ilginç etimolojik bağlantılar
kuymak ve kuyumcu.
bildiğimiz gibi türkler eskiden beri metalleri işlerler ve bunlarla çeşitli alet edevat yaparlar. peki madenlerle uğraşan kişilere neden kuyumcu denmiş olsun? eski türkçede kuy, dökmek demekmiş. yani "dökümü gerçekleştiren" anlamına geliyor diyebiliriz.
kuymak da aynı şekilde herhangi bir madeni bir kaba döker gibi dökülür, peyniri eriiir eriiir. cidden orgazmik bir yiyecektir kuymak. bu eşsiz yiyeceği yerken bir kuyum gerçekleştirirerek yersiniz.
kaynaklar: düşünen türkçe/ali akar
nişanyan sözlük, divan-i lügati’t türk
bildiğimiz gibi türkler eskiden beri metalleri işlerler ve bunlarla çeşitli alet edevat yaparlar. peki madenlerle uğraşan kişilere neden kuyumcu denmiş olsun? eski türkçede kuy, dökmek demekmiş. yani "dökümü gerçekleştiren" anlamına geliyor diyebiliriz.
kuymak da aynı şekilde herhangi bir madeni bir kaba döker gibi dökülür, peyniri eriiir eriiir. cidden orgazmik bir yiyecektir kuymak. bu eşsiz yiyeceği yerken bir kuyum gerçekleştirirerek yersiniz.
kaynaklar: düşünen türkçe/ali akar
nişanyan sözlük, divan-i lügati’t türk
devamını gör...
albus dumbledore (yazar)
süper tanımları olan yeni yazarımız. bugün başlıklarda sıkça karşılaştım tanımlarıyla. takibe alınası çok iyi bir yazar.
devamını gör...
tuvaletten çıkarken ayağın çok pis karıncalanması
alaturka tuvaletler de kalma süresinin uzamasıyla.. başa gelen durum..
devamını gör...
daha daha nasılsınız
tıkanan sohbeti açma sorusu. vidanjörlüğe soyunan kişi daha çok tıkadığının farkında değildir.
devamını gör...
intihar edenlere ergen denilmesi
sizin yapmayacağınız bir davranış diye ergen sıfatı yapıştırmak çok kırıcı ve kabayken, hayatını sonlandırma kararı vermiş insanlara nasıl böyle denilebilir anlayamıyorum. kolay mı kendi canına kıymak?
devamını gör...
mustafa kemal atatürk
nerdesin kurban olduğum..perişan olduk yokluğunda..
devamını gör...
kadına şiddet nasıl önlenebilir sorunsalı
öncelikle zihniyet düzelmelidir. bir kere özellikle erkek çocukları küçüklükten itibaren 'paşam, işte büyüyünce çok kızın canını yakacak' tarzı iğrenç cümleler ile erkeklerin kadınlardan üstün olduğu gibi algılar oluşturmamaları gerekiyor ailelerin. ayrıca okullarda -tabii sistemimizin kendine hayrı yok ama- toplumsal cinsiyet eşitliği gibi kilit kavramlar anlatılmalı, bununla ilgili çalışmalar yapılmalı. yahu lisede birçok seminer olurdu okulda her türden insan ve konu gelirdi bir kere şiddet nasıl önlenir ve bunun gibi bir seminer göremedim ben. keşke görsek. bunun dışında da kesinlikle istanbul sözleşmesi ve 6284' ün en iyi şekilde uygulanması ile olur. bu zamana kadar uygulanmamış doğru düzgün yıllarca artan cinayetler bunun göstergesi. sözleşmeyi baştan sona okudum. yok aile toplum yapısını bozuyor, yok lgbtq+ ları destekliyor falan geçin bu işleri. bunlar sadece yön saptırma başka amaç yok. sözleşmede denen şey şiddete uğrayan her birey eşit şekilde muamele görmeli hiçbir şey gözetmeksizin din, dil, ırk da buna dahil. ki zaten kendi anayasamızda da her insan eşittir demiyor mu? ne bu saçma sapan düşünceler. ayrıca toplumun aile yapısını bozduğu falan yok. kadının evde çocuklarının önünde şiddet gördüğü ve korkusundan sesini çıkaramadığı bir aile mi toplumumuzun aile yapısı bu mudur yani doğru aile? lütfen böyle anlamsız şeylere gelmeyin.
yani aslında kısacası şiddeti önlemek önce ailenin elinde her bireyin eşit olduğu çocuklara aşılanmalı sonrasında işe okullar dahil edilmeli ve çocuk aileden sonra bir de okulda nitelikli bir eğitim almalı bu konuda ve daha sonra bu sözleşmenin ve yasanın etkili bir biçimde uygulanması işte bence şiddet böyle önlenebilir en azından basit düşünürsek.
tabii bunlar hepsi hayal ve gerçekleşmesi -özellikle de şuan- güç. ama umut etmeye devam ve direnmeye. umarım bir gün bu ülke ve insanları aydınlığa kavuşur.
yani aslında kısacası şiddeti önlemek önce ailenin elinde her bireyin eşit olduğu çocuklara aşılanmalı sonrasında işe okullar dahil edilmeli ve çocuk aileden sonra bir de okulda nitelikli bir eğitim almalı bu konuda ve daha sonra bu sözleşmenin ve yasanın etkili bir biçimde uygulanması işte bence şiddet böyle önlenebilir en azından basit düşünürsek.
tabii bunlar hepsi hayal ve gerçekleşmesi -özellikle de şuan- güç. ama umut etmeye devam ve direnmeye. umarım bir gün bu ülke ve insanları aydınlığa kavuşur.
devamını gör...
arkadaşın ölmesi
düşündürür;
paylaştıklarınızı düşündürür,
kahkahalarınızı düşündürür,
"kalbini kırdım mı acaba? " diye düşündürür,
sizde kalan sırlarıyla düşündürür,
en zoru " yerinde ben de olabilirdim" deyip geride bırakacaklarınızı düşündürür.
paylaştıklarınızı düşündürür,
kahkahalarınızı düşündürür,
"kalbini kırdım mı acaba? " diye düşündürür,
sizde kalan sırlarıyla düşündürür,
en zoru " yerinde ben de olabilirdim" deyip geride bırakacaklarınızı düşündürür.
devamını gör...
tatil beldesinde yaşayan insan
daha çok yaşını başını almış emekli insandır. genetik olarak insanda yaş kemale erince güneye göç etme isteği baş gösteriyor.
devamını gör...
kısa paça pantolon ve babet çorabı giyen erkek
rugan ayakkabı, jöleden geçilmeyen saçları ve tesbihleri mevcuttur. gözleri kanatan görünümleriyle insanı yorarlar.
devamını gör...
ömür boyu yetecek paran olsa çalışır mısın sorunsalı
şu an yaptığımız işler, ilgi alanımız olmasa dahi, bize para kazandırdığı için "çalışmak" olarak adlandırılıyor. eğer ömür boyu yetecek param olsaydı ve hoşuma giden aktivitelerle uğraşıyor olsaydım bunlar "hobi"m olurdu, "iş"im değil. yani teknik olarak çalışmıyor olurdum.
devamını gör...
isimlerin kişiliğe etkisi
sizde nasıl bilmiyorum ama benim ismim isyancı, mücadeleci anlamına geliyor. ki baya asi bir kişiliğim var.
devamını gör...
özdemir asaf
”baharda kışı, kışın da baharı özler insan.
ne uzaksa onu özler.
kavuşmak şart mı?
boşver!
bazı şeyler yokken güzel."
özdemir asaf'ın ölüm yıldönümü, saygıyla..
(11 haziran 1923 - 28 ocak 1981)
"ben sana hep üşüyordum,
çünkü kıştım.
nakıştım, bakıştım.
inkar etmiyorum da bunu,
seni sevmek gibi büyük işlere kalkıştım.
ve lütfen inkar etme;
sana en çok ben yakıştım." özdemir asaf
ne uzaksa onu özler.
kavuşmak şart mı?
boşver!
bazı şeyler yokken güzel."
özdemir asaf'ın ölüm yıldönümü, saygıyla..
(11 haziran 1923 - 28 ocak 1981)
"ben sana hep üşüyordum,
çünkü kıştım.
nakıştım, bakıştım.
inkar etmiyorum da bunu,
seni sevmek gibi büyük işlere kalkıştım.
ve lütfen inkar etme;
sana en çok ben yakıştım." özdemir asaf
devamını gör...
bir dediği bir dediğini tutmayan insan
yerinde sayıp, eserikli olanlarıda vardır. ya da ikizler burcuna sahiptirler.
devamını gör...
kalp ritmini hızlandıran şeyler
annenin ciddi bir suratla "baban seni çağırıyor" demesi. *
gidip de ne olduğunu öğrenene kadar kalbiniz depar atar.
gidip de ne olduğunu öğrenene kadar kalbiniz depar atar.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
sen yoksun
sen yoksun
deniz yok
yıldızlar arkadaşım
ya bu gece harikalı bir şeyler olsun
yahut bir bomba gibi
infilak edecek başım
ağzımda eski mısralar uzanıp kalmışım
istanbul minareler odamda gibi
gökyüzü temiz ve parlak
işte kol kola girmiş en mesut günlerimiz
muhalif bir rüzgar karşı sahilden
fosforlu ışıklarıyla gökyüzü bir deniz
havada kanat sesleri
ve çılgın kokular
deniz yok
yıldızlar uzaklaşıyor
ben yine yalnız kalıyorum
istanbul minareler kaybolmuş
sen yoksun
| attila ilhan
sen yoksun
deniz yok
yıldızlar arkadaşım
ya bu gece harikalı bir şeyler olsun
yahut bir bomba gibi
infilak edecek başım
ağzımda eski mısralar uzanıp kalmışım
istanbul minareler odamda gibi
gökyüzü temiz ve parlak
işte kol kola girmiş en mesut günlerimiz
muhalif bir rüzgar karşı sahilden
fosforlu ışıklarıyla gökyüzü bir deniz
havada kanat sesleri
ve çılgın kokular
deniz yok
yıldızlar uzaklaşıyor
ben yine yalnız kalıyorum
istanbul minareler kaybolmuş
sen yoksun
| attila ilhan
devamını gör...
sözlük radyosu eşliğinde sahil yürüyüşü yapmak
huzur vereceğine inandığım eylem. en kısa zamanda deneyeceğim.
devamını gör...
x mahlaslı yazar sizi gözledi bildirimi
x mahlaslı yazar sizi kokoreç yemeye davet ediyor bildirimini dört gözle bekliyorum ben. kelle paça da olur.
devamını gör...
hayyam üçgeni
hayyam üçgeni (diğer adıyla pascal üçgeni), matematikte binom katsayılarını içeren üçgensel bir dizidir.
ömer hayyam, pascal'dan yaklaşık 6 yüzyıl önce bulmuş ve bir düzene koymuştur. hayyam üçgeni matematiğin farklı alanları arasında bağlayıcı bir özelliğe sahiptir. içerisinde müthiş bir uyum ve düzen olan bu matematiksel yapı pek çok meraklı matematikçiyi kendine hayran bırakır. matematikte ahenk arayanların incelemesi gereken harika bir örnektir.
ömer hayyam, pascal'dan yaklaşık 6 yüzyıl önce bulmuş ve bir düzene koymuştur. hayyam üçgeni matematiğin farklı alanları arasında bağlayıcı bir özelliğe sahiptir. içerisinde müthiş bir uyum ve düzen olan bu matematiksel yapı pek çok meraklı matematikçiyi kendine hayran bırakır. matematikte ahenk arayanların incelemesi gereken harika bir örnektir.
devamını gör...
