insanı deli eden sesler
komşu çocuklarının camış gibi çığlık atmaları ve sanki olimpiyat koşularına hazırlanırcasına deli gibi koşan ayak sesleri. tiksiniyorum sizden.
devamını gör...
cehennem
neredeyse bütün dinlerde "asi"lerin cezalandırıldığı uhrevi mekan. "arapçadan türkçeye geçmiştir. kelimeni evveli ibranice gehonnom'dur ve kudüs'teki hinnom vadisi demektir."
devamını gör...
moderasyon
düzeltme / silme, kontrol etme / denetleme, kullanıcıların şikayetlerini değerlendirme vb. bir çok konuyu ele alan sorumlu (yönetici) insanların yaptıkları görevin/işin genel adıdır.
devamını gör...
yanlışlıkla sevilmeyen yazarın başlığına tanım girmek
biz de yanlış olmaz olmuşsa da yanlışlıkla olmuştur.
devamını gör...
new girl
new girl fox televizyon kanalında ilk kez 20 eylül 2011 tarihinden itibaren yayınlanan amerikan sitcom komedi dizisidir. baş rollerinde zooey deschanel, jake johnson, max greenfield, lamorne morris ve hannah simone oynamaktadır. prömiyerini yaptığı gün sadece amerika'da 10.3 milyon seyircini izlemiştir.
dizinin konusu:
jessica "jess" (zooey deschanel) yerel bir ilk öğretim okulunda öğretmenlik yapmaktadır. başka bir şehre yaptığı yolculuğun ardından birlikte yaşadığı sevgilisine sürpriz yaparak haber vermeden evine geldiğinde sevgilisinin kendisini aldattığını öğrenir ve evi terk etmek ister. gazetede yayınlanan, bir eve dördüncü ev arkadaşının arandığı, ilana başvurur. beyaz yakalı çalışan kazanova schmidt, aslen chicago'lu barmen nick, nick'in çocukluk arkadaşı eski basketbolcu winston ile birlikte yaşamaya başlar. üç farklı karakterdeki erkekle, aldatılmış mutsuz bir dönemden geçen jess'in maceraları böylece başlamış olur.
wiki
yorum: ne zaman açsam neşemi yerine getirir. bölümlerin yirmi dk civarları olması da çok iyidir. çok sevdiğim, müthüşlü dediğim dizinin introsu.
devamını gör...
alerjik rinit
ev tozu akarının iki türüne de sahip olduğum,bir gün değil bir an bile yaşatmayan aşırı tepki.üstteki yazarın belirttiği şikayetlerin tamamını yaşıyorum.tek çare aylık aşı,burun spreyi ve her gün aldığım hap.tedavi olmam derseniz buyrun ileri astıma.
devamını gör...
hachiko
2009 yılında yayımlanan bir profesörün, akita cinsi bir köpekle kurduğu duygusal bağı konu alan yönetmenliğini lasse hallström'in yapımcılığını richard gere, bill johnson, vicki shigekuni wong'un senaristliğini stephen p. lindsey'in üstlendiği drama filmidir.
oyuncuları,
richard gere
chico
layla
forrest
joan allen
cary-hiroyuki tagawa
sarah roemer
jason alexander
erick avari
film 1923-1935 yılları arasında japonya'nın akita ilinin odate semtinde yaşayan bir köpeğin hayatından uyarlanmıştır.
tokyo üniversitesinde görev yapan bir profesör dr. hidesaburo ueno küçük bir köpek yavrusu buluyor ve onunla yaşamaya başlıyor. hachiko her sabah babasını metroya kadar götürüyor ve akşamları onu almak için tekrar oraya geliyor. bu böyle uzun bir zaman devam ediyor aralarındaki bağ her geçen gün dahada güçleniyor.
bir gün profesör inmiyor metrodan ve böylece başlıyor hachiko nun dramı. hiç ayrılmıyor ordan her gelen metroya dikiyor gözlerini bekliyor sevdiğini ama sevdiği gelmiyor. 1,2,3...9 sene sürüyor böyle ve hachiko orada yaşamını yitiriyor.
japonlar bu sevgiye bu bağlılığa hayran kalıyor ve hachiko'nun heykelini dikiyor oraya. hachiko'yu da profesörün yanına yatırıyorlar.
çok duygulu ve insanı hüzne gark eden bir film. benim gibi insanlara çok ağır bir yük ama yine de izlemeye değer.
iyi seyirler...
oyuncuları,
richard gere
chico
layla
forrest
joan allen
cary-hiroyuki tagawa
sarah roemer
jason alexander
erick avari
film 1923-1935 yılları arasında japonya'nın akita ilinin odate semtinde yaşayan bir köpeğin hayatından uyarlanmıştır.
tokyo üniversitesinde görev yapan bir profesör dr. hidesaburo ueno küçük bir köpek yavrusu buluyor ve onunla yaşamaya başlıyor. hachiko her sabah babasını metroya kadar götürüyor ve akşamları onu almak için tekrar oraya geliyor. bu böyle uzun bir zaman devam ediyor aralarındaki bağ her geçen gün dahada güçleniyor.
bir gün profesör inmiyor metrodan ve böylece başlıyor hachiko nun dramı. hiç ayrılmıyor ordan her gelen metroya dikiyor gözlerini bekliyor sevdiğini ama sevdiği gelmiyor. 1,2,3...9 sene sürüyor böyle ve hachiko orada yaşamını yitiriyor.
japonlar bu sevgiye bu bağlılığa hayran kalıyor ve hachiko'nun heykelini dikiyor oraya. hachiko'yu da profesörün yanına yatırıyorlar.
çok duygulu ve insanı hüzne gark eden bir film. benim gibi insanlara çok ağır bir yük ama yine de izlemeye değer.
iyi seyirler...
devamını gör...
hayallerinden vazgeçen insan
daha yeni başlıyoruz,ne vazgeçmesi dur!.
devamını gör...
ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler
bir bitkinin yapraklarının içine birtakım yiyecek maddeleri koyup pişirmek kimin aklına gelmiş? üstelik neden özellikle o yiyecek maddeleri de başka bir şey değil? yoksa başka şeyleri de denedi de çok mu kötü oldu? (bkz: yaprak sarma)
***
peki, ilk kez kim "kocaman, taştan bir kutu yapalım. bunun içerisinde birbirini hiç tanımayan onlarca insan toplanıp birbirinin her türlü gürültü patırtısına, pisliğine göz yummak zorunda kalsın." dedi ve apartman fikri çıktı ortaya? hangi aklı evvel "evet güzel fikir, yapalım bunu ve içinde yaşayalım." diye kabul etti?
kim bu insanlar, kim?
***
peki, ilk kez kim "kocaman, taştan bir kutu yapalım. bunun içerisinde birbirini hiç tanımayan onlarca insan toplanıp birbirinin her türlü gürültü patırtısına, pisliğine göz yummak zorunda kalsın." dedi ve apartman fikri çıktı ortaya? hangi aklı evvel "evet güzel fikir, yapalım bunu ve içinde yaşayalım." diye kabul etti?
kim bu insanlar, kim?
devamını gör...
instagram’da sürekli çekilişe etiketlenmek
don çekilişi nedir ya? insanlar donu da bedavaya getirmeye çalışıyor. ne günlere kaldık.
bu tip organizasyonlar için bende hep bir tanıdığa veriyorlardır düşüncesi hakim olmuştur. şans denemeye dahi değer görmüyorum adam akıllı bir şey vaad edilse de.
bu tip organizasyonlar için bende hep bir tanıdığa veriyorlardır düşüncesi hakim olmuştur. şans denemeye dahi değer görmüyorum adam akıllı bir şey vaad edilse de.
devamını gör...
popülaritesini hak eden filmler
son çıkan joker kesinlikle hak ediyor .
devamını gör...
ilk olup yok olmak mı son olup sonsuz olmak mı sorunsalı
--- alıntı ---
herkes ilk olmak ister,ilk aşk, ilk öpücük..oysa ilk geçicidir.sahip olduğunuz hangi ilk hala sizin, yada sizinle? hiç düşündünüz mü?oysa son da durum biraz farklıdır.ondan ötesi yoktur.heyecandan avuçlarınızın terleyerek tuttuğu ilk elle değil,güvenerek sımsıkı tuttuğunuz son elle girersiniz mezara..
--- alıntı ---
herkes ilk olmak ister,ilk aşk, ilk öpücük..oysa ilk geçicidir.sahip olduğunuz hangi ilk hala sizin, yada sizinle? hiç düşündünüz mü?oysa son da durum biraz farklıdır.ondan ötesi yoktur.heyecandan avuçlarınızın terleyerek tuttuğu ilk elle değil,güvenerek sımsıkı tuttuğunuz son elle girersiniz mezara..
--- alıntı ---
devamını gör...
gündüz vassaf
geceye övgüler düzen kitabı cehenneme övgü en çok satan kitabıdır. ayrıca bu kitaptan sonra yine akıcı bir dili olan cennetin dibi kitabını yazmıştır.
devamını gör...
şifa istemem balından
şu sıralar sol tarafımdan yoklayan,
gölge etme başka ihsan istemem temalı türkü. ozanı nesimi çimen.
o dikenler nihayetinde dokundu ona.
şimdi çepeçevre dallarla sarılı kaldığım yerden bir umut ben fısıldıyorum.
razıyım açan gülünden
umudum yok ya anlaşılacağından yine de olsun, dallara zarar gelmesin diyorum.
“ne tuhaf bir dünya. kimsenin işine karışmıyorum. kimseyi incitmiyorum ve her an kendimleyim. böyle olunca herkes beni kurcalıyor.” *
haluk levent ve cem adrian versiyonunu buraya bıraktım.
» sözleri «
şifa istemem balından
bırak beni bu halımdan
razıyım açan gülünden
yeter dikenin batmasın
gece gündüz o hizmetin
şefaatin kerametin
senin olsun hoş sohbetin
yeter huzurum gitmesin
taşa değmesin ayağın
lale sümbül açsın bağın
istemem metheylediğin
yeter arkamdan atmasın
kolay mı gerçeğe ermek
dost bağından güller dermek
orda kalsın değer vermek
yeter ucuza satmasın
sonu yoktur bu virdimin
dermanı yoktur derdimin
istemem ilaç yardımın
yeter yakamdan tutmasın
nesimi'yim vay başıma
kanlar karıştı yaşıma
yağın gerekmez aşıma
yeter zehirin katmasın
gölge etme başka ihsan istemem temalı türkü. ozanı nesimi çimen.
o dikenler nihayetinde dokundu ona.
şimdi çepeçevre dallarla sarılı kaldığım yerden bir umut ben fısıldıyorum.
razıyım açan gülünden
umudum yok ya anlaşılacağından yine de olsun, dallara zarar gelmesin diyorum.
“ne tuhaf bir dünya. kimsenin işine karışmıyorum. kimseyi incitmiyorum ve her an kendimleyim. böyle olunca herkes beni kurcalıyor.” *
haluk levent ve cem adrian versiyonunu buraya bıraktım.
» sözleri «
şifa istemem balından
bırak beni bu halımdan
razıyım açan gülünden
yeter dikenin batmasın
gece gündüz o hizmetin
şefaatin kerametin
senin olsun hoş sohbetin
yeter huzurum gitmesin
taşa değmesin ayağın
lale sümbül açsın bağın
istemem metheylediğin
yeter arkamdan atmasın
kolay mı gerçeğe ermek
dost bağından güller dermek
orda kalsın değer vermek
yeter ucuza satmasın
sonu yoktur bu virdimin
dermanı yoktur derdimin
istemem ilaç yardımın
yeter yakamdan tutmasın
nesimi'yim vay başıma
kanlar karıştı yaşıma
yağın gerekmez aşıma
yeter zehirin katmasın
devamını gör...
dede yadigarı olup hala saklanan şeyler
76 model john deere traktör. köyde garajda duruyor, işi olan kullanıyor.
devamını gör...
