ödünç kitap
verildiğinde geri alınmayan alınsa bile aylar geçen aylar geçtikten sonra kitabın ağzı burnu kırılmış şekilde gelme sorunsalı.
devamını gör...
çatlak
2021 yapımlı fikret reyhan filmi. kurgunun, oyuncuların her sahnede evlerimizde yaşanmış durumlarla aynılığı izlerken tahammülü zorluyor. fikret reyhan’ın akademik kariyerini bilmiyorum ama bir sosyolog kadar iyi bir gözlemci olduğu aşikar. daha önce üç maymun filmi ile nuri bilge ceylan’da aile kavramının genel anlamda koft bir yaşam ortaklığı olması konusunu işlemişti. çatlak filminde de aynı çatı altında yaşayan fakat birbirlerine sadece kan bağı ile bağlı bireylerin yaşanan bir çıkar çatışmasında ilişkilerinin kopma noktasına hızla sürüklenişini anlatıyor. avrupa’da aile kavramının bu şekilde olup olmadığı konusunda bir fikrim yok elbet ama bizdeki gibi zorunlu bir birliktelik olduğunu düşünmüyorum. özellikle kalabalık ailelerde birbirlerinin gözünün içine bakmayan, yaşantılarından habersiz buna rağmen belirlenen kuralların tüm bireylere zorunlu olarak uygulatıldığı insana pek bir şey katmayan fakat çok şey götüren birliktelikler filmdeki ile aynı sessiz çürümeyi izliyor. ülkemizde milyonlarca evde aynı çatlak var. zaten hep böyle değil midir söze gelince bolca şov içe dönünde bolca küf. dinine uygun olmasa da çıkarına uygun olursa mubahtır çıkarına uygun olmayan ise yok edilir. babanın kibri, kardeşlerin birbirine hıncı, borç aldıkları insanları kendilerince daha az müslüman görüp aşağılamaları ama aynı zamanda borçlu olmaları. her sahnesi ile izlerken zorlandım fakat bu zorlanma bir sanat eserini anlama çabasından ziyade yaşanan durumun gerçekliğine tahammülde zorlanmaydı ve son olarak oyunculukların bu kadar iyi olması sayesinde de yapıtın bir üst noktaya taşındığını düşünüyorum.
devamını gör...
keşke bana yazılsaydı dediğiniz türkü
(bkz: mihriban)
lambada titreyen alev üşüyor diyor
aşk diyor, kağıda yazilmiyor diyor ,mihriban diyor. çok naif değil mi ?
lambada titreyen alev üşüyor diyor
aşk diyor, kağıda yazilmiyor diyor ,mihriban diyor. çok naif değil mi ?
devamını gör...
yazarların ruh hallerini anlatan bir söz
“bir şeyler yapıyorum, yürüyorum, konuşuyorum, yemek yiyorum yani her zaman yaptığım işleri sürdürüyorum ama nasıl anlatsam, bir boşluk duygusu içinde. sanki içimde derin bir hiçlik var. ”
zülfü livaneli
zülfü livaneli
devamını gör...
keriman halis ece
1913 doğumlu, dünya güzeli seçilen ilk türk kadınıdır.
varlıklı bir aileden dünyaya gelmiştir. anne ve babası çerkesdi. babası ,hızır adı verilen yangın söndürme aletlerinin mümessiliydi. eğitime önem veren aile, onun iyi bir eğitim almasını sağladılar. keriman halis, belki de amcası olan tanınmış operet bestecisi muhlis sabahaddin ezgi ve bestekar halası neveser kökteş’in etkisinde kaldığından sanata eğilim göstermiş ve piyano çalmayı öğrenmiştir. dikiş de dikiyor, iyi derecede de fransızca konuşabiliyordu.
o dönem cumhuriyet gazetesi güzellik yarışması ilanı verdi. arkadaşları onun katılması yönünde teşvik etse de babası razı olmadı. o sene güzel olarak naşide saffet seçildi. bu arada gazetede verilen ilan da şu şekildeydi:
16 - 25 yaşlarında evlenmemiş, namuslu kızlar 'hafif ve balo kıyafetiyle' yapılacak bu seçime katılabilecek. kazanamayanların izzet-i nefislerinin rencide edilmemesi için adları açıklanmayacaktır
sonraki sene babasının edebiyatçı arkadaşlarının ısrarı üzerine keriman halis yarışmaya katıldı ve birinci seçildi. yarışmanın jürileri arasında tanınmış isimler vardı: abdülhak hamid, cenap şahabettin, vasfi rıza, yunus nadi ve peyami safa. kazandıktan sonra belçika’da olan şu anki ismi ‘kainat güzellik yarışması’olan ınternational pageant of pulchritude yarışmasına katıldı ve 1932 yılı birinci güzeli seçildi. seçildi seçilmesine ama balkon selamı vereceği sırada salonda türk bayrağı olmadığını farketti ve meşhur selam gösterisini yapmayı reddetti. bunun üzerine metrelerce atlas kumaş bulunmuş ve babasının yardımıyla türk bayrağı oracıkta yapışmıştır. bayrağın balkonda sallandırılmasıyla, keriman halis balkona çıkmış, kendisine yapılan tezahüratlara selam vermiştir.
bu başarının ardından atatürk şu açıklamayı yapmıştır:
türk ırkının necip (soylu) güzelliğinin daima mahfuz olduğunu (korunduğunu) gösteren dünya hakemlerinin bu türk çocuğu üzerindeki hükümlerinden memnunuz. fakat keriman ece, hepimiz işittiğimiz gibi söylemiştir ki, o, bütün türk kızlarının en güzeli olduğu iddiasında değildir. bu güzel türk kızımız, ırkının kendi mevcudiyetinde tabii olarak tecelli ettirdiği güzelliğini dünyaya, dünya hakemlerinin tasdikiyle tanıttırmış olmakla elbette kendini memnun ve bahtiyar addetmekte haklıdır. türk milleti, bu güzel çocuğunu şüphesiz samimiyetle tebrik eder. cumhuriyet gazetesi bu meselede türk ırkının diğer dünya milletleri içinde mümtaz (seçkin) olan asil güzelliğini göstermek teşebbüsünü takip etmiş ve bunu dünya nazarında muvaffakiyetle (başarıyla) intaç eylemiştir (sonuçlandırmıştır). ondan dolayı bittabi bu vesile ile de takdir ve tebriklerimize hak kazanmıştır. arzusunu da ilave edeyim ki, türk ırkının dünyanın en güzel ırkı olduğunu tarihi olarak bildiğim için, türk kızlarından birinin dünya güzeli intihap edilmiş (seçilmiş) olmasını çok tabii buldum. fakat türk gençlerine bu münasebetle şunu da tahattür ettirmeyi (hatırlatmayı) lüzumlu görürüm: münferit olduğumuz (iftihar ettiğimiz) tabii güzelliğinizi fenni tarzda muhafaza etmesini biliniz ve bu yolda uyanık bir tekamülün (olgunlaşmanın) mütemadi tahakkukunu (gerçekleşmesini / yerine gelmesini) ihmal etmeyiniz. bununla beraber asıl uğraşmaya mecbur olduğunuz şey analarınızın ve atalarınızın oldukları gibi yüksek kültürde, yüksek fazilette birinciliği tutmaktır."
o zaman keriman halis’in soyadı yoktu. soyadı kanununun 1934 yılında çıkmasıyla atatürk tarafından kendisine ‘kraliçe’ anlamına gelen ece soyadı verilmiştir. keriman hanımı oldukça duygulandıran bu iltifat sonrası atatürk’e şu telgrafı çekmiştir:
on beş günden beri memleketimden hiçbir haber alamamıştım. bugün paris sefaretimizde (büyükelçiliğinde) layık olmadığım kıymettar iltifatınızı gazetelerde gördüm. meserretimden ağladım. bu muvaffakıyyetim sizin memleket kadınlığına telkin ettiğiniz fikirlerin eseridir. tanrının sizi üzerimizden eksik etmemesi temenniyetini yad etmekteyim. ihtiramatımın kabulünü rica ederim efendim.
batı , osmanlı’yı gözlerinde bağnaz ve kadın düşmanı olarak canlanırken ve yeni cumhuriyetin bu bağnazlıktan kolay kurtulamayacağı şeklinde düşünülürken; keriman halis,modern, eğitimli, kültürlü ve zarif bir türk kadını olarak karşılarında boy göstermiş ve hayranlık uyandırmıştır. onun başarısı öyle etkili olmuştur ki tüm dünyada adını duyurmuş ve hatta japonya’da bile ‘keriman halis olayı’ olarak ders kitaplarında yerini bulmuştur. konusu ise; türk kadınının uzun süreçten sonra türk erkeği egemenliğinden ayrılıp, özgürleşmesidir.
yarışmayla ilgili başarısına gölge düşüren bir açıklama ise, sonradan hatıralarını kaleme alan halit turhan bey’den gelmiştir. kendisi yarışmayı izlemek için oradaydı ve jüri başkanının sahneye geçip şu konuşmayı yaptığını yazmıştır:
sayın jüri üyeleri, bugün avrupa'nın, hristiyanlığın zaferini kutluyoruz. 600 senedir dünya üzerinde hakimiyetini sürdüren osmanlı artık bitmiştir. onu avrupa hristiyanları bitirmiştir. elbette abd’nin ve rusya’nın hakkını inkar edemeyiz. neticede bu hristiyanlığın zaferidir. müslüman kadınların temsilcisi, türk güzeli keriman, mayoyla aramızdadır. bu kızı zaferimizin tacı kabul edeceğiz, onu kraliçe seçeceğiz. ondan daha güzeli varmış, yokmuş bu önemli değil. bu sene güzellik kraliçesi seçmiyoruz. bu sene hristiyanlığın zaferini kutluyoruz. avrupa'nın zaferini kutluyoruz. bir zamanlar fransa’da oynanan dansa müdahale eden kanuni sultan süleyman'ın torunu işte mayo ve sütyenle önümüzdedir. kendini bizlere beğendirmek istemektedir. biz de, bize uyan bu kızı beğendik, müslümanların geleceğinin böyle olması temennisiyle, türk güzelini dünya güzeli olarak seçiyoruz. fakat kadehlerimizi avrupa'nın zaferi için kaldıracağız.'
keriman halis ece ,ilk evliliğini dr.orhan sanus ile ikinci evliliğini ise hasip tamer bey ile yapmıştır.
keriman hanım, 2012 yılında 98 yaşında hayata gözlerini yummuştur.

görsel kaynak: ataturkansiklopedisi.gov.tr...
varlıklı bir aileden dünyaya gelmiştir. anne ve babası çerkesdi. babası ,hızır adı verilen yangın söndürme aletlerinin mümessiliydi. eğitime önem veren aile, onun iyi bir eğitim almasını sağladılar. keriman halis, belki de amcası olan tanınmış operet bestecisi muhlis sabahaddin ezgi ve bestekar halası neveser kökteş’in etkisinde kaldığından sanata eğilim göstermiş ve piyano çalmayı öğrenmiştir. dikiş de dikiyor, iyi derecede de fransızca konuşabiliyordu.
o dönem cumhuriyet gazetesi güzellik yarışması ilanı verdi. arkadaşları onun katılması yönünde teşvik etse de babası razı olmadı. o sene güzel olarak naşide saffet seçildi. bu arada gazetede verilen ilan da şu şekildeydi:
16 - 25 yaşlarında evlenmemiş, namuslu kızlar 'hafif ve balo kıyafetiyle' yapılacak bu seçime katılabilecek. kazanamayanların izzet-i nefislerinin rencide edilmemesi için adları açıklanmayacaktır
sonraki sene babasının edebiyatçı arkadaşlarının ısrarı üzerine keriman halis yarışmaya katıldı ve birinci seçildi. yarışmanın jürileri arasında tanınmış isimler vardı: abdülhak hamid, cenap şahabettin, vasfi rıza, yunus nadi ve peyami safa. kazandıktan sonra belçika’da olan şu anki ismi ‘kainat güzellik yarışması’olan ınternational pageant of pulchritude yarışmasına katıldı ve 1932 yılı birinci güzeli seçildi. seçildi seçilmesine ama balkon selamı vereceği sırada salonda türk bayrağı olmadığını farketti ve meşhur selam gösterisini yapmayı reddetti. bunun üzerine metrelerce atlas kumaş bulunmuş ve babasının yardımıyla türk bayrağı oracıkta yapışmıştır. bayrağın balkonda sallandırılmasıyla, keriman halis balkona çıkmış, kendisine yapılan tezahüratlara selam vermiştir.
bu başarının ardından atatürk şu açıklamayı yapmıştır:
türk ırkının necip (soylu) güzelliğinin daima mahfuz olduğunu (korunduğunu) gösteren dünya hakemlerinin bu türk çocuğu üzerindeki hükümlerinden memnunuz. fakat keriman ece, hepimiz işittiğimiz gibi söylemiştir ki, o, bütün türk kızlarının en güzeli olduğu iddiasında değildir. bu güzel türk kızımız, ırkının kendi mevcudiyetinde tabii olarak tecelli ettirdiği güzelliğini dünyaya, dünya hakemlerinin tasdikiyle tanıttırmış olmakla elbette kendini memnun ve bahtiyar addetmekte haklıdır. türk milleti, bu güzel çocuğunu şüphesiz samimiyetle tebrik eder. cumhuriyet gazetesi bu meselede türk ırkının diğer dünya milletleri içinde mümtaz (seçkin) olan asil güzelliğini göstermek teşebbüsünü takip etmiş ve bunu dünya nazarında muvaffakiyetle (başarıyla) intaç eylemiştir (sonuçlandırmıştır). ondan dolayı bittabi bu vesile ile de takdir ve tebriklerimize hak kazanmıştır. arzusunu da ilave edeyim ki, türk ırkının dünyanın en güzel ırkı olduğunu tarihi olarak bildiğim için, türk kızlarından birinin dünya güzeli intihap edilmiş (seçilmiş) olmasını çok tabii buldum. fakat türk gençlerine bu münasebetle şunu da tahattür ettirmeyi (hatırlatmayı) lüzumlu görürüm: münferit olduğumuz (iftihar ettiğimiz) tabii güzelliğinizi fenni tarzda muhafaza etmesini biliniz ve bu yolda uyanık bir tekamülün (olgunlaşmanın) mütemadi tahakkukunu (gerçekleşmesini / yerine gelmesini) ihmal etmeyiniz. bununla beraber asıl uğraşmaya mecbur olduğunuz şey analarınızın ve atalarınızın oldukları gibi yüksek kültürde, yüksek fazilette birinciliği tutmaktır."
o zaman keriman halis’in soyadı yoktu. soyadı kanununun 1934 yılında çıkmasıyla atatürk tarafından kendisine ‘kraliçe’ anlamına gelen ece soyadı verilmiştir. keriman hanımı oldukça duygulandıran bu iltifat sonrası atatürk’e şu telgrafı çekmiştir:
on beş günden beri memleketimden hiçbir haber alamamıştım. bugün paris sefaretimizde (büyükelçiliğinde) layık olmadığım kıymettar iltifatınızı gazetelerde gördüm. meserretimden ağladım. bu muvaffakıyyetim sizin memleket kadınlığına telkin ettiğiniz fikirlerin eseridir. tanrının sizi üzerimizden eksik etmemesi temenniyetini yad etmekteyim. ihtiramatımın kabulünü rica ederim efendim.
batı , osmanlı’yı gözlerinde bağnaz ve kadın düşmanı olarak canlanırken ve yeni cumhuriyetin bu bağnazlıktan kolay kurtulamayacağı şeklinde düşünülürken; keriman halis,modern, eğitimli, kültürlü ve zarif bir türk kadını olarak karşılarında boy göstermiş ve hayranlık uyandırmıştır. onun başarısı öyle etkili olmuştur ki tüm dünyada adını duyurmuş ve hatta japonya’da bile ‘keriman halis olayı’ olarak ders kitaplarında yerini bulmuştur. konusu ise; türk kadınının uzun süreçten sonra türk erkeği egemenliğinden ayrılıp, özgürleşmesidir.
yarışmayla ilgili başarısına gölge düşüren bir açıklama ise, sonradan hatıralarını kaleme alan halit turhan bey’den gelmiştir. kendisi yarışmayı izlemek için oradaydı ve jüri başkanının sahneye geçip şu konuşmayı yaptığını yazmıştır:
sayın jüri üyeleri, bugün avrupa'nın, hristiyanlığın zaferini kutluyoruz. 600 senedir dünya üzerinde hakimiyetini sürdüren osmanlı artık bitmiştir. onu avrupa hristiyanları bitirmiştir. elbette abd’nin ve rusya’nın hakkını inkar edemeyiz. neticede bu hristiyanlığın zaferidir. müslüman kadınların temsilcisi, türk güzeli keriman, mayoyla aramızdadır. bu kızı zaferimizin tacı kabul edeceğiz, onu kraliçe seçeceğiz. ondan daha güzeli varmış, yokmuş bu önemli değil. bu sene güzellik kraliçesi seçmiyoruz. bu sene hristiyanlığın zaferini kutluyoruz. avrupa'nın zaferini kutluyoruz. bir zamanlar fransa’da oynanan dansa müdahale eden kanuni sultan süleyman'ın torunu işte mayo ve sütyenle önümüzdedir. kendini bizlere beğendirmek istemektedir. biz de, bize uyan bu kızı beğendik, müslümanların geleceğinin böyle olması temennisiyle, türk güzelini dünya güzeli olarak seçiyoruz. fakat kadehlerimizi avrupa'nın zaferi için kaldıracağız.'
keriman halis ece ,ilk evliliğini dr.orhan sanus ile ikinci evliliğini ise hasip tamer bey ile yapmıştır.
keriman hanım, 2012 yılında 98 yaşında hayata gözlerini yummuştur.

görsel kaynak: ataturkansiklopedisi.gov.tr...
devamını gör...
lord of the portakals miğfer dibi
başarılı yapım.
özellikle sela mı okunuyor kısmı ve abdulseyidbincabbar sahnelerinde epey güldürdü. herkes konu değiştirirken radyo mevzusuna takılıp kalması da güzeldi.
alıştırdın bizi, devamını da bekliyoruz artık sürekli. eline sağlık mellisho.
özellikle sela mı okunuyor kısmı ve abdulseyidbincabbar sahnelerinde epey güldürdü. herkes konu değiştirirken radyo mevzusuna takılıp kalması da güzeldi.
alıştırdın bizi, devamını da bekliyoruz artık sürekli. eline sağlık mellisho.
devamını gör...
çizgili pijamalı çocuk
uzun zamandır izlemeyi ertelediğim, bugün boş bir vakit bulup artık yapabilirsin kızım diyerek izlediğim filmdir. filmin konusunu kısa bir sürede kavrıyorsunuz ve kavradığınız andan itibaren sonunun nasıl olabileceğini tahmin ediyor fakat bir türlü konduramıyorsunuz. en azından benim için böyleydi..
beni en çok sinirlendiren kısmı bruno'nun korkuyla şumu'yu* satıp yalan söylemesiydi.
şumu'nun ise onu hemen affetmesi acı bir şekilde gülümsememe sebep olmuştu. çünkü başka kimsesi yoktu..
izlediğim ortam 1 saat boyunca dinlenerek ağlamama müsait bir yer olsaydı kesinlikle ağlardım sonunda. sessiz sessiz 'hayır, hayır böyle bitmeyecek, yetişebilirsin be adam hadi!' diyip durdum sadece..
izlemenizi tavsiye edebileceğim çok fazla insanlık dersi veren bir filmdi.
beni en çok sinirlendiren kısmı bruno'nun korkuyla şumu'yu* satıp yalan söylemesiydi.
şumu'nun ise onu hemen affetmesi acı bir şekilde gülümsememe sebep olmuştu. çünkü başka kimsesi yoktu..
izlediğim ortam 1 saat boyunca dinlenerek ağlamama müsait bir yer olsaydı kesinlikle ağlardım sonunda. sessiz sessiz 'hayır, hayır böyle bitmeyecek, yetişebilirsin be adam hadi!' diyip durdum sadece..
izlemenizi tavsiye edebileceğim çok fazla insanlık dersi veren bir filmdi.
devamını gör...
evlilik teklifi fikirleri
olması gerekeni bilmem de kişiye özeldir.
olmaması gereken kesinlikle topluluk içinde olandır.
olmaması gereken kesinlikle topluluk içinde olandır.
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
kalkın yerinize yatın. poponuz açık kalıyor saçma sapan rüyalar görüyorsunuz.
devamını gör...
allah’ın pause tuşuna bastığı gece
hayır bir mart iki sıfır iki bir tarihiydi... ölümüne sürdü. ölümüne..
herkesin hayatında tanrı'nın pause tuşuna bastığı bir gecesi vardır. bazı geceler bu sayının arttığını hissedersiniz...
kişiye özel gecedir.
herkesin hayatında tanrı'nın pause tuşuna bastığı bir gecesi vardır. bazı geceler bu sayının arttığını hissedersiniz...
kişiye özel gecedir.
devamını gör...
yeni bir insanla tanışmaya üşenmek
şu an yaşadığım durum, ne kendimi anlatasım ne de birini anlayasım var böyle de bir gönül yorgunluğu işte
devamını gör...
öte ışıklar arzusu
bir muhteşem nilgün marmara şiiri.
...
yükselteceğine bir köşesine eğer,
bilseydim bile gerçeklenen bu arzu
sonrasında
zamanlardan kaç zaman
yoksayacağını ucuz benimi,
bu yakıcı isteği yinelemekte engel ne ki?
işit beni yıldız bebeğim bebek yıldızım
esirgeme el uzatışını güçsüzlüğüme
seçilmiş olan eline
zor yaşayanın teslimine!
az bir sevgiyle al beni gökyüzüne, o görkemli
mabede yönetici çemberinin içine!
yıldız tutkunum sana.
...
yükselteceğine bir köşesine eğer,
bilseydim bile gerçeklenen bu arzu
sonrasında
zamanlardan kaç zaman
yoksayacağını ucuz benimi,
bu yakıcı isteği yinelemekte engel ne ki?
işit beni yıldız bebeğim bebek yıldızım
esirgeme el uzatışını güçsüzlüğüme
seçilmiş olan eline
zor yaşayanın teslimine!
az bir sevgiyle al beni gökyüzüne, o görkemli
mabede yönetici çemberinin içine!
yıldız tutkunum sana.
devamını gör...
bir üniversiteli öğrenci arkadaşıma burs vereceğim
başlık sahibi arkadaşımızı gönülden desteklediğim kampanyadır. sözlük kuralları çerçevesinde uygun görüldüğü ve denetimden geçtiği müddetçe bu tarz girişimlerin desteklenmesi taraftarıyım.
devamını gör...
cinci hoca (yazar)
tuhaf bir insandır. profil fotoğrafı da tuhaftır. kapak fotoğrafı da. tanımları genelde entel dantel olur. bazen komikli şeyler de yazıyor ama beni pek güldüremedi.
*
500 tanıma ulaşmam ile biraz durmaya karar verdim. içimdeki yazma isteği söndü. belki bir ara tekrar yazmaya başlarım. ama şimdilik sadece okuyacağım.
edit: kararımdan hemen döndüm*
*
500 tanıma ulaşmam ile biraz durmaya karar verdim. içimdeki yazma isteği söndü. belki bir ara tekrar yazmaya başlarım. ama şimdilik sadece okuyacağım.
edit: kararımdan hemen döndüm*
devamını gör...
4 kişiyle pazar kahvaltısı yapma şansınız olsa
(bkz: hazall)
(bkz: köylü yazardan ironiler)
(bkz: duende)
(bkz: insanolunbiraz) *
şaka şaka, zaten (bkz: kestane)nin mekanına gidip bedava yeriz* o yüzden 4. olarak (bkz: tomris umay)'i alırdım. o da yanında (bkz: küçük bir zebellah)i getirsin yalnız.
(bkz: köylü yazardan ironiler)
(bkz: duende)
(bkz: insanolunbiraz) *
şaka şaka, zaten (bkz: kestane)nin mekanına gidip bedava yeriz* o yüzden 4. olarak (bkz: tomris umay)'i alırdım. o da yanında (bkz: küçük bir zebellah)i getirsin yalnız.
devamını gör...
hobaaa3434
sohbeti güzel, sıcakkanlı ve kaliteli yazarlarımızdan.*
devamını gör...
25 ocak 2021 yalova’da alevi vatandaşların evlerine kırmızı boya ile çarpı atılması
yalova'da alevi vatandaşların evlerine ait duvar ve kapılara sprey boya ile 'alevi' yazıldı. polis olayla ilgili soruşturma başlatırken, yalova chp ve mhp il başkanları çirkin saldırıyı kınayan açıklama yaptı.
yalova’da bağlarbaşı mahallesi’nde alevi vatandaşların evlerine ait duvar ve kapılara sprey boya ile ‘alevi’ diye yazıldı. polis, alevi vatandaşların evlerini boya ile işaretleyen faillerin peşine düştü.
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
"kendi umuduna sığın,
sığındığın kadar yalnızlığa..."
diyor mehmet tahir.
-sığın umuduna.
ve ben,
nasıl güzel denk geliyorum ki sana...
sığındığın kadar yalnızlığa..."
diyor mehmet tahir.
-sığın umuduna.
ve ben,
nasıl güzel denk geliyorum ki sana...
devamını gör...

