kahreden kurşun (1983)
yönetmenliğini aykut düz’ün yaptığı ama filmi yarıda bıraktığı içim yapımcı hüsnü çetiner’in tamamladığı filmdir.
aynı isimde bir yılmaz güney filmi de varmış ama bu filmin başrol oyucusu bulut aras. 1983 yapımı film iki düşman kardeşin hikayesi.

filmi iyi bir film değil; çekimler kötü, olay örgüsü ağır aksak ilerliyor, oyunculuklar vasat ama benim için önemli bir film çünkü çok çok küçük bir yaşta izlediğim ve ne anladıysam artık son sahnesinde ağladığım filmdir. hatta ilkokul yıllarında bir dönem en sevdiğim filmdi. muhtemelen benden başka kimse de izlememiştir filmi.
eskiden yaşanan bir olay yüzünden araları açılan iki kardeşten biri ayrıldığı memleketine geri döner. kardeşi bu şehirde jandarmadır. aralarındaki gerginlik sürerken yıllar önce büyük kardeş cemil’in baltayla sakat bıraktığı para babası adam vurulur cemil’in yanında, cemil adamı vuran kişiyi kovalar ki karda kışta uzun uzun bu sahneleri izleriz. nedense bu esnada suç da cemil’e kalır. tabii ki cemil’in peşine düşen küçük kardeşi olan jandarmadır.
filmde uzun bir sevişme sahnesi var nazan saatçi ile bulut aras’ın ama neden var anlamadım. yönetmen filmi yarıda bırakmış. yadigar ejder çekimler esnasında kalp krizi geçirmiş. nazan saatçi filmi çekerken kör olmuş. tam bir anlamsızlıklar komedisi.

yine de son sahneden o kadar etkilenmiştim ki çocuk aklımla yıllardır aklımdan çıkmaz o sahne. nereden aklıma geldi bilmiyorum ama iyi ki de gelmiş.
film izlenecek bir film değil ama merak ederseniz youtube’da mevcut.
aynı isimde bir yılmaz güney filmi de varmış ama bu filmin başrol oyucusu bulut aras. 1983 yapımı film iki düşman kardeşin hikayesi.

filmi iyi bir film değil; çekimler kötü, olay örgüsü ağır aksak ilerliyor, oyunculuklar vasat ama benim için önemli bir film çünkü çok çok küçük bir yaşta izlediğim ve ne anladıysam artık son sahnesinde ağladığım filmdir. hatta ilkokul yıllarında bir dönem en sevdiğim filmdi. muhtemelen benden başka kimse de izlememiştir filmi.
eskiden yaşanan bir olay yüzünden araları açılan iki kardeşten biri ayrıldığı memleketine geri döner. kardeşi bu şehirde jandarmadır. aralarındaki gerginlik sürerken yıllar önce büyük kardeş cemil’in baltayla sakat bıraktığı para babası adam vurulur cemil’in yanında, cemil adamı vuran kişiyi kovalar ki karda kışta uzun uzun bu sahneleri izleriz. nedense bu esnada suç da cemil’e kalır. tabii ki cemil’in peşine düşen küçük kardeşi olan jandarmadır.
filmde uzun bir sevişme sahnesi var nazan saatçi ile bulut aras’ın ama neden var anlamadım. yönetmen filmi yarıda bırakmış. yadigar ejder çekimler esnasında kalp krizi geçirmiş. nazan saatçi filmi çekerken kör olmuş. tam bir anlamsızlıklar komedisi.

yine de son sahneden o kadar etkilenmiştim ki çocuk aklımla yıllardır aklımdan çıkmaz o sahne. nereden aklıma geldi bilmiyorum ama iyi ki de gelmiş.
film izlenecek bir film değil ama merak ederseniz youtube’da mevcut.
devamını gör...
yaş ve karakter ilişkisi
gerçekten bir insan 7'sinde neyse 70'inde de o mudur? işbu tanım, bunu tartışmak üzere girilmektedir.
evet. yaşlanmanın getirdiği çeşitli fiziksel değişiklikleri hepimiz biliyoruz.* peki yaş almanın psikoloji üzerine etkisi nasıl oluyor? yapılan uzun süreli araştırmalar yaş alındıkça daha az nevrotik, daha vicdanlı ve daha komik olduğumuzu göstermiş.*
araştırmalar, insanın özünün aynı kaldığını ama karakterinde duygusal bir değişim görüldüğünü ortaya koymuş. yani eğer siz 8 yaşındayken nevrotik özellikler taşıyorsanız, 80 yaşında da diğer yaşıtlarınıza göre daha nevrotiksinizdir. lakin;
kişilik olgunlaşması denen evrensel bir durum var. bu olgunlaşma genetik özelliklere, sosyal baskılara ve evrimsel dönüşümlere göre şekilleniyor. yani insan her saniye değişim içinde. bu hem hücresel bazda hem de bilişsel bazda böyle. bizler aslında 1 saniye önceki biz değiliz. ben mesela 10 saniye önceki halimden daha lanetli gibiyim.*
kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkabilmek için sürekli değişim gösteriyor.* tecrübe dediğimiz kavram da buradan çıkıyor olabilir. yaşlanmanın bilincinde olmak, belki de kendimizi daha güzel yönde şekillendirmemiz için bir fırsat olabilir.
evet. yaşlanmanın getirdiği çeşitli fiziksel değişiklikleri hepimiz biliyoruz.* peki yaş almanın psikoloji üzerine etkisi nasıl oluyor? yapılan uzun süreli araştırmalar yaş alındıkça daha az nevrotik, daha vicdanlı ve daha komik olduğumuzu göstermiş.*
araştırmalar, insanın özünün aynı kaldığını ama karakterinde duygusal bir değişim görüldüğünü ortaya koymuş. yani eğer siz 8 yaşındayken nevrotik özellikler taşıyorsanız, 80 yaşında da diğer yaşıtlarınıza göre daha nevrotiksinizdir. lakin;
kişilik olgunlaşması denen evrensel bir durum var. bu olgunlaşma genetik özelliklere, sosyal baskılara ve evrimsel dönüşümlere göre şekilleniyor. yani insan her saniye değişim içinde. bu hem hücresel bazda hem de bilişsel bazda böyle. bizler aslında 1 saniye önceki biz değiliz. ben mesela 10 saniye önceki halimden daha lanetli gibiyim.*
kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkabilmek için sürekli değişim gösteriyor.* tecrübe dediğimiz kavram da buradan çıkıyor olabilir. yaşlanmanın bilincinde olmak, belki de kendimizi daha güzel yönde şekillendirmemiz için bir fırsat olabilir.
devamını gör...
cezve
sadece kahve pişirmek için değil su kaynatmak veya çay demlemek için de kullanılan mutfak eşyasıdır.
hakiki bakır olanı makbuldür.
hakiki bakır olanı makbuldür.
devamını gör...
hülya avşar'ın rol arkadaşını hastanelik etmesi
(bkz: bu bana biraz abartı geldi)
devamını gör...
sahilde yürüyüş yapmak
okula gidip gelirken bağdat caddesi göztepe sahilinden bostancıya kadar hemen hemen her gün yaptığım yürüyüştür.
kafayı açar ve çok yararlıdır.
kafayı açar ve çok yararlıdır.
devamını gör...
kendini gerçekleştiren kehanet
bir olay, kişi ya da kişinin yapacağı bir eylem.. düşünüyorsanız ve başınıza geliyorsa, işte o, kendini gerçekleştiren kehanettir. düşünmemeye, geçiştirmeye çalıştığınız vakit, kendiliğinden yok olur.
devamını gör...
ateist kaplumbağa
tanımlarını okudum.
şaşırdım, şaşkınlıktan hala ağzım açık.
nasıl birisi bu yazar yahu demekten kendimi alamadım.
işin garibi ateist kaplumbağayla kıyaslayınca ; kendimi sümüklü böcek gibi hissettim.
sanki karşımda aziz nesin var.
kendileri bir kaç kitap yazmış olabilirde. yazdıysa ve bastırdıysada hiç şaşırmam.
karşımda gerçek bir yazar var.
daha önce gerçek bir yazarla tanışmamıştım. tanıştığımıza memnun oldum efendim.
betimlemeleri harika, esprili, hayal gücü çok geniş, zeki, akıllı, bilgili, had safhada entel, sosyolog,...
birde üşenmeden uzun uzun betimlemeler ve retro anlatımları ve tanımlarıyla okuyanı sürüklüyor.
sanki zembereği yayından boşalmış gibi.
içindekileri yazılarıyla boşaltmak için yaşıyor ; yazmak için yakaladığı hiç bir fırsatı kaçırmıyor.
kafa sözlük için kendisini paralıyor, hayatını kafa sözlüğe adamış.
sosyal bir insan, tavla turnuvası, dergi, radyo...
hadi anladık zeki birisi...
bu kadar vakti nereden buluyor.
uyumuyormu...
birde şahsı ile ilgili tespitlerim var.
doğrudur veya yanlıştır.
benim fikrim beni ilgilendirir.
toplumun seviyesizliğinden hoşnut değil.
uzlaşamadığı, barışamadığı bir toplum içinde yaşamaya mahkum olduğu için yalnızlık hissediyor.
eğitmek için çok fazla gayret sarfediyor.
bazende demoklesin kılıcı gibi insanların üzerinde sallandığı anlar oluyor.
allah ateist kaplumbağa yazarımıza performansı için yeterli güç, kuvvet versin.
yolun açık olsun ateist kaplumbağa.
sayın yazar ; senin nick altında ; ''allah'' kelimesini kullandık ; ateist ve allah kelimeleri yanyana ne kadar yakışır bilmiyorum ; nede olsa benim alışkanlığım.
şaşırdım, şaşkınlıktan hala ağzım açık.
nasıl birisi bu yazar yahu demekten kendimi alamadım.
işin garibi ateist kaplumbağayla kıyaslayınca ; kendimi sümüklü böcek gibi hissettim.
sanki karşımda aziz nesin var.
kendileri bir kaç kitap yazmış olabilirde. yazdıysa ve bastırdıysada hiç şaşırmam.
karşımda gerçek bir yazar var.
daha önce gerçek bir yazarla tanışmamıştım. tanıştığımıza memnun oldum efendim.
betimlemeleri harika, esprili, hayal gücü çok geniş, zeki, akıllı, bilgili, had safhada entel, sosyolog,...
birde üşenmeden uzun uzun betimlemeler ve retro anlatımları ve tanımlarıyla okuyanı sürüklüyor.
sanki zembereği yayından boşalmış gibi.
içindekileri yazılarıyla boşaltmak için yaşıyor ; yazmak için yakaladığı hiç bir fırsatı kaçırmıyor.
kafa sözlük için kendisini paralıyor, hayatını kafa sözlüğe adamış.
sosyal bir insan, tavla turnuvası, dergi, radyo...
hadi anladık zeki birisi...
bu kadar vakti nereden buluyor.
uyumuyormu...
birde şahsı ile ilgili tespitlerim var.
doğrudur veya yanlıştır.
benim fikrim beni ilgilendirir.
toplumun seviyesizliğinden hoşnut değil.
uzlaşamadığı, barışamadığı bir toplum içinde yaşamaya mahkum olduğu için yalnızlık hissediyor.
eğitmek için çok fazla gayret sarfediyor.
bazende demoklesin kılıcı gibi insanların üzerinde sallandığı anlar oluyor.
allah ateist kaplumbağa yazarımıza performansı için yeterli güç, kuvvet versin.
yolun açık olsun ateist kaplumbağa.
sayın yazar ; senin nick altında ; ''allah'' kelimesini kullandık ; ateist ve allah kelimeleri yanyana ne kadar yakışır bilmiyorum ; nede olsa benim alışkanlığım.
devamını gör...
yazarların kendilerini teselli etmek için kullandığı cümleler
"sen kötü bir insan değilsin, onlar seni önemsememeyi hatta kırmayı varsın hak bilsinler. düşünme ve yoluna bak; daha yaşanacak anlar, görülecek yerler ve konuşulacak insanlar var."
devamını gör...
yazarlara göre iyiliğin tanımı
karşılık beklemeden yapılan her türlü erdemli davranış, hoş sohbet ve yardımdır.
bu nesil karşılıksız bir şeyler yapmayı unutalı çok oldu ne yazık ki... işte samimiyetimiz, saflığımız o an bozuldu.
bu nesil karşılıksız bir şeyler yapmayı unutalı çok oldu ne yazık ki... işte samimiyetimiz, saflığımız o an bozuldu.
devamını gör...
zincire vurulmuş prometheus
yunan tragedyasıdır.
yunan tanrıları insanları sadece onlara muhtaç olduğunda severdi. prometheus ise adildi. ateşi insanlara hediye etti. sonuçta zeus tarafından zalim bir cezaya çarptırılsa da zeus tarafından yakalanmamış,bunu zeus'a kendisi bildirmiştir. iş bankası yayınlarındaki basımı goethe'nin şu dizeleriyle biter:
karart göklerini zeus,
duman duman bulutlarla;
diken başlarını yolan çocuk gibi de
oyna meşelerin, dağların doruklarıyla.
ama benim dünyama dokunamazsın,
ne senin yapmadığın kulübeme
ne de ateşini kıskandığın ocağıma.
...
yunan tanrıları insanları sadece onlara muhtaç olduğunda severdi. prometheus ise adildi. ateşi insanlara hediye etti. sonuçta zeus tarafından zalim bir cezaya çarptırılsa da zeus tarafından yakalanmamış,bunu zeus'a kendisi bildirmiştir. iş bankası yayınlarındaki basımı goethe'nin şu dizeleriyle biter:
karart göklerini zeus,
duman duman bulutlarla;
diken başlarını yolan çocuk gibi de
oyna meşelerin, dağların doruklarıyla.
ama benim dünyama dokunamazsın,
ne senin yapmadığın kulübeme
ne de ateşini kıskandığın ocağıma.
...
devamını gör...
1 ocak 2021 doğalgaz ve elektrik zammı
doğalgaza 1%, elektriğe 6%zam geldi.
kaynak
kaynak
devamını gör...
allah sadist midir sorunsalı
herkesin tanrı'sı kendine benzer.
devamını gör...
lord voldemort
burnu merdiven altı estetikçiden çıkma gibi görünen kötü büyücüdür. estetik düşünen birçok kişi kendi burnu da bu hale gelir de korkudan uzak durmaktadır. sonrasında mağdur olup böyle bir burunla show habere çıkmak gerçekten korkunç bir ihtimaldir.
devamını gör...
dahi olan insanların melankolik olması
"baylar, yemin ederim ki, her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır; gerçek, tam manasıyla bir hastalık."
yeraltından notlar
dostoyevski
yeraltından notlar
dostoyevski
devamını gör...
normal sözlük vs ekşi sözlük
star wars hayranı olarak örneği oradan vereyim.
imparatorluk: ekşi
isyancılar: kafa
imparatorluk nicelik olarak fazla, nitelik olarak içi boş askerler ile (bkz: stormtrooper) doluyken; isyancılar sayıca az olup, nitelik anlamında galip gelen taraftır.
imparatorluk: ekşi
isyancılar: kafa
imparatorluk nicelik olarak fazla, nitelik olarak içi boş askerler ile (bkz: stormtrooper) doluyken; isyancılar sayıca az olup, nitelik anlamında galip gelen taraftır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
yaşananların hepsi kudretli duyguların sahibiydi
değerler, sevgiler ve en önemlisi aşkı getirirdi
yağmurlu bir havada çatısı kırık bir oda da yaşanmış
aşkın, aziz varlığa dair yaklaşımı. onu bana sevdirirdi.
saçlarından akan hüzünlü yağmur damlaları, yüreğime akardı,
delirtirdi o geç kalan vapurların sesleri, haydarpaşanın heybeti.
istiklal'de yaşanır derler vaktin en değerlisi, sevgili dostlarım.
ben göremedim ya da görüyorum cinsinden bir yanılgıya sahiptim.
görmek ya da görmemek, farketmek ya da gizlemek. hepsi ama hepsi,
belki de sevmeyi gerektirir ama yetmeden; hissettirerek sevmeyi.
fakat hiçbir şey yarım kalmamalı, bölünebilmeli ama yarım kalmamalı.
beylik ifadelere gerek kalmadan, tamamlamayı bilmeli. aşk'a yaklaşmalı.
gözden, gönülden ve vücudun her yerinden gitmeden; sevmeyi bilmeli.
benim kalemimden, sarı saçlı, yeşil gözlü sevgilime.
değerler, sevgiler ve en önemlisi aşkı getirirdi
yağmurlu bir havada çatısı kırık bir oda da yaşanmış
aşkın, aziz varlığa dair yaklaşımı. onu bana sevdirirdi.
saçlarından akan hüzünlü yağmur damlaları, yüreğime akardı,
delirtirdi o geç kalan vapurların sesleri, haydarpaşanın heybeti.
istiklal'de yaşanır derler vaktin en değerlisi, sevgili dostlarım.
ben göremedim ya da görüyorum cinsinden bir yanılgıya sahiptim.
görmek ya da görmemek, farketmek ya da gizlemek. hepsi ama hepsi,
belki de sevmeyi gerektirir ama yetmeden; hissettirerek sevmeyi.
fakat hiçbir şey yarım kalmamalı, bölünebilmeli ama yarım kalmamalı.
beylik ifadelere gerek kalmadan, tamamlamayı bilmeli. aşk'a yaklaşmalı.
gözden, gönülden ve vücudun her yerinden gitmeden; sevmeyi bilmeli.
benim kalemimden, sarı saçlı, yeşil gözlü sevgilime.
devamını gör...
kitap okuma aşkını kazandıran kitabın ismi
kitap okuma alışkanlığı öyle bir kitapla kazanılan bir şey değildir. alışkanlık sayılması için birden fazla kitapla bağ kurulur. benim için alışkanlık yapan kitaplar serenad, olasılıksız, empati, aklından bir sayı tut.
devamını gör...
meriç deyince akla gelen ilk şey
hafif afilli bir erkek ismi.
ama daha çok mini sıfat olarak kullanılıyor.
(bkz: önce başlığa bakarım başlık mı diye sonra yazara bakarım ermolettin mi diye)
ama daha çok mini sıfat olarak kullanılıyor.
(bkz: önce başlığa bakarım başlık mı diye sonra yazara bakarım ermolettin mi diye)
devamını gör...
aşk yeniden
mekan: bir araba. nereye gittiğini hatırlamıyorum.
zaman: gece saatleri. 2 gibi sanırım. her yer karanlık dolayısıyla.
radyoda bu şarkı çalıyor. ben yarı uyanık bunu dinliyorum. çok hoşuma gidiyor.
bir iki yıl sonra kafama dank ediyor, aklımda kalan sözleri google amcaya soruyorum ve şarkının ismini öğreniyorum. güzel şarkıdır vesselam.
zaman: gece saatleri. 2 gibi sanırım. her yer karanlık dolayısıyla.
radyoda bu şarkı çalıyor. ben yarı uyanık bunu dinliyorum. çok hoşuma gidiyor.
bir iki yıl sonra kafama dank ediyor, aklımda kalan sözleri google amcaya soruyorum ve şarkının ismini öğreniyorum. güzel şarkıdır vesselam.
devamını gör...
güne kötü başlatan şeyler
uykusuzluk.
devamını gör...