benim boyum 1.58. eskiden ben de takılırdım boy muhabbetine. "1.70 den uzunu eltimdir" falan derdim. eşimin 1.85 olduğunu düşününce de fazla büyük konuşmamak lazım diyorum. nasipten öte köy yok.
devamını gör...

sisifos'un tıpkı başlığı açan yazarın belirttiği gibi sonsuza dek sürecek bir döngüyle cezalandırılmıştır. yaptığı iş anlamsızdır. albert camus sisifos söyleni (the myth of sisyphus) kitabında absürt kavramını sisifos'un bu anlamsız döngüsüyle açıklar. yaşam absürttür, anlamsızdır. ama anlamsızlık üzücü değildir. en azından camus'ye göre sisifosu mutlu düşünmek gerekir. 'one must imagine sisyphus happy' der kitabında da.
edit: sisifos'un suçu öldükten sonra tekrar dünyaya gelebilmek için tanrıları kandırmaktırç mite göre ölmeden eşine o ölünce kutlama yapmasını söyler. (ya da ağzına bozukluk koymamasını böylece styx nehrin geçip ölüler diyarına düzgünce varamamasını sağlamasını) öldükten sonra da hades'in yanına gidip onun ölümü üzerine kutlama yapan eşini cezalandırmak için yer yüzüne dönmek istediğini söyler (ya da hades onun usulsüz defininden rahatsız olup kendisini yollar geri) sisifos bu şekilde hades'i kandırır fakat işin iç yüzü açığa çıkınca bir dağa kaya yuvarlayıp çıkarmak gibi anlamsız ve sonsuz bir cezayla cezalandırılır.
devamını gör...

sevginin yetmediğini anlamış insandır. sevmek önemli ama yeterli değil maalesef.
devamını gör...

bu vekili çok ciddiye almamak gerekiyor. kendileri 20 yıl boyunca büyük başkanın şoförlüğünü yapmış, ardından istanbul gibi bir şehirde milletvekili olmuştur, şaka gibi öyle değil mi?
kendisi benim için ayrıca çok özeldir. mezuniyet pankartıma kendisinin mükemmel sözlerini bastırıp, yürümüştüm.
biliyorsunuz bir twit, bir yorum ile insanlar parmaklıklar ardına ittirilebiliyor, sözde hukuk devletimizde*.
aklımdan, büyük başkana özel yazılar yazıp, hapsi boylayıp, yurtdışına iltica etme fikri geçmedi değil. cesaret edemeyecek insan da değildim fakat ailem muhtemelen kahır olur ve yıpranırdı.
her neyse, bu vekil, bir gün mecliste skandal bir açıklama yapmıştı.
benim dedem bu matematiği, bu mühendisliği bulmamış olsaydı bu alman, bu amerikan, bu trumpın.... mesela bugün trumpa git, şu marketten oturduğun yerden, newyork'tan bakkala git, kahvaltılık al ve gel hesabını yap desen, benim dedem bu matematiği, ilmi, bilmi, teknolojiyi icat etmemiş olup, olduğu bi halde, vallahi billahi şu duvar kadar tahtaya ihtiyacı olurdu ki onun hesabını çıkarsın.o romen rakamları varya bildiğimiz bir kazık, iki kazık, üç kazık sonra v sonra çarpı, bir c çiz...benim dedem ona dedi ki (gbkz: bre gerizekalı! al şu sıfırı çarpmayı-bölmeyi de hesap yapmasını öğren ve sonra da bir de dedemi de öldürdü)
twitter.com/ahmethamdicamli...
videonun uzun versiyonunu bulamadım.
beyimiz pardon vekil bey iki yılda hayli geliştirmiş kendisini, tam cümle kurmayı öğrenmiş. konuşurken yeni ve popüler olan kavramları bile sıkıntısız bir şekilde cümle içinde kullanmış, vallahi helal olsun.
tühhh ya sözlü beyan değilmiş. bu beyanı kendisinin düşünüp, dile getirdiğini düşünmüş olmak da benim ayıbım olsun.*
devamını gör...

dışarıdan romantik görünen ama iç yüzünü orada yaşayanların iyi bildiği şehir, istanbul.
devamını gör...

rivayet odur ki; tolstoy'un yazarken kendisine aşık olduğu kadın karakteri.
devamını gör...

o komşu benim. komşularımla aramızdaki tanınmamışlığı seviyorum. bir kere her şeyden önce "insan kapı komşusunu bile tanımıyor şu devirde!" deme hakkımı saklıyorum. ayrıca gecenin bir yarısı son ses müzik dinleyen hangisi emin olamıyorum. gece küfrettiğim adama sabah selam vermiş olma ihtimalini kaldıramam.
devamını gör...

çok kez ateistliğin kıyısından geçmiş biri olarak kendi adıma yazacak olursam etrafımdaki dindarların(!) aşırı yobaz olması ve tecavüzcü hocalardan, toplumda saygı görmek için hacca gidenlere dine sığınarak insanların özel hayatına karışanlar beni çok etkilemişti ve malum diyanete verilen bütçenin eğitimin ve sağlığın çok üstte olması devlet adamlarının sürekli dini kullanması da beni dinden soğutan etkenler arasındaydı.
.
not: ateist değilim.
devamını gör...

hedef kitlesi yalnız ve parası olan erkekler olan yetişkinler için kurulmuş web sitesi. bu web sitesindeki bir içeriği görmek için içerik sahibine abone olmanız yani para ödemeniz gerekiyor.
devamını gör...

en sevdiklerim listesinde en üst sıralarda olan filmlerden biri.
müzikleri de harika.
the morricone duel performansından gelsin. yaklaşık 3 sene önce kaydedilmiş. ocak 2018'de. danimarka ulusal senfoni orkestrası.
ayrı bir dünya, müthiş bir hediye.
sesi açın..

aaaaaaaa aaaaa aaa
waaaahh waah waaaaaahhh


buradan
devamını gör...

eski cumhurbaşkanı charles de gaulle'nin adı verilen fransa'nın en büyük havalimanıdır.
devamını gör...

ilk konuğumuz lewis carroll.
~gerçek ismi charles lutwidge dodgson.
~matematik, yazarlık, fotoğrafçılık ve üç tekerlekli bisikletler onun ilgi alanına giriyordu.
~yazı ve matematik kariyerini ayrı tutmaya kararlı olan dodgson, kensine lewis carroll takma adını geliştirdi. bunun için ilk iki isminin yerini değiştirip onları latinceye sonra da yeniden ingilizceye tercüme etti. bu tür tuhaf ve zekice oyunları onun yazı stilinin alametifarikası haline geldi.
~carroll 1862'de arkadaşlarıyla birlikte bir gemi seyahatine çıktı. yolculukta sıra dışı bir dostluk geliştirdiği 10 yaşındaki alice liddell de vardı. carroll, gemide vakit geçirmek için başkahramanı alice olan bir öykü yazdı.*

~carroll ayrıca kütüphanede kolayca bulunabilmesi için kitap adını cildin sırtına yazma fikrini de ilk geliştiren kişiydi.
~"p" ile başlayan o sözcük ölümünün üzerinden yüz yılı aşkın bir süre geçtiği halde lewis carroll'ın yakasını hala bırakmıyordu.
carroll pedofil miydi?
tartışmaların ardı arkası kesilmiyordu. carroll yüzlerce çıplak fotoğraf çekmişti (kendisi değildi çıplak olan kızlardı.) fotoğrafların hiçbiri açıkça cinselliği düşündürmese de kızlardan en azından birinin annesi, kızının başında kimse olmadan fotoğrafının çekilmesi teklifinin ürkütücü bularak reddetmişti.
~carroll'ın "alice harikalar diyarında" kitabının kahramanı alice lidell ile özellikle yakın bir ilişkisi vardı ve bu ilişki 1863'te aniden bitti.
ani bitişin nedenini bilen yoktu. ayrıca carroll günlüklerinde ömür boyu taşıdığı günah ve suçluluk duygusundan söz ediyordu. hangi konuda suçluluk duyduğunu hiç belirtmemişti. acaba fotoğraf çekmekten fazlasını mı yapıyordu?
yakın dönem biyograflarından bazıları carroll'ın sadece willy wonka tipinde, çocuklardan büyülenen ama onları istismar edecek ya da kullanacak bir şey yapmayan biri olduğunu söylüyor. şurası kesinki carroll'ın herhangi birine uygunsuz yaklaştığını gösteren hiçbir delil yok. gerçeği ancak beyaz tavşan bilir.
kaynak: büyük yazarların gizli hayatları.
devamını gör...

allah'ın* rahmeti ve bereketi.*

ya da alternatif için buyrun.
devamını gör...

cevabı kurtuluş savaşı'nda fazlasıyla verilmiş ve sorulması bile türk tarihindeki binlerce kadına saygısızlık sorunsal.

ayrıca, norveç ve israil başta olmak üzere onlarca ülkede kadınlar aktif olarak askerlik yaptığından aynı zamanda son derece mantıksız olan sorunsaldır.

edit: ayrıca benim anlamadığım, neden dünya genelindeki erkeklerin kafayı kadınların ne yapıp yapamadığıyla bozmuş olduğu. askerlik yapan kadınların bilmem ama bunu yapan kadın görmezsiniz mesela. adamlar ekonomi söz konusu olunca ekonomist, bilim söz konusu olunca bilim insanı, siyaset söz konusu olunca kırk yıllık politikacı oluveriyor birden.
devamını gör...

(bkz:ıvanmılınskı) özelden yazıp gülemsetiyor hem de.
görsel
devamını gör...

saat 6 küsur, buçuğu geçmiş. alexandria çalmaya başlıyor, uzaklardan uzaklardan. aklıma geliyorsun, sonra "bundan sonra adını anmayacağız onun" diyen kardeşim geliyor aklıma, o kızacak biliyorum ama akıl bu. bende yok ki?

neyse allah belanı vermesin kadın, uzak dur beynimden.

to dyhti çalmaya başladı şimdi de, mealinde kabaca der ki,

"hayatında daima gözlerini açık tut, çünkü önünde bir ağ var. "

böcek gibi yakalanmak var sonra o ağa, küçücük kırmızı siyah bir böcek, puh!!

yatayım ben, kaldır allahım!
devamını gör...

kafayı yiyeceğim artık.
yirmi yaşımdayım, hayatimin en güzel dönemleri dört duvar arasında, sevdiklerim ve kendim için hem maddi hem manevi yönden kaygılanmakla geçti ve geçiyor. kredim gelir gelmez faturalara gidiyor. hem okuyor hem de evden calisiyor eve iki kurus fazla gelsin diye didiniyorum. psikoloji, huzur, refah mefah hiçbir şey kalmadı. bahar gelsin iki gün çayır çimen görelim yürüyelim dedik, o bile mümkün değil. ne uğruna? ne uğruna ya! kinden nefretten doldum taşıyorum. benden pozitif insanı zor bulursunuz normalde ama bu yaşta çöktüm, asla küfür veya şiddet yanlısı değilken şu an zor duruyorum yerimde. damarlarımda hissediyorum siniri, nefreti. amacınız ne, enayi miyiz biz, sabrımızı mı sınıyorsunuz ? yeter artık.
devamını gör...

tabiki flash tv sarı bıyık
devamını gör...

agrasif biri , twitterda insan dövdüğünü düşünüyorum .
devamını gör...

en az bir o kadar başka yerlerde tuttukları paralar olmasa bu kadar kolay vazgeçebileceklerini düşünmüyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim