bir aslan miyav dedi
1990'ların başında rahmetli kayahan'ın söylediği çocuk şarkısı. şarkı çalarken fonda çizgi film kahramanları tom ve jerry iksir içip bir anda deve dönüşüyorlar ya da temel reis ıspanağını yiyip pazularını şişiriyordu.
devamını gör...
ingilizceden sonra öğrenilmesi gereken dil
tabi ki javascript
devamını gör...
öldürmeyip süründüren şeyler
umut
devamını gör...
indirim var diye sözlük mağazasını talan eden tip
benimdir. bir aydır bugünü bekliyorum. sözlük sözlük indirim kovalıyorum burda indirim var dediler ne varsa aldık kardeşim var da harcıyoruz yani.*
devamını gör...
erken kalkacağını bile bile uyumamak
deliliktir.
ertesi gün etrafta ruh gibi dolaşacağını, gözlerinin kızaracağını, hayattan ×2 kat nefret edeceğini biliyorsun. neden uyumuyorsun güzel kardeşim, değil mi?
ya da hadi bir gün yaptın diyelim bu hatayı. ertesi gün aynı şeyleri yaşayacağını bile bile neden hâlâ o güzel gözlerini kapatıp derin bir uykunun kollarına bırakmıyorsun kendini?
cidden anlamıyorum.
bu arada bunları kendime söyledim, üstünüze alınmayınızdır.*
ertesi gün etrafta ruh gibi dolaşacağını, gözlerinin kızaracağını, hayattan ×2 kat nefret edeceğini biliyorsun. neden uyumuyorsun güzel kardeşim, değil mi?
ya da hadi bir gün yaptın diyelim bu hatayı. ertesi gün aynı şeyleri yaşayacağını bile bile neden hâlâ o güzel gözlerini kapatıp derin bir uykunun kollarına bırakmıyorsun kendini?
cidden anlamıyorum.
bu arada bunları kendime söyledim, üstünüze alınmayınızdır.*
devamını gör...
tasavvuf
islam'dan sonra şekillenmeye başlayan, kaynak olarak kur'an ve hadisleri temel alan, kulluk bilinci, ibadetlerle inancı güçlendirme gibi amaçları olan sade giyimi ve gösterişsiz yaşamı öğütleyen bir düşünce ve yaşayış biçimidir. zamanla tarihi gelişmelerle farklı yorumlar oluşmuş, farklı kural ve ibadet şekilleri gözlenmiştir.
devamını gör...
ukdelerini kendi dolduran yazar
bazen fark etmeden gerçekleştirdiğim eylem. ukde bırakmış olduğum başlığa benim entry girdiğimin bildirimini alınca kafa bir tuhaf oluyor.
devamını gör...
ölünce ne olacak sorunsalı
ilk olarak ölümden sonrası bir hiçlik, insanın bilincini kaybetmesi ise insanın ölümden korkması için bir neden yoktur. çünkü bilincini kaybettiği için hiçbir şeyin farkında olmayacaktır. ikinci olarak eğer ölümden sonra insanı başka bir hayat bekliyorsa, bu durumda ölümden korkmanın anlamı yoktur. çünkü, iyi bir insana ne hayatta ne de öldükten sonra hiçbir kötülük gelmez. onu ve onun gibileri tanrılar daima korur.
platon-sokrates'in savunması
platon-sokrates'in savunması
devamını gör...
ben üşüyorum deyip sınıfta klimayı açtırmayan kız
klimalı sınıf mı olur diye sorgulamama sebep olan başlık.
devamını gör...
anonim yazar
artılarını esirgemezdi rahmetli. bekliyoruz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
gideceğim demedin, çektin ve gittin
ağır kapıları kapadım üzerine
kilitledim en az on defa, gelirsen açmayayım diye
anahtarı aldım sonra, fırlattım balkondan
gönlümün duvarlarına kilitedim kendimi
saatler geçti, dakikalar bitti, zaman yitirdi kendisini
beynimi tırmalayan tiktaklar eşliğinde
sonsuz kez bekledim gelmeni
güya hiç affetmeyecektim seni
oysa iki üç kelime ve birkaç güzel şiir
yetecekti unutmama her şeyi
bekledim, bekledim bekledim
ne sen geldin ne ben vazgeçtim...
sonra bir kuş geldi bulutların üzerinden
kulağıma fısıldadı gelmeyeceğini
nedense beynime inanmayan kalbim
o küçük kuşa inanmak istedi
ben seni affettim ve unuttum gitti
unuttum gitti...
günler, aylar yıllar geçti, belki
bilmiyorum, hatırlamıyorum da gerçi
bir gün küçük kuşu beklerken geldi biri
çaldı çaldı kapıyı, kim o dedim, gitti.
pencereden baktım, karşımda senin bedenin
heyecandan tutuldu dilim ve ellerim
tek bir şey istedim, küçük bir özür ve sesinden birkaç şiir
duydun sesimi, durdun birkaç saniye
ve yine arkana bile dönmeden geçtin gittin.
benim kapım kilitli ve senin bencil sözlerin
paramparça etti benliğimi
pencereden gökyüzüne bakarken
yine o küçük kuş çıktı geldi...
ağır kapıları kapadım üzerine
kilitledim en az on defa, gelirsen açmayayım diye
anahtarı aldım sonra, fırlattım balkondan
gönlümün duvarlarına kilitedim kendimi
saatler geçti, dakikalar bitti, zaman yitirdi kendisini
beynimi tırmalayan tiktaklar eşliğinde
sonsuz kez bekledim gelmeni
güya hiç affetmeyecektim seni
oysa iki üç kelime ve birkaç güzel şiir
yetecekti unutmama her şeyi
bekledim, bekledim bekledim
ne sen geldin ne ben vazgeçtim...
sonra bir kuş geldi bulutların üzerinden
kulağıma fısıldadı gelmeyeceğini
nedense beynime inanmayan kalbim
o küçük kuşa inanmak istedi
ben seni affettim ve unuttum gitti
unuttum gitti...
günler, aylar yıllar geçti, belki
bilmiyorum, hatırlamıyorum da gerçi
bir gün küçük kuşu beklerken geldi biri
çaldı çaldı kapıyı, kim o dedim, gitti.
pencereden baktım, karşımda senin bedenin
heyecandan tutuldu dilim ve ellerim
tek bir şey istedim, küçük bir özür ve sesinden birkaç şiir
duydun sesimi, durdun birkaç saniye
ve yine arkana bile dönmeden geçtin gittin.
benim kapım kilitli ve senin bencil sözlerin
paramparça etti benliğimi
pencereden gökyüzüne bakarken
yine o küçük kuş çıktı geldi...
devamını gör...
varlığım türk varlığına armağan olsun
özlediğim yemin.
devamını gör...
en son alınan iltifat
saçlarımın bir kısmını pembe yaptığım dönem durakta beklerken önümden geçen tatlı bir hanımefendinin yüksek sesle “saçların çook güzel olmuş.” demesi. hiç tanımadığımız insanların böyle samimi iltifat etmesi çok hoşuma gidiyor.
devamını gör...
gereksiz gergin
üzümlü kek mevzusunu ilk kez öğrendim. ben tek bir cedric tanıyorum. o da çiçeği burnunda, narin mi narin, tatlı mı tatlı bir sözlük yazarı olduğu.
devamını gör...
yeni nesil kadınların maharetli oldukları konular
bu tür başlıklar açmıyor olmaları mesela?
devamını gör...
sevişmek istenen ünlüler
yav ben ünlülere o gözle bakamıyorum neden acaba?
düşündüm düşündüm düşündüm bulamadım. içime içime ağladım siz nasıl şaapıyorsunuz öyle? ühüüüü.
düşündüm düşündüm düşündüm bulamadım. içime içime ağladım siz nasıl şaapıyorsunuz öyle? ühüüüü.
devamını gör...



