suriyelilere yönelik olumsuz tutumlar
ancak empati yoksunu olma ile açıklanabilecek tutumlardır.
içinde yer aldığım stk'lar ve denk geldiğim bir çok suriyeli olan diyaloglarımdan yola çıkarak sahip olduğum kanaatler.
*sanılanın aksine bir tanesinin bile sonsuza kadar türkiye'de yaşamak gibi nir merağı yok.
*evliliklerini mümkün mertebe kendi içlerinde yapıyorlar.
*en ağır işlerde çalışarak sadece yaşamaya çalışıyorlar. iş seçmiyorlar.
*ehliyetleri bile bizde geçerli değil. işe girmek için ehliyet kursuna gitmek zorundalar.
*erkeklerin çoğu bir süre savaşmış bir faydası olmadığının farkına varınca türkiye'de gelmişler.
*her isteyen gelemiyor, ailesi lübnan'da olan kendi türkiye'de okuyan ve yıllardır ailesini görmeyen suriyeliler var.
*onları kandıran, her şeylerini alan bazı türkler yüzünden, geri dönmek isteyenleri var.
ps: yolda kalmışlar onlar. yolda kalmış gariptir.
merhamet hak eden insanlar onlar.
allah yar ve yardımcıları olsun.
içinde yer aldığım stk'lar ve denk geldiğim bir çok suriyeli olan diyaloglarımdan yola çıkarak sahip olduğum kanaatler.
*sanılanın aksine bir tanesinin bile sonsuza kadar türkiye'de yaşamak gibi nir merağı yok.
*evliliklerini mümkün mertebe kendi içlerinde yapıyorlar.
*en ağır işlerde çalışarak sadece yaşamaya çalışıyorlar. iş seçmiyorlar.
*ehliyetleri bile bizde geçerli değil. işe girmek için ehliyet kursuna gitmek zorundalar.
*erkeklerin çoğu bir süre savaşmış bir faydası olmadığının farkına varınca türkiye'de gelmişler.
*her isteyen gelemiyor, ailesi lübnan'da olan kendi türkiye'de okuyan ve yıllardır ailesini görmeyen suriyeliler var.
*onları kandıran, her şeylerini alan bazı türkler yüzünden, geri dönmek isteyenleri var.
ps: yolda kalmışlar onlar. yolda kalmış gariptir.
merhamet hak eden insanlar onlar.
allah yar ve yardımcıları olsun.
devamını gör...
bernard lewis
rahmetlinin hata neredeydi? isimli bir kitabı var. kitap yayinevinin editörleri sağolsunlar, burada da daha evvel dile getirdim, kronik kitap'tan çıktığı için yazım/baskı hataları ile dolu. bu sebeple daha başlarken bir şevkimi kırmıştı. neyse... bahsi geçen kitaba elli sayfa anca dayanabildim.
kitap hakkında diyeceğim tek şey: çöp.
şimdi aranızda hööö koca profesöre ne dedi diyecek olanlar olabilir. diyeceğim şu, ikiyüz sayfalık kitap yazmaya gerek yoktu, ne yazık ki, osmanlı imparatorluğu bir dönem oldu teknolojik gelişmeleri takip edemedi. kitabin özeti bu. aslında edemedi de değil ihtiyacı yoktu. misal coğrafi keşifler. osmanlı'nın buna ihtiyacı yok ki? o zamanki dünya adamın avucunun içinde. matbaa... hakeza okuyan insan yok. yok çünkü herkes çiftçi. okuyanda allame-i cihan oluyor maşallah. türkler yazmıyormuş, arşiv yokmuş. e yazmıyor kardeşim, adam ihtiyaç duymuyor, yani ne yapalım şimdi, attila'yı mezarından çıkarıp asalım mı kardeş sen bu kadar fetihler yaptın niye iki satır yazmadın diye? adam eğlencesine çıktığı seferde papa'ya diz çöktürmüş daha bizimkisi hebele hübele... osmanlıdaki şu katipler işsiz kalacak şeyini geçiniz efendim, kaç tane katip var ki? mesela barutlu silahları yeniçeriler elimiz yüzümüz kir oluyor diye kullanmak istemiyor. vs. osmanlidaki bu "takipsizliği" dini sebeplere bağlamak tam bir cahillik olur ki ortada gün gibi abbasiler dönemi var. şarlman'a gönderilen saate aval aval herkesin nasıl baktığını araştırmanız bu hususta ufkunuzu açacaktır. ve daha nicesi... bu hususta aklıma gelmişken yukarıda bahsi geçen yayıevimsinin bastığı tek düzgün kitap olan bu kitabı tavsiye ederim.
neyse konu çok dağıldı, çenem düştü, okuyan okusun.
kitap hakkında diyeceğim tek şey: çöp.
şimdi aranızda hööö koca profesöre ne dedi diyecek olanlar olabilir. diyeceğim şu, ikiyüz sayfalık kitap yazmaya gerek yoktu, ne yazık ki, osmanlı imparatorluğu bir dönem oldu teknolojik gelişmeleri takip edemedi. kitabin özeti bu. aslında edemedi de değil ihtiyacı yoktu. misal coğrafi keşifler. osmanlı'nın buna ihtiyacı yok ki? o zamanki dünya adamın avucunun içinde. matbaa... hakeza okuyan insan yok. yok çünkü herkes çiftçi. okuyanda allame-i cihan oluyor maşallah. türkler yazmıyormuş, arşiv yokmuş. e yazmıyor kardeşim, adam ihtiyaç duymuyor, yani ne yapalım şimdi, attila'yı mezarından çıkarıp asalım mı kardeş sen bu kadar fetihler yaptın niye iki satır yazmadın diye? adam eğlencesine çıktığı seferde papa'ya diz çöktürmüş daha bizimkisi hebele hübele... osmanlıdaki şu katipler işsiz kalacak şeyini geçiniz efendim, kaç tane katip var ki? mesela barutlu silahları yeniçeriler elimiz yüzümüz kir oluyor diye kullanmak istemiyor. vs. osmanlidaki bu "takipsizliği" dini sebeplere bağlamak tam bir cahillik olur ki ortada gün gibi abbasiler dönemi var. şarlman'a gönderilen saate aval aval herkesin nasıl baktığını araştırmanız bu hususta ufkunuzu açacaktır. ve daha nicesi... bu hususta aklıma gelmişken yukarıda bahsi geçen yayıevimsinin bastığı tek düzgün kitap olan bu kitabı tavsiye ederim.
neyse konu çok dağıldı, çenem düştü, okuyan okusun.
devamını gör...
sevilmeyen yazarın önce oylayıp sonra favlaması
takdir-e şayan hareket.
bildirime denk geldikçe " lan sen ne guzel beğeniler atıyorsun öyle, sen bi gel hele gel."
zira benim de sevmediğim bazi yazarlar var. ama tanımına denk geldikçe okuyorum, tanımı beğendiysem oyluyorum çok güldüysem favlıyorum.
napalım yani düşman mı olalım? birbirimizi mi bıçaklayalım? paspasla birbirimizi mi öldürelim? feriha gibi baygınlık mi geçirelim?
(bkz: sevmeyen sevmediğini oylasın)
bildirime denk geldikçe " lan sen ne guzel beğeniler atıyorsun öyle, sen bi gel hele gel."
zira benim de sevmediğim bazi yazarlar var. ama tanımına denk geldikçe okuyorum, tanımı beğendiysem oyluyorum çok güldüysem favlıyorum.
napalım yani düşman mı olalım? birbirimizi mi bıçaklayalım? paspasla birbirimizi mi öldürelim? feriha gibi baygınlık mi geçirelim?
(bkz: sevmeyen sevmediğini oylasın)
devamını gör...
özgür
buyrun benim. sorularınızı yanıtlıyorum!
edit: tanımmış ya la bu! ben de neeeeyse. bari tanım yapalım: herhangi bir biçimde bir kısıtlamaya, bir zorlanmaya bağlı olmayan. bireyin kendisini özgür hissetmesi ve nickinin ozgur1ey olması durumudur.
edit: tanımmış ya la bu! ben de neeeeyse. bari tanım yapalım: herhangi bir biçimde bir kısıtlamaya, bir zorlanmaya bağlı olmayan. bireyin kendisini özgür hissetmesi ve nickinin ozgur1ey olması durumudur.
devamını gör...
hrant dink
2007 yılında, gazetesinin önünde, ayağında tabanı delik ayakkabılarıyla yüzü koyun yatan bir güvercindir...
kimsesiz bir anadolu ermenisi, barışa ve kardeşliğe yeminli esmer yüzlü bir çocuk, koruyamadığımız bir çocuktur...
güvercin ürkekliği ile yaşamış, sokak ortasında sırtından vurulmuştur.
katilinin eline de bayrak verilip fotoğraflar çekilmiş, kahraman ilan edilmiş, hatta kimi polisler protesto eylemlerine cinayet günü ogün samast'ın taktığı beyaz berelerle gelmişlerdir.
ayrıca ogün'ün cinayeti tek başına planlamadığı belli olsa da, bunca yıldır kamu vicdanını rahatlatan bir dava süreci de işlememiştir.
ama gariptir ki yaşamını barış ve kardeşliğe adamış hrant'ın ölümü, bir noktada türk milliyetçileri ile ermeni milliyetçilerini birleştirmiştir. türk milliyetçileri hem solcu, hem ermeni, hem oydu hem buydu diye ölümüne canı gönülden sevinmişlerdir. ermeni milliyetçileri ise ayaklarına bağ olan bu 'hain'nin hem ölmesine sevinmişler, hem de ellerine türk düşmanlığını körükleyecek harikulade bir koz geçtiği için avuçlarını zevkle ovuşturmuşlardır.
bizeyse bir buruk gülüş, iki damla göz yaşı ve 14 yıldır hiç eksilmeyen bir acı kalmıştır hrant'tan geriye... ama ne gariptir hatırası bizi daha bir çok bağlamıştır bu memlekete... çünkü onu yitirdiğimizden beri bu memleket bize, esmer yüzlü yetim bir ermeni çocuğundan emanettir. onun yarım kalmış kardeşlik türküleri ve canından çok sevdiği anadolusu hepimize emanettir o günden şimdiye...
yokluğunun içimizde bıraktığı geçmeyen yaraya rağmen, iyi ki geçti ömrümüzden...
inan olsun dostlar, inan olsun kardeşler, bu karanlığı yırtacak dünyayı yeniden kuracağız bunu bir güvercine ve memleketimize borçluyuz....
kimsesiz bir anadolu ermenisi, barışa ve kardeşliğe yeminli esmer yüzlü bir çocuk, koruyamadığımız bir çocuktur...
güvercin ürkekliği ile yaşamış, sokak ortasında sırtından vurulmuştur.
katilinin eline de bayrak verilip fotoğraflar çekilmiş, kahraman ilan edilmiş, hatta kimi polisler protesto eylemlerine cinayet günü ogün samast'ın taktığı beyaz berelerle gelmişlerdir.
ayrıca ogün'ün cinayeti tek başına planlamadığı belli olsa da, bunca yıldır kamu vicdanını rahatlatan bir dava süreci de işlememiştir.
ama gariptir ki yaşamını barış ve kardeşliğe adamış hrant'ın ölümü, bir noktada türk milliyetçileri ile ermeni milliyetçilerini birleştirmiştir. türk milliyetçileri hem solcu, hem ermeni, hem oydu hem buydu diye ölümüne canı gönülden sevinmişlerdir. ermeni milliyetçileri ise ayaklarına bağ olan bu 'hain'nin hem ölmesine sevinmişler, hem de ellerine türk düşmanlığını körükleyecek harikulade bir koz geçtiği için avuçlarını zevkle ovuşturmuşlardır.
bizeyse bir buruk gülüş, iki damla göz yaşı ve 14 yıldır hiç eksilmeyen bir acı kalmıştır hrant'tan geriye... ama ne gariptir hatırası bizi daha bir çok bağlamıştır bu memlekete... çünkü onu yitirdiğimizden beri bu memleket bize, esmer yüzlü yetim bir ermeni çocuğundan emanettir. onun yarım kalmış kardeşlik türküleri ve canından çok sevdiği anadolusu hepimize emanettir o günden şimdiye...
yokluğunun içimizde bıraktığı geçmeyen yaraya rağmen, iyi ki geçti ömrümüzden...
inan olsun dostlar, inan olsun kardeşler, bu karanlığı yırtacak dünyayı yeniden kuracağız bunu bir güvercine ve memleketimize borçluyuz....
devamını gör...
fayyum portreleri
antik mısır'ın mumyalama tekniğinde, mumyanın konulduğu sandukanın yüz kısmına ahşaptan bir plaka konularak ölen kişinin portresi çizilir. bizde mezarlıklarda çok yaygın olmasa da ölen kişinin mezar taşının üzerine vesikalık fotoğraf baskısı yapılmasına benzer. bu tekniğin oluşmasında romalılar'ın etkisi vardır. herkese değil, yüksek tabakadan ölenlere yapılır.


devamını gör...
şema terapi
cocukluktan baslayan, muhtemelen kücük yaslarda yasadıgınız olaylara karsı gelistirdiginiz ve siz fark edene kadar hayatınız boyunca tekrar eden semalardır. young ve arkadasları tarafından gelistirilmis, bilissel davranıscı terapi yontemiyle cozülmeye calısılmaktadır.
devamını gör...
sözlüğün en güzel kadınının nickaltı yazması
böyle isimsiz mektup bırakırsanız daha çok bekleyeceğiniz olay.
şimdi çıkıp üzerine alınsa insanlar "sana demedim" olur. "şimdi sana demedim falan der" diye alınmasalar "niye yazmıyor" olur. e what are you!
kimi kastediyorsanız gidin kendisiyle konuşun bence böyle durumlarda. açık çek tehlikelidir.
şimdi çıkıp üzerine alınsa insanlar "sana demedim" olur. "şimdi sana demedim falan der" diye alınmasalar "niye yazmıyor" olur. e what are you!
kimi kastediyorsanız gidin kendisiyle konuşun bence böyle durumlarda. açık çek tehlikelidir.
devamını gör...
barış atay
hatay milletvekilli.
ayrıca bu ülkede g*t* g*t diyecek kadar cesur yürekli, omurgalı bir insandır. gelene ağam, gidene paşam demediği için çomar kardeşlerimizin asaplarını bayağı bozmuş kişiliktir.
ayrıca bu ülkede g*t* g*t diyecek kadar cesur yürekli, omurgalı bir insandır. gelene ağam, gidene paşam demediği için çomar kardeşlerimizin asaplarını bayağı bozmuş kişiliktir.
devamını gör...
moderatörlerin hoş geldin mesajına maruz kalmış efsane nesil
ask olsun dedirten baslik.
sanki cin iskencesi uyguluyormusuz gibi maruz kalmak falan, gozyasim pit etti bak. bu modlar size ne etti kiymetli yazar arkadaslarim, ilhami abi sen soyle. biz bu aileden degil miyiz? farkli ilde mi dayak yedik de geldik biz? ayni yerdeyiz be, ayniii sozlukteyiz be. bize paspasla adam oldurtmeyin*.
sanki cin iskencesi uyguluyormusuz gibi maruz kalmak falan, gozyasim pit etti bak. bu modlar size ne etti kiymetli yazar arkadaslarim, ilhami abi sen soyle. biz bu aileden degil miyiz? farkli ilde mi dayak yedik de geldik biz? ayni yerdeyiz be, ayniii sozlukteyiz be. bize paspasla adam oldurtmeyin*.
devamını gör...
tarihte bugün
625 - arabistan'da müslümanlarla kureyşler arasında, uhud savaşı başladı.
1801 - ı. aleksandr, rus imparatorluğu'nun çarı oldu.
1839 - "ok" sözcüğü, (all correct) boston morning post gazetesinde ilk kez kayıtlara geçti.
1848 - macaristan, avusturya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1876 - ziya gökalp doğdu.
1925 - sessiz sinema döneminin en pahalı filmi olan (3.9 milyon dolar) "ben hur", gösterime girdi.
1931 - türk çocuklarının ilk öğrenimlerini türk okullarında yapmalarını zorunlu kılan kanun kabul edildi.
1956 - pakistan, ilk islam cumhuriyeti oldu.
1962 - babam doğdu
1971 - türkiye halk kurtuluş ordusu liderlerinden deniz gezmiş'in arkadaşları, hüseyin inan ve mehmet nakipoğlu yakalandı.
1972 - cumhurbaşkanı cevdet sunay; deniz gezmiş, yusuf aslan ve hüseyin inan hakkında verilen idam cezalarını onayladı.
1974 - hükümet, imralı adası'nda gömülü olan adnan menderes, fatin rüştü zorlu ve hasan polatkan'ın mezarlarının başka bir yere taşınabilmesine izin verdi.
2000 - galatasaray futbol takımı, uefa kupası çeyrek finalinde deplasmandaki ilk maçta 4-1 yendiği mallorca'yı, ali sami yen stadı'nda da yenip, yarı finalist oldu.
2001 - nato, kosova savaşında seyreltilmiş uranyum mermisi kullandığını itiraf etti.
2001 - sovyet uzay istasyonu mir'in görevi sonlandırıldı.
2004 - gelibolu yarımadası tarihî millî parkı'nda doğa koruma ve millî parklar genel müdürlüğü'nce yürütülen "şehitler coğrafyası" projesi kapsamında yapılan araştırmalar sonucu, iki bin askerin gömüldüğü gerçek şehitlik bulundu.
1801 - ı. aleksandr, rus imparatorluğu'nun çarı oldu.
1839 - "ok" sözcüğü, (all correct) boston morning post gazetesinde ilk kez kayıtlara geçti.
1848 - macaristan, avusturya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1876 - ziya gökalp doğdu.
1925 - sessiz sinema döneminin en pahalı filmi olan (3.9 milyon dolar) "ben hur", gösterime girdi.
1931 - türk çocuklarının ilk öğrenimlerini türk okullarında yapmalarını zorunlu kılan kanun kabul edildi.
1956 - pakistan, ilk islam cumhuriyeti oldu.
1962 - babam doğdu
1971 - türkiye halk kurtuluş ordusu liderlerinden deniz gezmiş'in arkadaşları, hüseyin inan ve mehmet nakipoğlu yakalandı.
1972 - cumhurbaşkanı cevdet sunay; deniz gezmiş, yusuf aslan ve hüseyin inan hakkında verilen idam cezalarını onayladı.
1974 - hükümet, imralı adası'nda gömülü olan adnan menderes, fatin rüştü zorlu ve hasan polatkan'ın mezarlarının başka bir yere taşınabilmesine izin verdi.
2000 - galatasaray futbol takımı, uefa kupası çeyrek finalinde deplasmandaki ilk maçta 4-1 yendiği mallorca'yı, ali sami yen stadı'nda da yenip, yarı finalist oldu.
2001 - nato, kosova savaşında seyreltilmiş uranyum mermisi kullandığını itiraf etti.
2001 - sovyet uzay istasyonu mir'in görevi sonlandırıldı.
2004 - gelibolu yarımadası tarihî millî parkı'nda doğa koruma ve millî parklar genel müdürlüğü'nce yürütülen "şehitler coğrafyası" projesi kapsamında yapılan araştırmalar sonucu, iki bin askerin gömüldüğü gerçek şehitlik bulundu.
devamını gör...
alttaki yazara seri oy atıyoruz
bakalım kime seri oy atacam
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
rusya plüton'dan daha büyüktür.
devamını gör...
şaka maka 45 kilo erkeklerin alfa olması
anoreksiyayla savaşmadığını umduğum erkektir.
yeme bozukluğu yoksa metabolizması hızlıdır ve metabolizması hızlı olan insanları hep kıskanırım yalan yok.
t: katılabileceğim bir önerme sanırım. içleri güzel olsun da kilonun pek de önemi yok gerçi.
yeme bozukluğu yoksa metabolizması hızlıdır ve metabolizması hızlı olan insanları hep kıskanırım yalan yok.
t: katılabileceğim bir önerme sanırım. içleri güzel olsun da kilonun pek de önemi yok gerçi.
devamını gör...
yenge
el suremeyeceginiz, göz süzemeyeceginiz, abladan hallice ama namahrem olduğu da her bir harfinde belirtilen kadın. "yenge" kavramının ulkemizde farklı kültürler ve farklı bakış acilarindan algılanışı üzerine güzel bir kitap önerebilirim.
iletişim yayınlarından çıkan "yengeler cumhuriyeti" kitabını mustafa ciftci ve tanıl bora derlemiş.
iletişim yayınlarından çıkan "yengeler cumhuriyeti" kitabını mustafa ciftci ve tanıl bora derlemiş.
devamını gör...




