zeus altarı
hera, dosdoğru yürüdü gargaran doruğuna, ida’nın en yüksek tepesiydi bu. bulutları devşiren zeus, onu gördü. görür görmez aşk sardı düşünceli kafasını. ve hera, zeus’un dokuz eşinin birincisi oldu’ diye yazmış ünlü ozan homeros ilyada destanı’nda.
eski yunanlılar savaşlarda galip gelmek, kuraklıktan, hastalıktan kurtulmak, bereketli ürün almak, felaketlerden korunmak gibi sebeplerle tanrılara kurban vermeyi adet haline getirmişlerdi. gargaran tepesi de, eski yunan kültürüne göre tanrılarına kurbanlar sunmak üzere yapılmış bulunan sunağa sahipliği yapar.zeus'un hera'ya aşık olduğu yer olarak geçer mitorolojide.
eski yunanlılar savaşlarda galip gelmek, kuraklıktan, hastalıktan kurtulmak, bereketli ürün almak, felaketlerden korunmak gibi sebeplerle tanrılara kurban vermeyi adet haline getirmişlerdi. gargaran tepesi de, eski yunan kültürüne göre tanrılarına kurbanlar sunmak üzere yapılmış bulunan sunağa sahipliği yapar.zeus'un hera'ya aşık olduğu yer olarak geçer mitorolojide.
devamını gör...
sözlük yazarlarının başına gelen en saçma olay
pastanede parayı verirken vesikalığımı da içinde vermişim. bir de farketmedim gidiyordum, adam peşimden geldi vermek için. fotoğraf normal vesikalık da değil, sebebini hatırlamadığım bir biçimde sadece suratım gözükecek şekilde kesmişim. kendi kendime gülerek eve geldim. saçma sapan olay.
devamını gör...
misvak mizah dergisi
ince düşünülmüş, eleştiri getiren mizah anlayışına iktidar sahipleri tarafından oto-sansür uygulandığı ülkemizde, hakkında dava açılmamış, siyasal islam çizgisinde hareket eden tek mizah dergisi olmakla birlikte sahibin sesi iktidar yalakası olarak tanımladığım mizah dergisidir.
ince düşünmekten yoksun olan kişilerin mizah yapmaması gerektiğini çevreme anlatırken örnek vermem hususunda bana çok yardımı dokunmuştur.
edit: misvak gibi diş için değil, hakeza kıç için tuvalet kağıdı olarak kullanılabilir.
ince düşünmekten yoksun olan kişilerin mizah yapmaması gerektiğini çevreme anlatırken örnek vermem hususunda bana çok yardımı dokunmuştur.
edit: misvak gibi diş için değil, hakeza kıç için tuvalet kağıdı olarak kullanılabilir.
devamını gör...
joe gargery
charles dickens'in, büyük umutlar romanının karakterlerinden biridir.
romanın kahramanı philip'in (namı diğer pip'in) ablasının eşidir. köyde demircilik yapar.
yetim pip'e ablası ile birlikte bakmaktan mutluluk duyar. kendisine göre oldukça küçük olan pip'i en yakın arkadaşı seçebilecek kadar egosuzdur.
pip'in ablası asabi bir kişiliktir. joe ise uysalın uysalı, temizin temizidir. kendisini siper ederek, pip'i ablasının hışmından her daim korumuştur.
pip'in hayalleri vardır. bu fakir köyden kurtularak, zengin bir yaşam sürmek ister. ve bir şekilde bu amacına ulaşır.
joe bu konuda da pip'i destekler. hem de pip'in bu köyü, köyde yaşayan insanları küçümsemesine rağmen. ondan ayrılacağı için, içten içe çok üzülür ama pip'e hiç belli etmez. pip için joe'yi arkada bırakıp gitmek hiç zor olmamıştır.
pip hayallerine kavuşur. zengin biri olarak londra'da yaşamaya başlar. joe, onu arada ziyarete gelir. pip bu ziyaretlerden rahatsız olmaya başlar. artık joe'yi basit sıradan ve fakir biri olarak görmeye başlamıştır. joe'nin kalbini fena kırar.
bir süre sonra işler ters gitmeye başlar pip açısından. bunun üzerine pip hastalanır. ona bakan kişi ise yine joe'dir.
joe gargery edebiyatta hoşgörünün kitabını yazmış bir karakterdir. o bir direnendir. insanların tüm ikiyüzlülüğüne, tüm kötülüklerine rağmen kendini bozmayan, macide gibi içindeki şeytana yenilmeyen, yüce gönüllü aleksey fyodoroviç karamazov (namıdiğer alyoşa) gibi hayran olunası bir karakterdir.
romanın kahramanı philip'in (namı diğer pip'in) ablasının eşidir. köyde demircilik yapar.
yetim pip'e ablası ile birlikte bakmaktan mutluluk duyar. kendisine göre oldukça küçük olan pip'i en yakın arkadaşı seçebilecek kadar egosuzdur.
pip'in ablası asabi bir kişiliktir. joe ise uysalın uysalı, temizin temizidir. kendisini siper ederek, pip'i ablasının hışmından her daim korumuştur.
pip'in hayalleri vardır. bu fakir köyden kurtularak, zengin bir yaşam sürmek ister. ve bir şekilde bu amacına ulaşır.
joe bu konuda da pip'i destekler. hem de pip'in bu köyü, köyde yaşayan insanları küçümsemesine rağmen. ondan ayrılacağı için, içten içe çok üzülür ama pip'e hiç belli etmez. pip için joe'yi arkada bırakıp gitmek hiç zor olmamıştır.
pip hayallerine kavuşur. zengin biri olarak londra'da yaşamaya başlar. joe, onu arada ziyarete gelir. pip bu ziyaretlerden rahatsız olmaya başlar. artık joe'yi basit sıradan ve fakir biri olarak görmeye başlamıştır. joe'nin kalbini fena kırar.
bir süre sonra işler ters gitmeye başlar pip açısından. bunun üzerine pip hastalanır. ona bakan kişi ise yine joe'dir.
joe gargery edebiyatta hoşgörünün kitabını yazmış bir karakterdir. o bir direnendir. insanların tüm ikiyüzlülüğüne, tüm kötülüklerine rağmen kendini bozmayan, macide gibi içindeki şeytana yenilmeyen, yüce gönüllü aleksey fyodoroviç karamazov (namıdiğer alyoşa) gibi hayran olunası bir karakterdir.
devamını gör...
insan ilişkilerinden çıkarılmış en önemli ders
aile bireyleri de dahil olmak üzere yapıcı ilişkiler için uygun mesafede durunuz. bu hem sizi hem karşınızdakini korur. kastedilen, sevginizi sandıklara saklamanız değildir. "her şeyin fazlası zarardır." demişler. vardır bir bildikleri.
psikoterapist engin geçtan "insan olmak" adlı kitabında şöyle tanımlamış bu durumu. " insan eskisinden çok daha fazla sayıda insanla, çok daha kısa süreli, daha yüzeysel ilişkiler kurma eğilimindedir. bu, soğuk bir günde karşılaşan bir grup kirpinin öyküsüne benzer. kirpiler ısınabilmek için birbirlerine sokulurlar ama dikenleri birbirine batar. birbirlerinden ayrıldıklarındaysa soğuktan rahatsız olurlar. ileri geri hareket ederek sonunda dikenlerini batırmadan birbirlerini ısıtabilecekleri en uygun uzaklığı bulurlar.”
hatırlayın.
(bkz: engin geçtan)
(bkz: insan olmak)
psikoterapist engin geçtan "insan olmak" adlı kitabında şöyle tanımlamış bu durumu. " insan eskisinden çok daha fazla sayıda insanla, çok daha kısa süreli, daha yüzeysel ilişkiler kurma eğilimindedir. bu, soğuk bir günde karşılaşan bir grup kirpinin öyküsüne benzer. kirpiler ısınabilmek için birbirlerine sokulurlar ama dikenleri birbirine batar. birbirlerinden ayrıldıklarındaysa soğuktan rahatsız olurlar. ileri geri hareket ederek sonunda dikenlerini batırmadan birbirlerini ısıtabilecekleri en uygun uzaklığı bulurlar.”
hatırlayın.
(bkz: engin geçtan)
(bkz: insan olmak)
devamını gör...
kimi insanların az konuşma nedeni
anlaşılmaktan ümidini kesmiş olmaktır.
devamını gör...
türk insanının beceremediği şeyler
sakin kalmak.
devamını gör...
yazarların mahlaslarının bir üst seviyesi
big daddy
devamını gör...
6 kelimelik hikayeler
boş bir hayaldi neyseki son buldu.
devamını gör...
almanya’dan oğlum gelecek daireyi boşaltın
ev sahibi ve kiracı arasında geçen bir diyalog. daha doğrusu da ev sahibinin sığındığı bir yalan. ekmek çarpsın sarı ışıkta geçtim memur bey diyen sürücünün yalanı bunun yanında bayağı ciddi kalıyor.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının nefret ettikleri huyları
kimseye kötü davranamıyorum. gebersem bile bu böyle. iğrenç bir gün geçirsem bile hala birine gülümseyebiliyorum. ya da iyiymiş gibi davranıyorum. hissettiklerimi yansıtamıyorum. lanet bir durum.
devamını gör...
ilişkilerden edinilen tecrübe
ne çok güven ne de çok sadakatsiz gör. ikisi de adamı paranoyaklaştırır.
hayatının merkezine koyma. çünkü onu merkez yaparsan, o seni yönetir,hayatına hakim olur.
kendinden çok taviz verme, en çok yine sen incinir,sen kaybedersin.
sevildiğin kadar sev. sevemiyorsan veya sevgin bitmişse boşa kürek çekme. giden zamanına yazık.
hayatının merkezine koyma. çünkü onu merkez yaparsan, o seni yönetir,hayatına hakim olur.
kendinden çok taviz verme, en çok yine sen incinir,sen kaybedersin.
sevildiğin kadar sev. sevemiyorsan veya sevgin bitmişse boşa kürek çekme. giden zamanına yazık.
devamını gör...
3 şubat 2021 mansur yavaş’ın melih bulu’ya mektubu
her zamanki sağ duyulu üslubu ile bir mansur yavaş mektubu.
durum bundan daha makul anlatılmazdı.
durum bundan daha makul anlatılmazdı.
devamını gör...
en iyi fikirlerin geldiği yer
net tuvalettir abi. bunu yalnızca ben yaşıyor olamam. hatta einstein görecelik kavramı nı karadelik, solucanları falan filan hepsini tuvallete bulmuştur. edison son ampül denemesini tuvallette yapıp ampulü yakmıştır.
devamını gör...
müdavim
bir yerin yerlisi 'gibi' olmak.
mesela bir mekâna sık gelip giden birisi, oranın müdavimidir.
devamlı müşteri gibi.
mesela bir mekâna sık gelip giden birisi, oranın müdavimidir.
devamlı müşteri gibi.
devamını gör...
30 yaş altı yazarlar uçurulsun kampanyası
napcanız akşam olunca çayın yanına çerezinizi alıp discorddan siyaset konuşup futbol muhabbeti mi çevireceksiniz dediğim taleptir.
devamını gör...
hukuk fakültelerinde eğitimin 5 yıla çıkarılması
hukuka siyaset bulaştığı, adelet sistemini politik olarak kullanıldığı sürece, değil eğitim süresi 5 yıl, 15 yıl olsa düzelmez.
diğer sorun ise parayı basan bu bölümü okuyor olması, okudu yasayı, hakkı hukuku yorumlayacak kapasitesi olmayan hâkim , savcı, avukat oluyor.
diğer sorun ise parayı basan bu bölümü okuyor olması, okudu yasayı, hakkı hukuku yorumlayacak kapasitesi olmayan hâkim , savcı, avukat oluyor.
devamını gör...
seyit rıza
türkiye cumhuriyeti’ne karşı ayaklanmış feodal aşiret reisidir. yöre halkına karşı bozgunculuk yaptığı, aşiret sisteminin ilkelliğinin ardına sığınıp halka zulm ettiği için defalarca tunceli halkı tarafından devlete şikayet edilmiştir. 1937 yılında dersim isyanı’nı başlatıp ingiliz ve fransızlardan yardım talebinde bulunmuştur. bugün seyit rıza’dan bir alevi kanaat önderi, bir devrimci kahraman olarak bahsetmek tarih bilmemektir, aymazlıktır.
ingiltere dışişlerine yazdığı mektup londra ulusal arşivinde fo371/20864/e5529 numarası ile kayıtlıdır.

“ekselansları,
yıllardır, türk hükümeti kürt halkını asimile etmeye çalışıyor ve bu amaçla halkı eziyor, kürtçe yayınları ve gazeteleri yasaklıyor. türk hükümeti son olarak, hükümetle yapılan anlaşma gereği, bu işkencelerin dışında tutulan dersim’e de girmeye çalıştı. bu olay karşısında kürtler, uzak sürgün yollarında yok olmaktansa, 1930’da ağrı dağında, zilan vadisinde ve beyazıt’ta yaptıkları gibi, kendilerini savunmak üzere silaha sarıldılar. üç aydan beri ülkemi, acımasız bir savaş kırıp geçiriyor. ben ve arkadaşlarım türk ordusunu başarısızlığa uğrattık. benim sesimle ekselanslarınızdan maruz bulunduğu zulüm ve adaletsizliğe son vermek için, kürt halkı hükümetinizin yüksek ahlakî etkisinden yararlandırmanızı diliyor. sayın bakan, en derin saygılarımızı sunmaktan onur duyarım.
seyit rıza.”
aynı zamanda yöre halkını ayaklandırmak için yazdırdığı propaganda metni şöyledir;
“ey dersimliler! nasıl oluyor da sizler üç yüz seneden beri kimseye teslim olmadığınız halde askersiz, leşkersiz sakin hüseyin abdullah paşa’ya teslim oluyorsunuz. hükümetin elinde asker yoktur. hem hükümet buraya asker sevk etmeye kalkışırsa ingiliz ve fransızlar derhal ilanı harp edecekler ve bizi kurtaracaklar. araplar da bizimle beraberdir.’”
ingiltere dışişlerine yazdığı mektup londra ulusal arşivinde fo371/20864/e5529 numarası ile kayıtlıdır.

“ekselansları,
yıllardır, türk hükümeti kürt halkını asimile etmeye çalışıyor ve bu amaçla halkı eziyor, kürtçe yayınları ve gazeteleri yasaklıyor. türk hükümeti son olarak, hükümetle yapılan anlaşma gereği, bu işkencelerin dışında tutulan dersim’e de girmeye çalıştı. bu olay karşısında kürtler, uzak sürgün yollarında yok olmaktansa, 1930’da ağrı dağında, zilan vadisinde ve beyazıt’ta yaptıkları gibi, kendilerini savunmak üzere silaha sarıldılar. üç aydan beri ülkemi, acımasız bir savaş kırıp geçiriyor. ben ve arkadaşlarım türk ordusunu başarısızlığa uğrattık. benim sesimle ekselanslarınızdan maruz bulunduğu zulüm ve adaletsizliğe son vermek için, kürt halkı hükümetinizin yüksek ahlakî etkisinden yararlandırmanızı diliyor. sayın bakan, en derin saygılarımızı sunmaktan onur duyarım.
seyit rıza.”
aynı zamanda yöre halkını ayaklandırmak için yazdırdığı propaganda metni şöyledir;
“ey dersimliler! nasıl oluyor da sizler üç yüz seneden beri kimseye teslim olmadığınız halde askersiz, leşkersiz sakin hüseyin abdullah paşa’ya teslim oluyorsunuz. hükümetin elinde asker yoktur. hem hükümet buraya asker sevk etmeye kalkışırsa ingiliz ve fransızlar derhal ilanı harp edecekler ve bizi kurtaracaklar. araplar da bizimle beraberdir.’”
devamını gör...

