geceye bir bilgi bırak
bu biraz sapık bir vampir türü. sapıklığının sebebi de sanırım toplumsal yozlaşma ve ahlaksızlığa tepki olarak tanrı brahma tarafından yaratılmış olması. yani brahma demiş ki, siz iyice tozuttunuz madem alın şu manyakla uğraşında gününüzü görün. genellikle yaratıklar kural kitabı 8746. maddeye uygun olarak gece yarısı ortaya çıktığı söyleniyor. tam bir mezarlık gülü, orada yatıp kalkıyor. acıkınca da yollara dadanıyor. kavşaklarda gece bekçiliği yapıp, yakaladığının kanını emiyor. tabi bunu yapmadan önce tecavüzcü coşkun tarafı açığa çıkıyor ve kurbanına tecavüz ediyor. burada da bazı temel kıstasları var; ''gecenin o saatinde kadının sokakta işi ne?'' diye soruyor ve saldırıyor. ''vay efendim bu alkol almış, ahlaksız diyor ve saldırıyor.'' ''bu mini etek giymiş saldırıyı hak ediyor." diyor ve saldırıyor. deyyusun kanıda zehirli bu arada. aklı, fikri ruhu her şeyi zehirli ya neyse! yalnız bu yobaz ve sapık hergelenin bir açığı var; pirinç! pirinç sizi ahlaklı yapıyor. bu yüzden kavşağa pirinç bırakırsanız tüm yukarıda saydığımız özellikleri haiz olsanız da bu sapık hergele size dokunamıyor. tanrı brahmanın bu işleri bırahması lazım kanımca. akıl işi değil yaptıkları.
bu arada asla unutmayınız ve unutturmayınız; pirinç namustur!
bu arada asla unutmayınız ve unutturmayınız; pirinç namustur!
devamını gör...
sevmek zamanı
metin erksan’ın hem yönetmenliği hem de yapımcılığını üstlendiği filmdir. siyah beyaz olan filmde müşfik kenter ve sema özcan arasında döner genel hikaye. hatta müşfik kenter etrafında döner başlarda. kısaca filmin hikayesi, boyacı halil'in resmin sahibi meral'e aşık olmasıdır. fakat dönemine göre konuyu farklı ele alması, çekildiği dönemden farklı bir bakış açısıyla çekilmesi ile öne çıkmıştır.
hiç görmeden, tanımadan aşık olmak, aşkın tek taraflılığının kaybolmasının verdiği güvensizlik, hatta bir ilişkinin çıkmazlığı gibi derin konular işlenmiştir filmde. konun işleniş biçimi ve o eski türk sineması tadını vermesinden dolayı favori filmimdir. genelde insanlar sıkıcı olmasından yakınır fakat birçok kez izlemişliğim vardır, hala da izlerim.
hiç görmeden, tanımadan aşık olmak, aşkın tek taraflılığının kaybolmasının verdiği güvensizlik, hatta bir ilişkinin çıkmazlığı gibi derin konular işlenmiştir filmde. konun işleniş biçimi ve o eski türk sineması tadını vermesinden dolayı favori filmimdir. genelde insanlar sıkıcı olmasından yakınır fakat birçok kez izlemişliğim vardır, hala da izlerim.
devamını gör...
satanas sum et nihil humanum a me alienum puto
fyodor mihayloviç dostoyevski'nin karamazov kardeşler eserinde geçen latince söz. şeytan benim ve insana ait hiçbir şeyi kendime yabancı bulmuyorum veya şeytana ait hiçbir şey insana yabancı değildir şeklinde çevrilebilir.
insana yine bir insan zarar verir. insan kötülüğe meyillidir. bu zarar verici mekanizma bazen başka bir insan olur, bazen de bizzat kendimiz oluruz; kendi kendimizi içten içe yer bitiririz. içimizde hem iyiliği hem de kötülüğü barındırırız. kimi zaman bu iki kutuptan biri baskın çıkar. hangi kutbu beslersek o daha da zapt edilemez bir konuma gelir. içimizde, her zaman iyinin ve kötünün savaşı olacaktır.
işte! insan olmak budur; bu savaşı verebilmek. yaşamanın gayesidir belki de, iyi olanı gün yüzüne çıkarabilmek.
insana yine bir insan zarar verir. insan kötülüğe meyillidir. bu zarar verici mekanizma bazen başka bir insan olur, bazen de bizzat kendimiz oluruz; kendi kendimizi içten içe yer bitiririz. içimizde hem iyiliği hem de kötülüğü barındırırız. kimi zaman bu iki kutuptan biri baskın çıkar. hangi kutbu beslersek o daha da zapt edilemez bir konuma gelir. içimizde, her zaman iyinin ve kötünün savaşı olacaktır.
işte! insan olmak budur; bu savaşı verebilmek. yaşamanın gayesidir belki de, iyi olanı gün yüzüne çıkarabilmek.
devamını gör...
burun ameliyatı
şu an içerisine girdiğim süreçtir..
çocukken geçirdiğim kaza yüzünden , son derece yamulttuğum burnum sebebiyle 2 gün sonra olacağım ameliyat’tır. doktorumun söylediğine göre, burun kıkırdağım yanlış kaynamış..bu sebeple standart bir burun ameliyatı olmayacağını kendimi hazırlamam gerektiğini söyledi canım doktorum.
peki süreç nedir? nasıl işliyor?
öncelikle kesinlikle içinize sinen ve güvendiğiniz bir doktorla bu yola çıkmanız lazım.eğer doktorunuza güvenmezseniz kaygınız büyük olabilir ve sonuçtan memnun kalmama şansınız artar.
şahsen bu süreç için istanbul’un en iyi 3 doktorundan birini tercih ettim.çoğu işini inceledim ve kendisi ile görüşmeye gittim..zaten görüşmede vuruldum kendisine..
dünyanın en realist ve dürüst doktoru.. kafama doktorumu kazıdım ve başka doktorla görüşmeye gitmedim bile.
evet doğru sadece bir estetik cerrahına gittim ve ona ameliyat oluyorum.burada güven alışverişi çok önemli.ben kendisine çok güveniyorum, estetik algısına çok güveniyorum.
süreç çok komplike gözüksede değil.doktorunuza karar verip, ameliyat gününü aldıktan sonra covid dönemi olduğu için , psr testi, kan testi yaptırıyorsunuz (hemen hemen 5 tüp kan verdim) ve aneztezi doktoru ile görüşüyorsunuz.
bunun sonucunda sadece gününüzü bekliyorsunuz.
gününüzde hastaneye gidiyorsunuz.damar yolu açılıyor, sakinleştirici ve narkoz veriliyor.sonrası yeni burnunuzla uyanıyorsunuz.
aslında çok büyük cesaret işi çünkü yüzünüzde göze batan ilk organ burun.. bu nedenle gerçekten doktorunuz çok önemli.
süre yaklaştıkça inanılmaz saçma bir durum- duygu bozukluğu ekleniyor üstünüze.aşırı duygusal ve kaygılı olabiliyorsunuz geçireceğiniz operasyonun büyüklüğü yüzünden.. hele testleri yaptırmaya gittiğinizde üzerinize giydiğiniz “ cidden bu oluyor” efekti inanılmaz.
ameliyat’tan bir gece önce ve ameliyat anında ne olacağım bilmiyorum..
isteyen olursa; ameliyat sonrası yaşadıklarımı buraya eklerim fakat şunu unutmamak gerekiyor; her kişinin ameliyatı kendisine özel.. yani birinin acısı ve şişliği çok olabilirken diğeri pırıl pırıl geçirir sürecini..
olumsuz sürec geçirmiş vakaları çok dinlemeyin. bilinçaltınıza yerleşirse, ameliyat sürecini yönetmekte zorlanabilirsiniz..
evet açıkcası uyandığımda hissedeceğim şey için korkuyorum.. daha doğrusu nasıl bir ağrıya uyanacağım , suratım ne durumda olacak? yemek yiyebilecek miyim bilmiyorum.. tek sorun “uyandırıldıktan sonrası” …
ama şunda netiz;
doğru doktor+ iyi güven = güzel sonuç.
edit ; bugün ameliyatı olmamın 5. günü.. sürecim inanılmaz rahat ve kolay geçiyor.sadece şişkinliğim var ve ufak bir renk değişimi oldu göz altlarımda hepsi bu..
gerçekten olacağınız doktor çok önemli arkadaşlar.ameliyat sonrası sürecinizde sizi vezir ya da rezil eden durum bence tam olarak doktorunuzun ameliyat boyunca burnunuza nasıl muamele yaptığı..
iyi bir doktora kesinlikle yaptırmanızı tavsiye ediyorum.. güle oynaya iyileşiyorum resmen.
son edit ; bugün 9. gün.. tertemiz iyileşiyorum sadece tek sıkıntı şu ; ameliyat esnasında yüzünüze ve gözlerinize bir solüsyon sürülüyor sanırım ve o lanet solüsyonla başım belada.. herhalde gözlerimi hiç kaşımadığım kadar kaşıyorum günlerdir.. burun üstündeki alçıya elim değecek, bir şeyler ters gidecek diye aklım çıkıyor.. zaten bana verilen ameliyat sonrası bakım süreci dosyasında bu solüsyonun gözlere alerji yapabildiği yazıyor..
ne gözlerimin kaşıntısı duruyor ne suratımın..
defalarca ıslak mendil ve kolonyalı pamukla temizlememe rağmen cıkmadı..( alçının ıslanmaması için yüzü yıkamak yasak.. sadece silebiliyorsunuz)
ameliyata girecek arkadaşlar buna hazırlıklı olun ve sakın cinnet geçirip tüm suratınızı haşır huşur kaşımayın.
eh bir de ek olarak salisiye başı akan bir burnunuz var.. evde her köşe başı benim peçetelerimle dolu.. burun silmekten bıktığımı söylesem yalan söylemiş olmam.önümüzdeki 27 yıl burnumu akıtacak bir hastalığa yakalanmak istemiyorum.
şükürler olsun her şekilde mızmızlanmıyorum. başkalarına oranla cok iyi atlatıyorum.. kamyon çarpmışa dönen bir suratım olmadı en azından.
edit.. bugün evden cıkmadığım 16. gün..
huni takmama ramak kaldı.. ameliyat sürecinden sonra maske takmak yasak olduğu için evden çıkmıyorum..
arkadaşlar ameliyat olduktan sonra size yeni burnunuz aşırı takıntı oluyor.. durup, durup aynaya bakıyorum şeklinde bir bozukluk oldu mu diye..
burnumu sert silsem, içime oturuyor..
inşallah bunuda aşacağım..
evden cıkma durumuna gelince yakında huni takmazsam yeridir dostlarım.
son son sooon edit ; arkadaşlarım , burun ameliyatı süresi değilde, “burunun iyileşme süresi” acayip sıkıntılıymış..
neden diyeceksiniz? - özellikle dikişler alınıp, suratınızdaki alçı çıkarıldıktan sonra.. burun kendi haline bırakılıyor.. yani siz artık ameliyatın izlerinin suratınızdan silinmesi için süreç geçirmeye başlıyorsunuz ve ufak ufak normal hayata dönüyorsunuz ama full özen ve dikkatle.. burnunuz henüz oturmadığı için darbelere karşı duyarlı.. darbe almamak için amerikan futbolu kaskı takın gezin..
fakat burun iyileşmeye başladıkça bazı tepkimelere yol açıyor.. korkmayın..
birincisi ; son zamanlarda dehşet burun kaşıntım olmaya başladı.. burun kaşıntısı iyidir, bu yaraların iyileştiği anlamına gelir ama bazen o kadar yüksek dozda oluyor ki iki elimi atıp hatır hutur kaşınmamak için direniyorum.
burnunuz arkadaşlar - doktor mutlaka bilgisini verir, benim doktorum vermişti.- kendi halinde takılıyor. onu ciddiye hiç almayın. ne demek bu? bazen şişiyor, bazen iniyor, bazen kaşınıyor , bazen burun içi kuruyor, bazen üst dudağınız şişiyor( burunla bağlantılı olduğu için) , bazen sivilce basıyor yüzünüzü..
ki bunların hepsinin olacağını yeniden söylüyorum “doktorum söylemişti.”
size söyleyebileyeceğim en önemli şey; sakın obsesyon geliştirmeyin.. burnunuzun asıl şekli 6 aydan sonra ortaya çıkmaya başlayacak.. 6-12 ay arası net ödem gidiyor ve asıl burnunuz ortaya çıkıyor.dolayısıyla maksimum 9 ay’ı doldurmadan burnunuzla ilgili kim ne söylerse söylesin , ciddiye almayın.
özellikle burnunuzdaki orantısız şişliklerden/ ödemlerden kaynaklı burnunuz size yamuk gelebilir - şahsen bana oluyor. bunlar sadece geçici bir süreç..
“aa burnun yamuk olmuş “ diyenlere itibar etmeyin. 1 yılın sonunda gelip görsünler sizi.
bu süreçte doktorunuz asla peşinizi bırakmıyor. sizi rutin kontrollere çağırıyor bir kaç ayda bir ki burunda bir sıkıntı var mı? kontrol edebilmek için.. yani potansiyel bir sıkıntıyı doktor görmeyecekte, dışarıdan bakanlar mı anlayacak?
moralinizi yüksek tutun, derin nefes alın ve ameliyat tarihinizi alın.gerçekten kişiye son derece özel bir süreç.iyisiyle - kötüsüyle yeni bir görünüm elde ediyorsunuz.bence buna değer.
çocukken geçirdiğim kaza yüzünden , son derece yamulttuğum burnum sebebiyle 2 gün sonra olacağım ameliyat’tır. doktorumun söylediğine göre, burun kıkırdağım yanlış kaynamış..bu sebeple standart bir burun ameliyatı olmayacağını kendimi hazırlamam gerektiğini söyledi canım doktorum.
peki süreç nedir? nasıl işliyor?
öncelikle kesinlikle içinize sinen ve güvendiğiniz bir doktorla bu yola çıkmanız lazım.eğer doktorunuza güvenmezseniz kaygınız büyük olabilir ve sonuçtan memnun kalmama şansınız artar.
şahsen bu süreç için istanbul’un en iyi 3 doktorundan birini tercih ettim.çoğu işini inceledim ve kendisi ile görüşmeye gittim..zaten görüşmede vuruldum kendisine..
dünyanın en realist ve dürüst doktoru.. kafama doktorumu kazıdım ve başka doktorla görüşmeye gitmedim bile.
evet doğru sadece bir estetik cerrahına gittim ve ona ameliyat oluyorum.burada güven alışverişi çok önemli.ben kendisine çok güveniyorum, estetik algısına çok güveniyorum.
süreç çok komplike gözüksede değil.doktorunuza karar verip, ameliyat gününü aldıktan sonra covid dönemi olduğu için , psr testi, kan testi yaptırıyorsunuz (hemen hemen 5 tüp kan verdim) ve aneztezi doktoru ile görüşüyorsunuz.
bunun sonucunda sadece gününüzü bekliyorsunuz.
gününüzde hastaneye gidiyorsunuz.damar yolu açılıyor, sakinleştirici ve narkoz veriliyor.sonrası yeni burnunuzla uyanıyorsunuz.
aslında çok büyük cesaret işi çünkü yüzünüzde göze batan ilk organ burun.. bu nedenle gerçekten doktorunuz çok önemli.
süre yaklaştıkça inanılmaz saçma bir durum- duygu bozukluğu ekleniyor üstünüze.aşırı duygusal ve kaygılı olabiliyorsunuz geçireceğiniz operasyonun büyüklüğü yüzünden.. hele testleri yaptırmaya gittiğinizde üzerinize giydiğiniz “ cidden bu oluyor” efekti inanılmaz.
ameliyat’tan bir gece önce ve ameliyat anında ne olacağım bilmiyorum..
isteyen olursa; ameliyat sonrası yaşadıklarımı buraya eklerim fakat şunu unutmamak gerekiyor; her kişinin ameliyatı kendisine özel.. yani birinin acısı ve şişliği çok olabilirken diğeri pırıl pırıl geçirir sürecini..
olumsuz sürec geçirmiş vakaları çok dinlemeyin. bilinçaltınıza yerleşirse, ameliyat sürecini yönetmekte zorlanabilirsiniz..
evet açıkcası uyandığımda hissedeceğim şey için korkuyorum.. daha doğrusu nasıl bir ağrıya uyanacağım , suratım ne durumda olacak? yemek yiyebilecek miyim bilmiyorum.. tek sorun “uyandırıldıktan sonrası” …
ama şunda netiz;
doğru doktor+ iyi güven = güzel sonuç.
edit ; bugün ameliyatı olmamın 5. günü.. sürecim inanılmaz rahat ve kolay geçiyor.sadece şişkinliğim var ve ufak bir renk değişimi oldu göz altlarımda hepsi bu..
gerçekten olacağınız doktor çok önemli arkadaşlar.ameliyat sonrası sürecinizde sizi vezir ya da rezil eden durum bence tam olarak doktorunuzun ameliyat boyunca burnunuza nasıl muamele yaptığı..
iyi bir doktora kesinlikle yaptırmanızı tavsiye ediyorum.. güle oynaya iyileşiyorum resmen.
son edit ; bugün 9. gün.. tertemiz iyileşiyorum sadece tek sıkıntı şu ; ameliyat esnasında yüzünüze ve gözlerinize bir solüsyon sürülüyor sanırım ve o lanet solüsyonla başım belada.. herhalde gözlerimi hiç kaşımadığım kadar kaşıyorum günlerdir.. burun üstündeki alçıya elim değecek, bir şeyler ters gidecek diye aklım çıkıyor.. zaten bana verilen ameliyat sonrası bakım süreci dosyasında bu solüsyonun gözlere alerji yapabildiği yazıyor..
ne gözlerimin kaşıntısı duruyor ne suratımın..
defalarca ıslak mendil ve kolonyalı pamukla temizlememe rağmen cıkmadı..( alçının ıslanmaması için yüzü yıkamak yasak.. sadece silebiliyorsunuz)
ameliyata girecek arkadaşlar buna hazırlıklı olun ve sakın cinnet geçirip tüm suratınızı haşır huşur kaşımayın.
eh bir de ek olarak salisiye başı akan bir burnunuz var.. evde her köşe başı benim peçetelerimle dolu.. burun silmekten bıktığımı söylesem yalan söylemiş olmam.önümüzdeki 27 yıl burnumu akıtacak bir hastalığa yakalanmak istemiyorum.
şükürler olsun her şekilde mızmızlanmıyorum. başkalarına oranla cok iyi atlatıyorum.. kamyon çarpmışa dönen bir suratım olmadı en azından.
edit.. bugün evden cıkmadığım 16. gün..
huni takmama ramak kaldı.. ameliyat sürecinden sonra maske takmak yasak olduğu için evden çıkmıyorum..
arkadaşlar ameliyat olduktan sonra size yeni burnunuz aşırı takıntı oluyor.. durup, durup aynaya bakıyorum şeklinde bir bozukluk oldu mu diye..
burnumu sert silsem, içime oturuyor..
inşallah bunuda aşacağım..
evden cıkma durumuna gelince yakında huni takmazsam yeridir dostlarım.
son son sooon edit ; arkadaşlarım , burun ameliyatı süresi değilde, “burunun iyileşme süresi” acayip sıkıntılıymış..
neden diyeceksiniz? - özellikle dikişler alınıp, suratınızdaki alçı çıkarıldıktan sonra.. burun kendi haline bırakılıyor.. yani siz artık ameliyatın izlerinin suratınızdan silinmesi için süreç geçirmeye başlıyorsunuz ve ufak ufak normal hayata dönüyorsunuz ama full özen ve dikkatle.. burnunuz henüz oturmadığı için darbelere karşı duyarlı.. darbe almamak için amerikan futbolu kaskı takın gezin..
fakat burun iyileşmeye başladıkça bazı tepkimelere yol açıyor.. korkmayın..
birincisi ; son zamanlarda dehşet burun kaşıntım olmaya başladı.. burun kaşıntısı iyidir, bu yaraların iyileştiği anlamına gelir ama bazen o kadar yüksek dozda oluyor ki iki elimi atıp hatır hutur kaşınmamak için direniyorum.
burnunuz arkadaşlar - doktor mutlaka bilgisini verir, benim doktorum vermişti.- kendi halinde takılıyor. onu ciddiye hiç almayın. ne demek bu? bazen şişiyor, bazen iniyor, bazen kaşınıyor , bazen burun içi kuruyor, bazen üst dudağınız şişiyor( burunla bağlantılı olduğu için) , bazen sivilce basıyor yüzünüzü..
ki bunların hepsinin olacağını yeniden söylüyorum “doktorum söylemişti.”
size söyleyebileyeceğim en önemli şey; sakın obsesyon geliştirmeyin.. burnunuzun asıl şekli 6 aydan sonra ortaya çıkmaya başlayacak.. 6-12 ay arası net ödem gidiyor ve asıl burnunuz ortaya çıkıyor.dolayısıyla maksimum 9 ay’ı doldurmadan burnunuzla ilgili kim ne söylerse söylesin , ciddiye almayın.
özellikle burnunuzdaki orantısız şişliklerden/ ödemlerden kaynaklı burnunuz size yamuk gelebilir - şahsen bana oluyor. bunlar sadece geçici bir süreç..
“aa burnun yamuk olmuş “ diyenlere itibar etmeyin. 1 yılın sonunda gelip görsünler sizi.
bu süreçte doktorunuz asla peşinizi bırakmıyor. sizi rutin kontrollere çağırıyor bir kaç ayda bir ki burunda bir sıkıntı var mı? kontrol edebilmek için.. yani potansiyel bir sıkıntıyı doktor görmeyecekte, dışarıdan bakanlar mı anlayacak?
moralinizi yüksek tutun, derin nefes alın ve ameliyat tarihinizi alın.gerçekten kişiye son derece özel bir süreç.iyisiyle - kötüsüyle yeni bir görünüm elde ediyorsunuz.bence buna değer.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi
parasız olduğum gerçeğini tekrar fark etmem
devamını gör...
kıvırcık saç
bakımı, şekil verilmesi zor saçtır. yıkadıktan bir üste sonra bonus olarak gezersiniz. aceleniz varsa çıldırtır. *
devamını gör...
kafa sözlük renk modu güncellemesi
tanım girilemeyen kilitli başlıkların uyarısının sarı renk olmasına sevindim. kırmızı çok batıyodu gözüme, merci.
bundan sonra açık, kapalı gri devam edeceğim güncelleme.
bundan sonra açık, kapalı gri devam edeceğim güncelleme.
devamını gör...
hiçbir yere ve hiç kimseye ait olamamak
canınıza yettiğini ifade eder.
yaşamak, hiç sevmediğin bir konsol oyununu oynamak* gibi
hiç sevmediğin bir yemeği yemeye çalışmak gibi. midemiz kaldırmıyor artık. lokmalar ağzımızda büyükçe büyüyor..
can sağlığı diye avutuyoruz kendimizi... canımız sağ olmasına sağ ama psikolojimiz çok kötü...
hastayız azizim.
yaşamak, hiç sevmediğin bir konsol oyununu oynamak* gibi
hiç sevmediğin bir yemeği yemeye çalışmak gibi. midemiz kaldırmıyor artık. lokmalar ağzımızda büyükçe büyüyor..
can sağlığı diye avutuyoruz kendimizi... canımız sağ olmasına sağ ama psikolojimiz çok kötü...
hastayız azizim.
devamını gör...
z kuşağının sözlüklerin kalitesini düşürmesi
sakin x kuşağı sözlüklerin kalitesini çok arttırıyor.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
tribünlerde yerimizi almış bulunuyoruz.
selamlar*.
selamlar*.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
çözümü elinde değilse düşünmeyi bırak.
devamını gör...
gelecekte olmasıyla mutlu edecek şeyler
yılbaşı biletinin çıkması. yakın gelecek için güzel fantezi .
devamını gör...
seçim paradoksu
insanların seçim özgürlüğünün arttığı oranda, seçimlerinden memnuniyet oranlarının da düştüğünü ortaya koyan bir araştırmadır.
yani insanların seçim yapacakları seçenekler arttıkça, seçmiş oldukları şeyden daha az memnun oluyorlar.
psikologlar mark lepper ve sheena ıyengar bu teoriyi bir süpermarkette denemişlerdir. reçel satacakları bir deneme standı kurarak insanlara bir seferinde 6, diğerinde 24 seçenek sunmuşlardır. deneyin sonunda 6 seçenek sunulan kişilerin yüzde 30'u reçel alırken, 24 seçenek sunulan kişilerin ise yüzde 3'ü reçel satın almıştır.
yani insanların seçim yapacakları seçenekler arttıkça, seçmiş oldukları şeyden daha az memnun oluyorlar.
psikologlar mark lepper ve sheena ıyengar bu teoriyi bir süpermarkette denemişlerdir. reçel satacakları bir deneme standı kurarak insanlara bir seferinde 6, diğerinde 24 seçenek sunmuşlardır. deneyin sonunda 6 seçenek sunulan kişilerin yüzde 30'u reçel alırken, 24 seçenek sunulan kişilerin ise yüzde 3'ü reçel satın almıştır.
devamını gör...
ya kızım beni deli etme ben aradığımda o telefon açılacak diyen erkek
aman aman aman pu pu pu
''oldu paşam. başka bir emriniz var mı?'' şeklinde karşılık verilmesi gerekilir.
''oldu paşam. başka bir emriniz var mı?'' şeklinde karşılık verilmesi gerekilir.
devamını gör...
meslek ve soyadı uyumu
agah* aydın
(böyle bir çağda-ülkede fikirleriyle aydınlatan filozof için gayet ahenkli bence.)
ihsan eliaçık da benzer şekilde, bilhassa soyadıyla.
(böyle bir çağda-ülkede fikirleriyle aydınlatan filozof için gayet ahenkli bence.)
ihsan eliaçık da benzer şekilde, bilhassa soyadıyla.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
devamını gör...
13 şubat 2021 japonya depremi
bildiğim kadarıyla japonya'da yılda 1000'den fazla 7 üzeri büyük deprem oluyordu.
pek de önemli değil yaa.*
gerçi bizim burda olsaydı hiç düşünemiyorum.
(bkz: 21'inci yüzyılda istanbul'da gerçekleşecek büyük istanbul depremi)
pek de önemli değil yaa.*
gerçi bizim burda olsaydı hiç düşünemiyorum.
(bkz: 21'inci yüzyılda istanbul'da gerçekleşecek büyük istanbul depremi)
devamını gör...

