hülya avşar'ın sapyoseksüelim açıklaması
hülya avşar, gazetecilerin sorduğu soruları cevaplarken özgürlüğe alıştığını ve kendisin zaten sapyoseksüel olduğunu itiraf etmesi.
ya ihtiyaç hissediyorsun diye abuk sabuk bir hayat yaşayacaksın, ya da karşına düzgün biri çıkana kadar bekleyeceksin.
ben sapyoseksüelim zaten. zeka benim için büyük bir güç.
para, seks... bence özgürlük dünyanın en büyük mutluluğu. bundan sonra kalk evlen... onları unutun. kafama göre birisi çıkarsa flört edebiliriz, hayatı yaşayabiliyoruz. kızımı büyüttüm, herkesin kendine göre bir hayatı var.güçlü kadın olmak güzel bir şey de erkek de güçlü olmalı. ben sapyoseksüelim zaten. kesinlikle zeka. zeka benim için büyük bir güç. bunların hepsini bir araya getirecek biri varsa bana haber verin. var tabii öyle karşıma çıkmış olanlar. kaya'nın zekası mesela, müthiştir.
hülya avşar sayesinde mehmet tecirli, coşkun sabah, osman hattat, ibrahim tatlıses, mehmet özener, tanju çolak, kaya çilingiroğlu, sadettin saran, ali güven ve mehmet dereli'nin entelektüel bireyler olduklarını öğrendik.
kaynak
ya ihtiyaç hissediyorsun diye abuk sabuk bir hayat yaşayacaksın, ya da karşına düzgün biri çıkana kadar bekleyeceksin.
ben sapyoseksüelim zaten. zeka benim için büyük bir güç.
para, seks... bence özgürlük dünyanın en büyük mutluluğu. bundan sonra kalk evlen... onları unutun. kafama göre birisi çıkarsa flört edebiliriz, hayatı yaşayabiliyoruz. kızımı büyüttüm, herkesin kendine göre bir hayatı var.güçlü kadın olmak güzel bir şey de erkek de güçlü olmalı. ben sapyoseksüelim zaten. kesinlikle zeka. zeka benim için büyük bir güç. bunların hepsini bir araya getirecek biri varsa bana haber verin. var tabii öyle karşıma çıkmış olanlar. kaya'nın zekası mesela, müthiştir.
hülya avşar sayesinde mehmet tecirli, coşkun sabah, osman hattat, ibrahim tatlıses, mehmet özener, tanju çolak, kaya çilingiroğlu, sadettin saran, ali güven ve mehmet dereli'nin entelektüel bireyler olduklarını öğrendik.
kaynak
devamını gör...
göbeklitepe
şanlıurfa'da bulunan dünyanın en eski tapınağı. tanımımı yaptığıma göre biraz dert yanayım hakkında...
göbeklitepe'ye kaç kere gittiğimi hatırlamıyorum ziyarete gelen her arkadaş, akraba götürülüyor mecbur ve ben her gittiğimde dönüp bir bakmayan, incelemeyen etrafında yürüyüp fotoğraf çekip geçip giden insanlar görüyorum hatta taş üzerindeki kabartmaları görüp "aaa bunlara mı tapıyorlarmış ahahahaha" modunda gezen tipleri görüyorum. hay sizin seviyenizi seveyim, diyerek yürüyüp gidiyorum.
orada çalışan birisi var göbeklitepe keşfedilmeden önce o tarlanın sahibi dedesiymiş adam yıllar önce bir kabartma buluyor ve kent müzesine götürüyor o zamanın müze müdürü bahçeye attırıyor ne olduğunu merak bile etmiyorlar anlattığına göre ben şahsen bütün kalbimle inandım. bir de orada bir taş bulunuyor kazı sırasında yine üstünde doğum yapan kadın figürü var göbeklitepe bulunmadan önce kazılar, çalışmalar yokken çocuğu olmayan kadınlar oraya şifa bulmak için gidermiş. bana bu çok garip gelmişti öğrendiğim zaman kimsenin haberi yok ancak orada doğumla ilgili bir kaya gömülü insanlar da yine doğum çocuk sahibi olabilmek, doğum yapabilmek için gidiyor.
göbeklitepe'ye kaç kere gittiğimi hatırlamıyorum ziyarete gelen her arkadaş, akraba götürülüyor mecbur ve ben her gittiğimde dönüp bir bakmayan, incelemeyen etrafında yürüyüp fotoğraf çekip geçip giden insanlar görüyorum hatta taş üzerindeki kabartmaları görüp "aaa bunlara mı tapıyorlarmış ahahahaha" modunda gezen tipleri görüyorum. hay sizin seviyenizi seveyim, diyerek yürüyüp gidiyorum.
orada çalışan birisi var göbeklitepe keşfedilmeden önce o tarlanın sahibi dedesiymiş adam yıllar önce bir kabartma buluyor ve kent müzesine götürüyor o zamanın müze müdürü bahçeye attırıyor ne olduğunu merak bile etmiyorlar anlattığına göre ben şahsen bütün kalbimle inandım. bir de orada bir taş bulunuyor kazı sırasında yine üstünde doğum yapan kadın figürü var göbeklitepe bulunmadan önce kazılar, çalışmalar yokken çocuğu olmayan kadınlar oraya şifa bulmak için gidermiş. bana bu çok garip gelmişti öğrendiğim zaman kimsenin haberi yok ancak orada doğumla ilgili bir kaya gömülü insanlar da yine doğum çocuk sahibi olabilmek, doğum yapabilmek için gidiyor.
devamını gör...
(tematik)
n'djamena
çaylaklar sekmesi hakkında
bugün ilk kez gördüğüm, sanırım sözlüğe yeni gelen özellik.
şu an çaylakların tanımlarını okumakta ve iyi yazanlara seri oylar vermekteyim.
tavsiye ederim.
hesap ayarlarından çaylak tanımlarını göster seçeneği var, onu açık yapmanız yeterli
şu an çaylakların tanımlarını okumakta ve iyi yazanlara seri oylar vermekteyim.
tavsiye ederim.
hesap ayarlarından çaylak tanımlarını göster seçeneği var, onu açık yapmanız yeterli
devamını gör...
normal sözlük’te moderatör olmak
bir yandan arzu ettiğim bir yandan da kıvırabilir miyim acaba diye telaşe halinde olduğum eylem.
kaldı ki kafa sözlük de kucağını açmış bu yazar lütfen mod olsun diye beklemiyordu.
kaldı ki kafa sözlük de kucağını açmış bu yazar lütfen mod olsun diye beklemiyordu.
devamını gör...
çocukken ezberlenen en saçma şeyler
üç kere a a a üç kere b b b üç kere a üç kere b alfabe elimin tersi eteğimin pilesi saçlarımın kurdelesi ay çok mersi çok çok mersi ben seni saat onda köşe başı çin lokantasında bekliyorum gelmezsen küsüyorum mektubunu kesiyorum yüzüğünü atıyorum ay ben bayılıyorum gelirsen ayılıyorum mektubunu okuyorum yüzüğünü takıyorum ay ben seni çok seviyoruumm
devamını gör...
normal sözlük için öneriler
tüm önerilerim gerçekleşti, çalışkan arılar gibi kadro mübarek. teşekkürler. *
gözle görülür kadrolaşma var evet, fakat yönetim ne yapabilir ki? ellerine mi vursunlar cetvelle dur gruplaştığın kişinin tanımını beğenmen yasak! mı desinler? n’apsın bu insanlar? he benim iletişimde olduğum insanlarla aranız bozuk diye, onları çekemeyip, yanındakileri de silelim kafası ile bana tavır alınması, yazdıklarımın artık daha az beğenilmesi beni incitmez, sığırlığınıza verir, yazmaya devam ederim. biraz gamsızım sanırım.
gözle görülür kadrolaşma var evet, fakat yönetim ne yapabilir ki? ellerine mi vursunlar cetvelle dur gruplaştığın kişinin tanımını beğenmen yasak! mı desinler? n’apsın bu insanlar? he benim iletişimde olduğum insanlarla aranız bozuk diye, onları çekemeyip, yanındakileri de silelim kafası ile bana tavır alınması, yazdıklarımın artık daha az beğenilmesi beni incitmez, sığırlığınıza verir, yazmaya devam ederim. biraz gamsızım sanırım.
devamını gör...
uzun saçlı'nın yeri
ara ara lakabını duyardım, tv'de haberi geçerdi. namı, 50 yıllık uzun saçları ve demlediği çaydan gelirmiş. dedesinden kalma asırlık ocakta çay kaynatır, bardakları da deterjan bulaşmasın diye fındık kabuğu külüyle ovalıyordu.
devamını gör...
aşık olunan sözlük yazarının nickini öpmek
saf sevgi bu olsa gerek. kıyamam.*
devamını gör...
spontane radyo yayını
sevgili robnaja'nın isteği üzere favori farem tabi ki remy. çünkü aşçı!! (bkz: ratatouille)
en ünlüsüyse mickey mouse. ama remy'nin getir götürünü yapar anca arkadaşlar. kesin bilgi yayalım.
en ünlüsüyse mickey mouse. ama remy'nin getir götürünü yapar anca arkadaşlar. kesin bilgi yayalım.
devamını gör...
solucan
aslında omurgasız hayvanların bir sınıfıdır solucanlar.
diğerleri ile beraber basitten gelişmişe doğru omurgasızları şöyle sıralayabiliriz.
süngerler: vücut simetrisi olmayan bu canlılar deniz tabanına tutunarak sabit yaşarlar.
sölenterler: deniz anası, mercan vs.
solucanlar:
yumuşakçalar: ahtapot, salyangoz, midye
eklem bacaklılar: yengeç, kırkayak, akrep, çekirge, arı
derisi dikenliler: deniz yıldızı, deniz hıyarı vs.
kendi içinde üçe ayrılır solucanlar. evrimsel geçiş açısından oldukça önemli canlılardır. yine ilkelden gelişmişe göre:
1. yassı solucanlar: ilk merkezi sistem bu canlılarda var. kısacası beyni var diyebiliriz. ilk ilkel beyin. sindirim kanalları tek açıklıklıdır. ne demek bu, ağız ve anüs aynı yer. örnek: planarya
2. yuvarlak solucanlar: ilk kez çift açıklıklı sindirim sistemi görülen canlılar. örnek: kancalı kurt
3. halkalı solucanlar: segmentli vücutları vardır ve ilk defa tam bir sindirim sistemi bu canlılarda görülür. toprakta, tatlı-tuzlu sularda yaşayabilirler. karada yaşayanlar deri sonumu yapar. difüzyon hızını artırmak için derileri bol mukusludur. suda yaşayanlar solungaç solunumu yapar. en bilinen örneği toprak solucanıdır.
diğerleri ile beraber basitten gelişmişe doğru omurgasızları şöyle sıralayabiliriz.
süngerler: vücut simetrisi olmayan bu canlılar deniz tabanına tutunarak sabit yaşarlar.
sölenterler: deniz anası, mercan vs.
solucanlar:
yumuşakçalar: ahtapot, salyangoz, midye
eklem bacaklılar: yengeç, kırkayak, akrep, çekirge, arı
derisi dikenliler: deniz yıldızı, deniz hıyarı vs.
kendi içinde üçe ayrılır solucanlar. evrimsel geçiş açısından oldukça önemli canlılardır. yine ilkelden gelişmişe göre:
1. yassı solucanlar: ilk merkezi sistem bu canlılarda var. kısacası beyni var diyebiliriz. ilk ilkel beyin. sindirim kanalları tek açıklıklıdır. ne demek bu, ağız ve anüs aynı yer. örnek: planarya
2. yuvarlak solucanlar: ilk kez çift açıklıklı sindirim sistemi görülen canlılar. örnek: kancalı kurt
3. halkalı solucanlar: segmentli vücutları vardır ve ilk defa tam bir sindirim sistemi bu canlılarda görülür. toprakta, tatlı-tuzlu sularda yaşayabilirler. karada yaşayanlar deri sonumu yapar. difüzyon hızını artırmak için derileri bol mukusludur. suda yaşayanlar solungaç solunumu yapar. en bilinen örneği toprak solucanıdır.
devamını gör...
erp
kurumların tüm iş alanlarındaki tüm faaliyetlerinin yetkilendirilen isimlerce ortak çalışılabilir, erişilebilir ve müdahale edilebilir olmasına olanak sağlayan yazılımsal altyapı. en bilinen erp tabanlı ürün sap'dir.
ks: enterprise resource planning*
ks: enterprise resource planning*
devamını gör...
vejetaryen olmaya çalışanlara tavsiyeler
yaklaşık dört yıldır bu beslenme yöntemini benimsedim. besin değerleri konusu zaten araştırılarak bulunur. ben biraz yarattığı toplumsal sorunlar üzerinden tavsiye vermek isterim. toplumsal dediğim, arkadaş, aile, eş dost etkileşimleri. şimdiden söyleyeyim bunlar aşılması kolay problemlerdir. yeter ki siz bu kararı almanız konusunda kendinizi ikna edin. vejetaryenlik gerçekten kolaydır.
öncelikle aileniz gelenekçi ve farklı yaşam tercihlerine kapalı veya farklı tercihlerin varlığından habersiz bir aile ise ilk zorluk burada yaşanabilir. illa ki et yemelisin baskısı yapacaklarını düşünmeyin. bunu anlamlandıramayabilirler. hele ki aile ile yaşıyorsanız evde ne yemek yapılacağı konusu herkesi afallatabilir. bu nedenle, neden bu tercihi yaptığınızı anlayacakları dilden anlatmanız gerekir. tabi önce kendinize anlatmanız lazım.
ayrıca diğer aile bireylerine müdahale etmeye kalkışmayın. onların beslenme düzenlerini bozmamak adına emek verin. bir süre sonra ufak dokunuşlar ile sofrada ayrı menülerin olduğunu göreceksiniz. başta et yemediğinizden dolayı sizin için üzüleceklerdir ama zamanla alışacaklardır.
diğer bir konu ise yakın arkadaşlar ile olan ilişkiler. çok gariptir ki ben en büyük problemi burada yaşadım. arkadaş toplanmalarında bir oyunbozan gibi algılanabilirsiniz. sürekli benzer esprilere maruz kalabilirsiniz. mesela, “et girmeyen yere dert girer”. çok komik değil mi! standart sorularla da çok fazla haşır neşir olacaksınız. mesela, “balık da mı yemiyorsun”. şaşırtıcı bir soru! bunlara hazırlıklı olmakta fayda var. bir süre sonra sinir bozucu hale gelebilir. ben bu konuya saçma esprilere daha saçma espriler yaparak çözüm buldum.
bir başka tavsiyem, sizle gerçekten bu konu hakkında konuşmak istemeyen kişiler ile neden böyle beslendiğinizi konuşmayın. hatta sorulsa bile sizi anlamak istemeyen kişilerle konuşmayın. çünkü sık sık ne kadar saçma bir tercih yaptığınızı anlatmaya çalışacak kişilerle karşılaşacaksınız. bu kişiler çok fazladır. bunun nedenleri var ama şu an yazarak konuyu uzatmayacağım.
son olarak ise kendi tercihinizi başkalarına dikte etmeyin. unutmayın ki insanoğlu binlerce yıldır et tüketiyor. adeta demirden bir kültür. çabucak değişmesini hayal etmeyin. et tüketenlere bakış açınızda değişiklik olmasın. sadece kendiniz duyarlı insanmışsınız düşüncesine kapılmayın. unutmayın ki etik olarak daha uygun bulup, bu beslenme düzenine geçmeden önce siz de et tüketiyordunuz.
şunu söylemek istiyorum. benim için et lezzetli bir yiyecek. yediğim zamanlar bana haz verirdi. ama şu an düşüncelerime paralel bir eylem yapıyor olmanın verdiği hazzın yanında çok ufak bir haz.
öncelikle aileniz gelenekçi ve farklı yaşam tercihlerine kapalı veya farklı tercihlerin varlığından habersiz bir aile ise ilk zorluk burada yaşanabilir. illa ki et yemelisin baskısı yapacaklarını düşünmeyin. bunu anlamlandıramayabilirler. hele ki aile ile yaşıyorsanız evde ne yemek yapılacağı konusu herkesi afallatabilir. bu nedenle, neden bu tercihi yaptığınızı anlayacakları dilden anlatmanız gerekir. tabi önce kendinize anlatmanız lazım.
ayrıca diğer aile bireylerine müdahale etmeye kalkışmayın. onların beslenme düzenlerini bozmamak adına emek verin. bir süre sonra ufak dokunuşlar ile sofrada ayrı menülerin olduğunu göreceksiniz. başta et yemediğinizden dolayı sizin için üzüleceklerdir ama zamanla alışacaklardır.
diğer bir konu ise yakın arkadaşlar ile olan ilişkiler. çok gariptir ki ben en büyük problemi burada yaşadım. arkadaş toplanmalarında bir oyunbozan gibi algılanabilirsiniz. sürekli benzer esprilere maruz kalabilirsiniz. mesela, “et girmeyen yere dert girer”. çok komik değil mi! standart sorularla da çok fazla haşır neşir olacaksınız. mesela, “balık da mı yemiyorsun”. şaşırtıcı bir soru! bunlara hazırlıklı olmakta fayda var. bir süre sonra sinir bozucu hale gelebilir. ben bu konuya saçma esprilere daha saçma espriler yaparak çözüm buldum.
bir başka tavsiyem, sizle gerçekten bu konu hakkında konuşmak istemeyen kişiler ile neden böyle beslendiğinizi konuşmayın. hatta sorulsa bile sizi anlamak istemeyen kişilerle konuşmayın. çünkü sık sık ne kadar saçma bir tercih yaptığınızı anlatmaya çalışacak kişilerle karşılaşacaksınız. bu kişiler çok fazladır. bunun nedenleri var ama şu an yazarak konuyu uzatmayacağım.
son olarak ise kendi tercihinizi başkalarına dikte etmeyin. unutmayın ki insanoğlu binlerce yıldır et tüketiyor. adeta demirden bir kültür. çabucak değişmesini hayal etmeyin. et tüketenlere bakış açınızda değişiklik olmasın. sadece kendiniz duyarlı insanmışsınız düşüncesine kapılmayın. unutmayın ki etik olarak daha uygun bulup, bu beslenme düzenine geçmeden önce siz de et tüketiyordunuz.
şunu söylemek istiyorum. benim için et lezzetli bir yiyecek. yediğim zamanlar bana haz verirdi. ama şu an düşüncelerime paralel bir eylem yapıyor olmanın verdiği hazzın yanında çok ufak bir haz.
devamını gör...
umut sarıkaya
yumruklarıyla dövüşür. dudaklarıyla sevişir.
:m
:m
devamını gör...
dal kavuk
osmanlı'da halk arasında işsiz güçsüz tayfanın başlarına taktığı ince kavuğa verilen isim. tıpkı (bkz: zir zop) adı verilen fes gibi, enteresan bir isimlendirme.
devamını gör...
güzel olmanın verdiği öz güven
genelde evden bu özgüvenle çıkıp aşağılık kompleksi ile geri dönüyorum.
devamını gör...
erdoğan'ın dünyada ekonomisi en hızlı büyüyen ülke olduk demesi
devamını gör...


