toplumda, finansal hizmetlere erişim kolaylığını ifade etmek için kullanılan bir terimdir. özel kesime kullandırılan kredilerin, mevduatların veya kısa vadeli mali yükümlülüklerin milli gelire oranı ölçütüne dayalı olarak hesaplanmaktadır.
devamını gör...

konya civarında "nişleyivirin?" maraş civarinda "nootiinn?" trakya'da "napiyon bea", ege de "napıp durun?" ,karadeniz de "napaysun?" şeklinde sorulan sorudur.
devamını gör...

bir franz kafka kitabıdır.

kafka benim kurtarıcım. hayatımın seyrini değiştiren yazar. koruyucu azizimle tanışma hikayemiz tam 20 yıl öncesine dayanıyor. ankara ayazında hem kitapların hem de kitabevinin sıcaklığına sığınmak için imge kitabevine girdiğimde gri paltolarıyla beni bekleyen kafka ciltleri ile karşılaştım ve içim ısındı. hemen bütün kitaplarını aldım ve üst katta yalnız ve yorgun bir şekilde elindeki sıcak çayla beni bekleyen kitapça’ya çıktım. orda bambaşka biri ile daha tanıştım. çok kısa bir süre önce aramızdan ayrılan ve bu kitabı dilimize çevirmiş olan kamuran şipal ki benim için o da bir kafka’dır. kitapları karıştırmaya başladım ve bütün kitapları tek tek inceledim. sonra eve gittim ve okumaya başladım.

işte o okumaya başladığım kitaplardan biri dava idi. dava, ortada belirsiz bir suç varken hatta belki de bir suç bile yokken yargılama ve cezayı anlatan bir kitaptı. jozef k. o kadar emindir ki bir suç işlediğine yargılanmak ve ceza almak için can atmaktadır. büyüleyici bir yapıt olduğuna emin olarak bitirdim kitabı ama içimde bir kurt vardı, muhtemel bir kitap kurdu. bu hikayenin altında başka bir hikaye olabileceğini düşünüp araştırmaya başladım. ve haklı çıktım.

kafka nişanlısıyla mektuplaşırken bir yandan da nişanlısının en yakın arkadaşı ile mektuplaşmaktadır. yani benim azizim o kadar da aziz değildir. bir gün odasını kapısı çalınır ve içeri nişanlısı ve nişanlısını en yakın arkadaşı birlikte girerler. kafka suçun farkındadır ve cezayı bekler. ceza nişan yüzüğünün atılmasıdır. belki kafka’nın bu hikayeyi yeniden anlattığını bilirseniz kitabı daha büyük bir keyifle okursunuz.
devamını gör...

mahlasını aylarca yanlış okuduğum ve yazdığım, canım yayıncı.
yeni yayın döneninin başlaması adeta mutluluk sebebi. *
devamını gör...

yıllar yıllar önceydi. 64 model bir tosbaa almıştım. yeni alt takım yapılmış, boyanmış vs şirin mi şirindi. bir ay kadar sonra arkadaşlarla doluştuk içine tam 7 kişi. izmir'den kuşadası kadınlar denizine plaja gidicez. müzik ve 7 kafadan ses yolda güle oynaya gidiyoruz. hatta tosbaa'ya 7 kişi binice arka 4 ön kişi olmasından dolayı önde ortada oturan arkadaş otomatik vites görevini istemeden de olsa üstlenmiş oldu. 1 tmm 2 tmm 3 tmm, çek 2 'ye tmm 3 ' e at tmm lay lay lom gidiyoruz. selçuğu geçtik araba silkelemeye başladı. 4' ten 3'e çek tmm silkelemeye devam ediyor 2'ye çek hala silkeleniyor gaz veriyorum araba gaz yemiyor bir kaç yüz mt böyle debelenirken müziği kapattım, gelen sesler hiç normal değil hoop sağa çektim. motor stop etti. marş bas ı- ıhh yok. indik arabadan bir iki arkadaş ön kaputu açıp motor ararken ben arka kaputu açtım görünür de bişey yok kayışlar sağlam kabloların soketleri yerinde sıkı duruyor. derken dedik haraket yaptı herhalde (hava soğutmalı) biraz böyle soğusun. 5-10 dakika geçti bir daha marşa bastık yok, bir daha bir daha yok yok.
selçuk merkeze yaklaşık 1 km mesafedeyiz sanayi de merkeze çok yakın dedik sanayiye gidip bir usta bulalım.
şortlar terliklerle 3 arkadaş gittik sanayiye ilk gördüğümüz tamirciye daldık dedim araba yolda kaldı.

usta; araba ne ?
ben; tosbaa
usta; biz tosbaa ' ya bakmıyoruz sanayinin sonunda vosvos'cu var. ona gidin.

gittik vosvos'cuya "kolay gelsin hayırlı işler " bizim tosbaa yolda kaldı çalışmıyor.
vosvoscu; kaç model ?
ben; 64
vosvoscu; nerde kaldınız?
ben; yaklaşık 1km pamucak yolunda
vosvoscu; tmm dedi bir takım çantası aldı birde akü, kablo vs. kapının önündeki anadol kamyonete koydu atlayın dedi. ben önde 2 arkadaş kasa da gittik tosbaa' nın yanına. diğer 4 arkadaş yayılmış yol kenarındaki ağacın altına bizi görünce kalktılar.
usta baktı motora sonra geçti direksiyona kontak aç kapa vs. dedi ki bunun yağ lambası yanmıyor.

???

marşa bastı tık yok.

muhtemelen yağlama pompası mili kesti motor yağsız kalınca yatak sardı dedi vosvoscu. ister burada yaptırın isterseniz izmir'e götürün.
kaça patlar bu bize dedim. önce söküp bakmak lazım kafadan fiyat olmaz dedi vosvoscu.

mahallede lise arkadaşımın kuzeni 1. sanayide çalışıyordu çalıştığı yerin yanında da bir vosvoscu vardı. vosvoscu' ya dedim biz izmir'e götürelim en iyisi, borcumuz ne ?
vosvoscu; at bişey dedi.
20 bin lira verdim gitti. (paradan altı sıfır atılmamıştı 20 bin lira o zaman çok delikanlı paraydı bir paket yerli sigara 900 lira 1000 lira civarıydı)
kaldık 7 arkadaş ve tosbaa başbaşa. napıcaz şimdi dedim. arkadaşlardan birinin abisi nakliyecilik yapıyordu. dedi abimi arayalım çekelim arabayı izmir'e sanayiye. süper.
bu sefer onlar 2 kişi düştüler yola merkezde telefon klübesinden telefon etmek için.
biz 5 kişi attık kendimizi ağacın altındaki gölgeye, yattım otların üzerine yılanbalığının boyunu hesaplıyorum. ne kadar kaçtı acaba?

yarım saat sonra geldi elemanlar. abisinin işi varmış akşam üzeri anca gelebilirmiş. neyse çok parlak bir durum olmasa da en azından gelecek. evden çıkışımızdan beri 4 saat geçti karnımız acıktı neyse yanımızda nevale var biraz. çantaları döktük ortaya yedik içtik mayıştık içeceklerde bitti, hava sıcak ortalık yanıyor. koyunlar gibi gölgenin altındayız, azimutu takip ediyoruz. susuzluk artmaya başlayınca hadi kısa çöp çeken gitsin su alsın muhabbeti başladı. kibrit kutusundan çıkardık 7 kibrit birinin başını kopartıp koyduk kutuya. saklayıp karıştırdık, çektim bir çöp sağlam oh yırttım. ilâhi adalet iki turda hiç gitmeyen bir arkadaşa vurdu. ama başladı mızıklamaya ben yalnız gitmem vs vs mızık mızık. ne yapalım bir çıkartıp yeniden karıştırdık diğer talihli için. çektim bir çöp gene yırttım. kısa çöp bu sefer telefon etmeye giden arkadaşa refakat eden arkadaşa çıktı. mızık mızık ( burada mızık mızık yazan yerlere küfürün bini bi para diyerek doldurabilirsiniz).

azimutu takip ediyoruz artık gölgeler uzamaya başladı. saat 5 falan gözler hep yolda ha şimdi gelir ha geldi ha gelecek.
bu beklentiyle 1,5 saat daha geçti gözler yolda.
saat 6,5 gibi arkadaşın abisi geldi 5-10 dakika muhabbetten sonra bağladık tosbaa'yı kamyonetin arkasına neyse akü sağlam dörtlüler yanıyor müzik te açtık dönüyoruz izmir'e.
bu kez tosbaa da 3 kişi kamyonetin önde 2 kişi kasasında 3 kişi.

dur kalklarda 2 kere halat kopardık ama vardık izmir'e 1. sanayiye akşam saat 9 arkadaşın kuzeninin çalıştığı tamirhanenin önüne kapadık. kamyonetin kasasına doluşup mahalleye kahveye geldik. kahve ahalisisin tosbaa ya attığı laflar ve gülüşmelerden sonra çaylar bitince evlere dağıldık.

ertesi gün pazar, kahvede yine milyon tane tosbaa esprisine maruz bir gün geçirdikten sonra ptesi sabah düştüm yola sanayiye gittim. selam sabahtan sonra baktık tosbaa 'ya usta dedi motor sarmış.

kısa bir sessizlikten kaça çıkar dedim. usta iki gün önce sıfır motor yaptıkları tosbaa nın 7,5 milyona çıktığını söyledi. yutkundum, arabayı bir ay önce 22,5 milyona aldım dedim. vosvoscu usta bunların yan sanayisi yok parçalar ithal dedi.

7,5 milyon yok motor yaptırmak için ne yapıcaz şimdi. usta dedi bu haliyle 15 milyona satalım. biraz düşündükten sonra tamam dedim satalım. 2 gün sonra sattık tosbaa'yı. 1 aylık kiralama bedeli 7,5 milyon tl artı alım satım ruhsat masrafları cabası.

uzun lafın kısası patlak yağ lambası ampülünün bana verdiği zarar 7,5 milyon tl. benim yaşadığım motor kitlenmesi böyle bir hadisedir.

1 sene kadar arabasız kitlenmiştim.

edit; 20 bin lira verdim gitti. (paradan altı sıfır atılmamıştı 20 bin lira o zaman çok delikanlı paraydı bir paket yerli sigara 900 lira 1000 lira civarıydı)
20 lira yazmışım düzelttim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

saçma bir başlıktır. allah katında haşa "v.i.p" kul yoktur. diğer bazılarına oranla daha üstün olan kullar vardır. üstün olan kul da, "ben üstünüm" diyen değil, "ben acizim" diyendir.
devamını gör...

"hiiç öyle oturuyorum".

31 çekiyor
devamını gör...

burhan altıntop. neticede bir burhan altintop kolay yetişmiii
devamını gör...

uyku.
devamını gör...

bulduğum anda yatırım yapmak isteyeceğim köy evleridir. lakin hangi köydür bunlar nerededirler? neden benim misafir olduğum köy evlerinde wc dahi dışardaydı?
devamını gör...

fasiküller halinde biriktirip sonra ciltlettirmiştik.bu işlem yıllara yayıldığından bazı ödevler arkadaşların evlerindeki larousse’lardan yapılmıştı.
ana britannica evin başköşesindeydi, o zamanlar google işlevi görmekte merak edilen bilgiye kısaca da olsa ulaşılabilmekteydi.(bilgi sınırlı olunca merak da sınırlı oluyor,tabii).
internetin gelişiyle onlar ve onun gibiler de evimizden gitti.
kardeşimin ansiklopedilerin sırtlarını ezberleyip papağan gibi tekrarlaması hala beni güldürür.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

programın adını değiştirmeyi öneriyorum gomercan'la hüzün saati... akşama moralim düzelir de dinlemem inşallah. yoksa yine hüzünler şelale...

şakası bir yana iyi yayınlar şimdiden, gomercan. birgün de çiki çiki bi yayın yap yaa bak ricaaa ediyoruz senden... tüm sözlük bir olduk. bak, sesimizi duy artık. *
devamını gör...

bakın aklıma ne geldi.
biz bu hakimlerin ne giyeceğini falan tartışıyoruz ya, en iyisi biz bu hakimleri duruşmaya çıkmadan önce mumyalayalım tutankhamun gibi görevlerini öyle icra etsinler.

mevzuyu giysiye indirgerseniz işin içinden çıkamazsınız.
zaten işin içinden çıkamazsınız ya neyse!
devamını gör...

bunları nerede ögreniyorsunuz kardeşim. hayır biz de okuyan yazan insanız ama böyle net ifadeler kullanabileceğim bir bilgi birikimi oluşmadı hala bende. hakikaten nerede öğreniyorsunuz?
devamını gör...

dönüş yapacağım başlıktır.
devamını gör...

norveçli enfes bir sese sahip kadın sanatçıdan ilham alarak nickini oluşturduğunu düşündüğüm; oldukça güzel bir yeteneği olan yazarımızdır. oylama alışkanlığı edindiğini görmekteyim. daim olsun, artılar için teşekkür ediyorum.

(bkz: aurora aksnes)
devamını gör...

nasıl anlatsam...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

nereden başlasam...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

wellington - yeni zelanda.
devamını gör...

buna mı kırıldın diyen insanla aynı topluluğa üyelerdir.
(bkz: buna mı kırıldın diyen insanlar)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim