yazarların en eften püften başarıları
lise 1'de bir münazara yarışmasına katılmış benden 2 yaş 3 yaş büyük abileri, ablaları elemiştim. ikinci turda küçük bir puanla kaybetmiştim. tartışmayı yöneten moderatör yarışma bittikten sonra tüm hocalarımın yanına gelip "bu kız çok iyi. geleceği parlak, ileride çok iyi işler başaracak" falan demişti.
buradan o hocaya soruyorum. "abi kaç yıl oldu, hala bir şey olamadım. nerede yanlış yaptık ya da neden hayallerimle oynadın?"
buradan o hocaya soruyorum. "abi kaç yıl oldu, hala bir şey olamadım. nerede yanlış yaptık ya da neden hayallerimle oynadın?"
devamını gör...
fotoğrafın hikayesi
albert einstein'ın çalışma masası

ölümünden sonraki birkaç saat içinde çekilen bu fotoğraf, uzun bir süre ailenin yasına saygı göstermek amacıyla paylaşılmadı ve unutuldu.
fotoğrafı çeken kişi life dergisinden ralph morse'du. aslında einstein'ın öldüğü hastaneye gitmişti ancak gazeteciler ve halktan kalabalık nedeniyle oradan ayrılarak onun ofisine gitti.
aslında morse sadece ofiste fotoğraf çekmedi. cenazenin yakılacağını bildiği ve cenaze töreninde de fotoğraflar çekmek istediği için, bir kasa viskiyi dağıta dağıta insanlardan bilgi topladı. zira görevli kişiler -büyük ihtimalle izdihamı önlemek adına- konuşmaya karşı bir isteksizlik gösteriyordu.
morse, başka kimsede olmayan fotoğraflara sahipti artık ve dergide yayımlamaya hazırdı. ancak einstein'ın oğlu arayarak bu konuyla ilgili hikâyenin yayımlanmamasını rica etti. böylece fotoğraflar da 50 yıldan uzun süre boyunca arşivlerde unutuldu.

(görseller life.com'dan alıntıdır.)

ölümünden sonraki birkaç saat içinde çekilen bu fotoğraf, uzun bir süre ailenin yasına saygı göstermek amacıyla paylaşılmadı ve unutuldu.
fotoğrafı çeken kişi life dergisinden ralph morse'du. aslında einstein'ın öldüğü hastaneye gitmişti ancak gazeteciler ve halktan kalabalık nedeniyle oradan ayrılarak onun ofisine gitti.
aslında morse sadece ofiste fotoğraf çekmedi. cenazenin yakılacağını bildiği ve cenaze töreninde de fotoğraflar çekmek istediği için, bir kasa viskiyi dağıta dağıta insanlardan bilgi topladı. zira görevli kişiler -büyük ihtimalle izdihamı önlemek adına- konuşmaya karşı bir isteksizlik gösteriyordu.
morse, başka kimsede olmayan fotoğraflara sahipti artık ve dergide yayımlamaya hazırdı. ancak einstein'ın oğlu arayarak bu konuyla ilgili hikâyenin yayımlanmamasını rica etti. böylece fotoğraflar da 50 yıldan uzun süre boyunca arşivlerde unutuldu.

(görseller life.com'dan alıntıdır.)
devamını gör...
lise okul kantincisinden akılda kalanlar
bizim okulda kantinci yoktu. bizim coğrafya öğretmeni işletirdi kantini. tıpkı askeriyede olduğu gibi çok küçük bir kar marjıyla satarlardı. amaç öğrenciler sebeplensin. eee durum böyleyken satış elemanları da bizim coğrafyacının seçtiği *kızlar olurdu tabi.
bu kısmı çok iyi tabii. mesele yok buraya kadar. ama bizim *coğrafyacı bir süre sonra kızlara sınav sorularını verip sınavda iyi puan almalarını sağlamak istemişti. ben ve bir arkadaşım kantinde olan biteni gördük tabii. maksat “amme hizmeti” diyerek kızları sıkıştırıp soruları da aldık.
e tabi anında soruları tüm sınıfa servis ettik. üst sınıflardan aldığımızı söyleyip kız arkadaşları da arada bırakmadık. sınav günü gelip çattı. bütün sınıf 80 - 100 aralığında puan alınca kısa boylu kel coğrafyacımız sınavı iptal etmeye kalktı ama başarılı olamadı. çünkü arkadaşım ve ben kendisi ile özel görüşüp olayı gördüğümüzü söyledik. sınavı iptal ederse kendisini önce müdüre sonra da milli eğitime şikayet edeceğimizi söyledik.
hey gidi günler hey be üstünden tam 20 yıl geçmiş. ama bana sorarsanız coğrafyacı hala unutmamıştır o olayı. tıpkı benim gibi.
kıps...
bu kısmı çok iyi tabii. mesele yok buraya kadar. ama bizim *coğrafyacı bir süre sonra kızlara sınav sorularını verip sınavda iyi puan almalarını sağlamak istemişti. ben ve bir arkadaşım kantinde olan biteni gördük tabii. maksat “amme hizmeti” diyerek kızları sıkıştırıp soruları da aldık.
e tabi anında soruları tüm sınıfa servis ettik. üst sınıflardan aldığımızı söyleyip kız arkadaşları da arada bırakmadık. sınav günü gelip çattı. bütün sınıf 80 - 100 aralığında puan alınca kısa boylu kel coğrafyacımız sınavı iptal etmeye kalktı ama başarılı olamadı. çünkü arkadaşım ve ben kendisi ile özel görüşüp olayı gördüğümüzü söyledik. sınavı iptal ederse kendisini önce müdüre sonra da milli eğitime şikayet edeceğimizi söyledik.
hey gidi günler hey be üstünden tam 20 yıl geçmiş. ama bana sorarsanız coğrafyacı hala unutmamıştır o olayı. tıpkı benim gibi.
kıps...
devamını gör...
tanju özcan gibilere inat göçmenler yurttaşımız olacak
ülkenin sinir sistemini bozmak için elinden geleni ardına koymayan bir nagehan alçı beyanıdır. fetönün bankası bank asya’dan aldığı yalı kredisinin borçları hala bitmedi anlaşılan.
yalakalığa ve yandaşlığa tam gaz devam.
buradan
yalakalığa ve yandaşlığa tam gaz devam.
buradan
devamını gör...
burak
hz. muhammed'in miraç'a çıkarken bindiği binek. bence bir at olabilir. bunun nedeni şu, allah, hz. muhammed'i miraç'a uzay aracıyla çıkaracak değil ya. şahsen burak'ın mucizevi bir at olduğunu düşünmek bana uzay aracı olduğunu düşünmekten daha mantıklı geliyor. fakat rivayetler bu hayvanın at olmadığını gösteriyor. çünkü kaynaklara göre bu hayvan merkepten büyük. eşeğin boyu zaten 79-160 cm arası. hayvanın at olduğunu düşünürsek bu durumda atın merkepten büyük olması gerekir. ama atlar da 1,4-1,8 metre arası. at olması ihtimali az.
burak'ın at olmadığına dair bir diğer kanıt şöyle bir rivayettir:
resulullah tebük ya da hayber savaşından gelmişti. hz. aişe'nin sofrasının önünde bir perde vardı. tam o sırada rüzgar esip hz. aişe'ye ait olan oyuncak bebeklerin üzerinden ilgili perdenin bir ucunu açtı. bunun üzerine hz. muhammed buyurdu:
"bunlar da ne ey aişe?"
hz. aişe dedi: "bunlar oyuncaklarım." o sırada resulullah bebekleri arasında bir de çaputtan yapılmış bir at gördü. ve buyurdu:
"bebekler arasında gördüğüm bu oyuncak da nedir?" hz. aişe dedi: "attır."
resulullah buyurdu: "peki bunun üzerindekiler nedir?" hz. aişe dedi: "kanatlarıdır." hz. muhammed buyurdu: "atın kanatları olur mu?"
hz. aişe dedi: "sen hz. süleyman'ın kanatlı atları olduğunu duymadın mı?"
hz. aişe bu rivayeti anlattıktan sonra dedi: "bunun üzerine resulullah öyle bir güldü ki, azı dişlerini bile gördüm."
--
evet bu rivayette, hz. muhammed'in "atın kanatları olur mu?" diye sormasından, onun "kanatlı bir atın" varoluşunu anormal karşıladığını anlayabiliriz. bu durumda burak'ın bir at olmadığı sonucunu çıkarabiliriz. miraç hicretten 1 yıl ya da 16 ay önce gerçekleştiyse eğer, hicret 622 yılı, 1 yıl öncesi miraç herhalde 621'li yıllarda gerçekleşti.
tebük 630'da falan, hayber ise 629'da gerçekleşti. yani iki olay da muhtemelen miraç'tan sonra gerçekleşti. eğer burak kanatlı bir at olsa, hz. muhammed bu atı görmesine rağmen hz. aişe'nin "kanatlı at" dediğinde şaşırması garip olurdu. demek ki burak kanatlı bir at değil.
burak merkep de değil çünkü rivayete göre burak merkepden büyük. burak bir katır da değil. çünkü rivayete göre katırdan küçük. burak katırdan küçükse, katırın boyu 120 ila 180 cm arası sanırsam. bu durumda burak'ın at olmadığı kanıtlanıyor. çünkü katırlar max 180 cm oluyor atlar da öyle. burak katırdan küçükse muhtemelen attan da küçük.
hayvanın normal dünyevî hayvanlardan biri olmadığı anlaşılıyor. çünkü rivayetler bize bu hayvanın normalden daha hızlı olduğunu, daha hızlı adım attığını söylüyor. demek ki bu hayvan özel bir hayvan. dabbe gibi.
nitekim bu hayvanın, allah'ın yarattığı özel bir hayvan olduğunu düşünmek, hz. muhammed'in uzay aracıyla uzaya çıktığını düşünmekten daha mantıklıdır.
burak'ın at olmadığına dair bir diğer kanıt şöyle bir rivayettir:
resulullah tebük ya da hayber savaşından gelmişti. hz. aişe'nin sofrasının önünde bir perde vardı. tam o sırada rüzgar esip hz. aişe'ye ait olan oyuncak bebeklerin üzerinden ilgili perdenin bir ucunu açtı. bunun üzerine hz. muhammed buyurdu:
"bunlar da ne ey aişe?"
hz. aişe dedi: "bunlar oyuncaklarım." o sırada resulullah bebekleri arasında bir de çaputtan yapılmış bir at gördü. ve buyurdu:
"bebekler arasında gördüğüm bu oyuncak da nedir?" hz. aişe dedi: "attır."
resulullah buyurdu: "peki bunun üzerindekiler nedir?" hz. aişe dedi: "kanatlarıdır." hz. muhammed buyurdu: "atın kanatları olur mu?"
hz. aişe dedi: "sen hz. süleyman'ın kanatlı atları olduğunu duymadın mı?"
hz. aişe bu rivayeti anlattıktan sonra dedi: "bunun üzerine resulullah öyle bir güldü ki, azı dişlerini bile gördüm."
--
evet bu rivayette, hz. muhammed'in "atın kanatları olur mu?" diye sormasından, onun "kanatlı bir atın" varoluşunu anormal karşıladığını anlayabiliriz. bu durumda burak'ın bir at olmadığı sonucunu çıkarabiliriz. miraç hicretten 1 yıl ya da 16 ay önce gerçekleştiyse eğer, hicret 622 yılı, 1 yıl öncesi miraç herhalde 621'li yıllarda gerçekleşti.
tebük 630'da falan, hayber ise 629'da gerçekleşti. yani iki olay da muhtemelen miraç'tan sonra gerçekleşti. eğer burak kanatlı bir at olsa, hz. muhammed bu atı görmesine rağmen hz. aişe'nin "kanatlı at" dediğinde şaşırması garip olurdu. demek ki burak kanatlı bir at değil.
burak merkep de değil çünkü rivayete göre burak merkepden büyük. burak bir katır da değil. çünkü rivayete göre katırdan küçük. burak katırdan küçükse, katırın boyu 120 ila 180 cm arası sanırsam. bu durumda burak'ın at olmadığı kanıtlanıyor. çünkü katırlar max 180 cm oluyor atlar da öyle. burak katırdan küçükse muhtemelen attan da küçük.
