yazarların itiraf köşesi
bugün bir arkadaşımın açık öğretim sınavına onun yerine girdim. biliyorum yapmamam gerekirdi, doğru değildi ama çok ısrar edince dayanamadım ve bilgilerim de henüz taze olduğu için kendimi denemek istedim. her neyse. matematik, fizik, biyoloji gibi sayısal olan dersleri bir şekilde çözdüm ama coğrafyaya gelince çok zorlandım. aöl sitesinden çıkıp google'da aratmayı denedim soruları. siteye geri döndüğümde ekranda kocaman bir "sınavınız iptal edilmiştir" ibaresi yer alıyordu. sonrasında çok denedim ama sınava yeniden başlayamadım. muhtemelen coğrafya geçersiz sayılacak ve sınav notu sıfır olacak.
az önce de aradı sınavı bitirip bitirmediğimi sordu. bugün son günmüş sanırım. bitirdim dedim ve coğrafyayı o hâle getirdiğimi söyleyemedim. gerginlik yaratmak istemedim. muhtemelen çok kızardı. sınav sonuçları açıklandığında kızmayacak sanki. of bilemiyorum sözlük.
az önce de aradı sınavı bitirip bitirmediğimi sordu. bugün son günmüş sanırım. bitirdim dedim ve coğrafyayı o hâle getirdiğimi söyleyemedim. gerginlik yaratmak istemedim. muhtemelen çok kızardı. sınav sonuçları açıklandığında kızmayacak sanki. of bilemiyorum sözlük.
devamını gör...
başak burcu kadını
ön edit: benden önce biri doldurmuş tüh *.
vay be bir burç başlığının ilk yazarı olmak da varmış hayatta. hayattaki başarı seviyem buradan görülebilir. neyse efendim gelin tanıtayım size bu kadını.
öncelikle başak burcu erkeğinde yazdığım yazı bunlar için de geçerlidir. evet gerçekten takıntılı, psikopat ve ruh hastasıdır. aksini söyleyen yalan söylüyordur. bir tane normali yoktur.
diğer bir noktaları kişiye göre değişir. sandığınız kadar temizlik hastası değiller efendim. içlerinde pasaklı olanları da vardır. ama hepsi titizdir. bir işi yapacaksa tam yapacaktır.
mükemmeliyetçidir ve bu yüzden hasta bile olabilir.
hepsi hastalık hastası değildir. içlerinde bu konuyu aşmış olanları da vardır ya da doğuştan takmayanları.
kesinlikle detaycıdırlar. bu sebeple bütünü görmek onlar için zordur.
kişisine göre değişir ama eleştirmeyi çok severken eleştiriye gelemez. dediğim gibi ikincisi kişiye göre değişir.
tutumludur derler evet olanları vardır.
çok iyi araştırmacı olurlar.
aynı zamanda duygusaldırlar ancak size bunu göstermezler asla. ketumluk burada başlıyor. soğuk rüzgarları hissettiyseniz biraz uzak durun. her şeyi içlerinde yaşarlar.
idealist insandırlar ve doğal kusur bulucudurlar.
asla mükemmel olduklarına inanmazlar hatta kendi haklarında iyi bir şey denildiğinde şaşırırlar. psikopatlar işte.
bir işi yarım yamalak yapacağım deseler de asla yarım yamalak yapmazlar. bir şekilde içgüdüsel olarak tam yapıyorlar.
şimdilik bu kadar gerisini de siz doldurun artık isterseniz.
vay be bir burç başlığının ilk yazarı olmak da varmış hayatta. hayattaki başarı seviyem buradan görülebilir. neyse efendim gelin tanıtayım size bu kadını.
öncelikle başak burcu erkeğinde yazdığım yazı bunlar için de geçerlidir. evet gerçekten takıntılı, psikopat ve ruh hastasıdır. aksini söyleyen yalan söylüyordur. bir tane normali yoktur.
diğer bir noktaları kişiye göre değişir. sandığınız kadar temizlik hastası değiller efendim. içlerinde pasaklı olanları da vardır. ama hepsi titizdir. bir işi yapacaksa tam yapacaktır.
mükemmeliyetçidir ve bu yüzden hasta bile olabilir.
hepsi hastalık hastası değildir. içlerinde bu konuyu aşmış olanları da vardır ya da doğuştan takmayanları.
kesinlikle detaycıdırlar. bu sebeple bütünü görmek onlar için zordur.
kişisine göre değişir ama eleştirmeyi çok severken eleştiriye gelemez. dediğim gibi ikincisi kişiye göre değişir.
tutumludur derler evet olanları vardır.
çok iyi araştırmacı olurlar.
aynı zamanda duygusaldırlar ancak size bunu göstermezler asla. ketumluk burada başlıyor. soğuk rüzgarları hissettiyseniz biraz uzak durun. her şeyi içlerinde yaşarlar.
idealist insandırlar ve doğal kusur bulucudurlar.
asla mükemmel olduklarına inanmazlar hatta kendi haklarında iyi bir şey denildiğinde şaşırırlar. psikopatlar işte.
bir işi yarım yamalak yapacağım deseler de asla yarım yamalak yapmazlar. bir şekilde içgüdüsel olarak tam yapıyorlar.
şimdilik bu kadar gerisini de siz doldurun artık isterseniz.
devamını gör...
değişik kelimeler ve anlamları
ihvan: arkadaş.
devamını gör...
vincent van gogh'un abartılmış bir ressam olması
oysa vincent'i abartmak için hiçbir sebep yoktu. nüfuzlu biri değildi. ne parası ne şöhreti ne de yalnızlığını paylaşacak dostları vardı. yaşamı boyunca eserlerini kimseye beğendirmeye çalışmadı.
"çoğu insanların gözünde neyim ben -değersizin biri ya da tuhaf, aykırı, hoşa gitmeyen bir adam- toplumda kendine bir yer bulamamış, yer bulamayacak bir yaratık, yani hiçten de daha aşağı bir şey."
kendini bir türlü yeterli görememenin acısını taşıyordu. yaşayabileceği en kötü şartlarda yaşadı. resim malzemelerini bile kardeşinin gönderdiği parayla alırdı. eserlerini o şartlarda ve o şartlara rağmen yaptı. iki binden fazla resmi olduğu hâlde günümüzde birkaçından haberdarız. bilmediklerimiz de kim bilir ne kadar abartılmayı hak ediyordu.
bazen bir resme baktığımda hangi ellerden çıktığını, hangi aklın ürünü olduğunu bilmek bile gözümdeki değerini artırıyor. vincent için de böyle.
"çoğu insanların gözünde neyim ben -değersizin biri ya da tuhaf, aykırı, hoşa gitmeyen bir adam- toplumda kendine bir yer bulamamış, yer bulamayacak bir yaratık, yani hiçten de daha aşağı bir şey."
kendini bir türlü yeterli görememenin acısını taşıyordu. yaşayabileceği en kötü şartlarda yaşadı. resim malzemelerini bile kardeşinin gönderdiği parayla alırdı. eserlerini o şartlarda ve o şartlara rağmen yaptı. iki binden fazla resmi olduğu hâlde günümüzde birkaçından haberdarız. bilmediklerimiz de kim bilir ne kadar abartılmayı hak ediyordu.
bazen bir resme baktığımda hangi ellerden çıktığını, hangi aklın ürünü olduğunu bilmek bile gözümdeki değerini artırıyor. vincent için de böyle.
devamını gör...
dünya tarihinde orta asya
t: ilkin 2011 yılında oxford university press tarafından yayımlanan, the new oxford world history adlı serinin bir parçası olan, 2014 yılında da ötüken neşriyat'tan çıkan, çevirmeninin yahya kemal taştan olduğu, özgün adı central asia in world history olan bir peter benjamin golden kitabı. 9 bölümden oluşmaktadır.
orta asya tarihine giriş niteliğindedir. tarihin standart okuyucu için önemsiz olan detaylarında boğmadan ilgili konuyu anlatan kaliteli bir eser. maalesef eserin ötüken'den çıkan çevirisinde, orijinalinde olan görsellerin hiçbiri yok -birkaç harita hariç-. bir de çeviride takbih, memzuc, mütehavvil, massetmek* gibi bence gereksiz yere başvurulan sözcükler mevcut.
belki de "boynuzlanmak" tabirinin kökeni olan* ilginç bir gelenek:
"tuhaf olan ak hun adetleri, yabancıları hayrete düşürüyordu. kardeşler nikahsız eşlerini paylaşıyorlardı. eşler, kocalarının sayısını bildirmek maksadıyla başlıklarının üzerine boynuzlar takıyorlardı. çocuklarının başlarının bağlanması, şekilsiz, ince uzun kafatasları ortaya çıkardı. kafatasını maksatlı olarak değiştirme, bazı bozkır halkları arasında yaygındı. bazı kişilerde tesadüf edilen bu teamül*, şamanların coşkun sanrı hallerine benzer hastalık nöbetlerinin neticesi olabilir."
orta asya tarihine giriş niteliğindedir. tarihin standart okuyucu için önemsiz olan detaylarında boğmadan ilgili konuyu anlatan kaliteli bir eser. maalesef eserin ötüken'den çıkan çevirisinde, orijinalinde olan görsellerin hiçbiri yok -birkaç harita hariç-. bir de çeviride takbih, memzuc, mütehavvil, massetmek* gibi bence gereksiz yere başvurulan sözcükler mevcut.
belki de "boynuzlanmak" tabirinin kökeni olan* ilginç bir gelenek:
"tuhaf olan ak hun adetleri, yabancıları hayrete düşürüyordu. kardeşler nikahsız eşlerini paylaşıyorlardı. eşler, kocalarının sayısını bildirmek maksadıyla başlıklarının üzerine boynuzlar takıyorlardı. çocuklarının başlarının bağlanması, şekilsiz, ince uzun kafatasları ortaya çıkardı. kafatasını maksatlı olarak değiştirme, bazı bozkır halkları arasında yaygındı. bazı kişilerde tesadüf edilen bu teamül*, şamanların coşkun sanrı hallerine benzer hastalık nöbetlerinin neticesi olabilir."
devamını gör...
ali nesin
4 yilda 8 kere dersine girdim.
degisik bir adam. matematik bilgisi zaten muazzam. onun disinda fazla liberal. kotu anlamda soylemedim, tespit.
muhtemelen yas grubu yuksek oldugu icin core matematik degil daha hayata baglayacak dersler veriyor. bizim gruptan onceki-sonraki cocuklari goruyordum. defter kitap giriyorlar derse.
bunun disinda kurdugu duzen guzel. sirketlere parali , ordan aldigi para ile cocuklara ucretsiz ders.
degisik bir adam. matematik bilgisi zaten muazzam. onun disinda fazla liberal. kotu anlamda soylemedim, tespit.
muhtemelen yas grubu yuksek oldugu icin core matematik degil daha hayata baglayacak dersler veriyor. bizim gruptan onceki-sonraki cocuklari goruyordum. defter kitap giriyorlar derse.
bunun disinda kurdugu duzen guzel. sirketlere parali , ordan aldigi para ile cocuklara ucretsiz ders.
devamını gör...
fahrenheit 451
ülkemiz için distopya olamayacak kitaptır.
devamını gör...
babadan nefret etmek
baba olmayı her fırsatta cocuğuna hakaret etmek ve onu aşağılamak zanneden adamların neden olduğu sonuç. tebrikler, başardınız.
devamını gör...
doğalgaz ve elektriğe yüzde 40 zam gelecek iddiası
ateş yakarız evin içinde kışın artık.
devamını gör...
psikolojik şiddet
psikolojik şiddeti duygusal, sözel ve sosyal şiddetlerin bütünü olarak ele alıyoruz. burada alay etmek, küfür etmek, aşağılamak, küçümsemek ve tehdit etmek gibi kişinin kendisine olan saygısını ve güvenini azaltacak bütün davranışlara psikolojik şiddet olarak bakıyoruz.
tahmin edildiği gibi fiziksel şiddetten çok daha yaygın olarak kullanılan bir şiddet türü. ama toplumumuzda bu şiddet olarak algılanmıyor. aile içerisinde -eş olsun, çocuklar olsun- yoğun psikolojik baskı altında yaşıyorlar ve toplum erkek egemen bir toplum olduğu için kabul etmiş insanlardan oluşuyor. sanki gerçekten olması gereken buymuş gibi düşünülüyor. ama her bireyin kendine özgü hakları, doğal ihtiyaçları vardır ve bunlara saygı duyulması gerekir.
tahmin edildiği gibi fiziksel şiddetten çok daha yaygın olarak kullanılan bir şiddet türü. ama toplumumuzda bu şiddet olarak algılanmıyor. aile içerisinde -eş olsun, çocuklar olsun- yoğun psikolojik baskı altında yaşıyorlar ve toplum erkek egemen bir toplum olduğu için kabul etmiş insanlardan oluşuyor. sanki gerçekten olması gereken buymuş gibi düşünülüyor. ama her bireyin kendine özgü hakları, doğal ihtiyaçları vardır ve bunlara saygı duyulması gerekir.
devamını gör...
akp'ye sürekli çamur atan tip
sizin maaşlar kaçında yatıyor ablası?
devamını gör...
sıfır takipçisi olan bir yazarı ciddiye almak
0 takipçisi olan yazarlar olarak birbirimizi takip ederek ciddiye alınabileceğimizi gösteren başlık.
devamını gör...
phi phi adaları
tayland'ın güneyinde andaman denizi'nde bulunan takımadalarıdır*. koh phi phi don ve koh phi phi lee bu adaların en büyükleridir. turizm sebebiyle dünyada ismini duyurmuş takımadalarıdır ve sadece koh phi phi don adasında konaklama mevcuttur.


devamını gör...
sindaktili
sindaktili iki veya daha fazla parmağın birbirine yapışık olması durumudur. gebelik döneminde el ve ayaklar ilk oluştuğunda bütün parmaklar birbirine yapışıktır. gebeliğin ilerleyen dönemlerinde parmak aralarındaki doku bağlantılarının gerilemesi sonucu parmaklar birbirinden ayrılır. gelişimin bu döneminde oluşacak aksaklıklar parmakların ayrılmasını engelleyerek sindaktili oluşmasına neden olur.
devamını gör...
tişörtle gezenlerin şimdi ne yaptığı sorunsalı
başlığı okuyorum, tanımı okuyorum ve hiçbir anlam veremiyorum. ilginç başlık ve tanım.
devamını gör...
ekşi sözlük nickiyle normal sözlük'ten nick alan insan
bütün genellemeler yanlıştır.
kendinize gün içinde sık sık "insanların tercihleri ve yaptıkları beni ilgilendirmez" diye hatırlatın.
kendinize gün içinde sık sık "insanların tercihleri ve yaptıkları beni ilgilendirmez" diye hatırlatın.
devamını gör...
fip
minik oğluma iki gün önce teşhisi koyulan hastalıktır.
ilk olarak gözlerinde akıntı başladı ve iki gün sonra kesildi. gece birden görmediğini fark ettik.
göz bebekleri aşırı iriydi ve ateşi vardı. sabah apar topar en yakın veterinere gittik ve sadece antibiyotik verip geri yolladı.
daha sonra tavsiye üzerine alanında uzman bir veterinere gittik. muayene ettikçe yeni bir hastalık ismi söylüyordu, o kadar çok hastalık söyledi ki çoğunu hatırlamıyorum bile. tahlil yapmak için kan alındı ve kedimize serum takıldı. o esnada kendimi veteriner kliniğinin bahçesinde hıçkıra hıçkıra ağlarken buldum.
iki saat sonra sonuçlar çıktı ve kedimize fip teşhisi kondu. yani diğer bir adıyla ölümcül kedi virüsü. doktorun muayene sırasında şüphelendiği bütün hastalıklar aslında fip hastalığının neden olduğu belirtilermiş. sarılık, körlük, iştahsızlık ve birçok şey daha.
bu hastalığın maalesef yüzde yüz bir tedavi yolu yok. yurtdışından kaçak olarak getirilen bazı ilaçlar var fakat aşırı pahalılar. bizde veterinerin teklif ettiği tedaviyi seçtik. üç gün serum tedavisi yapılarak bağışıklık sistemi güçlendirilecek ve ardından ilaç tedavisi devam edecek. iyileşip iyileşmeyeceği zamana bağlı.
yaşadığım çaresizliği anlatmam mümkün değil. her geçen gün gözümün önünde eriyip gidiyor ve benim elimden hiçbir şey gelmiyor. çok araştırdım ama ne yazık ki çoğu ölümle sonuçlanıyor.
kedinizde fip belirtileri varsa mutlaka test yaptırın. zamanla çok daha kötü hale geliyor.
edit: kedim maalesef beş gün dayanabildi. beşinci günün sonunda tüm yaşamsal fonksiyonlarını kaybedince uyutmak zorunda kaldık.
ilk olarak gözlerinde akıntı başladı ve iki gün sonra kesildi. gece birden görmediğini fark ettik.
göz bebekleri aşırı iriydi ve ateşi vardı. sabah apar topar en yakın veterinere gittik ve sadece antibiyotik verip geri yolladı.
daha sonra tavsiye üzerine alanında uzman bir veterinere gittik. muayene ettikçe yeni bir hastalık ismi söylüyordu, o kadar çok hastalık söyledi ki çoğunu hatırlamıyorum bile. tahlil yapmak için kan alındı ve kedimize serum takıldı. o esnada kendimi veteriner kliniğinin bahçesinde hıçkıra hıçkıra ağlarken buldum.
iki saat sonra sonuçlar çıktı ve kedimize fip teşhisi kondu. yani diğer bir adıyla ölümcül kedi virüsü. doktorun muayene sırasında şüphelendiği bütün hastalıklar aslında fip hastalığının neden olduğu belirtilermiş. sarılık, körlük, iştahsızlık ve birçok şey daha.
bu hastalığın maalesef yüzde yüz bir tedavi yolu yok. yurtdışından kaçak olarak getirilen bazı ilaçlar var fakat aşırı pahalılar. bizde veterinerin teklif ettiği tedaviyi seçtik. üç gün serum tedavisi yapılarak bağışıklık sistemi güçlendirilecek ve ardından ilaç tedavisi devam edecek. iyileşip iyileşmeyeceği zamana bağlı.
yaşadığım çaresizliği anlatmam mümkün değil. her geçen gün gözümün önünde eriyip gidiyor ve benim elimden hiçbir şey gelmiyor. çok araştırdım ama ne yazık ki çoğu ölümle sonuçlanıyor.
kedinizde fip belirtileri varsa mutlaka test yaptırın. zamanla çok daha kötü hale geliyor.
edit: kedim maalesef beş gün dayanabildi. beşinci günün sonunda tüm yaşamsal fonksiyonlarını kaybedince uyutmak zorunda kaldık.
devamını gör...
közlenmiş patlıcan salatası
tanımları okuyunca sabahın şu saati bile ağzımı sulandıran lezzet patlamasıdır. suyuna da ekmek banarak hunharca taze ve sıcak olan ekmekleri bitirebilirsiniz. köfte tarzı yiyeceklerin yanında iyi gittiği kanaatindeyim ama kendisi de ekmekle birlikte sadece bir salata değil yemek kriterlerindedir.
devamını gör...
çocukken yaşanan hayal kırıklıkları
ne güzel çocukluk yaşamışsınız dedirten anılarla dolu hayal kırıklıkları.
ilkokuldaydım babamın kardeş kazığı yiyerek işinin dağıldığı zamanlardı.
aile bütçesine katkı için okulda tenefüslerde şekerleme çikolata tarzı şeyler satıyordum.
derslerim de iyi olduğu için öğretmenlerden ses çıkaran da olmuyordu.
işleri ilerletip elma şekeri de satmaya başlamıştım.
annem de maliyet düşsün diye elma şekerini evde yapmaya karar verdi, yaptı da.
sabah oldu, elma şekerlerini çantama koyup okula gittim.
kış mevsimiydi.
ilk derse girdik tenefüs oldu, elma şekerlerini çıkarmak için çantamı açtım ki elma şekerlerini üzerindeki şıralı katman erimiş çantam defterlerim kitaplarım kullanılamaz hale geldiği görüp ağlamıştım.
evdeki hesap çarşıya uymadı, elma şekerinin maliyetini düşürelim derken eldeki defter kitaplardan da olmuştuk.
ilkokuldaydım babamın kardeş kazığı yiyerek işinin dağıldığı zamanlardı.
aile bütçesine katkı için okulda tenefüslerde şekerleme çikolata tarzı şeyler satıyordum.
derslerim de iyi olduğu için öğretmenlerden ses çıkaran da olmuyordu.
işleri ilerletip elma şekeri de satmaya başlamıştım.
annem de maliyet düşsün diye elma şekerini evde yapmaya karar verdi, yaptı da.
sabah oldu, elma şekerlerini çantama koyup okula gittim.
kış mevsimiydi.
ilk derse girdik tenefüs oldu, elma şekerlerini çıkarmak için çantamı açtım ki elma şekerlerini üzerindeki şıralı katman erimiş çantam defterlerim kitaplarım kullanılamaz hale geldiği görüp ağlamıştım.
evdeki hesap çarşıya uymadı, elma şekerinin maliyetini düşürelim derken eldeki defter kitaplardan da olmuştuk.
devamını gör...
hanım
yıldız kenter'in hanım isimli kedisiyle yaşayan eski bir istanbul hanımefendisini canlandırdığı, duygusal yoğunluğu yüksek bir filmi. yıldız kenter filmde olcay isminde bir piyano öğretmenini canlandırıyor. kenter, filmde tiyatro tarzı ile oldukça etkileyici bir aristokrat cumhuriyet kadınına hayat vermiş. dumlupınar faciasında şehit düşmüş subay kocasının ruhu, konağı arada sırada ziyaret edip olcay ile konuşuyor.
olcay'ın kızının ismi ülkü . kızı, annesi ile iletişimden uzak, vefasız, annesinden oturduğu konağı satmasını isteyen, kedileri sevmeyen, eşinden ayrılıp genç bir adamla birlikte olan kadın rolünü oynuyor. damadı agah ise, olcay'a kızından daha yakın, sevecen ve insani davranan bir karakteri canlandırıyor.
olcay hanım, kanser hastalığına yakalanmış, utandığı için de jinekologa gitmemiş, ama böyle olunca da hastalığı metastaz yaparak bedenini sarmış, neredeyse günleri sayılı. yalnızlığı paylaştığı ankara kedisi olan hanım'a da bakabilecek birini arıyor. filmin diğer karakter oyuncusu eşref kolçak da necip isimli tekne kaptanı rolünde. olcay hanım'ın kedisi gibi, necip kaptan da emektar çatana teknesine sıkı sıkıya sarılmış. olcay hanım'ın dostu olan kaptan, kedilerle pek arası olmamasına rağmen de olcay öldükten sonra hanım'a sahip çıkıyor.
film, 1989 yılında korsika film festivalinde yıldız kenter'e en iyi oyuncu ödülünü kazandırmıştır. halit refiğ aynı yıl antalya film festivali'nde en iyi yönetmen, film de üçüncülük ödülünü kazanmıştır.
olcay'ın kızının ismi ülkü . kızı, annesi ile iletişimden uzak, vefasız, annesinden oturduğu konağı satmasını isteyen, kedileri sevmeyen, eşinden ayrılıp genç bir adamla birlikte olan kadın rolünü oynuyor. damadı agah ise, olcay'a kızından daha yakın, sevecen ve insani davranan bir karakteri canlandırıyor.
olcay hanım, kanser hastalığına yakalanmış, utandığı için de jinekologa gitmemiş, ama böyle olunca da hastalığı metastaz yaparak bedenini sarmış, neredeyse günleri sayılı. yalnızlığı paylaştığı ankara kedisi olan hanım'a da bakabilecek birini arıyor. filmin diğer karakter oyuncusu eşref kolçak da necip isimli tekne kaptanı rolünde. olcay hanım'ın kedisi gibi, necip kaptan da emektar çatana teknesine sıkı sıkıya sarılmış. olcay hanım'ın dostu olan kaptan, kedilerle pek arası olmamasına rağmen de olcay öldükten sonra hanım'a sahip çıkıyor.
film, 1989 yılında korsika film festivalinde yıldız kenter'e en iyi oyuncu ödülünü kazandırmıştır. halit refiğ aynı yıl antalya film festivali'nde en iyi yönetmen, film de üçüncülük ödülünü kazanmıştır.
devamını gör...