bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
pikachu’nun elektrik şokuyla devam eden yayın
devamını gör...
yalnızlıkla yüz yüze getiren şeyler
şarkılar ve eski fotoğraflar. bir de eski fotoğraflara bakarken şarkı dinlemek var kii.*.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar
yeraltından notlar-fyodor dostoyevski
devamını gör...
günün şiiri
devamını gör...
kadınların evlenince iki soyad kullanması
bence kadınlar evlenince erkeğin soyadını değil adını almalı sorun çözülmüş olur böylece..
devamını gör...
stajyer
çağış çağış çağış, pava ? pava yok.
devamını gör...
pierre de coubertin
--- alıntı ---
baron pierre de coubertin (1 ocak 1863 - 2 eylül 1937), fransız pedagog, tarihçi ve sporcu. modern olimpiyat oyunları'nın kurucusudur.
italyan kökenli ve aristokrat bir fransız ailesinin çocuğu olarak 1863’de paris’te doğdu. ingiliz ve amerikan okullarındaki eğitim sistemini inceleme fırsatı buldu. bu onun eğitim anlayışının gelişmesine ve ülkelerdeki değişik sistemlerin avantajlarını ve dezavantajlarını görmesine sebep oldu. alman orduları karşısında fransa'nın bozguna uğrama nedenini fransız gençliğinin fiziksel olarak iyi yetişmemesine bağladı.
antik oyunların yapıldığı olympia antik kentinin o dönemde açığa çıkarılmasından doğan eski oyunlara genel ilgi onu da yakından ilgilendirdi. oyunların yeniden başlatılması fikrini planlamaya başladı.
bu planlarını açıklamak için 23 haziran 1894 günü paris, sorbonne'da bir kongre organize etti. bu kongrede oyunların tekrar başlatılmasını teklif etti. kongre sonunda uluslararası olimpiyat komitesi (ıoc) kuruldu ve pierre de coubertin genel sekreter oldu.
de coubertin, 1937 yılında cenevre'de ölene dek ıoc'nin onursal başkanı olarak kaldı. öldükten sonra komitenin genel merkezinin bulunduğu lozan'da gömüldü.
--- alıntı --- buradan
baron pierre de coubertin (1 ocak 1863 - 2 eylül 1937), fransız pedagog, tarihçi ve sporcu. modern olimpiyat oyunları'nın kurucusudur.
italyan kökenli ve aristokrat bir fransız ailesinin çocuğu olarak 1863’de paris’te doğdu. ingiliz ve amerikan okullarındaki eğitim sistemini inceleme fırsatı buldu. bu onun eğitim anlayışının gelişmesine ve ülkelerdeki değişik sistemlerin avantajlarını ve dezavantajlarını görmesine sebep oldu. alman orduları karşısında fransa'nın bozguna uğrama nedenini fransız gençliğinin fiziksel olarak iyi yetişmemesine bağladı.
antik oyunların yapıldığı olympia antik kentinin o dönemde açığa çıkarılmasından doğan eski oyunlara genel ilgi onu da yakından ilgilendirdi. oyunların yeniden başlatılması fikrini planlamaya başladı.
bu planlarını açıklamak için 23 haziran 1894 günü paris, sorbonne'da bir kongre organize etti. bu kongrede oyunların tekrar başlatılmasını teklif etti. kongre sonunda uluslararası olimpiyat komitesi (ıoc) kuruldu ve pierre de coubertin genel sekreter oldu.
de coubertin, 1937 yılında cenevre'de ölene dek ıoc'nin onursal başkanı olarak kaldı. öldükten sonra komitenin genel merkezinin bulunduğu lozan'da gömüldü.
--- alıntı --- buradan
devamını gör...
muhteşem gatsby
f. scott fitzgeraldın yazdığı amerikan rüyası dönemini de konu alan postmodern bir klasiktir. ana karakterlerimiz jay gatbsy ve daisydir. kitapta kızı olan daisynin kurduğu şu cümle aslında kitaptaki olayları ve kitaptaki kadınların neden aptal olduğunu açıklamıştır:
kız olduğuna sevindim. dilerim akılsız olsun. bu dünyada bir kız için istenecek en güzel şey, dünya güzeli, küçük bir budala olmasıdır.
kitap 2013 yılında sinemaya uyarlanmıştır. leonardo dicaprio,carey mulligan, joel edgerton gibi oyuncular oynamaktadır ve film müziğinin bestecisi lana del reydir. tavsiyem kitabını okuduktan sonra filmi seyretmek çünkü kitabını okumayınca filmdeki olayları anlamak daha zor oluyor.
kız olduğuna sevindim. dilerim akılsız olsun. bu dünyada bir kız için istenecek en güzel şey, dünya güzeli, küçük bir budala olmasıdır.
kitap 2013 yılında sinemaya uyarlanmıştır. leonardo dicaprio,carey mulligan, joel edgerton gibi oyuncular oynamaktadır ve film müziğinin bestecisi lana del reydir. tavsiyem kitabını okuduktan sonra filmi seyretmek çünkü kitabını okumayınca filmdeki olayları anlamak daha zor oluyor.
devamını gör...
i wanna rock
80'lerdeki hard rock ekolünden bir twisted sister şarkısı, stay hungry albümünden. klibinde karikatürize bir öğretmen arzı endam eder. *
devamını gör...
bir idam mahkumunun son günü
karakterle kendimi özdeşleştirmemi sağlamış kitaptır. aslında hepimiz farkında olmaksızın ölümümüzü bekliyoruz ancak konu idam olunca gerçekleşeceğini kesin olarak bilmenin ancak zamanı hakkındaki belirsizliğin sularında yüzmeye calışmanın, giderek daha da batarak boğulmanın ve buna sevinen martıların çığlıklarını duymanın getirdiği bunalımı yazar başarıyla yansıtmıştır.
devamını gör...
her an kavgaya hazır olan insan
çok gergin olur bu tipler. gözünüzün içine bakarlar bir şey dese de gider yapsam mevzu çıksa diye.
trafikte özellikle çok tehlikeli olurlar. eğer bu tip bir arkadaşınız varsa destek almasını sağlayın ki sizin de başınıza iş açmasın.
destek almayı reddediyorsa yavaş yavaş bitirin hayır gelmez o arkadaşlıktan. hiç ummadığınız bir anda incir kabuğunu doldurmayacak bir sebepten ailenizi üzebilirsiniz.
trafikte özellikle çok tehlikeli olurlar. eğer bu tip bir arkadaşınız varsa destek almasını sağlayın ki sizin de başınıza iş açmasın.
destek almayı reddediyorsa yavaş yavaş bitirin hayır gelmez o arkadaşlıktan. hiç ummadığınız bir anda incir kabuğunu doldurmayacak bir sebepten ailenizi üzebilirsiniz.
devamını gör...
öğretmenler tarafından sevilmeyen çocuk
3 yıl boyunca flüt üflemeyi beceremedim diye her müzik dersinde dayak yedim, allah uzun ömür versin, adam dayaktan kacmaya yim diye ayaklarıma basıp öyle dövüyordu, orta okul yahu zaten ufacık çocuğum o zamanlar, ve heb müzik dersinden bütünleme ye kalırdım, hiç doğrudan sınıf geçirmedi.
yinede hürmet ile ellerinden öpüyorum.
yinede hürmet ile ellerinden öpüyorum.
devamını gör...
yazarların gördüğü son absürt düş
80 yaşını aşmış, hafıza ve bunama sorunları yaşayan epeydir görmediğim mükremin amca'nın kafa sözlük yazarı olduğunu görmem. burada hayranlık uyandıran yazıları meğersem gizli gizli bunama sorunu yaşayan mükremin amca yazıyormuş, ömrüm olursa böyle çok absürtlük göreceğim inşallah.
devamını gör...
üniversitede sahte dolar basmak
şaka değil, gerçek olan haber.
bulgaristan'da, üniversite matbaasında 4 milyon dolar basmışlar.
haber:
bulgaristan’ın başkenti sofya’da bir üniversitenin matbaasında sahte dolar ve euro basıldığı ortaya çıktı. içişleri bakanlığı ile sofya şehir savcılığı tarafından ortak yürütülen operasyon sonucu üniversitenin matbaasında sahte 4 milyon abd doları (yaklaşık 30 milyon türk lirası) ile 3 milyon 600 bin euro (32 milyon türk lirası) ele geçirildi.
sofya şehir savcısı iliana kirilova gerçekleştirdiği basın toplantısında, olayla ilgili 2 kişinin tutuklandığı bildirirken, sahte para basılan üniversitenin ismi açıklanmadı. sahte dövizin yanı sıra kimlik belgeleri de basıldığı kaydedilen söz konusu matbaanın yasa dışı faaliyetleri hakkında üniversite yönetiminin haberi olup olmadığının ise araştırıldığı belirtildi.
güvenlik kaynakları, tutuklanan 2 şahsın uluslararası sahte para dağıtım şebekesinin parçası olduğu konusunda veri bulunduğunu aktardı.
haberglobal.com.tr/dunya/bu...
bulgaristan'da, üniversite matbaasında 4 milyon dolar basmışlar.
haber:
bulgaristan’ın başkenti sofya’da bir üniversitenin matbaasında sahte dolar ve euro basıldığı ortaya çıktı. içişleri bakanlığı ile sofya şehir savcılığı tarafından ortak yürütülen operasyon sonucu üniversitenin matbaasında sahte 4 milyon abd doları (yaklaşık 30 milyon türk lirası) ile 3 milyon 600 bin euro (32 milyon türk lirası) ele geçirildi.
sofya şehir savcısı iliana kirilova gerçekleştirdiği basın toplantısında, olayla ilgili 2 kişinin tutuklandığı bildirirken, sahte para basılan üniversitenin ismi açıklanmadı. sahte dövizin yanı sıra kimlik belgeleri de basıldığı kaydedilen söz konusu matbaanın yasa dışı faaliyetleri hakkında üniversite yönetiminin haberi olup olmadığının ise araştırıldığı belirtildi.
güvenlik kaynakları, tutuklanan 2 şahsın uluslararası sahte para dağıtım şebekesinin parçası olduğu konusunda veri bulunduğunu aktardı.
haberglobal.com.tr/dunya/bu...
devamını gör...
evlenmek için geçerli güzel nedenler
her gece sarılarak uyumak..
her gece ne yaa , her an sarılabilecek birinin olması.
hee bide pıtır pıtır olan çocukları es geçmemek gerekir.
her gece ne yaa , her an sarılabilecek birinin olması.
hee bide pıtır pıtır olan çocukları es geçmemek gerekir.
devamını gör...
almond blossom
vincent van gogh'un 1890 yılında tamamladığı ''çiçek açan badem ağacı'' adlı tablosu.
van gogh'un kardeşi theo, 1890 ocak ayındaki mektubuyla ''sana söylediğimiz gibi ona senin adını vereceğiz, onun senin gibi kararlı ve cesur olmasını diliyorum'' yazarak yeğeninin doğduğunu ve adını vincent willem koydukları haberini müjdeler. ressam haberi aldıktan sonra yeğenine hediye olarak bu tabloyu yapmaya başlar.
tabloda badem ağacını mavi gökyüzü önünde, çiçeklenmiş halde görürüz. tomurcuklanan bu badem ağacı baharı ve yeni bir hayatı, yeğeninin doğuşunu temsil ediyor.
ressam, aynı yılın mayıs ayında kardeşinin yanına gidip tabloyu teslim eder. bundan 2 ay sonra, temmuz 1890'da hayatını kaybeder.
bu tablo ve van gogh'un resimleri, çizimleri ve mektuplarından oluşan koleksiyon 1925'te yeğeni vincent willem'e kalır. bu koleksiyonun halka açılması için büyük çaba sarfeden yeğeni, 1973'te amsterdam'daki van gogh müzesi'ni açtı. bu tablo da günümüzde müzede sergilenmekte.
tabloya baktıkça mavinin o güzel renginden mi, ağacın mükemmel çizilmiş çiçeklerinden mi bilmem, insanın içine umut doluyor. sevginin, umudun, yeni bir yaşamın tuvale bu kadar nahif bir şekilde aktarılması ressam hakkında bize çok şey söylüyor.
bugün vincent van gogh'un doğum günü.

kaynak
van gogh'un kardeşi theo, 1890 ocak ayındaki mektubuyla ''sana söylediğimiz gibi ona senin adını vereceğiz, onun senin gibi kararlı ve cesur olmasını diliyorum'' yazarak yeğeninin doğduğunu ve adını vincent willem koydukları haberini müjdeler. ressam haberi aldıktan sonra yeğenine hediye olarak bu tabloyu yapmaya başlar.
tabloda badem ağacını mavi gökyüzü önünde, çiçeklenmiş halde görürüz. tomurcuklanan bu badem ağacı baharı ve yeni bir hayatı, yeğeninin doğuşunu temsil ediyor.
ressam, aynı yılın mayıs ayında kardeşinin yanına gidip tabloyu teslim eder. bundan 2 ay sonra, temmuz 1890'da hayatını kaybeder.
bu tablo ve van gogh'un resimleri, çizimleri ve mektuplarından oluşan koleksiyon 1925'te yeğeni vincent willem'e kalır. bu koleksiyonun halka açılması için büyük çaba sarfeden yeğeni, 1973'te amsterdam'daki van gogh müzesi'ni açtı. bu tablo da günümüzde müzede sergilenmekte.
tabloya baktıkça mavinin o güzel renginden mi, ağacın mükemmel çizilmiş çiçeklerinden mi bilmem, insanın içine umut doluyor. sevginin, umudun, yeni bir yaşamın tuvale bu kadar nahif bir şekilde aktarılması ressam hakkında bize çok şey söylüyor.
bugün vincent van gogh'un doğum günü.

kaynak
devamını gör...
2021 ekonomik krizi
beyefendiye göre teğet geçmekte olan kriz.
halka göre içimizden geçmektedir.
en karlı çıkan bankalar, göbeğini kaşıyan pavyoncu esnafı rolünde adamlar.
halka göre içimizden geçmektedir.
en karlı çıkan bankalar, göbeğini kaşıyan pavyoncu esnafı rolünde adamlar.
devamını gör...
aynı hatayı tekrar tekrar yapmak
daha öncekilerin hata değil de talihsizlik olduğunu düşünmektir. bir de işin "artık tecrübe kazandım, düşülecek tüm çukurları ezberledim." gibi çok yanlış bir motivasyonu var.
bir de şey var, ona bayılıyorum: yine dene, yine yenil, daha iyi yenil!
hatalarla yüzleşmek, pişmanlık hissinden kurtulmak adına neredeyse hatayı* cazip hâle getiriyoruz.
bir de şey var, ona bayılıyorum: yine dene, yine yenil, daha iyi yenil!
hatalarla yüzleşmek, pişmanlık hissinden kurtulmak adına neredeyse hatayı* cazip hâle getiriyoruz.
devamını gör...
sherlock holmes
arthur conan doyle tarafından yazılmış ve asperger sendromunun ilk örneğini veren nefis karakterdir kendisi. yani şerlok bildiğimiz kadarıyla tarihin ilk asperger sendromlu kurgu karakteridir.
niyedir böyle düşünüyorum?
- ağzından çok kolay laf alınamayan bir karakterdir kendisi ama yardımcısı dr. john h. watson hayallerinin etkisi altındayken çok konuşkan ve heyecanlı biri olduğunu belirtmiştir.
- empatiden son derece uzaktır ve her zaman deneysel takılır. mesela bitkisel bir ilacın yan etkilerini öğrenmek için arkadaşına avuç avuç içirir.
- şöhret için hiçbir şey yapmaz. merak ve takıntıları için bu işleri yapar.
- bazı zamanlar aşırı içine kapanık olması ve kimseyle konuşmaması. bunun yanında çoğu yönüyle son derece çocuksu olması.
- uyuma ve uyanma saatinden tut, kahvaltı sonrası yürüyüş saatine kadar belli bir rutine sahip olması.
buraya yazmaya üşendiğim birkaç detayı ile birlikte aslında otizmli bir karakter olduğu kitap serisinde çok detaylı bir şekilde açıklanmıştır. ancak dizi ve filmlerinde kendisi yüksek işlevli bir sosyopat olarak tanımlanır ki o da karakterin özüne büyük haksızlık etmektir. bu nedenle kitaplarının okunmadan dizilerine ve filmlerine sarmamak gerekiyor. bence öyle..
niyedir böyle düşünüyorum?
- ağzından çok kolay laf alınamayan bir karakterdir kendisi ama yardımcısı dr. john h. watson hayallerinin etkisi altındayken çok konuşkan ve heyecanlı biri olduğunu belirtmiştir.
- empatiden son derece uzaktır ve her zaman deneysel takılır. mesela bitkisel bir ilacın yan etkilerini öğrenmek için arkadaşına avuç avuç içirir.
- şöhret için hiçbir şey yapmaz. merak ve takıntıları için bu işleri yapar.
- bazı zamanlar aşırı içine kapanık olması ve kimseyle konuşmaması. bunun yanında çoğu yönüyle son derece çocuksu olması.
- uyuma ve uyanma saatinden tut, kahvaltı sonrası yürüyüş saatine kadar belli bir rutine sahip olması.
buraya yazmaya üşendiğim birkaç detayı ile birlikte aslında otizmli bir karakter olduğu kitap serisinde çok detaylı bir şekilde açıklanmıştır. ancak dizi ve filmlerinde kendisi yüksek işlevli bir sosyopat olarak tanımlanır ki o da karakterin özüne büyük haksızlık etmektir. bu nedenle kitaplarının okunmadan dizilerine ve filmlerine sarmamak gerekiyor. bence öyle..
devamını gör...
içinde doktor geçen şarkılar
doktorun eş anlamlısı olarak tabip var, oluyorsa mihriban türküsü.
tık tık.
olmuyorsa ferdi tayfun'dan söyle bana doktor.
tık tık.
tık tık.
olmuyorsa ferdi tayfun'dan söyle bana doktor.
tık tık.
devamını gör...