nomadland
filmlerle ilgili çok şey yazmayı sevmem. fragman izlemem, gözüme sokulmadıysa kritik okumam. çoğu zaman başrolleri bile bilmem. zaten takip ettiğim bir yönetmense yeni filminden haberim olmuştur. en son kertede ise festival gösterimlerinde eğer görmediysem filmi sinemada, listeme eklemişimdir, oturur izlerim. benim gibi insanları da gözeterek sevmiyorum sinema yazma işini. çok şahsi bir konu bu çünkü. hem önceden film ile ilgili olumlu ya da olumsuz yorumlamaların bilgisine sahip olunmasını doğru bulmuyorum hem de izlediğinden aldığının yönlendirilmesini. titanik'in batacağını hepimiz biliyorduk. sinemada mesele ne anlatıldığı değildir. nasıl anlatıldığıdır. ve izleyici de anlatılanı kendine kadar, kendi gibi almalıdır.
şimdiyse bu filmle ilgili sayfalarca yazmak istiyorum. biriyle izlemiş olsam üzerinde saatlerce konuşmak isterdim. kendi kendimeyse ancak çok sınırlı konuşabilir, yazabilirim. zaten ben düşün dünyasında konuşmayı sevenlerdenim. ya da karşımda beni anlayan biri varsa, direkt ona.
yalnızdım. esasında bir açıdan iyi ki öyleydim. yalnız olmamam gerektiğini yalnızkenden daha çok, başka nasıl bu kadar "anlayabilirdim"? benim aldığım bu filmden. buyurun buradan yakın...
yaptığımız tercihler yönetiyor hayatımızı. fern gibi. kimisi bilinçli, kimisi razı geldiğimiz tercihler. evinden ayrılabileceği en erken zamanda ayrılmak fern'in bilinçli tercihi. yine gitmek isterken bo'nun yanında kalmak ise razı geldiği. istekli de olsa razı geliş razı geliştir. ve bu bokun her türlüsü kişiye zarar verir.
veda etmeyi sevmemek, yolda yeniden karşılaşmayı umanların işi. biz fern gibiler veda ederken de, sonrasında da evimizi kendimizle taşırız. hayır metafor değil.
teşekkürler chloé zhao.
en iyi filmi ya da yönetmeni alır 26 nisan'da. ikisini birden alacağını düşünmüyorum açıkçası. zaten altın küre'den sonra sürpriz değil. kesin bilgi, yayabiliriz yani.
ben gideyim ötede düşüneyim. hıhm.
şimdiyse bu filmle ilgili sayfalarca yazmak istiyorum. biriyle izlemiş olsam üzerinde saatlerce konuşmak isterdim. kendi kendimeyse ancak çok sınırlı konuşabilir, yazabilirim. zaten ben düşün dünyasında konuşmayı sevenlerdenim. ya da karşımda beni anlayan biri varsa, direkt ona.
yalnızdım. esasında bir açıdan iyi ki öyleydim. yalnız olmamam gerektiğini yalnızkenden daha çok, başka nasıl bu kadar "anlayabilirdim"? benim aldığım bu filmden. buyurun buradan yakın...
yaptığımız tercihler yönetiyor hayatımızı. fern gibi. kimisi bilinçli, kimisi razı geldiğimiz tercihler. evinden ayrılabileceği en erken zamanda ayrılmak fern'in bilinçli tercihi. yine gitmek isterken bo'nun yanında kalmak ise razı geldiği. istekli de olsa razı geliş razı geliştir. ve bu bokun her türlüsü kişiye zarar verir.
veda etmeyi sevmemek, yolda yeniden karşılaşmayı umanların işi. biz fern gibiler veda ederken de, sonrasında da evimizi kendimizle taşırız. hayır metafor değil.
teşekkürler chloé zhao.
en iyi filmi ya da yönetmeni alır 26 nisan'da. ikisini birden alacağını düşünmüyorum açıkçası. zaten altın küre'den sonra sürpriz değil. kesin bilgi, yayabiliriz yani.
ben gideyim ötede düşüneyim. hıhm.
devamını gör...
okuduğun bölümle alakasız bir işte çalışmak
rahatsız edici durumdur. iki şekilde oluyor bu durum, birinci durum mecbur olduğunuz içindir ikinci durumdaysa istek sonucudur.
ilki çok kötü bir durum ve harcadığınız yılların boşa gittiğine yanıyorsunuz . bu durumda kişinin hiç mi suçu yok ben kesinlikle olduğunu düşünüyorum zamanında gerekeni yapmadığı için o duruma düşmüştür ama bazı insanlar gerçekten hiçbir çaresi kalmadığından dolayı istemediği bir meslek yapmak zorunda kalıyor. onu da yapmasa aç kalacağını biliyor bu da onu istemediği mesleği yapmaya itiyor.
ikinci durumda yani isteğiniz doğrultusunda aldığınız bir kararsa bu durumda da aslında istemediğiniz bir mesleği okumuşsunuz manasına geliyor çünkü daha o yaşlarda çoğu insan tam olarak ne istediğini bilemiyor olabilir ve bunun sonucunda yanlış tercihler yapabiliyor bunda ailenin de etkili olduğunu söyleyebiliriz ya da önüne bir fırsat çıkmıştır onu değerlendirip başka bir alana yönelmiş olabilir, ki böyle çok fazla insan var. bulduğu fırsatı kaçırmayan. girişimci olmayı seçtiği için olabilir daha sonra aile şirketinde çalışmak için olabilir ve ya kendine ait bir yer açtığı için olabilir sonuçta en şanslı gruptur ve bulduğu fırsatları tepmek yerine iyi değerlendirmiştir.
ilki çok kötü bir durum ve harcadığınız yılların boşa gittiğine yanıyorsunuz . bu durumda kişinin hiç mi suçu yok ben kesinlikle olduğunu düşünüyorum zamanında gerekeni yapmadığı için o duruma düşmüştür ama bazı insanlar gerçekten hiçbir çaresi kalmadığından dolayı istemediği bir meslek yapmak zorunda kalıyor. onu da yapmasa aç kalacağını biliyor bu da onu istemediği mesleği yapmaya itiyor.
ikinci durumda yani isteğiniz doğrultusunda aldığınız bir kararsa bu durumda da aslında istemediğiniz bir mesleği okumuşsunuz manasına geliyor çünkü daha o yaşlarda çoğu insan tam olarak ne istediğini bilemiyor olabilir ve bunun sonucunda yanlış tercihler yapabiliyor bunda ailenin de etkili olduğunu söyleyebiliriz ya da önüne bir fırsat çıkmıştır onu değerlendirip başka bir alana yönelmiş olabilir, ki böyle çok fazla insan var. bulduğu fırsatı kaçırmayan. girişimci olmayı seçtiği için olabilir daha sonra aile şirketinde çalışmak için olabilir ve ya kendine ait bir yer açtığı için olabilir sonuçta en şanslı gruptur ve bulduğu fırsatları tepmek yerine iyi değerlendirmiştir.
devamını gör...
nina simone
1933-2003 yılları arasında yaşamış, asıl adı eunice kathleen waymon olan jazz, blues, soul türlerinde müzik yapmış, şarkıcı, piyanist ve insan hakları savunucusudur.
sevdiğim ve dinlemenizi tavsiye ettiğim bazı parçaları:
african mailman
sinnerman
eretz zavat chalav u'dvash
ain't got no
mississippi goddam
love me leave me
my way
ek olarak 15 parçasının notaları kişisel web sitesinde yayınlanmıştır.
https://www.ninasimone.com/sheet-music/
sevdiğim ve dinlemenizi tavsiye ettiğim bazı parçaları:
african mailman
sinnerman
eretz zavat chalav u'dvash
ain't got no
mississippi goddam
love me leave me
my way
ek olarak 15 parçasının notaları kişisel web sitesinde yayınlanmıştır.
https://www.ninasimone.com/sheet-music/
devamını gör...
çayın yanında en güzel giden gıda
anne böreği ya da keki.
devamını gör...
