sevildiğini anlamanın yolları
anlamanın bir yolu yoktur.
sevgi ne kadar gizlemeye çalışsan da dışarı fışkıran bir şeydir. her hücrene kadar hissedersin zaten.
sevgi anlaşılır değil hissedilebilir bişeydir dostlar.
sevgi ne kadar gizlemeye çalışsan da dışarı fışkıran bir şeydir. her hücrene kadar hissedersin zaten.
sevgi anlaşılır değil hissedilebilir bişeydir dostlar.
devamını gör...
babaya sigara içerken yakalanmak
kafede fenerbahçe'nin maçını izliyorum. ana avrat söverken pata küte sigara içiyorum tabi. arkamdan bi lavuk ateş istedi bakmadan uzattım. maçın sonuna doğruydu zaten, maç bitti kalabalık dağıldı, çakmak yalan oldu dedim. neyse sonra eve gittiğimde babam çayını içiyor.
- sen sigara mı içiyorsun lan pezevenk?
annem kaş göz yapıyor. o biliyor içtiğimi de ne demeye çalıştığını anlamıyorum.
- ne alaka baba, içsek içiyoruz deriz, allah allah.
- artistlik yapma lan, sıçarım bacağına. al şu çakmağını, bir daha da yalan söyleme bana.
- sen sigara mı içiyorsun lan pezevenk?
annem kaş göz yapıyor. o biliyor içtiğimi de ne demeye çalıştığını anlamıyorum.
- ne alaka baba, içsek içiyoruz deriz, allah allah.
- artistlik yapma lan, sıçarım bacağına. al şu çakmağını, bir daha da yalan söyleme bana.
devamını gör...
geceye ilginç bir bilgi bırak
ceviz ağacının altına ekilen kavunlardan çok iyi verim alınır.
devamını gör...
çürümenin kitabı
okuyabilmek için büyük bir sinir kuvveti gerektiren kitap. yoksa insanın elinde ağırlaşıyor; sayfalar çevrilmiyor pek. bu kitabı okuduğum günden beri ayıkladığım, olur olmadık zamanlarda kafamda dönen bazı alıntıları aşağıda toplayacağım;
"her insanın içinde bir peygamber uyuklar ve o uyandığında dünyadaki kötülük biraz daha artar."
"içimizdeki peygamber bizi kendi boşluğumuzda ihya eden deli tarafımızdır."
"vaaz verme çılgınlığı içimizde öylesine yer etmiştir ki, korunma içgüdüsünün bilmediği derinliklerden doğar. her insan kendinin bir şey önereceği anı bekler: ne önerdiği önemli değildir. bir sesi vardır ya o yeter. ne sağır ne dilsiz olmanın bedelini pahalıya öderiz."
"her geceden sonra, kendimizi yeni bir günün karşısında bulduğumuzda, o günü doldurma gerekliliğinin gerçekleştirilemez oluşu içimizi ürküntüyle doldurur; ve ışık içinde nerede olduğumuzu şaşırmış bir halde, sanki dünya az önce sarsılmış ve kendi yıldızını icat etmiş gibi, bir teki bile bizi zamanın dışına çıkarmaya yetecek olan gözyaşlarından kaçarız."
"ümitsizliğe talim eden ve kendini kabullenen cesetleriz; kendimize rağmen hayatta kalırız ve yalnızca yararsız bir formaliteyi yerine getirmek için ölürüz: sanki hayatımız, sadece ondan kurtulabileceğimiz ânı ileri atmamıza bağlıymış gibi..."
"kararlılığının baş ilkesi, harekete geçiş ve anlayış biçimin olan burukluk, dünyadan tiksinmenle kendine acıman arasındaki gelgitin tek sabit noktasıdır."
"giysi bizimle hiçlik arasına girer. vücudunuza bir aynada bakın; ölümlü olduğunuzu anlayacaksınız. parmaklarınızı kaburga kemiklerinizin üzerinde bir mandoline dokunur gibi gezdirin: mezara ne kadar yakın olduğunuzu göreceksiniz. giyimli olduğumuz içindir ki ölümsüzlükle böbürleniriz. bir kravat takıldığında nasıl ölünebilir ? (...)
bir şapka taktığınızda ana karnında günler geçirdiğiniz ya da solucanların yağlarınızı tıka basa yiyecekleri kimin aklına gelir ?"
bi de şey var:
"melankoli, egoizmin düş halidir."
cioran öyle bir adam ki sanki ne yapsam ne hissetsem her ihtimalde karşıma dikiliyor.
"her insanın içinde bir peygamber uyuklar ve o uyandığında dünyadaki kötülük biraz daha artar."
"içimizdeki peygamber bizi kendi boşluğumuzda ihya eden deli tarafımızdır."
"vaaz verme çılgınlığı içimizde öylesine yer etmiştir ki, korunma içgüdüsünün bilmediği derinliklerden doğar. her insan kendinin bir şey önereceği anı bekler: ne önerdiği önemli değildir. bir sesi vardır ya o yeter. ne sağır ne dilsiz olmanın bedelini pahalıya öderiz."
"her geceden sonra, kendimizi yeni bir günün karşısında bulduğumuzda, o günü doldurma gerekliliğinin gerçekleştirilemez oluşu içimizi ürküntüyle doldurur; ve ışık içinde nerede olduğumuzu şaşırmış bir halde, sanki dünya az önce sarsılmış ve kendi yıldızını icat etmiş gibi, bir teki bile bizi zamanın dışına çıkarmaya yetecek olan gözyaşlarından kaçarız."
"ümitsizliğe talim eden ve kendini kabullenen cesetleriz; kendimize rağmen hayatta kalırız ve yalnızca yararsız bir formaliteyi yerine getirmek için ölürüz: sanki hayatımız, sadece ondan kurtulabileceğimiz ânı ileri atmamıza bağlıymış gibi..."
"kararlılığının baş ilkesi, harekete geçiş ve anlayış biçimin olan burukluk, dünyadan tiksinmenle kendine acıman arasındaki gelgitin tek sabit noktasıdır."
"giysi bizimle hiçlik arasına girer. vücudunuza bir aynada bakın; ölümlü olduğunuzu anlayacaksınız. parmaklarınızı kaburga kemiklerinizin üzerinde bir mandoline dokunur gibi gezdirin: mezara ne kadar yakın olduğunuzu göreceksiniz. giyimli olduğumuz içindir ki ölümsüzlükle böbürleniriz. bir kravat takıldığında nasıl ölünebilir ? (...)
bir şapka taktığınızda ana karnında günler geçirdiğiniz ya da solucanların yağlarınızı tıka basa yiyecekleri kimin aklına gelir ?"
bi de şey var:
"melankoli, egoizmin düş halidir."
cioran öyle bir adam ki sanki ne yapsam ne hissetsem her ihtimalde karşıma dikiliyor.
devamını gör...
çağımızın hastalığı
miyop, astigmat.
devamını gör...
sevgilisi olmayan bireylerin yaptıkları
ayıp bir şey değil .önemli olan doğru ilişki ,toksik ilişki ise insanı bitirir. hayatta uğraşınız ne ise onu yapın okuyun,müzik dinleyin hayatta tek dinlenmeyi bilmek de önemli.
devamını gör...
ca ceyli cala cula da cumburceyli cap cup
bunu hatırlayan kesim depresyonda.
t. söylemesi hoş kelimeler bütünü.
t. söylemesi hoş kelimeler bütünü.
devamını gör...
tarihte bugün
3 mart 2013 müslüm gürses'in vefatı.
allah rahmet eylesin.
allah rahmet eylesin.
devamını gör...
duygusal şiddet
birçok insanın maruz kaldığı ve belki fark etmeden başkasına uyguladığı şiddettir. duygusal şiddete maruz kalan insan kendini suçlayarak aslında istismar edildiğini fark edemez. ailemiz, sevgilimiz, arkadaşlarımız bize duygusal şiddet uyguluyor olabilir. hatta genelde en çok yakınlarımız tarafından uygulanır.
t: aşırı biçimde eleştirmek, tehdit etmek, aşağılamak, hakaret etmek, utandırmak, hiç iletişime geçmemek, duygusal olarak ihmal etmek, yalan söylemek, küçümsemek, görmezden gelmek şeklinde ortaya çıkıyor.
beyhan budak'ın açıklayıcı videosu:
t: aşırı biçimde eleştirmek, tehdit etmek, aşağılamak, hakaret etmek, utandırmak, hiç iletişime geçmemek, duygusal olarak ihmal etmek, yalan söylemek, küçümsemek, görmezden gelmek şeklinde ortaya çıkıyor.
beyhan budak'ın açıklayıcı videosu:
devamını gör...
boş bir bankta saatlerce oturmak
beyni resetlemek gibi bir şeydir.kimseye bağlı kalmadan sadece kendi düşüncelerinle rahatlamak istersin. bölünmeden,sorgulanmadan sade ve sadece kendinle.. çoğu zaman bu boşluk duygusu insana garip bir huzur verir.
devamını gör...
kadın erkek eşitliği
burada eşitlikten kastedilen 'gender quality' denilen durum yani fırsat eşitliği. yoksa her insan bir noktada birbirinden farklı önemli olan eşit fırsatlara erişebilmek. eldeki verilere baktığımız zaman bunun olmadığını görüyoruz. ortalama olarak kadın çocuklar çok daha zor şartlarda yaşıyor. daha fazla şiddete maruz kalıyorlar, daha az eğitim gibi haklara ulaşabiliyorlar vs.
devamını gör...
sagu
-ölen kişinin arkasından söylenen ağıt şiirleridir.
-uyaklanışı aaab,cccb şeklindedir.
-7'li hece ölçüsü ile yazılır.
-dörtlükler halinde yazılır.
-halk edebiyatında ağıta, divan edebiyatında mersiyeye benzer.
-geleneksel bir çalgı aleti olan kopuz eşliğinde söylenir.
-yuğ denilen ölüm törenlerinde söylenir.
-uyaklanışı aaab,cccb şeklindedir.
-7'li hece ölçüsü ile yazılır.
-dörtlükler halinde yazılır.
-halk edebiyatında ağıta, divan edebiyatında mersiyeye benzer.
-geleneksel bir çalgı aleti olan kopuz eşliğinde söylenir.
-yuğ denilen ölüm törenlerinde söylenir.
devamını gör...
tanrısını yedirdik çocuğa ozan
bir kadın bir erkek dizisine özlem duyduğum için açılmış olan başlık.
devamını gör...
sözlükte herkesin birbiri ile senli benli konuşması
başlıktaki tanımları teker teker okudum ve en sonunda bir karara vardım. sanırım en doğrusu sizli bizli konuşmak. eğer karşıdaki senli benli konuşursa zaten isteyen senli benli konuşmaya devam eder. fakat sizli bizli konuşursa da kimseyi rahatsız etmemiş olursunuz. şahsen kendi düşüncem olarak da benimle sizli bizli konuşulmasını tercih ederim, çünkü senli benli konuşulunca tepenize çıkan yazarlar oluyor.
devamını gör...
ekşi sözlük yazarlarının normal sözlük’e sallaması
ekşi sözlük istanbul gibi, biz de burada sakin hoş bir ege kasabadındayız. şu an için oldukça ütopik bir ortam, umarım hep böyle kalır.
devamını gör...
sahtediploma net
ahlaki yozlaşmamıza örnektir.
sahte diploma almaktan utanacakları yerde,dert yanıyorlar.
sahte diploma almaktan utanacakları yerde,dert yanıyorlar.
devamını gör...



