(bkz: barney stinson) lütfen iko duy sesimizi. karması hiç önemli değil, yap şöyle afili bir şey alalım yahu.*
devamını gör...

glutensiz beslenme sadece doktor tavsiyesi ile gerekli görüldüğü durumlarda uygulanıyor. öyle kafamıza göre gluten zararlıymış bırakayım demekle olmuyor. zira glutensiz diyet buğday ve türevlerini içermediği için beslenmenize onun yerini tutacak başka karbonhidrat koymazsanız ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşabilirsiniz. karbonhidrat en temel besinlerimizden biri. karbonhidrat tüketmeyenler kemiklerini tüketiyor derler. eğer beslenmede karbonhidrat yoksa vücut kemiklere depoladığını tüketmeye başlar. aman diyim kafanıza göre beslenme biçiminizi değiştirmeyin. şimdi gelelim tarifelere. bende gluten alerjisi olduğu için glutensiz beslenmeye çalışıyorum. interneten bulduğum tariflerden deneme yanılma yöntemiyle en ideal haline dönüştürdüğüm bir kaç tarif paylaşmak isterim.
fasülye keki
3 yumurta
2 su bardağı haşlanmış kuru fasulye
1, 5 su bardağı şeker
4 yemek kaşığı glutensiz un
1 kabartma tozu
haşlanmış fasülyelerin kabuğunu soyup blender ile pürüsüz olana kadar çekiyoruz. ayrı bir kapta yumurta ve şekeri çırpıyoruz. daha sonra tüm malzemeleri birleştiriyoruz. fasülyenin kokusunu yok etmek için ise isteğe bağlı tarçın ve ceviz, kakao ve eritilmiş çikolata, portakal rendesi ve suyu kombinasyonlarından birini ekleyebilirsiniz. bunları eklemeseniz de çok az bir fasülye kokusu geliyor. kek hamuru hazır olunca önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında kürdanla kontrol ederek pişiriyoruz.
kekimizin piştikten sonraki hali:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

mısır ekmeği
2 yumurta
yarım çay bardağı sıvıyağ
bir çay bardağı yoğurt
bir tatlı kaşığı tuz
bir paket glutensiz kabartma tozu
bir buçuk su bardağı glutensiz mısır unu
yarım su bardağı glutensiz un
yumurtaları çırptıktan sonra yağ ve yoğurt eklenip iyice harmanlanır. daha sonra un, tuz ve kabartma tozu azar azar eklenir. ben muffin kapılarında pişirdim daha rahat oluyor. önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında kürdanla kontrol ederek pişiriyoruz.
ekmeğimizin piştikten sonraki görüntüsü:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

son yıllarda daha çok kabul edilmeleri gerekirken, şu sıralar daha bir ötekileştirilmeye çalışılan topluluk.

onlar arasında arkadaşlarım var ve bilinçli güzel insanlar.

umarım ülke olarak bir gün bizde bu bilince sahip oluruz.
devamını gör...

kendisini tanımadığım fakat paylaşımları ile içimizi ısıtan , sözlükte nickaltı girmek istediğim ikinci yazar. paylaşımlarını kesmemesi dilekleriyle...
devamını gör...

yahu paskalyayı, noeli, lezbiyenler gününü kutlayanlar türkçülük gününe sıra gelince türkçülerin aksine faşist kesiliyorlar. bu ne yüce ironidir. kardeşim türkçülük ırkçılık değildir, milli ve manevi değerlerine sahip çıkarak milletini yükseltmek amacı taşımaktadır. nihal atsız'ında dediği gibi türkçülük yükselmek için değil yükseltmek içindir. rica ediyorum şu faşist, ırkçı, kafatasçı laflarını bir unutun da asıl gayeye sahip çıkın. tebrik ederim mansur başkan kim olduğunu hangi makam ve mevkide olsan da unutmadığın için, memlekete omurgalı adamlar lazım, vesselam.
devamını gör...

yapay zekaların bizim yerimize düşünmesi ve karar vermesiyle çok uzakta değiliz hissi oluşturan distopik bir tür.

ayrıca bu film bana "akıllı düşününceye kadar deli oğlunu everir" atasözünü de hatırlattı.
demek ki öngörülebilir ve olasılık dahilinde.
çok komik ve rahatsız edici sahneleri de bol bol mevcut. bir sahnede kahkaha atarken bir yandan da bu kadar da olmaz artık diyebilirsiniz.
devamını gör...

40 yaş üstünün yaptığı eylem.
yaza yaza derdimi anlatamıyorum.*
devamını gör...

(bkz: oraya gelirsem kırarım belini antilop)
şakası bir yana, elitiz demeyelim de, belirli bir seviyedeyiz çok şükür diyelim *
devamını gör...

oyunun ilk sahnelendiği zamanlarda(1964-65) haldun taner'in bu yeni türüne ''tokat tiyatrosu'' diyenler olmuş. bu tokadın cezalandırmak için değil, gözlerinizi açın deyip hafifçe savrulurcasına atılan bir tokat olduğunu düşünüyorum. acıtmıyor, düşündürüyor. o dönem türkiye'sine, 4-5 yılda iktidar değiştirip halkın kısıtlanmasına, bazı kelimelerin mimlenmesine, kitapların yasaklanmasına şahitlik ediyoruz. tabi bunu vicdani ve efruz'un yaşadıklarına tanık olarak yapıyoruz.

efruz tam ‘’her şeyi ben bilirim’’ havasında olan, güçsüzü ezen, insanların hakkını yiyen, türlü dolaplar çeviren, yalanlar söyleyen ama her seferinde işleri yolunda giden günümüz tiplerinden biri. vicdani ise onun tam tersi bir karakter, büyüklerinin sözünden bunaltacak derecede çıkmayan, bakış açısı ''her şeyin iyisini büyükler, patronlar, iktidar bilir'' olan, insanları seven ama sevilmeyen, saygı gösterip saygı göremeyen biri. ona üzülmekten kendimi alamadım fakat aynı zamanda bu iki tipin de günümüz insanlarından iki kişi, karakter olması sinirlendirdi beni. efruz'a ve onun gibilere sinirlendim, dürüst olanın kaybetmesine sinirlendim, hatta vicdaniye bile sinirlendim, gözlerini kapatıp vazifesini yaptığı için. oysa, gözlerini açıp vazifesini yapmalıydı..
devamını gör...

yanlış zamanda gelen doğru insan sızı olur,
doğru zamanda gelen yanlış insan ise hata, pişmanlık, tecrübe olur. yani bence.

insan pişmanlıkları ile yaşıyor genelde lakin sızı olarak kalmış, "devamı olabilse hayat nasıl olurdu?" sorusu ile yaşamak zordur. ukdeniz olur atamazsınız bir yere.

sözün özü, ikisi de kötüdür ama bir ukde ile yaşamak zannımca bir pişmanlık ile yaşamaktan daha zordur.
devamını gör...

"hiç kimsenin, yağmurun bile böyle küçük elleri yoktur" sözündeki erkektir. dolmamış çilesi vardır resmen kız kış günü elini kendi elinin içine alıp ısıtır ki bu işin iyi yanı, kötü yanını söylemek bile istemiyorum. arkadaşa sormam lazım.
devamını gör...

"ne zaman kalkılacaktı acaba?"
çocukluğun güzel sorusu. ev ahalisi henüz uyanmamıştır, çocuksa güneşin doğuşuyla beraber ayaktadır ve çoktan neşe içinde zıplamaya başlamıştır. siz uyanın diye yapmadığını bırakmaz hatta kimileri size oyuncak fincanında hayali kahve ikram eder ve akıllarda tek bir soru vardır "ne zaman kalkılacak?". ancak yıllar geçmiştir ve siz çocukken heyecanla ama biraz da sıkkın bir biçimde sorduğunuz bu soruyu çoktan unutmuşsunuzdur. kendinizi "çok erken değil mi?", "biraz daha uyusa, ben de uyusam" diye düşünürken bulursunuz ama iş işten geçmiştir.

bu soruyu bana hatırlatansa romain rolland'ın jean christophe'udur. canı o kadar gülmek ve kıpırdamak istediği halde onu susturmuşlardır. bu cümleyi sabah aşağı yukarı bahsi geçen saatlerde okudum ve yazarın çocukluğumda sıkça sorduğum bu soruyu bulup çıkarması kendisine ve kitabına inancımı artırdı.
devamını gör...

bunlarla iletişime bile girmeyiniz bırakın da kendilerine kaba davransınlar, dünya kaba insanlarla güzelleşemez.onları el birliği ile dışlayalım.kibar insanları baş tacı edelim.
devamını gör...

30 seneye yakındır ilgilendiğim bilim dalıdır.
halâ aynı şevk ile ilgileniyorum.
yazarımız için de başarılar diliyorum.
devamını gör...

hain cehape.

bizden önce yoktu biz yaptık.

içişleri bakanımın yanındayım.

şahlandık uçuyoruz dünyada birinciyiz falan filan.

maşallah barekallah ve kapanış.
devamını gör...

virüs az bile başımıza taş yağsa dedirten hadise. hem sapıksın hem de çocuğunun önünde yapıyorsun. sapık herif 23 yıl 9 ay ceza almış ama yeter mi? asla.

--- alıntı ---

istanbul gaziosmanpaşa'da mert al (29) isimli sapık, evine temizliğe gelen kadına çocuğunun gözlerinin önünde tecavüz etti. kadının şikayetçi olduğu sapık mert al, mahkeme tarafından 23 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı.

--- alıntı ---

kaynak: www.tv100.com/temizlige-gel...
devamını gör...

aile içi psikolojik ve fiziksel şiddet, birbirini dinlememek ve anlamamak, kıskançlık, maddi ve manevi sıkıntılar örnek olarak gösterilebilir.
devamını gör...

ne desin mahmut mu desin?*
bazen bazı kavramların suyunu çıkarıyoruz sanki sizce de öyle değil mi?
sevgilime sevgilim, anneme annem, babama babam, kayıncoma kayıncom, asker arkadaşıma asker arkadaşım derim, ne diyim ?
devamını gör...

halk ozanı fular takarmış
ince ince tanım yazarmış
entel demeye ne hacet
alnımızı karışlarmış
devamını gör...

günaydın sözlük,
bugün seni biraz keyifsiz gördüm. bu akışın hali ne böyle; ölüm, aldatan sevgili, insanı yoran şeyler .. olmuyor sözlük, olmuyor. bugün de uyandık, şükür. her şeye rağmen derin bir nefes alıyoruz, sevdiğimiz şeyleri düşünüyoruz ve güne başlıyoruz.
ben yaralı kurt, sen kınalı kuzu
biraz cilve aşkın biberi tuzu
sanki biraz naz ediyorsun amma
senin bana gönlün var gibi, gibi *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim