yılmaz erdoğan şiirleri
aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde
el tutmak yol açıyor diye hesapsız
susmalara kaldırdık tüm tutuşmaları
yasak kelime oyunu yapmak
yalan söylemek mecburi ve serbest ayyuka çıkmak
artık yağmur sonraları toprak kokmak yok
tomurcuklanmak günah
ve bir insan gözü yüzünden 100 gün ardarda uyumamak
kimse ölmesin diye
kimsenin aklında her sevdalı verdiği sözü geri alacak
güneşi ayı ve hatta hiç bir tabiat olayı
şahit gösterilmeyecek hiç bir sevdaya
ne deniyorsa onu atacak kalp
ve süresi24 saate çıkarılacak meskun mahallerde ağlamanın.
el tutmak yol açıyor diye hesapsız
susmalara kaldırdık tüm tutuşmaları
yasak kelime oyunu yapmak
yalan söylemek mecburi ve serbest ayyuka çıkmak
artık yağmur sonraları toprak kokmak yok
tomurcuklanmak günah
ve bir insan gözü yüzünden 100 gün ardarda uyumamak
kimse ölmesin diye
kimsenin aklında her sevdalı verdiği sözü geri alacak
güneşi ayı ve hatta hiç bir tabiat olayı
şahit gösterilmeyecek hiç bir sevdaya
ne deniyorsa onu atacak kalp
ve süresi24 saate çıkarılacak meskun mahallerde ağlamanın.
devamını gör...
hernani
21 (ya da 23) şubat 1830 tarihinde ilk kez perdelenmiş victor hugo oynu.
oynanacağı oda hugo'nun hem hayranları hem de düşmanları tarafından dolu imiş o gün. klasikler denen ve hugo'yu sevmeyen grup; onun cromwell oynunda da belirttiği şekilde tiyatroya getirdiği yeni kuralları reddetmekteydi. jean racine zamanlarının en önemli kuralı zaman-yer-hareket birliği yıkılmış ve yerini hayal gücüne, duyguya, hürriyete bırakmıştı.
birbirlerini dikkatle takip eden, izleyen, süzen seyirciler karşısındaki kişinin yeni akımı destekleyen biri mi yoksa ona karşı çıkan biri mi olduğunu anlamaya çalışıyormuş. perde açıldıktan sonra ilk anda alanı dolduran ''aaa!'' haykırışı adeta sahnenin barok dekoruna karşı hissedilen duygusunu ifade ediyordu.
ilk sahneler iki taraf için de olaysız ve sakin geçti. klasik tutumcuların bazı sahnelere gülmesi ve romantiklerin bunları susturmaya çalışmaları duyuluyordu sadece.
fakat beşinci perde... don ruy gomez de silva borusuna üfleyince klasiklerden sesler yükselmeye başladı. sahnenin saçmalığından, verdikleri paradan yakınan klasiklere, romantikler karşılık verdi. ağız tartışmaları yerini ev kavgalarına bıraktı ve olaylar gazete sayfalarına yansıyarak devam etti.
oynanacağı oda hugo'nun hem hayranları hem de düşmanları tarafından dolu imiş o gün. klasikler denen ve hugo'yu sevmeyen grup; onun cromwell oynunda da belirttiği şekilde tiyatroya getirdiği yeni kuralları reddetmekteydi. jean racine zamanlarının en önemli kuralı zaman-yer-hareket birliği yıkılmış ve yerini hayal gücüne, duyguya, hürriyete bırakmıştı.
birbirlerini dikkatle takip eden, izleyen, süzen seyirciler karşısındaki kişinin yeni akımı destekleyen biri mi yoksa ona karşı çıkan biri mi olduğunu anlamaya çalışıyormuş. perde açıldıktan sonra ilk anda alanı dolduran ''aaa!'' haykırışı adeta sahnenin barok dekoruna karşı hissedilen duygusunu ifade ediyordu.
ilk sahneler iki taraf için de olaysız ve sakin geçti. klasik tutumcuların bazı sahnelere gülmesi ve romantiklerin bunları susturmaya çalışmaları duyuluyordu sadece.
fakat beşinci perde... don ruy gomez de silva borusuna üfleyince klasiklerden sesler yükselmeye başladı. sahnenin saçmalığından, verdikleri paradan yakınan klasiklere, romantikler karşılık verdi. ağız tartışmaları yerini ev kavgalarına bıraktı ve olaylar gazete sayfalarına yansıyarak devam etti.
devamını gör...
normal sözlük'teki binlerce yazar nerede sorunsalı
27 bin küsür çaylak ve yazar toplamı var. nerde bunlar?
devamını gör...
geceye bir sanat eseri bırak

antonio canova tarafından yapılmış amore e psiche isimli mermer heykel.(1793) canova eserde uyku halindeki psyche’nin, kocası cupid'in öpücüğü ile uyanışını tasvir etmiştir. eser louvre müzesi'nde sergilenmektedir.
devamını gör...
geceye az bilinen bir şarkı bırak
tabii biliniyordur illaki ama bizim yaş grubu pek bilmez diye düşünüyorum. şöyle buyrun:
devamını gör...
konya akşehir’de yapılan müthiş nasreddin hoca heykeli
kesin afrikalı , siyahi erkekleri kıskandıran bir saaanat çalışması olmuş.
devamını gör...
kalıplaşmış öğretmen cümleleri
devamını gör...
fakir olmanın bateri çalmak için bir engel olmaması
engel tabiiki, engel ama engelleri aşanlar var, iyi şartlarda yetenekleri ortaya çıkanlar ne olacak..
peki ya oldurmaya çalışırken geçen zaman, emek...
bir şey istiyorsun, imkan yok, önce imkana nasıl ulaşacağını bul, imkanı da sen yarat, yapmak istediğin şeye giden yolu inşa et, yolu da sen yap, sonra o yola gir et, imkanları sağladıktan sonra, sabırla sıcak tuttuğun hevesini yaşa... herşeyi halletmek için yorulup üzüldükten sonra...
bir çocuğa verecek hiçbir şeyi olmayanlar, ne kadar da çok çocuk yapıyor ya,
bir konu bu kadar mı gerçeğiyle tezat olur..
inanılır gibi değil...
peki ya oldurmaya çalışırken geçen zaman, emek...
bir şey istiyorsun, imkan yok, önce imkana nasıl ulaşacağını bul, imkanı da sen yarat, yapmak istediğin şeye giden yolu inşa et, yolu da sen yap, sonra o yola gir et, imkanları sağladıktan sonra, sabırla sıcak tuttuğun hevesini yaşa... herşeyi halletmek için yorulup üzüldükten sonra...
bir çocuğa verecek hiçbir şeyi olmayanlar, ne kadar da çok çocuk yapıyor ya,
bir konu bu kadar mı gerçeğiyle tezat olur..
inanılır gibi değil...
devamını gör...
noktalama işaretlerinden önce boşluk koymak
boşluğun noktalama işaretinden sonra koyulduğunu bilmeyenlerin gerçekleştirdiği eylem.
devamını gör...
mutlu olmak zorunda mıyız sorunsalı
mutluluk sürekli devam edecek bir ruh hali değildir. böyle sanarak ruh dünyamızı sık sık “yahu ben neden mutlu değilim” diyerek darlamak daha çok mutsuzluğa sebebiyet verir. mutluluk anlardadır.
devamını gör...
yoksul kadına abla zengin kadına hanımefendi biçiminde hitap edilmesi
aşağılık kompleksi ile yaşamayı kanıksamış insan artıklarının gerçekleştirmeye bayıldıkları durum.ayrımcılık her yerde ne yazık ki.
devamını gör...
hayatında bir günü her gün yeniden yaşamaya mahkum olsan bu ne olurdu
doğduğum günü yeniden yaşamak isterdim. böylece hiç ölmezdim.
(bkz: hayatın bug'ını bulmak)
edit: soruyu anlamayanlar olmuş, hayatınızda daha öncesinde yaşadığınız bir günü bundan sonra kalan her gününüzde birebir yaşamak isteseydiniz bu ne olurdu diye sorayım yeniden.
(bkz: hayatın bug'ını bulmak)
edit: soruyu anlamayanlar olmuş, hayatınızda daha öncesinde yaşadığınız bir günü bundan sonra kalan her gününüzde birebir yaşamak isteseydiniz bu ne olurdu diye sorayım yeniden.
devamını gör...
ben seni bir ömür beklerim aşkım
genç yaşlarda söylenimi yaygın, uygulamada nadir görülen söz öbeğidir, klişe jargonlardan pek bir meşhur olanıdır.
devamını gör...
kendini yetersiz hissetmek
öz bilinci yerinde, öz eleştiri yapabilen nitelikli insan düşüncesi. insanlar böyle düşüne düşüne geliştirir kendini, yeterli sıfatını hak etmek için çabalarlar.
devamını gör...
mabel matiz
devamını gör...
mutlu eden basit şeyler
ertesi gün erken kalkmayacağını bilmek. gönül rahatlığıyla geç saatlere kadar uyanık kalınabilir.
devamını gör...
olympics kill the poor
dünyanın her yanındaki olimpiyat karşıtlarının kullandığı slogandır.

olimpiyatların fakir halkın daha da fakir düşmesine, çaresiz kalmasına ve git gide yok olup ölmesine neden olduğunu haklı olarak düşünen olimpiyat karşıtları her dört yılda bir olimpiyatları fiziksel olarak protesto ederken diğer yıllarda da bu konuda teorik çalışmalar yapmaktadırlar.
lise yıllarında atletizmle uğraşmış bir olarak elbette ki atletik sporların dört yılda bir olsa da dünya çapında böyle bir izlenirlik kazanması harika bir şey ancak olimpiyat oyunlarının koşulacağı ülkelerde bu oyunlar için yapılan harcamaların astronomik olması da eleştirilmeli bence.
hükümetlerin olimpiyat oyunları için milyonlarca milyarlarca dolar harcaması vergilerini ödeyen vatanadaşların ihtiyaçları için ayrılması gereken parayı boşa götürürken olimpiyatlar için yapılan birçok tesis de olimpiyatlardan sonra çürümeye terk edildiği ile kalıyor.
hele ki pandemi gibi bir dertle uğraşmakta olan bir dünyada olimpiyatlar için harcanan paranın sağlık sistemleri için harcanması daha makul olabilir.
bunun dışında olimpiyatlar için güvenlik sağlamak amacıyla oluşturulan kolluk güçleri ve istasyonların olimpiyatlardan sonra da işlemeye ve çalışmaya devam etmesi ülkelerin polis devletlerine dönmesi korkusunu yaratmaktadır insanlarda.
başka başlıklar da yazılabilir elbette ama yazılacak her madde fakir halkın ölümünü de neden olacaktır.
o meşale bizim elimize geçmez mi!

olimpiyatların fakir halkın daha da fakir düşmesine, çaresiz kalmasına ve git gide yok olup ölmesine neden olduğunu haklı olarak düşünen olimpiyat karşıtları her dört yılda bir olimpiyatları fiziksel olarak protesto ederken diğer yıllarda da bu konuda teorik çalışmalar yapmaktadırlar.
lise yıllarında atletizmle uğraşmış bir olarak elbette ki atletik sporların dört yılda bir olsa da dünya çapında böyle bir izlenirlik kazanması harika bir şey ancak olimpiyat oyunlarının koşulacağı ülkelerde bu oyunlar için yapılan harcamaların astronomik olması da eleştirilmeli bence.
hükümetlerin olimpiyat oyunları için milyonlarca milyarlarca dolar harcaması vergilerini ödeyen vatanadaşların ihtiyaçları için ayrılması gereken parayı boşa götürürken olimpiyatlar için yapılan birçok tesis de olimpiyatlardan sonra çürümeye terk edildiği ile kalıyor.
hele ki pandemi gibi bir dertle uğraşmakta olan bir dünyada olimpiyatlar için harcanan paranın sağlık sistemleri için harcanması daha makul olabilir.
bunun dışında olimpiyatlar için güvenlik sağlamak amacıyla oluşturulan kolluk güçleri ve istasyonların olimpiyatlardan sonra da işlemeye ve çalışmaya devam etmesi ülkelerin polis devletlerine dönmesi korkusunu yaratmaktadır insanlarda.
başka başlıklar da yazılabilir elbette ama yazılacak her madde fakir halkın ölümünü de neden olacaktır.
o meşale bizim elimize geçmez mi!
devamını gör...
sükut-u hayal
bir nev şarkısıdır.
"ah şu gönlüm hiç kimseyi böyle sevmedi
hiç kimseye böylesine yenilmedi
ne yapsam ne söylesem de değişmedi
ama al dedim vur demedim ki."
"ah şu gönlüm hiç kimseyi böyle sevmedi
hiç kimseye böylesine yenilmedi
ne yapsam ne söylesem de değişmedi
ama al dedim vur demedim ki."
devamını gör...

