amerikan aksanı vs ingiliz aksanı
ingiliz (daha doğrusu britanya) aksanı aslında oldukça büyük bir genellemedir. standart aksan queen's english ya da oxford english denilen bbc'de duyduğunuz ingilizcedir. david attenborough böyle konuşur vay be adam saraydan çıkma galiba dersiniz ama steven gerard'ı duysanız anlamazsınız çünkü kendisi liverpoollu. cornwall'da, galler'de, yorkshire'da iskoçya'da bambaşka ingilizceler duyarsınız.
rhotic özellik denildiği gibi sonradan kaybedilmiştir. yoksa ingilizcede hatta fransızcada bile eskiden r sesine allah ne verdiyse abanılırdı. fransa'da da napolyon dönemiyle birlikte ile de france fransızcası standart ağız kabul edildi ve rhotic özellik büyük ölçüde kayboldu. neyse ki ispanyolcada var da bastıra bastıra gidiyoruz ehe
rhotic özellik denildiği gibi sonradan kaybedilmiştir. yoksa ingilizcede hatta fransızcada bile eskiden r sesine allah ne verdiyse abanılırdı. fransa'da da napolyon dönemiyle birlikte ile de france fransızcası standart ağız kabul edildi ve rhotic özellik büyük ölçüde kayboldu. neyse ki ispanyolcada var da bastıra bastıra gidiyoruz ehe
devamını gör...
likit radyo yayını
supportgirl'ün sözlük için bir değer olduğu gerçeğinden hareketle sözlüğün kılcal damarlarına kadar enerji ulaştıracak bir program olacağına inanıyorum. şimdiden başarılar dilerim. mikrofonuna taş değmesin.
devamını gör...
bengi dönüş
#1230130
ve böyle buyurdu; @kuzguncuktaki vişne ama ve fakat güzel buyurmuş.
yazı içerisinde sevdiğim iki konuya değinilmesi nedeniyle iki satır laf etme hakkını kendimde buldum. hem ne demişler? “hak verilmez, yazılır”
ilki beni finali ile hayal kırıklığına uğratan dizi dark ve diğeri tabii ki pos bıyıklarına maniler dizdiğimin filozofu nietzsche.
dark dizisi, niçe’nin “böyle buyurdu zerdüşt” kitabında anlattığı bengi dönüş veya edebi tekerrür bakışını ortaya koyduğu ama finali ile bu görüşten uzaklaştığı bir yapımdır. nedeni ise nietzsche’nin, bengi dönüş görüşünün olabilmesi için en büyük engel olarak gördüğü tanrı’yı ortadan kaldırmasıdır. tanrı varsa, bir tekerrür mümkün değildir. dolayısıyla nietzsche tanrı’yı öldürür.
ancak dizi içerisinde bir sahne vardır ki, bir tartışma konusu yaratır. diziyi izleyenler hatırlayacaktır. konu 33 yılda bir yaşanan ve tekrarlanan yaşamları anlatır. ancak konuyu götürüp “adam und eva” (adem ile havva) ya bağlamak işin tadını en azından benim için kaçırmıştır. dizi her ne kadar nükleer santraller ve büyük patlamaya göz kırpsa da, konu bir türlü oraya vardırılmaz.
efendim bahsettiğim sahne şudur; adam genç hali jonas ile buluşur. ve kendi genç haline sorar “insanlar neden bir tanrı’ya inanırlar?” bu soruya genç jonas cevap veremez. adam cevabı verir “çünkü insanlar bir yalana inanmak isterler.” de hadi buyrun tartışmaya.
efendim konu çok uzun, ancak karşı görüş koymadan bitirmeyelim. nietzsche bengi dönüş ile hayatın tekrarlardan ibaret olduğunu altını doldura doldura çizer. karl marx ise “değişmeyen tek şey değişimdir görüşünden, değişmez olan şey hareketin kendisidir” der. de hadi buna da buyrun. konu uzar dostlar benden bu kadar.
(bkz: karl marx)
(bkz: toplumsal değişme teorisi)
ve böyle bitirir yazısını ozgur1ey.
ve böyle buyurdu; @kuzguncuktaki vişne ama ve fakat güzel buyurmuş.
yazı içerisinde sevdiğim iki konuya değinilmesi nedeniyle iki satır laf etme hakkını kendimde buldum. hem ne demişler? “hak verilmez, yazılır”
ilki beni finali ile hayal kırıklığına uğratan dizi dark ve diğeri tabii ki pos bıyıklarına maniler dizdiğimin filozofu nietzsche.
dark dizisi, niçe’nin “böyle buyurdu zerdüşt” kitabında anlattığı bengi dönüş veya edebi tekerrür bakışını ortaya koyduğu ama finali ile bu görüşten uzaklaştığı bir yapımdır. nedeni ise nietzsche’nin, bengi dönüş görüşünün olabilmesi için en büyük engel olarak gördüğü tanrı’yı ortadan kaldırmasıdır. tanrı varsa, bir tekerrür mümkün değildir. dolayısıyla nietzsche tanrı’yı öldürür.
ancak dizi içerisinde bir sahne vardır ki, bir tartışma konusu yaratır. diziyi izleyenler hatırlayacaktır. konu 33 yılda bir yaşanan ve tekrarlanan yaşamları anlatır. ancak konuyu götürüp “adam und eva” (adem ile havva) ya bağlamak işin tadını en azından benim için kaçırmıştır. dizi her ne kadar nükleer santraller ve büyük patlamaya göz kırpsa da, konu bir türlü oraya vardırılmaz.
efendim bahsettiğim sahne şudur; adam genç hali jonas ile buluşur. ve kendi genç haline sorar “insanlar neden bir tanrı’ya inanırlar?” bu soruya genç jonas cevap veremez. adam cevabı verir “çünkü insanlar bir yalana inanmak isterler.” de hadi buyrun tartışmaya.
efendim konu çok uzun, ancak karşı görüş koymadan bitirmeyelim. nietzsche bengi dönüş ile hayatın tekrarlardan ibaret olduğunu altını doldura doldura çizer. karl marx ise “değişmeyen tek şey değişimdir görüşünden, değişmez olan şey hareketin kendisidir” der. de hadi buna da buyrun. konu uzar dostlar benden bu kadar.
(bkz: karl marx)
(bkz: toplumsal değişme teorisi)
ve böyle bitirir yazısını ozgur1ey.
devamını gör...
banyo yapmak vs duş almak
zengin yapınca duş, fakir yapınca banyo derler aplam.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
selam dünlük;
günlük değil öyle olsa her gün yazardım. biriktirip aylık olarakta tanımlayamam. dünden kalanlar diyebilirim ama. nedenini sorma, iç karartabilir, okuma. enerjinden gitsin istemem, içimi dökmek isterim. bakma kusura kapat gözünü.
kadir ezildi’ye meze olabilecek kadar bok götürüyor her yeri. içimi, dışımı, evimi, hayatımı. yaşamıyorum, yaşayamıyorum ulan gene mi boğuldun? gene mi aynı isyanın laciverti? napam, evet boğuldum da geldi ilham perisi. ihtimal olanı güzel ama bak, dinle tavsiye ederim. zalim bi tip bu, mutsuzluktan besleniyor zaar. doğaçlama ancak mutsuzken yazabiliyorum.
şu hayatta kendimi bildim bileli (göreceli kavramın danası) huzur istedim. bir de aşk. lüks bir şey sanırım. henüz aynı anda ikisine denk gelmedim. geçenlerde bir flört girişiminde bulundum. hele hele. ya hahah… ya gerizekalı senin bir hayatın mı var da?? aptalım. gerçekten sinirlerim bozuluyor düşündükçe. neye ne diye girişiyosun? sen önce bir bok götüren evi temizle demezler mi adama? sen önce bir düşüncelerini derle, topla demezler mi?
huzur temizlikte değil. temizlik kokusunda da değil. bir sonra ki temizliğe kadar geçen süreçteki ferahlıktır. kime göre? bana tabiki. şu halimde bir de senin görecelerini mi ele alacaktım? hey allahım…
aşka gelince;
bir rüya.
koşuyorum koşuyorum, geçemiyorum,
yanıyorum içemiyorum sıcak şarabı.
çalıyorum çalıyorum açılmıyor kapı.
ya ben çok uykusuzum, ya balkonumdaki dolunayın ışığı çok fazla. bilemiyorum. tedirginim. iş hayatı, kariyer, evin bakımı, bitmeyen sorumluluklar, yeni eklenen sorunlar, arkadaşlıklar fazlasıyla yordu beni.
ha ama çok karanlıkta da değilim, arafta da. eeee o zaman nalet kadın neredesin? inan ki cennet bahçesinde değilim.
günlük değil öyle olsa her gün yazardım. biriktirip aylık olarakta tanımlayamam. dünden kalanlar diyebilirim ama. nedenini sorma, iç karartabilir, okuma. enerjinden gitsin istemem, içimi dökmek isterim. bakma kusura kapat gözünü.
kadir ezildi’ye meze olabilecek kadar bok götürüyor her yeri. içimi, dışımı, evimi, hayatımı. yaşamıyorum, yaşayamıyorum ulan gene mi boğuldun? gene mi aynı isyanın laciverti? napam, evet boğuldum da geldi ilham perisi. ihtimal olanı güzel ama bak, dinle tavsiye ederim. zalim bi tip bu, mutsuzluktan besleniyor zaar. doğaçlama ancak mutsuzken yazabiliyorum.
şu hayatta kendimi bildim bileli (göreceli kavramın danası) huzur istedim. bir de aşk. lüks bir şey sanırım. henüz aynı anda ikisine denk gelmedim. geçenlerde bir flört girişiminde bulundum. hele hele. ya hahah… ya gerizekalı senin bir hayatın mı var da?? aptalım. gerçekten sinirlerim bozuluyor düşündükçe. neye ne diye girişiyosun? sen önce bir bok götüren evi temizle demezler mi adama? sen önce bir düşüncelerini derle, topla demezler mi?
huzur temizlikte değil. temizlik kokusunda da değil. bir sonra ki temizliğe kadar geçen süreçteki ferahlıktır. kime göre? bana tabiki. şu halimde bir de senin görecelerini mi ele alacaktım? hey allahım…
aşka gelince;
bir rüya.
koşuyorum koşuyorum, geçemiyorum,
yanıyorum içemiyorum sıcak şarabı.
çalıyorum çalıyorum açılmıyor kapı.
ya ben çok uykusuzum, ya balkonumdaki dolunayın ışığı çok fazla. bilemiyorum. tedirginim. iş hayatı, kariyer, evin bakımı, bitmeyen sorumluluklar, yeni eklenen sorunlar, arkadaşlıklar fazlasıyla yordu beni.
ha ama çok karanlıkta da değilim, arafta da. eeee o zaman nalet kadın neredesin? inan ki cennet bahçesinde değilim.
devamını gör...
7 gün savaşı
mısır ile israil arasında geçen savaş. 7 gün denir ama gerçekte ilk 30 dakikada bitmişti. israil, havadan baskınla mısır uçaklarını havalanamaz hale getirmiş. 50 milyon arap nüfusu 4 milyon israil nüfusu karşısında mağlup olmuştu.
devamını gör...
normal sözlük'e ara verme sebepleri
fazla bağımlılık sonucu biraz ara vermenin iyi olacağı düşüncesiyle yapılan eylem. şayet yararsa işe, beni de bilgilendirmenizi rica ederim. başka türlü bu bağımlılık hali geçici değil.
devamını gör...
burçlara inanan insanın zeka seviyesi
bir maymunla eşdeğerdedir.
devamını gör...
dudak yeme alışkanlığı
su basligi okurken bile, bir yandan yaptigim eylem... "bak bunu ben de yapiyorum" derken bile yapiyorsam, ileri seviye de bir aliskanlik haline gelmis demektir.
devamını gör...
elemtere fiş
elemtere fiş “göz göz olana kadar” anlamında kullanılan eski bir mutfak terimidir.
karagöz hacivat oyunlarında sıkça duyduğumuz "elemtere fiş kem gözlere şiş" deyimi ise nazar değmesin, hasetle ve kıskançlıkla bakıp kötü düşünenler zarar veremesinler anlamına gelir.
anadolu’nun bazı yerlerinde nazara karşı üzerlik otu yakılırken “üzerliksin havasın. her dertlere devasın. ak göz, kara göz, mavi göz, ela göz, hangisi nazar etmişse onların nazarını boz. elemtere fiş kem gözlere şiş. üzerlik çatlasın, nazar eden patlasın" denir.
karagöz hacivat oyunlarında sıkça duyduğumuz "elemtere fiş kem gözlere şiş" deyimi ise nazar değmesin, hasetle ve kıskançlıkla bakıp kötü düşünenler zarar veremesinler anlamına gelir.
anadolu’nun bazı yerlerinde nazara karşı üzerlik otu yakılırken “üzerliksin havasın. her dertlere devasın. ak göz, kara göz, mavi göz, ela göz, hangisi nazar etmişse onların nazarını boz. elemtere fiş kem gözlere şiş. üzerlik çatlasın, nazar eden patlasın" denir.
devamını gör...
az bilinen efsane duyarlar
yalnız duyar kelimesini kullanmayalım duymak isteyip duyamayanlar insanlar da var.
devamını gör...
güne psikolojik bir tespit bırak
bir insan bir yere bakıyorsa, orada ilgilendiği bir şey vardır. bir insan bir yere hiç bakmıyorsa, orada ilgilendiği bir şey kesinlikle vardır.
devamını gör...
nickaltına tanım gelince korkmak
gelen vuruyor giden vuruyor. öyle her türden insanı bir araya getiren birleştirici bir nickaltı benimki.
çok hoş.
normalde bir başlık altında birbirine dalan iki zıt karakter, benim nickaltımda denk gelince, ovv bi kucaklaşmalar, favori alışverişleri falan. giydir luciye eline sağlık hocamlar havada uçuyor.
böyle coşkunca, candanca.
bayılıyorum.
çok hoş.
normalde bir başlık altında birbirine dalan iki zıt karakter, benim nickaltımda denk gelince, ovv bi kucaklaşmalar, favori alışverişleri falan. giydir luciye eline sağlık hocamlar havada uçuyor.
böyle coşkunca, candanca.
bayılıyorum.
devamını gör...
ekşi sözlük'e geri dönmek
görüşürüz dostum allah’a emanet ol demek istediğim başlıktır.
ekşi sözlükte herkes kurallara uyuyor bilgiden mest oluyorum ben selam söyle oralara.
dün omara kör olur inşallah diyen yazarlara saygılar buradan.
ekşi sözlükte herkes kurallara uyuyor bilgiden mest oluyorum ben selam söyle oralara.
dün omara kör olur inşallah diyen yazarlara saygılar buradan.
devamını gör...
iş dünyasındaki kişilerin diğer kişilerle iletişim kurmasını ve bilgi alışverişi yapmasını amaçlayan profesyonel sosyal iş ağı ve sosyal paylaşım platformudur. sunnyvale, kaliforniya merkezlidir. aralık 2002'de kurulan linkedin'in web sayfası 5 mayıs 2003'te kullanıma açıldı. esas olarak iş ilan eden işverenler ve cv'lerini gönderen iş arayanlar dahil olmak üzere profesyonel ağ oluşturma için kullanılır. 2015 itibarıyla, şirketin gelirinin çoğu, üyeleri hakkındaki bilgileri, işe alım görevlilerine ve satış uzmanlarına satmaktan geldi. aralık 2016'dan bu yana tamamen microsoft'a ait bir yan kuruluş olmuştur. linkedin'in en popüler olduğu ülke olan amerika birleşik devletleri'nde kullanıcı sayısı 160 milyon, ikinci sıradaki hindistan'da ise 62 milyon kişidir. en çok linkedin kullanıcısına sahip 15. ülke türkiye'de ise toplam kullanıcı sayısı 2020 itibarıyla 8,4 milyona ulaşmıştır. mayıs 2020 itibarıyla linkedin'in 150 ülkede 706 milyon kayıtlı üyesi vardı. bright.com, slideshare, linkedin pulse, linkedin learning (lynda.com) ve connectifier yan kuruluşları var.
linkedin, üyelerin (hem çalışanların hem de işverenlerin) çevrimiçi bir sosyal ağda profiller ve birbirleriyle "bağlantılar" oluşturmasına olanak tanır. bu, gerçek dünyadaki iş ilişkilerini temsil edebilir. üyeler, herkesi (mevcut üye olsun veya olmasın) "bağlantı" olmaya davet edebilir.
2006 yılında 20 milyon kez görüntülenen linkedin, haziran 2013'te ise 200 farklı ülkeden 200 milyonun üzerinde kayıtlı kullanıcıya ulaştı. linkedin sitesi, aralarında türkçenin de bulunduğu 20 dilde hizmet vermektedir.
13 haziran 2016 tarihinde 26,2 milyar dolara microsoft tarafından satın alındığı açıklandı.
son yıllarda iş verenler de iş ilanları için kariyer siteleri yerine sıklıkla bu platformu tercih etmeye başlamışlardır.
devamını gör...
sendika
üyelerin sosyal ve ekonomik çıkarlarını korumak amacıyla kurulan tüzel kişiliğe sahip örgüttür.
devamını gör...
bağzı
kelimelerin yanlış yazımının yaygınlaştırılmasının hiç iyi bir şey olduğunu düşünmüyorum. insan bilmeden yanlış yazabilir ben de yazabilirim ama bilerek böyle yanlış kullanılması çok zoruma gidiyor.
devamını gör...
günaydın sözlük
bir 19 mayıs sabahında günaydın kafa sözlük ailesi. mustafa kemal atatürk'ü seven, saygı duyan, onun işaret ettiği yoldan yürüyen herkese günaydın.
devamını gör...
mix dergi sayı 1
baskıyı evde kendim alsam, papatya çayımı demlesem, hırş hırş diye sayfalarını çevire çevire okusam telif davası açmazsın değil mi sevgili trevor?*
devamını gör...
