yüzlülüktür insanlıkla bağdaşmaz.
devamını gör...
unutulmuş gibi olmak
acı dolu bir histir insanı farklı ve anlamsız şeylere sürükler. sanki yoktur bu dünyada varlığı muammadır. ölse bile fark edilmeyeceğini düşünür o insan. haliyle bu hiçlik duygusu kişiyi yormakta ve eylemsizliğe sürüklemektedir.
devamını gör...
yaşı sorulunca doğum yılını söyleyen tip
bir insana yaşını öğrenmek için yaşını sorarsın, cevap basittir; 25 vs. fakat ısrarla 93 doğumluyum, ben 85'liyim derler.
kardeşim kaç yılında doğdun demiyorum, yaşın kaç diyorum yaşın.
kardeşim kaç yılında doğdun demiyorum, yaşın kaç diyorum yaşın.
devamını gör...
zartoşt
babası 1995 yılında çukurca’da komandolarımız tarafından eşek cennetine gönderilmiş bir terörist sevici.
devlete olan bütün düşmanlığı bu yüzden.
devlete olan bütün düşmanlığı bu yüzden.
devamını gör...
birini sevince yapılanlar
olası tüm sevgi hareketlerini yapıyorum ben. gidin bilen birilerine sorun, aynı şeyi söylerler kesin benim hakkımda. allah'ın adını verdim bakın?
yağmuru seviyorum, derse, gider karadeniz'e yerleşirim sırf yağmurlu havaları ona göstereyim diye. gülmesi için elimden geleni yaparım. salak salak hareketlerim de olur mesela, çocukça şeyler bazen. çünkü niye? çünkü aşk sen nelere kadirsin, değil mi?
yağmuru seviyorum, derse, gider karadeniz'e yerleşirim sırf yağmurlu havaları ona göstereyim diye. gülmesi için elimden geleni yaparım. salak salak hareketlerim de olur mesela, çocukça şeyler bazen. çünkü niye? çünkü aşk sen nelere kadirsin, değil mi?
devamını gör...
ilk seksi hayal kırıklığı olan insan
(bkz: entry nick uyumu)
devamını gör...