hayvanın normal dünyevî hayvanlardan biri olmadığı anlaşılıyor. çünkü rivayetler bize bu hayvanın normalden daha hızlı olduğunu, daha hızlı adım attığını söylüyor. demek ki bu hayvan özel bir hayvan. dabbe gibi.
nitekim bu hayvanın, allah'ın yarattığı özel bir hayvan olduğunu düşünmek, hz. muhammed'in uzay aracıyla uzaya çıktığını düşünmekten daha mantıklıdır.
devamını gör...
hiçbir kutsalı olmayan insan
kutsalı olanlara da ister istemez biraz yukarıdan bakacak insandır.
devamını gör...
huzur veren şeyler
çardak altında salıncakta yatarak sallanmak. biraz rüzgar, etraftan gelen güzel kokular.
devamını gör...
yazarların hayatta yapmam deyip sonradan yaptığı bir şey
arkadaşımın bence siz çok yakışırsınız hadi evet de de ayarlıyalım dediği kişi için sakın haa asla deyip iki yıl sonra kendi kendime oha diye diye onu sevmem...
devamını gör...
yazarların hayal ettiği yaşam
küçük bir sahil kasabası, yemyeşil bahçeli bir ev, birkaç kedi, minik bir masada sıcacık kahvem ve yazımında son aşamaya geldiğim kitabım. akşamında kocaman bir sofra etrafında dostlarım, huzur, mutluluk, aşk güzel olan ne varsa bu hayale sığdırdım.
devamını gör...
edebiyatla ilgilenen erkek
tam on ikinci romanımı yazarken tüm edebî kariyerimi silmeme karar verdiren başlıktır. buraya kadarmış.
devamını gör...
miyop olmanın zorlukları
ya bununla nasıl görüyorsunuz gibi iq düşüren cümleler duymak.
devamını gör...
erkeklerin güzel göründüğünü sandığı şeyler
param var tavırları. yapmayın hemcinslerim. lütfen.
devamını gör...
dublet kuralı
element atomlarının bileşik oluştururken son katmanlarındaki elektron sayısını 2’ye tamamlamasına dublet kuralı denir.
devamını gör...
karaciğer yağlanması
doktora danışarak new life 4 hepa veya muadillerin milk thistle kolin enginar ekstresi gibi içerikleri temin edilerek diyete dahil edilip daha hızlı sonuç alınabilir. ama öncelik karaciğeri dinlendirici ve kendini daha kolay yenilemesine yardımcı diyetlerdir. bilinen bir farmokolojik ilacı yoktur maalesef, iyi bakacaksınız mecbuuur!
devamını gör...
tamer karadağlı'dan nihal yalçın'a skandal davranış
altın portakal film festivalinde en iyi kadın oyuncu ödülünü alan nihal yalçın uzun bir konuşma hazırlamış belli ki biraz da boş konuştu açıkçası. bu konuşmadan sıkılan tamer karadağlı da acayip mimikler yapmaya başladı. izleyin bakalım. ne diyeceksiniz merak ettim.
devamını gör...
mutluluktan ağlatan olaylar
çok değer verdiğim bir kişinin öldüğünü sanmıştım. yaşadığını görünce mutluluktan ağlamıştım.
devamını gör...
karma puanların coine dönüşmesi
ev an itibari ile farkettiğimdir, karma puanım bir aşşaa bir yukarı gidip gelmekte, binance de kay diye beni aratabilirsiniz. birazdan elon musk tweetimi atacak ahanda görürsünüz siiiz bekleee!(bkz: sısısısı)
devamını gör...
tanımlarını kimin oyladığını kontrol eden yazar
özenle yazdığım tanımların hiç tanımadığım, görmediğim; içi sıcacık olan, elini korkak alıştırmayan, cömert yazarlarımız tarafından oylanması içimi kıpır kıpır ediyor. her bir bildirime sevgiyle, ilgiyle, heyecanla, ve mutlulukla bakıyorum. onlara da buradan teşekkür ediyorum. fırsat oldu.
devamını gör...

