ya psikopatlığa bağlarsınız ya mide hastası olursunuz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
rurouni kenshin: meiji kenkaku romantan (rurouni kenshin: meiji swordsman romantic story) samurai x , japonca るろうに剣心 -明治剣客浪漫譚- isimleri ile bilinir. rurouni: gezgin anlamına gelmektedir.kenshin ise ustası hiko seijūrō xııı tarafından verilen isimdir.meiji swordsman romantic story : meiji döneminde savaşmış bir kılıç ustasının romantik hikayesi olarak çevrilebilir.* mangası 12 nisan 1994 yılında başlamış olup 21 eylül 1999 tarihinde bitmiştir. toplamda 28 vol. 259 bölümden oluşmaktadır.üstat "nobuhiro watsuki" tarafından yaratılmıştır.çok ilgi gördüğü için animesi yapılmıştır. 10 ocak 1996 tarihinde ilk bölümü ile başlayan bu harika animemiz ,8 eylül 1998 de yayınlanan son bölümü ile bize veda etmiştir. anime orjinalinde 94 bölümden oluşmaktadır. (u: ekstralar hariç).bu kadar sıkıcı konuşmak yeterli diye düşünüyorum , gelelim animemizin konusuna. nasıl toplayacağımı bilememekle beraber bi yerden başlıyorum *.
kimdir bu rurouni kenshin ?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
20 haziran 1849 tarihinde köylü bir ailenin tatlı bir evladı olarak dünyaya gelir. kulağına üç kez "shinta" ismi okunur.* 9 yaşında anne babasını kolera hastalığından kaybeder ve köle tüccarlarının eline düşer.köle tüccarlarının elindeyken kendisi gibi köle olan üç abla tarafından kollanmaya başlanır. "akane, kasumi and sakura".ertesi akşam köle tüccarlarının kafilesi saldırıya uğrar ve "shinta" hariç herkes öldürülür.kurtulabilmesinin sebebi ise tesadüfen oradan geçen "hiko seijūrō xııı" dur.* hiko ,çocuğa bulundukları yere yakın olan köye gidip yeni bir hayat kurmasını tavsiye eder ve oradan ayrılır. tavsiye ettiği köyde bir gece geçiren hiko çocuğun gelmediğini görünce intihar ettiğini varsayar. önceki gece öldürdüğü kişileri gömmek için geri döndüğünde çok şaşırtıcı bir olay ile karşılaşır. intihar ettiğini varsaydığı "shinta" onu koruyan 3 kadının mezarının başında dikilmektedir.intihar etmediği gibi bütün gece köleler ve haydutlar da dahil herkesi gömmüştür. hiko bu olay karşısında şok olur.* çocuğun bu nazik ve centilmence davranışından etkilenen hiko, çocuğun hayatını kurtarmak için kendini feda eden üç kadının mezarını onurlandırır.*. çocuğa bir kılıç ustasına daha çok yakışacağını düşündüğü "kenshin" ismini verir . *. yanında gelmesini ve ona bildiği bütün teknikleri öğreteceğini söyler. yeni ismiyle "kenshin" teklifi kabul eder.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bir süre boyunca eğitim aldığı hikonun yanından japonya'da gerçekleşen devrime katılmak ve masumlara yardım etmek için "hiten mitsurugi-ryū" öğretisini yarım bırakarak ayrılır. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
boş boş gezinirken ishin shishi ismi ile anılan aktivist politikacı grubun lideri katsura kogorō tarafından keşfedilir ve devrimi tamamlamak için suikastçi olarak kullanılır. kyoto semalarında bu aktivist grup için sadece ilk 6 ayda yüzden fazla insanı öldürdüğünden dolayı " hitokiri battōsai" olarak anılır. hitokiri adam doğrayan , battōsai ise kılıç çekme ustası anlamına gelir.*.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
zaman geçtikçe yaptıkları anlamsız gelmeye başlar ve kendisini sadece bir duygusuz katil olarak görmeye başlar.içtiği sakeler artık acı gelmeye başlamıştır. * .grubun lideri katsura da bunu farketmiş olacak ki kenshin'i politikacıları koruması için merkeze çekmiştir .boşalan suikastçi kadrosu için de shishio makoto isimli genci işe alır. *. 1860'ların sonunda devrim tamamlandı denildiği sıralarda, kenshin kanlı kılıcını bırakarak yeni bir hayata başlamaya karar verir. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

artık kimseyi öldürmeyeceğine ve masumları koruyacağına dair yemin eder ve bir gezgin olmaya karar verir .diyar diyar gezip elinden geldiğince insanlara yardım etmek istemektedir.bu yeminini normal bir katana * ile tutamayacağı için dönemin en ünlü demircisi "arai shakkū" tarafından kendisine the sakabatō (逆さか刃ば刀とう reverse-blade sword)* isimli kılıç hediye edilir. bu kılıç yeni dönemi simgelemektedir yani "barışı" . ayrıca kenshin'in imzası olarakta anılacaktır.* bu kılıçtan iki tane yapmıştır.* ilki kageuchi (影打, shadow performer) * ikincisi ise shinuchi (真打, star performer)*
anime "kamiya kaoru" ile tanışmasıyla başlar ve akar gider. devamını diğer iletilerde anlatırım.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kısa özet: rurouni kenshin , "gezgin kenshin" anlamına geliyor. gezgin denmesinin sebebi ise kendi iç huzurunu bulmak için dolaşması anlamındadır.*
bilinen isimleri şunlardır:
- himura kenshin (kendini çevresine tanıttığı isim, yemininden sonra korumak istediği ismi)
- himura battosai (bu ismi genelde yarı himura yarı battosaisin seç birini olarak kullanıyorlar)
- himura shinta ( doğarken koyulan ismi)
- rurouni kenshin (gezgin olduğunu belirtmek için kullanılıyor daha çok)
- hitokiri battosai (tarihe kanlı harflerle yazdırdığı lakabı )
not: himura ismi nereden gelmekte? kenshin , ustası tarafından adını almadan önce shinta olarak doğmuştu fakat bir aile ismi yoktu. devrimdeki katkılarından dolayı isimsiz kalmaması için katsura kogorō tarafından kendisine bir aile ismi verildi. bu aile ismi “himura” dır.

comicvine.gamespot.com/
kenshin.fandom.com/wiki/Mai...
myanimelist.net
en.wikipedia.org/
www.fanpop.com/clubs/ruroun...
rurounikenshin.fandom.com/w...
devamını gör...

ne kadar hoş bir etkinlik!
güzel çocuklarımıza ulaşsın onlara bolca neşe ve gülücük olsun,moral olsun.
küçücük de olsa bir katkımız olduysa ne mutlu.
devamını gör...

geliyor gelmekte olan açıklamasıdır. normalleşmeye hazır mıyız? havalar ısınıyor turizm sezonu yaklaşıyor vira bismillah.
devamını gör...

tuhaf tanımlar giren, 2008'li olup olmadığı hakkında beni bilgilendirmesini istediğim yazar kardeşimiz.**
edit: bugün girdiği tanımlar ile kendine sövdürmüştür.
devamını gör...

bunu çeşitli mecralarda anlatmıştım burada da anlatayım :

babamın arabaları çok kıymetlidir. öyle böyle değil. ben ünv. 3. sınıfa kadar kendisinden araba istemedim öyle düşün. isteyemezsin yani arabasını.

o zaman da bir sevgilim var. dedim babamdan isteyeyim arabayı bi keyif yapalım. kafamda her türlü diyalog senaryosunu oluşturdum. boşluk bırakmadım. ne söylese cevabım hazır. fena karizma bi adam. babaannemden aurası hazır halde doğmuş. neyse bu salonda, elinde gazetesi, bi yandan da çayını yudumluyor. kendimden emin bir şekilde yaklaştım girdim konuya :

+ baba bana araba lazım

adam hiç gazeteden kafasını kaldırmadı. çayından bi yudum aldı, sayfayı çevirirken cevabını verdi :

- nasıl bi model düşünüyosun? peşinat falan hazır mı?

mal gibi kaldım tabi. bu tepki benim algoritmada yoktu. ahahah! tabi sonra güldük eğlendik, verdi arabayı.

velhasıl keşke daha önce söyleseymişim derim hep.
devamını gör...

bazı yazarlarımızdan bu konuda talepler geliyor. şu an arayüzümüzde bunu yapabileceğiniz bir özellik maalesef mevcut değil. muçbir sebepler durumunda şu şekilde değişiklik talep edebilirsiniz.

--! spoiler !--

- ilk olarak @yoldaş benjamin franklin ile iletişime geçiniz ve talebinizi belirtiniz.
- ikinci olarak mevcut e-posta adresinizden [email protected] adresine aşağıdaki gibi içerikli bir e-posta gönderin.
-- merhaba, ben sözlük yazarı x yazar, hesabımda kayıtlı e-posta adresimi [email protected] olarak güncellemek istiyorum.
- son olarak [email protected] adresinizden aşağıdaki gibi içerikli bir e-posta gönderin
-- merhaba, ben sözlük yazarı x yazar, hesabımda kayıtlı e-posta adresimi bu adres ile değiştirmek istiyorum.

--! spoiler !--

prosedürün bu şekilde olmasının sebebi hem değişikliği sizin talep ettiğinizden hem de yeni e-posta adresinin de size ait olduğundan emin olma gereksinimimizdir.
devamını gör...

sahiplendirme başlığı altında britishler goldenlar havada uçuyo maşallah.. hani cins ayırt etmiyorduk sahipleniyorduk? kim kime british sahiplendirir bu zamanda ? delirdiniz herhalde
devamını gör...

acele işe, ben de işeyeceğim.
devamını gör...

lise de sınıftaki kızlardan biri erkek arkadaşından ayrılınca soluğu benim kollarım da alıp saatlerce ağlamıştı. ertesi gün ayrıldığı sevgilisi yüzünden sigaraya başlamıştı. 2,5 ay sonra başka bir erkekle sevgili olup üniversite sınavına hazırlandığımız sene geceli gündüzlü erkek arkadaşıyla mesajlasir onunla görüşür okula gelmezdi. kız üniversiteyi kazandi, instagramina bir bakayım ne yapıyor diye sayfasına bir girdim lgbt ,gökkuşağı. aman tanrım dedim noluyoo. meğersem bizim bu aşk acısı çeken, omuzumda ağlayan, sigaraya başlayan, gecesini gündüzüne katip sevgilisiyle konuşan kızımız gitmiş, yerine 3e vurulmuş gömleğin düğmeleri açılmış, sadece sarışın kızlar ilgi alanıma giriyor diyen kız gelmiş. seninkiler gibi kafamda deli sorular...
devamını gör...

bir ülkenin her yerinde geçerli olan, hareket ve mesai birliği sağlayan saate ulusal (ortak) saat denir.

türkiye, uzun yıllar yaz döneminde 45 derece doğu meridyeninin yerel saatini (+3. saat dilimi), kış döneminde ise 30 derece doğu meridyeninin yerel saatini (+2. saat dilimi) ortak saat olarak kullanılmıştır. bu nedenle saatlerimiz yazın bir saat ileri, kışın ise geri alınmıştır. ancak 2016 yılından beri +3 saat dilimi sabit olarak kullanılmaktadır.

saat dilimlerinin sınırı her zaman meridyenler boyunca düzgün uzanmaz. ülkelerin siyasi sınırlarına uymak için meridyenlerden sapar.

doğu-batı yönünde geniş olan ülkelerde aynı anda birden çok ortak saat kullanılır.
- - - alıntı - - -

referans: coğrafya dersi notlarıdır. bilgiler bana ait değildir.
devamını gör...

cinsel birleşme sonrası emin olunamadığı durumlarda hamileliği önlemek için kullanılan kontraseptif yöntemdir.
5 farklı yolla bu denenebilir.
1- yüksek doz östrojen tedavisi
2- yuzpe yöntemi
3- tek başına levonorgestrel kullanımı
4- bakırlı rahim içi araç
5-ulipristal
bu yöntemler içinde en koruyucu olan bakırlı rahim içi araçtır. hormonal olarak en etkili olan ise ulipristal'dir.
devamını gör...

sadece kapağından ve isminden içeriğini tahmin ederek uzak durduğum ve yorumları okuduğumda da ne kadar isabetli bir karar verdiğimi anladığım kitap. yani bilemiyorum, böyle bir kitabın içinden okuyucuyu ters köşe yapacak bir şeylerin çıkması ihtimali o kadar az ki, bunu anlamamak için hiç kitap okumamış ya da daha dün doğmuş olmak falan gerek sanırım.

çok güzel kitaplar, çok başarılı yazarlar var. mümkünse insanlar onlara yönelmeli diye düşünüyorum. "şöyle hafif bir şeyler okuyayım da eğlenceli vakit geçireyim..." diye okumak istiyorsanız o zaman da mesela muzaffer izgü kitaplarına falan göz atın derim.

size gerçekten bir şeyler katacak kitaplar değerlidir. ha diyorsanız ki ben bu kitaptan bile sonuç/ders çıkarır kendime bir şeyler katarım, o zaman başka.

son olarak, bunlar sürekli okuyan bir insanın naçizane tavsiyeleri. uyup uymamak tabii ki herkesin kendi kararı. sadece vakit kadar değerli bir şeyi harcayabileceğiniz çok daha iyi yerler varken daha azıyla yetinmeyin diyorum ve susuyorum.
devamını gör...

bir türlü hoşuma gidemedi. yahu klayvenim üzerinde kedi dolaşıyormuş gibi gülmekte neyin nesi.
devamını gör...

ilkokul öğretmenlerinin çok sık denetlenmesi gerek bence, şu anda okumaktan nefret ediyorsam en büyük sebebi sol elle yazdığımda dayak atan öğretmendir, sol elle yazmanın günah olduğunu veya normal bir şey olmadığını beynime kazımıştı... inşallah ölmüşsündür.
devamını gör...

taarı kakan
devamını gör...

''çünkü oğuz atay'ı da okudum, seni de tanıdım..''

az'ı 3 yıl önce okudum, hatta geçen yıl sunumunu da yaptım. sunum yapmadan önce düşündüm, sabahattin ali'nin bir kitabını sunmak isterdim fakat ne kadar sevsem de kendimde o yeterliliği göremedim çünkü kitabın hakkını verememekten korktum ve pek bilinmeyen fakat hak ettiği değeri görmesi gerektiğini düşündüğüm bir kitabı sunmak istedim. o kitap hakan günday'ın az'ıydı.

hakan günday'la tanışma kitabım bu kitap oldu. beni kendisine çeken ise kitabın arka kapağındaki, mektuptan alıntı olarak seçilen yazıydı:

''diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? haklısın. belki de çok az.. o zaman şöyle demeliyim: seni az tanıyorum, az.''

hayatta tanıdığımı sandığım fakat ismini bilmekten öteye gidemediğim ne çok insan vardı. öyle sosyal medyada bir kişinin fotoğraflarını görüp günümüz diliyle like atmakla olmuyordu ki tanımak. kendisini bana anlatmasıyla tanıyamazdım ki bir kişiyi, hatta itiraf edeyim, kendimi de tanıyamazdım. zaten tam manasıyla tanıyabildiğimi de hiç düşünmedim. işte beni bu düşüncelere sürüklediği için kitabı alıp hemen okumak istedim.

kitabın başında, yazarımızın yazmış olduğu kitabı nevzat çelik'e, nevzat çelik'in itirazın iki şartı adlı şiirinden alıntı yaparak ithaf ettiğini gördüm. meraklı benliğim elbet bunun da nedenini sorguladı ve araştırma yoluna gitti. öğrendim ki, hakan günday'ın ilk romanı kinyas ve kayra (kitap)'nın basılması gereken bir eser olduğunu söyleyen ilk kişi nevzat çelik olmuş, ve hakan günday, kendisinden yazı dünyasına dair çok şey öğrenmiş.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


kitabı okurken iki ana karakterimizin isminin de derda olduğunu gördüm, sadece birinin sonundaki a harfinde şapka vardı. yaşları da aynıydı. 11 yaşında, biri kız diğeri erkek çocuğu olan, iki derda! fakat sadece ''iki çocuk'' demek çok basit kaçıyor, 11 yaşında iki çocuk demek çok kolay. çocuk deyince insanlar şöyle sanıyor; okula giden, arkadaşlarıyla oynayan, belki yeri gelince kavga eden, düşüp bacağını kanatınca ağlayan iki çocuk. ama hayır, bu çocuklar ''iki çocuk'' diyerek genellenemeyecek çocuklar. bu çocuklar 11 yaşına gelene kadar birçok zorluk çekip bir de yıllar geçtikçe yanlış karar vermek zorunda bırakılmış çocuklar. bu çocuklar, o zorlukların arasında oğuz atay'ın tutunamayanlar (kitap)'ı sayesinde belki de hayata tutunmaya çalışmış ve yolları kesişmiş çocuklar.

bundan sonrası, ayrıntılı incelemeye girecek, sıkılan olursa burada okumayı kesebilir (tabii buraya kadar okuduysa) ama meraklıları elbet olacaktır, öyleyse iyi okumalar.

kişiler:
derdâ: güneydoğu'da babasının annesini terk ettiği bir köy ortamında doğan çocuk. ayrıca, annesinin kendisine bakamadığı için başta yatılı okula gönderse de sonra 11 yaşında tarikat şeyhinin oğluna sattığı kız çocuğu. satmak kelimesi çok çirkin fakat bir annenin 11 yaşındaki kızını satması kadar değil.

saniye: derdâ'nın ''sözde'' annesi. 11 yaşındaki kızını birkaç havyan parası karşılığında satan kişi.

bezir: derdâ'nın tarikatçı kocası. derdâ'ya fiziksel ve cinsel şiddet uygulayan kişi.

derda: göz kanseri annesiyle, hapisteki babasının mezarlığın bitişiğine ördüğü evde yaşayan erkek çocuk. tüm dünyası mezarlık olan ve geçimini de mezar temizliğinden yapan çocuk ayrıca. ''çocuk dediğin ölümü öğrenince büyür... eğer ölümü öğrenince büyüyorsa, mezar temizleyip para kazanınca ne oluyordu?''

mekân:
yatırca: derdâ'nın doğup büyüyemediği yer. büyüyemediği diyorum çünkü annesinin zoruyla 11 yaşında bir tarikatçıyla evlendirilip londra'ya gönderiliyor.
londra
derdâ’nın londra’da yaşadığı apartman
rehabilitasyon merkezi
edirnekapı mezarlığı: kitabın ikinci karakteri derda'nın yaşadığı yer. ''mezarlıkta mı yaşıyor?'' diye sormayın. evet, mezarlıkta yaşıyor. derda'nın babası yoksul olduğundan, ''zaten mezarlığın duvarı var, çevresine 3 duvar daha örüp orada yaşayalım.'' diye düşünmüş.

kitabın konusundan bahsetmeyeceğim, iki çocuğun onlarca zorluktan geçip yollarının kesişmesi demek yeterli olacaktır çünkü ne desem tat kaçıran bir bilgi vermiş olacağım. bu kitap hayatınıza güzel şeyler katmayacak onu da belirteyim. kitabı elinizden bir an önce atmak isteyeceksiniz fakat asla yarım bırakamayacaksınız. elinizden atmak isteseniz de bir kere başladığınız taktirde atamazsınız. çünkü bu kitap size az değil, ''çok'' şey katacak.
devamını gör...

yazarların karma ve popülerite uğruna birbirine yalakalık yapmasıdır. zirvelerden gelen samimiyetsiz cümleleri saymıyorum bile.
devamını gör...

"kusura bakma ilişkiye hazır degil(miş)im."
parantez içindeki ile söylenince karaktersiz bir tutum, lakin parantez içindeki olmadan denirse doğal bir olay. kimisi kafa dinlemek ister, kendini bulmak illa her konuştuğu insanla sevgili olacak diye bir durum yok. arkadaşlık diye bir kavram var bilenler bilmeyenlere anlatırsa çok iyi olur.

bazen arkadaşca sohbet edersiniz, karşı taraf aynı niyetle gelmez ve duygusal bir seyler söyler. nihayetinde bu konuşma parantez içindekiler kullanılmadan karşındaki kırmadan incitmeden denir. ılla yedekte biri var anlamı çıkarmak ahmakça bir tutum.
devamını gör...

devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim