biber dolmasının biberini yemeyen insan
biberin tadı içine sinmiş pilavımsı olay güzel oluyor.
biberi yiyene verebilirim..
biberi yiyene verebilirim..
devamını gör...
geceye bir 90'lar şarkısı bırak
tarkan'dan gelsin - unutmamalı
devamını gör...
normal sözlük'e veda
oldu canım.
herkes yüreğinin götürdüğü yere gitsin, yürekler kesişirse ne ala, kesişmezse yapacak bir şey yok.
nikahlı eşinden ayrılıyor insan, sözlükten gitmek de ne var.
herkes yüreğinin götürdüğü yere gitsin, yürekler kesişirse ne ala, kesişmezse yapacak bir şey yok.
nikahlı eşinden ayrılıyor insan, sözlükten gitmek de ne var.
devamını gör...
kısa saçlı kadın
birkaç ay önce dönüştüğüm şey. uzun zamandır kestirmemiştim. özlemişim...
yazın güzeldir kısa saçlı olmak. efil efil eser rüzgâr ensenize. sıcaktan çok bunalsanız, kafanızı lavaboda bile komple ıslatabilirsiniz. hatta dışarıda bir mekânda olsanız bile...
fakat kışın, rüzgârın soğuk versiyonu eser ensenize. bu biraz can sıkıcı ama genel olarak bakarsanız rahatlıktır kısa saç.
yazın güzeldir kısa saçlı olmak. efil efil eser rüzgâr ensenize. sıcaktan çok bunalsanız, kafanızı lavaboda bile komple ıslatabilirsiniz. hatta dışarıda bir mekânda olsanız bile...
fakat kışın, rüzgârın soğuk versiyonu eser ensenize. bu biraz can sıkıcı ama genel olarak bakarsanız rahatlıktır kısa saç.
devamını gör...
ramazan davulcusu
kendisiyle hiç de hoş anılarımın olmadığı davulcudur.
annemle babam çalıştığı için 4-5 yaşlarımdayken hafta içlerinde babannemlerde kalıyordum. ramazan ayına denk gelen kahvaltılarda dedem ve babannem kahvaltı ederken ben de onlarla beraber sofraya oturur üzüm hoşafı içerdim.
işte yine o kahvaltılardan birinde, şimdi nedenini hatırlayamadığım bir yaramazlık(!) yüzünden ramazan davulcusu ile tehdit edilmiştim. yaramazlığı hatırlamıyorum ancak babannemle aramda geçen diyaloğu çok net hatırlıyorum;
babannem: bak işte davulcu geçiyor, böyle yaparsan veririm seni davulcuya götürür.
ben: ben davulcudan korkuyorum vermeyin beni.
babannem: uslu durursan vermeyiz.
ben: dede verme beni.
dedem: vermem ben kızımı verir miyim hiç, deme öyle ninesi.
dede seni çok seviyorum, keşke bu kadar erken gitmeseydin, keşke hep bu kadar kolay rahatlatabilseydin içimi ve keşke camiden dönerken bana bir sürü şekerli sakız getirseydin yeniden.
ve sevgili ramazan davulcusu, seni sevmiyorum. hala sokağımdan geçtiğin her an tüylerim diken diken oluyor, hoşlanmıyorum bu sesten.
ve sevgili anne babalar, eğer bu yazdıklarımı okuyorsanız çocuklarınızı hiçbir meslek grubu ile korkutmayın. "bak polis geliyor yaramazlık yaparsan seni ona veririm, bak doktor geldi sana yaramazlık yaptığın için iğne verecek, bak bu abla öğretmenmiş yaramazlık yapan çocuklara ceza verirmiş" diyerek çocuklarınızı bu meslek gruplarından uzaklaştırıp korkutuyorsunuz. onlara yapabileceğiniz en büyük kötülük belki de toplumdaki bu insanlardan korkutmanız. polisini, doktorunu, öğretmenini sevmeyen çocuk onlardan korkacak ve kendisine yakışmayan şeyler yapacaktır ilerde.
annemle babam çalıştığı için 4-5 yaşlarımdayken hafta içlerinde babannemlerde kalıyordum. ramazan ayına denk gelen kahvaltılarda dedem ve babannem kahvaltı ederken ben de onlarla beraber sofraya oturur üzüm hoşafı içerdim.
işte yine o kahvaltılardan birinde, şimdi nedenini hatırlayamadığım bir yaramazlık(!) yüzünden ramazan davulcusu ile tehdit edilmiştim. yaramazlığı hatırlamıyorum ancak babannemle aramda geçen diyaloğu çok net hatırlıyorum;
babannem: bak işte davulcu geçiyor, böyle yaparsan veririm seni davulcuya götürür.
ben: ben davulcudan korkuyorum vermeyin beni.
babannem: uslu durursan vermeyiz.
ben: dede verme beni.
dedem: vermem ben kızımı verir miyim hiç, deme öyle ninesi.
dede seni çok seviyorum, keşke bu kadar erken gitmeseydin, keşke hep bu kadar kolay rahatlatabilseydin içimi ve keşke camiden dönerken bana bir sürü şekerli sakız getirseydin yeniden.
ve sevgili ramazan davulcusu, seni sevmiyorum. hala sokağımdan geçtiğin her an tüylerim diken diken oluyor, hoşlanmıyorum bu sesten.
ve sevgili anne babalar, eğer bu yazdıklarımı okuyorsanız çocuklarınızı hiçbir meslek grubu ile korkutmayın. "bak polis geliyor yaramazlık yaparsan seni ona veririm, bak doktor geldi sana yaramazlık yaptığın için iğne verecek, bak bu abla öğretmenmiş yaramazlık yapan çocuklara ceza verirmiş" diyerek çocuklarınızı bu meslek gruplarından uzaklaştırıp korkutuyorsunuz. onlara yapabileceğiniz en büyük kötülük belki de toplumdaki bu insanlardan korkutmanız. polisini, doktorunu, öğretmenini sevmeyen çocuk onlardan korkacak ve kendisine yakışmayan şeyler yapacaktır ilerde.
devamını gör...
uğur mumcu
kendisini şu meşhur türk tanımlamasıyla tanımaktayım;
türk, isviçre medeni kanununa göre evlenen, italyan ceza yasasına göre cezalandırılan, alman ceza mahkemeleri usulü yasasınca yargılanan, fransız idare hukukuna göre idare edilen, ve islam hukukuna göre gömülen kişidir.
türk, isviçre medeni kanununa göre evlenen, italyan ceza yasasına göre cezalandırılan, alman ceza mahkemeleri usulü yasasınca yargılanan, fransız idare hukukuna göre idare edilen, ve islam hukukuna göre gömülen kişidir.
devamını gör...
kişisel gelişim kitapları zırvalığı
kişisel gelişeyim diye alıp asla gelişemediğim kitaplardır. söylediği şeyleri zaten ben de biliyorumdur, sorun onu kendi hayatımda uygulayamayışımdır. sanırım zırvalık olup olmadığı beklentine göre değişir ama bir değişim istiyor ve arıyorsanız o dışarıda değil kendi içinizdedir.
devamını gör...
ben onsuz yaşayamam
karıma mektup'dan;
yaşarsın, karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda;
yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı,
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlarda
ölüm acısı.
yaşarsın, karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda;
yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı,
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlarda
ölüm acısı.
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
1)dünya düz değil
2) bill gates sizi çip takacak kadar önemsemiyor. zaten çiplisiniz (cep telefonları)
3) aşılar sağlıklıdır otizm yapmaz aidin salih kitapları okuyup birkaç tane psudeo scince makale ile lobilerin ve rothschild'lerin büyük oyununu çözüp aydınlanamazsınız. o doktorlar ve bilim insanları salak değil.
4) evrim bir gerçektir. siz çürütemezsiniz ama belki bir gün bilim insanları çürütür. araformlar sahte değil gerçekten de var.
5) istanbul sözleşmesini ve lgbti+ insanları büyük lobiler ve amerikan ateist satanist masonlar fonlamıyor.
bütün dünyanın sizinle uğraştığını düşünmek, kendini çok önemsemek şizofreni belirtisidir. dikkatli olunuz
2) bill gates sizi çip takacak kadar önemsemiyor. zaten çiplisiniz (cep telefonları)
3) aşılar sağlıklıdır otizm yapmaz aidin salih kitapları okuyup birkaç tane psudeo scince makale ile lobilerin ve rothschild'lerin büyük oyununu çözüp aydınlanamazsınız. o doktorlar ve bilim insanları salak değil.
4) evrim bir gerçektir. siz çürütemezsiniz ama belki bir gün bilim insanları çürütür. araformlar sahte değil gerçekten de var.
5) istanbul sözleşmesini ve lgbti+ insanları büyük lobiler ve amerikan ateist satanist masonlar fonlamıyor.
bütün dünyanın sizinle uğraştığını düşünmek, kendini çok önemsemek şizofreni belirtisidir. dikkatli olunuz
devamını gör...
sakincell
birkaç saat önce çaylaktı, yeni yazar olmuş.
bu ara online listesi malum, görüntü var ses yok.
katkı yapar umarım. nickaltını patlatayım dedim.*
bu ara online listesi malum, görüntü var ses yok.
katkı yapar umarım. nickaltını patlatayım dedim.*
devamını gör...
duyar kasma hastalığı
sozluk icerisinde yazarlarin prim, like, takipci kasmak icin izledikleri hastalik. bazi konular var burda herkesin canini sikan, uzen ama her uzucu olaya ev gezmelerinde kek yiyip, dedikodu yapan 55 yasindaki teyzelerin duyduklari kotu haber sonrasinda tansiyonlarinin dusup bi fena oluyorum ben deyip, 10 dakka sonra mezdeke dansiyla komsulariyla gobek atmesi gibi. ilgi cekmekten bi bikmadiniz ya.
uzucu haberi okuyunca verilen tepkiler: sadece agliyorum - peki, sinirden nefesim daraliyor - yapma yav, yaziyorum yaziyorum siliyorum - ee yazmissin duyarci kardes silmemissin vb sacmasapan tepkiler, okuyaninda inanasi gelmiyor yazdiklariniza. nickalti yazilari daha da beter, bazen arkadaslarla online toplanip gecenin ya da haftanin yazarlarini secip nickaltlarini okuyup dakikalarca guluyoruz. yemin ederim inek gibi yalaniyor bazi tipler.
uzucu haberi okuyunca verilen tepkiler: sadece agliyorum - peki, sinirden nefesim daraliyor - yapma yav, yaziyorum yaziyorum siliyorum - ee yazmissin duyarci kardes silmemissin vb sacmasapan tepkiler, okuyaninda inanasi gelmiyor yazdiklariniza. nickalti yazilari daha da beter, bazen arkadaslarla online toplanip gecenin ya da haftanin yazarlarini secip nickaltlarini okuyup dakikalarca guluyoruz. yemin ederim inek gibi yalaniyor bazi tipler.
devamını gör...
sevilen latince deyişler
"quid rides? mutato nomine de te fabula narratur."
anlamı; "neden gülüyorsun? ismi değiştirirsen; anlatılan senin hikayendir."
anlamı; "neden gülüyorsun? ismi değiştirirsen; anlatılan senin hikayendir."
devamını gör...
keldaniler
yanlış hatırlamıyorsam yine semitik kökenli bir başka yakındoğu topluluğu. bizim lisanımızda keldaniler diye geçmelerine karşın, batıda kaldeliler ya da chaldeans diye geçerler. chaldean accounts of genesis adlı george smith adlı asurologun yazmış olduğu eşsiz bir kitap vardır. bugünkü musul-koyuncuk kasabası yakınlarındaki eski asur başkenti ninova'da yaptığı kazılar esnasında meşhur asur kralı asurbanipal'in kraliyet kütüphanesini bulmuştur. gılgamış destanı ile beraber pek çok tablet çıkartmıştır. yaratılış, kozmogoni ve tufan efsaneleriyle alakalı pek çok tablet çıkmıştır. üstelik bu tabletlerin pek çoğu tevrat ve incil'deki anlatılardan binlerce yıl daha eskidir. işin daha da enteresan kısmı, semavi dinlerdeki anlatılan ortak şeyler arasında en eskiye atıf yapan kaynak kuran. mevcut kitapla beraber assyrian discoveries adlı kitabı ve chaldean magic adlı kitapları da okumanızı öneririm. ''biz bu kitaplara nerden ulaşabiliriz ?'' derseniz ''oradan ulaşabilirsiniz'' derim. yani internette var. ''e ama bu ingilizce biz okuyamıyoruz bühühü'' derseniz de işte o zaman ben de ''bu devirde ingilizce bilemeyecek kadar boş ve sığır olmasaydın keşke'' derim. endaksi ? afiyetler olsun, keyifli okumalar.
devamını gör...
türk dizilerinin saçmalığı
hint dizilerinin saçmalığı ile yarışmaktadır.
tabii burada bahsedilen sadece saçma olmaları. şiddet ve cinsiyet ayrımcılığı da eklendiğinde, saçmalık konusunda o hint dizilerine tur bindireceklerine eminim.
tabii burada bahsedilen sadece saçma olmaları. şiddet ve cinsiyet ayrımcılığı da eklendiğinde, saçmalık konusunda o hint dizilerine tur bindireceklerine eminim.
devamını gör...
hashima adası
japonya'nın güneyinde, kyushu adası'nın güneybatısında yer alan, 40 yılı aşkın süredir terk edilmiş hayalet bir şehir olan adadır. bu ada japonya'nın büyük savaş gemisine benzediğinden battleship island olarak da anılmaktadır.

söylenene göre james bond filminin bir bölümü bu ada üzerinde çekilmiştir. adanın asıl hikayesi 1887 yılında altında kömür madeni bulunmasıyla başlamakta. hashima'dan çıkan kaliteli kömür, adaya yüzen para gözüyle bakılmasını sağlamış ve adanın mitsubishi tarafında satın alınmasını sağlamıştır. ancak daha sonra 1974'te kapatılıyor, bir hayalet şehir olarak kalıyor.

söylenene göre james bond filminin bir bölümü bu ada üzerinde çekilmiştir. adanın asıl hikayesi 1887 yılında altında kömür madeni bulunmasıyla başlamakta. hashima'dan çıkan kaliteli kömür, adaya yüzen para gözüyle bakılmasını sağlamış ve adanın mitsubishi tarafında satın alınmasını sağlamıştır. ancak daha sonra 1974'te kapatılıyor, bir hayalet şehir olarak kalıyor.
devamını gör...
lisenin son cuması
2015 mezunuyum ve lisede iken çok güzel anılarım olmuştu. etilerden şişli ye ( evime) kadar yürüdüğüm günler vardı arkadaşlarla. özellikle karlı günlerde ayrı bir zevk verirdi.
okuldan kaçtığımız günler neredeyse her gündü. *
buna rağmen okulu ikincilikle bitirdim çünkü çalışıyorduk.. boş kaçanlardan değildik..
bir de okuldan erken çıkınca akmerkez in önünden 43r ye atlayıp, lana del rey summertime sadness ve dark paradise eşliğinde sarıyer’e arkadaşlarla takılmaya gidiyorduk.
erasmus için ispanya ya gittiğim günler geliyor aklıma bir de... bizim lise proje okulu olduğu için ilk yurt dışı deneyimimi ve ilk defa toplum önünde ingilizce olarak proje sunma işini o zaman yapmıştım.
çok güzel günlerdi vesselam. şuan çok güzel işim var, ekonomik olarak iyiyim ancak ve ancak lise, üniversite gibi ortamları çok özlüyorum ve bu yüzden o yanım hep buruk. bazen tek başıma oralara gidiyorum, takıyorum kulaklığı açıyorum lana del rey... akışına bırakıyorum. kaçtığımız yerlere, gittiğimiz rotalara vs.. bazı yerler değişmiş ama yine de sıkıntı yok.
tanım: iyi ve kötü tüm anıların geride bırakılacağı ve gerçek hayata geçiş kapısının açıldığı günlerden biridir.
okuldan kaçtığımız günler neredeyse her gündü. *
buna rağmen okulu ikincilikle bitirdim çünkü çalışıyorduk.. boş kaçanlardan değildik..
bir de okuldan erken çıkınca akmerkez in önünden 43r ye atlayıp, lana del rey summertime sadness ve dark paradise eşliğinde sarıyer’e arkadaşlarla takılmaya gidiyorduk.
erasmus için ispanya ya gittiğim günler geliyor aklıma bir de... bizim lise proje okulu olduğu için ilk yurt dışı deneyimimi ve ilk defa toplum önünde ingilizce olarak proje sunma işini o zaman yapmıştım.
çok güzel günlerdi vesselam. şuan çok güzel işim var, ekonomik olarak iyiyim ancak ve ancak lise, üniversite gibi ortamları çok özlüyorum ve bu yüzden o yanım hep buruk. bazen tek başıma oralara gidiyorum, takıyorum kulaklığı açıyorum lana del rey... akışına bırakıyorum. kaçtığımız yerlere, gittiğimiz rotalara vs.. bazı yerler değişmiş ama yine de sıkıntı yok.
tanım: iyi ve kötü tüm anıların geride bırakılacağı ve gerçek hayata geçiş kapısının açıldığı günlerden biridir.
devamını gör...
ahmet kaya şarkılarından bir alıntı
acımasız olma şimdi bu kadar,
dün gibi, dün gibi çekip gitme..
bırakta sarılayım ayaklarına,
kum gibi, kum gibi ezip geçme..
dün gibi, dün gibi çekip gitme..
bırakta sarılayım ayaklarına,
kum gibi, kum gibi ezip geçme..
devamını gör...
normal sözlük'ün muhafazakar yuvası olması
(bkz: başlığa girmeden kimin tarafından açıldığını bilmek)
tanım: katılmadığım başlık. burası bir sözlük ve her kesimden insan olacak. yönetim sadece kafa sözlüğün saçma salak konularla bol bol cinsellikle küfürle öne çıkmasını istemiyor. bu durum bazı kötü niyetli kişler için sansür ya da muhafazakarlık ya da bir partiye yakın olma durumu gibi gösterilmek isteniyor ama sonuç belli. kafa sözlük birilerinin yapmak istediği yer olmayacak.
edit: ayrıca herkes sexting'in ne demek olduğunu aşağı yukarı biliyor. ama burda konuşmak istemiyor olamazlar mı? herkes abazan olmak zorunda mı?
tanım: katılmadığım başlık. burası bir sözlük ve her kesimden insan olacak. yönetim sadece kafa sözlüğün saçma salak konularla bol bol cinsellikle küfürle öne çıkmasını istemiyor. bu durum bazı kötü niyetli kişler için sansür ya da muhafazakarlık ya da bir partiye yakın olma durumu gibi gösterilmek isteniyor ama sonuç belli. kafa sözlük birilerinin yapmak istediği yer olmayacak.
edit: ayrıca herkes sexting'in ne demek olduğunu aşağı yukarı biliyor. ama burda konuşmak istemiyor olamazlar mı? herkes abazan olmak zorunda mı?
devamını gör...
