bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
keşke yayını daha erken saatte yapsaymışsınız çünkü bu saatte sesi fulleyip dans etmek komşuları çileden çıkarır.*
devamını gör...
amcanla teyzenin evli olması
benim de halam ve dayım evli. babamın ailesi halam için başlık parası istemiş, annemin ailesi de onun yerine annemi babama vermeyi tercih etmiş. iğrenç bir durum. dayım halamla her kavga edip boşanmak istediğinde bize gelip annemi götürmeye çalışırdı o da boşansın diyip.
devamını gör...
yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var
insanlar asla söyledikleri kadar meşgul değillerdir. insanların öncelikleri vardır ve bazen sıra sana gelmez...
paul auster
paul auster
devamını gör...
troll başlıklarına yazmıyoruz kampanyası
trol derken sapık ve saldırgan olanlarından bahsedilmiştir. doğrudur bunları pek takmaya prim vermeye gerek yok. yoksa eğlenceli, mizah anlayışı tek tip olmayan, ters köşe yapan trollerimiz sözlüğün rengidir. hatta bu troller bir elin parmağını geçmeyecek kadardır daha fazla da olmalılar ki meydan diğerlerine kalmasın.
devamını gör...
17 ağustos 1999 gölcük depremi
özellikle benim kuşağıma mensup gençler için kendisiyle ilgili birkaç belgeseli buraya bırakmak istediğim deprem.
99'da deprem sonrası yaşanan olaylar beklenen büyük istanbul depreminin kısa bir fragmanıydı sadece.
99'da deprem sonrası yaşanan olaylar beklenen büyük istanbul depreminin kısa bir fragmanıydı sadece.
devamını gör...
enkanto: sihirli dünya
disney animasyon filmi. şu ana kadar yapılmış en iyi işi değil fakat bu filmin kendine özel bir yanı var nedense. çocuklara hitap edecek seviyede bir senaryosu var fakat detaylar ve müzikler öylesine ilginç ki…
ilk izlediğimde meh demiştim ben. sonra sonra sahnelerine youtube üzerinden denk geldikçe komik gelmeye başladı. şimdi de bazı sahnelerini özellikle açıp izlediğim ve güldüğüm bir yapım oldu. nasıl başardı bilemiyorum ama öyle. kendine çekiyor. 7/10
hemen en sevdiğim bölümünü de koyayım alta;
ilk izlediğimde meh demiştim ben. sonra sonra sahnelerine youtube üzerinden denk geldikçe komik gelmeye başladı. şimdi de bazı sahnelerini özellikle açıp izlediğim ve güldüğüm bir yapım oldu. nasıl başardı bilemiyorum ama öyle. kendine çekiyor. 7/10
hemen en sevdiğim bölümünü de koyayım alta;
devamını gör...
yazarların sahip olmak istediği ateşli silah
altıpatlar.
rus ruletinin uydurduğum başka bir versiyonunu oynamak isterdim.*
rus ruletinin uydurduğum başka bir versiyonunu oynamak isterdim.*
devamını gör...
ev işi yapmamanın boşanma sebebi olması
eğer iki taraf için de geçerliyse sebep sayılabilir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
anlaşılmak üzerine,
kafanda aynı anda iki zıt fikrin olması.
zaman zaman biri birinden ağır basıyor derken tekrar dönüyorsun can çekişmeye. o an aslında insanların seni anlamaması tatavası değildir işin özü. sadece birine lütfen bana yardım et, neden böyle oluyor, doğru cevabı bulamıyorum diyerek bakıyorsundur. o anlaşılıp anlaşılmamak değil, şu anki hâlimden kurtar tavrı. ama şöyle bir muhteşemlik var, yaşarken farkettim. sizinle aynı anda bu problemle kafası meşgul olanlar. enterasan bir çekim gücü oluyor bu insanlarla aranızda. ya da ben onları çabuk farkediyorum. anlıyorum evet, bende de olduğu için anlıyorum.
sende mi? peki ne yapıyorsun? yıllardır cevabı bulunamamış bir gizemin kapısının aralandığını düşünüyorum hep. halbuki herkes kendi kendine yetebiliyor ancak.
o insan'ın çırpınışlarını gördüğüm için mutlu olmam beni kötü insan yapmaz. bunu söylemeye çekinmiyorum. ben onda kendi çırpınmalarımın izlerini görünüyorum. hislerimi haberim olmadan kimlerle paylaşıyormuşum?
ben anlaşılmayan insanı seviyorum. kendimi de sevmek zorundayım. insan olmanın en güzel tarafı kafandaki iki fikride kabul etmek. öyle olduğu gibi.
kafanda aynı anda iki zıt fikrin olması.
zaman zaman biri birinden ağır basıyor derken tekrar dönüyorsun can çekişmeye. o an aslında insanların seni anlamaması tatavası değildir işin özü. sadece birine lütfen bana yardım et, neden böyle oluyor, doğru cevabı bulamıyorum diyerek bakıyorsundur. o anlaşılıp anlaşılmamak değil, şu anki hâlimden kurtar tavrı. ama şöyle bir muhteşemlik var, yaşarken farkettim. sizinle aynı anda bu problemle kafası meşgul olanlar. enterasan bir çekim gücü oluyor bu insanlarla aranızda. ya da ben onları çabuk farkediyorum. anlıyorum evet, bende de olduğu için anlıyorum.
sende mi? peki ne yapıyorsun? yıllardır cevabı bulunamamış bir gizemin kapısının aralandığını düşünüyorum hep. halbuki herkes kendi kendine yetebiliyor ancak.
o insan'ın çırpınışlarını gördüğüm için mutlu olmam beni kötü insan yapmaz. bunu söylemeye çekinmiyorum. ben onda kendi çırpınmalarımın izlerini görünüyorum. hislerimi haberim olmadan kimlerle paylaşıyormuşum?
ben anlaşılmayan insanı seviyorum. kendimi de sevmek zorundayım. insan olmanın en güzel tarafı kafandaki iki fikride kabul etmek. öyle olduğu gibi.
devamını gör...
kırmızı pazartesi
kolombiya ve dünya edebiyatının güçlü kalemlerinden gabriel garcia marquez tarafından yazılan ve 1981 yılında yayınlanan yedinci romanının ismi. herkesin işleneceğinden haberinin olduğu ve kimsenin engel olmak için kılını kıpırdatmadığı namus cinayetini konu edinir. 1982 yılında nobel ödülü kazanmış bir romandır.
olay örgüsü ve karakterleri ile ön plana çıkan kitap, pek çok kişi tarafından okunması için tavsiye edilmektedir. o sebeple de internette hakkında devamlı araştırma yapılan bir eserdir.
yazar, bu kitabı çocukluğunda kasabada işlenen bir cinayetten yola çıkarak yazmıştır. kitabın kahramanı santiago nasar'ın öldürüleceğini, aslında kimin öldürüleceğini, ne zaman ve nasıl öldürüleceğini, daha en başından okuyanlar bilir. kitapta sırlı ve sürprizli bir konu değildir, çünkü öldürülecek olan kişi bellidir. üstelik kimse buna mani olmamakta ve herkes cinayeti seyretmektedir. yani tabiri caizse cinayete iştirak, bir katılım süreci yaşanmaktadır. yani katil tek ve yalnız hareket etmiyor. maktulün katili bir kişiden de fazla.
yazarın ününe ün katan dünya edebiyatına mal olmuş bu romanı 1987 yılında yönetmen francesco rosi tarafından da sinemaya uyarlanmıştır.
olay örgüsü ve karakterleri ile ön plana çıkan kitap, pek çok kişi tarafından okunması için tavsiye edilmektedir. o sebeple de internette hakkında devamlı araştırma yapılan bir eserdir.
yazar, bu kitabı çocukluğunda kasabada işlenen bir cinayetten yola çıkarak yazmıştır. kitabın kahramanı santiago nasar'ın öldürüleceğini, aslında kimin öldürüleceğini, ne zaman ve nasıl öldürüleceğini, daha en başından okuyanlar bilir. kitapta sırlı ve sürprizli bir konu değildir, çünkü öldürülecek olan kişi bellidir. üstelik kimse buna mani olmamakta ve herkes cinayeti seyretmektedir. yani tabiri caizse cinayete iştirak, bir katılım süreci yaşanmaktadır. yani katil tek ve yalnız hareket etmiyor. maktulün katili bir kişiden de fazla.
yazarın ününe ün katan dünya edebiyatına mal olmuş bu romanı 1987 yılında yönetmen francesco rosi tarafından da sinemaya uyarlanmıştır.
devamını gör...
profiline kendi fotoğrafını koyan sözlük yazarı
ben en güncel fotoğrafımı koydum. peçesiz dışarı çıkmam, mesleki dezenformasyon işte...
eskiden insanlar garipserlerdi. uzun süre bazı çevreler tarafından natalya shevlyakova olduğum düşünüldü.
çeçen mafyası tarafından korunurken, rus mafyası taradından takibe alındım. mit ayakta uyuyordu, illa peçeni çıkar burası layiiiik bir ülke diyordu...
peçemi çıkarmamak için nice ordu evi kapısından geri çevrildim*
hatta hakim oldum, davalara çıkartılmadım. mübaşirlik yap dediler, okay dedim.
siyasal islamcılar peşime takıldı, ali babacanın ablaları efenime söyliyeyim, merve kavakçılar falan felan filan.
merve kavakçı meclise türbanla girdiği vakit, kapıda bekliyordum. eğer insanlar sindirseydi, ben de peçemle girecekti. şu an belki türkiyeyi temsilen yabancı bir ülkede büyükelçi olacaktım, tühhh yine bir fırsat kaçırdım. offff gırızıkılı kımılıstler işte....
neyse ki kutsal post-modern 28 şubat darbesi oldu, oh be dedim. biz kazandık dedim.
ülke değişti ama ben peçemi hiç çıkarmadım, mahallemde komşularım öcü gibi bakarlardı.
lakin korona sağolsun, herkes sindirdi peçemi. hatta bazı dostlarım benden peçe ister oldu.
profil fotoğrafıma gelirsek
ortadaki benim, sağımda mualla, solumda muteber var.
benim boyum 1.38, kilom 78 bu yüzden görüntüme aldanmayın. fakat arkadaşlarımı beğenirseniz mesaj atabilirsiniz.*
eskiden insanlar garipserlerdi. uzun süre bazı çevreler tarafından natalya shevlyakova olduğum düşünüldü.
çeçen mafyası tarafından korunurken, rus mafyası taradından takibe alındım. mit ayakta uyuyordu, illa peçeni çıkar burası layiiiik bir ülke diyordu...
peçemi çıkarmamak için nice ordu evi kapısından geri çevrildim*
hatta hakim oldum, davalara çıkartılmadım. mübaşirlik yap dediler, okay dedim.
siyasal islamcılar peşime takıldı, ali babacanın ablaları efenime söyliyeyim, merve kavakçılar falan felan filan.
merve kavakçı meclise türbanla girdiği vakit, kapıda bekliyordum. eğer insanlar sindirseydi, ben de peçemle girecekti. şu an belki türkiyeyi temsilen yabancı bir ülkede büyükelçi olacaktım, tühhh yine bir fırsat kaçırdım. offff gırızıkılı kımılıstler işte....
neyse ki kutsal post-modern 28 şubat darbesi oldu, oh be dedim. biz kazandık dedim.
ülke değişti ama ben peçemi hiç çıkarmadım, mahallemde komşularım öcü gibi bakarlardı.
lakin korona sağolsun, herkes sindirdi peçemi. hatta bazı dostlarım benden peçe ister oldu.
profil fotoğrafıma gelirsek
ortadaki benim, sağımda mualla, solumda muteber var.
benim boyum 1.38, kilom 78 bu yüzden görüntüme aldanmayın. fakat arkadaşlarımı beğenirseniz mesaj atabilirsiniz.*
devamını gör...
her şeyi açıklayan en kısa söz
dünyada ölümden başkası yalan!
devamını gör...
türkçülük
türkçülük dediğimiz düşünce/ideoloji iki ayrı kola ayrılıyor;
1- ziya gökalp türkçülüğü
2- hüseyin nihal atsız türkçülüğü.
ziya gökalp türkçülüğü, türk olmasa bile kendini türk gören her insanın benimseyebileceği ve türk kimliği altında tanımlandığını savunan bir düşüncedir. ulu önder mustafa kemal atatürk, ziya gökalp’i kendisinin fikir babası olduğunu belirtmiştir ve en büyük kanıtı ise “ne mutlu türk’üm diyene!” sözüdür.
hüseyin nihal atsız’ın türkçülüğü ise ırkçılık üzerine kurulmuş kafatasçı bir düşüncedir. birleştiricilikten çok ötekileştirmeye dayalıdır. atsız’ın çevresinde yeni tanıştığı insanlarla konuşmadan önce kafatası ölçümü yaptığı birçok kişi tarafından biliniyor. atsız’ın, oğlu yağmur atsız’a yazdığı vasiyetinde tek tek etnik ırkları sayıp neredeyse tüm birleşmiş milletleri düşman ilan etmiştir.
1- ziya gökalp türkçülüğü
2- hüseyin nihal atsız türkçülüğü.
ziya gökalp türkçülüğü, türk olmasa bile kendini türk gören her insanın benimseyebileceği ve türk kimliği altında tanımlandığını savunan bir düşüncedir. ulu önder mustafa kemal atatürk, ziya gökalp’i kendisinin fikir babası olduğunu belirtmiştir ve en büyük kanıtı ise “ne mutlu türk’üm diyene!” sözüdür.
hüseyin nihal atsız’ın türkçülüğü ise ırkçılık üzerine kurulmuş kafatasçı bir düşüncedir. birleştiricilikten çok ötekileştirmeye dayalıdır. atsız’ın çevresinde yeni tanıştığı insanlarla konuşmadan önce kafatası ölçümü yaptığı birçok kişi tarafından biliniyor. atsız’ın, oğlu yağmur atsız’a yazdığı vasiyetinde tek tek etnik ırkları sayıp neredeyse tüm birleşmiş milletleri düşman ilan etmiştir.
devamını gör...
yüzde 1 şarjla tanım girmeye çalışmak
taslaklara kaydedin bari tanımı, telefon kapanınca tanım silinmemiş olur.
t: bol ekşınlı hareket.
t: bol ekşınlı hareket.
devamını gör...
dar görüşlü insan
bir insandır. evet, katlanılamaz derecede sinir bozucudur fakat bunu yazarken bile benim dar görüşlü olmadığımın garantisi var mıdır?
görüşlülük kavramını referans alacağımız bir nokta var mıdır da bu insan dar görüşlü, o insan ileri görüşlü diyebiliyoruz? insanların yaşama ilişkin temel kabulleri farklıdır sadece. kimse dar ya da ileri görüşlü değildir. herkesin görüşü kendi ölçüsünde mantıklıdır.
hepimizin dünyaya baktığı bir pencere vardır. kimisi buğulu, kimisi cam gibi nettir; kimisi dar bir penceredir, kimisi ise geniş. penceremizi, edindiğimiz tecrübeler ve bilgi birikimimiz değiştirir. fakat, herkes kendi penceresi ölçüsünde bir görüşlülüğe sahiptir ve o görüş onun için normaldir, mantıklıdır.
görüşlülük kavramını referans alacağımız bir nokta var mıdır da bu insan dar görüşlü, o insan ileri görüşlü diyebiliyoruz? insanların yaşama ilişkin temel kabulleri farklıdır sadece. kimse dar ya da ileri görüşlü değildir. herkesin görüşü kendi ölçüsünde mantıklıdır.
hepimizin dünyaya baktığı bir pencere vardır. kimisi buğulu, kimisi cam gibi nettir; kimisi dar bir penceredir, kimisi ise geniş. penceremizi, edindiğimiz tecrübeler ve bilgi birikimimiz değiştirir. fakat, herkes kendi penceresi ölçüsünde bir görüşlülüğe sahiptir ve o görüş onun için normaldir, mantıklıdır.
devamını gör...
erkekler için giyim tavsiyeleri
+ desenli tişört üzerine mutlaka kareli gömlek giyin
+ iç çamaşırsız biçimde gri eşofman giyin
+ çiçekli-palmiyeli gömleğin altına mutlaka beyaz deri ayakkabı giyin ve boynunuza kalın bir zincir takın. bu kombini çok büyük bir saat ve beyaz kemerle süslerseniz efsane olur.
+ kot ve eşofman giyiyorsanız bilekleri mutlaka kan gitmeyecek kadar dar olmalı
+ asla logosuz baskısız tişört giymeyin
+ aksesuar olmazsa olmaz. kolunuza bileklik, toka, saat ne varsa takın. hiçbir şey yoksa ip bağlayın
+ takım elbise giymeyin. giyerseniz altına mutlaka beyaz spor ayakkabı giyin
+ vücut ölçünüze göre giyinmeyin. çok dar ya da çok bol giyin
+ asla normal paça boyunda bir şey giymeyin. paça ne kadar kısa olursa o kadar iyidir
+ gömlek giyiyorsanız minimum sayıda düğme ilikleyin. açabildiğiniz kadar açık olsun
şimdilik bu kadar, aklıma geldikçe editlerim.
+ iç çamaşırsız biçimde gri eşofman giyin
+ çiçekli-palmiyeli gömleğin altına mutlaka beyaz deri ayakkabı giyin ve boynunuza kalın bir zincir takın. bu kombini çok büyük bir saat ve beyaz kemerle süslerseniz efsane olur.
+ kot ve eşofman giyiyorsanız bilekleri mutlaka kan gitmeyecek kadar dar olmalı
+ asla logosuz baskısız tişört giymeyin
+ aksesuar olmazsa olmaz. kolunuza bileklik, toka, saat ne varsa takın. hiçbir şey yoksa ip bağlayın
+ takım elbise giymeyin. giyerseniz altına mutlaka beyaz spor ayakkabı giyin
+ vücut ölçünüze göre giyinmeyin. çok dar ya da çok bol giyin
+ asla normal paça boyunda bir şey giymeyin. paça ne kadar kısa olursa o kadar iyidir
+ gömlek giyiyorsanız minimum sayıda düğme ilikleyin. açabildiğiniz kadar açık olsun
şimdilik bu kadar, aklıma geldikçe editlerim.
devamını gör...
ciddi olmak
kaliteli bir harekettir. ne kadar insanlar beni bu konuda eleştirseler de gereksiz samimiyeti önlemenin en iyi yoludur. evet ciddiyim ve sizli konuşurum.
devamını gör...
müebbet muhabbet
sarcastic yönümü ve soğuk esprilerimi çocukken onları izlememe borçluyum.
tanım: türkiye’de geyiğin ataları * cenk ve erdem’in bir dönem yaptığı program.
tanım: türkiye’de geyiğin ataları * cenk ve erdem’in bir dönem yaptığı program.
devamını gör...
anneler günü
tüm annelerin günü kutlu olsun sözlükçüğüm. annesi hayatta olmayanlara da sabırlar diliyorum.
en azından senede bir günü, kendini özel hissetmek isteyen annelere çok görmeyin derim ben. her kadın eşit sartlarda değil bunu unutmayın. hiç bir şey yapmanıza gerek yok gidin sarılın annenize hala hayattaysa, azıcık mıncıklayın, iki şımartın..
her günü annenizle mutlu geçirmeniz dileğiyle.
en azından senede bir günü, kendini özel hissetmek isteyen annelere çok görmeyin derim ben. her kadın eşit sartlarda değil bunu unutmayın. hiç bir şey yapmanıza gerek yok gidin sarılın annenize hala hayattaysa, azıcık mıncıklayın, iki şımartın..
her günü annenizle mutlu geçirmeniz dileğiyle.
devamını gör...
