doğrusu, oğlunuz çalışmıyor.
devamını gör...

şarküteri (delicatessen) 1991 fransa yapımı bir kara komedidir. kült bir filmdir. zaman zaman güldüren zaman zaman üzen bir filmdir izlenilmesini şiddetle tavsiye ederim.
devamını gör...

klasik gitar & akordiyon
devamını gör...

koltuk sevdalisi *.
devamını gör...

the dark knight. caped crusader. ya da kişisel tanımımla; maskelenmiş kapitalizm. eyvah midem bulandı, sanırım analiz kusucam!

malumunuz bruce wayne gotham'daki en azılı kapitalist. geceleri ise ailesinden miras kalan wayne corps. adındaki şirketinde üretilen teknolojik oyuncakları kullanarak kahramancılık oynamakta. buraya kadarı bilinen hikaye ancak asıl gizlenen, wayne ailesinin malvarlığının nasıl oluştuğu. muhtemelen wayne corps'un hükümetler ve çeşitli örgütler ile kallavi antlaşmaları var, yani o silahlar bir yerlerde acı ve yıkım yaratmakta kullanılıyor. fakat asıl önemli olan benim gothamlı hemşehrimin selameti değil mi? ancak bir kahramana ihtiyaç duyulduğuna göre gotham'da da işler iyi gitmiyor olsa gerek. nitekim küçük bruce da adaletsizlik ile küçük yaşta tanışır ve bireysel bir adalet arayışına girer. bu arayış zamanla toplumsal bir kimlik kazanır ve batman doğar. fakat kurumsal adaletin tesis edilememesi sonucu adaletsizlik sürüp gider ve bu adaletsizlik batman hikayelerinin temelini oluşturur. bruce, belki de sırf vicdanını rahatlatmak için, tıpkı babasının yaptığı gibi adaletsizlikle savaşmaya başlar fakat babasından farklı olarak bunu iş adamı kimliği altında bir hayırsever olarak değil yarattığı alternatif kimliği kullanarak suçla savaşmak suretiyle yapar. kendini topluma adayan batman'in; gerçek suçluların yanı sıra hakkını bireysel yoldan arayan mr. freeze gibi mağdurlara ve catwoman ve blue ivy gibi aktivistlere savaş açması, olayın yerleşik düzeni güzellemek olduğunun göstergesidir.

bu konuda nolan'ın batman üçlemesinin üçüncü filmi olan the dark rises ayrıca önemli. yurttaş bane önderliğinde bir devrimin ayak sesleri gelmekteyken nolan son çıkıştan döner ve sahneye batman'i çıkarır. fazla geçmeden bir kaosa evrilen ayaklanma, batman dokunuşuyla sona ererken yönetmenin verdiği mesaj açıktır: mevcut düzen, olabilecek düzenlerin en iyisi. yine de wayneler gibi hayırsever ailelerin çok sayida olması, topluma bir nebze refah getirir. tabi burada olayın bir halk ayaklanması değil, bir despotun önderlik ettiği bir isyan olduğunu göz önünde bulundurmak gerekli. bu toplumsal değil kişisel çıkarlara hizmet eden bir hareket. toplumsal çıkarlar uğruna gelişen bir hareket başarıya ulaşıp ardından müreffeh bir toplumsal hayatı getirebilir mi? henüz bilemiyoruz.

evet sözlük, bir konuyu daha açıklığa kavuşturduğumuza göre artık rahatça uyuyabiliriz. süper kahramanlara ihtiyaç duymayacağımız bir dünyanın hayali ile. esen kalınız.
devamını gör...

geriye dönük. olayların, olguların kökenine, geçmişine bakmak demektir.

sanat için derleme, koleksiyon anlamlarında kullanılır. retrospektif sergiler ya da seçkiler sanatçının kariyerinin kronolojik olarak tümünü anlatmayı hedefleyen, sanatçının profilini bütünüyle ortaya koymayı hedefleyen derlemelerdir.

sosyal bilimler açısından ise biraz daha farklı. retrospektif yaklaşım geçmişe ait olay ve olguların günümüz şartlarıyla değerlendirildiği durumlarda elde edilen çıktılarla geçmiş şartları göz önünde bulundurularak değerlendirildiğinde ulaşılacak sonuçların farklılıklarını ortaya koymak demektir.
devamını gör...

bu ruh halindeyseniz; uzak durulması gereken insan olduğunuzu söylerler!!

hep şunu derim: herkesin ruh hastası olduğu bu ülkede ruh hastalarından kaçmak kendinden kaçmaktır.
devamını gör...

sizi kırdığını düşünüp kendini affettirmek için etrafınızda dönüp durduğu anlardır.
devamını gör...

devrim hesap vermez. hele ortalık taze barut kokarken ne soru sorar ne cevap verir. olması gerekenler önceden bellidir ve buna göre hareket edilir. başlarındaki padişahın ülkeyi 72 millete peşkeş çektiğini bilmeden hala ona tapan güruha soru sorarak bir yere varılmayacağı herkesin malumudur zaten. laiklik dediğimiz kavram dinin devlet işlerinden ayrılıp bireyin kendi vicdanını ilgilendiren bir duruma getirmektir. birbirini sömürmek ve rezilliklerini gizlemek için dini kullanmayı alışkanlık haline getirenlere bunu kaldırmayı sormak amiyane tabirle akıl kıtlığının işaretidir.
devamını gör...

var zaten.
devamını gör...

delirmek üzereyim. delirmek üzereyim. delirmek üzereyim. allah,buddha, yehova, zeus, karadelik ne varsa belanızı versin. 12 yaşında bir çocuk hayatı boyunca yaralı kalacak.
devamını gör...

hayata tutunmamı sağlayan son bir iki dalım kaldı sözlük. onlar da olmasa cidden kendimi kaybederim. benim için çok değerli son birkaç dal.. artık zor geliyor. tek benim derdim yok evet. tek mutsuz olan ben değilim belki. ama bir amacım, bir önemim yok bu hayatta. boşlukta savrulup duruyorum acımasızca geçen günlerin ardından. bilmiyorum.. bir güne pozitif başlasam illaki bir olumsuzluk çıkıyor. ne kadar gereksiz olduğumu anlıyorum. hayatımda geçen yaklaşık yirmi sene beni bu kadar umutsuz bir hale getirdiyse bundan sonranın güzel olacağına dair inancım da kalmıyor artık. neyi atlattım bitti desem başka bir acı gerçekle yüzleşiyorum. ağır geliyor, kaldıramıyorum. umarım tutunduklarım hep yanımda olurlar sözlük.. yoksa ben ayakta duramam. o kadar güçsüzüm işte. içimde bir yerlerde ufak bir umut parçası var ama bunca karamsarlığıma rağmen biliyorum. o da birkaç kişi sayesinde.
umut sözlük, umut..
devamını gör...

başlığı açan kişinin anne ve babasının kaçak çay içtiğini düşündüren yorum.

yüksek ihtimalle anne sabah akşam din politikası, babası da siyaset, futbol laga lugasi yapıyordur. sonra bu cahil kardeşimiz de bütün 35 yaş ve üzerini aynı kefeye koyuyordur.
devamını gör...

vay be akp'den önce buzdolabı yoktu, meğer kadın da yokmuş. sağ olsunlar sayelerinde olduk. ama nasıl olmak varya, giydiği şeyler yüzünden tecavüzü hak eden, evde çocuk bakmak yerine işe gittiği için yarım anne olan, es kaza dışarıda kahkaha atarsa ahlaksız olan, kocasından dayak yiyorsa suçu kendisinde araması gereken bir kadın olduk. sağ olsunlar.
devamını gör...

kimseyi merak etmiyorum, kimsenin başarısını kıskanmıyorum. kimseyle kıyasa da girmiyorum, sadece kendi hayatımla ve sevdiklerimle ilgileniyorum. kendi halindeliğin getirdiği huzura bayılıyorum.
devamını gör...

belgisiz zamirdir.
kimi zaman tasnifte zorlanıldığından kimi zaman da belirsizliği korumak için kullanılır. arapçadan dilimize geçmiştir.
bir de slogan hali mevcuttur. her "şey" ayrı yazılır. yanına yakıştırmaz hiç kimseyi. bu yüzden ayrı mı bitişik mi yazılır kararsızlığı da olmaz. bağımsızlığını tek başına ilan etmiş bir kelimedir. önündekilerin hepsi ancak onu belirten sıfatlardır.
devamını gör...

saçma sapan bir program.

bir sezon izlemiş biri olarak çıkarımlar da bulunacam.( izlemiş olma nedenim; bilmediğim şey hakkında yorum yapmama, çevremin "çok güzel! çok güzel! izlemezsen çok şey kaybedersin" ısrarları sonucudur.)

öncelikle seçilen yarışmacı profilini çıkarmak bu işin başlangıcı olsun;

1) kürt kökenli gönüllü yarışmacı; halkın bir kısmının etnik kökene önem verdiğini varsayarak, her yarışma da illa vardır.

2) miladı dolmuş ünlü(ler) ; her yarışmada 2 3 tane illa vardır. hem kendilerini hatırlatmak için, hemde "belki bir proje gelir" düşüncesiyle yarışmaya katılan ve çoğu zaman bir projeye kapak atmayı başaran tiplerdir.

3) futbolcu eskileri; teknik açıdan kendilerini geliştirmemiş futbolculuk hayatının sonuna gelmiş, "son bir gol" umuduyla yarışmaya katılırlar. o son golü bazen atarlar, bazen de atamazlar.

4)tv8 ünlüleri; bu tipleri başka kanallarda göremezsiniz. elle tutulur bir başarıları yada özellikleri yoktur. acun un kendi yarattığı ünlülerdir.

5) bilinmeyen spor dallarının sporcuları; bu tipler genelde çok fazla takip edilmeyen spor dallarında derece almış, madalya sahibi sporculardan oluşur. çok bilinmediği için; hem spor dalını tanıtmak, hemde para kazanmak amacıyla yarışmaya katılırlar. belki en ulvi niyetli olanlar bunlardır.
(en acınacak olanlar da bunlardır.)

6)sosyal medya fenomenleri; bu tür, yeni bir tür. ne getirir, ne götürür bilinmez. tv8 kumar oynamayı sever bu konularda.

program içeriği ne kadar yarışma olsa da; dedikodu, aşk, macera vs vs gibi insan beynini hipnoz eden bir çok etken vardır.

genelde programı izleyen kitleler; konuşacak çok şeyi olmayan, vakit bolluğu yaşayan, çok fazla beklentisi olmayan kitlelerdir. (ülkemizde bundan çok ne var.)

velhasıl; kapalı televizyona bakmak daha iyidir benim için.

hani;" din kitlelerin afyonudur." denmiş ya,
bende; "survivor kitlelerin afyonudur." diyorum.
devamını gör...

zeki müren de bizi görebilecek mi?
devamını gör...

teknik olarak bu sözleşmeden bu şekilde çekilmek mümkün değil fakat zaten kimse türkiye'nin demokratik kongo cumhuriyeti'nden daha demokratik olduğunu iddia etmiyor.
ek olarak sözleşme zaten uygulanmıyordu, dolayısıyla çilemizde, pardon hayatımızda ciddi bir değişme olmayacak. ölmeye devam edeceğiz.

e madem bu kadar girdik konu dışı ama can yakan iki ekleme de benden gelsin, dün iki yüz baz puan faiz artırımı ile büyük bir ekonomik açmaza girdik ya ona misilleme olarak yine, yeni, yeniden merkez bankası şeysini değiştirmiş malum şey. haziranda erken seçim ve ötesi var. sıkı tutunun hatta vaziyet alın buralar karışacak.

barbaros şansal da ne ah etmiş arkadaş bütün ülke boğuluyor ama ölen yok. öyle de bir ızdırap, öyle de bir döngü.
devamını gör...

her insanın kıyameti kendi ölümüdür diyorum.ben terk edene kadardır ömrü.sonrası beni ırgalamaz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim