pandeminin ilk dönemlerinde insanlar paraya ihtiyaç duyarken bir anda üst düzey yöneticilerin para istemesi üzerine insanların şok yaşamasına sebebiyet veren (bkz: biz bize yeteriz) kampanyasının ibanıdır. insanlarımızı korkutmuştur.
devamını gör...

bir güzel gökyüzü var bu gece ankara'da, tam hayal etmelik.
bir hilal o kadar mı güzel olur, o kadar mı parlak olur, hava o kadar mı ılık olur.
yanıma yaklaşan beş on tane köpek olmasaydı, manzara daha tatlı olabilirdi.
allah'tan boş arazide çubuk vardı.
çubuğu elime almamla, köpeklerin vınlaması bir oldu.
bir robin hood gibi korkuttum köpekleri.
ay bize baktı,
ışıl ışıl ankara'da şahit oldu, sizde hayal edin.
devamını gör...

bir jacques cazotte kitabıdır. kitap büyük yazar, hayallerimin kütüphanesini zihninde kurmuş olan jorge luis borges tarafından derlenen babil kitaplığının dördüncü kitabı.

insan ile şeytanın mücadelesini faust kitabında farklı yazarların anlatımı ile defalarca okuduk. hepsinden şeytan insanın aklını çelmek için çeşit çeşit yöntem denedi ancak gerçek hayatta olabileceği kadar başarılı olamadı.

insanın zaaflarını çok iyi bilen ve bu zaaflardan faydalanmak için aklında her daim bir plan olan şeytan cennetten kovulmasına sadece bir elma ile neden olduğu insanı alt etmek için savaşıp duruyor ama elmadan da anlayacağımız üzere insanı ele geçirmek için merakını ve açgözlülüğünü kullanmak yeter de artar bile.

ama bu sefer şeytan insanı ele geçirmek için hem merak duygusuna hem açgözlülük ve hırsına hem de en zayıf olduğu noktalardan biri olan aşka başvuruyor. don alvaro’nun karşısına dayanılmaz güzellikte bir aksın suretinde çıkan şeytan erdemi ve güzelliği kullanarak zavallı soyluyu halden hale fırlatıyor.

borges’in söylediği gibi “ garip bir kargaşa ama aynı zamanda harika bir gösteriydi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

anladın sen onu.
devamını gör...

arada "naapıyorsunuz lan godikler" diye gezmeye gidilecek bir başlık olmuş. zaten ulaşımı da zor.
devamını gör...

bir değişkene bağlı olarak diğer bir değişkenin değerindeki değişim oranını bulmak için yapılan işlemlerdir.
devamını gör...

katili ailesidir.
devamını gör...

ıhtiyaç duyduğunuz zamanlarda, yardım eli ararsanız onu kolunuzun ucunda bulursunuz.
konfiçyus .
devamını gör...

özellikle korinthos sütun başlığında kullanılan, önce naturalist, sonra klasik biçimde ele alınmış olan yunan bezeme motifi.
bu mimariden türeyen roma, bizans, gotik ve islam mimarlıklarının bezemede ilham aldıkları motif olmuştur.
devamını gör...

"intihar keseciği" olarak da adlandırılır. aslında intihardan ziyade bir savunma ya da oluşum, başkalaşım aşamasıdır.
ölümden sonra da bu organel grupları otolizi sağlayarak çürümeye yardımcı olur.
devamını gör...

allahim nasip et be.

sizi bilmem de ben çok kıskanıyorum ya. en güzel yaşlarımız yalnız geçiyor bu da yetmezmiş gibi çevremizdeki mutlu ilişkilere imrenerek bakıyoruz. geciktiriyorsa güzelleştiriyordur muhabbetinden de çok sıkıldım.

hakikaten ne zaman baba mezara girince mi?
devamını gör...

kesinlikle izlenmesi gerektiğini düşünüyorum.
insan olduğumuzu unuttuğumuz bu çağ'da
bizlere insan olduğumuzu hatırlatacak bir belgesel.
"sabah kalktığında hiçbir yerin ağrımıyorsa bu da mutluluktur."
buradan
devamını gör...

böyle düşünenler azalarak bitiyor. kalan üç beş bin kişi varsa bile istanbul'dan antalya'ya taşındıktan sonra kendilerini ciddiye almadığım kofti böbürlenme.
devamını gör...

"ikinci tanımımı giriyor olmam garip bir insan olduğum anlamına mı geliyor acaba?" diye düşündüren başlık.*

kendimi bildim bileli üç harfli mevzularından korkarım. hatta sadece üç harfli demeyeyim, benim için bilinmezlik olan çoğu şeyden korkarım. gecenin ilerleyen saatlerinde "özözünedanışır bana bir bardak su ver" diyen annemin sesini duyup, uykulu uykulu mutfağa giderken aynada kendimi fark edip uyanmam, anneme "anne su mu istedin?" diye seslenmeme rağmen hiç cevap gelmemesi ve benim yorganı kafama çekip bütün kötü varlıkları def etmem yakın bir geçmiş anımdır. bu anlatacağım olay da benim için başka bir bilinmezliklerden biri. çatlamamak için hareket etmeden oturmaya çalıştığım bir yaz günü acaba bugün nasıl uyusam diye düşünüyorum, her gün düşünüyorum bunu. belki bilenleriniz vardır adana'nın sıcağını, bilmeyenler için söyleyeyim cehennemin dünyadaki versiyonu adana. aldığınız nefesi hissedemiyorsunuz, evin içerisinde güneş görmeden kararıyorsunuz o kadar sıcak. klimalı oda iyi hoş ama elektrik kesilince ortalık feryat yeri. elektriğin kesildiği bir gece dolaptan döşeği omuzladım ağlaya ağlaya esen bir yer bulmaya çalışıyorum. üstün çabalarım sonucu misafir odasının tam orta kısmında azıcık hareketlenme olduğunu fark ettim hemen yatağı yaptım oraya.* allahım nolur biraz essin, nolur uyuyayım artık derken kalbim tutmuş. sabaha doğru uyandım öyle oyalanıyorum yatakta, boş bir şekilde duvara bakıyorum. bir anda arkamda hareketlenme hissettim. hani koltukta birisi yanınıza oturunca hareketlenme olur ya, aynı o şekilde döşeğin arkamda kalan kısmı eğildi. kısa süre sonra kolunu attı birisi, ben de hemen ablam sandım. "abla uyandıysan tekrar yatma buraya, kalk kahvaltıyı hazırla hayrına" diyeceğim kafamdan bunu geçirdim yani, ama benim dememe fırsat vermeden kalktı arkamdaki kişi. bende içine doğdu heralde, ben demeden gitti kahvaltı hazırlamaya falan diyorum.

neyse kısa bir süre daha boş boş uzandıktan sonra kalktım bir baktım ablam içeride koltukta uyuyor. dürttüm, insanın asla uyandırılmaması gereken şekillerde sallayarak uyandırdım. "uyanmıştın, yanıma geldikten sonra geri mi uyudun" diye azarlıyorum. garibim saf saf yüzüme bakıyor. "özözünedanışır manyak mısın, ben daha yeni uyanıyorum, ne yanına yatması" demesin mi. aman yarabbi, eminim ama birisi geldi, kolunu attı, o kolun ağırlığını hissettim, sarıldı hatta, baya da uyanıktım ben. işin kötü yanı evde ikimiziz, babam ya da annemdir de diyemiyorum. bu olayın ardından kendimi korkuttuğumdan olsa gerek günlerce uyuyamadım, gece olsun istemiyordum.

tesadüfi bir şekilde müftü bir tanıdığımızın bizde olduğu bir gün konusu açıldı, dinledi, bana "acaba çok mu kötü bir şey" diye düşündürecek kadar sessizce baktı. bol bol nas, felak oku, banyoya da tamamen çıplak girme dedi. "küle basma, akşam vakti çok gezme" tarzı uyarılar da bekledim ama yok, sadece banyo konusunda uyardı. keşke uyarmasaydı, şimdi de acaba niye sadece onu dedi diye düşünerek kafamda kuruyorum.* bu da böyle saçma sapan, garip bir anımdır. siz siz olun, arkanızdan biri sarılınca neymiş neciymiş diye bakın, baştan çözün olayı.*
devamını gör...

ayrıştırma memlekette hastalık olmuş tedavisi de zor. bir kere bulaştın mı çamur gibi içine çekiyor. fark yoktur hepsi insandır.
devamını gör...

sürekli farklı davranmasıdır. bir dediğinin bir dediğini tutmamasıdır. bunu belki herkes yapar ancak bunu biliyor ve devam ediyorsa ben o insanın çok da kaliteli olduğunu düşünmem.
devamını gör...

paralı bir yıl beni bekliyor diye düşünüyorum.
devamını gör...

benimdir.

artı yönleri

metro da ya da başka bir yerde çaldığın da kimse rahatsız edilmez.
ses yoktur en fazla titreşimdedir. kafa rahattır.

eksi yönleri

kaybedildiğin de zor bulunur.
fark edilmez ise önemli bir arama kaçırılabilir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim