localingual
bir gezgin tarafından hayata geçirilmiş olan rafine site.
dünya üzerinde birçok ülkeden insanın sesini dinlemenize olanak sağlıyor.
yöresel çok fazla ses var.
localingual'da, önce konum seçiyorsunuz. o konum için, dünyanın 81 farklı ülkesinde insanların bıraktığı sesleri dinleyebiliyorsunuz.
mesela, türkiye'yi seçtikten sonra, portekiz'deki bir insanın türkçe kelimeleri nasıl telaffuz ettiğini dinletiyor localingual.
ama türkler biraz trollemiş, o da bizim millete has bir özellik sanırım.
dünya üzerinde birçok ülkeden insanın sesini dinlemenize olanak sağlıyor.
yöresel çok fazla ses var.
localingual'da, önce konum seçiyorsunuz. o konum için, dünyanın 81 farklı ülkesinde insanların bıraktığı sesleri dinleyebiliyorsunuz.
mesela, türkiye'yi seçtikten sonra, portekiz'deki bir insanın türkçe kelimeleri nasıl telaffuz ettiğini dinletiyor localingual.
ama türkler biraz trollemiş, o da bizim millete has bir özellik sanırım.
devamını gör...
yayladağ lokumu
sözlüğü tanımlarıyla renklendirdiği gibi satranç takımımızı da varlığıyla renklendiren kafa sözlük yazarı.. keyifli sözlükler dilerim!
şu an çalan bu parça da benden size gelsin efenim.*
şu an çalan bu parça da benden size gelsin efenim.*
devamını gör...
au hasard balthazar
bir eşek ve bir kızın hikayesinden film olur mu? robert bresson gibi bir usta bir yönetmen var ise bal gibi olur. az diyolog bol bol görüntü ve mükemmel bir şaheser. başrolde yer alan anne wiazemsky ve hikayenin başkahramanı eşeğimiz balthazar ne güzel bir masalsı dildir.
filmin konusuna gelirsek:
bir çiftlik evinde doğan eşeğe balthazar adını koyan, onu evlatları yerine koyup vaftiz eden marie ve jacques’in çocukluklarının temizliği masumiyetiyle başlayan film ilerleyen sahneler ile bu masumiyetin yerini hayatın acımasız tokatları alacaktır.
yaşamlarının aynı yollarında aynı yıllarında bir genç kız marie ve bir eşek balthazar, aynı olayları farklı canlılar olarak yaşarlar. değişik ve kötü insanlarla olmadık ortamlarda hayatlanı devam ederken, türlü acımasızlık ve istismara uğrarlar. insanının bastırılamayan kötülük duygularını bir tokat gibi çarparlar bize.
filmin içine girdiğinizde asla kötülüğün ipuçları verilmez belirtilmez sahnelerde, aksine görüntü karmaşasını içerisinde bulunan eşek sesinden, bakışlarından film boyunca kendinizi dünyayı sorgularsınız . kendi dürtüleri için balthazar’a ve marie’ye zarar veren insanlardan olduğunuzu , tüm insanlığın aynasını yansıttığınızı anlarsınız. yeryüzündeki tüm canlılara zarar veren yegane vasıf bencilliktir ve bu bencilliğin asıl sahibinin insan olduğunu yani siz olduğunuzu anlamanızı bekler film. insanoğlunun kendi türüne ve tüm karşı türlere verdiği zarar, bu bencilliğin bir sonucu olarak balthazar ve marie’yi birleştirir. sonunda ne mi olur bu savaşta ne marie ne de balthazar mücadele etmez edemez tüm sessizlikleriyle kaderlerine küser ve yaşarlar.
filmin konusuna gelirsek:
bir çiftlik evinde doğan eşeğe balthazar adını koyan, onu evlatları yerine koyup vaftiz eden marie ve jacques’in çocukluklarının temizliği masumiyetiyle başlayan film ilerleyen sahneler ile bu masumiyetin yerini hayatın acımasız tokatları alacaktır.
yaşamlarının aynı yollarında aynı yıllarında bir genç kız marie ve bir eşek balthazar, aynı olayları farklı canlılar olarak yaşarlar. değişik ve kötü insanlarla olmadık ortamlarda hayatlanı devam ederken, türlü acımasızlık ve istismara uğrarlar. insanının bastırılamayan kötülük duygularını bir tokat gibi çarparlar bize.
filmin içine girdiğinizde asla kötülüğün ipuçları verilmez belirtilmez sahnelerde, aksine görüntü karmaşasını içerisinde bulunan eşek sesinden, bakışlarından film boyunca kendinizi dünyayı sorgularsınız . kendi dürtüleri için balthazar’a ve marie’ye zarar veren insanlardan olduğunuzu , tüm insanlığın aynasını yansıttığınızı anlarsınız. yeryüzündeki tüm canlılara zarar veren yegane vasıf bencilliktir ve bu bencilliğin asıl sahibinin insan olduğunu yani siz olduğunuzu anlamanızı bekler film. insanoğlunun kendi türüne ve tüm karşı türlere verdiği zarar, bu bencilliğin bir sonucu olarak balthazar ve marie’yi birleştirir. sonunda ne mi olur bu savaşta ne marie ne de balthazar mücadele etmez edemez tüm sessizlikleriyle kaderlerine küser ve yaşarlar.
devamını gör...
islam'ın evrimle çelişmemesi
evrim aslında natüralizm temellidir. natüralizmde bir yaratıcı yoktur.
natüralizm; felsefi, metafizik bir görüştür, yaratıcı olmadan her şeyin tesadüfler eseri ortaya çıktığını savunur.
evrim ile islam, evrim natüralizm temelli olduğundan ve natüralizmde de yaratıcı olmadığından çelişse de kur'an'da da evrimi bazı yerlerde destekleyen ayetler mevcuttur.
evrim teorisi geliştirilirken bir yaratıcının olduğu ve evrime müdahale ettiği gibi bir ihtimal göz önüne alınmamıştır ve bu teori gelişirken hâlâ da alınmıyordur.
bilim ve din ayrılalı çok olmuştur hatta belki bir arada hiç yapılmamıştır. örneğin fizik teorileri gelişirken de tanrı'nın varlığı yabaya atılır. yani mesela heisenberg belirsizliği bulacağı sırada yaptığı araştırmalarda şöyle dememiştir: "şimdi bir de tanrı gerçeği var. tanrı, anlık olarak elektronun bulunduğu yeri değiştiriyor olabilir, o yüzden denklemlerim çalışmıyor." ya da einstein uzay zamanı bulana kadar benzer bir tutum içinde değildir.
bilim sürekli değişip gelişmez. bilimdeki en bilinen ve ses getiren gelişme herhalde newton fiziğinin yerini kuantumun almaya başlaması ve newton'ın yer çekimi kanununu açıklamak için geliştirdiği kütle çekim teorisinin bazı yerlerde çalışmamasıdır.
newton, mekaniği açıkladığı vakit bazı felsefeciler bunu, tanrı'nın yokluğuna kanıt olarak sundular. newton fiziği çok büyük olmayan değerlerde çalışıyor olsa da aslında "tanrı'nın becerilerini" tam olarak açıklayamamıştır.
bu, dinin elini güçlendiriyor gibi gözükse de newton eğer bu kadar büyük bir dahi olmasaydı onun buldukları kullanılarak şu anki bilgimize ulaşamayacağımız düşünüldüğünde aslında olan şeyin bilimin değişmesi değil de bazı teorilerin bazılarını temel alması ve onları kapsaması, bilimin gelişmesi olduğu anlaşılacak ve aslında örneğin kütle çekim teorisinin yanlış değil belki biraz eksik olduğu kavranacaktır.
bu bağlamda, "bilim sürekli değişiyor ve güvenilmezdir!" önermesi çok yerinde bir önerme değildir.
newton'ın bulduklarının ateist felsefesinin elini güçlendirmesinin nedeni, o ana kadar meydana gelen şeyleri tanrı'nın gerçekleştiriyor olduğuna dair olan inançtı. insan, o ana kadar çevresinde olan şeyleri hayranlıkla izleyip tanrı'ya tapınırken aslında meydana gelen şeylerde tanrı'nın doğrudan bir etkisinin olmadığı ortaya çıkınca, numaranın yöntemi öğrenilince sihir bozuldu kısacası.
ama tanrı'nın her şeyi basitçe yapması, değirmeni bizzat kendi eliyle döndürmesi beklenirken bunun böyle olmadığının ortaya çıkması, tanrı'yı reddetmek için sağlam bir temel değildir çünkü tanrı yine de olabilir. nasıl mı?
belki de sadece uzay ve zamanı yarattı ve daha sonra her şey zahiri olarak "kendiliğinden" oldu ama dolaylı olarak elektronun yerini değiştiren, hareket ettiren de o oldu.
kur'an bilim kitabı değildir diye bir tabir vardır. bir de bilimin "bir gün a bir gün z" dediği ve bu yüzden de bilimin dinle çelişmesinin normal olduğu ama bilimin doğruya yaklaştıkça dine de yaklaşacağına dair olan inanca dair bir savunu.
ikisi de yanlıştır. bilim, yapısı gereği sadece gördüerini anlattığı için öyle kocaman değişimler olmaz. bilim tutarsız değildir. bu yüzden ikinci savunu çürür.
ilk tabir de saçma bir tabirdir. kur'an ya da herhangi başka vahyi olduğu iddia edilen bir kitap eğer gerçekse bilimi destekler nitelikte olması gerekir. baştan sona bilim anlatıyor olması beklenemez olsa da satır aralarında ya da birkaç satırda bilimle paralel şeyler anlatmakta -eğer kitap gerçekten bir nihai güç, varlık tarafından indirilmişse- zorunludur.
neticede bilim ile din ayrıldığından, yaratıcı bilim yapılırken bir değişken olarak alınamadığından sadece evrim değil bilim natüralist bir yapıda olduğundan bunu tartışmak saçmadır. bilim bu yüzden dini inanç açısından sakıncalı olabilir.
kişisel tecrübelerim kur'an da pek çok bilimsel gerçekten bahsedildiği yönünde olduğundan yaratıcının işin bu kadar derinine takılacağını zannetmiyorum. bu konuda takındığım tutum, her şeyin sebebinin allah olduğu ama yüce zatının her şeyle direkt olarak ilgilenmediğini düşünmek yönündedir.
natüralizm; felsefi, metafizik bir görüştür, yaratıcı olmadan her şeyin tesadüfler eseri ortaya çıktığını savunur.
evrim ile islam, evrim natüralizm temelli olduğundan ve natüralizmde de yaratıcı olmadığından çelişse de kur'an'da da evrimi bazı yerlerde destekleyen ayetler mevcuttur.
evrim teorisi geliştirilirken bir yaratıcının olduğu ve evrime müdahale ettiği gibi bir ihtimal göz önüne alınmamıştır ve bu teori gelişirken hâlâ da alınmıyordur.
bilim ve din ayrılalı çok olmuştur hatta belki bir arada hiç yapılmamıştır. örneğin fizik teorileri gelişirken de tanrı'nın varlığı yabaya atılır. yani mesela heisenberg belirsizliği bulacağı sırada yaptığı araştırmalarda şöyle dememiştir: "şimdi bir de tanrı gerçeği var. tanrı, anlık olarak elektronun bulunduğu yeri değiştiriyor olabilir, o yüzden denklemlerim çalışmıyor." ya da einstein uzay zamanı bulana kadar benzer bir tutum içinde değildir.
bilim sürekli değişip gelişmez. bilimdeki en bilinen ve ses getiren gelişme herhalde newton fiziğinin yerini kuantumun almaya başlaması ve newton'ın yer çekimi kanununu açıklamak için geliştirdiği kütle çekim teorisinin bazı yerlerde çalışmamasıdır.
newton, mekaniği açıkladığı vakit bazı felsefeciler bunu, tanrı'nın yokluğuna kanıt olarak sundular. newton fiziği çok büyük olmayan değerlerde çalışıyor olsa da aslında "tanrı'nın becerilerini" tam olarak açıklayamamıştır.
bu, dinin elini güçlendiriyor gibi gözükse de newton eğer bu kadar büyük bir dahi olmasaydı onun buldukları kullanılarak şu anki bilgimize ulaşamayacağımız düşünüldüğünde aslında olan şeyin bilimin değişmesi değil de bazı teorilerin bazılarını temel alması ve onları kapsaması, bilimin gelişmesi olduğu anlaşılacak ve aslında örneğin kütle çekim teorisinin yanlış değil belki biraz eksik olduğu kavranacaktır.
bu bağlamda, "bilim sürekli değişiyor ve güvenilmezdir!" önermesi çok yerinde bir önerme değildir.
newton'ın bulduklarının ateist felsefesinin elini güçlendirmesinin nedeni, o ana kadar meydana gelen şeyleri tanrı'nın gerçekleştiriyor olduğuna dair olan inançtı. insan, o ana kadar çevresinde olan şeyleri hayranlıkla izleyip tanrı'ya tapınırken aslında meydana gelen şeylerde tanrı'nın doğrudan bir etkisinin olmadığı ortaya çıkınca, numaranın yöntemi öğrenilince sihir bozuldu kısacası.
ama tanrı'nın her şeyi basitçe yapması, değirmeni bizzat kendi eliyle döndürmesi beklenirken bunun böyle olmadığının ortaya çıkması, tanrı'yı reddetmek için sağlam bir temel değildir çünkü tanrı yine de olabilir. nasıl mı?
belki de sadece uzay ve zamanı yarattı ve daha sonra her şey zahiri olarak "kendiliğinden" oldu ama dolaylı olarak elektronun yerini değiştiren, hareket ettiren de o oldu.
kur'an bilim kitabı değildir diye bir tabir vardır. bir de bilimin "bir gün a bir gün z" dediği ve bu yüzden de bilimin dinle çelişmesinin normal olduğu ama bilimin doğruya yaklaştıkça dine de yaklaşacağına dair olan inanca dair bir savunu.
ikisi de yanlıştır. bilim, yapısı gereği sadece gördüerini anlattığı için öyle kocaman değişimler olmaz. bilim tutarsız değildir. bu yüzden ikinci savunu çürür.
ilk tabir de saçma bir tabirdir. kur'an ya da herhangi başka vahyi olduğu iddia edilen bir kitap eğer gerçekse bilimi destekler nitelikte olması gerekir. baştan sona bilim anlatıyor olması beklenemez olsa da satır aralarında ya da birkaç satırda bilimle paralel şeyler anlatmakta -eğer kitap gerçekten bir nihai güç, varlık tarafından indirilmişse- zorunludur.
neticede bilim ile din ayrıldığından, yaratıcı bilim yapılırken bir değişken olarak alınamadığından sadece evrim değil bilim natüralist bir yapıda olduğundan bunu tartışmak saçmadır. bilim bu yüzden dini inanç açısından sakıncalı olabilir.
kişisel tecrübelerim kur'an da pek çok bilimsel gerçekten bahsedildiği yönünde olduğundan yaratıcının işin bu kadar derinine takılacağını zannetmiyorum. bu konuda takındığım tutum, her şeyin sebebinin allah olduğu ama yüce zatının her şeyle direkt olarak ilgilenmediğini düşünmek yönündedir.
devamını gör...
müge anlı ile tatlı sert
3 kuruşluk aklıyla yalan söyleyip sonra söylediği yalanı unutup yenisini söyleyen sevimsiz güruhun bir üyesi olan bir adet yüksel "bey" içeren program.
konuşurken 2 lafı düzgün şekilde bir araya getiremeyen adam(!)lar maşallah kadın öldürmeyi çok iyi biliyorlar! bıktık artık şu insan profilinden be! hem kadınlığından faydalanıyorlar hem parasını yiyorlar hem canını alıyorlar... kelime bitti artık yahu, yeter yeteeer!
yemin ediyorum süper kahraman olsam birini bile sağ bırakmazdım bunların.
şeytanı gördüm filmindeki gibi eziyet edip tedavi eder, sonra yeniden eziyet edip yeniden tedavi eder, en sonunda da gebertirdim. bunların layık olduğu hayat o çünkü.
gözünü sevdiğimin dexter'ı, her eve lazım!
şuna bak, şundaki konuşma şekline bak!.. sinir krizi geçirtir insana.
bir de zaman kazanmak için her soruya "ney?" diye karşılık vermez mi... laf söyledi balkabağı, yatır yere bas y**ğı!
ağzımı, niyetimi, her bir şeyimi bozuyorum bunları görünce...
edit: bir de evliymiş 100 babalı temiz aile çocuğu!..
konuşurken 2 lafı düzgün şekilde bir araya getiremeyen adam(!)lar maşallah kadın öldürmeyi çok iyi biliyorlar! bıktık artık şu insan profilinden be! hem kadınlığından faydalanıyorlar hem parasını yiyorlar hem canını alıyorlar... kelime bitti artık yahu, yeter yeteeer!
yemin ediyorum süper kahraman olsam birini bile sağ bırakmazdım bunların.
şeytanı gördüm filmindeki gibi eziyet edip tedavi eder, sonra yeniden eziyet edip yeniden tedavi eder, en sonunda da gebertirdim. bunların layık olduğu hayat o çünkü.
gözünü sevdiğimin dexter'ı, her eve lazım!
şuna bak, şundaki konuşma şekline bak!.. sinir krizi geçirtir insana.
bir de zaman kazanmak için her soruya "ney?" diye karşılık vermez mi... laf söyledi balkabağı, yatır yere bas y**ğı!
ağzımı, niyetimi, her bir şeyimi bozuyorum bunları görünce...
edit: bir de evliymiş 100 babalı temiz aile çocuğu!..
devamını gör...
eşinin genital bölgesine demir çubuk sokarak öldüren adam
umarım bir tanrı vardır ve bunun gibi hastalıklı o. çocukları katbekat beterini yaşarlar. gece gece kanım dondu.
devamını gör...
mu kıtası
günümüzdeki dinlerin çıkış noktası olan din/efsane. augustus le plongeon'nun iddiasına göre, "mu" adası aslında bir kıta ve 14 bin yıl önce batmış. günümüzde bu iddia "sözdebilimsel" olarak adlandırılsada, jeolejik olarak imkansız gibi duruyor. zaten dinler de imkansızları anlatmaz mı ki? bu yüzden, direkt bilimsel olarak yaklaşmak saçma gibi. ilk tabletler yazılmaya başladığından beri dünya üzerinde bulunan bir inanç olan "mu" inancı, günümüzde popüleritesini kaybetmiştir ve çoğu kişi için bir efsane hâlini almıştır. ki, bu tüm dinlerin de başına gelecek bir olaydır.
daha çok fazla detay var fakat tanım çok uzun olsun istemedim, ufak bir google amca aratması ile tüm bilgilere ulaşabilirsiniz.
daha çok fazla detay var fakat tanım çok uzun olsun istemedim, ufak bir google amca aratması ile tüm bilgilere ulaşabilirsiniz.
devamını gör...
etliye sütlüye karışmamak
kafa sözlük'te genelde yaptığım şey. ortada bir olay varsa köşeme çekilip rastgele tanımlar sekmesinden tanım giriyorum. çok dikkate almamak gerek her şeyi.
devamını gör...
insan olmasaydın ne olmak isterdin sorunsalı
rahmetli anneannemin misafir odasındaki koltuk takımı.
ciddiyim gülmeyin. o koltuklara gösterilen ihtimam hayatım boyunca bana gösterildi mi diye düşünmüyor değilim. kapısı hep kilitli olan odanın içinde saltanat sürüyordu canımlar.
ciddiyim gülmeyin. o koltuklara gösterilen ihtimam hayatım boyunca bana gösterildi mi diye düşünmüyor değilim. kapısı hep kilitli olan odanın içinde saltanat sürüyordu canımlar.
devamını gör...
alttaki yazara reddedemeyeceği bir teklif yap
ama ben gülerim.
bir kahve?
edit: bir üstteki yazara cevabımdı. olur tabi severiz hayır işlerini.
bir kahve?
edit: bir üstteki yazara cevabımdı. olur tabi severiz hayır işlerini.
devamını gör...
pargalı
bilgi ve birikimi olan , sözlüğe yeni bir soluk yeni bir bakış açısı getirmiş yazar , okudum yazdıkları gayet açık net, inceden alaya alan ama kırıp dökmeden giydiren yazar , hoş gelmiş , sefa gelmiş.
devamını gör...
bir günlüğüne karşı cins olunsa yapılacaklar
gece dışarı çıkardım. saatler boyu yürürdüm. sonra sahilde oturur boş boş etrafı izlerdim.
devamını gör...
yazarların çaldığı enstrüman
yoook.
ama çok güzel dinlerim.
hayran hayran bakarım ağzım açık, te bademciklerim görülür.
vermemiş işte allah bana o yetenekten.
oysa bana yakışırdı.
ama çok güzel dinlerim.
hayran hayran bakarım ağzım açık, te bademciklerim görülür.
vermemiş işte allah bana o yetenekten.
oysa bana yakışırdı.
devamını gör...
solcuların her şeyi mahvetmesi
ağzımıza sıçsalar aman ses çıkarmayın oyları artar diyeceklere karşın iyi yapanlardır. hala neye susuyorsunuz? idrak problemi yaşıyorsunuz anlaşılan. doların 1 hafta sonra 20-30 lira olmayacağının garantisi yok. zaten vergilerle öpülüyorduk şimdi bir de bilinçli fakirleşiyoruz.
hiç mi utanmıyorsunuz "ellerine koz veriyorsunuz" derken. insanlar aç, geçinemiyor. işsizlik tavan yaptı, asgari ücretle geçim imkansız. o zaman intihar mı etsinler?!
ekleme: yazdığım, bazı tuzu kuruların zoruna gitmiş anlaşılan. ağlayarak günlüğünüze yazabilirsiniz zorunuza gittiyse. biz (halk), bittik!
hiç mi utanmıyorsunuz "ellerine koz veriyorsunuz" derken. insanlar aç, geçinemiyor. işsizlik tavan yaptı, asgari ücretle geçim imkansız. o zaman intihar mı etsinler?!
ekleme: yazdığım, bazı tuzu kuruların zoruna gitmiş anlaşılan. ağlayarak günlüğünüze yazabilirsiniz zorunuza gittiyse. biz (halk), bittik!
devamını gör...
insanların genelde doğdukları mevsimi sevmesi
öyle bir tarih ki, ne sonbaharın sonudur. ne de kışın başlangıcı. bir hüzne doğmuşuz işte.
devamını gör...
winsconsin üniversitesi solüsyonu
günümüzde organ saklanması için kullanılan winconsin üniversitesi'de bulunduğu için ismini oradan alan özel solüsyondur.
bu solüsyonla
böbrek 40-50 saat
kalp 5 saat
karaciğer 6-12 saat saklanabilmektedir.
bu solüsyonla
böbrek 40-50 saat
kalp 5 saat
karaciğer 6-12 saat saklanabilmektedir.
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
devamını gör...
bir öğrencinin gece 12'de öğretmenine soru sorması
evet doğru o saatte mesaj atılması yanlış öğretmen haklı ama bir öğretmenin üslubu asla bu olmamalı. düzgünce uyarmak yerine sanki mahalle kavgası ediyormuş gibi çemkirmiş. müsait değilsen bakmazsın kimse zorlamıyor seni ya da düzgünce söylersin bu saatte mesaj atılmaz diye.
devamını gör...
ilkokul anketi yapar gibi başlık açmak
tam olarak neden yapıldığını merak ettiğim bir harekettir! sözlük ile forum farkını bilmeyen insanların rahatça yaptığı ve artık altında kötü niyet aradığım türden bu anketlerde gerçekten merak ettiğim tek şey, bunu bilmek senin ne işine yarayacak?
ben bir iş görüşmesine gittiğimde bana bilmediğim bir soru sorulduğu zaman "bilmiyorum" diyorum yazarlarımızdan bazıları da başlık açmayı, sözlük ile forum arasındaki farkı bilmiyorlarsa başlık açmasınlar.
ben bir iş görüşmesine gittiğimde bana bilmediğim bir soru sorulduğu zaman "bilmiyorum" diyorum yazarlarımızdan bazıları da başlık açmayı, sözlük ile forum arasındaki farkı bilmiyorlarsa başlık açmasınlar.
devamını gör...



