kafamda biri bana hakaret ettiğinde cevapsız kalmayayım diye senaryolar kuruyorum. bu yüzden internet aleminde kimsenin lafının altında kalmadım.

mesela şimdi gelip biri bu tanıma yanıt verirse diye prova yapmaya gidiyorum.
devamını gör...

t: yazdıkça yazasınızın gelmesidir.

sağımdaki solumdaki melekler bu kadar yazmadı yav.

bir ortama girildiği zaman 40 yıl düşünsem aklıma gelmeyen kelimeler günlük konuşma dilime nakış işler gibi işlendi. bazen bende ağzımdan çıkan kelimelere hayret ediyorum.

sabahları millet manitasından,eşinden dostundan bildirim almak uğruna telefona sarılırken ben "bak bakayım whis bugün kimler tanımlarını okumuş da oylamış?" diyorum. her birine ayrı ayrı bakarım kaçırmam.

sözlükte 3,5 sevdiğim yazarla dedikodu,gıybet bağımlılığımız oluştu. ama ona gıybet demeyelim de kafa dengi insanlarla hoş sohbet mohbet etmek diyelim *

bazen de kendinizi x yazarın tanımı veya açtığı saçma başlıklara sinirlenip sitem ederken bulabilirsiniz. o da tanimlari ve basliklari engelle butonuyla hallolacak şeyler.
devamını gör...

can sıkıntısından online listesindeki yuvarlaklara bakmak eylemini gerçekleştirir iken* aklıma gelen durum. aynaya bakmak gibidir, masumdur diğer insanlara çatmaktan ama bir o kadar da bencilcedir gerçi bencil olmakta zorunluyuz.
devamını gör...

olabildiğim yerde olmak istemiyorum; istediğim yerde de olamıyorum: iki yandan da zavallı durumdayım.

itiraflar, augustinus.
devamını gör...

gezdin tozdun aman aman aman
sazdın sözdün aman aman aman
giderek üzdün bizi zaman..
devamını gör...

kahvenin kafeinsizleştirmesinde 3 aşama mevcuttur;

1-) doğrudan temas yöntemi
2-) swiss water yöntemi
3-) doğal kafeinsizleştirme yöntemi

kafeinsizleştirme işlemi kahve çekirdekleri henüz yeşil durumdayken yapılır. ve lezzetini bir miktar yitirir. çünkü çekirdeğe su veya basınçlı hava ile müdahale edildiğinde lezzeti ve aromatik özellikleri değişiklik gösterir.

en yaygın yöntemi etil asetat veya metilen klorür içeren kimyevi ayrıştırıcılar ile yapılanlardır. kahve buhara maruz bırakılır ve bahsettiğim çözücü ayrıştırıcı kullanılarak reaksiyona sokulur (durulanır).

doğal yöntemde ise kahveler bahsi geçen ayrıştırıcı maddelerle temasa geçmez. kahve çekirdekleri su içerisinde bekletilerek kafeinden ayrıştırılır. sudaki kafein ayrıştırılarak çekirdekler aroma ve bölge özelliklerini geri kazanmak üzere yeniden suya koyulur.

her iki yöntemde de kafein ayrıştırması yapılır. fakat kafeinsiz olarak satılan kahveler çekirdeğin yapısı gereği maksimum %97 oranında kafeinsizleştirilebilir.

günlük 100 mg. kahvenin dahi bağımlılık yaptığı araştırmalar sonucu kesinleşmiştir. insan sağlığının kafein direnç sınırı ise 300 mg. olarak esas alınmıştır. kafeinin çay ve kakaoda da mevcut olduğunu düşünürsek gün içerisinde ikram edilen içeceklere de dikkat etmemiz gerektiği bir gerçektir. bu tip araştırmalar ortaya çıktıkça kahvenin kafeinsizleştirilmesi daha çok ilgi görüyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

empati kurun diyen değerli yazarlarımıza, öncelikle kendi ülkelerindeki vatandaşlarla "empati" kurmalarını tavsiye etmek istediğim başlık.

yüzlerce defa söyledim ve dilimde tüy bitti ama yine söylüyorum: bu ülkenin yeterince katili, sapığı, hırsızı varken bir de ithal ediyoruz yetmiyormuş gibi. o yüzden işe sokakta tek başına yürümek istediği zaman bile 4656565 kere düşünmek zorunda kalan kadınlarla empati kurarak başlayabilirsiniz mesela... sonra, 3000 liralık işte 500 liraya çalışan sığınmacılar ve kendine köle aradığı için bu ülkenin milyonlarca vatandaşı dururken sığınmacılara iş verenler yüzünden işsiz kalan vatandaşlarla, gençlerle empati kurun mesela... ya da bir eve 50 kişi doluşan sığınmacılar yüzünden fırlayan ev kiraları nedeniyle ne yapacağını şaşıran milyonlarca kiracı ile empati kurabilirsiniz mesela... mesela yani... mesela diyorum çünkü bu tatlı su hümanistlerinde empati kurma yeteneği olsa burunlarının dibindeki saçmalığı göremeyecek kadar kör olmazlardı zaten. kaldı ki daha bu, söz konusu güruhun içindeki şeriat meraklısı ve terörist popülasyonundan bahsetmedim bile. hayır, üç alırsın beş alırsın ama milyonlarca sığınmacıyı öylece alıyorsan amacın ülkedeki çoban açığını kapatmak falan değildir orası kesin.

bir de, ulan hadi bu ülkenin halkı umrunuzda değil bari gidip ülkelerinden buraya gelen o kadın sığınmacıların başına neler geldiğini araştırın hiç değilse. fuhuş sektörü için "kaynak" olarak görülüyor bu kadınlar bildiğiniz. işin içinde bizzat kendi ailelerindeki erkekler de var ayrıca. üstelik sayıca milyonlarca ve kayıtsız oldukları için başlarına gelenleri engelleyebilmeyi bırakın duymuyoruz bile. anca lütfedip ilgili stk raporlarını okursanız falan ama meslek elemanları bile okumaya tenezzül etmiyor o raporları (içeriden bildiriyorum).

bakın, bu ülkenin halkı patlama noktasına gelmiş durumda artık. zaten iç sorunlar canına yetiyor insanların. otobüs durağında saat soran insanlar bile hiçbir soru sormamama veya konuşma girişiminde bulunmamama rağmen oturup iki saat boyunca ülkedeki durumun ne kadar kötü olduğundan, yönetimin bir an önce değişmesi gerektiğinden bahsediyor içini dökercesine... boğazlarına kadar gelmiş insanların artık; dolmuşlar. her bindiğim belediye otobüsünde aynı memleket muhabbeti var alüminyum. ve güvenlikli sitelerinde oturan tuzu kuru birkaç burjuva hümanistinin dışında ülkenin çoğunluğu ne kadar büyük bir risk altında olduğumuzun farkında.

salağa anlatır gibi anlatmak gerekirse, ülke herkes için bir cehenneme dönmek üzere. buna ramak kaldı. bilmem anlatabiliyor muyum? (gerekli açıklamalar bile yapıldı aslına bakarsanız. anlayana tabii. hani taliban'la yakın bir islamiyet anlayışımız olduğu falan... ülke afganistan'a dönmek üzere. daha ne kadar açık anlatılabilir bilmiyorum.)

(bkz: tehlikenin farkında mısınız?)
devamını gör...

insan sürekli değişim içinde olan bir varlık. kendimizi tam bir yerden tanımaya başlıyoruz derken başka bir yeri kaçırıyoruz çünkü değişiyoruz. o nedenle, gerçekten tanıma gibi bir durum ancak tamamen durulduğumuzda gerçekleşecektir. ki, bunun için de son nefesi verene kadar saksı gibi bir hayat yaşamak gerekir. elbette insan kendini az çok bilir ama tam manasıyla tanımak imkasız geliyor bana. sen, şu anki seni belki tanıyorsun fakat 1 dakika sonraki seni de tanıyabilecek misin? bazen şartlar öyle bir gelişir ki; tanıyamazsın, 1 dakikanın önemini o an anlarsın, "hayat tam olarak buymuş" dersin.
hayatı bu yüzden seviyorum; değişken, bilinmez ve şaşırtıcı.
devamını gör...

erkeklerle alakası yok ortadoğu coğrafyası ve dini inançla alakalı bir durumdur.
devamını gör...

20+ yıldır özel sektörde mesleğim olan alan.
kendisine yardımcı alanlarda/tedarikçileri/bankalar o kadar çok az bilgili insanlar iştigal ediyor ki, görünce aklınız şaşar.
sorsan her şeyini biliyorlar ama hepsi ezber ve maalesef üstünkörü.
çok keyifli bir iştir ve insan hayatına stres yönetimi konusunda müthiş katkı sağlıyor.

2020 yılı 11 aylık rakamlara gelince de tablomuz şöyle;
*tim'e göre 11 aylık, yani ocak-kasım 2020 arası için gerçekleşen 151.704.119.000,- usd'dir.
yazıyla; yüzellibir-milyar-yediyüzdört-milyon-yüzondokuzbin amerikan doları.
ayrıca: (bkz: tim)
bu rakamın yaklaşık olarak 11,75 milyar usd olan kısmı da birliklerden muaf, antrepo ve de serbest bölge ihracatlarıdır.
yılın son gününe ait usd/euro paritesi* üzerinden de takriben 125 milyar euro'ya tekabül ediyor 11 aylık toplam rakam.
devamını gör...

- sen lucifer'ı savundun !
- savunmadım !
- alçak , p**t
- bir tane çakacağım ağzının üstüne !
devamını gör...

çok çok sevdiğim kitap. bir oturuşta okunacak kadar da akıcı. şeytan heathcliff ile ondan geri kalmayan catherine'yi anlatmış bronte. nelly karakterini gözümde canlandırdığımda kendimi gülmekten alamıyorum çok hoş bir karakter. editleyerek şunu yazmak istiyorum ünlü bir eleştirmenin karakter analizini okudum dün, kitabın en kötü karakterinin nelly olduğunu yazmış. aslında çoğu olay nelly'nin verdiği kararlarla şekillenmiş. üşenmedim tekrar kitabı kabaca okudum gerçekten de nelly yüzünden o kadar çok şey olduğunu gördüm ki , zaten çoğu olayın içinde hep vardı. ama yine de kitabın en kötüsü diyemem cathy de hc de yeterince kötüydüler.

--! spoiler !--

heathcliff gerçekten kötü bir insan. şartlar falan etkilemiş evet ama içi kötü şeytanin ta kendisi.
catherine'e heathcliff'in de dediği gibi kendi etti kendi buldu. edgar linton ile mutlu olamayacaksan ne diye evlendin ? hem heathcliffi hem lintonu üzdü. linton hc gibi kaçık bir tutkuyla sevmedi ama sakince sevdi güzel sevdi. o yüzden onu çok sevdim çok da üzüldüm.
yine de hc ne kadar iğrenç bir herif olursa olsun -ki asla sempati duymadım adama şeytanın teki çünkü- aşkı yüzünden çektikleri için hem ona hem de catherine'ye üzüldüm.
sonunda hayaletlerinin birlikte dolaştığına da inandım. hep de inanacağım.
bu arada bir ara ısabella çıkıp edgar ile cathy'nin portresini öpmüştü o kısım da çok hoştu.
hc'nin cathy'nin mezarının yan tahtasını çıkarıp onun zerreleriyle birleşmek istemesine çok duygulandım.
ve en son küçük cathy ve heraton'un sonunda mutlu olmasına da çok memnun olmuştum.


--! spoiler !--
devamını gör...

aramızdan ayrıldığı gün gökyüzünden düğmeler yağan bir insan. ondan sonra ise gelmedi bir daha önünde düğme iliklemeye değer bir kimse.

yeri dolmayan güzel insan.
büyük özlem ile.
devamını gör...

dünyanın berbat boktan bir yer olması geçerli bir sebep olacaktır.
devamını gör...

dur bi dinleyim de böyle liste mi yapılır ya? diye uğraşayım olay yöneticimizle dedim. neye niyet neye kısmet...
ben iki uğraşır kaçarım diyordum fakkkat gomercan bizle uğraştı. teoman ardına demir demirkan ; onun peşine de pilli bebek ile benim art arda dinlemeyi sevdiğim üçlemelerden birini çalarak lafımı bana yedirmiştir. afiyet olsun. cümleten.

yeni gelenler ya da bilmeyenler için çokomelli not: mobilde radyo dinlemek istediğinizde radyo butonunun üstüne basılı tutarak açılan seçenekler arasında tarayıcıda yeni sekmede aç gibi bir ifadeye basarsanız sözlük keyfiniz bölünmeden arka planda dinleyebilirsiniz. iyi dinlemeler eeey ahaaali.
tanım*: sözlük'ümüzün en sevdiğim 2 icraatinden biri.
devamını gör...

tam olarak bizim neslimize söylenen söz. ne büyük savaşlara katıldık, ne büyük devrimlere. ne büyük bir din kurduk, ne de büyük bir devlet. diyoruz ya ileride robotların dünyaya hakim olacağı bir çağ olacak diye ve konuşuyoruz ya hani karanlık ütopyaları, çoktan aştık kaf dağını, kendi yarattığımız denizde solurken makara gibi yaratıyoruz dalgaları.
devamını gör...

artık çok geç.
devamını gör...

''bu maskenin altında bir fikir var ve fikirler kurşun geçirmez.''
devamını gör...

tarkovski'ye göre 25 yaşında ölür, 75 yaşında gömülür.

--- alıntı ---

insan 16 yaşındayken dünyayı değiştireceğini düşünür.18 olduğunda düşünceleri sert bir kayaya çarpar. 20 yaşına geldiğinde hiçbir şey değiştiremeyeceğini anlar 25 yaşına geldiğinde ise dünyanın onu değiştirdiğini fark eder. ve insan 25 yaşında ölür, 75 yaşında gömülür.


--- alıntı ---


tanım : insanın kaç yaşında ölebileceğini paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim