hoşlanılan kişinin sümüğünü yemesi sorunsalı.
devamını gör...

aldığı eğitim doğrultusunda, yaşlılığın ve yaşlanmanın tüm boyutlarını anlama, sorunları tespit etme ve bu sorunlara çözüm yolları geliştirmede uzmanlaşmış kişilere denir.
görevi, kişilerin sağlıklı yaş almalarını sağlamak, yaşlılık döneminde kişinin hayat şartlarını standardize etmek ve bu yolda çözümler üretmektir.

gerontolog olmak için ilk kez 2009 yılında ülkemizde bir kaç üniversitede açılan 4 yıllık gerontoloji bölümünden mezun olmak gerekmektedir. tıbbi bilimlerden hukuka, istatistikten biyolojiye, psikoloji ve personel yönetimine kadar birçok farklı dalda eğitim alıp bunu stajlarla pekiştirdikten sonra meslek hayatına atılırlar.
devamını gör...

bi konu hakkında bilgisi yoksa ağzını gereksiz yere açıp, boş yapmayan, kafa ütülemeyen, karizma kişiliktir. görüntü de cool’luk bi güneş gözlüğüne bile bakabilir.
devamını gör...

böyle siyasetçiler yüzünden akp bu kadar başımızda kaldı. yetişkin bir bireyin istediği inanca sahip olabilmesi ve inandığına göre de giyinebilmesi o kişinin temel haklarından biridir. ne piercing'liye, ne şortluya, ne başörtülüye, ne sih inançlı türbanlı bir erkeğe bu kişi yetişkinse kimsenin karışma hakkı yoktur. bu kişiler bu kıyafet ve aksesuarlarla üniversite okuyabilmeli ve çalışabilmelidir. ancak bu ülkede gücü eline geçiren islamcıysa karşıt görüşlere, sekülerse dindarlara karışma hakkını kendinde görmeye başlıyor. bu döngü bir yerde kırılmalı. ve bu sorunları aşamadığımız müddetçe her kesimden insanın birlik olması çok zor.
devamını gör...

neden karnini elletmedigini sorardim. bir de eve bir kedi daha istiyorum, onunla ilgili ne dusundugunu sormak isterdim.
devamını gör...

mavi,
bir renkten daha fazlası bence.
sonu olmayan bir gökyüzü,
umut dolu bir deniz.

cemal süreya
devamını gör...

mavi balinadır. boşaldığında yaklaşık 1818 litre sperm üretebilmektedir.
devamını gör...

--- alıntı ---

baron pierre de coubertin (1 ocak 1863 - 2 eylül 1937), fransız pedagog, tarihçi ve sporcu. modern olimpiyat oyunları'nın kurucusudur.

italyan kökenli ve aristokrat bir fransız ailesinin çocuğu olarak 1863’de paris’te doğdu. ingiliz ve amerikan okullarındaki eğitim sistemini inceleme fırsatı buldu. bu onun eğitim anlayışının gelişmesine ve ülkelerdeki değişik sistemlerin avantajlarını ve dezavantajlarını görmesine sebep oldu. alman orduları karşısında fransa'nın bozguna uğrama nedenini fransız gençliğinin fiziksel olarak iyi yetişmemesine bağladı.

antik oyunların yapıldığı olympia antik kentinin o dönemde açığa çıkarılmasından doğan eski oyunlara genel ilgi onu da yakından ilgilendirdi. oyunların yeniden başlatılması fikrini planlamaya başladı.

bu planlarını açıklamak için 23 haziran 1894 günü paris, sorbonne'da bir kongre organize etti. bu kongrede oyunların tekrar başlatılmasını teklif etti. kongre sonunda uluslararası olimpiyat komitesi (ıoc) kuruldu ve pierre de coubertin genel sekreter oldu.

de coubertin, 1937 yılında cenevre'de ölene dek ıoc'nin onursal başkanı olarak kaldı. öldükten sonra komitenin genel merkezinin bulunduğu lozan'da gömüldü.

--- alıntı --- buradan
devamını gör...

simple plan - astronaut.
devamını gör...

arapça'dan dilimize geçmiş bir kelimedir.söz konusu haktan faydalanandır. hakkın doğmasından sorumlu veya hakkın doğmasına neden olan anlaşmada taraf olmasa da kendi lehine sonuç doğandır. örneğin ; çek bono,poliçe gibi çeşitliliğe sahip olan ticari senetlerde, bu senetlerden fayda sağlayacak olan yani senet üzerinde ismi yazılı bulunan kişidir.
devamını gör...

görünce içimi hüzün kaplayan siteyi terk eden yazarların altında parantez içinde yazan cümledir. giden herkes beni çok üzüyor nedense bir artı oy kaybetmiş gibi hissediyorum.
devamını gör...

an itibariyle aramızdan sonsuzluğa uğurlanmış yazar.
devamını gör...

"insanlık asıl bunlarda var, bizde değil "dedirtiyor resmen..
devamını gör...

müdür de başkalarının yalakasıdır. bu döngüsel bir süreçtir.
devamını gör...

ilginç olay, yatırımı yapan firma ise alibaba. bu yatırımla birlikte trendyol’un şirket değerlemesi 11 milyar dolara çıkmış.

uzun uzun okumak isteyenler için:


mevcut ortağı alibaba’dan sermaye arttırımı için 330 milyon dolar yatırım alan trendyol’un şirket değerlemesi 11 milyar dolara çıktı. reklam yatırımları sayesinde küçük esnafa adeta can suyu olan trendyol, türkiye’de e-ticaretin büyümesine de katkı sağlıyor.

alibaba’nın trendyol’dan %3 daha hisse alması sayesinde firmada nisan 2020’de 3.75 milyar dolar değerleme sahibiyken, bugün 11 milyar dolarlık bir değerlemeye sahip. türkiye’nin en değerli şirketleri arasına giriş yapan trendyol, geleceğin en büyük perakende pazarı olarak gösteriliyor. ilk çıktığı günlerde sadece “küçük bir girişim” olarak gösterilen firmanın bugün değeri gerçekten inanılmaz.

alibaba.com yaptığı yeni yatırımla beraber mevcut hisselerini %86.5’e yükseltti. demet suzan mutlu üçok %6.96, evren üçok %5.55, begüm tekin 0.78, zeki güçlü kaya %0.21 hisseye sahip. böyle bir açıdan baktığınızda alibaba.com şu anda trendyol’un en büyük ve güçlü hissedarı olarak karşımıza çıkıyor. trendyol.com halka arz edilir mi bilinmez ancak alibaba.com’un yakında tüm hisseleri almak isteyeceği kesin.

kaynak:

www.webtekno.com/trendyolun...
devamını gör...

görüyor ve arttırıyorum;
bütün moderasyon tatile gitsin.
ben ve bi kaç arkadaşım sabahları açarız sözlüğü, akşamları kaparız.
güvenin bize.
az rahatlayın.
yemin ediyorum geldiğinizde sözlüğü yerli yerinde bulacaksınız.
belki sınırlarımızı bile genişletiriz; ne bileyim malum sözlüğe sefere çıkıp toprak bile alabilriz.
devamını gör...

tanımlarının çok güzel olduğunu düşündüğüm ve gizli fanı olduğum dünya tatlısı yazar. bu kadar tatlı olmaya devam ederse kendisine yürüyeceğim sanırım. kendine dikkat et dostum :d mizahının da iyi olduğunu düşünüyorum ayrıca. bu yazarı sevmeyenleri anlamıyorum.
devamını gör...

39 yaşında bir insan olarak söyleyebilirim ki;
90'lar ve 2000 lerde de ve muhtemelen daha önceki yıllarda da insanlar
"nerde o eski bayramlar?"
"zamane gençleri çok saygısız mirim",
"bu hükümet gitmedikce hiç bir şey düzelmez"
"bunlar hep amerikan'nin oyunları"
"ekmek aslanın ağzında"
"köprüde dayın yoksa sana her yer kapalı"
"dişi köpek kuyruk sallamasa erkek köpek peşinden gitmez."
"açık saçık giyindiginiz için depremler oluyor"
"bu kadar dindarsan yallah arabistan'a" gibi söylemler
ve şimdi aklıma gelmeyen daha pek çogunu en az şimdiki kadar söyleniyordu. o zamanlar da kadın cinayetleri, çocuk gelinler, homofobi, taciz tecavüz olayları vardı. tek fark bunu duyabileceğiniz medya kanalları ve internet olmadigindan kısıtlı bir çevrede duyuluyor ve toplumun tepkisi farkedilmiyordu. şimdi ülkemizde bulunan buyukelciliklerde gazeteciler klozetler den atiliyorsa o zamanlar kardeş kardeşe kirdiriliyor, aydınlar şairler diri diri yakılıyordu. alevi sünni kavgası müslüman olmayanlar tarafından kopurtuluyordu. değişmeyen enn onemli şey ise anneler ya şehit olan ya terörist olan evlatlarina ağlıyordu.
şu dönemle aynı olarak o zaman da siyasetçiler banka hortumluyor, insanlari ayristiriyor, torpille adam kayırma ile jet hızı ile kararnameler yayinliyordu ama farklı olarak insanların hükümete olan eleştirilerini dile getirebileceği, gazını alan bilinclendirmeye çalışan pek çok karikatur dergisi, mizah programları olduğu için küfür etmeden de insanlar siyasetçileri eleştiriyor ya da en azından eleştirilerini tek bir parti baskanina yansitmadan daha uzun ve açıklayıcı cümleler kurabiliyordu. siyasetçiler de bir masanın başında oturup açık oturum programları ile birbirine hakaret etmeden tartisabiliyordu. hiç bir şey değişmese de en azından insanlar onları aynı masada görebiliyordu. o zamanın mafya babaları erasmus'dan girip bakanlardan çıkmıyor, kapalı kapılar ardında (bir kamyon kazası ile ortaya çıkacak şekilde) ciddi ve bürokratik işlerle ilgileniyordu. insanlar o zamanlar hem mafyadan hem devletten hem siyasetçilerden korkuyor ama aynen şimdiki gibi eline fırsat çıkınca da ya da işi düşünce de birisinin tarafına geçmek de bir beis görmüyordu. cumhuriyet yuruyusleri ile hükümete tepki gösteriliyor ama sandıktan yüzde 50 üzeri oy çıkınca şener şen'in züğürt ağa filmi gibi kim verdi lan bu oyları diye sonuçsuz tartışmalara giriyordu.
yalnız yaşama, bilgiye ulaşma, kişisel özgürlük, kurumsallaşma, hizmet kalite kriterleri, vatandaşlık hakları,devlet memurunun itiraz hakki, vizyon,misyon, inovasyon,ar-ge gibi kavramlar bazilari icin cok uzak bazıları için yavaş yavaş öğrenilen kavramlardı. üniversitelerin sayısı az, kalitesi dünyaya göre düşük, şimdiki haline göre çok daha yüksekti.
günümüz gençliğinin aksine sorgulama, hak arama, gelecek için hayal kurma, farklı bir yol seçme gibi seçenekler daha kısıtlı bir alanda gerçekleşiyordu. gençlerin en büyük derdi okulu bitirip sigortalı işe girmek ve evlenmekti.
aile kavramı simdikine göre çok çok daha gelenekçiydi. bu nedenle kişiler kendilerini daha güven alanında hisseden ama daha az "özdenetim ve özgüvenli" olabilen durumdaydı.
90'lar da ebeveynler çocuklarının halen anne ve babasıydi ama 2000'ler de anne babalar çocuklarının arkadaşıydı ve bunun yanlış olduğunu kısa süre sonra acı tecrübeler ile ogreneceklerdi.
2000'ler aynı zamanda sıradan hayatların tv ekranlarında görülmeye başlandığı bbg evi, popstar gibi survivor öncüsü yarışmaların ve müge anlı tarzı programların başladığı yıllardı. yani tv artık size dünyayı göstermiyor, dünyanızı içine kabul ediyordu.
akp iktidarı ile eş zamanlı olarak her ne sebeple olursa olsun duzelen ekonomi ve gelişen teknoloji insanların sekulerlesmesine, her şeyi kendine hak görmesine, bilgi ve materyale ulaşım ve erişimin kolaylasmasina neden oldu. muhafazakar ve eğitim olanakları kısıtlı olan kesim önce paraya sonra imkanlara kavustu ama statü atlamaya oranla olgunlaşma seviyesi olması gereken düzeye hiç ulasamadı. 90 ve 2000 lerin en önemli sorunu (hiç kimsenin farkında olmayıp uğur mumcu ve bir kaç aydının bağıra çağıra haykirdigi ve bunun için canından olduğu) cemaat ve tarikatların ülkeye nifak tohumları ektiği idi.
sonuç; parasız, çalışkan ama kandirilmaya ve yoldan çıkmaya da müsait insanlarin yerini parali, tembel, eleştiren ve kandıran insanlar aldı.
tanım: geçmişte olduğu gibi gelecekte de devam edecek din,ırk, para sorunlarının içeriği degil dozu ve rengi değişti.
devamını gör...

bir robin hood kolay yetişmiyor demek istiyor da olabilirler mi acaba?
yazar bu eserinde ne anlatmak istemiş olabilir?
devamını gör...

dsö: 130 ülkeye tek doz dahi covid-19 aşısı gitmedi.
buradan

bm genel sekreteri guterres, "covid-19 aşılarının yüzde 75'ini sadece 10 ülke kullanırken 130'dan fazla ülkeye tek bir doz dahi aşı bile gitmedi" açıklamasını yaptı.

birleşmiş milletler (bm) genel sekreteri antonio guterres, yeni tip koronavirüs (covid-19) salgınına karşı geliştirilen aşıların eşit ve adil dağıtılmadığını belirterek, "covid-19 aşılarının yüzde 75'ini sadece 10 ülke kullanırken 130'dan fazla ülkeye tek bir doz aşı bile gitmedi" dedi.

bm güvenlik konseyinde covid-19 salgını ve aşıya eşit erişimin görüşüldüğü toplantıda konuşan guterres, virüsün "orman yangını" gibi yayılırsa sürekli mutasyona uğrayacağı, daha bulaşıcı ve ölümcül olabileceği uyarısında bulundu.

salgının uzamasının ekonomik iyileşmeyi de geciktireceğine dikkati çeken guterres, dünya sağlık örgütü'nün küresel aşı programı covax'in desteklenmesi gerektiğini söyledi.

guterres, covid-19 salgınına karşı geliştirilen aşıların eşit ve adil dağıtılmadığını vurgulayarak, "covid aşılarının yüzde 75'ini sadece 10 ülke kullanırken 130'dan fazla ülkeye tek bir doz dahi aşı bile gitmedi" diye konuştu.

"küresel aşılama planına ihtiyaç var"

guterres, dünyanın küresel aşılama planına ihtiyacı olduğunun altını çizerek, g20 ülkelerine küresel aşılama planının uygulanması için acil durum görev gücü kurması çağrısı yaptı.

acil durum görev gücünün aşı üretme kapasitesi olan tüm ülkeleri kapsaması gerektiğini dile getiren guterres, bu hafta toplanacak g7 ülkeleri liderler zirvesinin gerekli mali kaynakları harekete geçirmede ivme yaratabileceğini kaydetti.


devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim