bir sevmek bin defa ölmek demekmiş...
devamını gör...

gökyüzünün zifiri karanlığa boğulduğu, bulutların arasından tek bir yıldızın gülümsemesine izin vermediği bir gecede kapadı gözlerini kadın. dışarısı buz gibiydi. üzerine aldığı şala rağmen soğuk, hafifçe teninde geziniyor; küçük dokunuşlarla diri hissetmesini sağlıyordu. fondaki müzik, hüznü içine dolduruyordu. "... gözümü sen bürüdün ama hazan gelmemişti henüz... "
açtı gözlerini tam karşısında bir yıldız parıldamaya başlamıştı. yıldızın gülümsemesi yansıdı kadının dudaklarına. kadehinden bir yudum aldı, içi ısınıverdi birden. düşündü, hayat da böyle değil miydi? hiç beklemediğimiz bir anda bulutlar birden dağılıveriyor, bir gülümseme yüzümüzü aydınlatmıyor muydu? bir gülüş, sıcak bir ses sarmalıyor, mutluluk iliklerimize dek işlemiyor muydu? sahi neydi bu hissin adı? sonra düşündü neden her şeye bir isim, herkese neden bir rol dağıtıyorduk ki? onun bir adı olmasın da gülüşü hep yanında kalsın, onun da rolü olmayıversindi.
devamını gör...

kişi yoğun bir şekilde ölüm, herşeyin mahvolduğu (ailesinin yok edildiği, parasız ortalıkta bırakıldığı gibi), vücudunun çalışmadığı (hatta organlarının çürüdüğü) düşünceleri içindedir. ağır depresyonlar ve psikoz durumlarında gözlenir.
devamını gör...

dergiye şöyle bir göz attım da, gerçekten arayüzünden tut muhteviyatına kadar çok beğendim diyebilirim. emeği geçen herkesin eline sağlık, ileride bu derginin daha da büyüyeceğine eminim zaten. tıpkı bu sözlüğün olduğu gibi. bakalım, belki ben de bir iki tane iddialı olduğum yazıyı gönderebilirim eğer kabul görecekse. ama benden çok daha iyi yazan ve allame birçok yazar var burada. ben şimdilik bekleyip, birkaç fırın ekmek daha yesem iyi olur sanırım...
devamını gör...

@ işareti için alt+q basmaya alışmış olduğumdan bünyeme ters gelen klavye.
devamını gör...

bol küfürlü ve pislikli ancak replikleri herkesin dilinde dolanan filmdir. ayrıca erkan can'ın dediğine göre denizden kum çıkarma işi yapan insanların işini gösteren ve onlar üzerinden konu ilerleten dünyadaki tek filmdir o yüzdendir ki çıktığı zaman bazı iyi ödüller almıştır .
devamını gör...

1948 yılında kırklareli'nde dünyaya gelmiş ve türk sinema sektörüne hatrı sayılır katkıları olmuş sinemacı, yönetmen. film sektörüne henüz on altı yaşındayken kameramanlık yaparak başlamış, çekirdekten yetişmiş bir isimdir. arkadaşlarıyla birlikte birkaç kısa film projesinin ardından mesleğini görüntü yönetmenliği olarak sürdürmüş orhan oğuz; usta yönetmenlerle birlikte gerçekleştirdiği işlerle birlikte yeşilçam sinemasına da girmiştir.

yeşilçam'da görüntü yönetmeni olarak uzun yıllar görev almış ve devamında festivallere yönelik filmlerle kariyerine devam etmiştir. türk alternatif sinemasına kattığı eserlerle toplamda 34 festival, şenlik ve dernek ödülüne layık görülmüştür. bu ödüllerin 33 tanesi 1983-1994 yılları arasında, sonuncusu ise geçtiğimiz yıl 27. uluslararası adana altın koza film festivali'nde almış olduğu orhan kemal emek ödülü'dür. ağırlıklı olarak görüntüyle ilgilenmekte olan yönetmenin fotoğrafçılığa da ilgisi vardır. haliyle yapımlarında görsel ögeler ve sinematografiye önem verdiğini de söyleyebiliriz.

kendisi aynı zamanda türk televizyon tarihinin en uzun soluklu yapımlarından biri olan arka sokaklar'ın da yönetmenliğini yapmıştır.

yeşilçam'da görüntü yönetmeni olarak görev almış olduğu deli deli küpeli, devlet kuşu, değirmen gibi filmlerin yanında, türünde pek rastlanmayan örneklerde de yönetmen ya da görüntü yönetmeni olarak adına rastlanmaktadır. işi görsellikle ilgili olduğundan olsa gerek, yalnızca yine kendi filmleri olan aura ve kara kentin çocukları'nın senaristliğini yapmıştır.

türk korku filmlerinden sıyrılan büyü bir yana, anayurt oteli, dönersen ıslık çal, neşeli günler, kara kentin çocukları ve saymakla bitmeyecek birçok eser bırakmıştır. hangi eserler diyecek olursanız, film ve dizilerinin listesini aşağıya bırakayım.

yönetmenlik yaptığı filmler

arka sokaklar 2006
azap yolu 2006
aura 2006
zümrüt 2004
büyü 2004
serseri aşıklar 2003
seni yaşatacağım 2002
berivan 2002
üzgünüm leyla 2000
delikanlı 2000
neşeli günler 2000
beyoğlu rüyası 2000
şara 1999
kimsecikler 1999
fanatik 1999
kara kentin çocukları 1999
ikinci bahar 1998
karanlıkta biri var 1998
baba evi 1997
şövalye, pamuk prenses ve hain 1996
yer çekimli aşklar 1995
aziz ahmet 1994
manisa tarzanı 1994
şaban askerde 1993
süper baba 1993
dönersen ıslık çal 1992
iki başlı dev 1990
her şeye rağmen 1988
üçüncü göz 1988


görüntü yönetmenliğini yaptığı filmler *bazılarının yönetmeni de yine kendisi*

kara kentin çocukları 1999
yer çekimli aşklar 1995
aşk üzerine söylenmemiş her şey 1995
manisa tarzanı 1994
beşinci boyut 1993
dönersen ıslık çal 1992
zıkkımın kökü 1992
yıldızlar gece büyür 1991
suyun öte yanı 1991
bütün kapılar kapalıydı 1990
aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni 1990
bekle dedim gölgeye 1990
gün ortasında karanlık 1990
iki başlı dev 1990
öğretmen 1988
her şeye rağmen 1988
üçüncü göz 1988
gönül dostları 1987
anayurt oteli 1987
rumuz goncagül 1987
ses 1986
değirmen 1986
yoksul 1986
aaahh belinda 1986
deli deli küpeli 1986
garip 1986
davacı 1986
kurşun ata ata biter 1985
arzu 1985
katma değer şaban 1985
adı vasfiye 1985
amansız yol 1985
dul bir kadın 1985
körebe 1985
her şeyim sensin 1985
melek yüzlüm 1985
gurbetçi şaban 1985
nefret 1984
ortadirek şaban 1984
postacı 1984
fırtına gönüller 1984
ömrümün tek gecesi 1984
firar 1984
güneş doğarken 1984
bataklıkta bir gül 1983
bin kere ölmek 1983
kılıbık 1983
yıldızlar da kayar 1983
badi 1983
bir yudum mutluluk 1982
tomruk 1982
kader bize düşman mı? 1982
gazap rüzgarı 1982
kaçak 1982
kördüğüm 1982
mutluluk haram oldu 1981
tövbe 1981
kanlı nigar 1981
devlet kuşu 1980
gol kralı 1980
umudumuz şaban 1979


edit: incelerken belirtmek istedim. 1984 yılına ait badi diye bir filmi var. o dönemlerde türkiye'de bilim kurgu işler ortaya çıkarabilecek, cgi ya da benzeri ögeler kullanabilecek kaç insan vardır acaba? saygılar.
devamını gör...

kişi kendinde neyi eksik buluyorsa onu diline doluyor, neyin açlığını çekiyorsa karşısındakinde onu eleştiriyormuş.
devamını gör...

sorunlarını çözebilecek olan gücün kendi içinde saklı olduğunu bilen insandır.
devamını gör...

kendimi sevmememin de etkisiyle çok şiddetli yaşadığım duygu.
devamını gör...

edit: yola geldi imansız (beni uçurursalar kendinize iyi bakın yoldaşlar)

kendimi tanrıyı görüp iman etmeyen ateist gibi hissetmeme sebep olan şey. nedense seni hiç sevemedim sayın çok sayın *benjamin.
devamını gör...

jung kişilik tiplerinden biri. mantıkçı, mühendis kişilik tipi diye de adlandırılırlar. analizci grubunda yer alırlar. bilim insanlarının çoğunluğu bu kişilik tipinde olduğu iddia edilir.beyinleri sürekli düşüncelerle doludur.
myers-briggs kişilik göstergesine göre harflerin açılımı:
i-(i)ntroverted: içedönük. önce düşünüp değerlendirdikten sonra düşüncelerini söylerler
n-i(n)tuitive: sezgisel.soyut konulara yönelir. uygulanmadan önce kurgulamak ister.
t-(t)hinker: düşünsel. analiz edip daha sonra sebep sonuç ilişkisine göre değerlendirme yapar.
p-(p)erceiving:algılayan. bulunulan duruma hemen adapte olur, planları sınırlayıcı bulur.
devamını gör...

bu gece beni kusturmak için her şeyi yapan seviyesiz yazar. umarım uçurulur.
devamını gör...

1232 tl genel sağlık sigortası prim borcu.daha nisan'a kadar vaktide var.çok şükür başka borcum yok hepsi bu.
devamını gör...

kızgınlık intikam isteğini besler. kırgınlık hisseden insan intikam almayı düşünmez bile.
devamını gör...

"bir yakınını kaybetmenin üzüntü ve sıkıntısı içinde olan cenaze sahiplerinin, taziye için gelen misafirlere yemek hazırlayıp sunması ilave bir telaş ve sıkıntıya sebep olacağından mekruh görülmüştür (ibn âbidîn, reddü’l-muhtâr, ııı, 148). bunun yerine komşular veya yakınlarının, cenaze sahiplerine ve gelen misafirlere ikramda bulunmaları sünnettir (tirmizî, cenâiz, 21).
bunun yanında cenaze sahiplerinin mezarlıkta veya evde helva, ekmek gibi şeyler dağıtmalarının dinî bir dayanağı yoktur. dinî bir gereklilik olarak görmeden yapılmasında bir sakınca olmayacağı söylenebilirse de bu tür uygulamaların kısa süre sonra cenazeyle ilgili bir dinî hüküm olarak algılanması tehlikesi bulunmaktadır. dolayısıyla bu ikramlar dinî bir zorunluluk olarak yapılırsa, bid’at ve hurafe sayılır." link

cenazede dağıtılan pilav üstü tavuk ikramı için ev sahibinden karabiber isteyen bir yüzsüzü görmüşlüğüm vardır. kepazelikti! "burası cenaze evi" diye uyarmamıza rağmen gocunmadan "ben karabibersiz yiyemiyorum" deyişi içinde bulunduğu hâli şeddelemişti.
devamını gör...

bir güzel gök oğuz* türküsü.



bozkırın kokusunu alıyor musun?
devamını gör...

karşımdaki insanı dünyada, yok saydığım zaman.
bir kere oldu.
daha da olmadı.
susmadığım insanlar, şanslı olduklarının farkındadır inşalah. *
devamını gör...

bağlı bulunduğu kırklareli il merkezinden daha gelişmiş olan güzel ilçe.

ne yazık ki içinden doğayı katleden ve insan sağlığını tehdit eden bir nehir de geçmektedir. (bkz: ergene nehri)

@işimbu tarafından gönderilen mesaj üzerine ekleme: tabii ki nehir salt nehir olmakla doğaya ve insanlara zarar vermiyor. sanayi atıklarıyla acımasızca kirletilmesi sebebiyle bu noktaya gelindi.
devamını gör...

mardin midyat'ta çalpınar ilkokuluna gittiğimizde çekmiştim bu fotoğrafı. dünyanın en güzel bakışı falan olabilir şu bakış. kalbimin yarısını çalpınar'da bırakma sebeplerimden biri kendisi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim