terasımız yoksa çatımız var,
bir de dosta gider çayımiz var.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: tifo)
(bkz: dizanteri)
(bkz: besin zehirlenmesi)
(bkz: trişinozis) risklerini almak istemeyenlerin etsiz versiyonunu tercih edeceği versus.

ayrıca etli versiyonu 2008 yılında avrupa uyum süreci kapsamında yasaklanmıştır. 2008 yılında yasaklanan diğer gıdalar için;
(bkz: kokoreç)
(bkz: midye dolma)
devamını gör...

ölüm; bir varmis bir yokmuş diyor, jose saramago. başladıgı gibi de bitiriyor. böyle bir gercegin çildirtma konusuna dair başta cagrisim yapan bu şahane eseri önererek konu hakkinda birkac sey yazmak istiyorum; öncelikle evet, ölüm fikri hakikaten de beni ziyadesiyle korkutan bir gercek. daha dogrusu ölümün kendisi degil de sonrasi, nihayetinde etrafimizda bu aci gercekle topraga biraktigimiz nice insan var, bi kere alistik bu gercege. peki ya sonrasi; ben ahiret inanci taşimayan bir insan olarak ne zaman bu fikre kapilsam gercek anlamda irkildigim cokca oluyor. yok olmak fikri evet, daha önce hic var olmamis, buralara hic ugramamis, hicbir aci ya da tatli hikayesi olmamis gibi öylece yok olup gitmek...
ben bunlari yazarken bile yok olunca bunlarin hicbirini animsamayacak olmayi kabul edemiyorum mesela. evet belki yok olmaktan haberimiz olmayacagi icin bir nebze de olsa gönlümüzü ferah tutabiliriz ama yok olacagimizi biliyoruz işte, bu bilinc sahibi varlik birgun hic yasamamis, var olmamis gibi öylece yok olup gitmeyi kabul edemiyor, belki etmemeli de; burdayim şuan, bunlari yaziyorum, nefesimi, varligimi hissediyorum ama bu, şu andan ibaret işte. böyle bir an ne hatirlanacak ne de yaşanmis gibi bir anlami olacak, bomboş yani tamamen. hakikaten hicbir anlami yok, bunun kelimelerle tarifi o kadar güc ki ama inanin oturup bunu dusundugum, yogunlastigim zaman kalp atislarim hizlanmaya basliyor, oturdugum yerden irkilerek kendime geldigim oluyor. korkunc, hakikaten. neyse tarif etme kismini burada birakarak bir nebze de olsa kabullenme ve ikna olma kismina gecmek istiyorum; bencilce olma kismi. evet, bu söylem ya da hissi biraz bencilce bulabiliriz bi yerde, nihayetinde herkes ölüyor; dünyaya cok guzel işler birakmis, adini tarihin tozlu raflarina yazdirmis bir yigin insan yahut cok sevdiklerimiz ya da henüz gencliginin baharinda nice kaybettiklerimiz. hepsi yaşadi bi yerlerde bir sekilde oyaladi kendini ve sonunda bu aci ya da kimisine göre tatli gercekle yüzlesip sıyrılıp gittiler bu dünyadan, gitmeye de devam ediyorlar. kimse kalmayacagina göre de yaşayan icin de bir anlami olmayacak yaşamanin ya da yok olmanin. yani, ölümden korkumuzu yasamin kendisinde yenebiliyoruz yine, bunun farkindayim en azından. ama her şeye ragmen ben bu ölüm fikrinin cildirtan gerceginden tam olarak asla siyrilamiyorum ve muhtemelen siyrilamayacam da. ölüm; bir varmis bir yokmus, bunu kabul ediyorum, ama yok olmayı biraz zor.

(bkz: jose saramago)
devamını gör...

benim için çok özel anılara ev sahipliği yapmış şehir...
bu mevsimde öğlene kadar kavuran, öğleden sonra üşüten yagmuruyla ıslatan bir şehir olsa da bir kaç günde alıştım. garipsemiyorum.
tatlı söz, samimiyet, hohohohoo diye gülen bir çocuk ve çokça gezmeyi anımsatan güzel şehir.*
devamını gör...

ego kasmaktan türk milletinin ömrü kısaldı yeminle. yapmayın kasmayın bu kadar beğendiysen beğendin bitti gitti.(bkz: swh)
devamını gör...

dinlemeyi çok sevdiğim duman parçası.

sendeyiz cevat.

tanım:
"kahpe dölün soyu
ele vermiş seni
nice yıllar boyu
kırmış kalbini"
dörtlüğü ile başlayan şarkı.
devamını gör...

+good morning children
-good morning teacher
+sit down please

ingilizce öğrettiğini sanan öğretmen dayatması diyalog
devamını gör...

yukio mişima romandır.

vurulmuş yatıyor güzel şövalye,
sazlar ve kamışlar içinde.



oscar wilde’ın bu dizeleri bende ilk okuduğum zaman kahramanlığa duyulan hayranlık duygusu, biraz üzüntü, biraz acıma uyandırmıştı. ancak yukio mişima’nın itiraflarını okuduktan sonra çok farklı bir yönden bakılabileceğini de anladım. yukio mişima’nın kitaplarını okumak elbette ki çok büyüleyici bir dünyaya yolculuk anlamı taşıyor ancak yazarın kendisi ve hayatı daha büyüleyici bir yerde duruyor. nedense bana don quijote‘yi hatırlatıyor mişima. mişima şövalyeliği değil ama samuraylığı savunuyordu, zaten samuraylar da doğunun şövalyeleri sayılmaz mı? ona göre japonya kültürel değerlerinden uzaklaşmaktaydı ve buna birinin “dur” demesi gerekiyordu

bir dövüş sanatları ustası olan mişima tatenokai üyeleri ile birlikte japonya silahlı kuvvetleri binalarında birine girip komutanı bağladıktan sonra bir manifesto okur ve beklediği tepkinin tam tersi bir tepki alır askerlerden. seppuku ile hayatına son veren mişima bunu da o ince zekasıyla bir sene önceden planlamış, hatta kafasını kesmesi için görevli ismi bile belirlemiştir. ki bu adam seppuku sırasında daha fazla acı çekmesine neden olacaktır.

hayatını bu şekilde bir intiharla sonlandıran mişima hakkında romanlar ve biyografiler yazılmıştır. kendi ülkesinde aşırı muhalif bulunan mişima dünyayı büyülemeyi başarmıştır.

özyaşamöyküsel romanı bir maskenin itirafları’nda hayatını doğduğu günden başlayarak anlatır, yazar. çünkü iddiası odur ki; mişima doğduğu günü hatırlamaktadır. bunu büyüklerine kanıtlayamamıştır belki ama ben her zaman yaptığım gibi yazarın yanında yer alacak ve ona inandığımı iç rahatlığıyla söyleyeceğim. mişima diğer erkek çocuklarından farklıdır zira “kötü alışkanlığını” ifa ederken kızları düşünmez, daha çok yunan heykellerindeki erkek vücutları ilgisini çekmektedir.palozzo rosso’nun aziz sebastiaus tablosu onun kutsal atlasıdır sanki.

ve ölü askerler, vücutları kanla sarmalanmış adamlar. bu durum onu diğerlerinden ayırır ve kötü bir çocukluk geçirmesine neden olur. ayrıca bedensel açıdan da kendini yetersiz hissetmektedir. bunu yenmek için dövüş sanatlarına merak salar ve öldüğünde önemli bir dövüş sanatı ustasıdır. sevdalandığı kişilere hep platonik bir bağla tutulmuştur. bir kızla geçen ilişkisinde kendini denemiştir. ancak kızla öpüştüğü anda o son umut ışığı da sönmüş ve artık kendini olduğu gibi kabullenme zamanı gelmiştir. o, insanlardan farklıdır, hemcinslerinden tamamen farklıdır. dünyaya herkesten farklı bakmaktadır ancak bunu anlaması uzun sürmüştür. mişima’nın bir maskenin itirafları kitabını okuduktan sonra hemen diğer kitaplarını da sipariş etme isteği uyandı içimde. çok doğrudan,sakınmadan, kendini gizlemeden kurduğu cümleler ona karşı bir acıma değil hayranlık duymanıza neden oluyor çünkü.

üç kez nobele aday gösterilen mişima bu ödülü kazanamamıştır ama çok yakın arkadaşı olan ve onunla aynı kaderi paylaşarak intihar eden yasunari kavabata1968 yılında bu ödülü alabilmiştir.
devamını gör...

bir barış manço şarkısı. en sevdiğim şarkılarından.


sözleri:
halhal, halhal, halhal
halhal, halhal, halhal

akşam olup gün batınca
dağlara hüzün çökünce
lale sümbül boynun eğip
kurt kuzuya kem bakınca
köye döner nazo gelin

yavru ceylan gibi kaçar
seke seke çaydan geçer
nazo gelin ayağına takar halhal

bir bakışı canlar yakar
gülüşüne cihan değer
nazo gelin ayağına takar halhal

ayağında gümüş halhal
ince bakış gümüş halhal
yavru ceylan gibi kaçar
seke seke çaydan geçer
nazo gelin ayağına takar halhal

bir bakışı canlar yakar
gülüşüne cihan değer
nazo gelin ayağına takar halhal

halhal, halhal, halhal
halhal, halhal, halhal

yedi köyün yiğitleri
ağaları ve beyleri
boş yere durmuş beklerler
yaralıdır yürekleri
gitti gelmez nazo gelin
yavru ceylan gibi kaçar
seke seke çaydan geçer
nazo gelin ayağına takar halhal
bir bakışı canlar yakar
gülüşüne cihan değer
nazo gelin ayağına takar halhal

ayağında gümüş halhal
ince bakış gümüş halhal
yavru ceylan gibi kaçar
seke seke çaydan geçer
nazo gelin ayağına takar halhal

bir bakışı canlar yakar
gülüşüne cihan değer
nazo gelin ayağına takar halhal

devamını gör...

en derin arzular genellikle en ölümcül nefretlere sebep olur.

endişelerinizden kurtulmak istiyorsanız , yaşamaktan en çok korktuğunuz şeyin bir gün başınıza geleceğini kabul edin.

ne kadar az şey istiyorsan, o kadar tanrı'ya yakınsın!

sokrates
devamını gör...

kilo yapsada ölümüne her tatlıyı yediğim için ,secim yapmak zorunda kalmadığım başlık *
devamını gör...

mutlu olacak bir neden bulamamış olmaktır.
devamını gör...

zamanında

'akp pkk'dan daha tehlikelidir'' ve ''erdoğan'dan hesap sormazsam namussuzum''
da demiş olan bir devlet bahçeli yorumu.
maskeli balo şarkısı eşliğinde dinleyiniz...

buradan
devamını gör...

sözlükteki gruplaşmalar ortada. eksi butonu da bu gruplaşmadan nasibini alırdı büyük ihtimalle.
bazı yazarlarımızın hevesi kırılırdı. sözlüğü bırakmak isteyen pamuk kalpli yazarların yerini öfke balonları alırdı.
gökten at yağar, yerden b*k fışkırırdı...
öyle korkunçlu şeyler olurdu kanımca.
devamını gör...

öteki tarafta kralsın be oğlum!
devamını gör...

sadece kadınlar değil, herkes yaralarını ve ganimetlerini alıp yola devam etmeli. zira hatıralar sabit, yol süreklidir.
devamını gör...

bipolar bozukluktan daha hafif düzeyde belirti gösteren bir duygudurum bozukluğudur. bu kişiler depresif dönemlerinde içlerine kapanık, içe dönük, karamsar, ağlamaklı biri olurlar ve üretkenlikleri düşer. hipomani dönemlerinde ise enerji dolu, daha fazla insan içine giren, daha övüngen ve şakacı biri olurlar. depresif ve hipomani dönemleri arasında haftalar yada aylar süren olağan duygudurum dönemleri olabilir. genelde psikolojik bir yardım almazlar. çünkü işlevsellik bozucu düzeyde değildir ve belirtileri kişilik özelliği olarak algılarlar.
devamını gör...

boğa burcuyum. hiç inanmazdım, geç inandım astrolojiye. böyle eğlenceli bir konudan kendimi uzak tuttuğum için çok üzülüyorum.

yemek için yaşıyorum. yemek benim için kutsal bir olay. sevdiğim birine her gün yemek hazırlayayım, her gün masa örtüsü ütüler, masaya canlı çiçekler koyar, yemeği çok özenli sunarım. kendime bile yemek hazırlarken özenirim. asla özensiz bir yerde yemek yemem ve daha önemlisi sevmediğim insana yemek hazırlamam, sevmediğim insanla yemek yemem. aynı ruh hastalıklarını başka boğa burçlarında gördüm. ara ara boğa burcu arkadaşlar ile beraber bir şeyler yapıyoruz, öyle bir yemek yiyoruz ki masaların üzerinde zevkten yuvarlanıyoruz, çığlıklar atıyoruz keyiften.

yemek bizim için seni seviyorum ve seni sevmiyorum anlamına geliyor.

bi gün yemek yediğim mekanda kavga çıktı. bayağı fiziksel olaylar oldu ama tam bilmiyorum, yemek yiyordum çok ilgilenmedim. birbirlerinin saçını başını yolarak masama geldiler ve masayı yerinden oynattılar. çok sinirlendim, kavganın büyüğünü ben çıkarıyordum. uzaklaştırdılar, yemeğe devam ettim. dikkat ettim ne zaman kavga cıkmış olsa, tartışmalar başlasa, ortalık birbirine girse ben yemek yer halde oluyorum. tüm kavgaları kaçırıyorum. çok üzülüyorum buna.

hayatımı günde 2 öğün yemek yiyip her gün 3 saat spor yaparak geçiriyorum. çok zorlaniyorum boğa burcu olurken. bi bıraksam var ya ağır yaşamların en ağır üyesi ben olurum.

boğa burçları kalp siz ve ben. keske birbirimizi yiyebilseydik. keske sevmediğimiz herkes yemek olsaydı, onları bile yeseydik.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

son zamanlarda sıkça rast geldiğimiz kelimelerden biri olan strikhedonia “boş ver, ne olacaksa olsun, çok da tınn” anlamında kullanılmaktadır. colin mcleod’un bir parçasının da ismi olmuştur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ingilizce bir kelime olan strike ve yunanca kökenli bir kelime olan hedonia’nın birleşiminden oluşan strikhedonia “bir durum karşısında olacakları göze alıp her şeyi boş vermişliğin keyfidir, umursamazlığın verdiği hazdır."

sizi tehditvari şekilde rahatsız eden hadsizlere karşı "gittir git" demek yerine strikhedonia derseniz karşınızdaki afallar, acaba ne dedi diye uzun uzun düşünür. *
“ölmüş eşek kurttan korkmaz”
“dünyayı sel basar, ördeğin umurunda olmaz”
“acı patlıcanı kırağı çalmaz”
benzeri sözler ile de açıklanabilir strikhedonia.

kıymetli yazarımız the matrix isn't real şu sahneyi daha iyi açıklar. sanal ortamdaki virüs benzeri trolleri "strikhedonia" diyerek umursamamak en iyisidir.


bize yüz vermeyenlere de strikhedonia der, son sözümüzü söyleriz. *


“kişisel bir tavır olarak alma. hayatın sahte olduğunu öğrendikten sonra sadece seni değil kimseyi umursamıyorum. hepsi bu” - gabriel garcia marquez.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim