arabasıyla fotoğraf paylaşan insanlar
"o kadar para verdik, bemeve aldık göstermeyek mi?" diyendir, haklıdır.
https://i.ibb.co/zxwjnw7/images-49.jpg
https://i.ibb.co/zxwjnw7/images-49.jpg
devamını gör...
yazarların kendilerinde bulduğu en iyimser özellik
yolda gördüğüm çoğu köpeğe "oyyy şen napoçuuun, napıyon len" demek, çok üzülüyorum konuşamadıkları için.
devamını gör...
çavuşoğlu’nun akla niye sadece yabancı turist geliyor beyanı
dışişleri bakanı çavuşoğlu, "turist dediğimizde neden akla sadece yabancı turistler geliyor? yerli turistlerimiz yok mu? turizm alanında yaptığımız çalışma, yerli ve yabancı bütün turistlerimiz içindir. turizm güvenliğine böyle bakıyoruz biz" dedi.
mesela turist ömer niye değil? sıvamasaydı bari diyeceğim ama sıvıyor efendim durduramıyoruz:
buradan
devamını gör...
en sevdiğin yazarların seni takip etmediğini öğrenmek
gerçekten üzüldüğüm bir durum. seninle beğeni paylaşmıştık... bizim bir geçmişiz vardı ama senin için bir hiçmişim... seni kimse benim gibi beğenileyemez bunu sakın unutma.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hobileri
hobilerimi yazacağım başlık.
- ney üflemek,
- amigurumi oyuncak örmek,
- tığ ve şiş ile örgü örmek,
- etamin yapmak,
-kitap okumak ama favori tarzım; tıbbi gerilim,
-satranç oynamak,
- doğa yürüyüşü,
- amatör olarak yüzmek gibi uzatabileceğim, yapmaktan keyif aldığım eylemler.
- ney üflemek,
- amigurumi oyuncak örmek,
- tığ ve şiş ile örgü örmek,
- etamin yapmak,
-kitap okumak ama favori tarzım; tıbbi gerilim,
-satranç oynamak,
- doğa yürüyüşü,
- amatör olarak yüzmek gibi uzatabileceğim, yapmaktan keyif aldığım eylemler.
devamını gör...
mülakat
az önce 4. aşamasını gerçekleştirdiğim, bitmek bilmeyen bir stres yaşamama sebep olan (uyku problemleri, mide ağrıları vs.) çeşitli türdeki görüşmeler bütünü. bir yılı aşkın süredir iş arıyorum ve "iş arıyor musun?" diye soran insanlardan gerçekten bıktım, usandım. umarım bu kadar çaba ve bekleyişten sonra yüzümün güleceği bir sonuç alırım.
bu arada ilk defa konusuna hakim, kendini yetiştirmiş ve işini düzgün yaptığına inandığım biriyle görüştüm. yaşadığım süreç hakkında hazırlanan adaylara yardımcı olmak adına şu ana kadar edindiğim tecrübelerimi paylaşacağım.
1 - sözel & sayısal genel yetenek testi
bu test aracı kurum kullanılarak veya görüştüğünüz firma tarafından size iletilen bir link aracılığı ile online olarak, tek ekranda kalma ve kameranızın açık olması şartıyla yapılıyor. kağıt kalem kullanabiliyorsunuz fakat hesap makinesine izin var mıydı tam hatırlayamıyorum. süre bir kere başladıktan sonra başınıza gelen aksilikler için süreyi durdurma gibi olaylar yok. örneğin benim tükenmez kalemim bitti ve 2-3 dakika odamda kalem aramak zorunda kaldım. yaklaşık 40 soru için 60 dakika süre tanınıyor ama ben kimsenin yetiştirebileceğini sanmıyorum. zaten yetiştirmekten ziyade belirli bir puanı yakalama amacı var diye düşünüyorum. sorular genelde ales benzeri uzunlukta, kimisi görsel içeriği olan kimisi yazı içeren mantık/dikkat/hesaplama türündeydi.
2 - ingilizce testi - computer adaptive testing
bu testin daha önce girdiğim ingilizce testlerinden farkı aslında amacıydı. normalde hazırlanan belirli miktardaki soru ve süre için uğraşırsınız ama bu test sizin yanıtlarınıza göre şekilleniyor. örneğin b1 zorluğunda bir soruyu doğru yanıtlarsanız bir sonraki soru zorlaştırılıyor, yanlış yanıtlarsanız da soru kolaylaştırılıyor. bu şekilde ingilizce seviyeniz belirleniyor. grammer dışında günlük/iş/akademik konular içeren ve dinlemeli sorular da bulunuyordu.
3 - ingilizce & türkçe video mülakat
bu mülakat yanlış hatırlamıyorsam 3 türkçe ve 2 ingilizce sorudan oluşuyordu. sorular kesinlikle "kendinizi biraz tanıtır mısınız?" vs. şeklinde değildi. eski iş yeriniz / üniversiteniz / yaşantınız vs. olarak çeşitlendirebilirim çünkü hepsinden soru vardı ve detaylıydı diye hatırlıyorum. soruları okumak ve düşünmek için 10 saniye (tahmini) bir süreniz oluyor. soruyu yanıtlama süreniz 1 dakika (tahmini) veya daha uzun. eğer yanıtladıysanız erken bitirebiliyorsunuz. sorular bittikten sonra yanıtlarınız video olarak kaydediliyor ve sisteme yükleniyor.
kişilik envanteri
bu aslında tam olarak bir mülakat değil. adayların başvurduğu pozisyona uygun özelliklere sahip, pozisyonun gerektirdiği kişilikte/karakterde olup olmadığını belirlemek amacıyla yaptıklarını düşünüyorum. uzun uzun insanları tanımlayan cümleler var ve yanıt olarak sizden "kesinlikle hayır, hayır, bilmiyorum, evet, kesinlikle evet) şıklarından birini seçmenizi istiyorlar. sonucu görme gibi bir durumunuz yok.
4- insan kaynakları online mülakat
son olarak çok detay veremeyeceğim ve bugün katıldığım son mülakat buydu. teams üzerinden gönderilen bir link aracılığı ile görüşme sağladık ve yaklaşık 1 saat sürdü. firma hakkında, çalışma şartları hakkında bilgiler verildi. pozisyon beklentileri açıklandı. amaç aslında yukarıdaki mülakatlardan sonra adayı yakından tanıma diye düşünüyorum ama aynı zamanda bir anda yanıtlaması zor olan sorular da yöneltildi. zor olduğunu düşünme sebebim daha önce karşılaştığım sorulardan çok içermemesiydi. (daha sonra detaylı açıklayacağım.)
5- teknik ve belki ik müdür mülakatı
2 haftalık bir haberleşme süresi (olumlu/olumsuz) iletildi. eğer yukarıdaki aşamayı geçmiş olursam teknik ve duruma göre insan kaynakları müdürüyle görüşme olabilirmiş. şimdilik umutla bekleyip hazırlanmaya çalışacağım. birkaç hafta sonra editler paylaşırım. şans dileyin :)
23 kasım edit: dördüncü mükakatı da geçtim. sırada beşinci ve inşallah son değerlendirme var.
3 aralık edit: henüz haber gelmedi.
6 aralık edit: arkadaşlar sonunda oldu. kabul edildiğime dair arandım ve teklif maili geldi.
bu arada ilk defa konusuna hakim, kendini yetiştirmiş ve işini düzgün yaptığına inandığım biriyle görüştüm. yaşadığım süreç hakkında hazırlanan adaylara yardımcı olmak adına şu ana kadar edindiğim tecrübelerimi paylaşacağım.
1 - sözel & sayısal genel yetenek testi
bu test aracı kurum kullanılarak veya görüştüğünüz firma tarafından size iletilen bir link aracılığı ile online olarak, tek ekranda kalma ve kameranızın açık olması şartıyla yapılıyor. kağıt kalem kullanabiliyorsunuz fakat hesap makinesine izin var mıydı tam hatırlayamıyorum. süre bir kere başladıktan sonra başınıza gelen aksilikler için süreyi durdurma gibi olaylar yok. örneğin benim tükenmez kalemim bitti ve 2-3 dakika odamda kalem aramak zorunda kaldım. yaklaşık 40 soru için 60 dakika süre tanınıyor ama ben kimsenin yetiştirebileceğini sanmıyorum. zaten yetiştirmekten ziyade belirli bir puanı yakalama amacı var diye düşünüyorum. sorular genelde ales benzeri uzunlukta, kimisi görsel içeriği olan kimisi yazı içeren mantık/dikkat/hesaplama türündeydi.
2 - ingilizce testi - computer adaptive testing
bu testin daha önce girdiğim ingilizce testlerinden farkı aslında amacıydı. normalde hazırlanan belirli miktardaki soru ve süre için uğraşırsınız ama bu test sizin yanıtlarınıza göre şekilleniyor. örneğin b1 zorluğunda bir soruyu doğru yanıtlarsanız bir sonraki soru zorlaştırılıyor, yanlış yanıtlarsanız da soru kolaylaştırılıyor. bu şekilde ingilizce seviyeniz belirleniyor. grammer dışında günlük/iş/akademik konular içeren ve dinlemeli sorular da bulunuyordu.
3 - ingilizce & türkçe video mülakat
bu mülakat yanlış hatırlamıyorsam 3 türkçe ve 2 ingilizce sorudan oluşuyordu. sorular kesinlikle "kendinizi biraz tanıtır mısınız?" vs. şeklinde değildi. eski iş yeriniz / üniversiteniz / yaşantınız vs. olarak çeşitlendirebilirim çünkü hepsinden soru vardı ve detaylıydı diye hatırlıyorum. soruları okumak ve düşünmek için 10 saniye (tahmini) bir süreniz oluyor. soruyu yanıtlama süreniz 1 dakika (tahmini) veya daha uzun. eğer yanıtladıysanız erken bitirebiliyorsunuz. sorular bittikten sonra yanıtlarınız video olarak kaydediliyor ve sisteme yükleniyor.
kişilik envanteri
bu aslında tam olarak bir mülakat değil. adayların başvurduğu pozisyona uygun özelliklere sahip, pozisyonun gerektirdiği kişilikte/karakterde olup olmadığını belirlemek amacıyla yaptıklarını düşünüyorum. uzun uzun insanları tanımlayan cümleler var ve yanıt olarak sizden "kesinlikle hayır, hayır, bilmiyorum, evet, kesinlikle evet) şıklarından birini seçmenizi istiyorlar. sonucu görme gibi bir durumunuz yok.
4- insan kaynakları online mülakat
son olarak çok detay veremeyeceğim ve bugün katıldığım son mülakat buydu. teams üzerinden gönderilen bir link aracılığı ile görüşme sağladık ve yaklaşık 1 saat sürdü. firma hakkında, çalışma şartları hakkında bilgiler verildi. pozisyon beklentileri açıklandı. amaç aslında yukarıdaki mülakatlardan sonra adayı yakından tanıma diye düşünüyorum ama aynı zamanda bir anda yanıtlaması zor olan sorular da yöneltildi. zor olduğunu düşünme sebebim daha önce karşılaştığım sorulardan çok içermemesiydi. (daha sonra detaylı açıklayacağım.)
5- teknik ve belki ik müdür mülakatı
2 haftalık bir haberleşme süresi (olumlu/olumsuz) iletildi. eğer yukarıdaki aşamayı geçmiş olursam teknik ve duruma göre insan kaynakları müdürüyle görüşme olabilirmiş. şimdilik umutla bekleyip hazırlanmaya çalışacağım. birkaç hafta sonra editler paylaşırım. şans dileyin :)
23 kasım edit: dördüncü mükakatı da geçtim. sırada beşinci ve inşallah son değerlendirme var.
3 aralık edit: henüz haber gelmedi.
6 aralık edit: arkadaşlar sonunda oldu. kabul edildiğime dair arandım ve teklif maili geldi.
devamını gör...
sekiz çizmek
bisiklet veya motor sürüşleri sonucunda ortaya çıkabilen görüntüdür.
ya da sarhoş insanların yolunu bulamaması ve düzgün yürüyememesi sonucu ortaya çıkardıkları yürüyüş şeklidir.
"ben bir ayyaşım sekiz çizer ayaklarım..." demiş şarkıcı.
birçok anlamı bulunmaktadır.
bazen de verdiği sözü tutmayan insanların sözünde durmaması, yan çizmesi durumunda kullanılır.
(bkz: r yapmak)
ya da sarhoş insanların yolunu bulamaması ve düzgün yürüyememesi sonucu ortaya çıkardıkları yürüyüş şeklidir.
"ben bir ayyaşım sekiz çizer ayaklarım..." demiş şarkıcı.
birçok anlamı bulunmaktadır.
bazen de verdiği sözü tutmayan insanların sözünde durmaması, yan çizmesi durumunda kullanılır.
(bkz: r yapmak)
devamını gör...
kupa ile çay içmek
-siyah çay için konuşuyorum- çaykolik biri olarak mümkünse tercih etmeyeceğim eylemdir.
çabuk soğur, çayın tadı kupada değişir.
nedense porselen fincanda içtiğimde, porselenin tadı da geçiyor çaya, hoşuma gitmiyor. kaynar kaynar, demli ve cam çay bardağında içilir siyah çay.
çabuk soğur, çayın tadı kupada değişir.
nedense porselen fincanda içtiğimde, porselenin tadı da geçiyor çaya, hoşuma gitmiyor. kaynar kaynar, demli ve cam çay bardağında içilir siyah çay.
devamını gör...
damat sıfatı başarısının önüne geçti
bir süredir ortalıkta yoktu tekrardan gündeme gelecek onun için yol yapıyorlar sanırım.
devamını gör...
yazarların sahip olduğu ilk cep telefonu
yıl 1998 di galiba panasonic gd65 miydi tam hatırlamıyorum, 3 modeli vardı, ben en son çıkan modelini almıştım, heryerde afişleri filan var, patronumda da ericson un ilk modeli var o takozlardan, şirkette olay olmuştu, gidip gelip vay be onistanbul da nasıl bir zenginse artık son model telefonu var diyordu patronum, utandığımı hatırlıyorum, daha sonra nokia 6110 sony ericson un metalik gri havalı bir modelini kullandım, babam aşırı kızmıştı cep telefonu alınca, ikide bir "sanki fabrikaları var, çok önemli işleri varda cep telefonu almış" diyordu, hey gidi günler...
devamını gör...
anne at 13 000 ft
kazid radwanski'nin yönetmenliğini yaptığı film. 44. toronto film festivali'nin platform bölümünde mansiyon ödülü kazanmıştır.
filmin konusunu kısaca özetleyecek olursak, bir anaokulunda çalışan ve ferah bir yaşama sahip gibi gözüken anne'nin, yakın arkadaşının bekarlığa veda partisinde paraşütle atlama deneyimden sonra hayata bakışının değişmesi olarak söylenebilir. konu her ne kadar bu şekilde anlatılabilir olsa da bence filmin garip bir şekilde önemsiz bir bölümünü oluşturuyor. burada paraşüt deneyimi belki yalnızca simgesel bir anlama sahip.
filmin güçlü taraflarından biri yönetmenin aşırı yakın çekimlerle sanki oradaki biriymişiz gibi bizi olaylara dahil etmesi olabilir. ayrıca bu aşırı yakın, güçlü çekimler anne rolüne hayat veren deragh campbell'in kendinden geçmiş anlarına ve duygu kırılmalarına çok yakıdan şahit olmamızı sağlarken bizi empati kurmaya da zorluyor. toplum baskılarından ve çevresindekilerin sorgulamalarından sıkılan karakterin kırılma anları, duygu patlamaları, ani ve uygunsuz kahkahaları oldukça etkileyici. hele annesiyle şömine önünde ettiği bir tartışma sahnesi var ki başlı başına bir filmdir. festivalci arkadaşların seveceğine inanıyorum.
filmin konusunu kısaca özetleyecek olursak, bir anaokulunda çalışan ve ferah bir yaşama sahip gibi gözüken anne'nin, yakın arkadaşının bekarlığa veda partisinde paraşütle atlama deneyimden sonra hayata bakışının değişmesi olarak söylenebilir. konu her ne kadar bu şekilde anlatılabilir olsa da bence filmin garip bir şekilde önemsiz bir bölümünü oluşturuyor. burada paraşüt deneyimi belki yalnızca simgesel bir anlama sahip.
filmin güçlü taraflarından biri yönetmenin aşırı yakın çekimlerle sanki oradaki biriymişiz gibi bizi olaylara dahil etmesi olabilir. ayrıca bu aşırı yakın, güçlü çekimler anne rolüne hayat veren deragh campbell'in kendinden geçmiş anlarına ve duygu kırılmalarına çok yakıdan şahit olmamızı sağlarken bizi empati kurmaya da zorluyor. toplum baskılarından ve çevresindekilerin sorgulamalarından sıkılan karakterin kırılma anları, duygu patlamaları, ani ve uygunsuz kahkahaları oldukça etkileyici. hele annesiyle şömine önünde ettiği bir tartışma sahnesi var ki başlı başına bir filmdir. festivalci arkadaşların seveceğine inanıyorum.
devamını gör...
annesinin yakışıklı oğlum dediği çocuğun tipsiz olması
annesi olduğum için demiyorum ama benim oğlum gerçekten çok yakışıklı *
devamını gör...
bloemfontein
güney afrika cumhuriyeti'nin "yargı" başkenti olarak, üç başkentten birisi olan şehir. free state eyaletinin bir şehridir.
devamını gör...
zamanın rengi
sulu boya yaparken, bardakta karıştırdığımız fırçadan akan boyalarla karışmış su gibi... bulanık.
devamını gör...
sorumluluk sahibi olmayan ebeveyn
3 dakikalık zevkleri için, bir canlının hayatını etkileyen kişilerdir,bunlar özelikle şimdiki zamanda daha çok çoğalmıştır, eskiden sadece babalar , sorumsuzken bu
zamanda ebeveynlerin ikisi de sorumsuz olan bencil aileler çoğalmıştır.
daha öncede çok defa yazdım, sınavsız anne baba olunmamalıdır, sınavı gecemeyenler hemen orda kısırlaştırılmalı.
zamanda ebeveynlerin ikisi de sorumsuz olan bencil aileler çoğalmıştır.
daha öncede çok defa yazdım, sınavsız anne baba olunmamalıdır, sınavı gecemeyenler hemen orda kısırlaştırılmalı.
devamını gör...
manyetik rezonans görüntüleme
iyonize olmayan radyofrekans dalgaları kullanılarak görüntüleme yapan görüntüleme yöntemidir.
yöntemde x ışını kullanılmaz.
özellikle yumuşak dokuları incelemek için kullanılan görüntüleme yöntemidir.
kemik yapılar,hava içeren alanlar ve kalsifikasyonlar iyi değerlendirilemez.
bu yapılar için x-ray veya bilgisayarlı tomografi kullanılabilir.(bkz: bilgisayarlı tomografi)
yöntemde x ışını kullanılmaz.
özellikle yumuşak dokuları incelemek için kullanılan görüntüleme yöntemidir.
kemik yapılar,hava içeren alanlar ve kalsifikasyonlar iyi değerlendirilemez.
bu yapılar için x-ray veya bilgisayarlı tomografi kullanılabilir.(bkz: bilgisayarlı tomografi)
devamını gör...
elif buse doğan
türk halk müziği sanatçısı. istanbul teknik üniversitesi türk müziği devlet konservatuarı'nı birincilikle bitirmiştir. ses tonunu kendime yakın bulduğum örnek alınası insan.
en sevdiğim...
gülüm soldu.
en sevdiğim...
gülüm soldu.
devamını gör...
gel zoya
andrey voznesenski'nin meşhur oza'sının xı.bölümü. şiirin dizelerinde öyle ince bir saldırı ve tahribata uğrama hissi var ki dizeler geçip giderken bunun saldırmak istemeyen bir insanın cümleleri olduğu anlaşılıyor ama sanki iğneleri saplamadan da sahiden anlatamayacakmış gibi derdini. voznesenski'nin dizelerindeki o çaresiz ve mecburi keskinlik en çok bu şiirinde hissediliyor bana kalırsa. mücadelenin göksel izlerinden uzak, insancıl bir pes etmişlik...
şiir pek çok şey olabilir; eti oyan bir ustura, sıcak bir ev, insanı boğan kül rengi bir okyanus ve bundan çok daha fazlası. voznesenski ise; insanı onlarca yükün altında bırakan ama aynı zamanda derin bir nefes aldıran bir çaresizliği, kangren'den ötürü kesilmesi gereken bir uzvu ustaca yedirmiş dizelerine. orijinal metin ve mehmet h. doğan çevirisi:
xi
gel zoya, açıkça konuşalım seninle
yollarımız ayrılacak nerdeyse;
farklı yollara uzamasın yollar bir,
inan, sonun başlangıcı geldi demektir.
(знаешь, зоя, теперь - без трепа.
разбегаются наши ропы.
стоит им пойти стороною,
остального не остановишь.)
anımsar mısın dubna’yı, ak kundaklar içinde,
anımsar mısın, hani piyano çalıyordun sen
anımsar mısın, birden başını çevirmiştin klavyeden
nasıl da bomboştu, yüzün, ne denli beyaz
bir şey öylesine yitmişti ki yüzünde
bir şey, artık kimseler yerine koyamaz.
(помнишь, зоя, - в снега застеленную,
помнишь дубну, и ты играешь.
оборачиваешься от клавиш.
и лицо твое опустело.
что-то в нем приостановилось
и с тех пор невосстановимо.)
çok şeyler gördüm geçirdim: yağmurlar, gökkuşakları
ufuklar kararırdı geçerken adım
ve dostlar bana ihanetten nasıl da zevk alırdı
ben bile bıkmış usanmıştım kendimden
ama tüm bunlara karşın sen hep sen kaldın.
(всяко было - и дождь и радуги,
горизонт мне являл немилость.
изменяли друзья злорадно.
сам себе надоел, зараза.
только ты не переменилась.)
anımsar mısın son şiir okuyuşunu, elveda der gibi?
aşağılar, bağırırken onlar, sendin koşup gelen yanıma;
eğer varsam bugün, ne derlerse desinler bana,
gönül borcum da sensin, yüzkaram da
(а концерт мой прощальный помнишь?
ты сквозь рев их мне шла на помощь.
если жив я назло всем слухам,
в том вина твоя иль заслуга.)
acılar bir yalaz gibi sardığında gövdemi,
bir suya atlar gibi daldım riga’ya,
dibindeyken suyun, soluğunla yaşattın beni,
ince bir başak sapından, sapsarı, saçların gibi.
(когда беды меня окуривали,
я, как в воду, нырял под ригу,
сквозь соломинку белокурую
ты дыхание мне дарила.)
kilometreler ayıramaz insanı, inan,
birleştirir telefon telleri gibi;
ama milimetrelerse ayıran,
bağışlanmaz bir yazgıdır bu, beterin beteri.
(километры не разделяют,
а сближают, как провода,
непростительнее, когда
миллиметры нас раздирают!)
gerçekse acıların yakınlaştırdığı bizi,
istemem kurtulmayı onlardan;
ve diyelim ki sensin, ben değil
dertlerin gerçekte izlediği.
(если боли людей сближают,
то на черта мне жизнь без боли
или, может, беда блуждает
не за мной, а вдруг за тобою)
kendileri güvende değil ki bizi kurtaranların;
ne çileler, ne üzünçler umurumda,
bil ki tek düşüncem, yarın
koruyabilmek seni kendimden fazla!
(нас спасающие - неспасаемы.
что б ни выпало претерпеть,
для меня важнейшее самое -
как тебя уберечь теперь!)
sen misin değişen,
yoksa ben mi?
bütün geçmişimizden, geçmiş yıllardan,
bir zamanlar biz olan o insan gölgeleri
hüzünle el sallamaktalar bize şimdi.
(ты ль меняешься? я ль меняюсь?
и из лет
очертанья, что были нами,
опечаленно машут вслед.
горько это, но тем не менее
нам пора... вернемся к поэме.)
şiir pek çok şey olabilir; eti oyan bir ustura, sıcak bir ev, insanı boğan kül rengi bir okyanus ve bundan çok daha fazlası. voznesenski ise; insanı onlarca yükün altında bırakan ama aynı zamanda derin bir nefes aldıran bir çaresizliği, kangren'den ötürü kesilmesi gereken bir uzvu ustaca yedirmiş dizelerine. orijinal metin ve mehmet h. doğan çevirisi:
xi
gel zoya, açıkça konuşalım seninle
yollarımız ayrılacak nerdeyse;
farklı yollara uzamasın yollar bir,
inan, sonun başlangıcı geldi demektir.
(знаешь, зоя, теперь - без трепа.
разбегаются наши ропы.
стоит им пойти стороною,
остального не остановишь.)
anımsar mısın dubna’yı, ak kundaklar içinde,
anımsar mısın, hani piyano çalıyordun sen
anımsar mısın, birden başını çevirmiştin klavyeden
nasıl da bomboştu, yüzün, ne denli beyaz
bir şey öylesine yitmişti ki yüzünde
bir şey, artık kimseler yerine koyamaz.
(помнишь, зоя, - в снега застеленную,
помнишь дубну, и ты играешь.
оборачиваешься от клавиш.
и лицо твое опустело.
что-то в нем приостановилось
и с тех пор невосстановимо.)
çok şeyler gördüm geçirdim: yağmurlar, gökkuşakları
ufuklar kararırdı geçerken adım
ve dostlar bana ihanetten nasıl da zevk alırdı
ben bile bıkmış usanmıştım kendimden
ama tüm bunlara karşın sen hep sen kaldın.
(всяко было - и дождь и радуги,
горизонт мне являл немилость.
изменяли друзья злорадно.
сам себе надоел, зараза.
только ты не переменилась.)
anımsar mısın son şiir okuyuşunu, elveda der gibi?
aşağılar, bağırırken onlar, sendin koşup gelen yanıma;
eğer varsam bugün, ne derlerse desinler bana,
gönül borcum da sensin, yüzkaram da
(а концерт мой прощальный помнишь?
ты сквозь рев их мне шла на помощь.
если жив я назло всем слухам,
в том вина твоя иль заслуга.)
acılar bir yalaz gibi sardığında gövdemi,
bir suya atlar gibi daldım riga’ya,
dibindeyken suyun, soluğunla yaşattın beni,
ince bir başak sapından, sapsarı, saçların gibi.
(когда беды меня окуривали,
я, как в воду, нырял под ригу,
сквозь соломинку белокурую
ты дыхание мне дарила.)
kilometreler ayıramaz insanı, inan,
birleştirir telefon telleri gibi;
ama milimetrelerse ayıran,
bağışlanmaz bir yazgıdır bu, beterin beteri.
(километры не разделяют,
а сближают, как провода,
непростительнее, когда
миллиметры нас раздирают!)
gerçekse acıların yakınlaştırdığı bizi,
istemem kurtulmayı onlardan;
ve diyelim ki sensin, ben değil
dertlerin gerçekte izlediği.
(если боли людей сближают,
то на черта мне жизнь без боли
или, может, беда блуждает
не за мной, а вдруг за тобою)
kendileri güvende değil ki bizi kurtaranların;
ne çileler, ne üzünçler umurumda,
bil ki tek düşüncem, yarın
koruyabilmek seni kendimden fazla!
(нас спасающие - неспасаемы.
что б ни выпало претерпеть,
для меня важнейшее самое -
как тебя уберечь теперь!)
sen misin değişen,
yoksa ben mi?
bütün geçmişimizden, geçmiş yıllardan,
bir zamanlar biz olan o insan gölgeleri
hüzünle el sallamaktalar bize şimdi.
(ты ль меняешься? я ль меняюсь?
и из лет
очертанья, что были нами,
опечаленно машут вслед.
горько это, но тем не менее
нам пора... вернемся к поэме.)
devamını gör...
normal sözlük için öneriler
ekşi sözlükteki gibi girdiğim bir başlığa sonradan yazanlar varsa kolayca o başlıkları göreyim.
mesajlar için görsel ekleme olursa güzel olur.
daha fazla tema desteği.
çok tanım girene kitap vs gibi saçma etkinliklerin kaldırılması. burayı gerçekten seven, bir şeyler paylaşmak isteyen gelsin. iki kitaba bin tane saçma başlık ve tanım açacak adamlara gerek yok.
mesajlar için görsel ekleme olursa güzel olur.
daha fazla tema desteği.
çok tanım girene kitap vs gibi saçma etkinliklerin kaldırılması. burayı gerçekten seven, bir şeyler paylaşmak isteyen gelsin. iki kitaba bin tane saçma başlık ve tanım açacak adamlara gerek yok.
devamını gör...