karakteristik sesi, belirgin alman aksanı ile söylediği ingilizce şarkıları ve duru güzelliğiyle hatırladığımız yirminci yüzyıl şarkıcılarındandır.

asıl adı christa päffgen olan 1938 doğumlu alman model, oyuncu, şarkıcı ve söz yazarı. kariyeri de bu sıralamayla gelişmiştir. nico adını aşık olduğu nikos isimli bir film yapımcısından almış ve hem özel hem de pofesyonel hayatında hep bu ismi kullanmıştır.

1954'de keşfedilip modelliğe başladı, 1958'de ilk film rolünü kaptı ancak birkaç filmden sonra bu defter geçici olarak kapandı. amerika'ya taşınıp orada yaşamaya başladıktan sonra bir gece kulübünde şarkılar söylemeye başladı, sonra müzik camiası ve yapımcılarla tanıştıkça ünlendi. bu tanışıklıklardan en önemlisi ve nico'nun kariyerinde sıçrama yaratanı da andy warhol ile olan iş ilişkisi oldu. 1967'de ilk solo albümü olan chelsea girl'ün kayıtlarına başladı. warhol, nico'yu biraz zorla menajeri olduğu the velvet underground gurubuna dahil etti. gurupla başarılı işlere imza atsa da gurup içi anlaşmazlıklar ve özellikle grupta önemli bir yeri olan lou reed ile olan çekişmesi sonrası guruptan ayrılarak solo çalışmaya başladı. ancak solo dahil hiçbir projesinde tek başına söz sahibi olamadı.

müzik kariyeri boyunca sırasıyla the velvet undergrond&nico, chelsea girl, the marble ındex, desertshore, the end, drama of exile ve camera obscura albümlerini yayınladı.

o dönemde ünlü olan herkes gibi üretmek için uyuşturucu kullanıyordu ve yine birçoğunun ölümü gibi onun ölümü de bununla bağlantılı oldu. 1988'de alain delon'dan olan oğlu ari ile ibiza adasında tatildeyken, oğlunun ifadesine göre uyuşturucu almak için bisikletle çıktığı yolda düşerek, beyin kanamasından ölmüştür.
devamını gör...

1976 yılında çıkan çizgi filmdir.

--! spoiler !--

galyalıların, romalılar tarafından tanrı olduğunun iddia edilmesi üzerine, ispat edebilmek için asterix ve oburix'e 12 görev verilir.

--! spoiler !--

devamını gör...

bir tek kanatları eksik olan yazar.
muazzam bir kişilik.
devamını gör...

kalbimden geçen iki isim bu mailin ekindedir şaka şaka
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

türk halk müziği enstrumanı. almak isteyenlere biraz bilgi vermek isterim.

bağlama almadan önce youtube vb. gibi internet sitelerinden bağlamaların özellikleri iyice araştırılmalı ve fikir sahibi olunmalıdır. gelisigüzel bir şekilde giderseniz değerinin çok üstünde para verirsiniz. sanmayın ki yurdum insanı bu konuda dürüsttür hak yemez. gelelim daha teknik detaylara.
1.bağlamayı imal eden usta çok önemlidir, belli bir standartı tutturmuş kişiler isim yapmıştır. o bölgede tanınırlar .

2. ilk önce tekne çapı olarak ne çok büyük ne de çok küçük tekneler tercih edilmeli, vücut yapısına uygun bir tekne seçilmelidir. genel olarak 38, 39 ve 40 tekneler yeni başlayanlar için uygundur.

3.kalite olarak usta önemli demiştik, genelde oyma ve yaprak olarak iki çeşit bağlama imal edilir. dut oyma bağlamalar tutulur ve tercih edilir. tını ve sağlamlık bakımından yıllara meydan okur ve zaman geçtikçe daha da güzel sesi çıkar.profesyonel kişiler içindir .

4. piyasada öğrenci bağlaması diye satılan ucuz fiyatlı bağlamaları çok tercih etmemek daha akıllıcadır.hem öğrenme safhasında çalmak zordur hem de sesi iyi çıkmaz kulak aşinalıgızın oluşması zaman alır.

5.tekne olarak kelebek ağacından veya maun ağacından yapılan yaprak baglamalarda eğer işçiliği iyi yapıldıysa tercih edilebilir. tınısı güzel ve kolay çalmaya elverişlidir.

6. herkesin dediği gibi yanınızda bilen biri olsun.

7. bağlamaları denerken fiziki olarak bakın. dışında çökme ya da vernik atması olmamalıdır. ses deliğinden ışığa doğru tutarak bakın, içine ışık girmemelidir.eger ışık giriyorsa bağlama çatlak olabilir bu da sesin kötü ve zayıf çıkmasına sebep olur.

8.her bağlamayı tek tek deneyin, satıcıdan çekinmeyin, acele etmeyin.eger çalmayı hiç bilmiyorsanız satıcıdan rica edebilirsiniz. ses olarak hangisi sizi mutlu ediyorsa ya da kulağınıza güzel geliyorsa onu tercih edin.

9. bağlamanin telleri klavyeye ne çok yakın olmalı ne de çok uzak olmalı.eger teller çok yakınsa cızlama problemi olur.cok uzaksa çalması çok zorlaşır.genelde 3.5-4 mm gibidir.

10.notaları tek tek basarak kontrol edin. cızlama gibi bir durum varsa sap atması,eşik problemi vs. gibi sorunlar vardır.

11. en çok merak edilen soru uzun sap bağlama mı yoksa kısa sap bağlama mı? bunun cevabı maalesef kişiden kişiye değişiyor. kısa sap öğrenmesi bir tık daha kolay bana göre. bilindiği gibi bağlamanın orjinali uzun saptır. ancak kısa sap bağlama da ayrı bir lezzetlidir. tavsiyem ilk önce kısa sap başlayıp sonra uzun sap bağlama denemektir.

12. ilk başlarda notalar biraz sıkıcı gelecektir ve tezene vuruşlarınız kulak tırmalayıcı sesler çıkaracaktır.mümkünse eğer tek başınıza sizi kimsenin rahatsız etmeyeceği bir yerde çalışın.

13. eğer yaşınız büyükse(30 ve üzeri) parmaklarınız çok zorlanacak ve çok ağrı çekeceksiniz.küçük bir lastik top alarak gün içerisinde parmakları çalıştırmak çok faydalı olacaktır.


bu yol çok emek ve sabır isteyen bir yol. ancak bu zehrin etkisi damarlarınıza işlemeye başladığında dünyanız eskisi gibi olmayacak. tıpkı organ nakli yapılan bir çocuğun görmeye başlaması gibi hayatınız tamamen değişecek.
devamını gör...

hemen en sevdiğim bkz ile entryme giriş yapıyorum:

(bkz: vay anam vay neler dönmüş serhat ya)

cidden neler oluyor böyle yahu bir an için elf gözlerim halis mi görüyor, bu yazılanlar bu kaos gerçek olamaz diye kuşkuya düştüm. resmen şansa yaşıyoruz...

allahtan yalnızca kaliteli içerik paylaşan sevdiğim yazarlarla iletişim halindeyiz. kenardan kendilerince tanımlar girmeye devam ediyorlar zaten. takip sekmeme bakılırsa kuşlar, cıvıltılar sükunet var, akışa ya da gündeme geçince mahşer yeri. tc sınırları içerisine hapsedilmiş işviçre gibiler canlarım...

10milyonuncu kere yazılmış ama eklemeden edemeyeceğim; sözlük iletişimi sözlükte kalmalı fazlası zarar, yapman guzum.
devamını gör...

burda anonim takılan,
bu gün a yarın b sonra c olup devam eden yazarın, orijinal olmaması, copyci pastci olması.*
bana ırak hal. ben oldum bittim ben takılmayı severim.
kelime başlıkları hariç, girdiğim tanımlar yüzde yüz benden.
başkasının anlattığı şeyi de onu da anarak bahsetmesi bana daha anlatılır geliyor. ilber ortaylı demiş ki demesi hoş, sanki benimle sohbet ederken demiş gibi. *
devamını gör...

unutulmak.
devamını gör...

üçü bir yerde takarım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hadi iyisin.
devamını gör...

(bkz: çok tuhaf soruşturma) adlı tiyotrosunun sinema versiyonu olan filmdir. tiyatrosu da güzeldir, bulursanız izleyinizdir efendim.
devamını gör...

türkçe, sessiz harflerin sonuna “e” ünlüsü getirilerek okunan bir dildi. daha sonra nedeni bilinmeyen bir sebepten k’yi “ka” olarak değiştiren kimliği belirsiz bir grup insan, uzun bir aradan sonra h’yi de “ha” olarak okumaya başladı. sıradaki şanssız harfin hangisi olduğunu ilerleyen zamanlarda göreceğiz.
devamını gör...

vega’nın anavatanı, okuduğum şehir
(bkz: hacettepe üniversitesi)

ah yağmur dönerken kara
yine yol var falımda
hepsi sana
bu gece, ankara
devamını gör...

meşhur olmak için değil; halktan insanların hayatını anlatmak için yazan şair. garip akımına öncülük etmesi ve halkın dilini şiirlerine yansıtması da bu yüzden.

sait faik, 7 gün mecmuaları’nda kendisinden şöyle bahsediyor:

“üzerinde en çok durulmuş, zaman zaman alaya alınmış, zaman zaman kendini kabul ettirmiş, tekrar inkar, tekrar kabul edilmiş; zamanında hem iyi hem kötü şöhrete ermiş bir şair vardır.

iki incecik bacak, kısaca bir trençkot, kanarya sarısı bir kaşkol, müselles bir yüz, şişirilmiş bir göğüse benzeyen sırt, ergenlik bozuğu bir yüz. işte görünüşte orhan veli.”
devamını gör...

tuborg tuborg nereye kadar?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kız istemek gelenek ve örf adetlerimizde vardır aşağılayıcı bir yanı yoktur nasıl baktığınıza bağlıdır. burada ki "istemek" kavramını pazardan karpuz almak gibi görürseniz kadınları aşağılayan siz olursunuz. kız istemek demek,annesinin babasının rızasını almaktır. ailelerin bir araya gelip neticeye varması demektir.
devamını gör...

tüm zamanların en şanssız yapımcı ve yönetmenine sahip filmi. sen gidiyorsun, böyle devasa bir film yapıyorsun, her bir karakterin ayrı bir film çekilecek kadar dolu, çekimlerin çok güzel, tempo harika, final süper, müzikler enfes. ancak forrest gump diye bir film çıkıyor bütün ödülleri topluyor, sen hiç oscar alamıyorsun.. son yıllarda oscar alan filmlere bakıyorum da, hakikaten yazık olmuş bu filme..
devamını gör...

kadıköy

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çocukken rüyalarımda sık sık gördüğüm eylem. öyle kanat falan da olmazdı. kollarımı açıp dağların denizlerin üzerinde süzülürdüm. o hazzı veren başka hiçbir şey yoktur dünyada. gökyüzünde süzülürken tüm bedenine çarpan rüzgarı hissetmek, rüzgarla, gökyüzüyle bir olmak özgürlüğün iliklerine işlemiş halidir bence.
devamını gör...

tüylerimi diken diken eden gereksiz eylem.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zorunlu sevginin olduğu şeydir.
akrabalar arası saçma, zorunlu bir sevgi bağı vardır. oysa sevgi kazanılan birşeydir.
dostoyevski.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim