sıklıkla maruz kaldığım absürt durum. hemen akabinde aynı espriyi bir başkası benden duyup yapıyor ve ortalık yıkılıyor.
devamını gör...

kendisine yatırım yapmak yerine, hayat standartlarını yükseltecek bilgileri öğrenmek yerine, boş bilgileri beyninde boşu boşuna yer tutması için çaba sarf eden kişidir. ondan sonra da ben neden iyi şartlarda yaşayamıyorum diye şikayet eder. her bilgi faydalı değildir. her kitap okunmaya değer değildir. dünyadaki tüm insanların fikirlerini tek tek öğrenmeye çalışmaya kimsenin ömrü yetmez.
devamını gör...

prag'ın eski şehir meydanındaki astronomik saat, ilk kez 1410 yılında bir saat ustası ve astromomi profesörü tarafından yapılmıştır. ancak sonraki yıllarda bozulması ile saat ustası hanus usta onu tekrardan tamir etmiş ve şimdiki ününe kavuşturmuştur. dönemin çek kralının özel emri ile saati tekrar tasarlamış ve tamir etmiştir. bu görkemli saat kral için gövde göstergesi oluvermiş. ünü dilden dile dolaşmış. avupadaki kralların da bu muhteşem saatten istemesiyle, çek kralı görkemli saatin ustası hanus ustanın gözlerine mil çektirmiş ve kör etmiş. bunlara dayanamayan hanus usta saatin mekanizmasına kendini asarak intihar etmiş. hanus ustanın intihar etmesiyle bu muhteşem saatin mekanizması durmuş. bunun sonucunda 50 yıl boyunca astromomik saat kimse tarafından onarılamamış. aslında bu zeka dolu bir intikamın da hikayesidir.

--- alıntı ---

meydanlıkta yapayalnız, gotik duvar üstünde, hanus ustanın saati onikiyi vuruyordu.
nazım hikmet ran

--- alıntı---


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
*
devamını gör...

welcome to hell!
devamını gör...

zenginler aslında çok mutsuz o kadar mutsuzlar ki mutsuzluktan ölüyorlar. siz fakirlere bakın mutlusunuz vallaha.

bir gün zaten sizde zengin olacaksınız.

ey fakirler dünya 5ten büyüktür.

göklerden gelen bir karar vardır.
devamını gör...

bir anlık boşlukla kendinle alakalı bir şeyler anlatmak.
devamını gör...

efsane odur ki; bu efsunlu kelime öbeğinin aslına erenin, her istediği önüne serilir: görünmez olmak ister, olur; katil olmadan cinayet, işler, olur; birine ceza diler, olur; istediği kadar paraya dese, boğulur...

lakin bilginler; bunu sır gibi saklarlar.

efsane şöyle son bulur: her kim ki, bu efsunlu söz kümesini, vakit gece yarısını bulduğunda, bir sedir ağacının altında, 7 gün 7 gece dillendirir, o kişi gizli güçlere nail olur.. bu söz kümesi: abranyuskadavranyusyosarsefyanyus
ancak dikkatli olunmalıdır ki, kalbinde tek bir habis düşünce bulunan, bu kelamı eder, o söz onu yerle yeksan eder.

henüz tarihi çağlara dahi geçilmediği bir devirde bilginler, bu sözü değiştirmiş, onu kolay telaffuz edilebilen abrakadabraya dönüştürmüştür. zira hırsının yeniği olan insanoğlu yüzünden artık evrenin o devrinde, ne kesilecek bir tek sedir ağacı ne de güçsüz bir tek insan kalmış.. .
kim bilir belki de doğrudur. dilden dile anlatılagelen her efsanenin, bir çekirdeği vardır derdi hocam, mitolojik dünya tarihi dersinde...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ne dedin sen, ha ne dedin sen!
devamını gör...

bu başlığın altı ne güzel böyle. her yer atamın fotoğraflarıyla dolu, çiçek gibi. içim açıldı.

her 23 nisanda içim kıpır kıpır olurdu küçükken. yaptığımız törenler, anıtkabir ziyaretleri, o çocuk aklıyla bile duyulan gurur ve mutluluk. ben büyüdüm, ama içimdeki çocuğun o heyecanının ateşi hiç sönmedi. bu güzel bayramı birlikte kutlayabileceğimiz nice nice senelere!
devamını gör...

günümüze ait de çok şey bulacağımız bir eserdir. yazar içimizdeki küçük adamlara seslenirken, kitabı bitirdiğinizde de etrafınızda ne kadar çok küçük adam varmış onu farkediyorsunuz.

kitaptan bir alıntı bırakalım:

"başka bir biçimde yaşayabileceğini düşünmeye cesaret edemiyorsun: koyun gibi güdülmek yerine özgür yaşamak, taktikler uygulamak yerine açık davranmak, bir hırsız gibi gecenin karanlığında sevmek yerine açık açık sevebilmek düşüncelerine yer vermiyorsun kafanda. kendini küçümsüyorsun, küçük adam..."
devamını gör...

kazağına,hırkana veya tişörtüne takarsın tokayı ve bir an unutur kaybetmiş gibi hissedersin.ağıza almak daha doğru seçim.
yoksa ara dur tokayı.
devamını gör...

bu ara çok ileriye gidiyorum.
dün gece acayip ileriye gittim mesela. bir iki arkadaşımla saçma sapan bir diyaloga girmişim. sabah kalkınca telimde mesaj görünce fark ettim. (yoo yoo kavga değil. anlamsız cümleler.) ondan önce 3 kırmızı içip yatacaktım. sabah baktım dolapta duran bir ara içerim diye aldığım bir şişe roze şarap masada duruyor. (tabi boş tabi.)

