normal sözlük yazarlarının fav ve artı atmaması
sen niye o zaman bu başlığı canlandırdın? kasmayın diyorsun da kendin kasmışsın biraz. bu başlığa tanım girmek istemiyorum, canım öyle istiyor çünkü.
devamını gör...
sedat peker
allahın elçisi olduğunu ve allah'ın kendisini tuttuğunu iddia ediyor.
okumalarıma göre bir kaç güne kendisini peygamber ilan edecektir.
allahın desteğini almış bir bireyin, kendisi için gönderilmiş görevlilerden müsade istemesi ya da biraz zaman istemesi çok komik.
siyasetten ve söylemlerden din çekildiği gün rahata ereceğiz.
ekleme: thodex faruk ve içşşşleri bakanının ilişkini yeni bir bilgi değil, yine ıskaladın sedat.
kitap tavsiyeleri ile aydınlanmış bir kesim varmış, aydınlanmayın arkadaşım. bu adam okumuş, okumuş da öne sürdüğü fikir modern turancılık.*
sen strateji kitapları oku ve sonra görevlendirilmiş memurlardan zaman iste, tamam kardeş, olduğun ülkede kur modern turancılığını, isteyen gitsin oraya. yallah turan'a.....
okumalarıma göre bir kaç güne kendisini peygamber ilan edecektir.
allahın desteğini almış bir bireyin, kendisi için gönderilmiş görevlilerden müsade istemesi ya da biraz zaman istemesi çok komik.
siyasetten ve söylemlerden din çekildiği gün rahata ereceğiz.
ekleme: thodex faruk ve içşşşleri bakanının ilişkini yeni bir bilgi değil, yine ıskaladın sedat.
kitap tavsiyeleri ile aydınlanmış bir kesim varmış, aydınlanmayın arkadaşım. bu adam okumuş, okumuş da öne sürdüğü fikir modern turancılık.*
sen strateji kitapları oku ve sonra görevlendirilmiş memurlardan zaman iste, tamam kardeş, olduğun ülkede kur modern turancılığını, isteyen gitsin oraya. yallah turan'a.....
devamını gör...
big walter horton
willie dixon'un 'gördüğüm en iyi mızıkacı' dediği chicago blues'un underrated mızıkacısı..
chicago blues deyincee akla little walter ve sonny boy willamson ii gelir ancak big walter, nam-ı diğer ''shakey''* utangaç yapısı ve mütevazı mizacı sebebiyle biraz daha arkaplanda kalmış. 5 yaşında mızıka çalmaya başlamış üstad. memphis jug band grubunda çalmış ve kendi deyimiyle orada pek çok yeni şey öğrenmiş. 20'li yaşlarda kısa bi süre ara verdikten sonra bb king'le beraber yeniden çalmaya başlamış. daha sonra muddy waters ile kayıt yapma imkanı bile yakalamış ama sözleşmedeki taahhütleri yerine getiremediği için yollar ayrılmış. hayatının en büyük fırsatı inanılır gibi değil muddy ile çalışma imkanını elde etmişsin ve umrunda bile değil çok acayip bi adam. şöyle ki şöhreti single'lar ile biraz artınca tekrar waters ile çalışmışlar. jimmy rogers ile beraber - özellikle walking by myself - kendisini meşhur edecek işlere imza atmış ve chicago blues klasikleri arasına girmiş. eğer beraber iş yaptığı gruplarda daha etkin bi tutum takınabilse ve bu kadar içine kapanık bi mizacı olmasa çok daha başka bi kariyeri olurdu shakey'in. son olarak shakey yine kendi deyimiyle mızıkaya ilk ekleme yapan adam olarak kabul edilir.
chicago blues deyincee akla little walter ve sonny boy willamson ii gelir ancak big walter, nam-ı diğer ''shakey''* utangaç yapısı ve mütevazı mizacı sebebiyle biraz daha arkaplanda kalmış. 5 yaşında mızıka çalmaya başlamış üstad. memphis jug band grubunda çalmış ve kendi deyimiyle orada pek çok yeni şey öğrenmiş. 20'li yaşlarda kısa bi süre ara verdikten sonra bb king'le beraber yeniden çalmaya başlamış. daha sonra muddy waters ile kayıt yapma imkanı bile yakalamış ama sözleşmedeki taahhütleri yerine getiremediği için yollar ayrılmış. hayatının en büyük fırsatı inanılır gibi değil muddy ile çalışma imkanını elde etmişsin ve umrunda bile değil çok acayip bi adam. şöyle ki şöhreti single'lar ile biraz artınca tekrar waters ile çalışmışlar. jimmy rogers ile beraber - özellikle walking by myself - kendisini meşhur edecek işlere imza atmış ve chicago blues klasikleri arasına girmiş. eğer beraber iş yaptığı gruplarda daha etkin bi tutum takınabilse ve bu kadar içine kapanık bi mizacı olmasa çok daha başka bi kariyeri olurdu shakey'in. son olarak shakey yine kendi deyimiyle mızıkaya ilk ekleme yapan adam olarak kabul edilir.
devamını gör...
dünyanınbütünmeşhurlarınıntraşolurkenkullandığıjilet
en iyi jilet budur. dünyanın bütün meşhurları bununla traş oluyor. ingiltere kralı,rahmetli başkan kennedy,taçsız kral pele, beckenbauer, kaleci maier,nadia comeneci,brigitte bardot,fenerbahçeli cemil... hepsi şöhretlerini bu bıçağa borçludurlar. sen bu nicki almaya üşenmedin de ben şener şen'in bu repliğini bulmaya üşenir miyim kral ?
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ses tonları
devamını gör...
bluetooth kulaklık tavsiyesi
ahh en sevdiğim konu gelmiş *sennheiser tabiki en güzeli fakat azcık tuzlu. ben şu an jbl kullanıyorum, şükürler olsun bozulma olmadı fakat garanti sistemleri çok iyi çalışıyo, sorun olduğu anda değişim veya para iadesi yapıyolar. dışarıdan ses almıyo ancak ses ayarlamaları sonrasında bile o coşkulu havayı alamıyorum canım sıkılıyo. sennheiser ın dış kulaklığını denedim, asla ve asla dışarıdan ses almamakla birlikte, sanki beş altı hoparlör aynı anda açılmış gibi çok temiz bir ses vermekte. biraz pahalı ama güzel kullanımda ömürlük.
devamını gör...
ayşegül sünetçioğlu
tiyatro kampında atölyesine katıldığım, bilgisinden ve enerjisinde aydınlandığım oyuncu ve koreograf harika bir insandır.
1984 istanbul doğumlu tiyatro sanatçısıdır. 2008 yılında dokuz eylül üniversitesi oyunculuk bölümünden mezun oldu. 2008 yılından beri bornova belediyesi şehir tiyatrolarında eğitmen ve oyuncu olarak çalışmaktadır. şimdilerde yoluna istanbul'da devam etmektedir.
tiyatro oyunları
thesmophoria bayramı -bir dağ masalı- /hareket tasarımı / yönetmen
pireli varyete /oyuncu / yönetmen / uyarlayan
cadı avı /oyuncu
ziyaret /dördüncü, öğretmen, koby, makinist
savaş baba /lamia / koreograf
albayın karısı /koreograf
jean-paul marat /oyuncu
kral lear / soytarı
süleyman ve öbürsüler /koreograf
köleler adası /arlequin / koreograf
işgüzar bir tekerrür /koreograf
marat & sade /oyuncu / koreograf
1984 istanbul doğumlu tiyatro sanatçısıdır. 2008 yılında dokuz eylül üniversitesi oyunculuk bölümünden mezun oldu. 2008 yılından beri bornova belediyesi şehir tiyatrolarında eğitmen ve oyuncu olarak çalışmaktadır. şimdilerde yoluna istanbul'da devam etmektedir.
tiyatro oyunları
thesmophoria bayramı -bir dağ masalı- /hareket tasarımı / yönetmen
pireli varyete /oyuncu / yönetmen / uyarlayan
cadı avı /oyuncu
ziyaret /dördüncü, öğretmen, koby, makinist
savaş baba /lamia / koreograf
albayın karısı /koreograf
jean-paul marat /oyuncu
kral lear / soytarı
süleyman ve öbürsüler /koreograf
köleler adası /arlequin / koreograf
işgüzar bir tekerrür /koreograf
marat & sade /oyuncu / koreograf
devamını gör...
gelen minibüs ümitlenmesin diye arkasını dönen insan
bir de benim gibi gözleri bozuksa vay haline dediğim insandır.tam da bu durumu yaşadım bugün.minibüsle okula gitmem gerekiyordu ve ben gelen minibüslerin tabelalarını okumakla cedelleşiyordum.tabi onlar da benim minibüsü durdurmak istediğimi zannettikleri için yavaşlıyorlardı.tam o sırada hamlemi yapıp hemen sanki o minibüsle ilgilenmiyormuş havasına girdim halbuki gereksiz bir hareket yavaşlayıp illaki yoluna devam edecek ama bizim milli sporumuz olmuş bu durum.
devamını gör...
online yazarlara abuk sabuk mesaj yazmak
bir kaç gün sabahları rastgele günaydın, iyi günler tarzı kısa mesajlar atardım.
-buyur kardeş.
-hayırdır.
-nasıl yardımcı olabilirim.
tarzında cevaplar alınca, iyi dilekleri kendime saklamamın kendi açımdan daha sağlıklı olacağını düşündüm.
tanım:online yazarlara abuk subuk mesaj yazmak (ne haddime dedirten durum).
-buyur kardeş.
-hayırdır.
-nasıl yardımcı olabilirim.
tarzında cevaplar alınca, iyi dilekleri kendime saklamamın kendi açımdan daha sağlıklı olacağını düşündüm.
tanım:online yazarlara abuk subuk mesaj yazmak (ne haddime dedirten durum).
devamını gör...
kitap okuma alışkanlığını kaybetmek
körelmesine panzehir olarak sözlükte ve sözlük dışında gruplar var deneyiniz öyleyse. deneyenler dermanını buldu genelde.
malum sanal ya da gerçek çevre önemlidir bu hususta, davranışçı psikoloji de geçerliliğini koyuyan bir yaklaşım hâlâ.
salt burada takılmak da akışa bakıp "kitap okumak boş bir iş" gibi kıt bir anlayışa düşmekten öteye götürmez kanımca. kolay gelsin.
malum sanal ya da gerçek çevre önemlidir bu hususta, davranışçı psikoloji de geçerliliğini koyuyan bir yaklaşım hâlâ.
salt burada takılmak da akışa bakıp "kitap okumak boş bir iş" gibi kıt bir anlayışa düşmekten öteye götürmez kanımca. kolay gelsin.
devamını gör...
yazarların doğduklarından beri geçen gün sayısı
evladım iyice online oyun forumuna çevirmeyin burayı alüminyum! hadi bakayım hadi.
devamını gör...
soğuk nevale
sevimsiz, somurtkan ve samimi olmayan insanlara denir. böyle insanları öğrenci işlerinde sıklıkla görürsünüz.
devamını gör...
ikizdere'de eylem yapanlar marjinal gruplar
geçenlerde halkı örgütleyen amerika demedi mi bu ?
devamını gör...
sigara ve alkolün dünya çapında tamamen yasaklanması gerekliliği
ben de insan ırkının midesi doysun diye her yıl 150 milyarın üzerinde katledilen canlıların yaşam hakkı için insanlık denen kanserin ortadan tamamen kaldırılmasını isitiyorum.
t: saçmalık.
t: saçmalık.
devamını gör...
loop'a alınacak şarkılar
can bonomo - bir hikâyem var. saatlerce dinlediğim oluyor.
devamını gör...
50 yaşında adamın 6 yaşında kız ile nişanlanması
aynı adam, kız çocuğu 9 yaşına geldiğinde onunla evlenmiştir.
devamını gör...
biz çocukken
yılmaz erdoğan'ın yaşayabilme ihtimali diye bir şiiri vardır, şöyle der;
/...
çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun,
ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk,
ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum.
çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda..
... /
yolun sonunda maalesef ki büyüdük bir çoğumuz ve o yol o kadar kısaydı ki, hiç ama hiç doyamadık.
ama yine de, tüm olumsuzluklara rağmen sokaklarda oynayan, arsa nedir bilen, mahalle maçı kavgasının tadını çıkaran çocuklardık.
hiç bilgisayarımız olmadı, hiç çalmadı cep telefonumuz eve gel diye, saati ve zamanı açlık ve sokak lambalarının yanma zamanına göre bilirdik, bir de "baban geldi, sen nerdesin, öldürecek seni çabuk eve gel" diyen balkondan seslenen anne sesiyle.
/...
çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun,
ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk,
ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum.
çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda..
... /
yolun sonunda maalesef ki büyüdük bir çoğumuz ve o yol o kadar kısaydı ki, hiç ama hiç doyamadık.
ama yine de, tüm olumsuzluklara rağmen sokaklarda oynayan, arsa nedir bilen, mahalle maçı kavgasının tadını çıkaran çocuklardık.
hiç bilgisayarımız olmadı, hiç çalmadı cep telefonumuz eve gel diye, saati ve zamanı açlık ve sokak lambalarının yanma zamanına göre bilirdik, bir de "baban geldi, sen nerdesin, öldürecek seni çabuk eve gel" diyen balkondan seslenen anne sesiyle.
devamını gör...
yetiremediğiniz şeyler
tahammül seviyem.
devamını gör...

