ülkemizde parayla satılıyor gibi davranılan tabir.
devamını gör...

olay örgüsünde bulunan bir kırılma anından ziyade her bölümünde yavaş yavaş çatlayan ve hanno'nun ölümü ile tamamen tuzla buz olan bir cam etkisi bırakan thomas mann eseri. mann oldukça genç yaşta yazmaya başlıyor bu yarı otobiyografik eseri. esasında yarı otobiyografik denmesinin sebebi eserde mann ailesinin köklü geçmişinin ve yaşantısının yansımaları olması ama birebir olduğunu da söylemek doğru sayılmaz. titizlikle işlenmiş karakterleri ile sakince okunup herhangi bir aksiyon beklemeden dönemi ve getirilerini anlamaya yönelik bir roman esasında buddenbrooks. burjuvazinin keskin bir yansıması ve kimine göre yıkılışı kimine göre başkalaşımının iyi birer örneği. türk edebiyatı'na kadar uzanan bir etkisi var eserin edebiyat dünyasında. sadece burjuvazinin başkalaşımı değil alman edebiyatının da değiştiği dönemlere denk geliyor eser. 1830'ların ortalarına ve 1870'lerin sonlarına doğru kronolojik bir biçimde ilerliyor bu yüzden bu döneme ilgi duyan insanlar için kaynak görevi görecek kadar iyi bir dönem tasviri var eserin ki zaman zaman daha eski dönemlere de ufak geri dönüşler yapılıyor. mekan tasvirleri, karakterlerin her birinin titizlik ile yazılması ve her karakterin kitabın sonundan başına burjuvazinin bir yönünü temsil etmesi o kadar genç yaşta bir yazar için üst düzey bir kabiliyetin ürünü. zaten oldukça temiz bir zaman akışı olduğu için karakterlerden başka bir şeye odaklanmaya izin vermiyor mann ve belki de bu yüzden zaten eser boyunca belirli bir kırılma anı yaşamaktansa bütünün çatırdamalarını duyuyoruz sadece.


"wußtest du nicht, daß man auch in einer kleinen stadt ein großer mann sein kann? daß man ein cäsar sein kann an einem mäßigen handelsplatz an der ostsee? freilich, dazu gehört ein wenig phantasie, ein wenig ıdealismus… und den besaßest du nicht, was du auch von dir selbst gedacht haben magst." (küçük bir kentte bile büyük bir adam olunabileceğini bilmiyor muydun? baltık denizi kıyısında sıradan bir ticaret firmasında da sezar olunabileceğini hiç düşünmedin mi? elbette bunun için biraz hayalgücü biraz da idealistlik gerekirdi... ne düşünürsen düşün, sen bunlara sahip değilsin.) p. 216


devamını gör...

insan kalabilmek.
devamını gör...

bir döneme damga vuran feridun düzağaç şarkısıdır.

diyelim ki hoş geldin
peki beni çok sevecek misin?
yoksa sen de her düş gibi çabucak kırılıp dökülür müsün gözlerimden?


devamını gör...

oldukça kaliteli ev eşyaları olan alman menşeili bir markadır.

lakin eşyaları kaliteli olduğu için fiyatları da biraz tuzludur.
devamını gör...

anne ve babalarının düğün fotoğraflarına yada videolarına bakarken "beni neden goturmediniz" diyip ağlayanı biliyorum.
devamını gör...

yavşak bit yavrusu demek çünkü.
devamını gör...

benimdir.
doğru yazamam hiçbir zaman da öğrenmeye çalışmadım.
kafama göre yazdım geçtim doğru oldu veya olmadı bilmiyorum umurumda değil.
en ağır küfürleri en iğrenç hakaretleri kabul ediyorum çünkü doğru yazamıyorum.
keşke kayıt olurken test yapsalar da doğru yazamayan elemanlar benim gibiler içeri alınmasa.
devamını gör...


bütün iyi kitapların sonunda
bütün gündüzlerin,
bütün gecelerin sonunda
meltemi senden esen
soluğu sende olan,
yeni bir başlangıç vardır.

edip cansever - umuş.
devamını gör...

geçmişte sebep olunacak, ileriye yönelik sonuçları olan bir olayın gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkan ikilemi anlatan paradoks.

arkadaşlar özetlemiş: geçmişe gittim, dedemi öldürdüm. bu durumda ben nasıl hayatta olacağım ki geçmişe gidip dedemi öldürebileyim?

paradoksun aranan olası çözümü, çoklu evrenler ve zaman dallanması gibi hipotezlerde bulunur. buna göre geriye gidip dedenizi öldürdüğünüzde zaman boyutunda bir dallanma meydana getirirsiniz ve alternatif bir gerçeklik ortaya çıkar. o gerçeklikle dedeniz de siz de var olmak zorunda değilsiniz. yahut gittiğiniz geçmiş, dedenizin paralel bir evrendeki kopya hayatının olduğu bir geçmiştir ve orada yapacağınız herhangi bir işlem sizi etkilemez. ancak dedenizin hayatını etkiler.

bu arada zaman makinesinin var olup olmaması konusu, paradoksu pek de boşa çıkarmaz. zira bu da birçok teorik fizik konusu gibi sadece bir düşünce deneyidir.
devamını gör...

bir seyahat planı yaparken para hesabı yapmak zorunda olmamak. ayakkabılar, çantalar falan kalabilirler durdukları vitrinde. şu an yaşadığım gibi yaşamaya devam edeyim ve istediğim zaman istediğim yere gidebileyim. bu kadar zor olmamalı yaa.

(bkz: dolar olmuş bilmem kaç)
devamını gör...

gömleğin altına renkli kazak giymek. iyi ki bitti.
devamını gör...

görünce kendisi aklıma geldiği için bugünün karikatürünü sevgili ateist kaplumbağa'ya ithaf etmek istiyorum.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir şey yapmam.
çünkü yoldaş akıllı adam
yenileceği dövüşe girmez.
yannındaki kızları sakinleştiririm.
devamını gör...

ponulu korno

- eyyyy moderatörler ne yaptınız bu adama ?
devamını gör...

sadece piyano ve keman eşliğinde olanlar peki. söz yok, şiir yok. ancak kulaklığı takarsın ve sana bir sürü duygu yaşatır.
itzhak perlman-tango
amelie*
devamını gör...

sabit bir gözlemci'ye göre uzaklaşan veya yakınlaşan cisim'lerin titreşimleri farklı olmaktadır.
devamını gör...

bu kız- son feci bisiklet
devamını gör...

güzelleşmişsin.. eskiden çirkin miydim diye düşündürür.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim