pame radyo yayını
bir an önce karşı kıyıya geçmek için sabırsızlıktan 22:30 olan yayın saatini 22:00 diye duyurduğum radyo programı*
devamını gör...
marie antoinette (yazar)
‘’çok naziksiniz, büyüdüğümde sizinle evleneceğim.”
ünlü ve bahtsız fransa kraliçesi marie antoinette bir fransız değil, avusturyalıdır. tarihin en güçlü imparatoriçelerinden biri olan maria theresia’nın kızıdır. viyana da doğmuş ve fransa’ya veliaht prens ile evlendirilmeye gönderilene kadar burada yaşamıştır. doğumu kasım 1755.
tarih eylül 1762’yi gösterdiğinde kraliyet ailesinin küçük bir konukları vardır. henüz 6 yaşında bir dahidir o. yerinde duramayan hiperaktif bu çocuk, sarayın yeni cilalanmış ahşap zemininde koşturup durur. bir ara dengesini kaybeder ve yere düşer. onu yerden aynı yaşta olan marie kaldırır. küçük çocuk bu jeste, tarihe geçecek bir cümle ile karşılık verir;
‘’çok naziksiniz, büyüdüğümde sizinle evleneceğim.”
kraliyet ailesine piano ve keman üzerindeki yeteneklerini göstermeye gelen bu çocuk; wolfgang amadeus mozart … doğum tarihi ocak 1756

ancak kader bu ya, iki gencin yolları bir daha kesişmez. mozart viyana’ya tekrar geldiğinde 25 yaşındadır ve marie ise artık fransa kraliçesidir.
marie antoinette’nin sonunu biliriz. fransız ihtilali ve giyotindir. kafası bedenden ayrıldığında 38 yaşındadır. mozart ise bugün bile sebebi tam olarak bilinmeyen bir hastalık nedeniyle 35 yaşında ölür ve veba salgını korkusu nedeniyle toplu mezara gömülür. mozart’ın mezarı bu nedenle bilinmemektedir.
marie antoinette ilk evlilik teklifini henüz altı yaşındayken, kendisinden iki ay küçük bir dahiden alır. kim bilir evlenselerdi….
kaynak: k1tr k2ing
hayat işte.
ünlü ve bahtsız fransa kraliçesi marie antoinette bir fransız değil, avusturyalıdır. tarihin en güçlü imparatoriçelerinden biri olan maria theresia’nın kızıdır. viyana da doğmuş ve fransa’ya veliaht prens ile evlendirilmeye gönderilene kadar burada yaşamıştır. doğumu kasım 1755.
tarih eylül 1762’yi gösterdiğinde kraliyet ailesinin küçük bir konukları vardır. henüz 6 yaşında bir dahidir o. yerinde duramayan hiperaktif bu çocuk, sarayın yeni cilalanmış ahşap zemininde koşturup durur. bir ara dengesini kaybeder ve yere düşer. onu yerden aynı yaşta olan marie kaldırır. küçük çocuk bu jeste, tarihe geçecek bir cümle ile karşılık verir;
‘’çok naziksiniz, büyüdüğümde sizinle evleneceğim.”
kraliyet ailesine piano ve keman üzerindeki yeteneklerini göstermeye gelen bu çocuk; wolfgang amadeus mozart … doğum tarihi ocak 1756

ancak kader bu ya, iki gencin yolları bir daha kesişmez. mozart viyana’ya tekrar geldiğinde 25 yaşındadır ve marie ise artık fransa kraliçesidir.
marie antoinette’nin sonunu biliriz. fransız ihtilali ve giyotindir. kafası bedenden ayrıldığında 38 yaşındadır. mozart ise bugün bile sebebi tam olarak bilinmeyen bir hastalık nedeniyle 35 yaşında ölür ve veba salgını korkusu nedeniyle toplu mezara gömülür. mozart’ın mezarı bu nedenle bilinmemektedir.
marie antoinette ilk evlilik teklifini henüz altı yaşındayken, kendisinden iki ay küçük bir dahiden alır. kim bilir evlenselerdi….
kaynak: k1tr k2ing
hayat işte.
devamını gör...
lale orta
avrupa'nın ilk fıfa kokartlı kadın hakemidir. aynı zamanda türkiye'de futbol üzerine doktora yapan tek kadındır. "dünyada ve türkiye'de futbol organizasyonları üzerine analitik bir yaklaşım" teziyle doktorasını yapmıştır.
türkiye'nin ilk kadın futbol takımı dostlukspor'da futbol oynamıştır. kendisi aynı zamanda ilk kadın futbol antrenörü olma unvanını da taşımaktadır.
türkiye'nin ilk kadın futbol takımı dostlukspor'da futbol oynamıştır. kendisi aynı zamanda ilk kadın futbol antrenörü olma unvanını da taşımaktadır.
devamını gör...
pandeminin götürdükleri
(bkz: rüyalar)
bugün rüyamda maske takmayı unutarak evden çıkıyordum ve nedense bu aklıma bir markete girerken geliyordu.
elimle ağzımı mı kapatsam, eve dönüp maske mi taksam yoksa acaba içeridekilere işaret edip para versem ve bana maske almalarını rica mı etsem diye kıvranıp durdum rüyamda.
tabi bu sırada insanlar dik dik bana bakıyor inanılmaz bir psikolojik baskı var üzerimde hiç sormayın.
hayır sen rüyasın yahu ne işin var maskeyle! ben önceden gezip tozduğumu ya da başıma bir iş geldiğini falan görürdüm rüyamda. şimdiyse maskesiz sokağa çıkınca başıma gelenleri görüyorum. rüyalarımı bile götürdün pandemi alacağın olsun!
bugün rüyamda maske takmayı unutarak evden çıkıyordum ve nedense bu aklıma bir markete girerken geliyordu.
elimle ağzımı mı kapatsam, eve dönüp maske mi taksam yoksa acaba içeridekilere işaret edip para versem ve bana maske almalarını rica mı etsem diye kıvranıp durdum rüyamda.
tabi bu sırada insanlar dik dik bana bakıyor inanılmaz bir psikolojik baskı var üzerimde hiç sormayın.
hayır sen rüyasın yahu ne işin var maskeyle! ben önceden gezip tozduğumu ya da başıma bir iş geldiğini falan görürdüm rüyamda. şimdiyse maskesiz sokağa çıkınca başıma gelenleri görüyorum. rüyalarımı bile götürdün pandemi alacağın olsun!
devamını gör...
bbc’nin paylaştığı türkiye’de dışarı çıkabilenler fotoğrafı
artık savaşlar psikolojik daha öncede söylemiştim ve biz tarumar olmak üzereyiz, umarım bu fotoğraf daha iyi anlatmıştır. öyle evde tencere kapaa ve kör bıçak alıp tv karşısından bilenmekle olmuyor bu işler.
devamını gör...
aslen nerelisin terör örgütü
bir anımı aklıma getiren başlık.
çok uymuyor ama idare edin.
*
bir gün trabzonda geziyoruz arkadaşlarla.
çilek satan birini görünce durduk.
çilek alacaz, okuyoruz abi ,öğrenciyiz ktü'de dedik.
indirim istedik.
adamda neresindensiniz, dedi
içinden dedim gayri ihtiyari.
adamda güldü bizde güldük.
her muhabbete de olmuyor abi diyemedik.
indirimli çilekleri güle güle yedik.
çok uymuyor ama idare edin.
*
bir gün trabzonda geziyoruz arkadaşlarla.
çilek satan birini görünce durduk.
çilek alacaz, okuyoruz abi ,öğrenciyiz ktü'de dedik.
indirim istedik.
adamda neresindensiniz, dedi
içinden dedim gayri ihtiyari.
adamda güldü bizde güldük.
her muhabbete de olmuyor abi diyemedik.
indirimli çilekleri güle güle yedik.
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
çoğu şeyi bilmiyorum. çok açığım var bilgi konusunda.
devamını gör...
tek şarkısı ile tanınan şarkıcı
iskender doğan - kan ve gül.
devamını gör...
kremalı bisküviyi ikiye ayırıp kremasını yemek
bizim kremalı püskevitimiz yoktu iki petiibörün arasına lokum koyar yerdik dedirten zengin işi abur cubur yeme şekli.
devamını gör...
konusu açıldığında strese sokan şeyler
kanser, evlilik, okul, yaş mevzuları.
devamını gör...
kafacı mısın testi
'kafacısın!' sonucuna ulaşınca nedense çok mutlu oldum. *
devamını gör...
hayırsız evlat
hayırsız evlat
yaş 19 larda falan herhalde net hatırlamıyorum. babamla bir tartışmaya giriyoruz okuyacaksın diye diretiyor bana benimde okulda gözüm yok okumak istemiyorum. istediğim yetenek sınavına girip resim bölümünü okumak istiyordum onda da ailemden destek bulamadım. neyse babam artık işi inada bindirdi ya okuyacaksın ya da benim yaptığım işi yapacaksın dedi. bende cifcilik yapmak istemiyorum. tabi annem perişan en çok o üzülüyor bu duruma. cebimde 5 kuruş yok evi terk etmeyi düşünüyorum. bir kaç kişiyi aradım antalya'nın ilçesi manavgat'ta iş buldum sonra ertesi gün annemi ikna ettim yol parasını aldım ama kolay olmadı. anam benim ağladı gitme diye çok dil döktü. kafama koydum ve çıktım yola. güzel sahil boyunda deniz manzaralı yolda manzaranın keyfini çıkararak yolu bitirdim ve arkadaş karşıladı beni. o gün dinlendikten sonra patron ile tanıştırdı, detayları konuştuk ve işe başladım. orda çok değil ya 2 3 ay kadar çalıştık ve arkadaş ile aynı anda bırakıp geri memlekete adana'ya döndük. eve donemiyoruz tabiki baba küstü benimle konuşmuyor. ablamın yanına gittim orda kaldım. eniştem de çerçeve işi yapıyordu o zamanlar bende yanında çalışmaya başladım. işi hemen öğrendim dükkanı tek başıma idare etmeye başladım. sevdim esnaflık güzeldi. insanlarla konuşmak, onları ikna etmek ve en önemlisi yeni insanlar ile tanışmak. ama şu zaman yerinde durmuyor ki askerlik geldi çattı. baba ile daha konuşmuyoruz. biraz birikim yaptım ablam eniştem annem de destek çıktı. manisa'ya acemi birliğine yola çıktım. 35 gün sürdü acemilik zordu, zaman geçmek bilmedi. neyse ki usta birliğim 30. günümde belli oldu. izmir ordu evine çıktı. mutluluktan havalara uçtum. güzel bir yerde askerlik yapacağım. izmir'e vardıktan ortalama 2 hafta geçmeden askerde ne görev yapacağım belli oldu. resepsiyon görevlisi oldum. aradan bir kaç ay daha geçti ve telefon geldi. tabi ben ordu evi resepsiyon görevlisi mustafa diye açtım telefonu. karşı hatta babam nasılsın oğlum dedi. gözlerim yaşlar geldi hatta şuan bile duygulandım gözlerim sulu sulu yazmaya devam ediyorum ekranı zor görüyorum. hayırsız evlat artık hayırlı evlat olma yolunda ilerlemeye başladı. biraz zaman alsada istediğini yaptım. askerden sonra okuyup memur oldum onun için. hatta onun istediği bölümü okudum...
yaş 19 larda falan herhalde net hatırlamıyorum. babamla bir tartışmaya giriyoruz okuyacaksın diye diretiyor bana benimde okulda gözüm yok okumak istemiyorum. istediğim yetenek sınavına girip resim bölümünü okumak istiyordum onda da ailemden destek bulamadım. neyse babam artık işi inada bindirdi ya okuyacaksın ya da benim yaptığım işi yapacaksın dedi. bende cifcilik yapmak istemiyorum. tabi annem perişan en çok o üzülüyor bu duruma. cebimde 5 kuruş yok evi terk etmeyi düşünüyorum. bir kaç kişiyi aradım antalya'nın ilçesi manavgat'ta iş buldum sonra ertesi gün annemi ikna ettim yol parasını aldım ama kolay olmadı. anam benim ağladı gitme diye çok dil döktü. kafama koydum ve çıktım yola. güzel sahil boyunda deniz manzaralı yolda manzaranın keyfini çıkararak yolu bitirdim ve arkadaş karşıladı beni. o gün dinlendikten sonra patron ile tanıştırdı, detayları konuştuk ve işe başladım. orda çok değil ya 2 3 ay kadar çalıştık ve arkadaş ile aynı anda bırakıp geri memlekete adana'ya döndük. eve donemiyoruz tabiki baba küstü benimle konuşmuyor. ablamın yanına gittim orda kaldım. eniştem de çerçeve işi yapıyordu o zamanlar bende yanında çalışmaya başladım. işi hemen öğrendim dükkanı tek başıma idare etmeye başladım. sevdim esnaflık güzeldi. insanlarla konuşmak, onları ikna etmek ve en önemlisi yeni insanlar ile tanışmak. ama şu zaman yerinde durmuyor ki askerlik geldi çattı. baba ile daha konuşmuyoruz. biraz birikim yaptım ablam eniştem annem de destek çıktı. manisa'ya acemi birliğine yola çıktım. 35 gün sürdü acemilik zordu, zaman geçmek bilmedi. neyse ki usta birliğim 30. günümde belli oldu. izmir ordu evine çıktı. mutluluktan havalara uçtum. güzel bir yerde askerlik yapacağım. izmir'e vardıktan ortalama 2 hafta geçmeden askerde ne görev yapacağım belli oldu. resepsiyon görevlisi oldum. aradan bir kaç ay daha geçti ve telefon geldi. tabi ben ordu evi resepsiyon görevlisi mustafa diye açtım telefonu. karşı hatta babam nasılsın oğlum dedi. gözlerim yaşlar geldi hatta şuan bile duygulandım gözlerim sulu sulu yazmaya devam ediyorum ekranı zor görüyorum. hayırsız evlat artık hayırlı evlat olma yolunda ilerlemeye başladı. biraz zaman alsada istediğini yaptım. askerden sonra okuyup memur oldum onun için. hatta onun istediği bölümü okudum...
devamını gör...
sokucam kankacılığa
yapılmasını rica ettiğim eylem.
lütfen kankacılığa sokalım. artık bu konu kapansın. vallahi bıhtıh ya.
lütfen kankacılığa sokalım. artık bu konu kapansın. vallahi bıhtıh ya.
devamını gör...
bir bilen (yazar)
birkaç yıldır vakitten vakite sohbetdaşı olduğum, daha önce aynı sözlükte yer aldığımız güzel insan. içtenliğiyle, samimiyetiyle bulunduğu her ortamda yeri ayrıdır. başımın üzerinde yeri var.*
devamını gör...
geçmişten günümüze türkiye'de anayasal süreç
bence ek olarak; bülent tanör'ün "osmanlı türk anayasal gelişmeleri" ve "iki anayasa" kitapları da temin edilip okunmalıdır.
hatta "anayasal gelişme tezleri" bu iki kitap okunduktan sonra okunmalıdır zira öncelikle tarihsel gelişim süreci "osmanlı türk anayasal gelişmeleri" kitabında gayet güzel anlatılır.
"iki anayasa" ise 61 ve 82 anayasalarının mukayesesi üzerine kuruludur lakin bu anayasalara karşı verilen toplumsal ve siyasi refleksleri de gayet güzel anlatır.
zaten "anayasal gelişme tezleri" sonradan derlenmiş bir eserdir ve bu ikisinden sonra okursanız daha tamamlayıcı bir nitelik arz eder diye düşünüyorum.
tabi şu ķısım önemli; bülent tanör hocanın dili ve anlatımı durudur. hukukçu olmayanların anayasal gelişim süreçlerini hem hukuki hem toplumsal yönden idraki açısından, bir anayasa profesörünün gözünden okuması şanstır. sürekli bir kavram bombardımanı altında kalmazsınız. işin teknik boyutu sizi yıpratmaz. misal iki anayasa kitabında nükteli bir anlatımı vardır ki, bu seyrek bulabileceğiniz bir güzelliktir.
bülent hoca çok önemli bir değerdi, ona reva görülenler ise başka bir başlığın konusu.
hatta "anayasal gelişme tezleri" bu iki kitap okunduktan sonra okunmalıdır zira öncelikle tarihsel gelişim süreci "osmanlı türk anayasal gelişmeleri" kitabında gayet güzel anlatılır.
"iki anayasa" ise 61 ve 82 anayasalarının mukayesesi üzerine kuruludur lakin bu anayasalara karşı verilen toplumsal ve siyasi refleksleri de gayet güzel anlatır.
zaten "anayasal gelişme tezleri" sonradan derlenmiş bir eserdir ve bu ikisinden sonra okursanız daha tamamlayıcı bir nitelik arz eder diye düşünüyorum.
tabi şu ķısım önemli; bülent tanör hocanın dili ve anlatımı durudur. hukukçu olmayanların anayasal gelişim süreçlerini hem hukuki hem toplumsal yönden idraki açısından, bir anayasa profesörünün gözünden okuması şanstır. sürekli bir kavram bombardımanı altında kalmazsınız. işin teknik boyutu sizi yıpratmaz. misal iki anayasa kitabında nükteli bir anlatımı vardır ki, bu seyrek bulabileceğiniz bir güzelliktir.
bülent hoca çok önemli bir değerdi, ona reva görülenler ise başka bir başlığın konusu.
devamını gör...
hz. muhammed
ismini duyunca (bkz: salavat)getirdiğim en sevdiğim insan.
devamını gör...
içi dışına çıkmak
genel olarak sarsılarak giden bir araçta, midesi bulanan kişileri anlatan bir deyim.
misal:" kaptan az yavaş be kardeşim içimiz dışımıza çıktı" şeklinde örneklendirebiliriz.
misal:" kaptan az yavaş be kardeşim içimiz dışımıza çıktı" şeklinde örneklendirebiliriz.
devamını gör...
aşı karşıtlığı
kulaktan dolma bilgilerle, ilmi ve bilimi reddeden, muhtemelen kendi düşüncesi bile olmayan bilgisiz insandır.
düzenleme:
aşı nedir?
içeriğinde ne vardır?
hangi aşamalardan geçip de satış için onay alır?
bu konuları iyi anlatan bir virolog var (bkz: semih tareen)
insan ömrünün bu kadar uzun olması, bebeklerin ölüm oranının artık eskisi gibi çok olmayışının, bir çok ölümcül salgının ve yaşattığı acıların bitiş sebebi aşıdır.
düzenleme:
aşı nedir?
içeriğinde ne vardır?
hangi aşamalardan geçip de satış için onay alır?
bu konuları iyi anlatan bir virolog var (bkz: semih tareen)
insan ömrünün bu kadar uzun olması, bebeklerin ölüm oranının artık eskisi gibi çok olmayışının, bir çok ölümcül salgının ve yaşattığı acıların bitiş sebebi aşıdır.
devamını gör...