canım veterinerim, abim, babam, arkadaşım, çok kıymetli bir adam vefatından önceleri 'her bulduğun kediyi evine götürme' dedi. her yer hastalık bak kendi kedilerine hastalık geçer. tamam abi dedim tamam. (iki adamım vardı benim normalde. siyahla beyaz gibi. iki ayrı huy. iki ayrı karakter. iki ayrı adam işte. biri beyefendi hemde en salonundan diğeri sokak çocuğu, tinerci gibi bir şey.) onun gidişinden sonra 3 kedi getirdim eve. 3 üç. 3 yani. cabası sokak serserim içlerinden birinin getirdiği hastalığı kaptı. corona oldu. aman sakin şuan daha iyiyiz gibi.

shrek vardı hani manit. bilen bilir. bilen kimdir? o konudada biraz ileriye gittim. atışma, disişme, tartışma... engelledim gitti enson. insan sevgilisinden engelle ayrılır mı? ayrıldım valla. bayağı ileri gittim.

az önce yemek yedim. en az 3 kişilik yemişimdir. bu ara o konudada ileriye gidiyorum.

bu ara çok ileriye gidiyorum. durum, durağım yok. daha neler neler...
devamını gör...

çoğu insanın "anamız babamız yok deriz" şarkısıyla tanıdığı grup. ilk dinleyişte anlamayıp dikkatle izleyince klibin lgbt temalı olduğunu fark etmiştim. sonda intihar etmeleri de klibe ayrı bir farkındalık katmış. güzel işler başarmalarının temelinde enerjilerinin de fazlasıyla etkili olduğunu düşünüyorum.
pamuk prensese aşık olan bir cücenin ağzından yazdıkları şarkı da gayet eğlenceliydi. hemen bırakayım aşağıya.
devamını gör...

mahlasını her gördüğümde aklıma kuzgun gelen yazar:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

2009 eurovision şarkı yarışmasında alexander rybak'ın seslendirdiği mükemmel şarkıdır.

devamını gör...

kendine zarar vermiştir. taştan korkan adam mı olur? heykel onarılır ama bu zihniyet onarılmaz.
devamını gör...

iskandinav mitolojisinde yggdrasil olarak bilinen dünya ağacı (kader ağacı) kökleri ve dallarıyla dokuz dünyayı birbirine bağlar. aynı zamanda "odin'in darağcı" , "odin'in ağacı", "odin atı", "atın asılı olduğu ağaç" olarak da bilinmektedir. odin'in bu ağaca dokuz gün dokuz gece boyunca asılı kalıp kutsal bilgi için kendisini feda ettiği bilinir. ygg "odin" demekken, drasil de "ağaç" veya "at" olarak bilinmektedir. bu ağaç zeytingiller familyasında bulunan dişbudak ağacıdır.
devamını gör...

durdurulamayan bir yazma isteği. tamamen az uyumak ve vaktinin çoğunu sözlükte geçirmek. bu arada kafamı meşgul eden bir çok şeyden arınmış oluyorum ve sözlük benim pek düşünmememi sağlıyor. bir nevi terapi gibi ama bedava terapi.
devamını gör...

sigara bağımlılığında sizi öldüren sigara değil iradeniz.
devamını gör...

1064 yılında ani kalesinin fethi ile selçuklu türkleri doğunun kapısını ele geçirmişlerdi. fakat bu kapı onları için yeterliydi, 1069-1070 yılında birkaç akın yapıldıysa da bizans ordusu bu akınları püskürtmüştür. bilinmelidir ki alparslan'ın amcası tuğrul bey abbasi halifesinin kızı ile evliydi. abbasiler de kendilerine rakip olan fatımiler'in tasfiye edilmesini istemişlerdi. bu yüzden sultan alparslan'ın hedefi de mısırdaki fatımileri yok etmekti. bu işe de halep şehrinin kuşatılması ile başlamıştı.

üstteki yazarın dediği doğrudur. malazgirt savaşı bir savunma savaşıydı. çünkü yapılan antlaşmada selçuklu devletinin tek toprak talebi dahi yoktu. ancak bizans imparatoru'nun serbest bırakıldıktan sonra geri dönüş yolunda gözlerine mil çekilerek sürgüne yollanmasıyla antlaşma bozulmuştu. imparator hem savaş sırasında hem de savaştan sonra da ihanete uğramıştı. büyük selçuklu devleti, antlaşma bozulduktan sonra da anadolu'ya doğrudan girmedi. savaştan sonra anadolu'yu savunabilecek bir ordu kalmamıştı. büyük selçuklu devleti kendisinden toprak isteyen diğer türk beyleri'ne "anadolu'ya gidin orada toprak var" dedi. işte bu artuklular ve danişmendliler anadoluyu fethettiler. selçuklu hanedanının diğer kolundan olan ve büyük selçuklu devleti ile iyi geçinemeyen kutalmışoğlu süleyman şah ise iznik şehrini fethetti ve burayı başkent yaptı. yani büyük selçuklu devleti rey ve ısfahan'da mutluydu. anadolu onlar için çok da önemli değildi. şam ve halep'in ele geçirilmesi ile daha çok ilgilenmekteydiler.

bizans üzerine çalışan tarihçiler malazgirt savaşı için "sonun başlangıcı" derler.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim