öncelikle, umarım oradasındır ve bu yazdığımı bulabilmişsindir. her şey bir yana, seninle gurur duyuyorum. bunu okurken ne olduğun önemli değil, seninle gurur duyuyorum çünkü bunu biz başardık. şu an aldığım kararlar için kızıyor musun bilmiyorum* ama mutlu olduğumu biliyorsun. daha fazla ne söyleyebilirim bilmiyorum. seni seviyorum canım kendim.*
devamını gör...

yok, ben sterlinle alıyorum
sikke sikke aldığım da oluyor.
devamını gör...

aşağıdaki videodan görülebilecek hadise.

batman'ın çarıklı ortaokulu'nda şehidimiz olcay çiftçi anısına kurulan kütüphanemize kitaplarımız ulaştı.
henüz ulaşmamış, yolda olan kitaplarımız da mevcut.
böyle bir güzelliğe katkı sunan bütün yazarlarıma teşekkür ederim.

(bkz: kafa sözlük köy okuluna kitap yardımı etkinliği)

devamını gör...

yunus emre’ nin; dünyanın yalancı yüzüne kananların öldüklerinde öbür dünyada yaşadıklarından haber veremediklerini, mezarda nice yiğitlerin yattığını ve tüm bunların allah’ın takdiri olduğunu anlattığı şiiri.

“yalancı dünyaya konup göçenler
ne söylerler ne bir haber verirler
üzerinde türlü otlar bitenler
ne söylerler ne bir haber verirlerkiminin başında biter ağaçlar
kiminin başında sararır otlar
kimi masum kimi güzel yiğitler
ne söylerler ne bir haber verirlertoprağa gark olmuş nazik tenleri
söylemeden kalmış tatlı dilleri
gelin duadan unutman bunları
ne söylerler ne bir haber verirleryunus derki gör taktirin işleri
dökülmüştür kirpikleri kaşları
başları ucunda hece taşları
ne söylerler ne bir haber verirler.”
devamını gör...

lipton earl grey: siyah paketli, bergamot aromalı, üzerinde özel seri yazan ürün.
devamını gör...

açma! kapıda yalnızlık.
böylesi haksızlık...
biz istemezsek ayrılık
evimizi bulamaz.


nakaratına sahip bir bengü şarkısıdır.

devamını gör...

mahlası benzeyen fakat ben olmayan modun yaptığı ırkçılık. insan gerçekten hayret ediyor doğrusu.
devamını gör...

hayalim?(!)
kim yaşarsa yaşasın tebrikler. ben hala hayal evresindeyim. belki birgün ben de...
neyse...*
devamını gör...

yazı hatırlatan, aklıma sıcağı düşüren mis koku, domates kokusu.

pazar sabahı, birçok insan için geç kendim için erken bir saatte uyandım. bedenimi sarmalayan kolu nazikçe ve itina ile çektim ki tüm hafta erken kalkmaktan muzdarip insan, biraz daha dinlenebilsin diye. düşündüm sonra onca zamana rağmen eskimeyen ve etkisini yitirmeyen bir şey koku. yıllardır aşina olduğum ama hala üzerimde tesiri olan bir şey. ten kokusunu çektim içime, minik bir öpücük kondurup sessizce sıvıştım alt kata doğru.

sabahları en sevdiğim ana geçtim sonra. kahve kokusu. alt notasında ne olduğunu çıkaracak kadar gurme olmasam da çocukluğumdan beri bayıldığım bir koku bu. sığınak hatta. ve kahve bence en çok yalnızken içilen bir içecek. kahvemi içerken uyku ile uyanıklık arası, varlıkla yokluk arası bir yerde hissediyorum kendimi. sesleri dinlerken de yaşamaya alışmaya çalışıyorum. ve bunu sabahın altısında da kalksam öğleye doğru uyansam da benzer bir şekilde sürdürüyorum. bir ritüel. tek başına gerçekleştirilen...

ve şimdi son olarak yenilen şeyden öte, günün anlamına uysun ve de diğer günlerin aksine yalnız kalmadığım bir kahvaltı için biraz daha özenli bir şeyler hazırlamaya başladım. buzlukta yazdan kalan son domatesleri tavaya yerleştirirken biraz da hüzünlendim bitişine. sonra şöyle düşünerek teselli buldum. yaz geliyor.

yaz sever bir çocuktum hep, yaz sever bir yetişkine dönüştüm. tatil, deniz, okuldan uzaklaşma... hepsi hala aynı ne de olsa.
hah ne diyordum evi saran mis gibi bir domates kokusu var. bu koku aldı beni yazlara götürdü, tatillere götürdü; salgınsız güzel zamanları, kalabalık kahvaltı sofralarını hatırlattı. ve bu güne has bir anlam yükledi kendine koku.
bugün 'paylaşmaktı', domates kokusu.
devamını gör...

teşekkürler üstteki yazar.alttaki yazar arkadaş; her gününü son günün gibi yaşa. hayatın tadını çıkar. hiçbirşeyi kafana takma. unutma herşeyin bir sonu var. kendine iyi davran. vallahi billahi dünya fani.
devamını gör...

'yol yanlış ama yürüdük o kadar.' diye bir söz varya aynen öyle işte. yaşamışım o kadar hiç başa dönemem. olduğu kadar artık.
devamını gör...

günaydın sözlük!

24 saat sonra bile olsa o çorbaya kavuştum, mercimeği yaratan allaha bin şükürler olsun.*
instagram gibi yapacam burayı, bi sabah çay bi sabah çorba!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

daha dün en yakın arkadaşım ile bu konuda tartıştık. sağolsun bir güzel haşladı beni. sözlüge ilk girdiğim zamanlar tanımımı girer, iki bakınır çıkardım. şimdi? tanım giriyorum, takip ettiğim yazarlar ne girmiş bakıyorum, editörlük yapıyorum, buradaki dostlarim ile sohbet ediyorum ve sonuç olarak sürekli buradayım. bu bağımlılıktan kurtulmam lazım dostlar.
devamını gör...

bir dil'in içinde veya dil'ler arasında kelime'lerin kökenlerini ve tarihi gelişmelerini inceleyen bilim alanıdır.
devamını gör...

tuhaf insanlar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sahipleri de öyle, çay istiyorsun bunu veriyorlar, bir de "senin lohusa kız kapının önünde seni bekliyor, al abi şunları da besle istersen, diğerlerini ben doyurdum ama bu yabani seni bekliyor, yanaşmadı bile bana" diyerek dilimlenmiş sucuk..

yabani işte, babasının kızı.

edit : tavuk sucuğuna burun kıvırdı haspam, markete gidilip yaş mama alındı. önümü yolda kesti, bir kaba filan koymama bile izin vermedi, öyle aç.
şimdi iyiyiz ama.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

uzun yıllar "ankara'nın doğu kapısındaki kırıkkale il oldu, sıra batı kapısındaki polatlı'da" diye oyalanan ilçe. 90'larda beklentiler bayağı yüksek olmalı ki, ilçenin ortasından geçen eskişehir-ankara karayoluna "we want to become a province" yazılı bir kanguru resmi konmuştu. işte
yine de bu istek gerçekleşmediği gibi, 2021 yılı itibariyle de çoğu kişiye sorsak "böyle daha iyi yav, hem büyükşehre de bağladılar kiralar arttı, her türlü hizmetimiz görülüyor, yeni başgan zaten bizi bayağı tutuyor" cevabını alırız. burada üzülse üzülse çifteler, günyüzü, sivrihisar, mihalıççık gibi polatlı'ya kendi il merkezlerinden daha yakın eskişehir ilçelerindekiler üzülmüştür. malum, polatlı il olursa tüm bu ilçeler oraya bağlanacaktı.

nüfusu 100 binin üstünde olup, ahalisinde kürtler ve tatarlar önemli bir yer tutar. ilçe tam bir garnizon kentidir, polatlı topçu ve füze okulu'nu ve eskişehir çıkışındaki acıkır bozkırında konuşlu 58. tugayı barındırır. ayrıca gordion'a, sakarya muharebe meydanına da ev sahipliği eder. yine de turizmden bir beypazarı kadar yararlanıldığını söylemek güç. belki de ilçe merkezi tamamen yeni binalarla dolduğu içindir.

ortasındaki "il olmak istiyoruz" tabelasının dışında, girişinde de "gururumuz topçuların kalbi" olarak onore edilir. bu tabelayı tsk mı dikti yoksa belediye mi bilmiyorum. tabela budur
devamını gör...

uzak durulması gereken, sorumsuz insan tipidir.
devamını gör...

sokak hayvanlarına bakın ve onların insanlarla esnafla olan ilişkisine.ordan net çıkarım yaparsınız..
devamını gör...

18 mart çanakkale zaferinde büyük rol oynamış savaşın gidişatını değiştirmiş şu zamana kadar da başlığı açılmamış kendisini hiç unutmayan güzel torunları olan onbaşıdır. savaştan sonra en azından adamı yüzbaşı albay felan yapsaydınız keşke.
devamını gör...

doğu timor
endonezya'dan bağımsızlığını kazanıp ülke olalı 20 sene olmuş ama varlığı ya da yokluğu tanım başlığına tam uyuyor. sonradan ülke olduğu için de eski atlaslarda bulunmuyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim