25 aralık 2020 suriyeli hacker çetesinin çökertilmesi
sen kalk savaştan türkiye'ye gel sığın yardım al sonra burada düzenekler çeteler oluştur hackerlik yap şaka gibi olaydir.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
mavi, maviydi gökyüzü
bulutlar beyaz, beyazdı
boşluğu ve üzüntüsü
içinde ne garip yazdı...
garip, güzel, sonra mahzun
ışıkla yağmur beraber,
bir türkü ki gamlı, uzun,
ve sen gülünce açan güller,
beyaz, beyazdı bulutlar,
gölgeler buğulu, derin;
ah o hiç dinmeyen rüzgâr
ve uykusu çiçeklerin.
mor aydınlıkta bir çınar
veya kestane dibinde;
mahmur süzülen bakışlar
ikindi saatlerinde...
birden gülümseyen yüzün
sabahların aynasında
ve beni çıldırtan hüzün
iki bakış arasında.
ahmet hamdi tanpınar
ayrıca bestelenmiş ve ayşegül aldinç tarafından seslendirilmiştir. dinlemek isteyenler için videoyu da ekledim.
bulutlar beyaz, beyazdı
boşluğu ve üzüntüsü
içinde ne garip yazdı...
garip, güzel, sonra mahzun
ışıkla yağmur beraber,
bir türkü ki gamlı, uzun,
ve sen gülünce açan güller,
beyaz, beyazdı bulutlar,
gölgeler buğulu, derin;
ah o hiç dinmeyen rüzgâr
ve uykusu çiçeklerin.
mor aydınlıkta bir çınar
veya kestane dibinde;
mahmur süzülen bakışlar
ikindi saatlerinde...
birden gülümseyen yüzün
sabahların aynasında
ve beni çıldırtan hüzün
iki bakış arasında.
ahmet hamdi tanpınar
ayrıca bestelenmiş ve ayşegül aldinç tarafından seslendirilmiştir. dinlemek isteyenler için videoyu da ekledim.
devamını gör...
4chan
internetin ana damarlarından birisi, şuan kesilse ne olur bilmem ama yıllar önce eğer bir şey olsaydı ve fchan diye bir yer olmasaydı internet bu gün olduğu gibi olamazdı asla. rage comicsler, memeler gibi internetin karikatürize ettiği her figür fchan'dan çıkmıştır.
tehlikeli insanlarıyla birlikte ne kadar leş bir yer olduğunu kanıtladı çoğu kez lakin ne kadar şahane bir yer olduğunu da interneti internet yaparak bize gösterdi. acımasız, ruhsuz, kalpsiz bir sürü bireyin kendini dizginlemesine belki bir katkısı olmuştur, belki de onların planları için gösteri arenasına dönmüştür.
veriler sürekli olarak güncelleniyor, arşive çok az şey depolanıyor ya da bu arşiv size kapalı oluyor. bu yüzden web taramalarında çok nadir olarak fchan ile karşılaşabiliyorsunuz. zaten türkiye'den fchan'e giren insanların bunu türkleştirip ne olacağına bakmaya çalıştığı bir kaç proje mide bulandırıcı veletlerin ürünü olduğu için çok fazla dayanamadı, halkımızın fchan'i bütünüyle sınırsız bir platform olarak görmesi random board'un yanlış anlaşılmasından ibaret yalnızca. /b/ yalnızca bir kanaldır, hem öyle olmasaydı pop kültürün bir parçası haline gelmiş deepweb'in ne işlevi kalırdı? insanlar neden oraya ağzının sularını akıtırdı? merak işte... insanlar merak ediyor. kopmuş kafalar, tecavüze uğramış kadın ya da adamlar, savaşın görüntüleri, uyuşturucu yapımı ile ilgili sınırsız döküman, çocuk istismarına ilişkin görüntüler. bunlar kişinin eğiliminden ziyade merak ederek görmeyi arzuladığı şeyler, bu yönelimin tehlikeli olabileceğini düşünmüyorken böyle sonuçlarla karşılaşmak insanın her türlü vahşet eylemine karşı töleranslı olduğunu gösteriyor. her birimiz şiddete dair şeyleri izleyerek tatmin oluyoruz, midemiz bulansa da bulanmasa da. onları görebilmek dünya görüşü hakkındaki sevecen fikirlerimizi bir noktada değiştirebiliyor fakat şöyle bir tehlikeyle, gördükçe daha fazlasını görme arzusuyla beraber geldiği için sonuç kişinin iç dünyası için yıkıcı olabiliyor çünkü bu öyle pasif bir hareket ki iğrenilen görüntüler ve vahşete yönelik bilgilerle ne yapılacağını bilmeyen insan onların kendisi için obsesyon alanı oluşturmasına izin veriyor. e tabi, burası tehlikeli yönü fchan'in. buna rağmen şahane yönleri olduğunu söylememek de yanlış olmaz. yalnız bununla da bitmiyor;
her gün yolda karşılaştığınız insanlar fchan'in kara şovalyeleri gibi sapkın hisler içinde olan insanlar olabilir, gördüğünüz yüzler vahşetin türlü hallerini benliğinde barındırıyor veya zihinsel/cinsel sapmaları sayesinde geceleri kimsenin uğramadığı tenha sokakları kendi suç alanı olarak kullanıyor olabilir. fchan'in hikayesi de bu size kitle hakkında bir skala çıkarmanız için gerekli verileri sağlıyor. aktif kullanıcılarından öğrenebildiğimiz kadarıyla dünya üzerine bu oranı uyguladığımızda hasta insanların sayısının epeyce fazla olması az önce söylediğim "her gün yolda karşılaştığınız insanların" kötü insanlar olabileceğini göstermek için yeterli bence.
şimdi şahane tarafını söylemek gerek... sadece /b/ board'undan oluşmayan fchan bir zamanlar kendine rakip olarak gördüğü reddit gibi sayısız alt başlığa sahip olduğundan nerd ve geek tiplemesindeki insanları besleyebilecek bilgi kapasitesine sahip. akademik düzeyde olmasa bile size kendiniz için yeterli donanımı sunabilecek yetkinlikte insanlarda bu platformda beyaz şovalyeler olarak yer alıyorlar(tabi gelgelelim, beyaz-kara ayrımı fchan içinde yapılsa sizi sırf trollemek için ırkçılıkla suçlarlar, ev adresini bulup sizi ifşa edebilirlerdi. gayet eğlenceli olduğu kadar, hedef haline de gelebilirdiniz). donanım kazanabilmeniz için ya da bir konunun nereden başlayacağını, başladığını görmek için uğrayabileceğiniz bir yer fchan yalnız ben girmemenizi dilerim tabi eğer öncesinde girmediyseniz.
kendimden örnek vericek olursam hentaiden insanların ne anladığını görmek için hentai board'una girdiğimde saykodelik şeylerle karşılaşıp kendimi kaptırmıştım. normal insanların cinsel uyaranlarından haberdarım, yani insanlar "şundan hoşlanır veya bundan" diyebilmek gayet kolay fakat burada durum bambaşka, üzerine sayfalarca yazı yazabileceğiniz tuhaflıkta şeyler var. bunu bir yönlendirme olarak algılamayın, benim yaptığım gibi yapmayın ve bunu merak etmeyin. kafanızda şöyle bir görüntüyü canlandırın, bir unicorn var ve bu fil/dişi insan karışımı bir şeyle aşk yaşıyor. gayet tutkulu diyaloglara sahip. hayal gücü tuhaflıklara yönlendirilmek istendiğinde karşımıza şizofrenin kedi çizimlerine benzer şeyler çıkıyor ki afallıyorsunuz. yapmayın, etmeyin. a, tabi merak ediyorsanız başka.
tehlikeli insanlarıyla birlikte ne kadar leş bir yer olduğunu kanıtladı çoğu kez lakin ne kadar şahane bir yer olduğunu da interneti internet yaparak bize gösterdi. acımasız, ruhsuz, kalpsiz bir sürü bireyin kendini dizginlemesine belki bir katkısı olmuştur, belki de onların planları için gösteri arenasına dönmüştür.
veriler sürekli olarak güncelleniyor, arşive çok az şey depolanıyor ya da bu arşiv size kapalı oluyor. bu yüzden web taramalarında çok nadir olarak fchan ile karşılaşabiliyorsunuz. zaten türkiye'den fchan'e giren insanların bunu türkleştirip ne olacağına bakmaya çalıştığı bir kaç proje mide bulandırıcı veletlerin ürünü olduğu için çok fazla dayanamadı, halkımızın fchan'i bütünüyle sınırsız bir platform olarak görmesi random board'un yanlış anlaşılmasından ibaret yalnızca. /b/ yalnızca bir kanaldır, hem öyle olmasaydı pop kültürün bir parçası haline gelmiş deepweb'in ne işlevi kalırdı? insanlar neden oraya ağzının sularını akıtırdı? merak işte... insanlar merak ediyor. kopmuş kafalar, tecavüze uğramış kadın ya da adamlar, savaşın görüntüleri, uyuşturucu yapımı ile ilgili sınırsız döküman, çocuk istismarına ilişkin görüntüler. bunlar kişinin eğiliminden ziyade merak ederek görmeyi arzuladığı şeyler, bu yönelimin tehlikeli olabileceğini düşünmüyorken böyle sonuçlarla karşılaşmak insanın her türlü vahşet eylemine karşı töleranslı olduğunu gösteriyor. her birimiz şiddete dair şeyleri izleyerek tatmin oluyoruz, midemiz bulansa da bulanmasa da. onları görebilmek dünya görüşü hakkındaki sevecen fikirlerimizi bir noktada değiştirebiliyor fakat şöyle bir tehlikeyle, gördükçe daha fazlasını görme arzusuyla beraber geldiği için sonuç kişinin iç dünyası için yıkıcı olabiliyor çünkü bu öyle pasif bir hareket ki iğrenilen görüntüler ve vahşete yönelik bilgilerle ne yapılacağını bilmeyen insan onların kendisi için obsesyon alanı oluşturmasına izin veriyor. e tabi, burası tehlikeli yönü fchan'in. buna rağmen şahane yönleri olduğunu söylememek de yanlış olmaz. yalnız bununla da bitmiyor;
her gün yolda karşılaştığınız insanlar fchan'in kara şovalyeleri gibi sapkın hisler içinde olan insanlar olabilir, gördüğünüz yüzler vahşetin türlü hallerini benliğinde barındırıyor veya zihinsel/cinsel sapmaları sayesinde geceleri kimsenin uğramadığı tenha sokakları kendi suç alanı olarak kullanıyor olabilir. fchan'in hikayesi de bu size kitle hakkında bir skala çıkarmanız için gerekli verileri sağlıyor. aktif kullanıcılarından öğrenebildiğimiz kadarıyla dünya üzerine bu oranı uyguladığımızda hasta insanların sayısının epeyce fazla olması az önce söylediğim "her gün yolda karşılaştığınız insanların" kötü insanlar olabileceğini göstermek için yeterli bence.
şimdi şahane tarafını söylemek gerek... sadece /b/ board'undan oluşmayan fchan bir zamanlar kendine rakip olarak gördüğü reddit gibi sayısız alt başlığa sahip olduğundan nerd ve geek tiplemesindeki insanları besleyebilecek bilgi kapasitesine sahip. akademik düzeyde olmasa bile size kendiniz için yeterli donanımı sunabilecek yetkinlikte insanlarda bu platformda beyaz şovalyeler olarak yer alıyorlar(tabi gelgelelim, beyaz-kara ayrımı fchan içinde yapılsa sizi sırf trollemek için ırkçılıkla suçlarlar, ev adresini bulup sizi ifşa edebilirlerdi. gayet eğlenceli olduğu kadar, hedef haline de gelebilirdiniz). donanım kazanabilmeniz için ya da bir konunun nereden başlayacağını, başladığını görmek için uğrayabileceğiniz bir yer fchan yalnız ben girmemenizi dilerim tabi eğer öncesinde girmediyseniz.
kendimden örnek vericek olursam hentaiden insanların ne anladığını görmek için hentai board'una girdiğimde saykodelik şeylerle karşılaşıp kendimi kaptırmıştım. normal insanların cinsel uyaranlarından haberdarım, yani insanlar "şundan hoşlanır veya bundan" diyebilmek gayet kolay fakat burada durum bambaşka, üzerine sayfalarca yazı yazabileceğiniz tuhaflıkta şeyler var. bunu bir yönlendirme olarak algılamayın, benim yaptığım gibi yapmayın ve bunu merak etmeyin. kafanızda şöyle bir görüntüyü canlandırın, bir unicorn var ve bu fil/dişi insan karışımı bir şeyle aşk yaşıyor. gayet tutkulu diyaloglara sahip. hayal gücü tuhaflıklara yönlendirilmek istendiğinde karşımıza şizofrenin kedi çizimlerine benzer şeyler çıkıyor ki afallıyorsunuz. yapmayın, etmeyin. a, tabi merak ediyorsanız başka.
devamını gör...
ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler
yemek tariflerinde geçen kulak memesi kıvamında olayı. kulak memesinin kıvamı kimin aklına geldi hep merak etmişimdir.
devamını gör...
türkiye'de tartışma kültürü
türkiye'de tartışma kültürünün adımları;
1) karşıdaki insanın konuşmasına izin vermeden durmaksızın kendi argümanlarını anlatmak.
2) karşıdaki insan argümanlarını anlatırken durmadan lafını kesmek.
3) haklı çıkılamayan konuyu alıp bir anda başka bir yere götürmek. (sen onu diyorsun ama bir de şu var gibi)
4) argümanlarla haklı çıkılamadığında sesini yükselterek karşı tarafı bastırmaya çalışmak.
5) karşı tarafa küfür etmek ve/veya çevreden destek gelmesini sağlayacak iftiralar atmak.
6) argümanların ve beynin yetmediğini anlayıp kavga çıkarmak.
ve kapanış.
1) karşıdaki insanın konuşmasına izin vermeden durmaksızın kendi argümanlarını anlatmak.
2) karşıdaki insan argümanlarını anlatırken durmadan lafını kesmek.
3) haklı çıkılamayan konuyu alıp bir anda başka bir yere götürmek. (sen onu diyorsun ama bir de şu var gibi)
4) argümanlarla haklı çıkılamadığında sesini yükselterek karşı tarafı bastırmaya çalışmak.
5) karşı tarafa küfür etmek ve/veya çevreden destek gelmesini sağlayacak iftiralar atmak.
6) argümanların ve beynin yetmediğini anlayıp kavga çıkarmak.
ve kapanış.
devamını gör...
reis genç joseph
şef joseph ile ilgili iki kitap önermek isterim. bunlardan birincisi ''chief joseph & the flight of the nez perce: the untold story of an american tragedy'', kent nerburn'un yazdığı bu kitapta hin-mah-too-yah-lat-kekt'in ve nez perce kabilesinin yaşadıkları güzel bir dille anlatılmış.
ikincisi ise ''chester anders fee, chief joseph: the biography of a great indian'' adlı 1936 yılında yayınlanan bir kitap.
kanımca kendisi ile ilgili yazılmış en önemli kaynaktır. bu kitabı okuduğunuzda hin-mah-too-yah-lat-kekt'in ne kadar önemli bir ruhani lider olduğunu anlıyorsunuz. kitapta kendisinin yaşanan her olayla ilgili görüşlerini direkt kendi ağızından okuma şansına erişiyorsunuz ki bu da kendisini daha iyi tanımanıza katkı sağlıyor.
başlığı açan değerli yazar arkadaşıma ek olarak da bir iki şey yazayım.
hin-mah-too-yah-lat-kekt adı nez perce dilinden ''gümbürdeyen gök gürültüsü'' olarak da çevrilmektedir. açıkçası bu isim benim daha çok hoşuma gidiyor.
nez perce kabilesi, diğer kabilelere nazaran beyaz adamın isteklerine daha çabuk boyun eğmiştir. toplu halde hristiyanlığı kabul etmiş ve vaftiz olmuşlardır. ancak buna rağmen, beyaz adamın gazabından kurtulamamışlardır. topraklarının tamamı ellerinden alınmak istenmiş ve idaho'da bir rezervasyon alanına kapatılmalarına karar verilmiştir. hal böyle olunca nez perce kabilesinden bir grup savaşçı -ki bunların arasında beyaz kuş ve aynaya bakan da vardır- isyan etmişlerdir. bu isyan sonrası şef joseph'in amerikan hükümetinin baskılarının iyice artması nedeni ile kendilerine verilen incili yaktığı söylenir.
bu olaylar sırasında da şu sözleri söyler; ''durumumuzu düşündükçe kalbim ağırlaşıyor. kendi halkımdan bazılarını kanun kaçağı olarak gösteriyorlar, onları ülkenin bir ucundan bir ucuna sürüyorlar yada hayvanlar gibi vurup avlıyorlar.
amerikan hükümeti isyanı gerekçe göstererek, nez percelerin üzerine iki süvari birliği gönderince, hin-mah-too-yah-lat-kekt, oturan boğa gibi kanada'ya göç etmek zorunda kalmıştır. bu göç esnasında arkalarında iki süvari birliği vardır. zaman zaman sıcak çatışmalar yaşanmış. her defasında nez perce'ler amerikan birliklerini püskürterek, isyancı grupla birleşmeyi başarmışlardır.
bu seferde, general nelson a. miles tarafından yönetilen ve cheyenne izcilerini kullanan yeni bir birlik, göç eden grubun peşine düşmüş ve ayı pençesi dağlarında nez perceleri sıkıştırmıştır. bu sırada nez percelerin savaş şefi olan hin-mah-too-yah-lat-kekt'in kardeşi ollikut öldürülmüştür. dondurucu soğukta aç ve susuz 5 gün direnmişlerdir. teslim olduklarında sayıları sadece 87'dir. teslim olduğunda şu meşhur konuşmayı yapar;
general howard’a söyleyin onun kalbini biliyorum. daha önce bana, bende bir kalbe sahibim demişti. savaşmaktan yoruldum. şeflerimiz öldürüldü. looking glass öldü. yaşlı adamların hepsi öldü. tu-hul-hil-sote öldü. gençlerin lideri ollikut öldü. hava soğuk ve battaniyemiz yok. çocuklar donuyor. halkımın bazıları tepelere kaçtı. yiyecek ve battaniyeleri yoktu. kimse nerede olduklarını bilmiyor. belki de donarak öldüler. çocuklarımı aramak, ve onlardan kaçını kurtarabileceğimi görmek için zamanım olsun istiyorum. belki onları ölüm yakaladığı sırada bulacağım...
dinleyin beni ! şeflerim ! yoruldum. kalbim hasta ve üzgün. yine de güneş nereden şimdi doğuyorsa orada beyaz adama karşı durup savaşacağım.
bu olaydan sonra hin-mah-too-yah-lat-kekt 27 yıl boyunca rezervasyon alanında tutsak olarak yaşadı ve orada hayata gözlerini yumdu.
rezervasyon alanları ile ilgili sözleri ise can yakıcıdır;
eğer beyaz adam huzur içinde yaşayan kızılderililerle barış içinde yaşamak istiyorsa, bu kadar zor kullanmaya ihtiyaçları yok. bize kendi insanlarına davrandıkları şekilde davranmalı, hepimize eşit şekilde yaşama ve büyüme şansı vermeli.
tüm insanlar büyük ruh tarafından yaratılmıştır. hepsi kardeştir. doğa ana tüm insanların annesidir ve tüm insanlar onun üzerinde eşit haklara sahiptir.
atları kazıklara bağlarsanız onların iyi büyüyeceğini umabilir misiniz? eğer kızılderilileri dünyadaki küçük bir leke gibi görür ve rezervasyın alanlarında kalmaya zorlarsanız, o zaman ne memnun olacaktır ne de gelişip başarılı olacaktır.
bazı beyaz adam şeflerine sordum, kızılderililere sadece bir tek yerde yaşamalarını söyleyebilecek otoriteyi kimden aldılar, bana bunun cevabını veremediler.
özgür bir adam olmama izin verin, özgür seyahat etmeme, özgür alışveriş yapmama, özgür çalışmama, seçtiğim yerde özgürce ticaret yapmama, özgürce kendi öğretmenlerimi seçebilmeme, özgürce büyüklerimin inançlarını takip edebilmeme, özgürce konuşmama, düşünmeme ve kendimce hareket etmeme...
ancak böylelikle sizin kanunlarınıza uyabilirim.
ikincisi ise ''chester anders fee, chief joseph: the biography of a great indian'' adlı 1936 yılında yayınlanan bir kitap.
kanımca kendisi ile ilgili yazılmış en önemli kaynaktır. bu kitabı okuduğunuzda hin-mah-too-yah-lat-kekt'in ne kadar önemli bir ruhani lider olduğunu anlıyorsunuz. kitapta kendisinin yaşanan her olayla ilgili görüşlerini direkt kendi ağızından okuma şansına erişiyorsunuz ki bu da kendisini daha iyi tanımanıza katkı sağlıyor.
başlığı açan değerli yazar arkadaşıma ek olarak da bir iki şey yazayım.
hin-mah-too-yah-lat-kekt adı nez perce dilinden ''gümbürdeyen gök gürültüsü'' olarak da çevrilmektedir. açıkçası bu isim benim daha çok hoşuma gidiyor.
nez perce kabilesi, diğer kabilelere nazaran beyaz adamın isteklerine daha çabuk boyun eğmiştir. toplu halde hristiyanlığı kabul etmiş ve vaftiz olmuşlardır. ancak buna rağmen, beyaz adamın gazabından kurtulamamışlardır. topraklarının tamamı ellerinden alınmak istenmiş ve idaho'da bir rezervasyon alanına kapatılmalarına karar verilmiştir. hal böyle olunca nez perce kabilesinden bir grup savaşçı -ki bunların arasında beyaz kuş ve aynaya bakan da vardır- isyan etmişlerdir. bu isyan sonrası şef joseph'in amerikan hükümetinin baskılarının iyice artması nedeni ile kendilerine verilen incili yaktığı söylenir.
bu olaylar sırasında da şu sözleri söyler; ''durumumuzu düşündükçe kalbim ağırlaşıyor. kendi halkımdan bazılarını kanun kaçağı olarak gösteriyorlar, onları ülkenin bir ucundan bir ucuna sürüyorlar yada hayvanlar gibi vurup avlıyorlar.
amerikan hükümeti isyanı gerekçe göstererek, nez percelerin üzerine iki süvari birliği gönderince, hin-mah-too-yah-lat-kekt, oturan boğa gibi kanada'ya göç etmek zorunda kalmıştır. bu göç esnasında arkalarında iki süvari birliği vardır. zaman zaman sıcak çatışmalar yaşanmış. her defasında nez perce'ler amerikan birliklerini püskürterek, isyancı grupla birleşmeyi başarmışlardır.
bu seferde, general nelson a. miles tarafından yönetilen ve cheyenne izcilerini kullanan yeni bir birlik, göç eden grubun peşine düşmüş ve ayı pençesi dağlarında nez perceleri sıkıştırmıştır. bu sırada nez percelerin savaş şefi olan hin-mah-too-yah-lat-kekt'in kardeşi ollikut öldürülmüştür. dondurucu soğukta aç ve susuz 5 gün direnmişlerdir. teslim olduklarında sayıları sadece 87'dir. teslim olduğunda şu meşhur konuşmayı yapar;
general howard’a söyleyin onun kalbini biliyorum. daha önce bana, bende bir kalbe sahibim demişti. savaşmaktan yoruldum. şeflerimiz öldürüldü. looking glass öldü. yaşlı adamların hepsi öldü. tu-hul-hil-sote öldü. gençlerin lideri ollikut öldü. hava soğuk ve battaniyemiz yok. çocuklar donuyor. halkımın bazıları tepelere kaçtı. yiyecek ve battaniyeleri yoktu. kimse nerede olduklarını bilmiyor. belki de donarak öldüler. çocuklarımı aramak, ve onlardan kaçını kurtarabileceğimi görmek için zamanım olsun istiyorum. belki onları ölüm yakaladığı sırada bulacağım...
dinleyin beni ! şeflerim ! yoruldum. kalbim hasta ve üzgün. yine de güneş nereden şimdi doğuyorsa orada beyaz adama karşı durup savaşacağım.
bu olaydan sonra hin-mah-too-yah-lat-kekt 27 yıl boyunca rezervasyon alanında tutsak olarak yaşadı ve orada hayata gözlerini yumdu.
rezervasyon alanları ile ilgili sözleri ise can yakıcıdır;
eğer beyaz adam huzur içinde yaşayan kızılderililerle barış içinde yaşamak istiyorsa, bu kadar zor kullanmaya ihtiyaçları yok. bize kendi insanlarına davrandıkları şekilde davranmalı, hepimize eşit şekilde yaşama ve büyüme şansı vermeli.
tüm insanlar büyük ruh tarafından yaratılmıştır. hepsi kardeştir. doğa ana tüm insanların annesidir ve tüm insanlar onun üzerinde eşit haklara sahiptir.
atları kazıklara bağlarsanız onların iyi büyüyeceğini umabilir misiniz? eğer kızılderilileri dünyadaki küçük bir leke gibi görür ve rezervasyın alanlarında kalmaya zorlarsanız, o zaman ne memnun olacaktır ne de gelişip başarılı olacaktır.
bazı beyaz adam şeflerine sordum, kızılderililere sadece bir tek yerde yaşamalarını söyleyebilecek otoriteyi kimden aldılar, bana bunun cevabını veremediler.
özgür bir adam olmama izin verin, özgür seyahat etmeme, özgür alışveriş yapmama, özgür çalışmama, seçtiğim yerde özgürce ticaret yapmama, özgürce kendi öğretmenlerimi seçebilmeme, özgürce büyüklerimin inançlarını takip edebilmeme, özgürce konuşmama, düşünmeme ve kendimce hareket etmeme...
ancak böylelikle sizin kanunlarınıza uyabilirim.
devamını gör...
yazarların bu yılki kitap hedefleri
bu yıl sınavımdan dolayı böyle bi hedef koyamasam da * fırsatım olsa her haftaya bi film- kitap tarzı bi şey yapmak isterdim dolayısıyla 52 diyorum ben de .
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
"ne çıkar yanımda olmasan,
kalbim senden ibaret değil mi?
uzaktan sevmek zor demişsin,
etme sevdam!..
görmeden sevmek ibadet değil mi?"
cemal süreya'nın bu dizeleri yok mu... ne zaman uzaklık özlemi içimi burksa aklıma gelir bir kez daha. içime bir ferahlık getirir, yaz gününde güneş tepedeyken içilen o soğuk su gibi.
kalbim senden ibaret değil mi?
uzaktan sevmek zor demişsin,
etme sevdam!..
görmeden sevmek ibadet değil mi?"
cemal süreya'nın bu dizeleri yok mu... ne zaman uzaklık özlemi içimi burksa aklıma gelir bir kez daha. içime bir ferahlık getirir, yaz gününde güneş tepedeyken içilen o soğuk su gibi.
devamını gör...
tulpar
türk söylencelerinde tengri kuday tarafından kahramanlara yardımcı olması için yaratılan kanatlı bir attır.
bilindiği üzere at türk toplumu için çok önemli bir hayvandır. hatta kaşgarlı mahmut ''at, türk'ün kanadıdır.'' demiştir.
tulpar da olağanüstü özellikleri ile bizim için türk söylencelerinde yer edinmiştir.
ayrıca manas destanı'nda (bkz: manas destanı) manas'ın yardımcılarının ve savaşçılarının bildiği rüzgar kadar hızlı atlar olarak anlatılır.
bilindiği üzere at türk toplumu için çok önemli bir hayvandır. hatta kaşgarlı mahmut ''at, türk'ün kanadıdır.'' demiştir.
tulpar da olağanüstü özellikleri ile bizim için türk söylencelerinde yer edinmiştir.
ayrıca manas destanı'nda (bkz: manas destanı) manas'ın yardımcılarının ve savaşçılarının bildiği rüzgar kadar hızlı atlar olarak anlatılır.
devamını gör...
her tür müziği dinleyen kişi
ben her tür müziği dinlemeyen insanlara hayret ediyorum zaten. hiç gün içinde kelebek görüp papatya toplayıp riff cohen dinlemediniz mi, hiç burnunuza rakı kokusu gelince ahmet kaya açmadınız mı, hiç terk edilip gökhan türkmen, kahredip güllü, yollara düşüp tarkan, umut dolmak isteyip hüsnü arkan coşmak isteyip muse, dinginleşmek isteyip erkan oğur dinlemediniz mi? hiç uzanıp mabel matiz, hiç 2005’e dönmek isteyip sagopa kajmer, hiç isyan edip müslüm gürses, hiç sevip sevilip göksel açmadınız mı?
nasıl ya? nasıl her modunuzda aynı tür dinleyebiliyorsunuz, inanılmaz buluyorum bunu.
nasıl ya? nasıl her modunuzda aynı tür dinleyebiliyorsunuz, inanılmaz buluyorum bunu.
devamını gör...
kanserli karısını boğup intihar eden yaşlı asker
bir kitabın sonu gibi son.
ürpertici. buz gibi.
ürpertici. buz gibi.
devamını gör...
sen gül ki dünya gülsün denilen durumlar
güldünya'lar öldürülmeyip yaşadığında, kaçmadığında, korkmadığında, rahatça ağız dolusu güldüklerinde..
devamını gör...
inci küpeli kız

vermeer'in başyapıtı olan bu eser, "kuzeyin mona lisa'sı" olarak da anılır. asıl adı ise türbanlı kız "the girl with a turban" olan eser daha sonraları inci küpeli kız olarak anılır olmuştur.
eser, o dönem hollanda'da yaygın bir tür olan tronie tarzında yapılmıştır. bu tarzın amacı, figürün yüzünü ve ifadesini yansıtmaktır.
resimde kullanıldığı modelin kimliği ise bilinmememektedir. tıpkı mona lisa gibi bu modelin de kim olduğu bilinmemesi eseri daha da gizemli kılmaktadır. kimi çevreler ise bu modelin ressamın büyük kızı maria olduğunu söylerler. maria, vermeer'in birçok resmine modellik yapmıştır.
vermeer'in yapmış olduğu resimlere bakıldığında, kırktan fazla kadın görüntüleri üzerine çalışmaları olduğu görülür. ressam, kadınları sakinlik içinde resmetmiştir. resimde hissedilen olay, sanki bir anlık ses ile figürün bize doğru dönmüş olduğudur. sanki resim o bakışın bir fotoğrafı gibidir. bu da resme bakıldığında sanki resimdeki kızla aynı ortamdaymışız hissi uyandırır.
resimdeki küpe ise resmin en ışıltılı bölgesidir. tablonun odak noktası ise bu küpedir. küpenin tek bir odak noktasının olması, resme bakar bakmaz kişinin küpeyi fark etmesini sağlar. vermeer de parlak renklerin, ışık oyunlarının ve yansımaların ustası olarak bilinmesini belki de bu güzel detayları ile elde etmiştir.
vermeer ayrıca oldukça mükemmelliyetçi bir ressamdır. en kaliteli malzemeleri kullanır, en pahalı boyalar ile resimlerini yaparmış. yılda en fazla 3 tablo yapması da onun ne kadar mükemmelliyetçi olduğunu bizlere gösteren harika bir detay. bu yüzden ömrü yoksulluk içinde geçmiştir. 43 yıllık yaşamında 35 tablo resmetmiştir.
"inci küpeli kız" isminde bir kitap ve bir de film bulunmaktadır. film kitabın sinemaya uyarlanmış halidir. "inci küpeli kız" romanında tracy chevalier, 16 yaşındaki griet'in gözünden, 1660 hollandası ve vermeer'in harika tablosuna ilham verişi mükemmel bir şekilde anlatılıyor.
devamını gör...
17 haziran 2021 hdp izmir il binasına yapılan saldırı
yine hiçbir şey olmaz. birkaç kişi gözaltına alınıp sırtları sıvazlanarak evlerine gönderilirler. zira bu ülkede normalde suç olan her şey, hdp ye, hdp lilere yapıldığında normal karşılanıyor. buna kimsenin şaşırmamasıdır en büyük tehlike.
izleyin şimdi bunu nasıl normal bir şeymiş gibi göstermek için uğraşacak olanları...
izleyin şimdi bunu nasıl normal bir şeymiş gibi göstermek için uğraşacak olanları...
devamını gör...
kafede yalnız başına oturan insan
cafe'de yalnız başına oturan kişi.
bakış açısına göre değişir!
bilgeye göre - düşünür.
cahile göre - tekinsiz.
aptala göre güvensiz.
aşığa göre - yaralı.
duygusala göre-masum.
resmiyette - potansiyel suçlu.
yaşlıya göre-avare.
gence göre-tehlikeli.
liste uzar gider, belkide aslında aradığı birazcık iç sessizlik iç huzurdur, aslın'da yalnızlık bazrn hürriyeti.
rahat bırakın şu yalnız takılan şahısları, şahsen en sevdiğim aktivitedir, hoş bir mekan'da birbaşıma oturup zaman geçirmek.
bakış açısına göre değişir!
bilgeye göre - düşünür.
cahile göre - tekinsiz.
aptala göre güvensiz.
aşığa göre - yaralı.
duygusala göre-masum.
resmiyette - potansiyel suçlu.
yaşlıya göre-avare.
gence göre-tehlikeli.
liste uzar gider, belkide aslında aradığı birazcık iç sessizlik iç huzurdur, aslın'da yalnızlık bazrn hürriyeti.
rahat bırakın şu yalnız takılan şahısları, şahsen en sevdiğim aktivitedir, hoş bir mekan'da birbaşıma oturup zaman geçirmek.
devamını gör...
istiskal
hoşnut olmadığını belli edecek tarzda soğuk davranmak, yüz vermemek anlamına gelen arspça sözcüktür. türkçesi kovumsamadır.
devamını gör...
hoşlanılan kişinin önünde rezil olmak
başka kadınlarda da var mı bilmiyorum ama bir erkekte bulunan ve kendimde fetiş seviyesinde görebileceğim bir zaafım var: temiz yapılmış ense tıraşı.
bak şimdi bile bi hoş oldum düşününce.
neyss konumuza gelelim.. üniversitenin üçüncü senesi, platonik vurulduğum çocuk gelip önümdeki masaya oturdu fresh ense tıraşıyla. tabi bende bir iç gıcıklanması hasıl oldu ve tamamen refleks olarak elim çocuğun ensesine gitti. okşamak suretiyle dokunmuş bulundum bilinçsiz bi şekilde. çocuk dönüp baktı, göz göze geldik, saniyeler geçti ve yaptığım şeyin farkına varınca içe doğru s.çmak neymiş görmüş oldum. "sinek kovalıyodum elim çarptı keh keh" diye bi'şeyler geveledim ama buna inanacak kadar mal biri olmadığı için güldü geçti. yımışacık ve pürüzsüz teninin hissi hatıra kaldı bende.
gerçi bi'kaç ay içinde renklerime bağladım kendisini tabi ama orası başka hikaye.
velhasıl, benimki için rezillik demeyelim de küçük tatlı sapıklıklar diyelim.
bak şimdi bile bi hoş oldum düşününce.
neyss konumuza gelelim.. üniversitenin üçüncü senesi, platonik vurulduğum çocuk gelip önümdeki masaya oturdu fresh ense tıraşıyla. tabi bende bir iç gıcıklanması hasıl oldu ve tamamen refleks olarak elim çocuğun ensesine gitti. okşamak suretiyle dokunmuş bulundum bilinçsiz bi şekilde. çocuk dönüp baktı, göz göze geldik, saniyeler geçti ve yaptığım şeyin farkına varınca içe doğru s.çmak neymiş görmüş oldum. "sinek kovalıyodum elim çarptı keh keh" diye bi'şeyler geveledim ama buna inanacak kadar mal biri olmadığı için güldü geçti. yımışacık ve pürüzsüz teninin hissi hatıra kaldı bende.
gerçi bi'kaç ay içinde renklerime bağladım kendisini tabi ama orası başka hikaye.
velhasıl, benimki için rezillik demeyelim de küçük tatlı sapıklıklar diyelim.
devamını gör...
10.000 tanıma ulaşan ilk yazara iko'nun hediye edilmesi
hiçbir teknik sorumlu robot değil, hele ki satılık hiç değildir !
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
ya her şeyim ya hiçim, sorma dünyam ne biçim.
devamını gör...