çaylak olduğu halde tanım girmek
bir sözlükte yazar olmayı ego kasma meselesi yapan insanların olduğunu gösteren başlıktır. tanım girmeyip de ne yapalım? gidip bir köşede ağlayalım mı anlamadım.
devamını gör...
köylü yazardan ironiler
sıcacık samimi yazarımııız. çiçeklere benzemiyor mu sizce de? bana hep çiçekleri hatırlatıyor, en renkli en canlı olanlarından..

varlığıyla mutlu olduğum, güvende hissettiğim bir insandır ayrıca. mümkünse hep aramızda olsundur. sağlıklı ve mutlu günler dilerim*
sevgi ve saygılarımla..

varlığıyla mutlu olduğum, güvende hissettiğim bir insandır ayrıca. mümkünse hep aramızda olsundur. sağlıklı ve mutlu günler dilerim*
sevgi ve saygılarımla..
devamını gör...
teletext
internetin yaygınlaşmasıyla birlikte unutulmaya yüz tutan televizyon uygulaması.
haberler, yayın akışı, maç sonuçları, gelecek hafta fikstürü, hatta 3 lig.
haberler, yayın akışı, maç sonuçları, gelecek hafta fikstürü, hatta 3 lig.
devamını gör...
tadı hayal kırıklığına uğratan yiyecekler
sushi ve türevleri. denemediğim roll, sashimi, nigiri, maki kalmadı. sağda solda bunun için ölüp, bayılanları görünce kendimi garip hissediyorum. yeni tatlara çok açık bir insanım, sushi insanı değilim sadece.
devamını gör...
yazarlara göre uzaktan eğitim
eğitimle uzaktan yakından alakası yoktur.
devamını gör...
ülkenin en önemli üç sorunu
sorun olmayan bir şey kaldı mı?
devamını gör...
kızılötesi
görünür ışıktan daha uzun dalga boylu bir elektromanyetik dalga türü. infrared olarak da bilinir. kablosuz teknolojilerde, gece görüş kameralarında, astronomide ve daha birçok alanda kullanılır.
devamını gör...
yarınki hava durumuna bakmayan tip
durduk yere tip olduğumu öğrendiğim başlıktır. ekstrem durumlar dışında hava durumuna hiç bakmam. eskiden babamla haberleri izler ardından hava durumuna bakar duruma göre vah vahlardık... (eğer yağış varsa kar falan yağacaksa. ben diğer çocukların aksine karı soğuğu hiç sevmezdim hala sevmiyorum. ayrıca kış bebeğiyim belki de çok üşütmüştür ebecim beni kim bilir? ebem, - anamın en yakın arkadaşı- gönül teyzeye buradan çok selam eder ellerinden öperim. ) şimdi ne havadan sudan haberleri merak ediyorum ne de havayı suyu. sabah kalkınca balkona çıkıyor etrafa bir bakınıyor ondan sonra sokağa çıkıyorum daha hiç hezimmete uğratılmadım canım hava tarafından. bu arada herkeslere donsuz geceler sısısıhh. ersin imer - donsuz geceler sözünün ait olduğu spiker- abim yerinde güzel uyu. kıymetini bilemedik. saygılar.
devamını gör...
çocuk pornosu
çocuk ile p*rno kelimesi yan yana bile gelemez. ge le mez. böyle bir şeyi internette aratan, izleyen izleten herkes rezildir, aşağılıktır.
devamını gör...
bir ateistin iyilik yapmasının nedeni
en güzel iyilik hiçbir karşılık beklemeden yapılan iyiliktir, daha güzel hissettiren çok az şey var.
devamını gör...
manas destanı gibi tanım giren sözlük yazarı
ben üç cümle yazsam ikinci cümlede kafam karışıyor ne yazdığımı unutuyorum. yazdığım uzun tanımlarda dikkat edilirse özne yüklem hep birbirine karışır. tebrik ediyorum o yüzden vallahi.
devamını gör...
mareşal fevzi çakmak
orsalesta anafor ukdesi.
osmanlı imparatorluğu subayı, paşası, türkiye cumhuriyeti devletinin ilk ve en uzun süre görev yapmış genel kurmay başkanı, mustafa kemal atatürk'ten sonra türkiye cumhuriyeti'nin 2. ve son mareşal rütbesindeki subayı.
kendisi 1876 istanbul doğumludur. babası da albay rütbesinde bir subaydır. kuleli askeri lisesi ve harbiye ya da günümüz adıyla kara harp okulu öğreniminin ardından piyade teğmen olarak osmanlı ordusunda göreve başlamıştır. 2 yıllık görevinin ardından mekteb-i erkan-i harbiye ya da günümüz adıyla harp akademisi eğitimine katılarak kurmay sınıfı yüzbaşı* rütbesi ile mezun olmuştur.
sırp ve arnavut çetelere karşı balkanlarda mücadelelerde görevlendirilmiş, başarıları nedeniyle erken terfiler alarak kısa sürede albay rütbesine yükselmiştir.
2. balkan savaşı'nın sonunda tuğgeneral* olmuştur.
1.dünya savaşı'nda kolorodu komutanı olarak çanakkale ve kafkas cephelerinde savaşmış, savaşın sonunda korgeneral olmuştur.
mondros mütarekesi'nin ardından erkan-ı harbiye reisliği'ne yani bugünki genel kurmay başkanlığı'na atanmış, ardından da harbiye nazırlığı yani bugünki adıyla milli savunma bakanlığı görevlerini yürütmüştür.
istanbul'un itilaf devletlerinin resmen işgalinin ardından görevlerini bırakarak anadolu'ya geçmeye karar vererek ankara'ya ulaşmış ve mustafa kemal atatürk tarafından törenle karşılaşmıştır.
1.dönem tbmm'ye vekil olarak katılmasının ardından istanbul hükümeti tarafından rütbeleri ve nişanları alınarak hakkında yakalama ve idam kararları çıkarılmıştır.
tbmm tarafından, kurtuluş savaşı'nda milli savunma bakanı olarak görevlendirilmiştir.*
kütahya-eskişehir muharebeleri'nde garp cephesi ordusu'nun yenilmesinin ardından genel kurmay başkanı ismet inönü görevinden azledilerek, bu göreve getirilmiş ve kurtuluş savaşı'nın askeri komutasını almış ve tbmm kararı ile orgeneral olmuştur.
sakarya meydan muharebesi'nde mustafa kemal atatürk ile birlikte komuta etmiş, büyük tarruz'un askeri planlarını hazırlamıştır.
kurtuluş savaşı'nda komuta ettiği meydan muharebelerindeki başarılarından ötürü, başkomutan mustafa kemal atatürk'ün tbmm'ye sunduğu öneri ile mareşal olmuştur.
savaşın ardından genel kurmay başkanlığı'nın kaldırılması nedeniyle milletvekilliğine dönmüştür. genel kurmay başkanlığı'nın tekrar ihdas edilmesi üzerine vekillik görevinden vazgeçerek askerlik görevine geri dönmüş ve genel kurmay başkanı olarak görev yapmıştır.
kurtuluş savaşı süreci dahil olmak üzere toplam 23 sene genel kurmay başkanı olarak görev yapmasının ardından, o dönem çıkarılan yasa ile yaş haddinden emekli edilmiştir.
ankara'da genel kurmay başkanlığı bahçesinde yer alan bir adet at heykeli vardır. o heykelin olduğu yer mareşal fevzi çakmak'ın atını bağladığı yerdir. onun anısına at heykeli yapılmıştır.
osmanlı imparatorluğu subayı, paşası, türkiye cumhuriyeti devletinin ilk ve en uzun süre görev yapmış genel kurmay başkanı, mustafa kemal atatürk'ten sonra türkiye cumhuriyeti'nin 2. ve son mareşal rütbesindeki subayı.
kendisi 1876 istanbul doğumludur. babası da albay rütbesinde bir subaydır. kuleli askeri lisesi ve harbiye ya da günümüz adıyla kara harp okulu öğreniminin ardından piyade teğmen olarak osmanlı ordusunda göreve başlamıştır. 2 yıllık görevinin ardından mekteb-i erkan-i harbiye ya da günümüz adıyla harp akademisi eğitimine katılarak kurmay sınıfı yüzbaşı* rütbesi ile mezun olmuştur.
sırp ve arnavut çetelere karşı balkanlarda mücadelelerde görevlendirilmiş, başarıları nedeniyle erken terfiler alarak kısa sürede albay rütbesine yükselmiştir.
2. balkan savaşı'nın sonunda tuğgeneral* olmuştur.
1.dünya savaşı'nda kolorodu komutanı olarak çanakkale ve kafkas cephelerinde savaşmış, savaşın sonunda korgeneral olmuştur.
mondros mütarekesi'nin ardından erkan-ı harbiye reisliği'ne yani bugünki genel kurmay başkanlığı'na atanmış, ardından da harbiye nazırlığı yani bugünki adıyla milli savunma bakanlığı görevlerini yürütmüştür.
istanbul'un itilaf devletlerinin resmen işgalinin ardından görevlerini bırakarak anadolu'ya geçmeye karar vererek ankara'ya ulaşmış ve mustafa kemal atatürk tarafından törenle karşılaşmıştır.
1.dönem tbmm'ye vekil olarak katılmasının ardından istanbul hükümeti tarafından rütbeleri ve nişanları alınarak hakkında yakalama ve idam kararları çıkarılmıştır.
tbmm tarafından, kurtuluş savaşı'nda milli savunma bakanı olarak görevlendirilmiştir.*
kütahya-eskişehir muharebeleri'nde garp cephesi ordusu'nun yenilmesinin ardından genel kurmay başkanı ismet inönü görevinden azledilerek, bu göreve getirilmiş ve kurtuluş savaşı'nın askeri komutasını almış ve tbmm kararı ile orgeneral olmuştur.
sakarya meydan muharebesi'nde mustafa kemal atatürk ile birlikte komuta etmiş, büyük tarruz'un askeri planlarını hazırlamıştır.
kurtuluş savaşı'nda komuta ettiği meydan muharebelerindeki başarılarından ötürü, başkomutan mustafa kemal atatürk'ün tbmm'ye sunduğu öneri ile mareşal olmuştur.
savaşın ardından genel kurmay başkanlığı'nın kaldırılması nedeniyle milletvekilliğine dönmüştür. genel kurmay başkanlığı'nın tekrar ihdas edilmesi üzerine vekillik görevinden vazgeçerek askerlik görevine geri dönmüş ve genel kurmay başkanı olarak görev yapmıştır.
kurtuluş savaşı süreci dahil olmak üzere toplam 23 sene genel kurmay başkanı olarak görev yapmasının ardından, o dönem çıkarılan yasa ile yaş haddinden emekli edilmiştir.
ankara'da genel kurmay başkanlığı bahçesinde yer alan bir adet at heykeli vardır. o heykelin olduğu yer mareşal fevzi çakmak'ın atını bağladığı yerdir. onun anısına at heykeli yapılmıştır.
devamını gör...
süleyman soylu'ya sorulması gereken sorular
- mülteciler neden bu kadar elini kolunu sallayarak girebiliyor?
- mülteciler neden sadece erkek? aileleri neden yok?
- mülteciler karşılığında avrupa'dan kaç tl alındı?
- böylesine gür ve bakımlı saçlarını neye borçlusunuz?
- mülteciler neden sadece erkek? aileleri neden yok?
- mülteciler karşılığında avrupa'dan kaç tl alındı?
- böylesine gür ve bakımlı saçlarını neye borçlusunuz?
devamını gör...
rehberde babayı kaydetme şekli
sadece numara.
devamını gör...
röyksopp
zamanında şöyle bir işe imza atmış olan.
devamını gör...
köy denilince akla gelenler
hayatın zorluğu gelir. sabahları şafak öğlene kadar, öğleden sonra da güneş batana kadar gidilen tarlalar. hayvanların yemi, suyu, temizliği. elektrik kesintileri. ayda yılda bir gelen seyyar satıcılar gelir.
öte yandan hayat hamurunda yoğrulmuş insanların merhameti, sevecenliği, yardımseverliği gelir. tertemiz havalar, samimi sohbetler, yazın yüzülen mis gibi dere gelir..
öte yandan hayat hamurunda yoğrulmuş insanların merhameti, sevecenliği, yardımseverliği gelir. tertemiz havalar, samimi sohbetler, yazın yüzülen mis gibi dere gelir..
devamını gör...
elin iyisi
eve hayrı olmayan, dışarıya iyi olan anlamına gelen bir anadolu deyişi.
yılmaz erdoğan'ın sen hiç ateş böceği gördün mü filmindeki babayı nitelerken, kullandığı deyiş.
yurdumda sıklıkla rastlanan, babaların hali.
yılmaz erdoğan'ın sen hiç ateş böceği gördün mü filmindeki babayı nitelerken, kullandığı deyiş.
yurdumda sıklıkla rastlanan, babaların hali.
devamını gör...
aşık veysel şatıroğlu
bugün ölümünün 48. yılı.
"..dünyaya geldiğim anda yürüdüm aynı zamanda,iki kapılı bir handa gidiyorum gündüz gece.."
yetmiş yıl karanlık bir dünyada yaşadı .dünya gözüyle göremediklerini gönül gözüyle gördü. çalıp söyledikleriyle çevresine ışık saçtı.
"bir gün veysel, bir köy kahvesinde yine sazını almış türkü söylerken kahvedekilerden biri veysel’e sorar:- veysel emmi, diğer aşıklar sazın sapında dolaşıyorken sen neden tek bir yere basıp türkünü söylüyorsun ?akabinde veysel cevabı yapıştırır:
- onlar benim bulduğum yeri arıyorlar da onun için her yere basıyorlar. ben doğru yeri bulduğum için aynı yere basıyorum."
"..dünyaya geldiğim anda yürüdüm aynı zamanda,iki kapılı bir handa gidiyorum gündüz gece.."
yetmiş yıl karanlık bir dünyada yaşadı .dünya gözüyle göremediklerini gönül gözüyle gördü. çalıp söyledikleriyle çevresine ışık saçtı.
"bir gün veysel, bir köy kahvesinde yine sazını almış türkü söylerken kahvedekilerden biri veysel’e sorar:- veysel emmi, diğer aşıklar sazın sapında dolaşıyorken sen neden tek bir yere basıp türkünü söylüyorsun ?akabinde veysel cevabı yapıştırır:
- onlar benim bulduğum yeri arıyorlar da onun için her yere basıyorlar. ben doğru yeri bulduğum için aynı yere basıyorum."
devamını gör...
normal sözlük'te görülen inanılmaz çifte standart
başlık sahibi yazarın haklı olduğu bir kaç husus var fakat kendisinin tutumu oldukça kaba görünüyor. öncelikle, moderatörlerin tamamının henüz yeterli tecrübeye sahip olmama gibi bir durumu var ve bazen olumsuz durumlar gerçekleşebiliyor ama başlık sahibi yazar da tam olarak masum sayılmaz. sözlük elinden geldiğince özgürlük alanı tanımaya çalışıyor diye düşünüyorum ve kitap başlıkları konusuna gelirsek eğer tamamen algı oluşturmaya yönelik bir söylem çünkü kitap başlıkları içeriği fark etmeksizin düzenli olarak öne çıkarılıyor, muhtemelen belirli bir düzeni vardır. her kesimden insanı tolore edebilecek bir oluşum ne yazık ki yok çünkü illa ki çatışmalar olacaktır ve sözlük yönetimi bu kavga ve karmaşa ortamına mümkün oldukça izin vermemeye yönelik adımlar atıyor. haksız yere sansüre uğrayan başlıklar hususunda başka yazarların şikayetlerini de düşünerek doğruluk payı olma ihtimali olabilir diyebilirim fakat başlık sahibi yazarın başlığı silindiğinde sözlük pek bir şey kaybetmemiş gibi. en azından kaliteli bir troll olmasını diliyor insan. ayrıca kadın olmak neden yazarlara ekstra bir ayrıcalık tanıyor anlayamadım, ne saçma bir ifade biçimi bu. bir kadın cinsiyetinden bağımsız olarak düşünceleri ve söylemleri ile öne çıkamaz mı yani? uzaklaştırma alma sebebi de muhtemelen üst üste benzer ve troll içerikte başlık açması olabilir, çok şikayet alıyor böyle başlıklar.
t: haklı olduğu bazı konuları berbat bir şekilde dile getirdiği için tamamen haksız duruma düşen yazar beyanı.
t: haklı olduğu bazı konuları berbat bir şekilde dile getirdiği için tamamen haksız duruma düşen yazar beyanı.
devamını gör...
