en çabuk unuttuğumuz şey
- yediğimiz öğünler
devamını gör...
venom
uzaydan gelen kostümün adı değildir, çizgi romanda da zaten uzaydan gelmez.
örümcek adam "yabancı" adindaki bir mega-varligin "super gucler turnuvasindan" beraberinde getirir bu kostumu.
kostümle aralari bozulur, kostum eddie brock'a kaçar, "beraber" venom adini alirlar.
evladi icin: (bkz: carnage)
örümcek adam "yabancı" adindaki bir mega-varligin "super gucler turnuvasindan" beraberinde getirir bu kostumu.
kostümle aralari bozulur, kostum eddie brock'a kaçar, "beraber" venom adini alirlar.
evladi icin: (bkz: carnage)
devamını gör...
inanna
inanna başlığını geliştirme ve kalkındırma derneği üyeleri olarak dayanışma içerisinde olmamız gerekliliğinden mütevellit elimizi biraz daha taşın altına koyalım madem * bu başlık dernek sayesinde bayağı bir gelişecek gibi duruyor. diane wolksteine ve samuel noah kramer'in aktardığı bir efsane ile devam edelim;
dünyada henüz hiç bir şey yokken ve dünya boşluk içerisinde salınırken fırat nehri kenarında huluppa adlı bir ağaç kök salar. ağaç büyür, dallanır budaklanır. fakat güçlü bir güney rüzgarı onu çok fena sarsar. sallar sallar ve yerinden söküp çıkarır. ağaç dalları kırık bir şekilde nehirde sürüklenmeye başlar rivayet bu ya ağacı inanna ablamız görür. ablamız bildiğiniz üzere normal şartlarda biraz dengesiz, eserekli bir tip. o gün keyfi yerindeymiş sürüklenen ağacı bert trautmann refleksi göstererek kolayca yakalayıvermiş. sevgiyle kucaklamış onu ve tanrıların bahçesine götürmüş. bahçeye güzelce dikmiş. bu tanrı/tanrıça milleti bir şey yapıyorsa bunun muhakkak bir karşılığı oluyor. meğer ablamızın ağacı kurtarma sebebi onu kesip kerestesinden kendisine ait bir taht bir de yatak yaptırmakmış. yani anlayacağınız ağacı nehirden çekip çıkarmasının ve o gün sevgi pıtırcığı olarak dolaşmasının sebebi tamamen duygusalmış. doğa sever olmak bunu gerektirir.
aradan epey bir zaman geçmiş, bizim ağaç büyümüş, dallanmış budaklanmış, tam kıvama gelmiş yani. vuracaksın baltayı alacaksın keresteyi yapacaksın tahtını... ama o da ne? inanna hanım bu istek ve arzu ile ağacın yanına yaklaştığında bir de ne görsün? ağacın köküne bir yılan yerleşmiş. yaaa inanna hanım tanrıça da olsan bazen bırak bahtı, tahtını bile yapamıyorsun ne haber? bu kadarla kalıyor mu? kalmıyor! ağaç bildiğiniz paylaşılmış. gövdeye de lilith adlı bir cin yerleşmiş. en tepeyi de anzu kuşu almış. yani huluppu ağacı bildiğiniz rezidans olmuş. eserekli abla bakmış ağaç kesilebilecek durumda değil. başlamış ağlamaya. koşmuş gitmiş kardeşi güneş tanrısı utu'nun yanına. yalvarmış yakarmış, kurtar ağacımı diye kendini oradan oraya atmış. drama queen bekliyor ki utu şöyle desin; ''sen ağlama, dayanamam! ağlama göz bebeğim sana kıyamam.''
ama utu biliyor kardeşini. şımarık biraz. savmış inanna'yı başından. bacım ne halin varsa gör demiş resmen. inanna da yollar tükenir mi? elbette hayır. koşmuş gitmiş gilgameş'e. biraz da onun başının etini yemiş. bir kaç doz acındırma ritüelinden sonra saftirik gilgameş tamam yahu üzüldüğün şeye bak diyerek almış inanna'yı yanına varmış gitmiş tanrılar bahçesine. ağır bir bronz balta marifeti ile ağacı devirivermiş. ağacın üzerindekiler arazi olmuş. kaçak rezidans, gilgameş yıkım ekibi sayesinde yerle bir olmuş. inanna hanım rötarlı olarak tahtına ve yatağına kavuşmuş. gilgameş efendi de mikku ve pikku isimli davul ve tokmağa kavuşmuş. eh artıklarından ancak o kadarı çıkmış. ne yapsın garibim.
şimdi ben etliye sütlüye pek karışmayacağım. tevrat mevzusuna da girmeyeceğim * hayat ağacı, yılan falan bunlar bizi bozar. ama (hezekiel, bap 17: 1-10) ve (hezekiel, bap 31: 3-17)'ye bir göz atıverin derim. benim sorunum inanna ile zira böyle şımarık tanrıça olmaz arkadaş! çok iticisin be ablam...
dünyada henüz hiç bir şey yokken ve dünya boşluk içerisinde salınırken fırat nehri kenarında huluppa adlı bir ağaç kök salar. ağaç büyür, dallanır budaklanır. fakat güçlü bir güney rüzgarı onu çok fena sarsar. sallar sallar ve yerinden söküp çıkarır. ağaç dalları kırık bir şekilde nehirde sürüklenmeye başlar rivayet bu ya ağacı inanna ablamız görür. ablamız bildiğiniz üzere normal şartlarda biraz dengesiz, eserekli bir tip. o gün keyfi yerindeymiş sürüklenen ağacı bert trautmann refleksi göstererek kolayca yakalayıvermiş. sevgiyle kucaklamış onu ve tanrıların bahçesine götürmüş. bahçeye güzelce dikmiş. bu tanrı/tanrıça milleti bir şey yapıyorsa bunun muhakkak bir karşılığı oluyor. meğer ablamızın ağacı kurtarma sebebi onu kesip kerestesinden kendisine ait bir taht bir de yatak yaptırmakmış. yani anlayacağınız ağacı nehirden çekip çıkarmasının ve o gün sevgi pıtırcığı olarak dolaşmasının sebebi tamamen duygusalmış. doğa sever olmak bunu gerektirir.
aradan epey bir zaman geçmiş, bizim ağaç büyümüş, dallanmış budaklanmış, tam kıvama gelmiş yani. vuracaksın baltayı alacaksın keresteyi yapacaksın tahtını... ama o da ne? inanna hanım bu istek ve arzu ile ağacın yanına yaklaştığında bir de ne görsün? ağacın köküne bir yılan yerleşmiş. yaaa inanna hanım tanrıça da olsan bazen bırak bahtı, tahtını bile yapamıyorsun ne haber? bu kadarla kalıyor mu? kalmıyor! ağaç bildiğiniz paylaşılmış. gövdeye de lilith adlı bir cin yerleşmiş. en tepeyi de anzu kuşu almış. yani huluppu ağacı bildiğiniz rezidans olmuş. eserekli abla bakmış ağaç kesilebilecek durumda değil. başlamış ağlamaya. koşmuş gitmiş kardeşi güneş tanrısı utu'nun yanına. yalvarmış yakarmış, kurtar ağacımı diye kendini oradan oraya atmış. drama queen bekliyor ki utu şöyle desin; ''sen ağlama, dayanamam! ağlama göz bebeğim sana kıyamam.''
ama utu biliyor kardeşini. şımarık biraz. savmış inanna'yı başından. bacım ne halin varsa gör demiş resmen. inanna da yollar tükenir mi? elbette hayır. koşmuş gitmiş gilgameş'e. biraz da onun başının etini yemiş. bir kaç doz acındırma ritüelinden sonra saftirik gilgameş tamam yahu üzüldüğün şeye bak diyerek almış inanna'yı yanına varmış gitmiş tanrılar bahçesine. ağır bir bronz balta marifeti ile ağacı devirivermiş. ağacın üzerindekiler arazi olmuş. kaçak rezidans, gilgameş yıkım ekibi sayesinde yerle bir olmuş. inanna hanım rötarlı olarak tahtına ve yatağına kavuşmuş. gilgameş efendi de mikku ve pikku isimli davul ve tokmağa kavuşmuş. eh artıklarından ancak o kadarı çıkmış. ne yapsın garibim.
şimdi ben etliye sütlüye pek karışmayacağım. tevrat mevzusuna da girmeyeceğim * hayat ağacı, yılan falan bunlar bizi bozar. ama (hezekiel, bap 17: 1-10) ve (hezekiel, bap 31: 3-17)'ye bir göz atıverin derim. benim sorunum inanna ile zira böyle şımarık tanrıça olmaz arkadaş! çok iticisin be ablam...
devamını gör...
kyoto protokolü
küresel ısınmanın ve iklim değişikliğinin önüne geçebilmek adına birleşmiş milletler iklim değişikliği sözleşmesi içerisinde imzalanmış bir protokoldür.
bu protokole göre kabul eden ülkeler fosil yakıt kullanımını minimuma indirgeyecek ve dünyanın maruz kaldığı sera etkisinin zararlarını azaltmaya çalışacak ve atmosfere salınan sera gazı oranını %5 seviyesine çekmeye çalışacaklardır.
(bkz: küresel ısınma)
bu protokole göre kabul eden ülkeler fosil yakıt kullanımını minimuma indirgeyecek ve dünyanın maruz kaldığı sera etkisinin zararlarını azaltmaya çalışacak ve atmosfere salınan sera gazı oranını %5 seviyesine çekmeye çalışacaklardır.
(bkz: küresel ısınma)
devamını gör...
konuyu unutmak
kaytsz ukdesi
konuşurken bir konudan diğerine atlayan ya da hararetli bir şekilde anlatırken o duygu yoğunluğundan ne diyeceğini unutan kişi dramı.
sonrasında bir süre konuyu hatırlamaya çalışmakla geçer,eğer başarırsa ne âlâ yoksa geçmiş olsun.sakince konu değiştirilir.
konuşurken bir konudan diğerine atlayan ya da hararetli bir şekilde anlatırken o duygu yoğunluğundan ne diyeceğini unutan kişi dramı.
sonrasında bir süre konuyu hatırlamaya çalışmakla geçer,eğer başarırsa ne âlâ yoksa geçmiş olsun.sakince konu değiştirilir.
devamını gör...
bu kitapların hepsini okudun mu diye soran tip
kendisi pek okumadığı için bunu ağır bir yük ya da angarya gibi görmesi muhtemel olan tip. bir karakter bozukluğu olan dedikoduya şaşırmaz mesela, hatta belki yapmayı da sever ama çok kitap okuyana hayretler içerisinde bakar.
bu arada (bkz: entelektüel)
bu arada (bkz: entelektüel)
devamını gör...
yargılamak
mevlana der ki ;
"benim hayatımı yargılamadan önce, benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan, sokaklardan, dağ ve ovalardan geç. hüznü, acıyı ve neşeyi tat. benim geçtiğim senelerden geç, benim takıldığım taşlara takıl. yeniden ayağa kalk ve geldiğin yolu tekrar git, benim gibi, ancak ondan sonra beni yargılayabilirsin."
"benim hayatımı yargılamadan önce, benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan, sokaklardan, dağ ve ovalardan geç. hüznü, acıyı ve neşeyi tat. benim geçtiğim senelerden geç, benim takıldığım taşlara takıl. yeniden ayağa kalk ve geldiğin yolu tekrar git, benim gibi, ancak ondan sonra beni yargılayabilirsin."
devamını gör...
devlet üniversitelerine siyasetçi isimleri vermek
birde yaşarken vermiyorlar mi.. ağlanacak halimize gülüyorum.. bir öl de adam bakalım hatrin var mı millette adın verilsin üniversiteye..
devamını gör...
yazarların en sevdiği ağaç türü
ah'lar ağacı.
devamını gör...
bdsm
bondage/discipline/sadism/masochism (bağlamak, disipline, (gbkz: sadizm), mazoşizm ) kelimelerinin başharflerinden oluşan bir seks türünün kısaltılmış adıdır.
bdsmle ilginin cinsiyet ve cinsel kimlikle bağlantısı yoktur. bu tür sekse ilgi duyan heteroseksüel cis gender kadın ve erkekler, lgbt üyeleri vb. eşit orandadır. bdsm tercihi cinsiyet ve cinsel kimlik tanımıyla bağlantılı olmamakla birlikte bireyin psikolojik yapısıyla bağlantısı daha fazladır.
bdsm her zaman deriler giymek değildir, yine pek çok insan bdsme eğilimli olmakla birlikte bunu farketmiyor olabilir. sürekli olarak sizi aşağılayan ve size psikolojik ya da fizyolojik olarak zarar veren insanlara bağımlılığınız varsa, ya da ilişkilerinizde sürekli kontrolü elde tutarken karşıdakini aşağılamaktan hoşlanıyorsanız bdsm eğiliminiz olabilir. yine öfkesini üzüntüsünü kendini yaralayarak atan insanların bdsmi terapi olarak kullandığı görülmekte. bdsm kişilerin bu tür toksik ilişkilere girmeden ya da kendilerini yaralamadan, belli kurallar çerçevesinde, güvenli bir şekilde zevk almalarını sağlayan bir seks türü.
bdsm de tıpkı diğer seks türlerinde olduğu gibi karşılıklı olarak tarafların özgür iradesiyle kabul etmeleri temeldir. karşılıklı özgür iradenin olmadığı durumda bu tecavüz olur.
tecavüzcüleri bdsm ile kıyaslamak yanlıştır. tecavüzde amaç karşı tarafa bilinçli bir şekilde çektirmekten ziyade genelde kendini bilmezlerin sadece cinsel ihtiyaçlarını tatmin arzusunun tüm ahlaki değerlerin üstüne çıkmasıdır.
bdsm ile ilgilenen kişilerin karakterlerine ve bdsm ile ilgilenenlerde görülen psikolojik bozukluklar için #772474">#772474
bdsmle ilginin cinsiyet ve cinsel kimlikle bağlantısı yoktur. bu tür sekse ilgi duyan heteroseksüel cis gender kadın ve erkekler, lgbt üyeleri vb. eşit orandadır. bdsm tercihi cinsiyet ve cinsel kimlik tanımıyla bağlantılı olmamakla birlikte bireyin psikolojik yapısıyla bağlantısı daha fazladır.
bdsm her zaman deriler giymek değildir, yine pek çok insan bdsme eğilimli olmakla birlikte bunu farketmiyor olabilir. sürekli olarak sizi aşağılayan ve size psikolojik ya da fizyolojik olarak zarar veren insanlara bağımlılığınız varsa, ya da ilişkilerinizde sürekli kontrolü elde tutarken karşıdakini aşağılamaktan hoşlanıyorsanız bdsm eğiliminiz olabilir. yine öfkesini üzüntüsünü kendini yaralayarak atan insanların bdsmi terapi olarak kullandığı görülmekte. bdsm kişilerin bu tür toksik ilişkilere girmeden ya da kendilerini yaralamadan, belli kurallar çerçevesinde, güvenli bir şekilde zevk almalarını sağlayan bir seks türü.
bdsm de tıpkı diğer seks türlerinde olduğu gibi karşılıklı olarak tarafların özgür iradesiyle kabul etmeleri temeldir. karşılıklı özgür iradenin olmadığı durumda bu tecavüz olur.
tecavüzcüleri bdsm ile kıyaslamak yanlıştır. tecavüzde amaç karşı tarafa bilinçli bir şekilde çektirmekten ziyade genelde kendini bilmezlerin sadece cinsel ihtiyaçlarını tatmin arzusunun tüm ahlaki değerlerin üstüne çıkmasıdır.
bdsm ile ilgilenen kişilerin karakterlerine ve bdsm ile ilgilenenlerde görülen psikolojik bozukluklar için #772474">#772474
devamını gör...
koli basili
insan ve hayvan bağırsaklarına yerleşen bir bakteri çeşididir. 100'den fazla çeşidi vardır. pastörize edilmemiş süt, gübre kullanılan yeşil yapraklı sebzeler ve iyi pişmemiş çiğ tavukta bulunabilir. kusma, şiddetli mide krampları ve ishale sebep olarak tehlikeli bir hale de bürünebilir. bağırsak enfeksiyonlarının yüzde 75'ine sebep olan bakteridir.
devamını gör...
günlük hayatta etek ve topuklu ayakkabı giyen 61 yaşındaki alman dayı
pembe şeritlerin olduğu bir çantayla kombinleseydi daha şık olacağını düşündüğüm dayıdır.*
devamını gör...
freud purosu
kaliteli entryleri olan yazar. bir ara yarışa girmiştim kendisiyle - tabi kendisinin haberi olmadan- ilk kim yazacak bu başlığa diye. yazarın seviyesine ulaşamayacağımı anladığım için yarışmadan çekildim. * *
devamını gör...
klişe
basımevinde, baskı işinde kullanılmak ereğiyle üzerine kabartma ya da oyma resim, şekil, yazı çıkarılmış metal kalıp olarak geçmekte fakat lastik ve fotopolimerde olabilir.
devamını gör...
facebook'tan tüm haklarım saklıdır yazısı paylaşan insan
annemin merak ederek bana sormasına vesile olan, beraber güldüğümüz durum.
"bu yazıyı kopyalayıp profilinize yapıştırın" demiş bir de, bak bak bak...
uygulamayı kullanırken zaten her şeye izin vererek kullanıyorsun, ancak uygulama üzerinden iznim yoktur diyorsun... üstelik izinler uygulamayı kullanmanın önkoşulu...
(bkz: başıma geleceklerden google play sorumludur) diyen çocuklardan farkı yok.
"bu yazıyı kopyalayıp profilinize yapıştırın" demiş bir de, bak bak bak...
uygulamayı kullanırken zaten her şeye izin vererek kullanıyorsun, ancak uygulama üzerinden iznim yoktur diyorsun... üstelik izinler uygulamayı kullanmanın önkoşulu...
(bkz: başıma geleceklerden google play sorumludur) diyen çocuklardan farkı yok.
devamını gör...
birleşik türk devletleri
egeden çine 160 milyonla nasıl ayakta kalacağız sayın başkanım. doğu sınırımızdaki çin 2 milyar olacak.yukarıda rusya var.daha aşağıda hindistan var.en az 33 çocuk kampanyası başlatalım türk dünyasında.yüz yılda birlik kuracak nüfusa ulaşırız.
devamını gör...
misket tüfeği
(bkz: musket).
devamını gör...
goruk
bu bir serçe ukdesidir.
üzümün olgunlaşmadan hemen önceki ekşi meyvesine verilen isimdir efem.
çocukken gorukla ''terleme'' yapardık.
bir tasın içine konulan goruk ve tuz ağzı, hava geçmeyecek şekilde sıkıca kapatılır. sallanarak terlemesi sağlanır. kıvama gelen goruklar, kaşıklana kaşıklana yenir.
üzümü bol olan evler, nar ekşisi yerine goruk ekşisi de yaparlar. goruğun suyu çıkana kadar ezilir. kıvama gelip koyulaşana kadar kaynatılır içine tuz atılır.
nar ekşisinden daha ekşi ve keskin oluyor. ama tecrübesiz birinin aradaki farkı anlayacağını anmıyorum.
nimet nimet.
üzümün olgunlaşmadan hemen önceki ekşi meyvesine verilen isimdir efem.
çocukken gorukla ''terleme'' yapardık.
bir tasın içine konulan goruk ve tuz ağzı, hava geçmeyecek şekilde sıkıca kapatılır. sallanarak terlemesi sağlanır. kıvama gelen goruklar, kaşıklana kaşıklana yenir.
üzümü bol olan evler, nar ekşisi yerine goruk ekşisi de yaparlar. goruğun suyu çıkana kadar ezilir. kıvama gelip koyulaşana kadar kaynatılır içine tuz atılır.
nar ekşisinden daha ekşi ve keskin oluyor. ama tecrübesiz birinin aradaki farkı anlayacağını anmıyorum.
nimet nimet.
devamını gör...
fotoelektrik olay
fotoelektrik olay ışığın metalden elektron koparması sonucu diye tanımlanabilir. kopmuş elektronlara fotoelektron denir.
devamını gör...
bazı insanların atatürk'ü sevmeme sebebi
biz onlara türk demiyoruz genelde. hatta kendileri bile demiyor. "osmanlı torunuyuk" diye dolanıyorlar etrafta.
devamını gör...