kaymağın ekşisi
ben de o gruba dahil kişilerden biriyim. konu neden bu kadar büyüdü hala anlam verememekle birlikte; sohbet ettiğimiz, güldüğümüz, dertleştiğimiz bir grup orası. ve bir örgütlenme amacı gütmeyen bir topluluk.
ayrıca sözlükte gruplaşma olmasını da doğal karşılıyorum. etkileşim oluyor ve bir çok insan tanıyoruz bu sayede. bazısını kendimize daha yakın buluyoruz. elbette sözlük dışında da görüşeceğiz ya da bir grubumuz olacak. bu çok ayıp bir şeymiş gibi gösterilmesin.
ve hiç birimizin derdi burada savaş halinde bir ortam yaratmak, bunun için çabalamak falan değil. birilerinin çok işine geldi orada yapılan goygoy. nasıl bir kuyruk acısı vardı bilmiyorum ama çok güzel kullandi bu durumu.
herkes kendi fikrilerini ve tarzını yansıtıyor bu sözlüğe. ben kimsenin nickaltina kötü bir şey yazmam örneğin, tarzım değil. rahatsız olduğum bir konu bile olsa ima ederim ancak. insanları kırmaktan imtina ederim çünkü. arkadaşım dediğim kişiler de öyle. örgütlenmiş halimiz de buysa yani bir gülme geliyor sahiden!
alenen saldırı içerikli çok tanım gördüm bu sözlükte, hiç kimse uçurulmadı ya da ceza almadı, aldıysa da ben bilmiyorumdur görmedim cidden.
fazla uzattığımın farkındayım kusura bakılmasın. bu sözlüğü sevmekle birlikte hayatımın merkezine koymuyorum asla koymam. keyif aldığım sürece burası var. güzel şeyler okuduğum paylaştığım sürece seviyorum burayı herkes gibi.
ama ben o grupta çocuklarımın fotoğrafını da paylaştım, bu bilgileri çarpıtıp sızdıran kişi her kimse şizofren olduğunu dusunmekle birlikte, özel hayatımın guvenligi için gerekli işlemleri de başlatmayı düşünüyorum. o kısmı tabiki kimseyi ilgilendirmez, bu yazıyı okuduğunu bildiğim için yazıyorum buraya.
o kişinin sözlükte ceza alması gerekirdi esasen. ama ben bunu yoldaştan beklemiyorum. buradaki cezası beni çok tatmin etmez çünkü. umarım tüm bu saçma şeyler son bulur ne diyeyim kalın sağlıcakla..
ayrıca sözlükte gruplaşma olmasını da doğal karşılıyorum. etkileşim oluyor ve bir çok insan tanıyoruz bu sayede. bazısını kendimize daha yakın buluyoruz. elbette sözlük dışında da görüşeceğiz ya da bir grubumuz olacak. bu çok ayıp bir şeymiş gibi gösterilmesin.
ve hiç birimizin derdi burada savaş halinde bir ortam yaratmak, bunun için çabalamak falan değil. birilerinin çok işine geldi orada yapılan goygoy. nasıl bir kuyruk acısı vardı bilmiyorum ama çok güzel kullandi bu durumu.
herkes kendi fikrilerini ve tarzını yansıtıyor bu sözlüğe. ben kimsenin nickaltina kötü bir şey yazmam örneğin, tarzım değil. rahatsız olduğum bir konu bile olsa ima ederim ancak. insanları kırmaktan imtina ederim çünkü. arkadaşım dediğim kişiler de öyle. örgütlenmiş halimiz de buysa yani bir gülme geliyor sahiden!
alenen saldırı içerikli çok tanım gördüm bu sözlükte, hiç kimse uçurulmadı ya da ceza almadı, aldıysa da ben bilmiyorumdur görmedim cidden.
fazla uzattığımın farkındayım kusura bakılmasın. bu sözlüğü sevmekle birlikte hayatımın merkezine koymuyorum asla koymam. keyif aldığım sürece burası var. güzel şeyler okuduğum paylaştığım sürece seviyorum burayı herkes gibi.
ama ben o grupta çocuklarımın fotoğrafını da paylaştım, bu bilgileri çarpıtıp sızdıran kişi her kimse şizofren olduğunu dusunmekle birlikte, özel hayatımın guvenligi için gerekli işlemleri de başlatmayı düşünüyorum. o kısmı tabiki kimseyi ilgilendirmez, bu yazıyı okuduğunu bildiğim için yazıyorum buraya.
o kişinin sözlükte ceza alması gerekirdi esasen. ama ben bunu yoldaştan beklemiyorum. buradaki cezası beni çok tatmin etmez çünkü. umarım tüm bu saçma şeyler son bulur ne diyeyim kalın sağlıcakla..
devamını gör...
yazarların hogwarts binaları
"sınır tanımayan bir zeka, en büyük hediyedir insana."
ravenclaw!
ravenclaw!
devamını gör...
ölüm dışında olabilecek en kötü şey
gözleri kaybetmek. görme yetisini kaybedip karanlığa mahkum olmak.
görme engelli olmak, ölmek dışında daha kötü ve hatta ölmekten de beter bir durum.
allah, hiçbirimizi ve yakınımızı aydınlıktan mahrum etmesin.
görme engelli olmak, ölmek dışında daha kötü ve hatta ölmekten de beter bir durum.
allah, hiçbirimizi ve yakınımızı aydınlıktan mahrum etmesin.
devamını gör...
kilolu olmak
kendimden çok kısa bahsedeyim yaklaşık 8 ay hastanede yatılı tedavi görmemi gerektiren bir hastalık süreci atlattım. 8 ay sıfır hareket sürekli gelen misafirler kekler poğaçalar. sonrası alınan 30 kilo ile beraber hastaneden çıkış okuldan uzak kalma sosyalleşememe korkusu, depresyon derken 160 kiloları gördüm. merak edenler için şu an baya sağlıklıyım 90 kiloya kadar düştüm. yurt dışına falan maraton koşmaya bile gidiyorum ama bir şeyler yazmak istedim bu gece.
gelin sizlere zayıf insanların bu konuda sırf sizden daha az kiloda olduğu için ne kadar kaba ve küstah olabileceğine dair kendi hayatımdan bir kaç şey anlatayım.
eğer kalabalık bir ortamda bulunuyorsanız hiç bir arkadaşınıza şaka yapma hakkınız yoktur mesela kes lan şişko diyerek bir anda masanın en komiği olma hakkına sahiptir. bütün gününüzü zehir edebilir.
hayatımda en korktuğum günler bayram günleri oldu benim hep yıllarca
+çok mu ekmek yiyorsun?
+ekmeği kolayı kessene.
mesela size bir tabak uzatılıyor diyelim eğer yerseniz zaten sıkıntı da bir de tersi durum var. kibarca reddettiniz ve uzatan kişi bir kez daha ısrar etti diyelim. mutlaka biri dayanamaz atlar;
+ne ısrar ediyorsun yiyeceğini yemiş zaten.
kilolu olduğunuz için artık aşık olma hakkınız yoktur mesela.
bir arkadaşım beni kız arkadaşın bir arkadaşı ile tanıştırmak için bir yere zorla götürmüştü kötü niyetli değildi belki ama o gün hayatımın en kötü gününü yaşamama sebep olmuştu
kızlar kalktıktan sonra arkadaşım telefonunu masada bırakarak tuvalete gittiğinde telefonuna gelen cevabi okudum malesef.
aşkım bu çocuğu getirdiğini inanamıyorum. bu çocuk bildiğin kilolu yerin dibine girdim. kızın yüzüne bakamıyorum.
mesela bizleri spor salonlarında plajlarda havuzlarda hiç ama hiç sevmezler herkes gözüyle rahatsiz etmek istedigi kadar rahatsız edebilir hatta bizi gördüğü için kendisiyle gurur duyabilir.
üstelik kilolu olduğumuz için duygularımız da yoktur aynı zamanda da komik olma zorunluluğumuz vardır ve tabii her şakayı kaldırmayı.
küçük kardeşinizi sinemaya götürdüğünüzde mısır satan görevli kardeşinize fazla mısır yeme abin gibi şişko olursun diyip küstahça gülebilir mesela.
neyse ben biraz hüzünlendim ağlamaya başladığım. demek istediğim bilmediğiniz acılar hakkında konuşurken biraz kibar olmak zorundasınız. insan olabilmenin en temel kurallarından biri bu.
gelin sizlere zayıf insanların bu konuda sırf sizden daha az kiloda olduğu için ne kadar kaba ve küstah olabileceğine dair kendi hayatımdan bir kaç şey anlatayım.
eğer kalabalık bir ortamda bulunuyorsanız hiç bir arkadaşınıza şaka yapma hakkınız yoktur mesela kes lan şişko diyerek bir anda masanın en komiği olma hakkına sahiptir. bütün gününüzü zehir edebilir.
hayatımda en korktuğum günler bayram günleri oldu benim hep yıllarca
+çok mu ekmek yiyorsun?
+ekmeği kolayı kessene.
mesela size bir tabak uzatılıyor diyelim eğer yerseniz zaten sıkıntı da bir de tersi durum var. kibarca reddettiniz ve uzatan kişi bir kez daha ısrar etti diyelim. mutlaka biri dayanamaz atlar;
+ne ısrar ediyorsun yiyeceğini yemiş zaten.
kilolu olduğunuz için artık aşık olma hakkınız yoktur mesela.
bir arkadaşım beni kız arkadaşın bir arkadaşı ile tanıştırmak için bir yere zorla götürmüştü kötü niyetli değildi belki ama o gün hayatımın en kötü gününü yaşamama sebep olmuştu
kızlar kalktıktan sonra arkadaşım telefonunu masada bırakarak tuvalete gittiğinde telefonuna gelen cevabi okudum malesef.
aşkım bu çocuğu getirdiğini inanamıyorum. bu çocuk bildiğin kilolu yerin dibine girdim. kızın yüzüne bakamıyorum.
mesela bizleri spor salonlarında plajlarda havuzlarda hiç ama hiç sevmezler herkes gözüyle rahatsiz etmek istedigi kadar rahatsız edebilir hatta bizi gördüğü için kendisiyle gurur duyabilir.
üstelik kilolu olduğumuz için duygularımız da yoktur aynı zamanda da komik olma zorunluluğumuz vardır ve tabii her şakayı kaldırmayı.
küçük kardeşinizi sinemaya götürdüğünüzde mısır satan görevli kardeşinize fazla mısır yeme abin gibi şişko olursun diyip küstahça gülebilir mesela.
neyse ben biraz hüzünlendim ağlamaya başladığım. demek istediğim bilmediğiniz acılar hakkında konuşurken biraz kibar olmak zorundasınız. insan olabilmenin en temel kurallarından biri bu.
devamını gör...
havalar nasıl olursa olsun sizin havanız iyi olsun
hava durumu sunumuna; renk getiren, işve-cilve getiren hülya uğur söylemi.
devamını gör...
trakya_beyefendisi
mesaj atan, konuşmak isteyen, iki muhabbetten sonra nickaltıma gelip 'nötr kalabildiğim sayılı yazarlardan' yazan yazar.
burada sevdiğim birçok yazar var. mesajlaştığım, tanımlarını okuduğum, zaman zaman beğendiğim ve gidip nickaltı girdiğim.
bazende böyle anlayamadığım yazarlar çıkıyor işte. neyse zamanla anlarım herhalde.
iade-i ziyarete geldim. nötrden bir tık ötedeyim.
keyifli sözlükler...
burada sevdiğim birçok yazar var. mesajlaştığım, tanımlarını okuduğum, zaman zaman beğendiğim ve gidip nickaltı girdiğim.
bazende böyle anlayamadığım yazarlar çıkıyor işte. neyse zamanla anlarım herhalde.
iade-i ziyarete geldim. nötrden bir tık ötedeyim.
keyifli sözlükler...
devamını gör...
yesilturkan90
abla ya allah razı olsun. çokça hoşbulduk.çok teşekkür ederim. bunu yapan ilk insanın senin gibi kalemi güçlü,iyi biri olması ayrı bir mutluluk verdi bana. senin yazdıklarından ilerliyorum,başka bir espirisi yok benimkilerin. yüreğimden ne gelirse onu yazıyorum buraya, inşallah okuyanlara
bir fayda sağlayacak değerdedirler de kimsenin zamanından çalmış olmuyoruzdur.
bir fayda sağlayacak değerdedirler de kimsenin zamanından çalmış olmuyoruzdur.
devamını gör...
eyluling ile youtube röportajı
sözlüğün ilkleri ve enlerine şahit olmak çok güzel bir duygu, devamı gelir umarım.. tebrik ediyorum, elinize sağlık*.
devamını gör...
hürriyet kasidesi
ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet
esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten gibi şahane beyitlerle namık kemal tarafından 1876 yılında yazılan ve özgürlük, vatanseverlik, hürriyet, vatan ve millet gibi temaların işlendiği bir kaside. türk düşün hayatında hürriyet kavramının ete kemiğe büründüğü ilk yapıt bu kabul edilir. bir zamanlar osmanlı hürriyetçileri selanik'te, istanbul'da, manastır'da düzenledikleri gizli toplantılarda bu kasideyi kısık seslerle okuyup coşarlarmış. 2021 yılına saatler kala bizim üzerimize düşen de 135 sene öncesinden süzülüp gelen ve türkiye cumhuriyetinin kuruluşuna da doğrudan etken olan bu kasideyi okuyup bir şeyler anlamlandırmaya çalışmaktır diye düşünüyorum.
asıl adı besâlet-i osmâniyye ve hamiyyet-i insâniyye (osmanlılığın yiğitliği ve insanlığın hamiyeti) olan ve kaside-i hameset adıyla da bilinen bu kaside ağdalı bir osmanlıcayla yazılmıştır. biraz uzunca olan bu kasideyi hakkıyla incelediğimiz takdirde kelime dağarcığımız da önemli ölçüde genişleyecektir.
--! spoiler !--
görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetten
çekildik izzet ü ikbal ile bâb-ı hükûmetten
(çağın değer yargılarını doğruluktan ve samimiyetten sapmış görerek
kendi arzumuz ve saygınlığımız ile devlet kapısından ayrıldık.)
usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez iânetten
(kendini insan bilenler halka hizmet etmekten usanmaz,
mürüvvet sahibi olanlar zavallılara yardım etmekten kaçınmaz)
hakîr olduysa millet, şânına noksan gelir sanma
yere düşmekle cevher, sâkıt olmaz kadr-ü kıymetten
(eğer millet, hor görülmüşse onun şanına bir eksiklik geleceğini sanma;
yere düşmekle cevher, değerinden özünden birşey kaybetmez)
vücûdun kim hamir-i mâyesi hâk-i vatandandır
ne gâm râh-ı vatanda hak olursa cevr ü mihnetten
(vücudun mayası, vatan toprağıdır;
bu vücut, acı ve sıkıntı içinde vatan yolunda toprak olursa, en küçük bir üzüntü duyulmaz)
muini zâlimin dünyada erbâb-ı denaettir
köpektir zevk alan, sayyâd-ı bi-insâfa hizmetten
(dünyada zalimin yardımcısı, aşağılık kimselerdir;
insafsız avcıya hizmetten zevk alan ancak köpektir)
hemen bir feyz-i bâkî terk eder bir zevk-i fânîye
hayatın kadrini âli bilenler, hüsn-i şöhretten.
(hayatın değerini şöhretin güzelliğinden üstün tutanlar ile
geçici zevklere ebedî feyiz tercih edilir)
nedendir halkta tul-i hayata bunca rağbetler
nedir insana bilmem menfaat hıfz-ı emanetten.
(insanlarda hayatın uzamasına bunca düşkünlük nedendir;
insan emaneti koruyacağı yerde ondan niçin menfaat bekler?)
cihanda kendini her ferdden alçak görür ol kim
utanmaz kendi nefsinden de ar eyler melametten
(kişi dünyada herkesten kendini alçak görür, ayıplanmaktan kaçınır,
fakat kendi nefsinden utanmaz)
felekten intikam almak, demektir ehl-i idrâke
edip tezyid-i gayret müstefid olmak nedâmetten
(akıllı ve bilinçli olanların, yaptıklarından pişman olup çalışmalarını artırması ve bunlardan ders alması, felekten intikam almak demektir)
durup ahkâm-ı nusret ittihâd-ı kalb-i millette
çıkar âsâr-ı rahmet, ihtilaf-ı rey-i ümmetten
(başarının, üstünlüğün değeri, milletin gönül birliğinde durur;
koruma ve kollama eserleri ise ümmetin düşüncesinin çarpışması ile çıkar)
eder tedvîr-i âlem bir mekînin kuvve-i azmi
cihân titrer sebât-ı pây-ı erbâb-ı metânetten
(iktidar sahibi bir kişinin azim gücü, dünyanın bir düzene girmesini sağlar;
metanet sahibi kişilerin ayaklarını sağlam basması ile cihan titrer)
kaza her feyzini her lutfunu bir vakt için saklar
fütur etme sakın milletteki za'f u betaetten
(kader, her feyzini, her lütfunu bir zaman için saklar;
milletteki gevşeklikten, zayıflıktan sakın korkma!)
değildir şîr-i der-zencire töhmet acz-i akdamı
felekte baht utansın bi-nasib- erbab-ı himmetten
(zincire vurulmuş aslana ayaklarının güçsüzlüğü töhmet değildir;
bu dünyada nasipsiz himmet sahiplerinden talih utansın.)
ziya dûr ise evc-i rif'atinden iztırâridir
hicâb etsin tabiat yerde kalmış kabiliyetten
(ışık yüksekliğin doruğundan uzaksa çaresizliktendir;
tabiat yerde sürünen kabiliyetten utansın.)
biz ol nesl-i kerîm-i dûde-i osmaniyânız kim
muhammerdir serâpâ mâyemiz hûn-ı hamiyetten
(biz o osmanlılar boyunun ulu soyundanız;
mayamız, bütünüyle şehadet kanıyla karılmıştır)
biz ol âl-i himem erbâb-ı cidd ü içtihâdız kim
cihangirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten
(biz o yüce hamiyetli, çalışkan ve güçlü kişileriz ki
bir küçük aşiretten dünyaya hükmeden bir devlet meydana getirdik)
biz ol ulvi-nihâdânız ki meydân-ı hamiyette
bize hâk-i mezar ehven gelir hâk-i mezelletten
(biz o yüce yaratılışlı milletiz ki
hamiyet meydanında ayaklar altında toprak olmaktan bize ölüm daha iyi gelirı)
ne gam pür âteş-i hevl olsa da gavgâ-yı hürriyet
kaçar mı merd olan bir can için meydân-ı gayretten
(hürriyet mücadelesi korkulu ateş olsa ne dert,
yiğit olan bir insan gayret meydanından kaçar mı?)
kemend-i can-güdâz-ı ejder-i kahr olsa cellâdın
müreccahtır yine bin kerre zencîr-i esâretten
(cellâdın can yakan kemendi acımasız bir ejder bile olsa,
yine bin defa esaret zincirinden daha iyidir)
felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin
dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten
(felek her türlü eziyet yollarını toplasın gelsin,
millet yolunda hizmetten dönersem kahpeyim)
anılsın mesleğimde çektiğim cevr ü meşakkatler
ki ednâ zevki âlâdır vezâretten sadâretten
(bu yolda çektiğim acılar, sıkıntılar anılsın;
bunun en basit zevki bile vezirlikten, sadrazamlıktan daha iyidir, yücedir)
vatan bir bî-vefâ nâzende-i tannâza dönmüş kim
ayırmaz sâdıkân-ı aşkını âlâm-ı gurbetten
(vatan, bir vefasız alaycı sevgiliye dönmüş,
aşkına bağlı olanları gurbet acılarından ayırmıyor)
müberrâyım recâ vü havfden indimde âlidir
vazifem menfaatten hakkım agrâz-ı hükümetten
(korkudan, yalvarma yakarmadan uzağım;
benim yanımda görevim menfaatimden, hakkım hükûmetin kötü niyetlerinden daha üstündür)
civânmerdân-ı milletle hazer gavgâdan ey bidâd
erir şemşîr-i zulmün âteş-i hûn-i hamiyetten
(ey adaletsiz, milletin yiğitleriyle mücadeleden sakın;
senin zulmünün kılıcı hamiyet kanının ateşi karşısında erir)
ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet
çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten
(zulüm ile, işkence ile hürriyeti ortadan kaldırmak ne mümkün;
eğer kendinde bir güç görüyorsan insanoğlundan idraki kaldırmaya çalış)
gönülde cevher-i elmâsa benzer cevher-i gayret
ezilmez şiddet-i tazyikten te'sir-i sıkletten
(gönülde çalışma gevheri, elmas cevherine benzer;
ağırlığın tesirinden, baskının şiddetinden ezilmez)
ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet
esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten
(ey hürriyetin güzel yüzü, sen ne büyüleyici imişsin.
gerçi esaretten kurtulduk derken senin aşkının esiri olduk)
senindir şimdi cezb-i kalbe kudret setr-i hüsn etme
cemâlin ta ebed dûr olmasın enzâr-ı ümmetten
(şimdi kalbi fethedecek güç sendedir, güzelliğini gizleme;
güzelliğin, milletin nazarlarından ebediyete kadar uzak kalmasın)
ne yâr-ı cân imişsin ah ey ümmid-i istikbâl
cihanı sensin azad eyleyen bin ye's ü mihnetten
(ey geleceğin umudu, sen ne can dostuymuşsun;
dünyayı bütün üzüntü ve sıkıntılarından kurtaran sensin)
senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infâz et
hüdâ ikbâlini hıfzeylesin hür türlü âfetten
(hükmetme çağı senindir, hükmünü dünyaya geçir;
allah yüceliğini her türlü belâlardan korusun)
kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten
(ey yaralı kükreyen aslan, senin gezdiğin güzel sahralar zulmün köpeklerine kaldı,
artık gaflet uykusundan uyan!)
--! spoiler !--
devamını gör...
v for vendetta
v for vendetta, yakın geçmişte britanya'da liderlik koltuğunda olan baskıcı ve sindirici yönetimi ve o hükümeti yerle yeksan etmeyi kendine görev bilmiş, ismini "v" koyan bir şahsı konu almakta. v'nin amacı kendi tanımlamalarından anlaşılacağı kadarıyla hiç bir zaman halka zarar vermek olmamıştır. aksine halkı güçlü kılmayı amaçlayıp, devletin halka muhtaç hissetmesi gerektiğini söylemiştir. tam doğru halini hatırlayamıyor olsam da filmde geçen bir replikte"halklar hükümetlerden korkmamalı, hükümetler halklardan korkmalı" şeklinde bir cümle geçmekteydi. v'nin halkla olan ilişkisi, halkı bulunan duruma karşı uyarmak ve halkı yönetimin yanlışlarına karşı tek vücut olup ayaklandırmak girişimi üzerinedir. simsiyah kıyafetlere bürünmüş ve guy fawkes maskesi takmış, film sayesinde bambaşka bir figür haline gelmiştir v.
v for vendetta’nın konusu başlı başına özgürlük, eşitlik, sosyal devlet ve v'nin kendisinin anarşi ve vandallık ile olan ilişkisidir. şu vaziyette bir soru sormak gerek; gerçek özgürlüğü nasıl tanımlarız ? kabaca basit şekilde özgürlük, kişinin isteklerini yapabilme durumudur. ancak gerçek özgürlük nedir ? gerçek özgürlük bu tanımdan çok çok daha fazlasıdır. kişinin kendini cehalet ve zayıflıktan, eziklikten azat etmesinden geçer. gerçek özgürlük bu bakımdan zorlu bir süreçtir. vatandaşlar hükümetlerin ve yönetimlerin oluşturduğu baskıcı zihniyetten ve bu sebeple zihinlerinde oluşan sınırlamalardan, duvarlardan kurtarılmalıdır.
filmde v'nin sürekli okuyor olması, öğrendikleriyle yetinmeyip daha yeni ufuklara doğru bilginin peşinden koşmasının sebebi budur. bir gece ansızın hükümet polislerinin elinden aldığı, kurtardığı evey hammond'a işkence yapması ise bu sebeptendir. amacı evey'i zayıflıklarından, mutluluk arayışından, körü körüne bağlılıklarından kurtarmaktır.
filmin ana karakteri v olsa da hakkında neredeyse hiç bir bilgi sunulmamıştır seyirciye. kimdir, nereden gelmiştir, nasıl görünmektedir ? bu sorular cevapsız birer muammadır. aslında bunlara değinilmemesi, v'nin fikirlerinin vurgulanması isteğidir. fikirleri vurgulayabilmek amacıyla dış görünüşlere, öz geçmişlere, biyografilere yer verilmemiş sadece fikrin ne olduğu aşılanmak istenmiştir. yalnızca baskıcı hükümetin ilk zamanlarında, v'nin ve bazı figüran karakterlerin tabiri caizse "getto" şeklindeki toplama kamplarından birine hapsedildiği ve insanlar üzerinde deneyler yapıldığı görülmektedir.
ki bu deneyler sayesinde v sıradan insanlardan daha güçlü bir hale gelmiştir. bu belirsizlikler silsilesi izleyici bir bakıma özgür kılar. çünkü v amacına ulaşmak için her yolu uygulamaya çalışan biridir. bu da onun bir aktivist mi yoksa tamamen aklını yitirmiş bir terörist mi olduğunu muallakta bırakır. seyircinin kendi kafasında buna karar vermesi gerekir.
filmde uygulanan bu metod sayesinde v filmin ana karakteri olmasına rağmen kişi olmaktan çıkar. fikirlerinin bedene gelmiş hâli olur. savunduğu fikirler ise baskıcı rejime karşı anarşiyi savunmaktadır. zaten v for vendetta'nın temeli budur; "devlet faşizmi ve halk anarşizmi arasındaki amansız çekişme. ve bunlardan hangisi toplum için faydalıdır?" sorusunun cevabının bulunması amaçlanmaktadır.
film 5 kasım 1605'e ithafen çekilmiştir. bu tarih guy fawkes'in ingiltere parlamento binasının havaya uçurma girişiminin olduğu tarihtir. film 2006'da gösterime girmiştir. başrollerini usta oyuncu hugo veawing (v) ve natalie portman (evey hammond) paylaşmaktadır.
bu tanımı girmek içinse 5 kasım 2021'i beklemiş olmam ayrı bir güzelliktir.
v for vendetta’nın konusu başlı başına özgürlük, eşitlik, sosyal devlet ve v'nin kendisinin anarşi ve vandallık ile olan ilişkisidir. şu vaziyette bir soru sormak gerek; gerçek özgürlüğü nasıl tanımlarız ? kabaca basit şekilde özgürlük, kişinin isteklerini yapabilme durumudur. ancak gerçek özgürlük nedir ? gerçek özgürlük bu tanımdan çok çok daha fazlasıdır. kişinin kendini cehalet ve zayıflıktan, eziklikten azat etmesinden geçer. gerçek özgürlük bu bakımdan zorlu bir süreçtir. vatandaşlar hükümetlerin ve yönetimlerin oluşturduğu baskıcı zihniyetten ve bu sebeple zihinlerinde oluşan sınırlamalardan, duvarlardan kurtarılmalıdır.
filmde v'nin sürekli okuyor olması, öğrendikleriyle yetinmeyip daha yeni ufuklara doğru bilginin peşinden koşmasının sebebi budur. bir gece ansızın hükümet polislerinin elinden aldığı, kurtardığı evey hammond'a işkence yapması ise bu sebeptendir. amacı evey'i zayıflıklarından, mutluluk arayışından, körü körüne bağlılıklarından kurtarmaktır.
filmin ana karakteri v olsa da hakkında neredeyse hiç bir bilgi sunulmamıştır seyirciye. kimdir, nereden gelmiştir, nasıl görünmektedir ? bu sorular cevapsız birer muammadır. aslında bunlara değinilmemesi, v'nin fikirlerinin vurgulanması isteğidir. fikirleri vurgulayabilmek amacıyla dış görünüşlere, öz geçmişlere, biyografilere yer verilmemiş sadece fikrin ne olduğu aşılanmak istenmiştir. yalnızca baskıcı hükümetin ilk zamanlarında, v'nin ve bazı figüran karakterlerin tabiri caizse "getto" şeklindeki toplama kamplarından birine hapsedildiği ve insanlar üzerinde deneyler yapıldığı görülmektedir.
ki bu deneyler sayesinde v sıradan insanlardan daha güçlü bir hale gelmiştir. bu belirsizlikler silsilesi izleyici bir bakıma özgür kılar. çünkü v amacına ulaşmak için her yolu uygulamaya çalışan biridir. bu da onun bir aktivist mi yoksa tamamen aklını yitirmiş bir terörist mi olduğunu muallakta bırakır. seyircinin kendi kafasında buna karar vermesi gerekir.
filmde uygulanan bu metod sayesinde v filmin ana karakteri olmasına rağmen kişi olmaktan çıkar. fikirlerinin bedene gelmiş hâli olur. savunduğu fikirler ise baskıcı rejime karşı anarşiyi savunmaktadır. zaten v for vendetta'nın temeli budur; "devlet faşizmi ve halk anarşizmi arasındaki amansız çekişme. ve bunlardan hangisi toplum için faydalıdır?" sorusunun cevabının bulunması amaçlanmaktadır.
film 5 kasım 1605'e ithafen çekilmiştir. bu tarih guy fawkes'in ingiltere parlamento binasının havaya uçurma girişiminin olduğu tarihtir. film 2006'da gösterime girmiştir. başrollerini usta oyuncu hugo veawing (v) ve natalie portman (evey hammond) paylaşmaktadır.
bu tanımı girmek içinse 5 kasım 2021'i beklemiş olmam ayrı bir güzelliktir.
devamını gör...
unutkanlık
unutulmaması gerekenlerin olağan akışta akla gelmemesi, anımsayamamak. unutmak için çabalamıyoruz bir bakıma hatırlanmıyor çaba gösterilse de. ya da gereken zamanda hatırlanmıyor. bu da ciddi sorunlara yol açabiliyor.
mesela ben sınavda hatırlamam gereken bir kelimeyi sınav kağıdımı teslim ettikten sonra ve kapıdan çıkmadan hemen önce hatırlamıştım. ama sınav esnasında zihnimin kıvrımlarında gezintiye çıkmış bu bilgi tanesi bir türlü gelmek bilmemişti. bu gizemi bir türlü çözemiyoruz.
mesela ben sınavda hatırlamam gereken bir kelimeyi sınav kağıdımı teslim ettikten sonra ve kapıdan çıkmadan hemen önce hatırlamıştım. ama sınav esnasında zihnimin kıvrımlarında gezintiye çıkmış bu bilgi tanesi bir türlü gelmek bilmemişti. bu gizemi bir türlü çözemiyoruz.
devamını gör...
hi my i run
bugün doğum günü olmayan moderatör, doğum günü kutlu olsun.
devamını gör...
etoro kabilesi
papua yeni gine'de yaşayan etoro kabilesi'nde genç erkeklerin güçlenmeleri, yetişkinliğe ve olgunluğa erişmeleri için kabilenin yaşlı üyelerinin spermlerini yutmaları gerektiğine inanılıyor. yaşam gücünün spermde olduğunu, hayat enerjisinin nesilden nesile aktarıldığına inanıyor ve bu ritüeli uyguluyorlar.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının sevmediği özellikleri
duyguları çok belli eden bir yapıya sahip olmak.
utanınca kızarır,
sinirlenince ve heyecanlanınca ellerim titrer, sesim incelir,
haksızlığa uğrayınca kendini kaybeder,
üzülünce hüngür hüngür ağlar,
sevinince şapşal şapşal gülmekten kendimi alamam.
utanınca kızarır,
sinirlenince ve heyecanlanınca ellerim titrer, sesim incelir,
haksızlığa uğrayınca kendini kaybeder,
üzülünce hüngür hüngür ağlar,
sevinince şapşal şapşal gülmekten kendimi alamam.
devamını gör...
yazarların akşam uyku saati
yazar dediğin adam rezalet bir hayat yaşar ve uyku saati asla belirli değildir genelde gece yatmaz sabah kalkmaz felsefesiyle yaşarlar.
geceleri en verimli saatlerde yazarlık yapar.
geceleri en verimli saatlerde yazarlık yapar.
devamını gör...
engellenen yazarın hala tanımlarınızı artılaması
sinir bozucu bir durumdur.
iko çabuk yeni bir özellik getir. kimi engellediysek o da bizi engellemiş sayılsın. birbirimizi görmeyelim.
yazıklar olsun.
iko çabuk yeni bir özellik getir. kimi engellediysek o da bizi engellemiş sayılsın. birbirimizi görmeyelim.
yazıklar olsun.
devamını gör...






