merhabalar sevgili portakallar!
ön uyarı: bu hafta yayınımız özel durumlar sebebi ile çarşamba günü saat 22.00'da olacaktır. bu yüzden ses kayıtlarını en geç salı günü almak durumundayım, lütfen bu kısmı dikkatle okuyalım.
geçtiğimiz hafta bolca gülüp eğlendiğimiz, yerimizde duramadığımız neşeli şarkılar konseptinden sonra umuyorum ki yeterli enerjiyi depolamışsınızdır. zira bu hafta o enerjiye ihtiyacımız olacak.
çünkü bu haftaki yayının teması madımak anma gecesi. 2 temmuzda madımak otelinde yanarak hayatlarını kaybeden insanlarımızı anacağımız bir gece olacak.
eğer sizler de madımak anma gecesine dahil olup anons göndermek isterseniz her zamanki gibi yapacaklarınız çok basit: istediğiniz şarkının anonsunu ses kaydı ile kaydederek mail ya da discord üzerinden bana ulaştırıyorsunuz. seçtiğiniz şarkıyı en en en geç salı günü ulaştırmanız gerekmekte.
kafa sözlük müzik kulübü üyelerinin yayınımız için düşündüğü çok tatlı fikirleri var, dileyenler onlarla ortak bir çalışmaya da dahil olabilirler.
o zaman gelsin afişimiz!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ps: afiş için cenk'in arka bahçesi'ne çokça fazlaca bolca teşekkürler.*
devamını gör...

çocuklarda büyüme hormonunun fazla salınmasıyla beraber epifizyal plak henüz kapanmadığından, uzun kemiklerde aşırı büyümeyle seyreden "gigantizm" hastalığı gözlenir.

gigantizm: devlik.
devamını gör...

evlenmek çocuk yapmak için yapılan bisey değildir. çok doğal olan bu durum anormal bisey gibi gözükmemeli
devamını gör...

koyun koyuna

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ergen kızlar tarafından kasları gibi şişirilmiş sevimsiz ve itici oyuncu.
devamını gör...

günaydın sözlük, yine titanic batarken filikada yer bulamayan şef garsonun umutsuzluğu gibi bir hisle uyandım. öğlene doğru titanic batarken gıygıy yapan kemancının gamsızlığına ulaşmayı ümit ediyorum. hepinizin günü heidi'nin bitmek bilmez kırlarda attığı amaçsız deparlar kadar mutlu geçsin. *
devamını gör...

ertelemeyin. asla. gerekiyorsa uykudan, yemekten her şeyden ödün verin ama planlanınızdan şaşmayın. harcamalarınızı olabildiğince kısın; nasıl oluyor anlamıyorum ama tez yazmak gider hanenizi bir anda ikiye üçe beşe katlamaya başlıyor. tez yazımına başlamadan önce pahallı bulduğunuz kitaplar bir anda ucuz gelmeye başlıyor ama geliriniz değişmiyor. gider hanesinin artmasında temel neden bu olabilir. bol bol okuyun; ben okuduğum kitabın dipnotlarından kitaplar bulup, o kitaplarında dipnotlarından kitaplar bularak başladım, hâlâ sonunu getiremedim çünkü sonu yok (makalelerden bahsetmiyorum bile). en önemlisi tezinizi gizlemeyin. her önünüze gelene okutun demiyorum ama güvendiğiniz insanlara okutun ve ısrarla eleştirmelerini isteyin. ben bu noktada bir aynı alandan ama farklı daldan bir arkadaşıma, bir aynı temelden ama farklı alandan bir arkadaşıma, bir de olaydan tamamen bağımsız bir arkadaşıma okutuyorum. böylelikle alandan bir insanın da alanla ilgisi olmayan bir insanın da konuyu anlayabilmesini sağlamaya çalışıyorum. tez yazan herkese şans, başarı ve sabır diliyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yıllar sonra antoine de saint-exupéry'nin uçağının düşmesine neden olan savaş pilotu itirafta bulunmuş ve "uçaktaki kişinin o olduğunu bilseydim yapmazdım." demiştir.
devamını gör...

miladi takvimde şu anda bulunduğumuz hicri yılın 50 yıl sonrasını yaşıyoruz evet. tam böyle 1490'lar.
devamını gör...

belki ülkede aynı gündem olmasıdır.
devamını gör...

sanırım veda etmek için ister. şöyle ki dedemin çok hasta olduğu zamanlar, vefatına yakındı, bizim görmemize izin vermezlerdi. onu eski haliyle hatırlayın derlerdi. çünkü gerçekten en son hangi halini gördüyseniz aklınızda o hali kalıyor. ama işte biz de dayanamıyorduk son zamanlarında yanında olmak istiyorduk.

bu da ona benziyor insan veda edebilmek istiyor en azından. tabii yüreğinizde hep taşıyorsunuz bu sadece fiziksel bir veda. belki son kez dokunmak, son kez yüzünü görmek, eskiden gülen gözleri, tebessümle kıvrılan dudakları, şaşırınca kalkan kaşları son bir kez cansız da olsa görmek istiyorsunuz. bir zamanlar sıcaklığıyla içinizi ısıtan o bedenin sıcaklığını son kez hissedebilmek istiyorsunuz. çaresizlikten biraz da...

hiç onsuz kalmamışsınız ki o olmadan nasıl yaşanır, sesini duymadan, kollarına sarılmadan nasıl yaşanır bilemiyorsunuz. son kez görmek istiyorsunuz, son kez sarılmak istiyorsunuz, hem ona hem anılara küçük bir veda... artık o andan sonra da onun sıcaklığını, bakışlarını, gülüşünü, kısacası onu içinizde yaşatıyorsunuz. belki de son kez görmek istemek bu yüzdendir...
devamını gör...

oysa ne kadar öbürlerinden değildik di mi ilk gün?

yarım kalmış cümle yoktu aramızda, kim "saçmaladım" dese öbürü alıp tamamlıyor ve eksik kalmıyordu. sonra bir sürü tamam ve şimdin vardı, ben onlardan aklıma gelen hayaller kuruyordum, allah seni inandırsın ikimiz de sığıyorduk bir de içine o hayallerin?

sonra lahmacun ve şarkılara batık bir yol, kahve kavgaları, 5 senedir dokunulmamış bir şehir, en az beş senedir böylesine dokunulmamış bir adam.
sonrası, sonra bi tuhaf.
bi yerde bi anlam, onu anlayamama, onu anlatamama, sonrası bombok.
iyi de, neden bu kadar iç acısı, neden bu kadar ota boka sarmama rağmen tek başıma kaldığım her an sen?
hâlâ burnuna dokunuyorum, gaye su akyol beni affetsin seninki ona bin basıyor, her dokunduğumda gülümsüyorum.

çocuklar haberini verdi, ilettiler ucu benim kanıma batık hançerini, olsun dedim, "âhım ondandır, helâldir"
olur da, o karantina binasının önünde çay içip boyoz yediğimiz anın bir gram hatırı kalmışsa bi selektör yap bana, bilirim.
açığım sana, en azından şu kasaplık işin bitene kadar yanında olayım, sonrası derdim değil, yine defolup gidelim hayallerimizden.*

hâlâ şarkılarım var gün yüzü görmemiş, sana ait..

inşallah....
devamını gör...

aklıma yıldız kenter'in bir anısını getirdi. bir ropörtajında anlatmıştı, çok içten ve etkileyiciydi.

yıldız kenter çok yoksul bir ailede büyümüş. karınlarını bile zor doyurdukları zamanlar olmuş. küçükken birgün okulda öğretmeni ona ceza vermiş, tahtaya kaldırıp tek ayak üstünde durmasını söylemiş. öylece dururken yıldız kenter intihar etmeye karar vermiş. sonra cebinde bir avuç kabak çekirdeği olduğunu hatırlamış, sevinmiş, onları yemesi gerektiğini düşünmüş ve intihardan vazgeçmiş.

demek ki bazen böyle küçücük bir sebep bile olabiliyormuş.
devamını gör...

genellikle paşam, aslanım vb. diyerek büyütüp kendilerinin paşa, padişah, tanrı vb. bir şey olduklarını, dünyanın onların etrafında döndüğünü ve her şeyin kendileri için yaratılmış olduğunu sanmalarına yol açan ataerkil yöntemdir.
devamını gör...

eksikliği,doyma hissine engel olur.çocukları ve bebekleri obezleştirir.tedavisi son derece pahalı olup her seferinde olumlu sonuç alınmayabilir.
samsun'da yaşayan yağız bebek bu hastalığa bir örnektir.
www.cnnturk.com/turkiye/yag...
devamını gör...

fiyatları gayet uygun olan ama teslim etme konusunda çok sıkıntılı olan sitedir. bazen 1 ay bire bekletir.
devamını gör...

moda

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendi hayatımda çok güzel kararlar alıyormuşum gibi bir de karaktere yön vermeye çalışıyorum. umarım kurtulur epey gerildim.*

edit: demiştim! öldürdük kadını.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim